
Tarih alanına Muzaffer Oruçoğlu'nun kazandırdığı Mengene, 2001'de yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Mengene'den En Beğenilen Alıntılar
Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nesneden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da özgürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.
📖 Sayfa 28 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Öyle görünüyor ki, sen zincirleri ve işkenceleri seviyorsun. ‘Zincirlerimden başka kaybedecek bir şeyim yok,’ sözünü mü yaşamak istiyorsun yoksa? Marks’ı güldürme kendine.”
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Dünyanın tüm güzelliklerini
📖 Sayfa 98 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Davet ettim soframa
Başköşeye kuruldu orostopolluk
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik.
Rahatlamak için kendi kendime konuşayım diyordum ama duygularına boyun eğdiren sadist bir akıl ve her şeyi kendi ‘ben’ine göre kavramaya çalışan bir ‘ben’ , sözümü, daha ağzımdan çıkmadan iptal ediyordu.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Hangi kurban, celladının aşk teklifine inanır. Hayret, ben inandım.
📖 Sayfa 50 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Susmak mücadelen kaçmaktır. Deniz Gezmiş’in ifadelerini vereyim oku. Takır takır anlattı her şeyi. Mahkemenin karşısında da inkâr etmedi. Takır takır anlattı.” “İpin altında bile susmadı,” diye söze girdi Kel Eyüp. “Sandalyeye çıktı, bağıra bağıra konuştu. Çünkü açık görüşlü bir insandı o. Gizleyecek hiçbir şeyi yoktu. Susmuyordu. Sen susuyorsun.Susarak mı değiştireceksin dünyayı?
📖 Sayfa 91 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Tarihin cesedini, mekânın kanlı zemininden kazıyıp sırtına alan, dipsiz bir zaman karanlığı
📖 Sayfa 33 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
içinde buldum kendimi.
"Bir ülkenin kaderini ören ağların parçalanması, o ülkenin mağaralarının ağzındaki örümcek ağlarının parçalanmasıyla başlar."
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"Dünyanın tüm güzelliklerini
📖 Sayfa 97 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Davet ettim soframa
Baş köşeye kuruldu orostopolluk.
Teşrif etti hançeriyle ihanet
Alçaklık yanıma oturdu
Gülümsedi gözlerime gözleriyle puştluk
Kadehlerde pırıl pırıl bir rakı
Şerefe dedi şerefsizlik."
“Şu anki direnişim, sadece kendim için değil, insanlık onuru için, hatta sizler içindir” “Sorularınızı sorarken, kendinizi, kardeşinizi veya oğlunuzu benim yerimde hissederek sorun”,
📖 Sayfa 121 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Tayin edici olan işkence ve işkence aletleri değil, o aletlere karşı direnen insanın özgürlük ateşidir.”
Mermilerden korunmak için kendimizi can havliyle duvar dibine attık. Ev gazla dolmuş, pencere büyüyerek karanlığın gücüne teslim olmuştu.
📖 Sayfa 9 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ulaş Bardakçı'yı anımsadım o an.
“Toprak en büyük bereketini kendi suskunluğunda yeşertir.”
📖 Sayfa 148 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ruh dünyam, birbirine düşman iki gücün, karanlıkla ışığın,direnme azmiyle çözülme isteğinin mücadelesiyle çalkalanıyordu.Cesaretle korku, kurtulma isteğiyle fedakârlık, umut ile umutsuzluk, sabır ile sabırsızlık, yaşamak ile ölmek...
📖 Sayfa 185 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Sigara ister misin?”
📖 Sayfa 80 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Hayır” dedim başımla.
