CANLI

Martin Van Bruinessen'in Ağa, Şeyh, Devlet Adlı Eserinde Tarih Üzerine Özlü Sözler Kaleme Almış

Ağa, Şeyh, Devlet - Martin Van Bruinessen kitap alıntıları ve sözleri

Martin Van Bruinessen'in kaleme aldığı Ağa, Şeyh, Devlet, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1992'de yayımlanmıştır. Tarih meraklılarının Ağa, Şeyh, Devlet'ten seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.

Yazar:Martin Van Bruinessen
Çevirmen:Banu Yakut
İlk Yayın:1992
Yayınevi:İletişim Yayıncılık
Sayfa Sayısı:509
Orijinal Adı:Agha, Shaikh and State The Social and Political Structures of Kurdistan
Dil:Türkçe
ISBN:9789754709414
Okuma Süresi:14 sa. 25 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika, Tarih, İnsan ve Toplum, Sosyoloji

Ağa, Şeyh, Devlet'ten En Beğenilen Alıntılar

Bitlis, imparatorluğun bir eyaletinden çok, bir vassal devlet görünümündeydi. Yönetici aileye tanınmış olan bağımsızlık, zaten çok yüksekti; ailenin kendisi de, mümkün olduğunca daha fazlasını istiyordu. Tavemier’nin bölgede bu­lunduğu dönemde mir, ne Osmanlı ne de Safevi egemenliğini tanımaktaydı; ama Bitlis’in stratejik konumundan dolayı her iki devlet de onunla samimi bir ilişki içinde görünmeye çalışıyordu

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Rastlantısal olarak Nur sa'id Kürttü.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Orta Kürdistan'ın ince dokunmuş yünden yapılan gelenek- sel giysisi "şal û şepik", hâlâ yalnızca sayıları pek az kalmış olan Ermeni cemaatlerince imal edilmektedir. Hıristiyan ce- maatlar aynı zamanda bağ ve bahçecilik alanında da yetkindi- ler. Bunların köylerine yerleşen Kürtler bu köylerde yapılan taraça usulü bağ ve bahçeciliği sürdüremediler ya da girift su- lama sistemini tamir edemeyerek bu ekonomilerin devamlılı- ğını sağlayamadılar. Bu durum özellikle orta Kürdistan'da zi- yaretçilerin gözünden kaçamayacak kadar aşikârdır.

📖 Sayfa 37 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Van Gölü'nün kuzeyindeki, Fırat ve Dicle'nin kaynaklarının bulunduğu yüksek yaylaya, evvelce çoğunluğu oluşturan Ermeni nüfus nedeniyle, Ermenistan Yaylası deniyordu. Kürtler bu bölgede sadece son birkaç yüzyıldan beri yaşamaktadır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermeni tehciri nedeniyle ve birçoğunun da kaçmasıyla, bu yayla da esas olarak Kürtlerin yaşadığı bir bölge haline gelmiştir

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Genellikle sülale içinde evlenme konusunda büyük bir toplumsal baskı vardır

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Said Nursi... Cesaretiyle ve aynı zamanda öldürülmek üzere kendisine teslim edilen 1.500 Ermeni'nin Rus tarafına geçmesini sağlayarak hayatlarını kurtarmasıyla dikkat çekmişti.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bana bilgi verenlerden biri, 1920'lerde Diyarbakır civarlarında kullanılan unvanlarla ilgili olarak şunları söyledi: "Ağa dağlarda aşiretiyle birlikte yaşayan öndere denir; bey ise şehirde yaşar ve aslen aşiretli olur, olmayabilir de. Bey okuryazar olur, ağa ise okuma yazma bilmez. Bey medenidir ve politika ile uğraşır, ağa ise savaşır."

