
Edebiyat alanına Necip Fazıl Kısakürek'in kazandırdığı Dil ve Edebiyat, 2016'da yayımlanmıştır. Dil ve Edebiyat'ı okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.
Dil ve Edebiyat'tan En Beğenilen Alıntılar
Resmî ve hususî bütün müesseseleriyle dil, sanki beşinci kol hücumu altındadır. Sanki Türkçenin kurtulabilmesi için topyekûn unutulmasından başka çare bırakmak istemeyen bilgisizlik, zevksizlik ve soysuzluk örnekleri türemektedir.
📖 Sayfa 29 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Hayatım demek olan dilim istiklâlini kaybederken, topraklarımın istiklâliyle öğünebilir miyim ben?
📖 Sayfa 19 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Oluşların bütün sırrı, (doz) ve ahenk, had ve itidal hikmetine bağlıdır.
📖 Sayfa 78 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Bir milletin öz dili, âlimlerin, aydınların, yabancı kültürlerle temasta olanların lisanı değil, hattâ okur - yazar olmayanların, bakkalın, çakkalın, hamalın, işçinin, dadının, babaannenin, köylünün, neferin dili... Bunların bilmediği hiçbir kelime Türkçe olamaz; ve topyekûn bir tasfiye hareketi belirtmesi bakımından tedricî bir ıstıfa ile bir tutulamaz. Böyle bir hareket, olsa olsa, bir milletin ruh nakışlarını silmek ve onu mânâda cascavlak hâle getirmek olur.
📖 Sayfa 98 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Sadece ihanet...
Nasıl olduğunu sorduğunuz sanatkâr, cemiyetin istikbale açılmış antenidir ve onun bütün ruh hayatına tecelli perdesi mevkiindedir. Eşya ve hadiselere hususî bir bakışı olacak, bizi kendisine mahsus zengin bir aleme davet edecek, yepyeni bir hassasiyet mayasına sahip ve onun diline mâlik bulunacaktır. Bu şartlardan hiçbiri bugünkü ruhî ve içtimaî hâlimize göre aranamaz!
📖 Sayfa 203 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Bir iş ki, amelelik tarafının zorluğu, sultanlık cephesinin taklidine ve palyaçolaştırılmasına mâni oluyor.
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Tek kelimeyle kalabalıkların ayağına düşmiyeceksin, kalabalıkları ebedî hakikatin ayağına çekeceksin...
📖 Sayfa 123 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Benim annemin, dadımın, komşumun ve ağababamın bilmediği dil Türkçe değildir. Yüreklerle ağızlar arasında iletkenlik belirtmeyen bu türlü denemeler, gizli gırtlaklarda, yüzyılların açtığı gizli ses ve anlam yivlerini törpüler, ulusal düşünme ve söyleme verimini yok eder.
📖 Sayfa 53 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Türkçe ,zavallı Türkçe! O her şeyden evvel kendi içinde mevcut ve malum olduğu kadar ,öz çevresi içinde ihanete uğruyor.Dilimizi resmen unutuyoruz.Herhangi bir gün ,gazetelerin serlevhalarını dikkatle okuyun;ürperirsiniz!
📖 Sayfa 13 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Türk, İslâmiyet'i kabul ettikten sonra düşünmeye başlamıştır.
📖 Sayfa 101 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Bu, anlayan ve insafı plan için riyazî bir hakikattir. İşte bu Türk, yani İslâmiyet'i kabul ettikten sonra gerçek Türk'ü bulan Türk, ilk iş olarak, kaba müşahhaslardan ileriye geçemeyen dilini zenginleştirmek zaruretini idrak etmiştir.
Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer;
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…
Büyük sandığımız hâdiselere bazen ne küçük dürtüşler yol açar...
📖 Sayfa 218 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
İşin kolay tarafında harcanacağınıza, zor cephesinde heykelleşecek bir şahsiyet örmeğe bakmalısınız kendinize....
📖 Sayfa 175 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Hakiki şiirin piyasası günden güne düşedursun; genç okuyucular kalabalığını, manzum söz hüneri, okumadan ziyade yazma tiryakiliği hâlinde günden güne bürüyor. BİR ŞEYİN CEVHERİ VE MADDESİ TEHLİKE GEÇİRİRKEN, TAKLİDİ VE GÖLGESİ KORUNABİLSİN; NE HAZİN BİR TEZAT!