"İnan ki sizin gibi gençlerin kör inançlar uğruna kendilerini ezdirmelerine üzülüyorum. Vatan için yararlı ömrünüzü zindanlarda çürütüyorsunuz. Buradaki hoş olmayan uygulamaların aylarca devam etmesi ne kötü bir şeydir. On beş gündür boşu boşuna yirmi kişiyi meşgul ediyorsun. Yazık değil mi bu fakir halkın parasına? Sizin yüzünüzden ülkemize sızdırdırılan casuslarla uğraşamıyoruz. Bir yandan KGB, diğer yandan CIA... Bu fakir devlet kiminle uğraşsın oğlum? Bu devletin başında sen olsan ne yaparsın?”
📖 Sayfa 127 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ölümün dipsiz karanlığında yankısını arayan afat bir çığlık gibiydim.
📖 Sayfa 10 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ne demiş Tevfik Fikret: ‘Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan çıkar.’
📖 Sayfa 95 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
İşkence yeniden başladı. Kulaktan cereyan veriş, insanın ölüme en çok yaklaştığı bir andır.
📖 Sayfa 134 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Sizin insanlığa zerre kadar faydanız yoktur. Şiddetten doğdunuz ve hayata şiddetle başladınız. Tehlikeli insanlarsınız!
📖 Sayfa 83 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Darbeciler,hayalî suçlar yaratarak hem sıkıyönetimin süresini uzatmaya gerekçe sağlıyor hem de devrimcileri ve yurtseverleri ağır cezalara çarptırmayı amaçlıyorlardı.
📖 Sayfa 70 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Bu devlet, İran Şahının devleti değildir... Kerim bir devlettir. Mao’yu okuyacağına Kemal Tahir’i oku. Bu devlet, kendi temellerine dinamit koyanlara bile insaflı davranıyor....
📖 Sayfa 165 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nesneden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da özgürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Değişik incelikte çubuklarla falakaya başladılar. Ciğerime işliyordu peş peşe, düzenli vuruşlar. Pis bir çaput tıkmışlardı ağzıma.
📖 Sayfa 20 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Konuşacağın zaman elini oynat lan.”
Ayağımın altı şişince ayağa kaldırdılar. Acıdan kalkamadım. İki cendereci melek, koltuğumun altına girip dikeltti beni.
Ayaklarımı ayağıyla betona bastırdı birisi.
“Sana burada, ferahfeza makamıyla bağırmayı öğreteceğiz."
Hayat, geçit vermiyordu. Hegemonyayı yaratan akıl, yarattığı hegemonyanın aklına teslim olmuştu.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"Allah onu, insanlara alçaklığın kudretini hatırlatmak için yaratmış.”
📖 Sayfa 175 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Öldürdükleri insanın kaval kemiklerinden kaval yapan geveze yaratıklar sürüsü canlandı gözlerimin önünde. Bir kara sinek kondu burnuma. Kara sineğe dönüşüp kapı aralığı veya pencere deliğinden uçup gitmeyi hayal ettim.
📖 Sayfa 73 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Bizi odanın ortasında, ellerindeki sopalarla vahşice dövmeye başladılar. Küfürle sopa anaforunda dönüp duruyorduk.
📖 Sayfa 20 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Haydin bakalım, devrimciler dik durur, konuşmaz,” diye bağırıyorlardı.
Biz bir çınarız evladım. Fırtınaya tutulmuşsun, dardasın.
📖 Sayfa 72 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Biz senin yanı başındayız. Birkaç kanat çırpmasıyla bize sığınabilirsin.
Direnmenin akla hayale gelmeyecek derecede çeşitli nedenleri olabilir.
📖 Sayfa 147 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Herkes kendi ham demirini evvela kendi fikrinin ateşinde dövmesini bilmelidir.
📖 Sayfa 211 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"General Faik Türün’le Memduh Ünlütürk'ün emri altında çalışan “Özel Harp Dairesi"nin Harbiye’deki sorgulama merkezine getirilmiştik. CIA’ın Panama’da eğitip Ortadoğu’da görevlendirdiği sorgulama ustalarının yetiştirdiği ekiplerle tanışacaktık."
