
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu'nun Türkçeceden dilimize çevrilen 280 sayfalık eseridir. İlk kez 2013'te yayımlanmıştır. Mimoza Sürgünü adlı eserden damıtılan en etkileyici satırlar, sizin için aşağıda.
Mimoza Sürgünü'den En Beğenilen Alıntılar
Burası bir sahhaf dükkânı. Kitabın, kokusundan tanındığı, iki satır arasına yüz yıllık telâşenin sindiği yer. Eskidikçe değeri artan, uzaklaştıkça itibar kazanan nüshaların dünyası.
📖 Sayfa 97 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
***
Eşyanın yaşama dokunmuşluğu onun büyüleyici yanı. Eşya tanıktır çünkü. Siz gidersiniz o kalır. Biten biter, o olduğu gibi devam eder. Sahaf eline düşen kitap bu yüzden farklıdır. Nadide nüsha olmasa bile onun daima bir hikayesi vardır.
●●●
📖 Sayfa 24 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Gidecek yer yok sevgilim
Hiçbir yer tekin değil.."
●●●
Ölsen haberi olmayacak birine nasıl olur da kırılıyorsun?”
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Taşıyamam zannettiklerimi taşımış, taşırım zannettiklerimin altında kalmışım.."
●●●
Hâlâ cahilin cesaretiyle, taşıyamayacağım kadar ağır yükleri sırtlanıp bir tepenin başına tırmanıyorum. Sonra kendimi bütün yükümle birlikte yokuş aşağı bırakıyorum. Kaza belâ, yara bere içinde kalıyorum sonra. Neye el atsam, neye kalkışsam yüzüme gözüme bulaştırıyorum.
📖 Sayfa 107 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
📖 Sayfa 16 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Bir yorgunluk ruhtan ruha, bedenden bedene çarpa çarpa nasıl yankılanır? Öznesini değiştire değiştire nasıl çoğalır? Ben'den sen'e geçse de hükmü bütün zamanlarda aynı kalır..
Yorgunum. Yorgunsun."
Fuzulî'ye göre sema, âşıkların ciğerinden kopan nefeslerin hararetiyle dönmeye başlamıştır. Öyleyse dönen göklerin sırrı âşıkların âh'ındadır, bir bakıma evren âşıkların yüzü suyu hürmetine vardır.
📖 Sayfa 80 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
📖 Sayfa 22 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Ben gurbette değilim. Gurbet benim içimde faslındayım. Ezelî gurbette.."
●●●
●●●
📖 Sayfa 39 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Duru bir görüş bahşetsen bana ya Rab. Her şeyin yerli yerinde durduğunu, ağır ağır döndüğünü, sakin sakin aktığını görmeme yetecek bir bakış.."
●●●
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Kelimeler var. Kalbe dokunduğunda kimi şifa, kimi atlıyı atından indirir bir kılıç darbesi.."
●●●
●●●
📖 Sayfa 208 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Dünya nimetinde gözüm yok ama bir zeytin ağacının gölgesinde bir bardak çay olursa olsun..
●●●
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Hayatlarımıza kimler girerse girsin onların asla göremeyeceği bir şeyi bıraktık biz birbirimizin hatırasında.."
●●●
●●●
📖 Sayfa 164 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Varın içinde yokmuşum. Bir varmış bir yokmuşum."
●●●
●●●
📖 Sayfa 17 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Anlatmaktan değil susmaktan. Yaşamaktan değil yaşamamaktan. O kadar yorgunsun.."
●●●
♧••♧••♧ ♧••♧••♧
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Bu dünya böyle bir yer işte.
Nereye baksan muamma.."
♧••♧••♧ ♧••♧••♧
Taşıyamam dediklerimi taşımış, taşırım dediklerimin altında kalmışım...
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Neticede her insanın gökte bir yıldızı. O parlaksa biz de parlak. O siyahsa biz baştankara. O yalnızsa biz yapayalnız. Fazla söze ne hacet, ezcümle:
📖 Sayfa 126 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin
İnsan, şeytanı bile geride bırakmıştı..
📖 Sayfa 225 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Ezelde tanışmış ruhlara asılı hatırlatmak için küçük bir işarettir suret."
📖 Sayfa 57 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu

●●●
📖 Sayfa 144 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
" Üzerimde, gidilmeye niyet edilmiş de gidilememiş, kapısına kadar gelinmiş de içine girilememiş bütün yerlerin ekşiliği, sıkıntısı ve öfkesi var."
●●●
"Rabbim, çok yorgunum. Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder. Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur."
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Yüreği kirlenen insan bu noktaya kendi ayaklarıyla, kendi hür iradesiyle gelmişti..
📖 Sayfa 225 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Tamam. Yorgunsun. Allah şahit, bilenler şahit, çok yorgunsun.
