CANLI

İşaretler ve Tembihler Kitabından Felsefe Üzerine Öne Çıkan Alıntılar — İbn-i Sina

İşaretler ve Tembihler - İbn-i Sina kitap alıntıları ve sözleri

2014 tarihli İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina'nın en bilinen eserlerinden biridir. Litera Yayıncılık baskısıyla 280 sayfadır. Felsefe okuyucularının İşaretler ve Tembihler'den en çok alıntıladığı cümleler burada.

Yazar:İbn-i Sina
Çevirmen:Ekrem Demirli, Ali Durusoy, Muhittin Macit
İlk Yayın:2014
Yayınevi:Litera Yayıncılık
Sayfa Sayısı:280
Orijinal Adı:El-İşarat ve't-Tenbihat
Dil:Türkçe
ISBN:9786059925105
Okuma Süresi:7 sa. 56 dk.
Türler:Felsefe-Düşünce

İşaretler ve Tembihler'den En Beğenilen Alıntılar

Şöyle diyen kimseye kulak vermemiz gerekmez: “Şayet bütün hazları elde etsek bile yemeyip içmeyip cinsel ilişkiye girmediğimizde bizim için geriye hangi mutluluk kalır?” Bunu söyleyen kimseyi aydınlatmak için şöyle demek gerekir: Ey Miskin! Meleklere onların üzerindeki varlıklara ait hal, hayvanların halinden daha haz verici, daha sevinçli ve nimetli olamaz mı? Dahası bunlardan birisinin diğeriyle kayda değer bir nispeti nasıl mümkün olabilir?

📖 Sayfa 214 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Nefsin hatasına göre cezalandırılması, bedenin hastalığının, oburluğuna göre olması gibidir.

📖 Sayfa 171 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Gerçek cömert, kendisine geri dönecek bir şeyi kastetme istek ve arzusu olmaksızın kendisinden yararlar bol bol taşandır.
…
Gerçek cömert ve kralın hiçbir amacı olamaz. Çünkü yüce olanın aşağı olanda hiçbir amacı olamaz.

📖 Sayfa 182 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Öyleyse insan, hakikati tek/aynı olması bakımından; dahası kendisinde çokluğun farklılaşmadığı temel hakikati bakımından duyulurdan başkadır; dahası o sırf akledilirdir/makuldür. Bütün tümellerin hali de bu şekildedir.

📖 Sayfa 125 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Durumlara bakıp onları iyice incelediğin zaman, cismani şeylerden her bir şeyin kendisine özgü bir yetkinliği ve bu yetkinlikten dolayı iradi veya doğal bir aşkı olduğunu ve ondan ayrıklaştığı zamanda ise kendisiyle inayet olunacak tarzda ilk inayetten bir rahmet olarak doğal ya da iradi bir arzusu bulunduğunu görürsün.

📖 Sayfa 221 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

- "Akleden insanî nefs , kuvveleri ve yetkinlikleri olan bir cevherdir...”

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Şayet sen zatını ilk yaratılışında sağlıklı bir akıl ve yapıda yaratılmış olarak vehmedersen ve onun bütünüyle parçaları birbirine bitişik olmayan bir konum ve yapı bütününde olduğunu ve organlarının birbirine değmeyip aksine ayrı ayrı durduğunu ve de yalıtılmış havada bir an asılı durduğunu varsayarak vehmedersen, kendini her şeyden habersiz ancak varlığının sübûtundan haberdar olarak olursun.

📖 Sayfa 139 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Kendinde hakikati imkan olan şey, kendi zatından dolayı mevcut olamaz. Onun kendi zatından olan varlığı, mümkün olması bakımından kendi yokluğundan daha önceliklidir. Dolayısıyla eğer ikisinden biri daha öncelikli olursa bu bir şeyin hazır olması veya kaybolmasından dolayıdır. Öyleyse varlığı mümkün olan her şeyin varlığı, başkasındandır.

📖 Sayfa 160 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Şöyle ki, bir insan olmuş olan canlı; ya olduğu şeylerden oluşumu tamamlanıp bir insan olur, ya da tamamlanamayıp ne o insan olur ne de o canlı....

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Zikrettiğin veya zikretmediğin her organdaki hal, insanın kendisindeki hal gibidir.

📖 Sayfa 125 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

“Senin zeki olman ve sıradan insanlardan beri olmanın, her şeyi inkar ederek karşı koyman olmasından kaçın! Böyle bir tavır, hafif meşreplik ve acizliktir.”

📖 Sayfa 204 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

"Kim şerefli görülmek, övülmek ve yaptığı şeyin güzel bulunması için cömertlik yaparsa, cömert değil karşılık bekleyendir."

📖 Sayfa 182 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Ana yoldan ayrılma konusunda zihinler ne de çok esinlenir!

