CANLI

Tanrıların Parmak İzleri — Graham Hancock'un Tarih Üzerine Kalıcı Sözler

Tanrıların Parmak İzleri - Graham Hancock kitap alıntıları ve sözleri

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock'un 616 sayfalık eseridir. Orijinal adı Fingerprints of the Gods olan kitap ilk kez 2015'te basılmıştır. Tanrıların Parmak İzleri'ni okuyanların favorisi olan sözler, sayfa numaralarıyla aşağıda.

Yazar:Graham Hancock
Çevirmen:Levent Kartal
İlk Yayın:2015
Yayınevi:Omega
Sayfa Sayısı:616
Orijinal Adı:Fingerprints of the Gods
Dil:Türkçe
ISBN:6050204216
Okuma Süresi:17 sa. 27 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih

Tanrıların Parmak İzleri'den En Beğenilen Alıntılar

“Dünyanın kabuğu gerçekten kaydı mı? Ve kayıp bir medeniyetin kalıntıları gerçekten de güneydeki kıtanın buzullarının altında yatıyor olabilir mi.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Peru’ya 16. yüzyılda gelen vakanivus Garcilaso ilginç bir şey daha söylüyordu. Eski dönemlerde bir İnka kralının Saksayvaman’ı inşa etmiş olan seleflerinin başarısını taklit etmeye çalıştığı bir vakadan bahseder. Büyük tek bir taş bloğu, var olan duvarlara eklenmek üzere birkaç kilometre öteden getirme girişimidir bu: “bu kaya parçası çok dik yamaçlardan aşağı yukarı taşınarak dağ boyunca 20.000 yerli tarafından çekilmiştir… Taş uçurumun kenarında ellerinden kurtularak 3000 adamı ezdi.“

📖 Sayfa 84 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

İlk Dünya, insanların kötülüklerinden ötürü alttan ve üstten gelen alevlerle mahvedildi. İkinci dünya yeryüzü eksen değiştirip her şey buzla kaplanınca sona erdi. Üçüncü dünya küresel bir taşkınla sona erdi. Şu anki dünya dördüncüdür. Bu dördüncü dünyanın kaderi sakinlerinin Yaradan'ın planlarıyla uyumlu olup olmayacaklarına bağlı...

📖 Sayfa 529 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

"Eğer orijinal tasarımcı insanların gökyüzü kutbunu, Büyük Piramiť in tabanından önlerinde 30⁰lik bir yükseklikte ve akıl gözleri ile değil vücut gözleri ile almak görmelerini istediyse, atmosferdeki ışık kırılmalasını dikkate almak zorunda kalacaktı ve bu durumda yapının 30⁰de değil, 29⁰58'22"de yapılmasını gerektirecekti (Büyük Piramit tam olarak 30.paralel üzerine, 29⁰58'51" olan bir enlemle yerleştirilmiştir.).

📖 Sayfa 322 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Efsaneler onları anlatan kişilerin kavrayış derecelerinden bağımsız olarak bilgiyi aktarmakta bir araç olarak kullanılabilirler.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

1500 yıl ya da daha fazla geçen zaman zarfında tahmini dört ya da beş farklı kültür anıtın son görünümüne katkıda bulundu. Bunu, tabanını yedi aşamada genişleterek ancak azami yüksekliğini artırmayarak gerçekleştirdiler. Söz sahibi birinin ifade ettiği gibi bu durum, piramidi "yeryüzüne inşa edilmiş en devasa yapı" konumuna yükseltmektedir.

