
M. Tayyib Gökbilgin'in kaleme aldığı Milli Mücadele Başlarken, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2011'de yayımlanmıştır. Milli Mücadele Başlarken sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.
Milli Mücadele Başlarken'den En Beğenilen Alıntılar
"Yunan hükümeti İtilaf devletleri arasında bulunmasından istifade ederek Osmanlı memleketleri dahilinde asayişi bozmak için birtakım tertipler yapmakta ve bazı yerlerde nüfusça ekseriyet temini maksadıyla birçok kimseleri yerleşmek üzere sahillerimize sevk eylemekte, ayrıca Bulgar hükümeti de bu fırsattan istifade evvelce muahedelerle mübadele edilen Bulgar muhacırlarını yeniden Edirne vilayetine göndermekte idi."
📖 Sayfa 65 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal Paşa'nın bu ve buna benzer iş’arları, evvelce bahis konusu ettiğimiz gibi, İngilizlerin müdahalesine yol açtı ve ordu müfettişliklerine ait yeni bir talimat hazırlandı. Bu talimat ile ordu üç müfettişliğe ayrılıyor. 9’uncu kıtaat müfettişliği, bundan sonra, yani 15 Haziran’dan İtibaren üçüncü ordu müfettişliği İtibar olunuyordu. Onun Havza'dan hükûmeti İkaz edici ve her taraftaki askerî ve mülki makamları memleket meselelerinde daha hassas ve enerjik davranmaya sevk edici faaliyeti hiç eksilmemişti.
📖 Sayfa 150 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
“Herkes benden çok ümitli, bense genç insanlar ve hakikî vatanseverler hariç herkesi düşman olarak görüyorum.”
📖 Sayfa 149 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Damat Ferit Paşa kabinesi iktidara geldiği günden itibaren Darülfünun’da bir ıslahat yapmayı düşünmüştü. (…) Her fakülteyi ıslaha memur bir heyet teşkil olundu. (…) Türk kızlarının ilmi seviyelerini daha yüksek bir seviyeye çıkarmak ve bütçede tasarruf yapmak için “İnas Darülfünununun da Darülfünuna ilhakı bu komisyonda çoğunlukla kabul olunmuştu. (…) Yeni teşkilata göre bundan sonra kız öğrenciler Darülfünun derslerini aynen ve aynı muallimler tarafından takip edecek, yalnız, ayrı dershane ve saatlerde göreceklerdir."
📖 Sayfa 72 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal nihayet 8 Temmuz’da resmi sıfat ve salahiyetlerinden ayrılmak lüzumunu duydu: “'Mübarek Vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermem emellerine kurban etmemek için açılan millî mücahide uğrunda milletle beraber serbest surette çalışmaya resmî ve askerî sıfatım artık mâni olmaya başladı. Bu mukaddes gaye için milletle beraber nihayete kadar çalışmaya mukaddesatım namına söz vermiş olduğum cihetle pek âşıkı bulunduğum meslek-i celil-i askerîye bugün veda ve İstifa ettim.”
📖 Sayfa 165 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Mütarekeyi müteakip ilk işgal ve tecavüz hareketi, bu mütarekenin hükümlerine açık bir şekilde aykırı olduğu halde, Musul’a karşı vuku bulmuştu. (…) Bu hudut, müttefikler tarafından 7 ve 16’ncı maddeye dayanılarak ve Musul’dan başlamak üzere mütemadiyen tecavüz edilmiş ve böylelikle ilk işgal burada başlamıştı. (…) Aradan on gün geçmeden, memleket, İskenderun’un işgali haberiyle büyük bir elem duydu. İddiaya göre, Fransızlar tarafından yapılan bu işgal, asayişi iade için değil, fakat İtilaf donanmasının harekâtına bir deniz üssü yapmak maksadıyla vuku bulmuştu."
📖 Sayfa 25 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Şurayı saltanat müzakerelerinde belirtilen isteklerde biri Şurayı milli teşkili meselesi ise ikincisi de hükümetin sulh konferansı nezdinde Türk hak ve menfaatlerini tesirli bir surette savunması dileği idi. Şura toplantısında önce, sadrazam, muhtelif kanallardan böyle bir talepte bulunmuştu. Fakat itilaf hükümetlerini böyle bir davet yapmaya sevk eden hatta zorlayan sebep hiç şüphesiz ki İstanbul’da yapılan protesto mitingleri ve İzmir işgalinin Türk umumi efkarında uyandırdığı geniş ve derin tepki idi."