📖 Sayfa 23 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Bağırma, sorguculara, insanın dayanma gücü hakkında bir fikir, bir ipucu veriyor, diğer odalarda sorgulanan insanların moralini bozuyordu. Bağırma, sızlanma ve ağlamayı da teşvik ediyordu. Bağırmanın doğası, direnmeninkinden tamamen farklıydı.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"Ne bu oğlum?” dedi Albay Kel Eyüp.
📖 Sayfa 137 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"Ben her zaman insanlara insanca davranılmasından yanayım. Bulunduğum her yerde, yetkilerimin elverdiği ölçüde, darda kalan insanlara yardım ettim. İnsanlar şiddetle doğru yola getirilmez, doğru yol onlara anlatılarak gösterilmelidir."
Şeytanın Adem’den daha özgür olduğunu düşünüyordum. Çünkü o, cennetten atılınca Adem gibi içinde taşımamıştı Cenneti, söküp atmıştı içinden onu...
📖 Sayfa 133 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Kahraman olmak. Evet. Güzel. Çok güzel. Ama kimin için? Bu halk için mi? Bu halkın kahramanı yoktur. Varsa göster. Kahramanların hepsi sahtedir. Neden sahtedir? Çünkü başkalarını kurtarmaya çalışıyorlar. Gerçek kahraman, kendisini kurtarmaya çalışandır.
📖 Sayfa 81 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Ağacı kesmeye kalkışan, hatta kesen baltanın demirini suçlayıp da sapını görmezlikten gelemeyiz.”
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“İnsan, şartları kabul etmeden onu aşamaz.”
📖 Sayfa 163 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Acılarımı duyamayacak kadar acı içindeyim.”
📖 Sayfa 63 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Beni en çok bir çocuğun değil, bir celladın ağlayışı etkiler.
📖 Sayfa 77 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Yalan insanı çürütür evladım,”
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Yazmaya kalkışsam, yazdığım oranda parçalanacağımdan korkuyordum.”
📖 Sayfa 173 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Kendine direnişçiyim deme! Hayat, senin direndiğin alan da devinmiyor. Niye devinsin ki? Senin kendine zerre kadar saygın yok. Beynindeki açlık bağırıyordu, heey dangalak diyordu, hep aynı kitapları okuyorsun, biraz da başka kitapları oku; hep solcuları okuyorsun, biraz da sağcıları oku. Bu bağırtıları sen dinlemiyordun...
📖 Sayfa 83 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Mengenedesin oğlum. Bu mengene, konuşmadığın müddetçe hem seni hem de arkadaşlarını ezecek. Senin yüzünden arkadaşların acı çekecek. Kurtulamayacaksın bu mengeneden....
📖 Sayfa 53 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Koskoca bir devlet devinin karşısında sen bir cüce bile değilsin ulan. Kimin haberi var senin varlığından. Şu kokuşan çürüyen sessizliğinle bize meydan okuduğunu mu sanıyorsun! Adi köpek!
📖 Sayfa 32 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Bildiğim tek şey, bu gibi yerlerde, tüm halkın ve hatta insanlığın bir kişiye indirgendiği, o bir kişinin şahsında sorgulandığıydı. Burada yaşam, taraflardan birine direnmeyi, susmayı; diğerine ise çözmeyi, konuşmayı emrediyordu. Her iki tarafın da amacı aynıydı: YENMEK.
📖 Sayfa 25 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Ölüm, sonsuz bir karanlıktır evladım, herkes onunla karşılaşır ama hiç kimse yaşayamaz onu.”
📖 Sayfa 104 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Kendisini yönetemeyen yönetilmeye mahkumdur.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Boşuna uğraşıyorsunuz. Parça parça doğrasanız bile isteklerinizi kabul ettiremezsiniz. İnsanlık için ölümü göze aldığım için buradayım. Düşüncelerim uğruna, binlerce kez ölüp dirilmeye hazırım, vicdanı ve özgür iradeyi, hiçbir güç teslimiyete zorlayamaz...
