CANLI

İskender Pala'nın Kaleminden Şiir Üzerine Etkileyici Sözler — Bakî

Bakî - İskender Pala kitap alıntıları ve sözleri

İskender Pala'nın 2004'te yayımlanan Bakî adlı eseri, Biyografi türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Kapı Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bakî'ı bitirenlerin aklında kalan cümleler, aşağıda sayfa numaralarıyla sıralı.

Yazar:İskender Pala
İlk Yayın:2004
Yayınevi:Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı:80
Dil:Türkçe
ISBN:9789758950072
Okuma Süresi:2 sa. 16 dk.
Türler:Biyografi, Edebiyat, Şiir

Bakî'dan En Beğenilen Alıntılar

Benim sensin felekte çare-sâzım
Bana sensiz cihanda cân ne lâzım

Benim bu alemde çarem sensin
Bana sensiz dünyada yaşamak gereksiz.

Bakî, İskender Pala

Bâki kaIan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.
Bu kubbede ebedî kaIan bir hoş ses imiş.

Bakî, İskender Pala

Bir lebi gonca, yüzü gülzâr dersen işte sen
Hâr-ı gâmda andelib-i zâr dersen işte ben...

Bakî, İskender Pala

Gülşen-i kûyinde me’vâ bulsa bir hûrî-veşün
İhtiyâr eyler mi bâg-ı Huld’ı âdem iy gönül
(300-4)
(Ey gönül! Hûri gibi bir güzelin, mahallesinin gülbahçesinde sığınacak bir yer
bulsa; adam, cennet bahçesini ister mi?)

Bakî, İskender Pala

Say ı servi bülendin yollar üstünde görüp
Hassaten der gönül: ‘ya leyteni küntü türab’

(servi boylu endamının gölgesinin yol üstüne düştüğünü görüp de gönlüm hassaten ‘keşke (üstüne gölgenin düstüğü) toprak olaydım der..)

Bakî, İskender Pala

Yarın dedin bir gün dedin ferdalara saldın beni.

Bakî, İskender Pala

Câhil komaz ki, Âlim kişi rahat ede.

Bakî, İskender Pala

Baş eğmezüz edaniye dünya-yı dun içün
Allah'adur tevekülümüz i'timadumuz

Bakî, İskender Pala

Gece tenha iken yatak o afeti koynuna aldıkça sanırım ki geceyi aydınlatan mehtap bulutun koynuna girer.

Bakî, İskender Pala

Mir'âta bakma bir iki gün eyle tecrübe Sabr eylemek firakına müşkil değil midir.

Bir iki gün aynaya bakma kendini tecrübe et
Ayrılığına dayanmak ne kadar zormuş, anla.

Bakî, İskender Pala

Gül bahçesinde diken yaralarından neler çektiğimi oranın bahçıvanı konumundaki inleyen bülbüle sorun, size sayıp döksün.

Bakî, İskender Pala

N’ola kim nefy-i ebed azm-i bülend oldunsa ey Bâkî
Bilesin ki cihân mülkü değil Süleymân’a bâkî
Şahâ! Azminde isbât-ı tehevvür eyledin ammâ
Buna çarh-ı felek derler, ne sen bâkî ne ben bâkî

Bakî, İskender Pala

Can acısının ne olduğunu, ancak sitemkar bir sevgiliye gönül kaptırıp da onun ayrılık derdiyle hastalanan bilebilir.

Bakî, İskender Pala

İsterse n'ola haste gönül yâre sarılmak
Mecrûh olıcak lâzım olur yâre sarılmak

.Hasta gönlüm sevgiliye sarılmak isterse şaşılır mı?
Çünkü açıldığında sarılması gerekir yaranın.

Bakî, İskender Pala

O leyla gibi olan güzel, ağlayışlar içindeki Baki 'yi çöllere salsa ne çıkar!.. Bilakis, Mecnun 'un gözyaşlarına çölün toprağı susamış değil midir?!..

Bakî, İskender Pala

Vaslım dilersin çün dedin lutf edeyin olsun dedin
Yarın dedin bir gün dedin ferdalara saldın beni

Çünkü kavuşmayı dilersin dedin, sana iyilikte bulunayım dedin. Yarın bir gün diyerek beni oyalayıp kavuşma ümidimi kıyamete bıraktın.

Bakî, İskender Pala

Kurban oIduğum sevgilim şimdi beni eziyet kıIıcıyIa öldürme.
Kurban Bayramı geIdiğinde bayrama kurban edersin..

Bakî, İskender Pala

Ayrılığın ( bedeninde açtığı) dağlama yarasının acısını gönlünden çıkarmak için lale, şimdi gül bahçesinde, gül gibi elinde bir kadeh tutuyor.

Bakî, İskender Pala

Geh ebr-veş giryan edip geh bad-veş püyan edip
Mecnun-i sergerdan edip sahralara saldın beni

Bazen nisan bulutu gibi bazen (hazan) rüzgârı gibi (sağa sola) koşuşturarak aşkından deliye dönmüş Mecnun gibi beni çöllere düşürdün.