📖 Sayfa 147 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Antik Mısır ve antik Meksika’nın adı en önemli piramitlerinde, Yunanlılar bu soyut sayıya rağmen “keşfetmeden” çok daha önceden pi ilişkisi kullanılmıştı.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Arkeoglar erken dönemde yaşamış uygar herhangi bir medeniyete dair somut bir kalıntı bulunmadığı konusunda diretirler ancak bu tam doğru değildir. VI. Kısım'da gördüğümüz gibi herhangi bir bilimsel yöntemle henüz net olarak tarihlendirilemezmiş birtakım kalıntılar ve yapılar mevcuttur.
Kadim Abydos şehri bu tarihlendirilememiş muammaların en sıra dışı olanlarından birini barındırmaktadır

📖 Sayfa 438 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Bizim dünyamızda böyle sonlanacak (alevlerle)... Eğer insanlar tavırlarını değiştirmezlerse o zaman dünyaya göz kulak olan ruh bizden rahatsız olacak ve dünyayı alevlerle cezalandıracak ve tıpkı o yıldız gibi son bulacağız.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Aynı hikaye Ağrı ve Nisir Dağlarından çok uzaklarda Meksika Vadisi’nde de anlatılır.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Fetih döneminde 100 bin nüfusu olan büyük Hac merkezi Cholula'da, kadim gelenek ve yaşam şekillerinin hadım edilmesi için insan yapısı Quetzalcoatl tepesine özellikle aşağılayıcı bir şeyler yapılması gerekiyordu. Çözüm, bir zamanlar zigguratın tepesinde duran tapınağı yerle bir edip yerine kilise dikmek oldu.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kali Yuga, 432.000 ölümlü yıl süresiyle şu anda içinde bulunduğumuz çağdır. Kutsal metinler "Kali Çağ'ında, insan ırkının yok oluşan yaklaşırken bozulmanın büyüyeceğini," söyler.

📖 Sayfa 301 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Bir başka deyişle bu 1513 haritasının gerçek esrarı, 1818’e kadar keşfedilmemiş bir kıtayı içermesi değil, kıtanın kıyı şeridinin bir kısmını buzulsuz haliyle göstermesidir ki buzulsuz dönem 6000 yıl önce bitmiş ve bir daha da tekrar etmemiştir.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“ Mezopotamya’nın tufan efsanesi ile İncil’deki ünlü Nuh efsanesi arasında birçok bariz benzerlik bulunmaktadır.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Aztek mitolojisine göre de yalnızca iki insan hayatta kalabildi.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Antarktika kayıp bir uygarlığın tüm kalıntılarını saklıyor olma olasılığı en yüksek kıtadır.
Bu uygarlığı neyin mahvettiğini bulabilirsek benzer bir felaketten kendimizi kurtarma konusunda daha iyi bir konuma gelebiliriz.

📖 Sayfa 528 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“ Bu nasıl açıklanabilir?
Pîrî Reis bunun yanıtını haritaya kendi eliyle yazdığı bir dizi notta vermektedir. Bu notlar da Orjinal tetkikleri haritalandırmayı kendisinin yapmadığını söyler. Aksine kendi rolünün derleyicilik ve kopyacılıktan ibaret olduğunu ve haritanın bir çok kaynak haritaya dayanılarak çizilliğini kabul eder.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Kitap yazma seferberliği devam ederken bazı İspanyollar, ‘Azteklerden önce Meksika’da bir zamanlar gerçekten büyük bir medeniyetin yaşadığını’ fark etmeye başladılar.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Antarktika en az anlaşılmış olan kıtadır.
Çoğumuz bu devasa adanın milyonlarca yıldır buzullarla kaplı olduğunu varsayarız. Ancak yeni keşifler Antartika'nın bazı kısımlarının binlerce yıl önce buzulsuz olduğunu ve bunun jeolojik saate göre henüz yakın bir geçmişte gerçekleştiğini kanıtladı. "Yer kabuğunun hareketi" teorisi Antartika'nın devasa buzul örtüsünün gizemli yükselişine ve alçalışına açıklık getirir.

