CANLI

Mengene: Tarih Üzerine Muzaffer Oruçoğlu'nun Etkisi Süren Sözler

Mengene - Muzaffer Oruçoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Tarih alanına Muzaffer Oruçoğlu'nun kazandırdığı Mengene, 2001'de yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.

Yazar:Muzaffer Oruçoğlu
İlk Yayın:2001
Yayınevi:Belge Yayınları
Sayfa Sayısı:214
Dil:Türkçe
ISBN:9789753447393
Okuma Süresi:6 sa. 4 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Siyaset-Politika, Tarih

Mengene'den En Beğenilen Alıntılar

Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nes­neden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da özgürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.

📖 Sayfa 28 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Öyle görünüyor ki, sen zincirleri ve işkenceleri seviyorsun. ‘Zincirlerimden başka kaybedecek bir şeyim yok,’ sözünü mü yaşamak istiyorsun yoksa? Marks’ı güldürme kendine.”

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Dünyanın tüm güzelliklerini
Davet ettim soframa
Başköşeye kuruldu orostopolluk
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik.

📖 Sayfa 98 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Rahatlamak için kendi kendime konuşayım diyor­dum ama duygularına boyun eğdiren sadist bir akıl ve her şeyi kendi ‘ben’ine göre kavramaya çalışan bir ‘ben’ , sözümü, daha ağzımdan çıkmadan iptal ediyordu.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Hangi kurban, celladının aşk teklifine inanır. Hayret, ben inandım.

📖 Sayfa 50 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Susmak mücadelen kaçmaktır. Deniz Gezmiş’in ifadelerini vereyim oku. Takır takır anlattı her şeyi. Mahkemenin karşısında da inkâr etmedi. Takır takır anlattı.” “İpin altında bile susmadı,” diye söze girdi Kel Eyüp. “Sandalyeye çıktı, bağıra bağıra konuştu. Çünkü açık görüşlü bir insandı o. Gizleyecek hiçbir şeyi yoktu. Susmuyordu. Sen susuyorsun.Susarak mı değiştireceksin dünyayı?

📖 Sayfa 91 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Tarihin cesedini, mekânın kanlı zemininden kazıyıp sırtına alan, dipsiz bir zaman karanlığı
içinde buldum kendimi.

📖 Sayfa 33 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"Bir ülkenin kaderini ören ağların parçalanması, o ülkenin mağaralarının ağzındaki örümcek ağlarının parçalanmasıyla başlar."

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"Dünyanın tüm güzelliklerini
Davet ettim soframa
Baş köşeye kuruldu orostopolluk.
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk
Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik."

📖 Sayfa 97 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Şu anki direnişim, sadece kendim için değil, insanlık onuru için, hatta sizler içindir” “Sorularınızı sorarken, kendinizi, kardeşinizi veya oğlunuzu benim yerimde hissederek sorun”,
“Tayin edici olan işkence ve işkence aletleri değil, o aletlere karşı direnen insanın özgürlük ateşidir.”

📖 Sayfa 121 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Mermilerden korunmak için kendimizi can havliyle duvar dibine attık. Ev gazla dolmuş, pencere büyüyerek karanlığın gücüne teslim olmuştu.
Ulaş Bardakçı'yı anımsadım o an.

📖 Sayfa 9 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Toprak en büyük bereketini kendi suskunluğunda yeşertir.”

📖 Sayfa 148 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Ruh dünyam, birbirine düşman iki gücün, karanlıkla ışığın,direnme azmiyle çözülme isteğinin mücadelesiyle çalkalanıyordu.Cesaretle korku, kurtulma isteğiyle fedakârlık, umut ile umutsuzluk, sabır ile sabırsızlık, yaşamak ile ölmek...

📖 Sayfa 185 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Sigara ister misin?”
“Hayır” dedim başımla.