📖 Sayfa 29 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Yaşanmakta olan bütün acılar gibi yaşanmış ve yaşanacak olan bütün acıların da kalbinin üzerine çöreklendiğini zannetmekten yorgunsun. Böyle bir yükü bu kalp taşımaz, biliyorsun. Ama "Kaldır bu acıları benim kalbimin üzerinden Rabbim," diye bir dua da etmiyorsun...
İçinde hareket ettiği dünyaya ait olmaktan çıkmış, ona acı verenlerin anlayamayacağı bir dille konuşmaya başlamıştır.
📖 Sayfa 36 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Kuzeydir o, soğuktur. Kasvetlidir, tehlikeli ve tekinsizdir. Bütün bunlardan ötürü de biriciktir ve eşsizce güzeldir.
📖 Sayfa 234 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona, demiş şair.
📖 Sayfa 100 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
📖 Sayfa 83 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında.."
●●●
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Dünya bir yangın yeriydi ve beni kimse kurtaramazdı."
●●●
●●●
📖 Sayfa 108 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Sual etme ne olur.
Benim kendime bile vefam yok ki sana vefasızlığımdan sual olunsun.."
●●●
●●●
📖 Sayfa 118 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"En yoğun acılar gibi en kalıcı zannedilen mutlulukların bile değerinden eksildiği tecrübeyle sabit. Çünkü zaman var. Bir başka deyişle hazzı bitimli kılan zamanın ta kendisi.."
●●●
Kalem oynatamayacak denli yorgunsun. Fıtrata uymayanı hâle yola sokup bir parça estetize edemiyorsun artık. Tahammül edilemez gerçeği fıtrata uygun hâle getirip de katlanılır kılamıyorsun.
📖 Sayfa 17 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
📖 Sayfa 176 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Zenginliğin renklerinin sonsuz olduğunu ama yoksulluğun her yerde aynı birkaç kırık renge sıkıştığını da gördüm. Zenginliğin sonsuz dili var, yoksulluğunki ise her yerde aynı.."
●●●
İnsan tabiat ortamında masum kalır uygarlık ortamında kirlenir.
📖 Sayfa 243 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
İnsan eli işte! Değdiği her şeyi bozmakta üstüne yok.
📖 Sayfa 248 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Her insan kendine güven kadar sermayesi olsun ister. Ancak kendi dışında cereyan eden büyük bir iradenin varlığına teslim olmak insanı çıldırmanın eşiğinden geri çekebilecek yegâne kuvvet. " Ne geliyorsa göklerden geliyor," diyebilmek. Yaşamın bize sunduğu en büyük ödül bu..."
●●●
İçimde çok büyük bir ağlamak var. Bir ağacın altında oturarak hem kendime, hem bütün insanlara hem börtü böceğe, kurda kuşa. Bin yıllık gözyaşıyla ağlamak istiyorum.
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
●●●
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Çünkü hırs insana özgüdür, onun mayasında vardır. Açgözlüdür insan, hoyrattır. Ödediği bedel her defasında artsa da unutkandır. Onun doğasında mevcut olan bu şeytanî enerjiyi durduracak yegâne ise hikmettir.."
●●●
VAR
📖 Sayfa 43 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Bu dünya böyle bir yer işte. Nereye baksan muamma.
Bu dünyada sır var esrar var. Sırr-ı esrar var.
* * *
Açılır kitaplar kapanır defterler; döner dünya, bu dünyada rücu var.
* * *
Amma ki zaman geçip gider, her şeyin zamanı var, zamansızlığı var.
* * *
İlk bakışta yüce merhametle bağdaşmaz yaralar, sınanışlar, tükenişler var. Sorgular var sualler var. İnsanız âh, bir görsek ki "içinden nehirler kaynayan taşlar” var. Bu dünyada hoşça geçinip giden ceylânla pars, kurtla kuzu var.
* * *
Vallahi ölüm var, billahi ölümden sonrası var.
Şükür ki ölüm var.

Savaş; yakıtı masumların bedeni olan bir motordur ve tek masumun bile nâhak yere öldüğü yerde bütün evren ölmüş demektir.
📖 Sayfa 75 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Savaşın "Ne?"olduğunu düşünüyorum şimdilerde. Kavram olarak değil yaşam olarak "Ne?"olduğunu.