📖 Sayfa 129 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
7 Haziran’da, Diyarbakır bölgesindeki askerî birliklerimizden alınarak Samsun’a sevk edilen binlerce tüfek mekanizmasını, Havza'da tevkif ettirmiş, hayvanlarını sattırmıştı. Bu yüzden Nezaret ile de uzun muhabereler cereyan etti. Bu gibi kafilelerden diğerleri de bulundukları yerlerde yine Ordu müfettişinin emriyle aynı akıbete uğradı ki, buna benzer bir hâdise de Erzurum'da vuku bulmuş ve Kazım Karabekir Paşa da Erzurum'da toplattırılan silâhların Ermenistan'a sevkine müsaade etmemişti. Ayrıca Havza askerî deposundaki silâhları ve mühimmatı da hususî evlere taşıttırdı.
📖 Sayfa 153 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
“Milli mücadeleye başlarken bin bir güçlükler içinde milli hedefe doğru yürümek, gayeden bir zerre inhiraf etmemek ve türlü tereddütlere ve ihanetlere sarsılmaz bir azimle karşı koymak, ancak yüksek bir fikir ve ruh kuvveti ile, fevkalâde ve müstesna hasletlere malikiyet ile mümkün olabilirdi ve bu da Mustafa Kemal Paşa’da tecelli etmişti.”
Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Yeni hükümet bir intikam kabinesi gibi görünmekte idi "
📖 Sayfa 59 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Harbiye nazırı Nazım Paşa, ikinci ordu müfettişliğinden aldığı şifreyi bahis konusu ederek, 27 Temmuz’da sadarete gönderdiği tezkerede Yunanlıların yeni hareket ve teşebbüslerine ait birçok önemli bilgiler vermekte idi.
📖 Sayfa 199 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal Paşa kongre reisliğine seçildikten sonra vaziyeti umumi bir şekilde izah etti ve görüşünü açıkladı. Bu beyanatında o, tarih ve hadiselerin sevkiyle fiilen içine düştüğümüz kanlı ve kara tehlikeleri görmeyecek ve bundan heyecan duymayacak hiçbir vatanperverin tasavvur edilemeyeceğine işaretle, mütareke hükümlerine aykırı olarak yapılan tecavüz ve İşgallerden bahsetmiş, tarihin bir milletin varlığını ve hakkını hiçbir zaman inkâr edemeyeceğini; binaenaleyh vatanımız ve milletimiz aleyhinde verilen hükümlerin muhakkak iflâsa mahkûm olduğunu belirtmişti.
📖 Sayfa 182 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"4 Eylül 1919'da Sivas Lisesinde açılan kongrenin gündemini, Erzurum Kongresi'nin nizamnamesi ve beyannamesinin muhteviyatı ve Mustafa Kemal Paşa'nın Sivas'a muvasalatından önce bu şehre gelmiş olan ve kongreye katılan 25 kadar üyenin hazırladığı bir muhtıra teşkil ediyordu."
📖 Sayfa 238 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Ermeniler lehine mütemadi tesir ve tazyiklerde bulunanlar, daha sonraki olaylarda da görüleceği üzere, bilhassa İngilizlerdi."
📖 Sayfa 16 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal, Samsun’dan ayrılmadan önce askerliği bırakmayı planlamış ve: ‘Bugün artık üniforma sahibi değilim. Size evvelce söylediğim gibi sadece bir millet adamıyım.’ demişti.
Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır."
📖 Sayfa 158 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Eğer bizim istiklalimize bir ülke bedel verecek ise öyle bir bedel verecek ki kainatı ihtiva edecek
📖 Sayfa 117 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal Paşa Erzurum'da da aynı ve coşkun bir tezahüratla karşılandı. Bu istikbal merasiminde bizzat bulunan Sayın Cevat Dursunoğlu bize bu hâdiseyi şöyle anlatıyor: “Mustafa Kemal Paşa Erzurum'un İstanbul kapısında, başta bir İhtiram kıtası olmak üzere okullar ve halk tarafından karşılandı. Halk büyük sevgi ve saygı gösterdi. Paşa Erzurum ve Erzurum'daki fikir ve ülkü arkadaşlarına kavuştuğu için çok memnundu. Bu memnunluğu yüzünden belli İdi.”
📖 Sayfa 164 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey'in askerlikten istifa edip de bir millet ferdi olarak çalışmaya karar vermeleri bütün milleti ve bilhassa Şark vilâyetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti mensuplarını çok sevindirmişti."
