
Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan'ın 2006 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.
Atatürk ve Türk Devrimi'den En Beğenilen Alıntılar
“Türk ulusunun kurduğu devletin; işlerine, yazgısına ve bağımsızlığına, sanı ne olursa olsun hiç kimseyi karıştırmayız.”
📖 Sayfa 18 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
-Mustafa Kemal Atatürk
İngiltere büyükelçisi bir gün, Ankara’nın sebze pazarında bir köylü topluluğuna; “Mustafa Kemal’i neden bu kadar sayıp dinliyorsunuz?” diye sorduğunda, bir genç çiftçi hiç duraksamadan; “Çünkü o bizi bizden daha iyi tanıyor ve neye ihtiyacımız olduğunu bizden daha iyi biliyor” demişti.”
📖 Sayfa 141 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Hatay sorununu çözmek için gittiği Mersin’de, yemekte art arda üç kez burun kanaması geçirmişti.
📖 Sayfa 448 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Geçmişteki hiçbir devrimci, Cromwell, Robespierre ya da Lenin, bu kadar uzağa gitmeye cesaret edememişti.”
📖 Sayfa 214 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Bir yandan Batıcılar, öte yandan Arapçılar ve ırkçılar, tümü birden Türk tarihini bir öykü edebiyatı haline getirdiler ve daha sonra tam bir “tarih rezaleti” yarattılar.”
📖 Sayfa 259 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Efendiler, ey millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti; şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat, uygarlık tarikatıdır.”
📖 Sayfa 140 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Bugün Türkiye’nin de kullandığı ve dünyanın en yaygın takvimi durumundaki Gregoryen takvimi, MÖ 46 yılında Roma İmparatoru Julius Sezar’ın hazırlattığı Jullius takvimine dayanıyordu. Adını Sezar vermişti ama, takvimi geliştiren İskenderiyeli gökbilimci Sosigenes’ti. MS 325’te, İznik Konsili bu takvimi, Türk Takvimi’ndeki gibi Güneş hareketlerini esas alarak geliştirmiş, Papa 13. Gregorius 1582’de yeniden düzenlemişti.
📖 Sayfa 158 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Kuzey’de Sovyetler Birliği, Batı’da Yunanistan’dan sonra doğu ve güneyde bu üç ülkeyle kurulan dostluk, Türkiye’yi güvenilir komşulardan oluşan bir barış çemberi içine aldı. Ölümüne yakın, barışçıl yöntemlerle çözdüğü Hatay sorunuyla, bu çemberi tamamladı.”
📖 Sayfa 407 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Hepimiz biliyoruz ki, hükümet kurmaktan amaç, o hükümeti kuran milletin korunması, refah ve mutluluğunun sağlanmasıdır. Hangi hükümet, yönettiği milletin varlığını korumuşsa, koruyorsa ve koruyabilecekse; hangi hükümet, yönettiği milletin refah ve mutluluğunu sağlamış ve sağlayabilme yeteneği göstermişse, o hükümet, millet için iyidir... Milletin refah ve mutluluğunu sağlayamayan hükümetler, zarar vericidir, kötüdür ve değiştirilmesi gerekir.”
📖 Sayfa 306 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Düşmanlarımız iyi, adil ve insani bir anlayışa sahip olsalardı, sorunlar iki günde biterdi.”
📖 Sayfa 42 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Barış istiyoruz, ancak barış demek tam bağımsızlık demektir. Bunu istemeye hakkımız ve gücümüz vardır. On yıl sonra, yirmi yıl sonra, elli yıl sonra ölmektense kalp ve vicdanımız açık olarak bugün ölelim. Tarih bizi böyle yazsın.”
📖 Sayfa 43 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Özellikle milli para, her türlü aracın üstünde, bir varlık silahıdır.”
📖 Sayfa 308 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Siyasi haklarını tanımak, Türk kadınına verilen bir lütuf asla değildir. Ona, yüzyıllardır gasp edilen eski yetkilerini geri veriyoruz”
📖 Sayfa 276 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Suikastçılar başarılı olsaydı, yitirilen yalnızca onun yaşamı değil, Türk Devrimi olacaktı. “Türkiye halkını ve ondan büyük bir ulus yaratma görevini” yerine getirecek bir başka önder yoktu. Cumhuriyet çok yeniydi, kadro yetişmemişti. Devrim’i, tek başına o temsil ediyordu. “O Türkiye’ydi ve onu yok etmek, Türkiye’yi yok etmekti.”
📖 Sayfa 173 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“…Her zaman yanında bulunan hekimlerin, bunca belirti ve genel çöküntüye dikkat etmediklerini ve hepsini pek basit birer nedene bağlayarak geçiştirdiklerini, doğrusu hâlâ anlayamıyorum.”
📖 Sayfa 450 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Uçurumun kenarında yıkık bir ülke. Her çeşit düşmanla kanlı boğuşmalar. Yıllarca süren savaş.
📖 Sayfa 314 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Ondan sonra içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni bir vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için sürekli devrimler.”
İyi niyetli kılığa bürünerek; “ülke için çok şey yaptığını”, “kendisinin ve ülkenin yararı için artık dinlenmesi gerektiğini” söyleyen sözde dostlarına; “Bana yaptıklarımdan değil, yapacaklarımdan söz edin” diye çıkışıyordu.
📖 Sayfa 54 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Gerçek fetihler, yalnız kılıç değil, sabanla yapılandır. Milletleri vatanlarına bağlamanın, millete istikrar sağlamanın aracı sabandır. Saban, kılıç gibi değildir. O kullanıldıkça güçlenir. Kılıç kullanan kol, çok geçmeden yorulur, saban kullanan kol, zaman geçtikçe toprağın daha çok sahibi olur.”
