CANLI

Tarih ile İlgili Esircibaşı Kitabından Vurucu Cümleler — Reşad Ekrem Koçu

Esircibaşı - Reşad Ekrem Koçu kitap alıntıları ve sözleri

Esircibaşı, tarih dünyasına Reşad Ekrem Koçu'nun kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştır. Bu derlemede Esircibaşı'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.

Yazar:Reşad Ekrem Koçu
İlk Yayın:2004
Yayınevi:Doğan Kitap
Sayfa Sayısı:112
Dil:Türkçe
ISBN:9786050938098
Okuma Süresi:3 sa. 10 dk.
Türler:Edebiyat, Roman, Tarih

Esircibaşı'dan En Beğenilen Alıntılar

"Haya gözdedir demiş o mübarek zat kim ise...
Kulakta, burunda, bıyıkta, sakalda, deride, elde, ayakta hayâ yoktur.."

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Bir güzele, mor hare, gülgüli kerrake yaraşırdı:

Şivesí, nazı, edası, handesi pek bibedel,
Gerdeni püskürme benli, gözleri gayet güzel,
Sırma kâkül, sim gerden, zülüf tel tel, ince bel,
Gül yanaklı, gülgüli kerrakeli, mor hareli.

Nihayet yaz biter, güz gelir, bağların ve bahçelerin son günleri, aynı neşe ve şetaret içinde geçirilirdi:

Bülbüllerin ister seni ey gonce dehen gel!

Gül gittiğin anmayalım, gülşene sen gel!

Ver hükmünü ey serv-i revan köhne baharın!

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

“Düşman üzerine yürümeyip lale ve mey ve mahbup ve nigâr ile sefa eden adam vezirliğe layık mıdır?”

📖 Sayfa 94 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Bir memlekette nizam ve intizam kadar büyüklerin cö­mertliği de kuvvet ve saadet amillerinden biridir.

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

muazzam mabetleri, sarayları, hanları, hamamları, tımarhaneleri, zengin çarşıları, pazarlarıyla istanbul muazzam bir şehirdi.. işte bu büyük şehir, dört bir tarafindan esen fitne ve fesat rüzgarlarıyla bir kibritte parlayacak bir çıra haline gelmişti..

📖 Sayfa 88 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Halkın umumi fikirleri, cıva gibi oynaktır

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Muhsin Çelebi, Nedim'in vaktiyle devrin büyük musikişinası Burnaz Hasan Çelebi tarafından bestelenmiş bir gazelini hatırladı:

Uşşakın olsa n'ola feda nakd-i canları,
Seyritmedin mi dünkü fedayi civanları?
Şevk ateşine sen de tutustun mu ey gönül?
Gördün mü dün güreş tutuşan pehlivanları?

Ol perçemin nazirini hatırda mı gönül,
Görmüş idik geçen sene sümbül zamanları!
Çeng ü çegâne zevki biraz dursun el aman,
Seyridelim bu seyre gelen dilsitanları.
Malumdur benim sühanım, mahles istemez."

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

istanbul'un dört bir tarafında padişahlara mahsus bağ ve bahçeler vardı.. bunları muhafazaya memur bostancılarla beraber bahçıvanlarının ve ırgatlarının sayısının seksen bini geçtiği söylenirdi..

📖 Sayfa 45 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

“Ol badeden kim nuş eder, içtiği dem sarhoş eder”

📖 Sayfa 62 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Ey oğul! Harama bakma... Yalan söyleme... Haram giyme, haram içme... Tuz ve ekmeğine ihanet etme. Uluların önünden gitme.

📖 Sayfa 67 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

lale bu devrin en çok sevilen çiçeğiydi.. nadide bir lale soğanı elde etmek, muazzam payitahtta şöhret ve servet kazanmak için kafiydi..

📖 Sayfa 47 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

..her köhne baharı bir kış kovalar.

📖 Sayfa 51 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

III. Ahmed fevkalade hasisti. Para sevgisi, bu hükümdarda her çeşit insanlık hislerinin üstündeydi.

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Para, bir hükümdarın istinatgâhıdır. Fakat padişahın parası, milletin malı demektir. Hiç olmazsa bu paranın bir kısmını ya padişah yahut vezirleri halka muhtelif yollarla dağıtmalıdır. Bir memlekette nizam ve intizam kadar büyüklerin cömertliği de kuvvet ve saadet amillerinden biridir .

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Nevşehirli (Damat İbrahim Paşa), “Para, bir hükümdarın istinatgâhıdır. Fakat padişahın parası, milletin malı demektir. Hiç olmazsa bu paranın bir kısmını ya padişah yahut vezirleri halka muhtelif yollarla dağıtmalıdır. Bir memlekette nizam ve intizam kadar büyüklerin cömertliği de kuvvet ve saadet amillerinden biridir.”derdi.

📖 Sayfa 22 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Para, bir hükümdarın istinatgahıdır.

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Şimalden, cenuptan, şarktan ve garptan İstanbul'a esen bütün rüzgârlar, fitne ve fesat tohumları saçıyordu.

📖 Sayfa 87 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

“Musalli, muttaki geçinir, fakat elifi görse mertek sanırdı.’

