
2000 tarihli Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları'nın en bilinen eserlerinden biridir. İmge Kitabevi baskısıyla 458 sayfadır. Kent Devletinden İmparatorluğa'yı okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Kent Devletinden İmparatorluğa'dan En Beğenilen Alıntılar
"Bilge, namuslu ve doğru olmaksızın mutlu bir yaşam sürmek olanaksızdır."
📖 Sayfa 405 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Antisthenes kitlelerin ahmak olduğunu, yanılgılar içinde bulunduğunu, "Birçok kişi seni övüyor" diyen birine verdigi "Niçin acaba, ne gibi bir hata yaptım ki?" yanıtı ile ortaya koyar
📖 Sayfa 177 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Bir devlette başa geçenler, başa geçmeyi en az isteyenler oldu mu orada dirliğin de, düzenin de en iyisi oluşur" (520 d).
📖 Sayfa 263 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Ona göre yaşama dört elle sarılıp ölümü beklemek bilgece bir davranış değildi, zamanı geldiğinde yaşamdan çekilip gitmesini bilmek gerekiyordu. Zenon, bu düşüncesini de uyguladı : Düşüp parmağını kırınca bu dünyadan ayrılma zamanının geldiğni düşündü ve yaşamına kendi elleri ile son verdi.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Doğal olarak bütün insanlar bilmek isterler"
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Aristoteles
Aristokratların gözünde halkın yönetimi , çoğunluğun zorbalığından başka bir şey değildi; halk ise, aristokralara kin beslemeyi sürdürüyodu. ......... Artık demokrasi , toplumun çeşitli sınıflarının birlikte yönetime katıldığı bir rejim değil, fakat "demos sınıfı" nın kendi dışındaki soylular sınıfı üzerinde kurduğu egemenlik olarak görülüyordu. Bu anlamda demokrasi, yalnızca belli sosyal kesimlerin çıkarını gözeten bir sınıf iktidarıydı.
📖 Sayfa 47 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Zenginlik yerine sadeliği yeğleyen insanlar daha dürüst olurlar. Çünkü insan kendinde olanla ne kadar çok yetinirse, başkalarının olan şeylerde o kadar az gözü olur." Antisthenes
📖 Sayfa 172 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Beden, aç susuz kalmamak, üşümemek ister. Kim bu zorunluluklardan uzaksa ve ileride de öyle kalacağını umabiliyorsa, mutluluktan yana Zeus ile yarışabilir" Epikuros
📖 Sayfa 403 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Epikuros'un deyişiyle, " kötülüklerin en korkuncu sayılan ölüm, bizim için bir hiçtir: Biz var oldukça o yoktur, o varken de artık biz yokuz."
📖 Sayfa 371 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Diogenes Laertius'a gôre, "Platon'un insanı iki ayaklı tüysüz bir hayvan olarak tanımlaması ve dinleyenlerin de bunu onaylaması üzerine (Kynik) Diogenes, okuluna tüyleri yolunmuş bir horoz gôtürmüş ve 'Işte, Platon'a gôre insan budur' demiş" (ll, s. 21).
📖 Sayfa 275 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Ona göre, yaşama dört elle sarılıp ölümü beklemek bilgece bir davranış değildi, zamanı geldiğinde yaşamdan çekip gitmesini bilmek gerekiyordu. Zenon, bu düşüncesini de uyguladı: Düşüp parmağını kırınca bu dünyadan ayrılma zamanının geldiğini düşündü ve yaşamına kendi elleriyle son verdi.
📖 Sayfa 417 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Epikuros'a göre, insan arkadaşını değil, kendisini sevdiği için arkadaşlık ilişkileri kurar.
📖 Sayfa 410 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Demek ki üç yaşında başlayan bu eğitimin temel amacı, kurulu düzeni olduğu gibi kabul eden ve her türlü değişiklikten kaçınan insanlar yetiştirmektir. Yurttaşların kafalarından değişiklik isteğini söküp atmak ve böylece devletin sürekliliğini güvence altına almak için müzik, dans ya da edebiyat alanlarında da hiçbir yeniliğe yer verilmez.
📖 Sayfa 302 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Değişim üzerine..
📖 Sayfa 63 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Heraklitos: "Aynı ırmağa iki kez giremeyiz; çünkü durmadan yeni sular akar gelir üzerimize..." Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.