📖 Sayfa 495 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Birbirinden bağımsız ama aynı paralelde antik yapılarda , üçüncü ve bugüne değin keşfedilmemiş bir toplumun varolmuş olabileceği gerçeği. Tanrıların parmak izlerini taşır gibi.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Eğer bir fikir ilk başta abes değilse, o fikir için umut yok demektır...
Albert Einstein

📖 Sayfa 11 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Bu dönem boyunca Liman şehrinin ama rıhtımı, Kalasasaya'nın birkaç yüz metre güneybatısında, Puma Punku(Puma Kapısı) olarak bilinen bir alanda yer alıyordu. Burada Ponansky'nin kazı çalışmaları "yüzlerce gelinin aynı anda yükleme boşaltma yapabileceği, doğal ve muhteşem bir rıhtıma kazılarak suni şekilde oluşturulmuş iki iskele ortaya çıkardı."

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Tivanaku'nun aslen Titikaka Gölü'nün kıyılarında, gölün şu anda olduğundan daha geniş ve 30 m daha aşağıda olduğu bir zamanda, bir liman olarak kurulduğunu gördük. Ponansky'nin tahminlerine göre Tivanaku, Kalasasaya'nın yapım tarihi olduğunu iddia ettiği MÖ 15000 yollarına kadar bir liman olarak faal şekilde kullanılmaya devam etti ve bir 5 bin yıl daha bu şekilde kullanıldı; bu uzun zaman zarfında limanın Titikaka Gölü'nün kıyısına olan konumu çok az değişti.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Sfenks'e ve çevresine baktığınızda edindiğiniz ilk ve kalıcı izlenim onun çok ama çok eski olduğudur... Dördüncü hanedanlık gibi sadece birkaç bin yıllık değil çok ama çok inanılamayacak kadar eskidir. Antik Mısırlılar tüm tarihleri boyunca tüm dönemlerde heykelden bu şekilde söz etmişlerdir. Onlara göre Sfenks "Tüm Zamanların Başlangıcının Müthiş Yeri'nin" bekçisidir ve "tüm bölgenin muhteşem büyülü güçlerinin" merkezindedir.

📖 Sayfa 376 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Tipik bir Maya efsanesi ”inşaat onlar için çocuk oyuncağıydı; yapmaları gereken tek şey fısıldamaktı ve ağır taşlar yerine otururdu.” Çok benzer bir efsane, gizemli And şehri Tiwanaku’daki devasa taş blokların “bir trampet sesi ile havada hareket ettirildiğini” iddia ediyordu. Bu nedenle hem Orta Amerika’da hem de Andların ücra bölgelerinde garip sesler, devasa kayaların havaya kaldırılması ile ilişkilendirilmiştir, diyebiliriz.

📖 Sayfa 190 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Sirius ile ilgili ilginç olan şey gökyüzünde çıplak gözle görülebilen 2000 kadar yıldız arasında 365 ve çeyrek günlük tam ve sayısal olarak küsuratız aralıklarla Güneş ile birlikte yükselen tek yıldızdır..

📖 Sayfa 405 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Tanrılar insanlarla birlikte dünyada yaşamış, Heliopolis ve Nil boyunca diğer tapınaklarda egemenliklerini sürdürmüşlerdir.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Sfenks’in gövdesindeki kendine özgü aşınma şekli jeologları asıl aşınma nedeninin sağanak yağış olduğunu gösterdi. Bu tür yağışlar bu bölgeye en son MÖ 11000. yılda düşmüştü.

📖 Sayfa 538 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

(a) Zencimsi insanlara ait anıtsal heykeller Amerika'nın tarihöncesi devirlerinden gelmiştir (b) tarihçilerin daha önce belirleyemediği ve tahayyül etmediği Zenci bir halk 12.000 yıl kadar önce Amerika'da mevcutmuş gibi görünmektedir.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Daha ilk baştan itibaren Titikaka Gölü bana çok özel bir yermiş gibi geldi. Göl denizden 3810 m yukarıdaydı; Peru-Bolivya sınırı gölün içinden geçiyordu. Derinliği bazı yerlerde 300 metreye ulaşıyordu ve hala anlaşılamamış bir jeolojik geçmişi vardı. Buna rağmen Titikaka Gölü'nün etrafı milyonlarca deniz kabuğu fosiliyle dolu. Belki de Güney Amerika'nın yükselmesinin bir parçası olarak tüm Altiplano bir zamanlar denizin tabanından yukarıya doğru yükseldi. ... Bunun 100 milyon yıldan daha erken bir dönemde gerçekleşmiş olamayacağı düşünülüyor.

