
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa'nın Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Sanat, Edebiyat, Tenkit'ten En Beğenilen Alıntılar
Soysuzlaşma, soyunu bilmemekle başlar..’
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Şair, adeta bize fizikte metafiziği yaşatır.
📖 Sayfa 251 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Gideceğim... demir al, sallanarak ey gemi.
📖 Sayfa 310 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
O bilinmez ülkeye geldi yönelmek demi.
Yine kırılsın ümit kederin en çetini,
Takınca mendillere ebedi hasretini...
(-)
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol.
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
(-)
Türkçeye çevrilmiş bütün eserlerin tercümesi yüzde doksan dokuz kötüdür.
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Kültürü bilgiden ibaret sanmak, zekayı hafızadan ibaret sanmaktan farksızdır.
📖 Sayfa 21 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Dehanın akılla cinnet arasında ikisine de yenilmeyen bir kudret oluşu, zihni şemaları aştığı halde kendini kaybetmeyişi, mantıktan üstün ve uzak durduğu halde saçmaya düşmeyişi, nizamı geride bıraktığı halde nizamsızlık içinde kaybolmayışı; velhasıl tezatlar arasında bir uçtan öbür uca yaptığı aleladelerin gözlerini yıldıran hamlesinin muvaffakiyeti, kaidesinin ve hareket noktasının sapasağlamlığındandır.
📖 Sayfa 27 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
.
Şair zekasıyla değil ruhuyla düşünür.
📖 Sayfa 247 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Düşünmek hakikate doğru yola çıkmaktır.
📖 Sayfa 40 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Muhakkak ki tek bir bakışın ikna ve telkin süratine erişmemiz imkanı yoktur.
📖 Sayfa 294 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Bizde metodlu tenkid yoktur. Taraf müdafaası vardır. Ya tuttuğumuz tarafı müdafaa ederiz veya karşı tarafı yerin dibine geçiririz. Başımız sıkışınca da "Söz tarihindir" deriz.
📖 Sayfa 321 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
. Kendi ihtiyariyle kendini tasfiye ederek en layıkları ayıran çokluk son karar hakkını bir avuç adama bırakmıştır.
📖 Sayfa 104 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Parıltılarını hiçbir yaldıza borçlu olmayan altın ve elmas gibi maddelerin yenilikleri eskimeye mahkum değildir. Bunlar, her sabah doğarak yenileşen güneş gibi ebedi bir parıltı saçarak, zamanın üstünde, her zaman parlarlar. Eski oldukları kadar da yeni oldukları için modadan ne bir şey isterler ne de korkarlar.
📖 Sayfa 43 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Bir Fransız romancısının hatırımdan çıkmayan bir sözü vardır:
📖 Sayfa 15 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
". ."
Gerçek sanatçı ebedinin sözcüsüdür
Şiir, kelimelerin ardında, tefekkürden de geniş bir ruh atılışıyla varabileceğimiz çizgisiz, köşesiz hudutsuz bir alemin sezilişidir.
📖 Sayfa 273 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
, . Bu temelsiz ve çerden çöpten şiirlerin gecekonduları her yeri kaplıyor. Besbelliki şiir ihtiyacından az değil. Fakat , !
📖 Sayfa 276 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Birisi benim dinsiz olduğumu yazarsa, evvela bunu hakaret saymam; bu yanlış iddiayı yüzükoyun yere kapaklandırmak için iki kelime kâfidir: "!"
📖 Sayfa 339 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Deniz görmemiş bir adama onu bir kadeh deniz suyu ile göstermek gibi kısır bir gayret
📖 Sayfa 305 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
İspatsız iddia değil, iddiasız ispat
📖 Sayfa 304 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Valery'nin şu harikulade sade ve güzel, fakat hiç de açık olmayan cümlesi:
📖 Sayfa 147 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
"."

Tek mısrası, tek manzumesi hatta tek kitabıyla dünya kıymetleri arasına girmiş tek sanatkar yoktur.
