CANLI

Neil Postman'ın Kaleminden Çıkan Etkisi Süren Sözler

Neil Postman sözleri ve alıntıları

Neil Postman'dan okurlara ulaşan sözler, yıllar geçse de etkisini koruyor. Bu sayfada 100 tanesi bir araya getirildi.

En Beğenilen Neil Postman Sözleri

Hatırlamayı reddetmiyoruz;onu tam olarak hatırlamaya değer de bulmuyoruz.Aksine hatırlayamaz hale getiriliyoruz.

📖 Sayfa 176 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Hakikat kendini süslenmemiş bir biçimde göstermez, asla da göstermemiştir. Hakikat asıl giysisiyle görünmek zorundadır, yoksa geçerliliği kalmaz.

📖 Sayfa 32 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. Huxley'in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi.

📖 Sayfa 8 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Çocuk oyunlarının soyu
giderek tükenmektedir."

📖 Sayfa 12 · Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Fotoğrafta bir sentaks yoktur.

Sentaks : söz dizimi

📖 Sayfa 95 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

İşçiler alışık oldukları geleneksel usulleri terk etmek zorundaydılar. Aslında işçiler, düşünme yükünden kurtuluyorlardı. Sistem onlar adına düşünecekti.

Teknopoli, Neil Postman

Neyin yitiriliyor olduğu hemen göze çarpmadı.

Teknopoli, Neil Postman

Okumak, doğası gereği ciddi bir iştir.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Teknopoli'nin geliştiği ortamda bilgi ile insan arasındaki bağ koptu; bilgi gelişigüzel bir şekilde, başka hiçbir bilgiye yöneltmeden, muazzam oranlarda, yüksek hızlarda ve de teoriyle, manayla ya da amaçla bağını koparmış bir şeye dönüştü."

Teknopoli, Neil Postman

Günlük haberlerimizin çoğu, bize hakkında konuşacak bir şeyler veren ama hiçbir anlamlı eyleme yol açmayan bilgilerle dolu, durağan haberlerdir. Bu olgu, telgrafın birinci mirasıdır: alakasız bilgi bolluğu yaratarak, “bilgi-eylem oranı” denebilecek şeyi çarpıcı bir biçimde değiştirmiştir.

📖 Sayfa 99 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Huxley, Orwell'in 1984'ünde insanların acı çekerek denendiğine dikkat çekerken; Brave New World'da insanlar hazza boğularak denetlenmektedirler. Kısacası Orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkarken, Huxley bizi sevdiğimiz şeylerin mahvedeceğinden korkuyordu.
Bu kitap, Orwell 'in değil, Huxley'in haklı olduğu düşüncesiyle yazılmıştır.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Sessizlik benim için alkıştan daha kabul edilebilir bir şeydir. Kendimi tutkularınıza veya heveslerinize değil; yargılarınıza, idrakinize ve bilincinize açma arzusundayım."

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bir ayna yalnızca bugün giydiklerimizi yansıtır, dün giydiklerimiz konusunda sessizdir. Televizyonla da aynı şekilde kafamızı süreksiz bir şimdiki zamana gömeriz.

📖 Sayfa 154 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon okuma-yazma kültürünü genişletmez ve pekiştirmez. Tersine, okuma-yazma kültürüne saldırır.

📖 Sayfa 98 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Nitekim bir yazar ve okur, semantik anlamda boğuştuğu vakit, zekâ karşısında çok ciddi bir meydan okumaya girerler. Özellikle bu okuma ediminde olur çünkü yazarlar her zaman güvenilir kişiler değildir. Yalan söylerler, kafaları karışır, aşırı genellemeler yaparlar, mantığı ve bazen sağduyuyu suistimal ederler.

📖 Sayfa 78 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

..öğrencilerin, hakikati olmayan bilgelikleri sayesinde şöhrete ulaşacaklar fakat aslında bir yol göstericiden yoksun olan öğrencilerin sadece malumat sahibi olacaklar. Sonuçta belki bilgili sayılacaklar ama birçok şeyin cahili olacaklar. Gerçek birer bilge olmak yerine bilgeliğin gururuyla yetinen bu insanlar toplum için de birer yük haline gelecekler.!

Teknopoli, Neil Postman

Her tür kitaptan alınacak öyle bir tat vardır ki , hemen herkesi kitap okuru yapar.