📖 Sayfa 174 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Ya bizim Türkçemiz! Engizisyon zulmüne uğruyor da kimse aldırış etmiyor.
📖 Sayfa 13 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Bir dakika efendilik hakkına karşılık, yüz yıl uşaklık etmeye mahkûmuz...
📖 Sayfa 17 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Burada, içimi dökmekle mükellefim. Ben, dindar olmayan, ALLAH'ı her yerde hissetmeyen sanatkâra sanatkâr gözüyle bakmam!.. Muhakkak ki, mâveradan, büyük "niçin" ve 'nasıl"dan bir râşe, bir titreyiş sahibi olmalıdır sanatkâr...
📖 Sayfa 237 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Ben dilden daha büyük,dilden daha aziz ,dilden daha gerçek,dilden daha müdafaalı vatan tanımıyorum.Dil vatanımız kurtuluş savaşını bekliyor!!!
📖 Sayfa 31 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
İçimiz acıyarak bildirelim ki, bugünün genç sanat adamı, kavruk, içi boş, her türlü derinliğine seziş ve duyuştan yoksun, hiçbir düzene bağlı olmayan insandır; lügatçesi mart kedilerine bile kısır görünecek bir seviyededir.
📖 Sayfa 203 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek

Topraklarımızda bir dil gazası açmaya mecburuz. Kıyasıya bir dil gazası... Madde plânında kurtuluş savaşını o kadar güzel idare ettiğimiz bu topraklar, ruh plânında da tam ve gerçek bir kurtuluş bekliyor.
📖 Sayfa 31 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Davanın en çetin tarafı, icabında düşmanın da çapını tayin etmeyi bilmekte ve her şeyden evvel kalitesizlikten iğrenmeyi ön plana almaktır.
📖 Sayfa 199 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Mutlu adam, dünyayı bir acı gurbet bilen;
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Öz vatan pınardan, ölümü şerbet bilen…
Dünya Harbine gelinceye kadar, Tanzimat sonrası sanat ve fikir adamının bariz vasfı, bence, zihnî ve ruhî ana idrak melekelerinden mahrumluktur.
📖 Sayfa 144 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Dünya Harbine gelinceye kadar, Tanzimat sonrası Türk Sanat ve Fikir adamı, satıh üzeri idrakiyle Avrupalılaşma teşebbüsünün ancak züppelik ve tereddisini getirebilmiş ve Tanzimat ruhunu daha iyi ifşaya hizmet etmiştir.
• Tanrı Kulundan Dinlediklerim, sh. 177-181
Kat'î ve mutlak bir kaidedir ki, bir dile, aslî madde halinde kelime aşılamak, insanların beynini değiştirmeye kalkışmak gibi bir abestir.....
📖 Sayfa 99 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Şiir telkindir,tebliğ değildir!..
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Sanat, önü kalabalık bir çeşmedir. Kimi bu çeşmenin bilek kalınlığında dökülen kevseriyle avuçlarını doldurup içer, kimi dolu avuçlardan fışkıran damlacıklarla dilini ıslatır, kimi çeşmenin yalağındaki artık sulara başını gömer, kimi de bu artık suların toprak üzerinde akan ve ayaklar altında ezilen bulanık ve çamurlu yollarına yüzükoyun kapanır.
📖 Sayfa 122 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Türkçemiz! Engizisyon zulmüne uğruyor da kimse aldırış etmiyor.
📖 Sayfa 13 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Bahçelerde ağaç olmalı insanda ideal,
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Eğer bahçede ağaç yoksa meyve de yoktur,
İnsanda ideal yoksa geleceği yoktur.
Dikkat etmişseniz benim hiçbir yazımda, olduğu gibi kabul edilmiş hiçbir yabancı kelime yok; fakat dil bünyemize milli hançere yoluyla girmiş, sesimizi ve hususiyetimizi almış birçok yabancı kelime vardır.