📖 Sayfa 72 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Peştamalın manası nedir ya oğul?
"Şeytan nefsiyle daima mücahede edip şey

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Marifet nedir?"
"Kendi nefsindeki eksikliği bilmektir."

📖 Sayfa 66 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Nîm sun peymâneyi sâkî tamam ettin beni*

*Nedim

📖 Sayfa 16 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Bu kasırların etrafında parklar, bahçeler tanzim edilmişti. Yasemin ve gül ağaçları kameriyelerin, şimşir ve taflanlar da yolların ziynetiydi.
Bir taraftan da gözün alabildiğine karanfil ve sümbül ve bilhassa lale bahçeleri yapılmıştı.

Lale bu devrin en çok sevilen çiçeğiydi.
Nadide bir lale soğanı elde etmek, muazzam payitahtta şöhret ve servet kazanmak için kâfiydi. Sarayın çiçekçibaşısının adı bile "Şeyh Mehmed Lalezarî"ydi."

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Güzel, büyük, muhteşem İstanbul,
18. asrın birinci yarısında çılgın bir lüks, eğlence, zevk ve sefa yılları yaşıyordu.
Osmanlı İmparatorluğu tarihinin Lale Devri denilen bu faslının kahramanı da, III. Ahmed'in centilmen sadrazamı Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'ydı.."

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

İbrahim Paşa 1666 yılına doğru Ürgüp köylerinden Muşkara'da doğmuştu, ki bu köy daha sonra onun tarafından imar edildi ve "Nevşehir" oldu.

📖 Sayfa 19 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

...
“Bre medet Muhsin Çelebi… Civan alıp civan satarsın… Nigâr satıp Nigâr alırsın… İstanbul’da esircibaşı olmuş adamsın... Bre Medet; sana ah vah çekmek yaraşmaz...”
“Bre, ben esirciyim karındaşım… Huri ve gılman alıp satmam… Bu canfes şemsiyeli cennet kaçkını huridir…”

📖 Sayfa 43 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Gel ey gönül yine bin âh-ı hasret eyleyelim,

Sipihr-i tahtayı meşk-i felaket eyleyelim..."

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Halkın umumi fikirleri, civa gibi oynaktır. Onu bir noktada uzun zaman tutabilmek, bir prensip sahibinin kuvvetli iradesi ile mümkündür.

📖 Sayfa 55 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Gel ey gönül yine bin ah-ı hasret eyleyelim,
Sipihr-i tahtayı meşk-i felaket eyleyelim.

📖 Sayfa 108 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

1730 temmuzunun bir gece yarısıydı; üç kollu gümüş şamdandaki balmumları tükenmek üzereydi.. fakat, kanlıca koyu'nun ağzında, arkasını fıstık ağaçlarıyla örülmüş bir tepeciğe yaslamış olan esircibaşı yalısı'nın içini, püskürme ay ışığı aydınlatıyordu..

📖 Sayfa 11 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

“Halkın umumi fikirleri, cıva gibi oynaktır. Onu bir noktada uzun zaman tutabilmek, bir prensip sahibinin kuvvetli iradesiyle mümkündür.”

📖 Sayfa 55 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Marifet, kendi nefsindeki eksikliği bilmektir.

📖 Sayfa 66 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Devrinin güzide bir şairiyle sohbet edebilecek kadar itinalı bir tahsil görmüştü.

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Ömürlerini hiçbir kayıtla bağlı olmadan mütemadi eğlen­celerle geçiriyorlardı.

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

İstanbul'un uzun ve güzel bir sonbaharı vardı. Fakat her köhne baharı bir kış kovalar.

📖 Sayfa 51 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

“Ya oğul, dört kapı selamı nedir?”
“Şeriat, hakikat, sanat ve marifet kapılarıdır.”
“Marifet nedir?”
“Kendi nefsindeki eksikliği bilmektir.” “Bu kapıvı bilmeyenin kazandığı para ne olur?”
“Haram olur.”

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Para, bir hükümdarın istinatgahıdır. Fakat padişahın parası, milletin malı demektir. Hiç olmazsa bu paranın bir kısmını ya padişah yahut vezirleri halka muhtelif yollarla dağıtmalıdır. Bir memlekette nizam ve intizam kadar büyüklerin cömertliği de kuvvet ve saadet amillerinden biridir.

📖 Sayfa 22 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

"Şimâlden, cenuptan, şarktan ve garptan, İstanbul'a esen bütün rüzgârlar, fitne ve fesat tohumları saçıyordu."

📖 Sayfa 103 · Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu

Sıkça Sorulan Sorular

Esircibaşı kimin eseridir?

Esircibaşı, Reşad Ekrem Koçu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır.

Esircibaşı kaç sayfadır?

Esircibaşı, 112 sayfadır (Doğan Kitap baskısı).

Esircibaşı'nın en ünlü sözü nedir?

“"Haya gözdedir demiş o mübarek zat kim ise... Kulakta, burunda, bıyıkta, sakalda, deride, elde, ayakta hayâ yoktur.."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Esircibaşı — Reşad Ekrem Koçu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4