📖 Sayfa 96 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Her ne kadar gelenekleri arasında büyük farklılıklar olsa da Mısır'daki Osiris ile Güney Amerika'daki Thunupa-Virakoça'nın aşağıdaki benzerlikleri göstermesi Bir hayli ilginçtir;
-her ikisi de uygarlık getirdi
-her ikisine de komplo kuruldu
-her ikisi de yaralandı
-her ikisi de bir çeşit sandık ya da taşıta kapatıldı
-her ikisi de suya bırakıldı
-her ikisi de bir nehirde sürüklendi
-her ikisi de sonunda denize ulaştı.

Bu tür benzerliklere tesadüf deyip geçecek miyiz? Yoksa bilemediğimiz bir bağlantı olabilir mi?

📖 Sayfa 99 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Bu imgeler Tivanaku'nun geçmişten gelen, şu anda soyu tükenmiş, garip hayvanlara ait taşlara yontulmuş bir çeşit resim kitabı olduğu anlamına geliyordu.
Ancak kayıt tutma bir gün aniden bitivermiş ve karanlık çökmüştü. Bu da, yine taşlara kaydedildi; Güneş Kapısı asla tamamlanamadı.
Frizin bitirilmemiş yerleri ani ve kötü bir şeylerin olduğu izlenimini veriyordu; Ponansky'nin sözleriyle " heykeltıraş, çalışmasının son rötuşlarını yaparken keskisini ebediyen bırakmıştı."

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kadim dönem gezginlerinin bir kutuptan diğerine seyahat ettikleri ortaya çıkıyor. Ne kadar inanılmaz gibi görünse de deliller kadim bazı insanların Antartika'yı, kıyıları buzullarla henüz kaplanmamışken dolaştıklarını gösteriyor. Ayrıca boylamları doğru bir şekilde belirlemek için antik, ortaçağ ve 18. yüzyılın ikinci yarısına kadarki modern zaman insanlarının sahip olduğundan çok daha ileri bir yön bulma (navigasyon) cihazına sahip oldukları açık.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Yakın zamanda yapılan arkeo-astronomik araştırmalar Üç Büyük Piramit ile Sfenks’in gökyüzünün MÖ 10.500‘deki haritasının parçaları olduğunu gösterdi.

📖 Sayfa 539 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

İnkalar ya da selefleri bu kadar defasa boyutlardaki taşları nasıl işlemişlerdi? Nasıl olmuş da bu dev taş blokları bu kadar hassas bir biçimde kesip şekillendirmişlerdi? Onlarca kilometre uzaktaki taşocaklarından nasıl nakledebilmişlerdi? Taşları bir bir hareket ettirip nasıl yerden yukarıya kaldırarak duvarlar yapmışlardı? 100 ton ağırlığında onlarca köşeli taşı üç boyulu bir bulmacanın parçası gibi birbirine oturtabilmek için hareket ettirip kaldıracak bir makineyi bırakın, bu insanların tekerleği bile yoktu.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kadim Meksika uygarlığı dış etkiler olmadan ortaya çıkmamıştır; Eski Dünya’nın etkisi ile de ortaya çıkmamıştır; daha çok hem eski hem de yeni dünyadaki belli kültürler son derece kadim bir geçmişte üçüncü bir uygarlığın mirasını almışlardır.