📖 Sayfa 48 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Ruh planındaki kurtuluş savaşının hareket arsası dildir.Her şeyden bu arsayı ,ısırgan otlarından,devedikenlerinden ve bataklıklardan temizlemek zorunda değil miyiz ?
📖 Sayfa 31 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
"Anladım işi, sanat, Allahı aramakmış;
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış..."
yazı yazmayınız, eserinizi; yazmamak etmeyiniz, niyetinizi; konuşmayınız, talâkatinizi; susmayınız, temkininizi; sevinmeyiniz, neş'enizi; ızdırap çekmeyiniz, tahammülünüzü; giyinmeyiniz, elbisenizi; soyunmayınız, vücudunuzu; iş sahibi olmayınız, nüfuzunuzu; işinizden atılmayınız, kahramanlığınızı; ve elinizdeyse yaşamayınız, her şeyinizi; ve yine elinizdeyse ölmeyiniz; kefeninizi kıskanırlar....
📖 Sayfa 251 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Evimde idare lambasını devirsem, garajlar dolusu itfaiye otomobili sokaklara dökülür ve polis tahkikat açar. Ehemmiyeti kâinata bedel koca bir dile, önüne gelen kundak sokuyor. Nerede bu yangının itfaiyesiyle polisi?
📖 Sayfa 14 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Şiir insanlık tarihiyle başladı. O günden bugüne insanda bir ( merveilleux-harikulâdelik) telâkkisi yaşadıkça, yeryuzünde gece diye bir hâdise kaldıkça, şiir; ışığın lüzumu gibi, insan ruhunun ana ihtiyaçlarından başlıcası olmuştur.
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Evimde idare lambasını devirsem, garajlar dolusu itfaiye otomobili sokaklara dökülür ve polis tahkikat açar. Ehemmiyeti kainata bedel koca bir dile, önüne gelen kundak sokuyor. Nerede bu yangının itfaiyesiyle polisi?
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Lisanı piyanoya benzetelim.Şairin,yahut muharririn vazifesi piyanonun kurulu,akortlu telleri üzerinde virtüözlük marifetleri göstermek değil midir?
📖 Sayfa 16 · Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Ne gezer ! Bizim memlekette piyanonun başına geçip çalgı tamirciliği etmekten daha lâzım ve faydalı iş tasavvur edemiyorum.Teller bozuk ,akort hasta,tuşlar berbat...
Türk ismi, Türk milletinin ismi, Türk coğrafyasına ait isimler, milli edebiyat için lâzım gelen unsurlar değildir. Bu isimlerin altında o milletin iç hayatını yakalamak ve bina etmek lâzımdır.
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Birşeyin cevheri ve maddesi tehlike geçirirken, taklidi ve gölgesi korunabilsin; ne hazin bir tezat!
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek

Büyük bir duvara doğru rastgele bir kurşun sıkan hokkabaz, kurşunun değdiği nokta etrafında içiçe daireler çizdikten sonra "işte kurşunu merkeze yapıştırdım!" derse ne buyurursunuz? Halbuki daireleri evvelâ çizerek merkezi belirtecek, sonra ateş edip değdirmeye çalışacak değil miydi?
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek
Yalnız bu misâl size, gaye ile yol arasındaki âhenk, tevazün ve ölçü sırrının, gele san'at gibi ulvî bir fâtihlik yolunda bu sıra adina yapılan göz bağçılığının ruhunu göstermeye yetmelidir.
Ve be yazık ki, dolandırdıkları biz değiliz, kendileri...
Sıkça Sorulan Sorular
Dil ve Edebiyat kimin eseridir?
Dil ve Edebiyat, Necip Fazıl Kısakürek tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır.
Dil ve Edebiyat kaç sayfadır?
Dil ve Edebiyat, 283 sayfadır (Büyük Doğu Yayınları baskısı).
Dil ve Edebiyat'ın en ünlü sözü nedir?
“Resmî ve hususî bütün müesseseleriyle dil, sanki beşinci kol hücumu altındadır. Sanki Türkçenin kurtulabilmesi için topyekûn unutulmasından başka çare bırakmak istemeyen bilgisizlik, zevksizlik ve soysuzluk örnekleri türemektedir.”