Kral ile çoban arasında önemli bir fark vardır: Çobanın otoritesi tamdır, sürüden hiç "kimse" yönetimi onunla paylaşmaya kalkışmaz.
📖 Sayfa 275 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Platon'a göre bir devlette; "en büyük kötülük", "en ciddi hastalık" olan başkaldırının, iç savaşın patlak vermemesi için aşırı zengin ile aşırı yoksulun bulunmaması zorunlu bir koşuldur.
📖 Sayfa 293 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Platon'a göre, toplumda aşırı zenginlik ile aşırı yoksulluğun yan yana bulunması en büyük kötülüktür."
📖 Sayfa 233 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Sokrates eleştirilerini yanlış hedefe doğrultmaz: Bilgisiz halka değil, fakat halkı bilgisizlik içinde tutan, bilgisizliği bilgi, yanlışı doğru diye yutturan politikacılara, ozanlara, profesyonel söylevcilere, kısacası demagogos'lara saldırır.
📖 Sayfa 147 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Soyut düzeyde insanların evrensel eşitliğini savunan Stoa düşüncesi, yeryüzüne inince, gerçek toplumların hiyerarşik, eşitsizlikçi yapılarını ve değerlerini Yazgı ile, Logos'un evrensel düzeni ile açıklamaya ve böylece bunları, bir anlamda "meşrulaştırmaya" koyulur. Bu yönüyle de tutucu bir ideoloji olarak işlev görür.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları

Dolayısıyla, hiç kimse bile bile kötülük yapmaz; kötülük bilgi yoksunluğundan gelir.
📖 Sayfa 146 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Bilgelik bir şey bilmediğinin bilincinde olmaktır der Sokrates..
📖 Sayfa 139 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Herakleitos, logos kavramını kullanarak aristokratik ideolojiye yeni bir boyut kazandırmıştır. Aristokratların toplumdaki egemen konumlarını soy, kalıtım bağıyla açıklayan mitolojik düşünceye karşılık, Herakleitos bu egemenligi onların akıl üstünlüğüne, bilgeliğine bağlar. Aklı ön plana çıkaran bu düşüncenin temelinde, insanların logos'a katılmalarının eşit bir biçimde olmadığına ilişkin varsayım yatmaktadır.
📖 Sayfa 64 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Demokrasi, yurttaşların suskunluğu üzerine değil, " çok sesliliği" üzerine kuruludur; siyasal kararlar, farklı görüşlerin ortaya atılıp tartışılmasıyla alınmaktadır
📖 Sayfa 104 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Kölelerin polisin maddi gereksinimlerini sağlamaları, yurttaşların çeşitli kültürel etkinliklerde bulunmaları ve siyasetle uğraşmaları için gerekli boş zamanı yarattı; böylece doğrudan demokrasinin gelişmesine uygun bir ortam da hazırlanmış oldu.
📖 Sayfa 21 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Kötülüklerin en korkuncu sayılan ölüm, bizim için bir hiçtir: Biz var oldukça o yoktur, o varken de artık biz yokuz.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Tanrılar, insan imgeleminin birer yaratılarıdır.
📖 Sayfa 84 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Bir şey biliyorsam,o da hiçbir şey bilmediğimdir."
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Sokrates
Stoacılık, polis ulusçuluğunu aşan ve insanlar arasında hiçbir fark gözetmeksizin onları tek bir devlet altında birleştirmeye yönelen kozmopolitizmi ile Helenistik çağın sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtmaktadır. Bu bakımdan Stoa okulu ile dönemin hakim siyasal eğilimi -imparatorluk - arasında tam bir uyum olduğu aöylenebilir.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Eşit olmayan insanlar arasındaki eşitlik eşitsizlik durumuna dönüşür."
📖 Sayfa 298 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Kişinin kendini kötülüklerin ve bunlardan kaynaklanan bozulmanın dışında tutabilmesinin tek yolu, politikaya bulaşmayıp kendi köşesine çekilmesidir.
📖 Sayfa 262 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Eski Yunan'da kadınlar hicbir zaman yurttaşlık statüsüne erişemediler. Yurttaşların eşleri ve kızları, genellikle toplumsal-kamusal etkinliklerin dışında tutulmuşlar ve evlerinde kapalı bir yaşam sürmek zorunda bırakılmışlardı. Yalnızca Sparta da kadınlar, yurttaş sayılamamakla birlikte, bir ölçüde toplumsal yaşam içinde yer alıyorlardı; örneğin genç kızlar, erkeklerle birlikte ve onlar gibi tümüyle çıplak olarak spor oyunlarına ve şenliklere katılıyorlardı.