📖 Sayfa 80 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"İnan ki sizin gibi genç­lerin kör inançlar uğruna kendilerini ezdirmelerine üzülüyo­rum. Vatan için yararlı ömrünüzü zindanlarda çürütüyorsunuz. Buradaki hoş olmayan uygulamaların aylarca devam etmesi ne kötü bir şeydir. On beş gündür boşu boşuna yirmi kişiyi meşgul ediyorsun. Yazık değil mi bu fakir halkın parasına? Sizin yüzü­nüzden ülkemize sızdırdırılan casuslarla uğraşamıyoruz. Bir yandan KGB, diğer yandan CIA... Bu fakir devlet kiminle uğraşsın oğlum? Bu devletin başında sen olsan ne yaparsın?”

📖 Sayfa 127 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Ölümün dipsiz karanlığında yankısını arayan afat bir çığlık gibiydim.

📖 Sayfa 10 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Ne demiş Tevfik Fikret: ‘Barika-i hakikat, müsademe-i ef­kardan çıkar.’

📖 Sayfa 95 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

İşkence yeniden başladı. Kulaktan cereyan veriş, insanın ölüme en çok yaklaştığı bir andır.

📖 Sayfa 134 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Sizin insanlığa zerre kadar faydanız yoktur. Şiddetten doğdunuz ve hayata şiddetle başladınız. Tehlikeli insanlarsınız!

📖 Sayfa 83 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Darbeciler,hayalî suçlar yaratarak hem sıkıyönetimin süresini uzatmaya gerekçe sağlıyor hem de devrimcileri ve yurtseverleri ağır cezalara çarptırmayı amaçlıyorlardı.

📖 Sayfa 70 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Bu devlet, İran Şahının devleti değildir... Kerim bir devlettir. Mao’yu okuyacağına Ke­mal Tahir’i oku. Bu devlet, kendi temellerine dinamit koyanlara bile insaflı davranıyor....

📖 Sayfa 165 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nes­neden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da öz­gürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Değişik incelikte çubuklarla falakaya başladılar. Ciğerime işliyordu peş peşe, düzenli vuruşlar. Pis bir çaput tıkmışlardı ağzıma.
“Konuşacağın zaman elini oynat lan.”
Ayağımın altı şişince ayağa kaldırdılar. Acıdan kalkama­dım. İki cendereci melek, koltuğumun altına girip dikeltti beni.
Ayaklarımı ayağıyla betona bastırdı birisi.
“Sana burada, ferahfeza makamıyla bağırmayı öğreteceğiz."

📖 Sayfa 20 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Hayat, geçit vermiyordu. Hegemonyayı yaratan akıl, yarattığı hegemonya­nın aklına teslim olmuştu.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"Allah onu, insanlara alçaklığın kudretini ha­tırlatmak için yaratmış.”

📖 Sayfa 175 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Öldürdükleri insanın kaval kemiklerinden kaval yapan geveze yaratıklar sürüsü canlandı gözlerimin önünde. Bir kara sinek kondu burnuma. Kara sineğe dönüşüp kapı aralığı veya pencere deliğinden uçup gitmeyi hayal ettim.

📖 Sayfa 73 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Bizi odanın ortasında, ellerindeki sopalarla vahşice dövme­ye başladılar. Küfürle sopa anaforunda dönüp duruyorduk.
“Haydin bakalım, devrimciler dik durur, konuşmaz,” diye bağırıyorlardı.

📖 Sayfa 20 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Biz bir çınarız evladım. Fırtınaya tutulmuşsun, dardasın.
Biz senin yanı başındayız. Birkaç kanat çırpmasıyla bize sığına­bilirsin.

📖 Sayfa 72 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Direnmenin akla hayale gelmeyecek derecede çeşitli nedenleri olabilir.

📖 Sayfa 147 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Herkes kendi ham demirini evvela kendi fikrinin ateşinde dövmesini bilmelidir.