📖 Sayfa 50 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Amerikan televizyon programlarının revaçta olması Amerika’nın sevilmesinden değil, Amerikan televizyonlarının sevilmesindendir.

📖 Sayfa 119 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Karl Marx bu eserde şöyle retorik bir soru sorar: “Matbaalar, hatta baskı makineleri var olsaydı, İlyada destani olabilir miydi?

📖 Sayfa 70 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

“ Son olarak, zor ve sıkıcı bir hayatın uzatılmasının bize faydası ne? Ve eğer hayat acıyla doluysa ölümü memnuniyetle karşılamaktan başka ne yapabiliriz.”

📖 Sayfa 16 · Teknopoli, Neil Postman

...... bir kültürdeki mevcut iletişim araçlarının o kültürün entellektüel ve toplumsal meşguliyetlerinin şekillenmesinde başat bir etki yaptığının mantıklı ve özellikle geçerli bir varsayım olduğuna inanıyorum.

📖 Sayfa 19 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Pedagojik safsataların en büyüğü, herhalde bir insanın ancak ders dinlerken öğrendiği düşüncesidir.

📖 Sayfa 162 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Psikanaliz zihne bakan bir mikroskoptan başka nedir ki?

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bir televizyon reklamını sevmek ya da sevmemek mümkündür. Ama çürütmek mümkün değildir.

📖 Sayfa 144 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bir kültürün ruhunun tükenmesinin iki yolu vardır.
Birincisinde kültür bir hapishaneye dönüşürken,
ikincisinde kültür bir hicve dönüşür.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

“Estetiğe takılmadan anlamlara ulaşmayı öğrenmişseniz, belli bir mesafe koymayı ve nesnel olmayı gerektiren bir tavır alabilmişsinizdir.”

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Telgraf bilgiyi kullanım yahut anlamlarından bağımsız bir şekilde, alınıp satılabilen bir ”şeye”, bir metaya dönüştürdü.

📖 Sayfa 96 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Çocuklar, göremeyeceğimiz bir zamana gönderdiğimiz canlı mesajlardır.

Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Sorun televizyonun bize eğlenceli konular sunması değil tüm konuların eğlenceli şeyler gibi sunulmasıdır.

📖 Sayfa 120 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"İnsan aklını eşsiz kılan söz değil, manadır."

Teknopoli, Neil Postman

Zarar, özellikle dünyaya nasıl tepki göstereceklerinin ipuçlarını çoğunlukla televizyondan alan genç izleyiciler açısından büyüktür.

📖 Sayfa 132 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Özgürlük televizyonu kapatarak elde edilmez. Televizyon çoğu insanın gece ya da gündüz en çok hoşlandığı şeydir. Biz , ezici çoğunluğun düğmeyi kapatmayacağı bir dünyada yaşıyoruz . Mesajı bu kutudan almasak bile, başka insanlardan nasılsa alırız.

📖 Sayfa 172 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Bizler hâlâ eylemlerimizin belkemiğini sorumluluk fikrinin oluşturduğunu anlamaktan aciziz. Ailemden, ülkemden, işimden, başarımdan daha yüce bir şeye karşı sorumluluk."

Teknopoli, Neil Postman

Orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu, Huxley'in korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi.
Bu kitap, Orwell'in değil, Huxley'in haklı olduğu düşüncesi ile yazılmıştır.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Ne bir hekim ne de bir mimar olan, fakat mutlak bir despotçasına emir
verebileceğini düşünen insanlar, hekimliği eline alırsa hastalarını tehlikeye atar ve diktiği binaların çabucak yıkılması pahasına keyfine göre binalar diker."

Teknopoli, Neil Postman

Bir kültürün yanlış enformasyona ve sahte düşüncelere rağmen ayakta kaldığı defalarca kanıtlanmıştır.

📖 Sayfa 141 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon ; kitapları yasaklamaz , sadece onların yerine geçer.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Yazılı dünya basit bir hatırlatıcıdan katbekat güçlüdür: geçmişi bugünde yeniden yaratır ve bize bilindik, hatırlanan şeyleri değil çağrılmış sanrıların parıltılı yoğunluğunu verir.