📖 Sayfa 35 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Kıt ve seyrek eser veren adamda mükemmeliyet iştiyakını alkışlayamayız.
Şiirle rüya arasında büyük bir benzerlik ve büyük bir fark vardır. Benzerlik, şuuraltı muhtevalarının şuura semboller hâlinde boşalmasıdır. Fark, rüyanın gayrıihtiyari, şiirin ihtiyarî oluşudur.
📖 Sayfa 260 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Durumumuz vahim denecek derecede hazindir.
📖 Sayfa 75 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
"O zaman küçük kumruların gezindiği cami sundurmalarında düşünür; İstanbul'a, bu köprülerin ve sefillerin ve vapurların birbirini düşündüğü, birbirini çağırdığı İstanbul'a bakardım."
📖 Sayfa 135 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
-Sait Faik'in "Sarnıç" adlı kitabından
Gençler! Ayran çanağıyla şampanya sunmayınız.
📖 Sayfa 277 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Gerçekte sübjektif olmaktan kurtulan hiç bir sanat eseri yoktur. Müşahede eden (yâni insan), müşahede edileni (yâni eşyayı, vakıaları, insanları ve ruh hallerini) daima kendi açısından ve kendine göre görmeğe mahkûm olduğu için tam ölçüde objektif olamaz. Bir dereceye kadar kendini ayırabilir (yâni bir dereceye kadar objektif olabilir).
📖 Sayfa 25 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Şair, ruhu filozof; ifadesi şiir adamdır.
📖 Sayfa 246 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
"Güneş altında yeni bir şey yoktur." .
📖 Sayfa 41 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
"Güneş altında eski bir şey yoktur."
Eğer ""nin hatırı için ""ye ve ""nin hatırı için de ""ye kıysaydık serçe parmağımızı kımıldatamazdık. Çünkü her iyi hareketin daha iyisi ve her daha iyi hareketin de daha iyisi vardır.
📖 Sayfa 36 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Her sanat temayülü, ruhun kabını çatlatacak bir iç sıkıntısından doğar.
📖 Sayfa 302 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Üzülme şairim. Her yüksek kalitenin ölçüsü azlıktır.
📖 Sayfa 118 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Biz şiiri kalbimizdeki hezimetlerin şarkıları sanıyoruz.
📖 Sayfa 254 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
"Sana hırsız demekte
📖 Sayfa 276 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Haklıyım
Çünkü
Açıp
Kalbime baksalar
Parmak izlerin var!"
Ne sevimli, değil mi? Fakat şiir mi? Nükte, son mısraiyle beylikten biraz kurtulabilmiş bir nüktecik. Şirin bir gecekondu. Belediyeden yakayı kurtarabilse de bir fırtınadan korkmağa her zaman mahkûm. Bizde tenkidin fırtınası değil, rüzgârı bile yok. Bu temelsiz ve çerden çöpten şiirlerin gecekonduları her yeri kaplıyor. Besbelli ki şiir ihtiyacından az değil. Fakat paraca olduğu kadar kültürce de ne kadar züğürdüz, Allahım.
Mübalağalı bile olsa, şöyle bir kestirme hükümle bu acı mezvuu bağlayabiliriz: Tenkid ve tarih anlayışımız bozuk olduğu için, bizde gerçek mânasiyle ne tenkid vardır, ne de tarih.
📖 Sayfa 336 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Milllyet, 1957
Edebiyatta ticaret, ticaretlerin en iğrenci.
📖 Sayfa 281 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Tasvir, 1945
Dün kahkahalar yükseliyorken evinizden,
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden.
Yahya Kemal
- Şiirde mâna şart mıdır?
📖 Sayfa 255 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
- Gençler mânanın şiire düşman olduğunu öğrenmişler. Şiir mânanın ta kendisidir. Eğer şiir adını kaybetseydi, ona tereddüt etmeden mâna diyebilirdiniz.
