
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans adlı eser, Pınar Ülgen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de okurlarla buluşmuştur. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans'tan En Beğenilen Alıntılar
"Neredeyse her şeyi kaybettik ve huzur bulamadık. Kayıplar telafi edilir gibi değil,ölümün yarası da iyileşecek gibi değil. Tek bir teselli var: Evvelce gidenlerin yolunu izleyeceğiz. Sürdürdügümüz hayat bir uykudur; ne yaparsak yapalım, rüya görüyoruz. Yalnızca ölüm, bizi uykudan uyandırır ve rüyalarımıza son verir. Bundan önce uyanmış olmayı diliyorum."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
". Ve Prof. Cologero'nun dediği gibi
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Avrupa'nın her ne olmasını istiyorsak
Avrupa, O' dur".
Dolayısıyla "Orta Çağ'ın da ne olmasını istiyorsak Orta Çağ, O'dur..".
Barış, yeteri kadar övülemeyecek bir hazinedir. Savaştan nefret ediyorum; savaşa pek değer verilmemeli. Haklı veya haksız uzun süredir başım dertte. Yüreğimde sevdiğim Fransa’yı görmek istiyorum.
📖 Sayfa 100 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
". Çiftçiler öldü; ekinleri tarlalarda kaldı, öküz ve eşekleri tarlalarda başıboş dolaşıp tıka basa tahıl yediler. O kadar çok lord ve leydi öldü ki; zengin evleri bomboş kaldı; o kadar çok aile yok oldu ki, tek bir varisleri bile kalmadı..
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
O kadar çok cesur adam güzel kadın ve güçlü kuvvetli genç, sabah aile ve dostlarıyla kahvaltı edip, aynı günün akşamı öbür dünyadaki atalarıyla akşam yemeği yedi. Ne gözyaşları aktı, ne mumlar yandı, ne de yas tutuldu.
O kadar çok insan öldü ki, çok geçmeden insanlar ölmüş keçilerden daha fazla aldırış etmemeye başladılar."
"Tournai'de ise bir gözlemci 'Her gün erkek kadın, zengin yoksul, genç yaşlı o kadar çok insan ölüyordu ki hava kokuyordu.' demiştir."
📖 Sayfa 21 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Dikkat edilecek olunursa zamanla aynı sosyal ve ekonomik olgular, çağ değişse bile aynı kalmaktadır."
📖 Sayfa 16 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Çiftçiler öldü; ekinleri tarlalarda kaldı, öküz ve eşekleri tarlalarda başıboş dolaşıp tahıl yediler. O kadar çok lord ve leydi öldü ki; zengin evleri bomboş kaldı; o kadar çok aile yok oldu ki, tek bir varisleri bile kalmadı. O kadar çok cesur adam güzel kadın ve güçlü kuvvetli genç, sabah aile ve dostlarıyla kahvaltı edip, aynı günün akşamı öbür dünyadaki atalarıyla akşam yemeği yedi. Ne gözyaşları aktı, ne mumlar yandı, ne de yas tutuldu. O kadar insan öldü ki; çok geçmeden insanlar ölmüş keçilerden daha fazla aldırış etmemeye başladılar.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
...sürdürdüğümüz hayat bir uykudur; ne yaparsak yapalım, rüya görüyoruz. Yalnızca ölüm, bizi uykudan uyandırır ve rüyalarımıza son verir...
📖 Sayfa 17 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Bilmenizi isterim ki, kendi topraklarımda ben Papayım, İmparator ve Kralım. Bizzat Tanrı bile benim irademe karşı bir şey yapamaz.
📖 Sayfa 120 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Pluscarden kroniğinde "1310 dolaylarında İskoçya krallığında öyle bir kıtlık ve yiyecek yokluğu yaşandı ki insanlar, at ve diğer murdar hayvanların etlerini yemek zorunda kaldılar.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Moğollar, vebadan ölenlerin cesetlerini mancınıkla birlikte surlardan içeri atmış ve bu hastalığın Kefe'de yayılmasına neden olmuşlardır. Yani Veba mikrobu, Batı'ya Kırım'daki Ceneviz kolonisi olan Kefe'den gelen yelkenli gemilerde yaşayan farelerin üzerindeki pirelerle taşınmış ve 1348 yılında ise tüm Avrupa'ya yayılmıştır.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Ve birçoğu onunla ilgilenecek kimse olmadan öldü. Ve birçoğu açlıktan öldü; çünkü birisi hastalanıp yatağa düştüğünde öteki dehşete kapılarak ona “doktor getireceğim” diyerek evden ayrılıyor kapıyı yavaşça kapatıyor ve bir daha hiç dönmüyordu. Hasta terkedilmiş ve yiyecek yemeği olmadan hastalık ateşiyle güçsüz düşüyordu.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Veba hastalığındaki kan ve iltihapla dolu koyu renkli şişliklerden dolayı bu hastalık, "Kara Ölüm" olarak anılmaktadır. Bu hastalığa bu isim, en sık görülenin kasık bölgesinde olan türü olduğu için verilmiştir. Fransız Doktor Louis Sanctus, "Hızlı ölenlerin hepsinde bir akciğer enfeksiyonu vardı ve kan tükürüyorlardı" diye yazmıştır. Ayrıca "...ve ne zaman hastalanan birisi ölse, onu hastalığı sırasında görenler, onu ziyaret edenler ya da onunla herhangi bir şekilde işi olanlar veya onu mezarına taşıyanlar, doğrudan çaresizce ölüyorlardı.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Tarih asla kendini tekrar etmez.