📖 Sayfa 132 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Divan çok yakın zamanlara kadar güçlü bir sosyal denetim mekanizması sağlıyordu. Köylülerin buraya her akşam gelmele­ri mecburiydi. Eğer bir kişi bir akşam gelmeyecek olursa neden gelmediği sorulurdu. Birkaç gün ortadan kaybolan bir kişi ise ağa ve ihtiyarlar tarafından azarlanırdı.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bir sosyal olguyu ki­şilerin özellikleriyle açıklamak hiçbir zaman tatmin edici de­ ğildir. Şeyhin ölümünden sonra bu tarikatın Kürdistariın poli­tikasında oynadığı çarpıcı rol düşünüldüğünde, bunu şeyhin kişiliğinden gelen özelliklerle açıklamak doyurucu olamaz. Kanımca bu olgu aşağıda belirtilen faktörlerden biri ya da iki­siyle açıklanabilir:
1. Nakşibendi tarikatının özellikleri (örneğin bunları Kadirîlerden farklı kılan özellikleri).
2. Tarikatın Kürdistaria girdiği dönemdeki sosyal durumun özgünlüğü.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Mirlerin yerine atanan valiler yerel olaylara ilişkin ne onlar ka-dar bilgi sahibiydiler ne de halkın nezdinde meşru yöneticiydiler. Bu nedenlerden dolayı da aşiretler arası çelişkilere ve kan davalarına çözüm getirmeye muktedir değillerdi. Bazı valiler kasten bu çatışmaları körükleyerek, böl ve yönet taktiğini gü-düyorlardı. Bunun bir neticesi olarak da eski emirliklerde kanunsuzluk ve güvensizlik hüküm sürmekteydi.

📖 Sayfa 341 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürdistan'ın kalbi , ulaşılması güç, işgalci orduları geri püskürten ama çetelere ve kanun kaçaklarına barınak olan dağlardır .

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Yezidiler her zaman
Müslüman komşularının zulmüne maruz kalmışlardır. Bu se­bepten birçoğu doğdukları toprakları terk etmiş, bir haylisi de Müslüman ya da Hıristiyan olmuştur.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Aşiretin alt-birimleri ara­sındaki muhalefet ve ittifak sürecini en iyi anlatan ve aşiret ol­manın (ethos’unun) merkezinde yer alan tek bir çatışma tipi vardır: Kan davası - Aşiretli Kürtlerin kendileri, klan ve sülale dayanışması konu olduğu zaman sürekli kan davasına atıfta bulunurlar.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Nakşibendi tarikatının tarihî kökenleri Orta Asya'dadır. Tari-katın ismini aldığı Şeyh Bahaeddin Nakşibend (1318-1389 Buhara) ne bu tarikatın kurucusu ne de ilk örgütleyen kişisidir. Yine de tarikatın ismini ondan alması Abdül Kadir'le mukayese edilecek olursa meşru kabul edilebilir. Zira Nakşi-bend, Bahaeddin Nakşibend Abdül Halik Ghujdawani (Ghujdawanlı, Buhara yakınlarında, ölümü 1220) tarafından kurul-muş ve kendinden önce zaten varolan bu tarikatın önemli islahatçılarından biridir.

📖 Sayfa 330 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Keske aramizda ahenk olsaydi
eger bizler içimizden birine itaat etseydik
O Türkleri, Araplari, Farslars, onlarin tümünü tabiyeti altina alirdi
Dinimizi, devletimizi mükemmellestirir ve kendimizi ilim ve irfanda egitirdik...3