📖 Sayfa 14 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Arif İlk Hakkı, O’ndan başka bir şey için istemez ve O’nu bilmeye, herhangi bir şeyi yeğlemez ve de İlk Hakka ibadet etmesi, sadece O’nun ibadete müstahak olması nedeniyledir. Ayrıca ibadet İlk Hakka dönük değerli bir nispettir; yoksa ibadetin nedeni, bir arzu ya da korkusu değildir. Korku ve arzu olsaydı, o zaman kendisinden istenilen ve kaçınılan, talep edilen kendisinde olduğu halde etken olurdu. Bu durumda Hak, gaye olmaz; bilakis gaye olan kendisinden başka bir şeye aracı olurdu. Oysa O, kendi dışındaki her şeyin talep edilenidir.

📖 Sayfa 225 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Kendinde hakikati imkân olan şey, kendi zatından dolayı mevcut olamaz. Onun kendi zatından olan varlığı, mümkün olması bakımından kendi yokluğundan daha önceliklidir. Dolayısıyla eğer ikisinden biri daha öncelikli olursa bu bir şeyin hazır olması veya kaybolmasından dolayıdır. Öyleyse varlığı mümkün olan her şeyin varlığı başkasındandır.

📖 Sayfa 127 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Eğer bir ilk neden olur ise, bu durumda o, bütün varlığın ve varlıktaki her bir varlığın hakikatinin nedenidir.

📖 Sayfa 159 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Mantıktan murad edilen; riayet edildiği takdirde kişiyi düşünmesinde dalalete (yanlışa) düşmekten koruyacak kurallı (sistematik) bir aletin insan nezdinde bulunmasıdır.

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Zatı akledilir olarak kaim olan el-Evvel, kayyum olandır ve alakalar, bağlar, maddeler ve zatı ek bir halde kılan diğer şeylerden beridir. Şüphesiz hükmü böyle olarak bilinen şey, zatından dolayı akledendir, zatından dolayı akledilendir.

📖 Sayfa 166 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

İbadet, Tanrı’ya en değerli biçimde bağlanıştır.

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

“Vahiy tevile, rüya ise tabire muhtaçtır.”

📖 Sayfa 200 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Hakikati arayan, önce aklın rehberliğine, sonra kalbin sezgisine sarılmalıdır. Çünkü yalnız akıl, insanı sınırlı bırakır; yalnız sezgi ise yanıltabilir. İkisi birleşince yol aydınlanır.

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

el-Evvel'in ne dengi ne zıddı ne cinsi ne de faslı vardır. Öyleyse O'nun tanımı da yoktur. O'na yalnızca apaçık aklî bir irfan ile işaret edilebilir.

📖 Sayfa 133 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Kuşkusuz ariflerin başkalarından farklı olarak dünya hayatlarında sadece kendilerine özgü makam ve dereceleri vardır. Adeta onlar, bedenlerinden elbiseler içinde oldukları halde, onlardan soyunmuş ve kutsiyet alemine tecerrüt ederek yönelmişlerdir. Ariflerin söz konusu makam ve derecelerde gizli bazı durumları ve kendilerinden açık durumları vardır. İnkar eden, bu durumları inkar eder; onları bilen ise, büyümser.

📖 Sayfa 223 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

"Cömertlik nedir bilir misin? Cömertlik, gerekeni karşılıksız vermektir." s.182

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Herkese, kendisi için yaratılmış olan şey kolay gelir.

📖 Sayfa 78 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Tanım, şeyin mahiyetine delalet eden sözdür. Hiç kuşkusuz o, şeyin kaim kılanlarını bütünüyle kapsar. Dolayısıyla kaçınılmaz olarak o, şeyin cinsinin ve faslının bileşiminden ibarettir. Zira onun ortak kaim kılanları cinsi, özel kaim kılanları ise faslıdır. Bileşiğin ortak ve özel olan şeyleri bir araya gelmedikçe, şeyin bileşik hakikati tamamlanmaz. Hakikatinde bileşim bulunmayan şeye bir sözle delalet edilmez. Şu halde tanımlanan her şey, anlam bakımından bileşiktir.

📖 Sayfa 28 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

“Açıklığı henüz senin için belli olmayan bir şeyi yalanlamandaki ihlalin, elinde herhangi bir delil bulunmayan şeyi doğrulamandaki ihlalinden farklı bir şey değildir.”

📖 Sayfa 204 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Gerçekliğinde bileşim bulunmayan şey, bir sözle gösterilmez...

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Dünya metaından ve güzelliklerinden yüz çeviren kimse ‘zahit’; namaz kılmak, oruç tutmak gibi ibadetlere devam eden kimseye ‘abid’; Hakkın nurunun sürekli sırrında parlamasını dileyerek, düşüncesiyle ceberut kutsiyetine yönelene ‘arif’ adı özgü kılınır.