📖 Sayfa 81 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Bunu daima insanoğlu yapar..."
"Yahudi düşmanlığı da bu süreçte artmıştır. Yahudilerin zehir kuyularına girdiklerine dair
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
dedikodular yayılmış ve insanları Yahudilere karşı daha da kışkırtmışlardır. Yahudiler, Hz. İsa'nın katili olarak görülmüşlerdir. Bazı kaynaklarda verilen bilgilere göre ölen Yahudilerin bedenleri şarap fıçılarına konularak Rhine nehrine atılmıştır. Strasburg'da 2000 kadar Yahudi mezarlıklarının içinde canlı canlı yakılmışlardır.."
"Araştırmalar sonucunda deprem gibi felaketlerin ardından hep veba ortaya çıkmaktadır. Bu durum, bu tür olayların gerçekleştikleri coğrafya değişse bile birbirlerinin tetikleyicileri olduklarını
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
göstermektedir.."
"Neredeyse her şeyi kaybettik ve huzur bulamadık. Kayıplar telafi edilir gibi değil, ölümün yarası da iyileşecek gibi değil.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Tek bir teselli var: Evvelce gidenlerin yolunu izleyeceğiz. Sürdürdüğümüz hayat bir uykudur; ne yaparsak yapalım, rüya görüyoruz. Yalnızca ölüm, bizi uykudan uyandırır ve rüyalarımıza son verir. "Bundan önce uyanmış olmayı diliyorum."
Şair Petrarch
" İngiltere ve Kuzeybatı Avrupa, 1314 yılı yaz aylarında en yağmurlu dönemini yaşamış ve 1315 yazı daha da kötü geçmiştir. Northumberland'daki manastırından yazan keşiş Trokelowelu John, "Saman, suyun altında o kadar uzun zaman kaldı ki ne biçilebildi ne de toplanabildi ve ürün de olgunlaşamadı. Ayrıca yaz güneşinden besinini alamadı. Ve Almanya'nın Salzburg kenti "öyle bir su baskını gördü ki, sanki tufan gelmişti" diye yazmıştır."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de bazı ölümcül hastalıklara bazı anlamlar yüklenmiştir. Yani bu hastalığın ortaya çıkışıyla ilgili birileri suçlanmak istenilmiştir. Bunun en yaygın olanı da günah işleyen insanları cezalandırmak amacıyla kullanılan "Tanrı'nın Cezası" ifadesidir.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen

". Şöyle ki: "M.S. 1315 yılında Livonia'da ve çevresindeki alanlarda milyonlarca insan öldü ve ölü bedenler ya atıldılar ya da büyük mezarlara gömüldüler. Bazı anne ve babalar, kendi çocuklarını öldürüp yediler ve hiç ekmek kalmadığında bazı anne ve babalar da çocuklarını saunalara kilitlediler ve böylece çocuklar boğuldular..." Ayrıca bu kıtlık ve tahıl eksikliği 3 yıl devam etti ve bunun sebebi, tarlalarda her yıl arpa ve çavdarların donmuş olmasıydı.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Öncesinde Fransa ve İngiltere, kültürel ve siyasal olarak iç içe geçmiş bir şekilde yaşarken, Yüzyıl Savaşları ile her iki halkın uluslaşma sürecinin başladığı görülmektedir. Şüphesiz bu ayrılık kolay olmamış, büyük bir nefret ve yıkımla gerçekleşmiştir. Öyle ki XIV. yüzyıl buhranında Yüzyıl Savaşları'nın etkisi büyük olmuştur. Bu savaşlar, her şeyden önce sonraki kuşaklar tarafından Orta Çağ'ın en aşağılık yönü olarak kabul edilecek olan cinayetler, akıl dışı batıl inançlar ve basit küçük çıkarların bir bütünü ve sonucudur diye yorumlanabilir."