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Eğer öldürülen ve öldüren arasındaki sosyal farklılık çok fazla ise gerçek suçludan intikam almak mümkün değildir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürtler diğer aşiretler biçiminde örgütlenmiş halkar gibi soy ağaçlarının titizlikle akılda tutmazlar. Örneğin ikinci dereceden kuzenlerin kan bağları tam tamına araştırılmaz. Bir sülaleye gösterilen fiili politik sadakat gerçek akrabalıktan daha önemlidir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Geleneksel olarak amca ve amca çocukları rakip olarak görülürken, dayı ve onun çocukları birbirlerine yardımcı kabul edilir zira, bunlarla ekonomik bir çıkar ilişkisi yoktur. "Dayılar yeğenlerinin kalkındırırken amcalar da düşüşlerine çabalar." Belki de bu içsel çelişki amca kızıyla evlenmenin tercih nedenidir zira böylece çıkarlar birbirine karşıdaki grup arasında pirin uzlaşma oranı sağlanmış oluyor. Dayı da yeğenine yardım amaçlı kızını verebilir ancak bu tip evliliklerin daha ziyade politik bir anlamı vardır.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürdistan ile doğrudan sınırı olmamasına karşın İsrail bu ülkeye açıkça büyük bir ilgi göstermektedir. Kürt-Arap çatışması sırasında, Kürtler (İsrail tarafından) doğal müttefik olarak görülüyorlardı. 1967'den itibaren, hatta ondan da önce, Irak Kürt önderi Barzani Israil'den maddi yardım almıştır.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Ana dili Zazaca olanların Kırmançi'yi kolaylıkla öğrenebilmelerine karşın, Zazaca'yı öğrenmek ana dili Kırmançi olanlara çok zor gelmektedir.

📖 Sayfa 42 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Heverkan'daki politik örgütlenmeler oldukça ilginçtir; çünkü henüz kalci bir biçim almamislardir. Merkezi bir liderlik kurumlasmadigi için güç bir alt-asiretten digerine (veya bir aileden digerine) geçmektedir. Hatta iki iddia sahibi de ayni aileden olabiliyor. Eger ayni süreç kesintiye ugramadan devam etseydi, Mala Osman da Caf asiretininin Beyzade sülalesi gibi olabilirdi. Mala Eli Remo'nun durumu da çok ilginçtir (kendi Erebiya alt-asireti üzerindeki hariç) gerçek bir politik otoritesi olmamasina ragmen Mala Osman'dan daha itibarlıdır.

📖 Sayfa 169 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Türkiye'de önemli politik bir hareketlenme söz konusuydu. İran ve Irak'ta da sosyal ve politik çalkalanmalar olmaktaydı; iki ülkede de 1950'lerin başlarında Kürt köylüler toprak ağalarına karşı ayaklandılar. Gidişat Kürtlerin sınırları içinde yaşadıkları devletler içinde politik olarak entegre olmalarına ve etnik çatışmadan ziyade sınıfsal çatışmaya doğru gibi görünüyordu. Ancak 1960'larda, önce Irak Kürdistanı'nda, daha sonra Iran ve Türkiye'de milli- yetçi hareketlerin yeniden canlandığı görüldü

📖 Sayfa 49 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

1919 yılı baslarinda Paris'te yapilmaya baslanan Bars Konferansi'nda sadece Ingiliz, Fransiz ve Italyanlar degil ayni zamanda Yunan, Ermeni, Siyonist, Arap ve Kürt temsilciler de kendi toprak taleplerini dayattilar. Bu konferansin sonunda imzalanan Sevrès Antlas-masi (1920), Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinde bir Ermeni devletinin kurulmasini öngörüyor ayrica açikça bagimsiz bir Kürdistan'in kurulmasina mahal veriyordu (62 ve 64’üncü maddeler)

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bedirhan beg, Hacı Beyran ve Dehi de dahil tüm emirliği demir bir yumrukla yönetiyordu. En küçük bir saldırıyı bile ağır şekilde cezalandirmasi, Botan'i son derece güvenlikli bir bölge haline getirmişti. Bir zamanlar soygunculuk ve eşkiyacılığın kol gezdigi topraklarda simdi yasam ve mülkiyet saygi görüyordu; herkesin durumu iyilesmisti