📖 Sayfa 176 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Envanter Steli 19. yüzyılda Gize’de Fransız arkeolog Auguste Mariette tarafından bulunmuştu. Bu buluş bomba etkisi yaratacak nitelikteydi çünkü üstündeki yazılar açık bir şekilde hem Büyük Sfenks’in hem de Büyük Piramit’in Khufu tacı devralmadan çok daha önce var olduğunu belirtiyordu. Yazıt ayrıca İsis’i “piramidin metresi” olarak adlandırıyordu ki bunun anlamı piramidin kesinlikle Khufu’ya değil, büyü tanrıçası İsis’e ithaf edildiğiydi.

📖 Sayfa 338 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Tabii ki kılıf taşlarının birleştiriliş şekli Büyük Piramit'in neredeyse olanaksız gibi görünen tek özelliği değildi. Kuzey, güney, doğu ve batı ile tam hizalı bir şekilde yapılmış olması hemen hemen imkansız gibi görünen bir diğer özelliktir. Köşelerinin neredeyse kusursuz biçimde 90⁰olması, dört devasa yüzünün arasındaki olağanüstü simetri de diğer akılalmaz özellikleri arasındaydı. Ve tabii ki milyonlarca büyük taşı havada onlarca metre kaldırmanın mühendislik lojistiği de...

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Gerçek şu ki, Olmeklerin toplumsal örgütlenmesi, törenleri ve inanç sistemleri hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Hangi lisanı konuştuklarını ya da çocuklarına ne tür gelenekleri aktardıklarını bilmiyoruz. Hangi etnik gruba ait olduklarını bile bilmiyoruz.
Aslında onlara taktığımız isimlere ve haklarında oluşturduğumuz düşüncelere rağmen bu insanlar bize tamamıyla yabancılar.
Arkalarında bıraktıkları ve kendilerini tasvir ettiklerine inandığımız esrarengiz heykellerin onlara değil çok daha geçmişte unutulmuş bir halka ait olma ihtimali bile var.

📖 Sayfa 156 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Geçmiş her ne kadar kuru ve tozlu olsa da nadiren dilsizdir.

📖 Sayfa 140 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kutup bölgesinde kutba simetrik olarak dağılmamış olan buzullar sürekli hareket halindedir. Dünyanın dönüşü bu mütenazıran (simetrik olarak) dağılmamış olan kütlelere etki eder ve yeryüzünün katı kabuğuna aktarılan bir merkezkaç döndürme kuvveti yaratır. Bu şekilde oluşup sürekli artan merkezkaç döndürme kuvveti belirli bir noktaya ulaşınca yerin kabuğunu geri kalanı üzerinde hareket ettirecektir...

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Eğer Hopiler geleneklerini kaybetmezlerse kendilerine ve başkalarına yardımcı olabilirler. Geçmişte inandıkları şeylere sıkı sıkıya bağlanmak zorundalar. Anıları korumak zorundalar. En önemlisi bu.. Ancak büyükbabam sana aynı zamanda bu dünyanın bir zekanın ve ruhun ürünü olduğunu söylemek istiyor. Her şeyi olduğu şekliyle tasarlayan yaratıcı ve zeki bir ruh. Büyükbabam burada hiçbir şeyin tesadüf eseri bulunmadığını, iyi ya da kötü hiçbir şeyin kaza eseri olmadığını söylüyor, olan her şeyin bir nedeni var...

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Ceylan derisine çizilmiş Pîrî Reis haritası 1929’da İstanbul’daki Saray Kütüphanesinin tozlu raflarında bulundu..”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

“Son olarak, İstanbul 1204’teki 4. Haçlı Seferi sırasında Venedikliler tarafından zapt edildiğinde haritalar Avrupalı denizci ve kaşiflerin eline geçmiştir.”