📖 Sayfa 20 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Kendini korumak amacıyla yabancılardan ve azat ettiği kölelerden bir bekçiler ordusu kurar. Yurttaşlar işten başkaldırmasın, kendine karşı ayaklanmasınlar diye onları ağır vergilerle ezip yoksullaştırır. Tam anlamıyla şiddet üzerine kurulmuş olan bu iktidar, ülkenin hep korku içinde yaşamasına neden olur....
📖 Sayfa 231 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Evten atomlardan oluştuğu için tanrıların dünyaya, dolayısı ile insanlar üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Dünyayı onlar yaratmamıştır ve burada olup bitenle kesinlikle ilgilenmezler.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"... Öldürücü denizcilik mesleği bilinmezken, bitiren
📖 Sayfa 412 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Besinsizlikmiş çelimsiz bedenleri; şimdiyse besin.
Bilinçsizce zehir yutarmış eskiler, şimdikilerse
Ustalıkla başkalarına sunuyor zehri" Lucretius
"Herkes kendi keyfine göre ister konuşur, ister susar. Yurttaşlar için bundan daha güzel bir eşitlik olabilir mi?"
📖 Sayfa 117 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Ben bir şefi ya da bir komutanı, soyu nedeniyle bir ülkenin başına geçirmek fikrinin bütünüyle karşısındayım."
📖 Sayfa 115 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Halk, bir kör gibi hiçbir şeyin farkına varmaz ve tek bir ağızdan yöneticilerin kendisine söylediğini tekrarlar ancak.
📖 Sayfa 91 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Doğal olarak gözün neyi görüp görmeyeceği, dilin neyi söyleyip söyleyemeyeceği ya da kulakların neyi işitip işitmeyeceği bellidir; fakat devletin yasaları bazı şeylerin görülüp, bazı şeylerin söylenmesini ya da işitilmesini yasaklayabilmektedir. Demek ki, "yasaların bize yaptırmak istedikleri de, yasakladıkları da, aynı şekilde doğaya dost ve uygun değildir."
📖 Sayfa 93 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları

İktidar, adaletin ne olduğunu kendi çıkarları doğrultusunda saptar ve çıkardığı yasalarla yönetilenlerin adaleti bu şekilde anlamalarını sağlar.
📖 Sayfa 96 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
İkinci kuşak sofistlerden, Thrasymakhos'un kuvvet iktidarı düşüncesi
Epikuros'a göre, mutluluğa ulaşmak için doğaya uygun bir yaşam sürülmelidir. Kişinin doğanın sınırları içinde kalması, azla yetinerek kendi kendine yeterli duruma gelmesi demektir. Kendi kendine yeterli olan doğru bir yaşam, insanı mutluluğa götürdüğü için en büyük zenginliktir.
📖 Sayfa 405 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Bir devletin iyi ya da kötü olması, bir anayasa sorunu değildir. Bilimden yoksun olan her yönetim biçimi kötüdür.
📖 Sayfa 221 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Doğal olarak bütün insanlar bilmek isterler."
📖 Sayfa 316 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Toplumda zenginlik ve zenginler baş tacı olunca onurun yerini para alır.
📖 Sayfa 224 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Stoacılık, her türlü uzlaşmaya ve koşula uyum sağlayabilen yapısı, dünya devleti düşüncesi, doğal hukuk anlayışı, kavramlar üzerinde oynayarak farklı insanlara seslenenilen çeşitli, hatta çelişkili söylemleri ve dinsel görüntüsüyle, dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin, Roma İmparatorluğu'nun hakim ideolojisini besleyen temel kaynak durumuna gelmeyi başarmıştır.
📖 Sayfa 436 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Tanrılar, toplumun simgesel anlatımından başka bir şey değillerdir.
📖 Sayfa 54 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Homerik tanrıları yeryüzündeki Olympos'u terkedip göklerde kaybolunca, tanrıların terkettiği doğanın kapıları bilime açıldı.*
📖 Sayfa 50 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
*Childe
Durkheim'in deyişiyle, "Tanrılar, toplumun simgesel anlatımdan başka bir şey değillerdir."