İnsana ruhundaki eser haline gelememiş karalamalarıyla san'atkâr olabilmek hakkı verilseydi, yer yüzünü dâhiler bürürdü
📖 Sayfa 36 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Artık demir almak günü gelmişse zamandan
📖 Sayfa 324 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
(Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi)

Bizim tarihlerimizin çoğu objektiflikten mahrumdur ve hemen hepsi metodsuzdur. Yanlış, hattâ ters hükümlerle doludur. Akıllıya deli, câhile âlim, palavracıya inkılâpçı, korkağa kahraman, hilekâra dâhî dediği çoktur. Bizim tarihlerimiz tarihçilerin görüşünü, mizacını, tercihini ifade eder. Oysa ki tarihin kendine has görüşü yoktur. O, çeşitli görüşleri kaydeder.
📖 Sayfa 335 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Paraca olduğu kadar kültürce de ne kadar züğürdüz, Allahım!
📖 Sayfa 288 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Ulus, 1950
Bir şeyin hoşa gidip gitmemesi ona verdiğimiz hususî mânaya bağlıdır ve "gönül kimi severse güzel odur."
📖 Sayfa 104 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Gönül niçin şunu seviyor da ötekinden hoşlanmıyor ve niçin o gönülün sevdiğinden bu gönül kaçıyor? Sevdiğimiz şeye verdiğimiz mâna şahsidir, fakat mantıkî değildir de onun için... Eğer mantıki olsaydı bu zevkin herkeste müşterek olması lâzımdı.
Şair zekasiyle değil ruhuyla düşünür. Zekâ onu tekniğe kavuşturan vasıtadır.
📖 Sayfa 255 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Voltaire'in kötü şiirler yazan bir avukata söylediğini hatırlatıyor:
📖 Sayfa 148 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
- "Avukat efendi! Bu şiirleri yazmasaydınız sizi asarlar mıydı?"
Şiirin sesine, imajına, edasına, yapısına sinen ve yerini gizleyen mâna çiçeğin kokusu gibidir: Nereden ve nasıl sızdığını belli etmez, neden hoşumuza gittiği de kolay izah edilemez. Burnu koku almayanlara onu tarif etmek mümkün değildir.
📖 Sayfa 266 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Hayat akışının içimizdeki muzaffer parıltısından başka bir şey olmayan ümidimizi kaybetmedikçe bize ölüm yoktur ve bunu kaybetmeyeceğiz, kaybeymeyeceğiz, kaybetmeyeceğiz arkadaşlar!
📖 Sayfa 313 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Bu takdirde şiir, sanki, mânaların miktarını ve yüz ölçüsünü daraltmaya, tek mevzua inhisar ettirmeye mukabil, derinliğini arttırır. Ruhumuzu marangozun miskapı gibi tek noktadan oyarak içeri dalar.
📖 Sayfa 307 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Elime kalemi aldığım gündenberi Türk okuyucusu bana güven, gurur ve cesaret vermeğe devam etmiştir.
📖 Sayfa 115 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Tercüman, 1959
Edebiyatımızın ne zamandır özlenen değer ve zevk disiplinine kavuşması, tam ve toplu tarihinin (hattå tarihlerinin) yazılmasından evvel mümkün olmayacaktır.
📖 Sayfa 75 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Meselâ André Gide'in anlattığına göre bir romancı, Dostoyevski gibi, sokakta küçük bir çocuğu elinden tutmuş, yanında karısı olmadan yürüyen bir işçi görürse hemen bir dram tahayyül eder; farzeder ki çocuğun anası kısa bir zaman önce ölmüştür, adam bütün hafta çalışır, yavrucak yabancı ve ihtiyar bir kadının elinde hırpalanır. Yer altında bir kira odasında yaşarlar. O gün pazar. Adam çocuğu bir akrabasına, galiba õlen karısının kızkardeşine götürüyor.