📖 Sayfa 211 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"General Faik Türün’le Memduh Ünlütürk'ün emri altında çalışan “Özel Harp Dairesi"nin Harbiye’deki sorgulama merkezine getirilmiştik. CIA’ın Pana­ma’da eğitip Ortadoğu’da görevlendirdiği sorgulama ustaları­nın yetiştirdiği ekiplerle tanışacaktık."

📖 Sayfa 23 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Bağırma, sorguculara, insanın dayanma gücü hakkında bir fikir, bir ipucu veriyor, diğer odalarda sorgulanan insanların moralini bozuyor­du. Bağırma, sızlanma ve ağlamayı da teşvik ediyordu. Bağırma­nın doğası, direnmeninkinden tamamen farklıydı.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"Ne bu oğlum?” dedi Albay Kel Eyüp.
"Ben her zaman insan­lara insanca davranılmasından yanayım. Bulunduğum her yer­de, yetkilerimin elverdiği ölçüde, darda kalan insanlara yardım ettim. İnsanlar şiddetle doğru yola getirilmez, doğru yol onlara anlatılarak gösterilmelidir."

📖 Sayfa 137 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Şeytanın Adem’den daha özgür olduğunu düşünüyordum. Çünkü o, cen­netten atılınca Adem gibi içinde taşımamıştı Cenneti, söküp atmıştı içinden onu...

📖 Sayfa 133 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Kahraman olmak. Evet. Güzel. Çok güzel. Ama kimin için? Bu halk için mi? Bu halkın kahramanı yoktur. Varsa göster. Kahramanların hepsi sahtedir. Neden sahtedir? Çünkü başkalarını kurtarmaya çalışıyorlar. Gerçek kahraman, kendisini kurtarma­ya çalışandır.

📖 Sayfa 81 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Ağacı kesmeye kalkışan, hatta kesen baltanın demirini suçlayıp da sapını görmezlikten gelemeyiz.”

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“İnsan, şartları kabul etmeden onu aşamaz.”

📖 Sayfa 163 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Acılarımı duyamayacak kadar acı içindeyim.”

📖 Sayfa 63 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Beni en çok bir çocuğun de­ğil, bir celladın ağlayışı etkiler.

📖 Sayfa 77 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Yalan insanı çürütür evladım,”

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Yazmaya kalkışsam, yazdığım oranda parçalanacağımdan korkuyordum.”

📖 Sayfa 173 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Kendine direnişçiyim deme! Hayat, senin direndiğin alan­ da devinmiyor. Niye devinsin ki? Senin kendine zerre kadar saygın yok. Beynindeki açlık bağırıyordu, heey dangalak diyordu, hep aynı kitapları okuyorsun, biraz da başka kitapları oku; hep solcuları okuyorsun, biraz da sağcıları oku. Bu bağırtıları sen dinlemiyordun...

📖 Sayfa 83 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Mengenedesin oğlum. Bu mengene, konuşmadığın müd­detçe hem seni hem de arkadaşlarını ezecek. Senin yüzünden arkadaşların acı çekecek. Kurtulamayacaksın bu mengeneden....

📖 Sayfa 53 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Koskoca bir devlet devinin karşısında sen bir cüce bile değilsin ulan. Kimin haberi var senin varlığından. Şu kokuşan çürüyen sessizliğinle bize meydan okuduğunu mu sa­nıyorsun! Adi köpek!

📖 Sayfa 32 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Bildiğim tek şey, bu gibi yerlerde, tüm halkın ve hatta insanlığın bir kişiye indirgendiği, o bir kişinin şahsında sorgulandığıydı. Burada yaşam, taraflardan birine direnmeyi, susmayı; diğerine ise çözmeyi, konuşmayı emrediyordu. Her iki tarafın da amacı aynıydı: YENMEK.

📖 Sayfa 25 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Ölüm, sonsuz bir karanlıktır evladım, herkes onunla karşılaşır ama hiç kimse yaşayamaz onu.”