Ne içindeyim zamanın
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Ne büsbütün dışında..
içimde hep aynı cümle: ‘ Siz gidin, ben çok yorgunum. Konuşacak çok şey; yürünecek çok yol var. Oysa ben çok yorgunum. ‘
📖 Sayfa 16 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Mademki nefes madde ile mananın kaynaştığı yerdir, bir yanıyla fiziksel gerçekliğı vardır onun bir yanıyla serapa ruhtur, mademki bir mazlum âh çektiğinde evren titrer. Öyleyse âh almak tekinsiz bir şeydir. Halk, âh almaktan korkarken bilir ki âh edenler büyük bir haksızlığa uğramış olmanın alacaklısıdırlar. Âh çeken bir mazlumun alacağı o kadar büyük, hesabı o kadar derindir ki kendi evreninin sınırlarını çatlatarak bütün bir evreni teshir eder bu nefes.
📖 Sayfa 78 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Bir demet nergis al kendine. Ne olur böyle yapma. Kendine kıyma.
📖 Sayfa 29 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Biliyorum senin için yanıyor. Onlarla aynı dili konuşmadığın bir kalabalığın ortasında, acizliğinden muztarib, gittikçe içine kapanıyorsun. Her şeyden uzaklaşıyorsun.
İki Türk hükümdarın savaşı. Azerbaycanlı bir Türk olan arkadaşım "Yüz karamız,"diyor acıyla gülümseyerek. Konuşuyoruz biraz.
📖 Sayfa 194 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Orda millet yok. Din de yok. Üst kavram mezhep. Evet, en çok da bu yüzden çok acı.
Tamam! Ama insanî değerler, sadece insanla sınırlı kalmadığı sürece gerçek anlamda insanîdirler. İnsanı k/ayıran bir insanîlik sahici değildir, bencildir.
📖 Sayfa 257 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Durmaz bu dünyanın dönmesi.
📖 Sayfa 41 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Aşıkların âhı var.
Bütün eski defterleri kapatacak ama yeni bir sayfa da açamayacak kadar.
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Vallahi ölüm var, billahi ölümden sonrası var.
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Şükür ki ölüm var.
Kolun kanadın nerede kırıldı?
📖 Sayfa 24 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
(…)
Söylesene, ağlamayı ne zaman unuttun?
(…)
?
(…)
Ne zaman
böyle kırıldın, böyle dağıldın?
(…)
Göklere mi kırıldın?
Zenginliğin sonsuz dili var, yoksulluğun ki ise her yerde aynı.
📖 Sayfa 176 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
"Ey çantam, sen ne kadar ağırsın."
📖 Sayfa 216 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Onlar arafta dolaşan ruhlar gibi, âh'tan geçmiş ama Hû'ya varamamışlardır. Onlardan geriye bir kuru âh kalmıştır. Bir de teselli: Bu da geçer ya Hû!
📖 Sayfa 79 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Lâleyi bu kadar değerli, bu kadar müstesna kilan neydi? Onca çiçek arasında kan gibi kırmızı yahut diğer muhtesem renkleri mi?
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Söylesene nerede kayboldun sen? Gülden hangi köşe başında vazgeçtin?
📖 Sayfa 21 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Nadir bir kitaba sahip olmanın bedeli ağır olur.
📖 Sayfa 98 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Yaran o kadar mı derin? Kolun kanadın nerede kırıldı?
📖 Sayfa 17 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
İçinde hep aynı cümle: " Siz gidin,ben çok yorgunum. Konuşacak çok şey,yürünecek çok yol var. Oysa ben çok yorgunum."
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu

Bakmayın bu kadar gibi edatına; Eylül bu, kendisine benzer. Eylül geldi, Eylül gibi.
📖 Sayfa 64 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Yeri gelince senli benli yeri gelince sizli bizli.
Ama ille de ben'li sen'li.
Eylül gibi, Eylül geldi
Söylesene ağlamayı ne zaman unuttun?
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Hayata kablolarla tutunmasam. Bu kadar çok şifrelerim olmasa. Şarkılara bu kadar kolay ulaşamasam. Her şey bir düğmeye, bir tuşa dokunmaya bakmasa. Her şey bu kadar kolay olmasa. Hayatıma giren her kolaylık fıtratımdan bir şey koparmasa...
📖 Sayfa 36 · Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Mimoza Sürgünü kimin eseridir?
Mimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır.
Mimoza Sürgünü kaç sayfadır?
Mimoza Sürgünü, 280 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).
Mimoza Sürgünü'nün en ünlü sözü nedir?
“Burası bir sahhaf dükkânı. Kitabın, kokusundan tanındığı, iki satır arasına yüz yıllık telâşenin sindiği yer. Eskidikçe değeri artan, uzaklaştıkça itibar kazanan nüshaların dünyası. *** Eşyanın yaşama dokunmuşluğu onun büyüleyici yanı. Eşya tanıktır çünkü. Siz gidersiniz o kalır. Biten biter, o olduğu gibi devam eder. Sahaf eline düşen kitap bu yüzden farklıdır. Nadide nüsha olmasa bile onun daima bir hikayesi vardır.”