Bakî, İskender Pala

Bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş

Bakî, İskender Pala

Şam-i firakin ahiri subhi visaldir
(Bütün ayrılıkların sonu mutlak kavuşmaktir )
Baki Merhum

Bakî, İskender Pala

Aşk derdini başkalarından sormayın.
Aşkı çekmeyen onun ne olduğunu ne bilsin?
Siz onu yine inleyen aşığa sorun ki,
Size hepsini bir bir anlatıversin.

Bakî, İskender Pala

Zülfüm hayalin kıl dedin sevdalara saldın beni.

Bakî, İskender Pala

Hattım hisabin bil dedin gavgalara saldın beni Zülfüm hayalin kil dedin sevdalara saldın beni

(Ey sevgili) bana yüzümdeki ayva tüylerinin hesabını bil dedin, beni türlü türlü kavgalara saldın. Saçlarımı hayal ettin dedin, beni sevdalara daldırdın.

Bakî, İskender Pala

Meyden safâ-yı bâtın-ı humdur garaz hemân
Erbâb-ı zâhir anlayamazlar murâdımız

(Şaraptan kastımız kalbimizin saflığı ve temizliğidir.
Her şeyi, gördükleri dış yüzüyle değerlendirip hüküm verenler, bizim meramımızı asla anlayamazlar.)

Bakî, İskender Pala

Yarın dedin birgün dedin ferdalara saldın beni.

Bakî, İskender Pala

Ey ela gözlü dilber! Naza kaptırmışsın kendini; aşığına acımıyorsun hiç; artık elinden feryat ki feryat!..

Bakî, İskender Pala

Aşkının gamıyla akıttığım gözyaşlarımın sırrını, sevgilinin yüzüne aşık olarak daima her yerde onu arayan bilebilir.

Bakî, İskender Pala

Söylemez küsmiş bana cânâne söylen söylesün
Neyledüm ol yâr-ı âlîşâna söylen söylesün

Nâz-ıla güftâra gelmezse helâk eyler beni
Ol cefâ vü cevri bî-pâyâna söylen söylesün

Derd-i aşkı gayrıdan sorman ne bilsün çekmeyen
Anı yine âşık-ı nâlâna söylen söylesün

Hârı zahmından neler çektüğümi gülzârda
Bâğbân- bülbül-i giryâna söylen söylesün

Baki’yâ dil durmasın güftâra takat kalmadı
Vaktidür ol husrev-i devrâna söylen söylesün

Bakî, İskender Pala

Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb degül
Zîrâ kimine ağla dimişler kimine gül

"Gül daima gülerken bülbül durmayıp ağlasa bunda şaşılaak ne ola ki?!.. Zira (ezelde) kimine "ağla!" demişler, kimine de "gül!"

Bakî, İskender Pala

Bâkî çemende haylî perîşân imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan

Bakî, İskender Pala

Yusuf gibi izzette sen Yakub veş mihnette ben
Dil sakin-i beytü'l-hazen tenhalara saldın beni

Sen Hz. Yusuf gibisin, (etrafındakiler) sana kıymet veriyor ve ben ise Hz Yakup gibiyim, (senin ayrılığından dolayı) sıkıntılı haldeyim. Hüzün evinin sakini olan gönlümü ve beni, bir başıma tenhalarda yalnız bıraktın.

Bakî, İskender Pala

Nedür bu handeler bu işveler bu nâz u istiğnâ
Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ

Nedür bu pîç pîç ü çîn çîn ü hâm-be-hâm kâkül
Nedür bu turralar bu halka halka zülf-i müşg-âsâ

Nedür bu ârız u hadd ü nedür bu çeşm ü ebrûlar
Nedür bu hâl-i Hindûlar nedür bu habbetü's-sevdâ

Miyânun rişte-i cân mı gümiş âyine mi sînen
Binâgûşunla mengûşun gül ile jâledür gûyâ

Vefâ ummaz cefâdan yüz çevürmez Bâki âşıkdur
Niyâz itmek ana cânâ yaraşur sana istiğnâ

Bakî, İskender Pala

N’ola kim nefy-i ebed azm-i bülend olunsa ey Bâkî
Bilesin ki cihân mülkü değil Süleymân’a bâkî
Şâhâ! azminde isbât-ı tehevvür ettin ammâ
Buna fânî dünyâ dirler, ne sen bâkî ne ben bâkî

Bakî, İskender Pala

Baki sıfat verdin elem ettin gözüm yaşını yem
Kıldın garik-i bahr-i gam deryalara saldın beni

Bana, baki (ebedi anlamına gelen) bir isim verdin. Gözümün yaşını adeta bir yem gibi kullanarak beni gam denizinde boğmak için deryalara attın.

Bakî, İskender Pala

Şâm-ı firâkın âhiri subh-i visâldir.

Ayrılık akşamının sonu kavuşma sabahıdır.

Bakî, İskender Pala

Sıkça Sorulan Sorular

Bakî kimin eseridir?

Bakî, İskender Pala tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.

Bakî kaç sayfadır?

Bakî, 80 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).

Bakî'ın en ünlü sözü nedir?

“Benim sensin felekte çare-sâzım Bana sensiz cihanda cân ne lâzım Benim bu alemde çarem sensin Bana sensiz dünyada yaşamak gereksiz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Bakî — İskender Pala. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4