📖 Sayfa 307 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“1923’te 972 ton olan buğday üretimi, 1938’de 3636 tona çıkarıldı.”
📖 Sayfa 340 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan

Gazetelerin hiç olmazsa bir süre, iki tür yazıyla çıkması önerisini hemen reddetti. “Herkes alıştığı Arapça yazıyı okur, yeni yazı öğrenilmez” demiş ve “Bu iş ya üç ayda olur ya da olmaz” diye eklemişti.
📖 Sayfa 217 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Karar ve davranışlarına yön veren ana unsur, öznel istekleri değil, halkın “istek ve ihtiyaçlarıydı.”
📖 Sayfa 203 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Yeni yazı, yarattığı değişimle uluslaşmanın koşulu olan kültür birliğinin temelini oluşturdu; dil ve tarih çalışmalarıyla birlikte, ulusal kimliğe biçim verdi,”
📖 Sayfa 212 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse hiçbir kimseyi, ne bir din ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aracı olarak kullanılamaz”
📖 Sayfa 438 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Salih Bozok’a bir gün, “Ben öleceğim Salih. Okudum, tetkik ettim sirozdan kurtuluş yoktur; insanı muhakkak öldürür” diyecektir.
📖 Sayfa 453 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
1924 sonunda, İstanbul valisi bir genelge çıkararak; vapur, tramvay ve trenlerde, erkekle kadını ayıran kafesleri kaldırttı.
📖 Sayfa 272 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
(Lord Curzon) “Türkiye için rahatsız edici oluyorsa, kapitülasyon yerine başka bir sözcük kullanabiliriz” gibi gülünç önerilerde bulunabiliyordu.
📖 Sayfa 38 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Bence bir ulusta; onur, namus, şeref ve insanlığın oluşup varlığını sürdürmesi, o ulusun kesin olarak özgür ve bağımsız olmasına bağlıdır… Bu niteliklere sahip olduğumu söyleyebilmem için, ulusumun da aynı nitelikte olmasını ana koşul bilirim. Ben yaşayabilmek için, kesinlikle bağımsız bir ulusun evladı olmalıyım. Bu nedenle, ulusal bağımsızlık bence bir yaşam sorunudur.”
📖 Sayfa 17 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Mısır kadın hakları savunucusu Şitti Şavari, Atatürk’ü kendi önderleri olarak görüyor ve “Türkler ona Atatürk diyor. Biz ise ona Ataşark diyoruz. O yalnız Türklerin değil, bütün Doğu’nun, özellikle kardeş Mısır’ın da atası ve önderidir” diyordu.
📖 Sayfa 277 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Aylardan beri görüşüyoruz, istediklerimizden hiçbirini alamıyoruz. Vermiyorsunuz. Anlayış göstermiyorsunuz. Memnun değiliz sizden. Ama neyi reddederseniz cebimize atıyor ve saklıyoruz. Ülkeniz yoksuldur. Yarın gelecek, bizden yardım isteyeceksiniz. O zaman, cebimize koyduklarımızdan her birini, birer birer çıkarıp önünüze koyacağız.”
📖 Sayfa 51 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Artık eski felaketli günler geri gelmeyecektir. Bütün düşmanlarımız, bütün dünya anlamıştır ki, egemenliğini çok kıskanç bir biçimde savunan ve koruyacak olan milletimiz, ülkeye ayak basacak düşmanları kovacak ve mahvedecektir. Ülkemizin gelişkin ve milletimizin mutlu olması, her bireyin en yüksek fedakârlığı ve ulusal egemenliği koruması ile mümkün olacaktır. Amacımız, dışa karşı bağımsızlığı, içerde ulusal egemenliği korumaktan ibarettir. Ulusal egemenliğimizin isterse bir zerresini bozmak niyetinde olanların, kafalarını parçalayacağınızdan eminim.”
📖 Sayfa 42 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Süleyman Nazif başta olmak üzere geniş bir kesim, yenilikçi gençlere karşı çıktı. Türkçeci sözcüğündeki “ci” ilgeci (edat) bile alay konusu yapıldı. “Türkçü ne demek? Dilimizde zerzevatçı vardı, şimdi Türkçüler, Türk satan demek mi olacak?” denildi.
📖 Sayfa 225 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“Kurtuluş Savaşı süresince Ankara’ya, çoğunluğu subay, ancak bin beş yüz kişi gelmiş, koskoca Osmanlı Ordusu’ndan Ankara direnişine, İnönü Savaşlna kadar yalnızca beş general katılmıştı. Savaşın öncü gücünü oluşturan insanları birleştiren tek nokta, yalnızca yurt sevgisi ve ülkenin ivedilikle kurtarılmasıydı.”
📖 Sayfa 393 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
“17 Haziran 1927’de çıkarılan “Ziraat Eğitiminin İyileştirilmesi Kanunu”yla, Ankara’da “mükemmel laboratuvarları ve en iyi teknik araçları ” olan Yüksek Ziraat Mektebi ve Yüksek Veterinerlik Enstitüsü açıldı.”
📖 Sayfa 339 · Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan
Sıkça Sorulan Sorular
Atatürk ve Türk Devrimi kimin eseridir?
Atatürk ve Türk Devrimi, Metin Aydoğan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Atatürk ve Türk Devrimi kaç sayfadır?
Atatürk ve Türk Devrimi, 494 sayfadır (İnkilâp Kitabevi baskısı).
Atatürk ve Türk Devrimi'nin en ünlü sözü nedir?
““Türk ulusunun kurduğu devletin; işlerine, yazgısına ve bağımsızlığına, sanı ne olursa olsun hiç kimseyi karıştırmayız.” -Mustafa Kemal Atatürk”