📖 Sayfa 101 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
" Orta Çağ, sanılanın aksine Avrupa'yı oluşturan en önemli çağdır. Tarihte bir benzeri olmayan Orta Çağın feodalitesi, Avrupa'yı yaratmıştır. Avrupa'nın gücü, feodal dışı üretim ilişkilerine dayanmaktadır.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Tapınak Şövalyelerine karşı uygulanan
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
yasaklarla biten kan davaları, sürdürülmüştür. 1308-1312 yıllarındaki mahkemeler, şeytanla ve dinsizlerle birlik oldukları iddiasıyla yapılan suçlamalarla, işkenceyle alınmış itiraflarla ve sonunda kanuna uydurulmuş cinayetlerle yürütülmüştür. Buna verilebilecek en iyi örnek, Jacques de Molai'nin Paris'te bütün itiraflarını geri aldıktan sonra yakılarak öldürülmesi Avrupa tarihi açısından büyük bir leke olarak kabul edilmektedir..."
". Orta Çağ Avrupasında cüzzam hastaları, yasal olarak toplumdan dışlanmışlardır. Ayrıca malları ve hakları da ellerinden alınmıştır. Ayrıca Katolik inanışına göre boşanmanın mümkün olmadığı bir inanış tarzında eşler için bu hastalık boşanma şartı olarak bile kabul edilmiştir.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Barış, yeteri kadar övülemeyecek bir hazinedir. Savaştan nefret ediyorum; savaşa pek değer verilmemeli..."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Fransız milliyetçiliği, 19 yaşında genç bir kız olan Orleans bakiresi olarak adlandırılan Jeanne d'Arc'in bedeninde kutsallaşmıştır. Çünkü öldürülmesinden yıllar sonra Azize ilan edilmiştir..."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
",Vebanın sağlıkla ilgili yarattığı yıkımı anlatmakla birlikte Tıp biliminin çok önemli bir bilim dalı iken bu noktada ne kadar çaresiz kaldığını göstermektedir.."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Tarih, asla kendini tekrar etmez.. Bunu daima insanoğlu yapar..."
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Voltaire
O kadar çok lord ve leydi öldü ki; zengin evleri bomboş kaldı; o kadar çok aile yok oldu ki, tek bir varisleri bile kalmadı.
📖 Sayfa 45 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Bazı anne ve babalar, kendi çocuklarını öldürüp yediler ve hiç ekmek kalmadığında bazı anne ve babalar da çocuklarını saunlara kilitlediler ve böylece çocuklar boğuldular. Bu konuda Frase, cannibalism kayıtlarının, ölü bedenleri yiyen ya da yenilmesi için mezarlık alanlara bırakılan cesetlerle dolu olduğunu belirtmektedir. Vebaya yakalanan birinin yakını yardım bulmak için evden çıkardı. Ya hiç geri gelmezdi ya da evi ateşe verirdiler.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Tarih , asla kendini tekrar etmez.
📖 Sayfa 81 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Bunu daima insanoglu yapar..."
Voltaire
Batı'da ardışık 150 gün boyunca durmadan yağmur yağmış ve dolayısıyla bu yağmurlar,ekin yapmayı imkansız hale getirmiştir. İnsanlar, ağacı kabuğu ve kuş gübresi yemeye başlamıştır hayatta kalmak için. Soğuk hava, buralarda 7 yıl boyunca etkisini sürdürmüştür.
📖 Sayfa 18 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
"Bazı anne ve babalar, kendi çocuklarını yediler ve hiç ekmek kalmadığında bazı anne ve babalar da çocuklarını saunalara kilitlediler ve böylece çocuklar boğuldular..."
📖 Sayfa 22 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
13-14YY lar arası Avrupa'da Kara Veba yaygınlaşırken, günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de bazı ölümcül hastalıklara bazı anlamlar yüklenmiştir. Yani bu hastalığın ortaya çıkışıyla ilgili birileri suçlanmak istenilmiştir. Bunun en yaygın olanı da günah işleyen insanları cezalandırmak amacıyla kullanılan "Tanrı'nın Cezası " ifadesidir.
📖 Sayfa 41 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Genel olarak bakıldığında sonuçta Kara Veba, tarihçiler tarafından Batı Avrupa'da feodal sistemin gerilemesinin belirleyici unsuru olarak görülmüştür.
📖 Sayfa 79 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Bilindiği üzere savaş, Orta Çağ boyunca hep var olan bir olgu olmuştur.
📖 Sayfa 95 · Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen
Sıkça Sorulan Sorular
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans kimin eseridir?
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, Pınar Ülgen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans kaç sayfadır?
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans, 152 sayfadır (Yeditepe Yayınevi baskısı).
Orta Çağ Avrupasında Ölümle Dans'ın en ünlü sözü nedir?
“"Neredeyse her şeyi kaybettik ve huzur bulamadık. Kayıplar telafi edilir gibi değil,ölümün yarası da iyileşecek gibi değil. Tek bir teselli var: Evvelce gidenlerin yolunu izleyeceğiz. Sürdürdügümüz hayat bir uykudur; ne yaparsak yapalım, rüya görüyoruz. Yalnızca ölüm, bizi uykudan uyandırır ve rüyalarımıza son verir. Bundan önce uyanmış olmayı diliyorum."”