
Reşat Nuri Güntekin'in kaleme aldığı Son Sığınak, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1976'da yayımlanmıştır. Son Sığınak sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.
Son Sığınak'tan En Beğenilen Alıntılar
Sana bir başka zemin, başka zaman lazımdı...
📖 Sayfa 135 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Mahrumiyetler için de bir çölde gibi sarılı olduğumuz için tiyatro, etrafımızda coşan hayata ve hırslara karşı bizim son sığınağımızdır. Hiç bir ateşin bozamayacağı, giremeyeceği bir sığınak
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
"Benim 'bitmiş' diyemeyeceğim, başlayamamış bir hayatım var.."
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yara, yalnız bacağımda olaydı belki bir hamle yapabilirdim; vaziyetim şimdikinden biraz daha iyi olurdu. Fakat olmadı...
📖 Sayfa 32 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
"Gurbet ilde kaldık ey yar, ağlarız..."
📖 Sayfa 127 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
İsim, isme benzer; cisim cisme benzer... Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer...
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Bende onu en çok çeken şey; yanaşılmaz bir raddeyi geçmeyen uzaklığım olmuştur.
📖 Sayfa 82 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Bu hatıraların onda bu kadar heyecan uyandırması, belki de uzun zamandır uyumuş olmalarından ileri geliyordu.
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Kaçıp kurtulmak... Ah, ne kadar güzel, geldiği yere bir kere daha dönememek... Bir izi bir kere daha çiğnememek...
📖 Sayfa 149 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Nasıl yaşarlar maskelerle, Nasıl yaşarlar?
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Bir parti reisi, "Halkı seçime getirir gibi getireceğim, görsünler, ibret alsınlar!" demiş. Bir yerli de, "Yani ibret alıp biz de oğlanlarımızı orospularla mı evlendireceğiz?" diye cevap vermiş.
📖 Sayfa 111 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yılan, toprağı yemekten korkarmış bitecek diye! Ben de yollar bitecek, günün birinde kendimi evde bulacağım, diye korkuyorum!
📖 Sayfa 186 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Zannederim ki şimdilik akşamdan kurtulduk!
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Mecnun'a sordular saadet haresin.
📖 Sayfa 194 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Çâk edip gösterdi dil-i viranesin.
Sana bir alem-i lâhut-nişan lâzımdı.
📖 Sayfa 135 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Teknik imkânsızlık yoktur Cumhuriyet Türkiye'sinde...
📖 Sayfa 103 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
"İstediğim ve beklediğim bir şey olmadığı için derdim de yok.."
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Uyduk dili viraneye, dil uydu hivâye!
📖 Sayfa 45 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Kapalı kapılar korku verir çünkü arkasında ne olduğu bilinmez
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin

Şimdi hangi işin yahut hangi rüyanın peşindedir?
📖 Sayfa 31 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Zavallıya çocukken yediği çakal eriklerinin tadını şimdi hangi meyvede bulduğunu sormak isterdim.
📖 Sayfa 22 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Mahrumiyetler içinde bir çölde sarılı gibi olduğumuz için tiyatro, etrafımızda coşan hayata ve hırslara karşı bizim Son Sığınağımız'dır. Hiçbir ateşin bozamayacağı, giremeyeceği bir sığınak...
📖 Sayfa 76 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yarabbi! Nasıl yaşarlar maskelerle, nasıl yaşarlar?
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Atatürk, bu kıyılara bir gün ayak bastı, yoktan ordular yarattı. Kâinat yıkıldı.
📖 Sayfa 103 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Benim büyük kalabalıklara karşı bir nevi ürkekliğim vardır.
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yarını düşünmek yok... Yarın, nasıl olsa kendini gösterecek...
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Samimiyet gibi ne var dünyada?
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Gitmek... Daima gitmek... Keşke dünyanın yuvarlak olduğunu öğrenmeseydim!..
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yok efendim, dedi, gerçekten yok. İstediğim ve beklediğim bir şey olmadığı için derdimde yok.
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Gerçi yine aynı mektep çocuklarıyız... Fakat artık, hiçbir istikbal rüyası kalmamış mektep çocukları...
📖 Sayfa 196 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Büyük servi divan durur,
📖 Sayfa 202 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Başucunda, bütün gece;
Gün doğunca gelir vurur,
Kapısını birkaç serçe.
Issız bir dağ başındasın,
Henüz on dört yaşındasın:
Uyu, küçük sultan, uyu!
Bir yağız çehre, çatılmış iki hançer kaşlar,
📖 Sayfa 135 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Yine hançer gibi keskin iki manalı nazar,
Yad-ı ulvisi hayalimde bu simayı taşır.
Bence Nef'iye bu simây-i mehabet yaraşır...
Gitmek... Daima gitmek... Keşke dünyanın yuvarlak olduğunu öğrenmeseydim! Demek, dönmek lâzım!
📖 Sayfa 130 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Onlar dahi etmeseydi rağbet,
📖 Sayfa 199 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Ben bir başıma kalırdım elbet.
İlâhi ben bu bir avuç türabı neyliyeyim?
📖 Sayfa 194 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Ciğer ki adlara yandı, kebabı neyliyeyim?
Gönül ki kana boyandı, şarabı neyliyeyim?
Herşeyi bir mezar gibi içine almış renksiz, hatırasız viranelerde insan, geçmiş hayatlarını görüyor gibiydi.
📖 Sayfa 163 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Zaten şarkıcıyım ben... Bakın artist demiyorum. İki şarkı öğrenip artistim diye sahneye çıkan mutfak mahsullerine o kadar içerliyorum... Bu kelimeden iğrendim, şarkıcı deyip gidiyorum kendime...
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Hiç akla gelmez aptalca bir şey yüzünden birçoğumuzun neşesi bozuluyor. Acı acı burkuluyoruz.
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin

Hangimiz ayaktayız, bedbaht?
📖 Sayfa 194 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Arkadaşımın ayağındaki aksaklık, benim dilimdeki tutukluk onun yadigârıdır.
📖 Sayfa 24 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
" Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer..."
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Fakat değil mi ki, hepimiz bir şeyin şikâyetçisiyiz, o halde var mı suçlu!
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
-Benim -bitmiş demeyeceğim- başlayamamış bir hayatım var.
📖 Sayfa 149 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
“İsim isme benzer, cisim cisme benzer; geçmiş zaman olur ki hayal-i cihan değer.”
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
...var efendim, var bu millette... Neler, ne kabiliyetler var ama aramasını bilmeli!
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Felek, ehli dili dilşâd eder, amma neden sonra...
📖 Sayfa 225 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
--İsim ,isme benzer;cisim ,cisme benzer...Geçmiş zaman olur ki,hayali cihan eder...
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
İnkilâp, emin ellerde... Emin, ellerde...
📖 Sayfa 197 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
_ Sana pek göründüğüm kadar dalkavuk olmadığımı ispat edeceğim.
📖 Sayfa 181 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
_ Ben sana dalkavuk demedim ki...
_ Demedin amma, bir parça düşündün! Hele, hele...
_ Ona da lüzum görmedim.
_ Düşünmedinse halt ettin. Çünkü, hakikaten, Allah belasını versin, öyle bir halim de var benim...
- Kaçıp kurtulmak...Ah, ne kadar güzel, geldiği yere bir kere daha dönmemek...Bir izi bir kere daha çiğnememek...
📖 Sayfa 149 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
" Benim derdim başka... Herkesin bir şeyden şikayeti var; benimki belli değil... Düşünmek, istemek... Hoş bir şey olacağını tahmin ediyorum. Ben, o kadar fukarayım ki..."
📖 Sayfa 163 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Evine gelen misafirine fakir Türk köylüsü ikram edecek hiç bir şeyi olmadığını görünce " Hele bir yol otur, ben sana oynayıvereyim! " demiş.
📖 Sayfa 130 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Kimse ile böyle uzun konuşmamıştım; utandım.
📖 Sayfa 163 · Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Sana bir başka zemin, başka zaman lâzımdı!
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Derdiyle müteellim olduğum kimse yok. Kendim için Nirvana'ya vardım. Bir istediğim yok ki, derdim olsun! Her şeyi tasfiye ettim.
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Kendimle anlaşamadığım için kavga ediyorum; başkasıyla nasıl anlaşırım?
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Mahrumiyetler içinde bir çölde gibi sarılı olduğumuz için tiyatro, etrafımızda coşan hayata ve hırslara karşı bizim son sığınağımızdır. Hiçbir ateşin bozamayacağı, giremeyeceği bir sığınak...
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin

“Bilmediğimiz bir içkinin sarhoşu gibiyiz...”
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin
Sıkça Sorulan Sorular
Son Sığınak kimin eseridir?
Son Sığınak, Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1976'da yayımlanmıştır.
Son Sığınak kaç sayfadır?
Son Sığınak, 230 sayfadır (İnkilâp Kitabevi baskısı).
Son Sığınak'ın en ünlü sözü nedir?
“Sana bir başka zemin, başka zaman lazımdı...”