📖 Sayfa 104 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Kendisini yönetemeyen yönetilmeye mahkumdur.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Boşuna uğraşıyorsunuz. Parça parça doğrasanız bile is­teklerinizi kabul ettiremezsiniz. İnsanlık için ölümü göze aldı­ğım için buradayım. Düşüncelerim uğruna, binlerce kez ölüp dirilmeye hazırım, vicdanı ve özgür iradeyi, hiçbir güç tesli­miyete zorlayamaz...

📖 Sayfa 122 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Direnme dayanaklarım, kaynaklarım neydi? Yan odalardan gelen bağırtılar mı? Onurlu ve dimdik yaşama tutkusu mu? İşsizlik ve yoksulluk bulvarında sürünen milyonlar mı? Açlıkla cebelleşen Afrikalı bir çocuğun gözlerindeki yaşam pırıltısı mı? Bilimin ve sosyal pratiğin vaat ettiği büyük gelecek mi?

📖 Sayfa 33 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

"Niçin gerçek adını söylemiyorsun lan?” dedi birisi bana.
“Amacınız adımızı öğrenmek değil, dayakla yıldırıp onursuzlaştırmaktır...Bu sadece bize yapılmıyor, halka da yapılıyor. Ne yazık ki içimizdeki bazı kimseler de onların bu emellerine bilerek veya bilmeyerek alet oluyorlar. Yarın halkı­mız tüm yapılanların hesabını soracaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.”

📖 Sayfa 22 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Güçlü yanları, hatalarını söylerken açığa çıkan ve bana öyle geliyor ki hayata, durmaksızın çelişkiler doğurduğu için âşık olan bir insandı.”

📖 Sayfa 13 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Şuna yalan söylenir, buna söy­lenmez diye bir kural olur mu? Yalan yalandır.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Mengene'yi okurken, aklınızın ve ruhunuzun mengeneye girmeyeceği; aksine, oradaki işkencenin, aklınızın ve ruhunuzun mengenesinde sorgulanacağı inancıyla...

📖 Sayfa 8 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Farklı bir işkence bekliyordum. Hz Süleyman'ın sözü çınlamıştı içimde;
''Güneşin altında yeni bir şey yok.''

📖 Sayfa 26 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Zaman ilerlemiyordu. Susuzluk acısı egemen olmuştu tüm acılara. Tavanda yürüyen böcekleri izliyordum. Bir çatlaktan girip, dışarıya, güneş enginliğine çıkıyordum...

📖 Sayfa 96 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“Güneşin altında yeni bir şey yok.”

📖 Sayfa 26 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

İnsanlığın devrimci ideallerine bağlıyım. Hayatın hiçbir alanında kimseyi aldatmadım.

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Direnme dayanaklarım, kaynaklarım neydi? Yan odalardan gelen bağırtılar mı? Onurlu ve dimdik yaşama tutkusu mu? İş­sizlik ve yoksulluk bulvarında sürünen milyonlar mı? Açlıkla cebelleşen Afrikalı bir çocuğun gözlerindeki yaşam pırıltısı mı? Bilimin ve sosyal pratiğin vaat ettiği büyük gelecek mi?

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Açlık grevi, bir direniş bicimiydi. İşkence şartlarında açlık greviyle sonuç alınamaz diye bir şey yoktu. Ama bugünkü korkunç şartlarda tek başına, açlık greviyle bir sonuç alabilir miydim? İşkence altındaki tutuklular, bir yolunu bulup toplu halde ölümcül açlık grevine gidebilseler güzel olur. Ama...

📖 Sayfa 69 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

“İçinde kaybolacağım boşluğu arıyordum.”

📖 Sayfa 92 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Mengene kimin eseridir?

Mengene, Muzaffer Oruçoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2001'de yayımlanmıştır.

Mengene kaç sayfadır?

Mengene, 214 sayfadır (Belge Yayınları baskısı).

Mengene'nin en ünlü sözü nedir?

“Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nes­neden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da özgürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Mengene — Muzaffer Oruçoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4