CANLI

Köprünün Öte Yanı: Mary Lawson'un Tarih Üzerine Özlü Sözler

Köprünün Öte Yanı - Mary Lawson kitap alıntıları ve sözleri

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson'un 2006 tarihli Roman alanında öne çıkan eseridir. Tarih meraklılarının Köprünün Öte Yanı'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.

Yazar:Mary Lawson
Çevirmen:Kutlukhan Kutlu
Editör:Elif N. Kutlu
İlk Yayın:2006
Yayınevi:Domingo Yayınevi
Sayfa Sayısı:320
Orijinal Adı:The Other Side of the Bridge
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9786051981161
Okuma Süresi:9 sa. 4 dk.
Türler:Roman, Tarih, Edebiyat, Yetişkin

Köprünün Öte Yanı'dan En Beğenilen Alıntılar

Matematiği ya becerirdiniz ya da beceremezdiniz.

📖 Sayfa 136 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

"-Bol şans.
Bol şans. Belki de işin püf noktası buydu. Belki de hayat ne kadar uğraşıp didindiğine, ne kadar kararlı, ne kadar mantıklı, ne kadar akıllı olduğuna bağlı değildi: Belki her şey şansa bağlıydı."

📖 Sayfa 134 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Babasının bildiği konular vardı, çiftlik gibi; bir de annesinin bildiği konular vardı, diğer her şey gibi.

📖 Sayfa 31 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Kadınlar için ne kolaydı, kolları içgüdüsel olarak açılıyor, ortada nasıl bir acı varsa hepsini toplayıveriyorlardı, bu konuda düşünmeleri gerekmiyordu bile.

📖 Sayfa 257 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Tuhaftı bu; zaten sizin olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirdiniz ki?

📖 Sayfa 256 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Bir zaman, bir gelgit, bir de sınav kimseyi beklemez.

📖 Sayfa 136 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Bol şans. Belki de işin püf noktası buydu. Belki de hayat ne kadar uğraşıp didindiğine, ne kadar kararlı, ne kadar mantıklı, ne kadar akıllı olduğuna bağlı değildi: Belki her şey şansa bağlıydı.

📖 Sayfa 134 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Köprüdeki o son saniyeleri zihninde tekrar ediyor, onları değiştirmeye çalışıyordu. Olanların yerine olmuş olması gerekenleri, kendisinin yapmış olması gerekenleri koymaya çalışıyordu. Daha da beteri,söylediği o sözcüğü de zihninde tekrar edip duruyordu, o dayanılmaz, affedilmez sözcüğü. Hiç söylenmemiş kılmaya çalışıyordu. Ümitsizce bir yol arıyordu amaa değiştirilemez gerçek şuydu ki bir şeyi bir kez dediğinde, artık o şey denmiş oluyordu. Bir kez ağzından çıktığında artık geri alamıyordun.

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ne fiyasko ama. Büyüdükçe her şey daha karmaşık ve belirsiz bir hal almıştı. Artık hiçbir şeyi anlamıyordu, hiçbir şeyi, hiç kimseyi, kendi de dahil.

📖 Sayfa 122 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Çalışmakta teselli vardı ama bağışlanma yoktu.

📖 Sayfa 110 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

"Kadınlar için ne kolaydı, kolları içgüdüsel olarak açılıyor, ortada nasıl bir acı varsa hepsini toplayıveriyorlardı..."

📖 Sayfa 257 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ümitsizce bir yol arıyordu ama değiştirilemez gerçek şuydu ki bir şeyi bir kez dediğinde, artık o şey denmiş oluyordu. Bir kez ağzından çıktığında artık geri alamıyordun.

📖 Sayfa 82 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Daha da beteri söylediği o sözcüğü zihninde tekrar edip duruyordu, o dayanılmaz, affedilmez sözcüğü. Hiç söylenmemiş kılmaya çalışıyordu. Ümitsizce bir yol arıyordu ama değiştirilemez gerçek şuydu ki bir şeyi bir kez dediğinde artık o şey denmiş oluyordu. Bir kez ağzından çıktığında artık geri alamıyordun.

📖 Sayfa 82 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Çaresiz bir adamın neler yapabileceğini kim bilebilirdi ki?

📖 Sayfa 34 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

"Dört yaşındaki halinizi bilen bir arkadaş sizi gerçekten tanır, anneniz babanız ise sadece tanıdığını zanneder."

📖 Sayfa 25 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

... hâlâ inanamıyordu. Ne kadar da çabuk olup bitmişti, bir soluk verişten bir soluk alışa.

📖 Sayfa 131 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ancak son zamanlarda düşünmemek için çaba sarf etmesi gerekiyordu. Hep de aynı düşünceler üşüşüyordu zihnine: geleceği, hayatıyla ilgili ne yapacağı. Kendi kararsızlığı onu çıldırtıyordu.