📖 Sayfa 181 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin

Atatürk'ün, 24 mayısta, müfettişlik karargâhını, Merzifon, Vezirköprü, Amasya, Lâdik, Havza gibi bazı şikâyetlerin yapıldığı mevkilerde bizzat tetkikat yapmak ve tedbirler almak istemesi sebebiyle Havzaya naklettiği malûmdur. Bunu Harbiye nezaretine de bildirmiş ve bundan sonra yirmi gün kadar millî hakları ve milli mücadeleyi buradan müdafaa ve idare etmişti. Havza’dan gönderdiği bir yazıda Rum ve Ermeni komitecilerin ileri gelenleri, daima temas ve irtibatta bulundukları İngiliz zabitleri ile bazı Amerikalı memurlarından çok yüz buluyorlar demiştir.
📖 Sayfa 150 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"3 Mart’ta Tevfik Paşa kabinesi düştü ve ertesi günü hükümetin Damat Ferit Paşa uhdesine tevdi edildiği padişahın bir hattı hümayunu ile açıklandı. (…) Ferit Paşa, matbuatın pek necip saydığı bazı düşüncelerle sadaret alayı icrasını arzu etmemiş ve bu merasim yapılmamış, ancak, Babıali önünde bir bando ile askeri müfreze mutat eski töreni yapmakla iktifa olunmuştu."
📖 Sayfa 56 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"İzmir işgali pek çok facialarla tamamlanmıştı. Harekete tahammül edemiyen Askerlik Şubesi Reisi Fethi Bey 'Hukuk-u Beşer' gazetesi sahibi Hasan Tahsin Recep, tüccardan Bakırcızade Hafız Sabri Beyler, otuzdan fazla yüksek rütbeli subay şehit, gümrükteki mallar ve şehirdeki bazı mağaza ve dükkânlar tamamen yağma edilmişti."
📖 Sayfa 93 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
12 Haziran’da Amasya'ya nakletmeye şevketti. 12 Haziran’da son defa yanına giden bazı Havzalılarla, Atatürk, uzun ve samimi bir hasbihalde bulunmuş onlara veda ederken de son söz olarak “bugün artık bir üniforma sahibi değilim. Size evvelce de bildirdiğim gibi sadece bir millet adamıyım” demişti. Yâni tarihi kararını daha o gün vermiş bulunuyordu.
📖 Sayfa 154 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Damat Ferit Paşa hükümeti, Mustafa Kemal Paşa'yı ele geçirmek için şahane bir tasavvur düşündü: “Harp yıllarını mazul bir vali olarak İstanbul'da geçiren ve eskiden Erzurum'da bulunmuş olan Reşit Paşa adında bir hususî talimatla Erzurum valiliğine tayin edildi. Bu zat, kendisini Ilıca’da karşılamış olanlara padişahın Celâlilerin tenkilini de irade ettiğini söyledi ise de Müdafaa-İ Hukuk mensubu olan ateşli ve milliyetçi gençler onu kısa zamanda yola getirmenin ve zararsız bir hale bulundurmanın kolayını buldular.
📖 Sayfa 185 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"İzmir İşgali pek çok facialarla tamamlanmıştı. Hakarete tahammül edemeyen Askerlik Şubesi Reisi Fethi Bey “Hukuk-u Beşer” gazetesi sahibi Hasan Tahsin Recep, tüccardan Bakırcızade Hafız Sabri Beyler otuzdan fazla yüksek rütbeli subay şehit, gümrükteki mallar ve şehirdeki bazı mağaza ve dükkânlar tamamen yağma edilmişti."
📖 Sayfa 93 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Nisan ortalarında hükümetin karşılaştığı diğer bir güçlük de mütareke hükümlerinin uygulanmasını teftiş etmek üzere memleketin muhtelif yerlerine gitmek olan İtilaf devleti zabitlerinin oturdukları evlerin icar bedeli ile yakacak parasının ve kayık, araba, hamal vs. gibi nakil vasıtaları ücretlerinin hükümet tarafından ödenmesini istemeleri olmuştu. 17 Nisan’da toplanan Meclis-i Vükela, (…), karşılamaya halihazır mali vaziyetin müsaadesizliği göz önüne alarak münasip şekilde bundan vaz geçirilmeleri işini Hariciye Nezaretine havale etmişti."
📖 Sayfa 67 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"İzmir’in işgali ilk olarak Bayramiç ve Seydişehir’de nefretle protesto edildi. (…) Ertesi günü Babaeski, Gördüs, Burdur, Ezine, Ödemiş, Bursa, Kalecik, Keskin, Konya, Beyşehir, Kastamonu, Kırkkilise, Nevşehir Reddi İlhak Heyetleri tarafından protesto telgrafları yağdı. Müteakip günlerde ise pek çok vilayet ve kasabalardan bu mealde protestolar geldi."