📖 Sayfa 35 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Huxley'e göre, insanlar süreç içinde üzerlerindeki baskıdan hoşlanmaya, düşünme yetilerini dumura uğratan teknolojileri yüceltmeye başlayacaklardır.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Teknokrasilerde, "görünmez bir el" yetersizlikleri giderecek
ve ucuz ve kaliteli mal üretenleri ödüllendirecektir. Fakat görünmez elin,
kimin görünmez aklı tarafından idare edilmekte olduğu hala belli değildir.

Teknopoli, Neil Postman

Yüksek boşanma oranlarının ve akıl hastanelerinin dolup taşmasının sorumlusu bilgi eksikliği mi?

Teknopoli, Neil Postman

"Cahil, ayıp duygusu olmayan,
disipline edilmemiş çocuk, çocuğun değil, yetişkinlerin
başarısızlığını gösterir."

📖 Sayfa 75 · Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

“Televizyon bütün insanlara genel bir öğretim programı sunan, bir tür gizli vergiyle finansa edilen ve özel bir Kültür Bakanlığı’nın yönettiği yeni devlet dinidir. Bu vergiyi gerçekten televizyon izlerken ve izleyip izlememek umurunuzda olmadığı zaman değil , banyo yaparken ödersiniz. “

📖 Sayfa 172 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Teknoloji kime daha fazla
özgürlük ve güç sağlayacak?
Kimin gücü ve özgürlüğü azalacak?

Teknopoli, Neil Postman

"Televizyon öğrencinin okuma özgürlüğünü açıkça kısıtlar ve bunu, deyiş yerindeyse, masumca davranışlarla yapar. Televizyon kitapları yasaklamaz, sadece onların yerine geçer."

📖 Sayfa 173 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

1780'lerin sonlarına kadar
çocuklar, cezası asılmak olan iki yüzden fazla suça mahkum
edilmişlerdi. Yedi yaşındaki bir kız çocuğu, elbise çaldığı için
Norwich'de asılmıştı. Gordon Ayaklanmaları’ndan sonra da
birkaç çocuk, halk önünde asılmıştı. İdamlara tanık olan
George Selwyn adlı kişi şöyle demiş: “Daha önceden
çocukların bu kadar çok ağladığını hiç görmemiştim.”

📖 Sayfa 71 · Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Yazıyı kullanmaya başlayanlar hafızalarını
kullanmaktan vazgeçecekler ve unutkanlaşacaklar.

📖 Sayfa 14 · Teknopoli, Neil Postman

Cehalet daima düzeltilebilir bir durumdur. Ancak cehaleti bilgi olarak kabul ettiğimiz zaman ne yapabiliriz?

📖 Sayfa 122 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

iyi bir televizyon programının daimi amacı da buydu: Yani, düşünmeyi sağlamak değil, alkış almak.

📖 Sayfa 116 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bir kültür sözlü iletişimden yazıya, basılı yayınlardan televizyon yayınlarına kaydıkça, hakikatle ilgili fikirleri de değişir, Nietzsche'nin dediği gibi, her felsefe yaşamın bir evresinin felsefesidir.

📖 Sayfa 37 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Orwell, tutsak bir kültüre dönüşmemizden korkuyordu. Huxley, ıvır zıvır eğlencelerle meşgul, keyfekeder bir kültür haline gelmemizden...

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon reklamıyla ürünlerin değerli bulunması değil, tüketicilerin kendilerini değerli hissetmeleri amaçlanmaktadır; yani şu anda işletmecilik işi sahte bir terapiye dönüşmüş durumdadır. Tüketici, psikodramalarla yatıştırılan bir hastadır.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Kitap okuyan, televizyon izleyen ya da saatine bakan birisi, bu olayların kendi zihnini nasıl düzenleyip denetlediğiyle genellikle ilgilenmediği gibi, o kitabın, televizyonun ya da saatin çağrıştırdığı dünya fikriyle hiç ilgilenmez.

📖 Sayfa 21 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Çocukların dövüldüklerini, çünkü onların küçük olduklarını söylemek, açıklamanın sadece yarısıdır. Diğer yarısı; onlar dövülmektedir, çünkü onlar çocuk olarak algılanmamaktadırlar.
Çocuklar; anlaşılmayan, kırılgan, tam bir entelektüel ve duygusal kontrol önlemine sahip biçimde görüldükleri sürece, normal yetişkinler onları, çatışmaya bir yanıt olarak dövmektedirler.

Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Bir kitap okuyan veya televizyon izleyen, yahut saatine bakan bir insan genelde, kitap, televizyon veya saat tarafından işaret edilen dünya Fikri’nin ne olduğu şöyle dursun, zihnin bu olaylarla nasıl düzenlendiği ve kontrol edildiğiyle dahi ilgilenmez.

📖 Sayfa 34 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

medyadaki değişikliklerin insanların zihinsel yapılarında veya bilme kapasitelerinde de değişikliklere yol açtığını iddia etmemeye bilhassa özen gösteriyorum.

📖 Sayfa 40 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

mesajları önemsiz olduğu için büyük bir kitle tarafından izlenirler.

📖 Sayfa 151 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bir kültürün ruhunun tükenmesinin iki yolu vardır. Brincisinde (Orwellcı yol) kültür bir hapishaneye dönüşürken, ikincisinde (Huxleyci yol) kültür bir hicive dönüşür.

📖 Sayfa 190 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

televizyon ekranının bir sekülarizm psikolojisi yaratmak gibi doğal bir yönelimi vardır.

📖 Sayfa 149 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bizi insan yapan, insan olarak kalmamızı sağlayan, aslında insanın anlamını tanımlayan, sözdür.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Önderler yalnızca kitlelerin ihtiyaç duydukları şeyleri sunarlar.

📖 Sayfa 151 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Ve en önemlisi, kamuoyunu ilgilendiren hiçbir konu (politika, haber, eğitim, din, bilim, spor) televizyonun ilgi alanının dışında kalmaz. Yani, halkın bu konuları kavrayış biçimi tamamen televizyonun yönelimleriyle şekillenmektedir.

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Fakat
bilgisayar teknolojisi insan yığınlarına ne derece avantaj sağladı? İşçilere, manavlara, öğretmenlere, araba tamircilerine, müzisyenlere, duvar ustalarına, dişçilere, hayatlarına bilgisayarın yeni yeni girdiği diğer insanlara neler kazandırdı? Bu insanların özel hayatlarına ait meseleler, gücü
elinde bulunduran kuruluşlar tarafından kolayca ulaşılabilir oldu. İnsanlar daha kolay izlenir ve kontrol edilir oldu, daha fazla incelemelere maruz kaldı, haklarında alınan kararlar karşısında daha fazla hayrete düşer
oldu, genelde sayılarla ifade edilen nesneler haline geldiler.

📖 Sayfa 21 · Teknopoli, Neil Postman

1806'da dokuma makineleri ( dokuma makinesi kavramı Edmund Cartwright adında bir papaza aittir) vasıflı işçilerin yerini makinenin işleyişini gözetleyen işçilere
bıraktırarak, tekstil endüstrisinde bir devrim gerçekleştiriyordu.

Teknopoli, Neil Postman

"bir şeyi göstermek" ile "bir şey hakkında konuşmak" bambaşka iki süreci anlatır.

📖 Sayfa 94 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bağlamı ortadan kaldırır ya da parçalara ayırırsanız çelişki de ortadan kalkar.

📖 Sayfa 137 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon reklamı tüketilecek ürünlerin niteliğiyle ilgili hiçbir şey anlatmaz. Reklamın içeriği,ürünleri tüketenlerin niteliğinde odaklanır.

📖 Sayfa 159 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Gözlüğün bulunması, hem bedenlerimizin hem de zihinlerimizin geliştirilebileceği düşüncesini doğurarak anatominin kader olduğu inancını çürüttü.

📖 Sayfa 25 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Milyonların açlık sınırında yaşaması, yiyecek
yetiştirme hakkındaki bilgi eksikliğinden mi kaynaklanıyor?

Teknopoli, Neil Postman

Kültür, sözün eseri olmakla birlikte, resimden hiyeroglife, alfabeden televizyona kadar her iletişim aracıyla yeni baştan yaratılmaktadır..

📖 Sayfa 20 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon reklamları, bütün gösteri sanatlarını (müzik, tiyatro, tasvir, mizah, şöhret) birbirleriyle kenetlercesine bir araya getirerek, Das Kapital'in yayımlanışından bu yana kapitalist ideolojiye yöneltilen en ciddi saldırıyı sahneye koymuştur. Bunun nedenini anlamak için, kapitalizmin, bilim ve liberal demokrasi gibi, Aydınlanma'nın bir ürünü olduğunu aklımızda tutmamız gerekmektedir...