📖 Sayfa 274 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürdistan ( Kürtlerin Toprağı ) Türkiye İran Irak ve Suriye'nin önemli bölgelerini içeren Orta Doğunun stratejik bir bölgesinde yer alıyor . Fakat hiçbir zaman bu adla anılan bir devlet olmamıştır . Osmanlı imparatorluğunda Kürdistan adı imparatorluğun Kürtlerin yerleşik olduğu topraklarını ifade etmek için kullanılıyordu.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Gurkel'e bağlı Kürtler adlarini ilk emirlerinden biri olan Hacı Bedr'den alıyor, Haci Beyran diye anılıyorlardı. Hacı Beyran'in nüfusu birkaç göçer ve yarı-göçer asiretin yanisira, belirgin bir asiret örgütlenmesi içinde bulunmayan, tamamiyla yerlesik Kürtlerden olusmaktaydi. Finiq'e bağlı ve benzer bir nüfus yapisina sahip olanlara ise Dehi deniyordu.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bedirhan, Hacı Beyran ve Dehi de dahil tüm emirliği demir bir yumrukla yönetiyordu. En küçük bir saldırıyı bile ağır şekilde cezalandırması, Botan'ı son derece güvenlikli bir bölge haline getirmişti. Bir zamanlar soygunculuk ve eşkıyalığın kol gezdiği topraklarda şimdi yaşam ve mülkiyet saygı görüyordu; herkesin durumu iyileşmişti. Yabancı konukların anlattığına göre, önemli bir karar alınacağı zaman mir, belli başlı ağaları toplayıp görüşlerini soruyordu; ama sonuçta kararı alan, tek başına kendisiydi.

📖 Sayfa 274 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Güneydeki alçak ovalar ve doğudaki yüksek platolar Kürdistan'ın doğal sınırlarını oluşturuyorlar. Bu Kürtlerin süper dağ savaşçıları oldukları gerçeğine parmak basıyor . Oysa güneydeki Arap komşuları doğudaki Azeri Türkleri ova savaşlarının ustasıdırlar.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

konuştuğum bir Mutkili şöyle anlatıyordu: "İçimizde biri diğer bir aşiretten birisi tarafından öldürüldüğünde, bu kişinin yakın akrabaları bu aşiretin peşine düşerek ilk rastladıkları adamı öldürürlerdi. Bazen bir kişiyi öldürmekle yetinmeyerek dört beş kişi de öldürdükleri olurdu. Tabii ki diğer aşirette bizim peşimize düşüp birkaç kişiyi öldürerek intikam alırdı. Bu böylece yıllarca sürer giderdi; bazen Barış yapılana dek 50-100 kişinin öldürüldüğü olurdu."

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Avrupa feodalizminin en ‘saf halinin Avrupa’da değil de Haçlı­ların Akdeniz’in doğusunda kurdukları devletlerde varolduğu, bu üretim tarzı ve politik örgütlenmenin adeta bir boşluğun içine ekilerek, daha önceki üretim biçimlerince engellenmeksizin kendi sistematik sonuçlarını geliştirebildiği öne sürül­müştür.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürdistan'ın azgelişmişliği birincil bağım- lılıkların devamına yol açmaktadır ve bu durum da Kürt milliyetçi hareketini etkilemektedir.

📖 Sayfa 40 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Tebaa durumundaki aşiretsiz Kürtlerin duru­mu da Hıristiyanlannkinden farklı değildi. Hâlâ, bunlar adına intikam almak efendilerinin işidir. Bu durum, aşiretsiz köylü­lerin bağımsız yaşamaktansa serf olarak yaşamayı yeğlemele­rinin sebeplerinden biridir. Güçlü bir aşiret reisine “ait” ol­mak aşiretsiz birinin korunabileceği en iyi durumdur, öte yandan bağımsız olmak demek her türlü saldırıya hedef ol­mak anlamına gelir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