📖 Sayfa 94 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Tezahürat gayet ağırbaşlı ve vakarlı bir hava içinde geçti. Herkes dikkat etmişti ki, Türkler e heyecanlı ve matemli günlerinde bile kendilerini hiddet ve gazaba kaptırmamaya ve en şiddetli gayz ve kinlerini kalplerinde saklamaya muktedir olacak derecede büyük bir ahlaki meziyete ve medeni terbiyeye sahiptiler."
📖 Sayfa 95 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Ermeniler hiçbir zaman buralarda %10’u geçmemiştir. Halbuki onlar, askerlik gibi umumi nüfusa doğrudan doğruya tesir eden ağır bir vergi ile mükellef olmadıklarından daima çoğaldıkları halde ancak bu %10 nispeti muhafaza edebilmişlerdir."
📖 Sayfa 32 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Padişah (…) birinci Sultan Ahmet mitinginden sonra izhar olunan hisleri ve temennileri kendisine arz eylemek üzere Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa delaletiyle gelen üç kişilik heyete hitaben söylediği şu sözlerde de görmek kabildir: “Ağzımızı açalım, bağıralım sesimizi yükseltelim, hakkımızı isteyelim fakat elimizi kaldırmayalım."
📖 Sayfa 98 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Adil Bey 8 Ağustos tarihli sadarete yazdığı tezkerede şöyle diyordu “Yunan başvekili Venizelos tarafından İzmir’e gelecek muhtelit komisyonun devri ve teftişi esnasında İslam ahaliye dağıtılmak ve Yunan idaresi lehinde propaganda yapmak üzere 250000 liranın Aydın ve Nazilli cihetlerine gönderildiği mevsuk tahkikattan anlaşılmış ve Afyonkarahisar’daki Fransız mümessiline yazıldığı afyon mutasarrıflığından bildirilmiştir.
📖 Sayfa 203 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
“Vatandaşlar, bu muazzam içtimaımızla biz bütün cihana gösteriyoruz ki Türk buradadır. Burada yaşayacak ve burada ölecektir. Damarlarımızda bu kan, vücudumuzda bu yürek, ruhumuzda bu aşk, vatan ve Allah aşkı payidar oldukça hiçbir şey bizi buradan ayıramayacaktır.” Bütün bu tezahürler ispat ediyordu ki, Türk Milleti yapılan işgalleri ve haksızlıkları asla kabul etmeyecek ve en geniş bir şekilde milli bir hamleyi yaratacaktı."
📖 Sayfa 96 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"bir zat... İzmir'deki umumî vaziyeti şöyle özetlemişti: ... müslüman gözü yaş akıtmaksızın İzmir'i göremez."
📖 Sayfa 260 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Ölmesini bilmeyen bir millet yaşamaya lâyik değildir."
📖 Sayfa 110 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
“Eğer Hey'et-i Vükelâ Edirne'yi hiçbir çaba göstermeden bırakırsa, orduyu terk edeceğim, açıktan açığa harb çağrısında bulunacağım...
📖 Sayfa 149 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Vatanı kurtarmak ya da şerefimle ölmek için her şeyi alt üst edeceğim.”
| Enver Paşa, Mektup No: 150
14. Kolordu kumandanlığından gönderilen raporlarda Yunanlıların İzmir’e gelecek milletlerarası tahkik heyetinin gelmesinden önce işgal sahalarını genişletmek istedikleri bildiriliyordu.
📖 Sayfa 203 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Ağustos ayını Erzurum’da geçiren Mustafa Kemal Paşa, teşkilât meseleleriyle meşgul oluyor ve hummalı bir faaliyet gösteriyordu. Fakat daha kongre hazırlıkları yapıldığı günlerden itibaren Damat Ferit Paşa hükûmeti, bu millî harekete ve millî mücadele kararına karşı aleyhte bir cephe almıştı.
📖 Sayfa 183 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey’in askerlikten istifa edip de bir millet ferdi olarak çalışmaya kadar vermeleri bütün milleti ve bilhassa Şark vilayetleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti mensuplarını çok sevindirmişti.