📖 Sayfa 157 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

¶Dolayısıyla okumak doğası gereği ciddi bir iştir.¶

Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Reklamcının bilmesi gereken, ürünle ilgili doğru bilgiler değil, alıcı açısından neyin yanlış olacağıdır. Dolayısıyla iş harcamalarındaki denge ürün araştırmasından piyasa araştırmasına kaymaktadır. Televizyon reklamıyla ürünlerin değerli bulunması değil, tüketicilerin kendilerini değerli hissetmeleri amaçlanmaktadır; yani şu anda işletmecilik işi sahte bir terapiye dönüşmüş durumdadır. Tüketici, psikodramalarla yatıştırılan bir hastadır.

📖 Sayfa 159 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Sihirbazlıkta önemli olan dikkatimizi yanlış yönlere çekmesidir. Ve bunu yaparken, anlamamızdan ziyade hayret etmemizi sağlamaya çalışır. Teknopolide yaşayan bizler, makinelerin harikulade etkileriyle çepeçevre sarılmış durumdayız ve makinelerde mündemiç fikirlere itibar etme yönünde teşvik ediliriz. Teknolojilerin ideolojik anlamlarını göremeyiz.

Teknopoli, Neil Postman

Huxley, Henry Ford imparatorluğunun ortaya çıkışını teknokrasiden Teknopoli'ye geçiş anı olarak tanımlar. O yüzden Huxley kitabında, zamanı Ford'dan Önce ve Ford'dan Sonra diye ikiye ayırır.

Teknopoli, Neil Postman

Düşünmek televizyonda etkili olmaz

📖 Sayfa 116 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Dezenformasyon yanlış enformasyon demek değildir.

📖 Sayfa 135 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

...Kaybedilen, eğitimin kayda değer olan bütün nitelikleridir.

📖 Sayfa 147 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Her şey "Burada işte" ile başladı. Ama burada olan ne zaman baş­
ladı?

Teknopoli, Neil Postman

Demek ki, okumak doğası gereği ciddi bir iştir.

📖 Sayfa 69 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

"Tarih, 'yüksek düzeyde bilinçlilik' elde etmek için en etkin entelektüel araçtır."

📖 Sayfa 180 · Teknopoli, Neil Postman

öğrenilen en önemli şey, her zaman için nasıl öğrenildiğini gösteren bir derstir.

📖 Sayfa 178 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Bizim kültürümüz işlerin, bilhassa önemli işlerin yürütülmesinde yeni bir yol izlemeye başlamıştır. Her geçen gün gösteri olan şeyler ile olmayan şeyleri birbirinden ayırmak zorlaştıkça kültürümüzün söyleminin niteliği de değişmektedir. Rahiplerimiz, başkanlarımız, cerrahlarımız, avukatlarımız, eğitimcilerimiz ve televizyon habercilerimiz, kendi disiplin alanlarının gerekliliklerini karşılamaktan ziyade iyi bir şovmenliğin gerektirdiği davranışlara kafa yormaktadırlar.

📖 Sayfa 124 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Televizyon yeni epistemolojinin kumanda merkezidir. En ufak çocuklar bile televizyon izlemekten men edilmezler. En berbat yoksulluk bile televizyondan vazgeçmeyi gerektirmez. En yüce eğitim sistemi bile televizyonun belirleyiciliğinden kurtulamaz. Ve en önemlisi, kamuoyunu ilgilendiren hiç bir konu (politika, haber, eğitim, din, bilim, spor) televizyonun ilgi alanının dışında kalmaz. Yani halkın bu konuları kavrayış biçimi tamamen televizyonun yönelimleriyle şekillenmektedir.

📖 Sayfa 101 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

televizyonun rasyonel söylemin temellerini yok edici gücünün yanında, Vietnam Savaşı aleyhinde ya da tehlikeli faşizm biçimleri aleyhinde duyguları ayağa kaldırabilecek kadar büyük bir duygusal güce sahip olduğu yönünde iddialar da vardır. Bu ve buna benzer yararlı olanaklar da hafife alınmamalıdır.

📖 Sayfa 43 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Ekran belleklerimizi dinsel olmayan olaylarla o kadar doldurmaktadır, ticaret ve eğlence dünyasıyla o kadar içli dışlı hale getirmektedir ki, kutsal olaylara bir çerçeve hazırlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi çok zordur.