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Ouetzalcoatl, Mayaların daha sonra kıyamet gününün tarihini hesaplamakta kullanacakları ileri matematik ve takvimsel formülü icat eden kişi olarak tanımlanıyordu. Ouetzalcoatl, "Karanlık bir dönemde" uygarlığın ve ışığın nimetleri ile birlikte Tivanaku'ya gelen, Andların soluk yüzlü tanrısı Virakoça'yı çağrıştırıyordu.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Oldukça kasvetli bir ruh haliyle Savaşçılar Tapınağı'nın basamaklarını tırmanmaya başladım. Kolomb öncesi dönemde burada törensel insan kurbanının alışılagelmiş bir uygulama olduğunu unutulmaz gerçeği zihnimi meşgul ediyordu. Ne tür bir kültür böylesi uğursuz bir davranışı besleyip yüceltmiş olabilir?

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

... Antartika bu binlerce yıllık süreç içerisinde sürekli olarak tetkik edilmiş olabilir. Bu nedenle Piri reis ve Mercator haritalarının orijinal kaynakları Antarktika'nın sadece kıyılarının buzuldan arınmış olduğu bu devrin sonuna doğru hazırlanmış olmalıdır;
Öte yandan Oranteus Finarus Haritası'nın kaynağı ise buzul örtüsünün sadece kıtanın iç bölgelerinde mevcut olduğu çok daha eski dönemlere ait gibi görünmektedir;
Buache Haritası kaynağı ise Antarktika'da buz diye bir şeyin olmadığı çok daha eski bir devirde ortaya çıkmış gibi görünmektedir (MÖ 13000 civarı).

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kuzey yarımkürede Son Buzul Çağı'nın bitiminde, Nil Vadisi'nde, son derece kadim dönemlerde tarımsal ilerlemenin ve deneylerin olduğuna dair deliller mevcuttur. Mısır'daki bu "ileri doğru sıçramanın" niteliği onun daha henüz belirlenmemiş bir kaynaktan gelen yeni fikirlerden kaynaklanabileceğini akla getiriyor.

📖 Sayfa 444 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Tarihin ilerleyişi hakkında bize söylediği şey şu: M.Ö. 3100 yılında İlk Hanedanlık'tan çok daha uzun bir süre önce Mısır'da uygar varlıklar (tanrılar ya da insanlar) mevcuttu.

📖 Sayfa 420 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Hiçbir kalıntı, anıt, hiçbir şehir ya da tapınak ölümsüz dini söylencelerden daha uzun yaşamamıştır.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

... bu nedenle o her kim ise Amerikalı bir yerli olamazdı; yerliler göreli olarak koyu tenli ve yüzlerindeki tüyleri az olan insanlardır. Virakoça'nın sakalı ve açık teni onun beyaz biri olduğu izlenimini veriyor. 16. Yüzyılda İnkalar da aynı şekilde düşünüyordu... İspanyolları ilk başta geri dönen Virakoça ve onun yarı Tanrı insanları zannetmişlerdi. Bu da onlara İnka güçlerini alt etmek için gerekli stratejik ve psikolojik üstünlüğü sağladı
Virakoçaların Esin kaynağı kimlerdi?

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Büyük tufanın dalgaları insanlığın efsane hafızasında ne kadar uzaklara ve hangi ölçüde yayılmıştır?
Aslında çok uzaklara. Dünyada 500'den fazla Tufan efsanesi bilinir.

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Söylencelerde, karanlığın ve uğursuzluğun güçlerini temsil eden Tezcatlipoca’nın, Quetzalcoatl ile çok uzun süren bir mücadele de sıkışıp kaldığı söylenir. Bazen biri kazanıyor gibi olurken, diğer zamanlarda diğeri üstünlüğü ele geçirir gibi görünmektedir. Sonunda kozmik mücadele sona erer ve kötülük iyiliği yenince Quetzalcoatl Tollan’dan sürülür. Bundan sonra Tezcatlipoca’nın kabusumsu kültünün etkisi altında insan kurbanı, orta Amerika’ya yeniden gelir.