İktidara gelebilmekte ‘geleneksel’ yolun iç çatışma olduğu, ‘modern yolun ise merkezi devletle işbirliği yapmaktan geçtiği gibi bir yorum insana cazip geli­yor. Ancak daha emin ve kazançlı olan ikinci yol, zaten yüzyıllardır varolan bir yöntemdir. Kürtler her zaman imparatorlukların sınır bölgelerinde yaşamışlar­dır. Eğer ‘geleneksel’ tabiri aşiretsel olarak örgütlenmiş toplum anlamında kullanılacak olsa bile, bu ‘geleneksel toplumun’ dış etkilerden yalıtlanmış, sosyal örgütlenmesi özerk bir toplum olduğu anlamına gelmez

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

20. yüzyıl boyunca Kürdistan’ı denetim altına alan merkezî hükümetler anlaşılabilir nedenlerle şiddet tekelini kendi elle­rine geçirmek istediler. Denetim etkinleştikçe şiddetli çatış­maları ustalıkla idare etmek suretiyle güçlenme yolu da gide­rek kapandı. Aşiret çapında iktidarı ele geçirebilmek için, her zaman yararlı olmuş hükümet yetkilileriyle iyi ilişkiler kura­bilme yetisi daha önemli olmaya başladı. Şimdi (1970’lerde) aşiret reislerinin mevkilerini koruyabilmek için eskisinden çok daha fazla dış bir güce bağımlı hale gelmeye başladıkları görülüyor.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Ayrıca mirin başka bir denetim olanağı daha vardı: Emirliğe bağlı aşiretler arasındaki çatışma ve rekabetten yararlanmak. Bundan önceki bölümde bahsettiğimiz gibi, aşiretler arasında­ ki kan davaları ve diğer çatışmaların ancak her iki tarafın da tanıdığı bir kişinin otoritesiyle çözülmesi mümkündü. Birbirleriyle yakın ilişki içinde olan, ortak çıkarlara sahip aşiretler için böyle bir otoriteye başvurabilme olanağı, önemli bir avan­tajdı.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Önderlik ve çatışma birbiriyle sıkı sıkıya ilişkilidir. Kavgaların sona erebilmesi için genellikle popüler bir otoritenin araya girmesi gerekir ve bir önderin gücü de çözüm getirdiği her ciddi kavgayla birlikte pekişir ve artar.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bu ailelerin kazanmış olduğu nüfus ileride, Kürt milliyetçi hareketinde anahtar rol oynamalarini garantiledi: Nehrili Seyh Ubeydullah, Palulu Seyh Said ve Molla Mustafa Barzani gibi önemli milliyetçi önderler Mevlana Halid tarafindan Naksibendi tarikatina alinmis seyhlerin ardıllarıydı.

📖 Sayfa 333 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Aşiret ya da klanın sınırlan pek de belirgin değildir: Her iki­sinde de çekirdeği oluşturan merkezî sülaleler vardır. Bunun yanısıra, aşiretler bünyelerinde bazen merkezî sülalelerden daha fazla, aşiretle uyum içinde davranan ya da davranmayan bi­ reyler ve sülaleler de barındırır. Eğer bir aşiretin işleri iyi gidi­ yorsa, bir süre sonra maceraperest kişiler ya da başka aşiretten ayrılan altbirimler de bu aşirete katılırlar ve böylece aşiretin koruması altına girerek kaderini paylaşırlar.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Ayaklanmayı planlayanlar ve önderler kitle desteğini sağlamakta yalnızca millî propagan­danın yeterli olmayacağını, dini ajitasyonun daha etkin olaca­ğını düşündüler. Kısmen bu nedenden ayaklanmanın önderle­ri olarak şeyhler seçildi. Ayaklanma anı cihad olarak adlandı­rıldı; Şeyh Said’e de emir el mücahidin (mücahidlerin komuta­nı) unvanı verildi.Ancak tüm bunlar yine de ayaklanmanın ardındaki itici gücü tek başına dini motivasyonun sağladığı anlamına gelmez.