📖 Sayfa 149 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

" Madonna'nın müziğin zirvesine ulaştığına inanan bir genç, insanlığın yükselişini ve düşüşünü birbirinden ayırabilme duyarlılığından yoksundur. "

📖 Sayfa 221 · Teknopoli, Neil Postman

Sorunumuz televizyon açısından, en önemsiz ve dolayısıyla en tehlikeli olduğu noktanın, yüksek ihtiraslara kapıldığı, kendisini önemli kültürel söyleşilerin taşıyıcısı olarak sunduğu anlar olmasıdır. 

📖 Sayfa 40 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

19. yüzyılın en büyük buluşu, buluş fikrinin kendisidir.

~A. W. Whitehead~

Teknopoli, Neil Postman

Televizyondaki politikacı izleyicilere kendisiyle ilgili bir imaj sunmaktan daha çok, kendisini izleyicilerin bir imajı olacak şekilde sunmayı tercih eder.

📖 Sayfa 165 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Çocukluğun ihtiyaç duyduğu şey, sadece, uygarlığın hastalıklı taşkınlıkları tarafından boğulmamasıdır.

Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Okuma, çocukluğun kamçısıdır, çünkü okuma bir anlamda
yetişkinliği yaratmaktadır.

Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

Her nerede okur-yazarlık yüksek ve sürekli bir değer görmüşse, orada okullar oluşmuş ve her nerede okullar oluşmuşsa orada çocukluk anlayışı hızlıca gelişmiştir.

Çocukluğun Yokoluşu, Neil Postman

"Orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkarken, Huxley bizi sevdiğimiz şeylerin mahvedeceğinden korkuyordu.''

📖 Sayfa 8 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Elinde çekiç olan bir insan her şeyi çivi olarak görür.

Teknopoli, Neil Postman

Kültürümüzün televizyonun epistemolojisine uyum sağlaması şu ana kadar hemen hemen tamamlanmış durumdadır; televizyonun hakikat, bilgi ve gerçeklik tanımlarını o kadar gözü kapalı kabul etmekteyiz ki ilgisizlik bize anlamlı görünmekte, tutarsızlık ise özellikle akıllıca davranmak gibi gelmektedir.

📖 Sayfa 103 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

Teknopoli’de…sübjektif bilginin resmî hiçbir statüsü yoktur ve uzmanlarca uygulanan testlerle teyit edilmesi gerekmektedir.
Kişisel yargıların, güvenilmez oldukları, belirsizlikle dolu oldukları ve şüpheden uzak olmadıkları düşünülür. Fakat testler ve makineler böyle değildir.
Filozoflar, “Hakikat nedir?”, “Zeka nedir?”, “İyi bir hayat nedir?” gibi sorulardan ötürü ızdırap çekiyor olabilirler. Fakat Teknopoli’de bu tarz bir entelektüel çabaya gerek yoktur.

Teknopoli, Neil Postman

Düşünmeye iki dakikadan fazla vakit ayıranlar için hiçbir şey aşikar değildir.
Bununla birlikte, fanatik Theuthlar tarafından kuşatılmış durumdayız.
Bu tek gözlü kahinler, yeni teknolojik buluşların neler sağlayacağını görmekte fakat ne gibi zararlara yol açabileceğini görememekteler.

📖 Sayfa 10 · Teknopoli, Neil Postman

İster Yahudi ister Hıristiyan ister Türk olsun bütün ulusal kilise kurumları, bana insanlığı korkutup köleleştirmek, gücü ve kârları tekelleştirmek amacıyla kurulmuş insani icatlar olarak görünmektedir.

📖 Sayfa 72 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman

televizyon ekranının bir sekülarizm psikolojisi yaratmak gibi doğal bir yönelimi vardır. Ekran belleklerimizi dinsel olmayan olaylarla o kadar doldurmaktadır, ticaret ve eğlence dünyasıyla o kadar içli dışlı hale getirmektedir ki, kutsal olaylara bir çerçeve hazırlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi çok zordur. İzleyici, bir düğmeye basarak farklı ve dünyevi bir görüntüye (bir hokey maçı, bir reklam ya da bir çizgi film) geçebileceğinin her zaman farkındadır.

📖 Sayfa 149 · Televizyon Öldüren Eğlence, Neil Postman
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4