📖 Sayfa 50 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Polisler arasında aşılması dağlardan daha güç olan bir engel vardır. Bu dindi; her polisin diğerlerini Yabancı olarak görmesine neden olan kendine özgü kutsallığı, tanrıları, tapınımlarıydı
📖 Sayfa 17 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Platon'a göre, cahil halkın kendi seçtiği yeteneksiz politikacılarca yönetilen demokraside hiçbir erdeme, hiçbir doğruluğa yer yoktur. Her şeyden önce, adaletten söz etmek olanaksızdır.
📖 Sayfa 228 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"toplumsal değerlerin yıkılıp yerine yenilerinin konamadığı bir toplum, aşırı bireyci öğretilere yeşerebilecekleri uygun bir ortam sağlıyordu."
📖 Sayfa 95 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
'Yasanın yönetenlere bağımlı olduğu ve hiçbir otoritesinin bulunmadığı devlet yok olmanın eşiğindedir. Buna karşılık, yasanın efendi, yöneticilerin isi yasanın kölesi olduğu devlet tanrıların bağışlayabileceği her türlü iyiliğe sahip olarak varlığını sürdürür.'
📖 Sayfa 285 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
tanrılar, yasaların yetersiz kaldığını gören akıllı devlet adamlarının iktidarlarını sürdürmek, düzeni korumak için insanların içine saldıkları bir korkudur
📖 Sayfa 97 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
...kabile yerleşim merkezini toprak sahibi soyluların çevrelediği polise dönüştüren sürecin temelinde meta değişiminin, bir başka deyişle ticaretin gelişmesi yatar.
📖 Sayfa 14 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Kötü görüşler savaşı kazanmıştır, namusu, dürüstlüğü budalalık sayar, kapı dışarı ederler. Ölçülü olmayı, korkaklık sayarlar. Bir sürü boş isteklerin akışına kapılıp hovardalığa değer verirler. Kendini tutmada kabalık, bayağılık görürler... Saygısızlık nezaket olur, kargaşalık özgürlük, israf cömertlik, yüzsüzlük de yiğitlik...
📖 Sayfa 229 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Homerik tanrılar yeryüzündeki Olympos’u terk edip göklerde kaybolunca, tanrıların terk ettiği doğanın kapıları bilime açıldı.
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Antisthenes kitlelerin ahmak olduğunu, "Birçok kişi seni övüyor" diyen birine verdiği "Niçin acaba, ne gibi bir hata yaptım ki?" yanıtı ile ortaya koyar. Bu konuda Diogenes, öğretmeninden hiç de aşağı kalmaz: Gündüzün eline bir fener alıp insan aramaya çıkar; "Hey, insanlar!" diye bağırdığında çevresine toplananları "Ben insanları çağırdım, pislikleri değil" diyerek sopayla kovalar; Olimpiyad oyunları dönüşünde, kalabalığın olup olmadığını soran birine, "Evet, kalabalık vardı, fakat insanlar çok azdı" diye karşılık verir.
📖 Sayfa 162 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
"Biz var oldukça o yoktur, o varken de artık biz yokuzdur."
📖 Sayfa 401 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları

Özgür olmayan helot'ların yaşam hakkı da dahil olmak üzere hiçbir hakkı bulunmuyordu. Spartalılar kendilerinden sayıca üstün olan helotları boyunduruk altına tutabilmek için militarist bir düzen kurmuşlar ve bunlar üzerinde katı bir baskı rejimi oluşturmuşlardı.
📖 Sayfa 22 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Duyular, her ne kadar tümüyle yararsız değilse de, insanın gerçeği olduğu gibi bilmesini, kavramasını sağlayamazlar. Görüntülerin ardındaki gerçeklere ulaşmak ancak akıl ile olur.
📖 Sayfa 70 · Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları
Sıkça Sorulan Sorular
Kent Devletinden İmparatorluğa kimin eseridir?
Kent Devletinden İmparatorluğa, Mehmet Ali Ağaoğulları tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.
Kent Devletinden İmparatorluğa kaç sayfadır?
Kent Devletinden İmparatorluğa, 458 sayfadır (İmge Kitabevi baskısı).
Kent Devletinden İmparatorluğa'nın en ünlü sözü nedir?
“"Bilge, namuslu ve doğru olmaksızın mutlu bir yaşam sürmek olanaksızdır."”