📖 Sayfa 442 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Yine de, yeni bir bunalım döneminde Kür-ler, Müslüman oldukları için, halife-sultanın Panislâmcı çağrılarına uyarak Ermeni ve Ruslara karşı koyabilirlerdi. Ama bundan emin olmaya imkân yoktu. İşte Hamidiye alaylarının kuruluşunun ardında bu düşünceler yatmaktaydı. Hamidiye, hem Kürtler içın sultana bağlılığı cazip kılmanın bir aracı, hem de doğuda düzeni sağlamanın en etkili yolu olarak görülmelidir

📖 Sayfa 286 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Hamidiye alayları kurulurken doğrudan güdülen amaçlar, o sırada henüz çok büyümemiş olan ayrılıkçı Ermeni faaliyetleri­ni bastırmak ve Kürtleri daha iyi denetleyebilmekti.

📖 Sayfa 286 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Ağa ve şeyhlerin otoritesi Weber’in geleneksel ve karizmatik diye tanımladığı otorite biçiminin bir bileşimidir. En yaygın meşruiyet türlerinden biri tipik olarak gelenekseldir: Ağa ve şeyhlerin atalarının meşhur bir kişiye ya bir İslâm kahramanına ya da kutsal sayılan bir kişi ya da o kadar eskilere dayanmayan ama savaşçı bir aşiret reisine dayandırmak. Bunun yanısıra bir şeyh tanınmış isimlerden oluşan bir silsileye kökeni olarak işaret edebilir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Bir kişinin dinden politik ve ekonomik fayda sağlamasının çeşitli yolları vardır. Bunu Kürdistan’da en başarılı şekilde ya­panlar şeyhlerdir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Hem bir Kürt işçi sınıfı hem de bir Kürt sermayesi vardır. Ancak her ikisi de Kürdistan dışındadır.

📖 Sayfa 39 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Türk tarafında da bölünmenin olduğu ve Mustafa Kemal’e karşı kısmen kaynağı dini olan güçlü, tutu­cu bir muhalefetin varlığı biliniyordu. Böylece ayaklanmaya dini bir görünüm vermekle iki kat avantajlı bir durum sağla­nabilirdi. Her şeyden önce başka bir sebepten ayaklanmaya katılmayacak birçok Kürdün dini nedenlerden dolayı katılı­mı sağlanacak, diğer taraftan da Büyük Millet Meclisi’nin ayaklanma karşısında yekpare bir bütün olması önlenecekti.

📖 Sayfa 414 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Tamamen yalnızlık hissi içine gömülmek ve dünyadan tama­mıyla kopmak.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kürdistan'da tarikatın örgütsel işlevi sandığım kadar önemli değildi; asıl önemli etken, şeyhin kutsal bir kişi olarak oynadığı roldü.

📖 Sayfa 313 · Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Aşiret reisi, devletin gözünde yerel bir memur; halkın gözünde ise kadim bir hükümdardır. Devlet, aşiret reisinin aracılığı olmadan halka ulaşamadığı noktada, egemenliğini bu reise devreder. Böylece devlet, kağıt üzerinde bölgeyi yönettiğini sanırken, aslında aşiret reisi devleti kendi çıkarları için bir kalkan olarak kullanır.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Aşiret isyanlarının çoğu devleti yıkmak için değil, devletten daha fazla imtiyaz koparmak, vergiden muaf tutulmak veya yerel otoritesini tescil ettirmek için yapılır. Bu bir yönetim biçimidir: İsyan ederek merkeze 'benimle anlaşmadan burada hüküm süremezsin' mesajı verilir.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