📖 Sayfa 181 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin

19 Haziran’da Rauf Beyle Ali Fuat Paşa Amasya’ya geldiler. Mustafa Kemal Paşaya mülaki oldular. Buna Refet Bey de katılmıştı. 21 Haziran’da İstanbul’da milli davayı sevk ve idare işlerinde çalışan bazı kimselere gönderdiği husisî mektuplarda Mustafa Kemal Paşa İstanbullun artık Anadolu’ya ve milli his ve emellere hâkim değil tabi olmak vatani mecburiyetinde bulunduğunu bildirdi.
📖 Sayfa 157 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"Rize’de de “Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Heyet-i” diye bir teşekkül görülmektedir. Bu heyet nisan başlarında sadarete bir telgraf göndermiş ve memleketlerinin haklarını koruyacaklarını bildirmişlerdi: (…) “Osmanlı hakimiyetinden başka hiçbir hükümet idare şeklini katiyen kabul edemeyeceğimi, bu umumi milli arzunun aksine verilecek karaların elim facialar doğuracağını ve bölgede bunun tatbikinin imkânsız bulunduğunu katiyen ve müttehiden arz ve ilan ederiz.”"
📖 Sayfa 80 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"“Uçurumun kenarına gelmiş olan milletin kendi kaderini ancak kendi kalbinden, kendi hislerinden doğan bir heyet tarafından verilmesini ister. (…) Bunu tayin edebilmek için herhalde bugün milletin fikir ve hislerine müracaat etmek lazımdır. Bugün hükümet makinesi ile millet makinesi ayrı yolda gidemez. "
📖 Sayfa 117 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"İzmir İşgali çok geçmeden Manisa'ya da uzandı; daha sene ihtidalarından beri memleketleri üzerinde kara bulutların dolaşmakta olduğunu, civardaki Rum ahalinin hareketlerindeki taşkınlık ve şımarıklığı da görerek, hisseden ve umumiyetle Ege bölgesi hakkındaki rivayetlere de vakıf olan Manisa ahalisi bazı emniyet tedbirleri almak ve müdafaa teşkilâtı yapmak istemişse de, İzmir'deki vali gibi ruhsuz ve kıymetsiz bir İdare adamı olan Manisa mutasarrıfı Hüsnü Bey, Damat Ferit Paşa'dan aldığı emre uyarak, bütün bunları önlemiş ve halkı uyuşturmaya kalkmıştı."
📖 Sayfa 132 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Amasya tamiminde en yakın bir tarihte Sivas’ta milli bir kongre akdi derpiş ediliyor ve bunun milli bir sır halinde tutulması isteniyordu ki, aksi halin, gayeye zararı dokunabilirdi.
📖 Sayfa 159 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
"“Ruhu göklerde olan yedi yüz senelik tarihimiz bu minarelerden bugün Osmanlı tarihinin faciasını seyrediyor. Bu muazzam, bu tarihî meydanda, zafer alayları tertip eden ecdadımızın ruhu, bizi seyrediyor. Dünyaların öbür ucuna at süren namağlup erlerin evlâtları önünde ben baş eğiyor ve yemin ediyorum bugün kolları kesilmiş olan Türk'ün kalbi, eski cesaret ve şecaatini kaybetmemiştir, yemin ediyorum ki, Osmanlı sancağına, tarihine hıyanet etmeyeceğim. Allaha, hakka, milletlerin ilahi hakkına dayanan Türk milleti, bütün Müslüman ve Türk dünyasına İlân ediyorum, dâvamızı İlân ediyorum."
📖 Sayfa 96 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Diğer taraftan, Havza'ya geldiği günden İtibaren halkı milli mücadele fikri etrafında hazırlamakta idi. 26 Mayıs’ta Havza eşrafı kendisini ziyaret ettikleri vakit onlara, "hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız” demişti.
📖 Sayfa 153 · Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin
Sıkça Sorulan Sorular
Milli Mücadele Başlarken kimin eseridir?
Milli Mücadele Başlarken, M. Tayyib Gökbilgin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.
Milli Mücadele Başlarken kaç sayfadır?
Milli Mücadele Başlarken, 688 sayfadır (Kronik Kitap baskısı).
Milli Mücadele Başlarken'in en ünlü sözü nedir?
“"Yunan hükümeti İtilaf devletleri arasında bulunmasından istifade ederek Osmanlı memleketleri dahilinde asayişi bozmak için birtakım tertipler yapmakta ve bazı yerlerde nüfusça ekseriyet temini maksadıyla birçok kimseleri yerleşmek üzere sahillerimize sevk eylemekte, ayrıca Bulgar hükümeti de bu fırsattan istifade evvelce muahedelerle mübadele edilen Bulgar muhacırlarını yeniden Edirne vilayetine göndermekte idi."”