📖 Sayfa 223 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Her sonlu veya sonsuz çoklukta bilfiil Bir'in bulunması gerekir.

📖 Sayfa 116 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Bil ki, mahiyeti olan her şeyin mahiyetinin, dış dünyada varlık kazanması veya zihinlerde kavranması, ancak parçalarının kendisi ile birlikte hazır bulunmasıyla tahakkuk eder.

📖 Sayfa 7 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Temsilin en güçlü olanı, söz konusu toplayıcı anlamın, asıl diye isimlendirilendeki yargı için alamet ve sebep olanıdır.

📖 Sayfa 58 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Yaratıcının hikmetini iyice incele ki O, başlangıçta asılları yarattı, sonra onlardan çeşitli karışımlar yarattı, her karışımı bir tür için hazırladı, türlerin yetkinliğini ortaya çıkarmak için mutedil karışımlar çıkarmaya başladı ve düşünen (nâtık) nefsin yuva edinmesi için insanın karışımını mümkün olan en mutedil karışıma yakın kıldı.

📖 Sayfa 106 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Tanımlarda mecaz, müstear, yabancı garip lafızları kullanmak son derece saçmadır. Aksine tanımda alışılmış, yerleşik lafızların kullanılması gerekir.

📖 Sayfa 18 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Cömertlik nedir bilir misin? Cömertlik, gerekeni karşılıksız vermektir. Bu yüzden belki gerekmeyen kişiye bıçak veren cömert değildir!

📖 Sayfa 144 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Hissî anlamın benzerine hissî irade, aklî anlamın benzerine de aklî irade yönelir. Kuşatılmamış çokluk üzerindeki her anlam aklîdir.

📖 Sayfa 121 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Bilmelisin ki, heyula bilfiil kaim olmasında (var olmasında) suretin birlikteliğine ihtiyaç duyar.

📖 Sayfa 88 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Sözün hareket ettirici hayal ettirmesi, onu beğenme ile alakalıdır.

📖 Sayfa 56 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Tahayyül etmek, bir şeydir ve tahayyül edici olduğunun tahayyülünün bilincinde olmak da başka bir şeydir.

📖 Sayfa 123 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Tecrübe ve kıyas, insan nefsinin uyku hâlinde gaibe bir tür erişimi olduğunda mutabıktır.

📖 Sayfa 193 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Her cisim heyula ve suretin bileşimidir.

📖 Sayfa 153 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Haz veren her şey, idrak sahibi için meydana gelen bir yetkinliğin sebebidir. Söz konusu şey, algılayana kıyasla bir iyiliktir. Sonra, yetkinliklerin ve onları algılamaların çeşit çeşit olmasında şüphe yoktur. Söz gelimi tutkunun yetkinliği, tadan organın maddesinden alınmış tatlılığın niteliğiyle nitelenmesidir. Şayet bunun benzeri, bir dış sebepten olmaksızın vaki olsaydı, haz kaim olurdu.

📖 Sayfa 176 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

İşin özünü tasdik etmeyen kimseye konunun ayrıntılarını tasdik etmek güç gelir.

📖 Sayfa 201 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Aklî algı, karışıklıktan halis künhe ulaşır.

📖 Sayfa 177 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Başkasından olan her mevcut, tek başına kalırsa yokluğu hak eder veya tek başına kalırsa onun bir varlığı olmaz.

📖 Sayfa 138 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Mantıktan murad edilen; riayet edildiği takdirde kişiyi düşünmesinde dalalete düşmekten koruyacak kurallı bir aletin insan nezdinde bulunmasıdır.

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Kuşkusuz haz, algılayana zıt olan ve onu meşgul eden olmadan şu şeyi şu şey olması bakımından algılamaktır. Çünkü algılayan salim ve boş olmadığı takdirde, şartın bilincinde olmaması mümkündür.

📖 Sayfa 175 · İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina

Sıkça Sorulan Sorular

İşaretler ve Tembihler kimin eseridir?

İşaretler ve Tembihler, İbn-i Sina tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli, Ali Durusoy, Muhittin Macit çevirmiştir.

İşaretler ve Tembihler kaç sayfadır?

İşaretler ve Tembihler, 280 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).

İşaretler ve Tembihler'in en ünlü sözü nedir?

“Şöyle diyen kimseye kulak vermemiz gerekmez: “Şayet bütün hazları elde etsek bile yemeyip içmeyip cinsel ilişkiye girmediğimizde bizim için geriye hangi mutluluk kalır?” Bunu söyleyen kimseyi aydınlatmak için şöyle demek gerekir: Ey Miskin! Meleklere onların üzerindeki varlıklara ait hal, hayvanların halinden daha haz verici, daha sevinçli ve nimetli olamaz mı? Dahası bunlardan birisinin diğeriyle kayda değer bir nispeti nasıl mümkün olabilir?”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İşaretler ve Tembihler — İbn-i Sina. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4