“Neden vecd” sorusu bizi ancak kısmen cevap verebilece­ğimiz başka bir düzeye getirir. Dervişlerin hepsi vecde gel­mez ve her vecde gelen de eline şiş veya kılıç almaz. Bu gös­terileri yapanlar istisnasız en fakir ve toplumsal konumları en düşük olanlardı: İşsizler ya da mevsimlik işçiler, zanaatkârlar ve küçük esnaflar gibi. Hankâhda aşağı toplumsal ko­numlarını telafi edebildikleri gibi, bu uygulamalar ağırlıkla öbür dünyaya ait olmasına rağmen bu dünyayı da tamamen dışlamadığından burada da bir üstünlük kazanıyorlardı.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Yerel Kürt yöneticilerin merkez tarafından tanınıp sancakbeyi ya da özerk yönetici olarak atanmaları, kaçınılmaz şekilde reis­liklerin (emirliklerin) iç örgütlenmesini etkilemişti. Yönetici ai­lelere tanınan veraset hakları sayesinde, mevcut iktidar dengele­ri değişmeden sürüp gidiyordu.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

“Kürdistan’daki aşiretler iki farklı unsurdan oluşuyor - biri kalıcı diğeri değişkendir. Kalıcıları, aşiret reisiyle yakın ilişkide olan aile grubu iken, de­ğişken olanları ise bazen bir aşirete bazen başka bir aşirete ka­tılan maceracı kişiler ya da kendi aşiretlerini terk etmiş olanlar oluşturuyor.”

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Sınırların çizilmesiyle birlikte, yeni bir meslek doğdu: Ka­çakçılık. Kürdistan’ın çeşitli parçalanın yer aldığı ülkelerde tütün, lüks mallar ve etin fiyatı çok değişiyordu ve hepsini her zaman kolayca bulmak mümkün değildi. Bu durum ve Kürdistan’da nakit para kazandıran iş olanaklarının pek olmama­sı, kaçakçılığı Kürdistan ekonomisinin temel direklerinden bi­ri haline getirdi. Kürdistan’ın “millî gelirine kaçakçılığın kat­kısını hesaplamak mümkün değil. Ama biraz cesur bir tahmin yürütüp, tarım ve hayvancılıktan sonra üçüncü sırada yer aldı­ğını söyleyebilirim.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Kulağa ne kadar ironik gelse de, bir Kürt devleti dü­şüncesini mümkün kılan, Ermeni katliamlarıdır.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Milliyetçilik ve din arasındaki ilişki de buna benzer biçim­ de farklıdır. Şeyh Said ayaklanmasına katılan kitleler açısın­dan dinî ve millî bağlılık birbirinden ayırdedilemezdi: Bunlar birbirine tekabül ediyordu ve bunlar aslen birbirine özdeşti. Milliyetçi duygular dinî duygulardan ve birincil bağlılıklardan kaynaklanmıştı ya da en azından bunlar tarafından hare­kete geçirilmişti. Ancak milliyetçi duygular diğerlerinden ba­ğımsızlaşarak kendi yaşamlarını sürdürmeye başladılar ve bu andan itibaren dinle daha önceki kadar güçlü bağlantısı kalmamıştır.

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen

Sıkça Sorulan Sorular

Ağa, Şeyh, Devlet kimin eseridir?

Ağa, Şeyh, Devlet, Martin Van Bruinessen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1992'de yayımlanmıştır. Türkçeye Banu Yakut çevirmiştir.

Ağa, Şeyh, Devlet kaç sayfadır?

Ağa, Şeyh, Devlet, 509 sayfadır (İletişim Yayıncılık baskısı).

Ağa, Şeyh, Devlet'in en ünlü sözü nedir?

“Bitlis, imparatorluğun bir eyaletinden çok, bir vassal devlet görünümündeydi. Yönetici aileye tanınmış olan bağımsızlık, zaten çok yüksekti; ailenin kendisi de, mümkün olduğunca daha fazlasını istiyordu. Tavemier’nin bölgede bu­lunduğu dönemde mir, ne Osmanlı ne de Safevi egemenliğini tanımaktaydı; ama Bitlis’in stratejik konumundan dolayı her iki devlet de onunla samimi bir ilişki içinde görünmeye çalışıyordu”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Ağa, Şeyh, Devlet — Martin Van Bruinessen. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4