📖 Sayfa 122 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Direnme dayanaklarım, kaynaklarım neydi? Yan odalardan gelen bağırtılar mı? Onurlu ve dimdik yaşama tutkusu mu? İşsizlik ve yoksulluk bulvarında sürünen milyonlar mı? Açlıkla cebelleşen Afrikalı bir çocuğun gözlerindeki yaşam pırıltısı mı? Bilimin ve sosyal pratiğin vaat ettiği büyük gelecek mi?
📖 Sayfa 33 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
"Niçin gerçek adını söylemiyorsun lan?” dedi birisi bana.
📖 Sayfa 22 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Amacınız adımızı öğrenmek değil, dayakla yıldırıp onursuzlaştırmaktır...Bu sadece bize yapılmıyor, halka da yapılıyor. Ne yazık ki içimizdeki bazı kimseler de onların bu emellerine bilerek veya bilmeyerek alet oluyorlar. Yarın halkımız tüm yapılanların hesabını soracaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.”
“Güçlü yanları, hatalarını söylerken açığa çıkan ve bana öyle geliyor ki hayata, durmaksızın çelişkiler doğurduğu için âşık olan bir insandı.”
📖 Sayfa 13 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Şuna yalan söylenir, buna söylenmez diye bir kural olur mu? Yalan yalandır.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Mengene'yi okurken, aklınızın ve ruhunuzun mengeneye girmeyeceği; aksine, oradaki işkencenin, aklınızın ve ruhunuzun mengenesinde sorgulanacağı inancıyla...
📖 Sayfa 8 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Farklı bir işkence bekliyordum. Hz Süleyman'ın sözü çınlamıştı içimde;
📖 Sayfa 26 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
''Güneşin altında yeni bir şey yok.''
Zaman ilerlemiyordu. Susuzluk acısı egemen olmuştu tüm acılara. Tavanda yürüyen böcekleri izliyordum. Bir çatlaktan girip, dışarıya, güneş enginliğine çıkıyordum...
📖 Sayfa 96 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“Güneşin altında yeni bir şey yok.”
📖 Sayfa 26 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
İnsanlığın devrimci ideallerine bağlıyım. Hayatın hiçbir alanında kimseyi aldatmadım.
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu

Direnme dayanaklarım, kaynaklarım neydi? Yan odalardan gelen bağırtılar mı? Onurlu ve dimdik yaşama tutkusu mu? İşsizlik ve yoksulluk bulvarında sürünen milyonlar mı? Açlıkla cebelleşen Afrikalı bir çocuğun gözlerindeki yaşam pırıltısı mı? Bilimin ve sosyal pratiğin vaat ettiği büyük gelecek mi?
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Açlık grevi, bir direniş bicimiydi. İşkence şartlarında açlık greviyle sonuç alınamaz diye bir şey yoktu. Ama bugünkü korkunç şartlarda tek başına, açlık greviyle bir sonuç alabilir miydim? İşkence altındaki tutuklular, bir yolunu bulup toplu halde ölümcül açlık grevine gidebilseler güzel olur. Ama...
📖 Sayfa 69 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
“İçinde kaybolacağım boşluğu arıyordum.”
📖 Sayfa 92 · Mengene, Muzaffer Oruçoğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Mengene kimin eseridir?
Mengene, Muzaffer Oruçoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2001'de yayımlanmıştır.
Mengene kaç sayfadır?
Mengene, 214 sayfadır (Belge Yayınları baskısı).
Mengene'nin en ünlü sözü nedir?
“Ahlaksız sözcüğünü çok kullandığı için ahlak denilen nesneden nefret etmeye başlamıştım. Köleliğin garantisi ya da özgürlüğün durduğu, işlemediği yerde filizlenip serpilen bir olgu olarak canlanmıştı iç dünyamda ahlak.”