📖 Sayfa 138 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Çok uzak zamanlarda Meksika’ya denizleri aşarak gelen Quetzalcoatl adında beyaz derili sakallı bir tanrı. Quetzalcoatl, Mayalar’ın daha sonra kıyamet gününün tarihini hesaplamakta kullanacakları ileri matematik ve takvimsel formülü icat eden kişi olarak tanınıyordu. Quetzalcoatl, “Karanlık bir dönemde “uygarlığın ve ışığın nimetleri ile birlikte Tiwanaku’ya gelen, Andların soluk yüzlü tanrısı Virakoça’yı çağrıştırıyordu.

📖 Sayfa 132 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Kadim Meksika’nın tanrılarının kendilerini “ateş yılanı” xiuhcoatl ile silahlandırdıklarına dair söylenceleri anımsadım. Bunlar anlaşılan o ki, insan bedenini delip parçalayabilecek ışınlar saçıyordu. Her ne ise her iki alet de sanki teknoloji ürünüymüş gibi görünüyordu.

📖 Sayfa 138 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Boylamları hesaplayabilecek aletler 1569 da yoktu ancak bu aletler, Mercator’un 1538 haritasını çizmek için başvurduğu kadim kaynak belgelerin hazırlanmasında kullanılmış gibi görünmektedir.

📖 Sayfa 60 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Her şeyden öte, Virakoça söylenenlerde bir öğretmen olarak hatırlanıyordu. Söylendiğine göre o gelmeden önce insanlar düzensizlik içinde yaşıyor, birçoğu yabaniler gibi çıplak dolaşıyordu; mağaradan başka evleri ya da oturacak mekanlar yoktu bir yiyecek bulmak üzere buralardan kırsala gidiyorlardı.

📖 Sayfa 82 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Adı “deniz köpüğü” (Virakoça) olan bu fevkalede yabancıyı anlatan her halk söylencesinin sonunda her zaman bu dokunaklı veda anı yer alır:
İnsan ırklarına seslenen Virakoça kendi yoluna gitti… Puerto Viejo bölgesine geldiğinde daha önce gönderdiği izdeşleri ona katıldı ve ona katıldıklarında onlarla birlikte denizde bir yolculuğa çıktı ve onun halkı karada ilerledikleri kadar kolaycasına suda ilerlediler.

📖 Sayfa 89 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

İnkalar ya da selefleri, bu kadar devasa boyutlardaki taşları nasıl işlemişlerdi? Nasıl olmuş da bu dev taş blokları bu kadar hassas bir biçimde kesip şekillendirebilmişlerdi? Onlarca kilometre uzaktaki taşocaklarından nasıl nakledebilmişlerdi? Taşları nbit bir hareket ettirip nasıl yerden yukarıya kaldırarak duvarlar yapmışlardı? 100 ton ağırlığında onlarca çok köşeleri taşı üç boyutlu bir bulmacanın parçası gibi birbirine oturtabilmek için hareket ettirip kaldıracak bir makineyi bırakın, bu insanların tekerleği bile yoktu.

📖 Sayfa 84 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Diğer bir gizemli vesika ise Milat’tan önce 1380 yılına ait Zeno haritasıdır. Kuzeyde Grönlanda kadar büyük bölgeleri kapsayan bu belge son derece doğru enlem ve boylamlarda yer alan bir çok yeri konumlandırmaktadır.

📖 Sayfa 63 · Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock

Sıkça Sorulan Sorular

Tanrıların Parmak İzleri kimin eseridir?

Tanrıların Parmak İzleri, Graham Hancock tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır. Türkçeye Levent Kartal çevirmiştir.

Tanrıların Parmak İzleri kaç sayfadır?

Tanrıların Parmak İzleri, 616 sayfadır (Omega baskısı).

Tanrıların Parmak İzleri'nin en ünlü sözü nedir?

““Dünyanın kabuğu gerçekten kaydı mı? Ve kayıp bir medeniyetin kalıntıları gerçekten de güneydeki kıtanın buzullarının altında yatıyor olabilir mi.””

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Tanrıların Parmak İzleri — Graham Hancock. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4