📖 Sayfa 240 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Miss Karpinski diyordu ki tarih öğrenmenin amacı, öğrenmezsen onu tekrar etmeye mahkûm olmandır.

📖 Sayfa 41 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

"Tuhaf şey, zihin nasıl işliyor. Kendini yüzleşemeyeceği şeylerden nasıl koruyor. Mesela kederden. Ya da pişmanlıktan. Suçluluk duygusundan. Başka bir şey, herhangi bir şey bulup, o bakamayacağı şey ile kendisi arasına çekiyor."

📖 Sayfa 302 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Onca plan yapmanın, bir şeyleri elde etmek için didinmenin ne anlamı vardı her şey öyle pat diye, anında bitebiliyorsa? Gözüne bir tür ihanet gibi görünüyordu bu. Tanrı'nın yaptığı korkunç bir şaka gibi.

📖 Sayfa 133 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Onca plan yapmanın, bir şeyleri elde etmek için didinmenin ne anlamı vardı her şey öyle pat diye anında bitebiliyorsa?

📖 Sayfa 133 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

ki tarih öğrenmenin amacı, öğrenmezsen onu tekrar etmeye mahküm olmandır.

📖 Sayfa 41 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Hayatın acı ile dolu olduğunu kabullenmek, acıya neşeyle katlanmak, ızdırap çekmenin getirebileceği Tanrı'ya yakın olma durumunu bağrına basmak...

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Garip olmalıydı onca süre uzak kaldıktan sonra büyüdüğün yere dönmek. Bir zamanlar parçanmış gibi görebileceğin kadar tanıdık olan şeyleri yeniden görmek garip olmalıydı.

📖 Sayfa 200 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Haksız olduklarını gösteren delil burunlarının dibinde dururken bile insanların önyargılarına tutunabilmesi inanmazdı.

📖 Sayfa 135 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

… Kalkmış gerçekleşmesine hâlâ bir yıldan fazla olan bir şey için endişeleniyordu. Kendinden bıkmıştı artık, her konuda endişelenmekten bıkmıştı…

📖 Sayfa 97 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

İnsanlık nasıl işleri böyle yüzüne gözüne bulaştırabilmişti, tahayyül dahi edemiyordu.

📖 Sayfa 138 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Haksız olduklarını gösteren delil burunlarının dibinde dururken bile insanların önyargılarına tutunabilmesi inanılmazdı.

📖 Sayfa 135 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

... Baltacılar ölümün nasıl da ansızın üstlerine çökebileceğini biliyorlar mıydı? Belki biliyorlardı. Ama odasının sessizliğinde bir başına oturmakta olan Ian'a göre bu, hayatı tamamen anlamsız hale getiriyordu. Onca plan yapmanın, bir şeyleri elde etmek için didinmenin ne anlamı vardı her şey öyle pat diye, anında bitebiliyorsa? Gözüne bir tür ihanet gibi görünüyordu bu. Tanrı'nın yaptığı korkunç bir şaka gibi.

📖 Sayfa 133 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ian masasında oturarak ölümün soğuk, kaçınılmaz gerçekliğini düşündü. "Gitti,"demişti babası. Bir an masanın üzerinde bir insan vardı, hemen sonraysa sadece bir ceset.

📖 Sayfa 132 · Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ian masasında oturarak ölümün soğuk kaçınılmaz gerçeğini düşündü. “Gitti,” demişti babası. Bir an masanın üzerinde bir insan vardı,hemen sonrasında bir ceset.
...
Tanrı’nın yaptığı korkunç bir şaka gibi.

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Bol şans. Belki de işin püf noktası buydu. Belkide hayat ne kadar uğraşıp didindiğine,ne kadar kararlı, ne kadar mantıklı, ne kadar akıllı olduğuna bağlı değildi: Belki her şey şansa bağlıydı.

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Ölümün soğuk, kaçınılmaz gerçekliğini düşündü."Gitti,"demişti babası.Bir an masanın üzerinde bir insan vardı, hemen sonraysa sadece bir ceset..

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson

Sıkça Sorulan Sorular

Köprünün Öte Yanı kimin eseridir?

Köprünün Öte Yanı, Mary Lawson tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır. Türkçeye Kutlukhan Kutlu çevirmiştir.

Köprünün Öte Yanı kaç sayfadır?

Köprünün Öte Yanı, 320 sayfadır (Domingo Yayınevi baskısı).

Köprünün Öte Yanı'nın en ünlü sözü nedir?

“Matematiği ya becerirdiniz ya da beceremezdiniz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Köprünün Öte Yanı — Mary Lawson. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4