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
İnsan hür doğmaz, boş doğar. Fikir ve hürriyet sonradan gayret ve liyakat yoluyla elde edilmek lazımdır. Biz kanunun değil, ancak kafanın verdiği hürriyete lâyık olabiliriz. Küfür eden yazarlar elbette bu hürriyete lâyık değildirler ve adalete hesap vermeleri doğru olur.
📖 Sayfa 340 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Sokaklarda küfürbaz bir gençliğe rastlıyorsanız, şaşmayınız: Talebelerimizdir.
📖 Sayfa 353 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Tasvir, 1945
Bizde metodlu tenkid yoktur. Taraf müdafaası vardır. Ya tuttuğumuz tarafı müdafaa ederiz veya karşı tarafı yerin dibine geçiririz. Başımız sıkışınca da «Söz tarihindir» deriz.
📖 Sayfa 336 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Tarih hüküm verecekse, tenkide ne lüzum var?
Tenkid hakemse tarih nedir?
Eğer «daha iyinin hatırı için «iyi»ye ve «daha da iyinin» hatırı için de «daha iyi» ye kıysaydık serçe parmağımızı kımıldatamazdık. Çünkü her iyi hareketin daha iyisi ve her daha iyi hareketin de daha iyisi vardır.
📖 Sayfa 34 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Her insanın hayatında en az bir roman mevzûu vardır.
📖 Sayfa 234 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Ruhun sayısız mahrem kımıldanışlarının üstüne aruzun çelik zırhı gibi değil ipekli tüller gibi konarak, onlara serbest dalgalanışlar içinde, seyyaliyetlerini kaybettirmeyen şekiller almak imkânını verir.
📖 Sayfa 286 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
On dört yaşında bir çocuk apandisit ameliyatı yapmak istediğini söylerse gülüp geçersiniz; ısrar ederse kendisine doktorluk tahsili yapmadan bu işte nasıl muvaffak olunabileceğini sorarsınız.
📖 Sayfa 251 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Fakat, on dört yaşında bir çocuk şiir yazmak istediğini söylerse tabii bulursunuz; ekseriya onu teşvik edersiniz ve yazdığını da beğenirsiniz.
Çünkü biz de o çocuk gibi edebiyatın doktorluk kadar hususi bir etüde muhtaç olduğunu bilmiyoruz.
Freud sayesinde, ruhun derinliklerinde garip kuvvetler keşfedildiğini, her şeyden evvel bunları yakalamak gerektiğini söyler. Freud'ün rüya üzerindeki araştırmalarını hatırlatır ve uykuda şuur altının faaliyetlerine dikkati çeker.
📖 Sayfa 47 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa

Okuyucunun seviyesi romancınınkinden yukarı olduğu zaman kitap daha ilk sahifelerinde tiksintiyle, aşağı olduğu zaman da sıkıntıyla atılır.
📖 Sayfa 223 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Aklın salıverdiği istimin müşevveş karanlığı içinde gördüğümüz rüyalar, şuur gerisinde kaynayan ruhumuzun kazanını patlatmasına karşı teminattır.
📖 Sayfa 278 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Fikirlerin mevcut olmadığı münakaşa hallerinde fikir hürriyetinin de boş bir kavram olduğunu bilirim. Fikir hürriyeti yalnız fikir sahiplerinin hakkıdır. İnsan hür doğmaz, boş doğar. Fikir ve hürriyet sonradan gayret ve liyakat yoluyla elde edilmek lazımdır. Biz kanunun değil, ancak kafanın verdiği hürriyete lâyık olabiliriz.
📖 Sayfa 356 · Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa
Sıkça Sorulan Sorular
Sanat, Edebiyat, Tenkit kimin eseridir?
Sanat, Edebiyat, Tenkit, Peyami Safa tarafından yazılmıştır.
Sanat, Edebiyat, Tenkit kaç sayfadır?
Sanat, Edebiyat, Tenkit, 323 sayfadır (Ötüken Neşriyat baskısı).
Sanat, Edebiyat, Tenkit'in en ünlü sözü nedir?
“Soysuzlaşma, soyunu bilmemekle başlar..’”