CANLI

Tufan Gündüz'ün Türklerin Kısa Tarihi Kitabında Tarih Konusunda Anlamlı Sözler

Türklerin Kısa Tarihi - Tufan Gündüz kitap alıntıları ve sözleri

Türklerin Kısa Tarihi adlı eser, Tufan Gündüz tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2022'de okurlarla buluşmuştur. Tarih okurları için Türklerin Kısa Tarihi'den derlenen en akılda kalan sözler burada.

Yazar:Tufan Gündüz
Editör:Sahure Ergüzel
İlk Yayın:2022
Yayınevi:Yeditepe Yayınevi
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
ISBN:9786257477017
Okuma Süresi:7 sa. 29 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih

Türklerin Kısa Tarihi'den En Beğenilen Alıntılar

Soğd (Maveraunnehir) bölgesi Hun adını ilk defa MS 311'de doğru bir telaffuzla Khun şeklinde kayda geçirmişti. Bu küçük kayıt aslında Türk tarihi açısından son derece önemli bir detaydı.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Melikşah döneminde ülke sınırları Kafkaslardan Basra'ya Maveraünnehr'den Marmara'ya kadar genişledi. Bununla birlikte İran sahasında onu sürekli meşgul eden iki problem vardı. Bunlardan biri Nizari-İsmaililerin (Batiniler) propaganda faaliyetleriydi. Bunlara eğitim ve öğretim yoluyla cevap vermek için Nizamiye Medreselerinin hem sayısı hem etki alanlarının arttırılmasına gayret edildi. Batinilerle mücadelede askeri hiçbir başarı elde edilemedi. Onun saltanatının son yıllarına doğru Alamut Kalesi'ni kendisine merkez edinen Hasan Sabah uzun yıllar boyunca Selçukluları meşgul etti.

📖 Sayfa 155 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

453 yılında, İldiko ile evlendiği gece burun kanaması sebebiyle 60 yaşındayken öldü. Hunlar ona görkemli bir cenaze töreni hazırladılar. Ağıtlar, acılar, yaslar, yüz yırtmalar, sakal ve bıyık kesmeler, siyah giyinmeler, cenazenin etrafında halka olup dönmeler ve çığlık atmalar arasında onu iç içe geçmiş demir, gümüş ve altın tabutun içine koyup defnedileceği yere götürdüler. Kimsenin bilmediği bir yere gömdüler.

📖 Sayfa 54 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Tonyukuk, düşmanla kuşatılmış olma halini, "Düşman ocak gibiydi, biz ateş gibiydik" diye tarif eder.

📖 Sayfa 75 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, senin ilini ve töreni kim bozabilir!"

📖 Sayfa 79 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

İlginçtir ki Göktürkler bu efsanelerin derlenmesinden en geç iki yüz yıl sonra daha gerçekçi bir yaratılış tanımı yapmışlardı: "Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasına insanoğlu yaratılmış." Dolayısıyla onlar bir türeme fikrine değil de yaratılma inancına sahiptiler.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasına insanoğlu yaratılmış." Dolayısıyla onlar bir
türeme fikrine değil de yaratılma inancına sahiptiler.

📖 Sayfa 57 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Asıl uğrunda savaşılması gereken şey vatandır.

📖 Sayfa 24 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Bir elçinin dikkati Çin'in sadece tarihini değil kaderini de değiştirmek üzereydi.

📖 Sayfa 38 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

İtalyanlar Anadolu için 12. yüzyıldan itibaren Turchia tabirini dillerine yerleştirmişlerdi bile. Italyan devletlerinin Turchia'yı temsil eden Anadolu Selçukluları ile ticaret antlaşmaları yapmaları da gecikmedi. Kıbrıs'a hakim olan İtalyan kökenli Lusignan Krallığı, bu antlaşmanın öncsü oldu. Bunu takip eden yıllarda Venedikliler ile Selçuklu Sultanı I. Giyaseddin Keyhüsrev imtiyaz antlaşması yaptılar ve bunu 1220 yılında I. Alaeddin Keykubat zamanında yenilemişlerdi.

📖 Sayfa 180 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim.
Uldiz Kağan

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"... Bunlar atlarının üzerinde fırtına gibi uçarlar. Onlara kimse karşı koyamaz."

📖 Sayfa 42 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"Onlar kuş değil ki Türklerin kılıçlarından kaçabilmek için gökyüzüne uçabilsinler, onlar balık değil ki sulara girip denizin derinliklerine saklanabilsinler; sadece yeryüzünde yolculuk edebilirler. Eftalitler ile savaşımıza son verir vermez, Avarlara saldıracağım ve benim kudretimden kaçamayacaklar."

(İstemi Kağan)

📖 Sayfa 64 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Attila kısa boylu, geniş omuzlu, seyrek sakallı, basık burunlu, çekik gözlüydü. Bu özellikleriyle Orta Asyada bıraktığı soydaşlarının tipini taşıyordu.

📖 Sayfa 50 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Türklerin bir kağana sahip olması her ne kadar Tanrı'nın lütfu ve bağışı ile gerçekleşmekteyse de kağan, Tanrı'nın yer yüzündeki temsilcisi ya da Zerdüşt inancına sahip olan İran'da olduğu gibi "Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesi (=Sa- ye-i Hüda)" sayılmazdı. Yönetme gücünün kaynağı Tanrı olmasına rağmen ülke Tanrı adına yönetilmiyor, hukuk düzeni din adına belirlenmiyordu. Kağan'ın görevi Türk Milleti'ni yönetmek, ili ve töreyi düzenlemekti. Bunun anlamı devleti meydana getirmek, töreyi ve kanunları uygulanabilir kılmaktı..

📖 Sayfa 85 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Kuvvetli bir kasırga gibi esiyorlar, hâkimiyetlerini hızla genişletiyorlar ve
șimșek gibi koşan atları, uzun mızrakları ve hızlı oklarıyla sağa sola dağılmış olan bütün Türkçe konuşan kabileleri kendi bayrakları altında topluyorlardı. Onların kim olduğunu merak eden Çinliler, herhalde Türkler arasında da dolaşıp onları tanıdıktan sonra bir karara varmışlardı: Bunlar olsa olsa dişi kurdun çocuklarıydılar.

📖 Sayfa 56 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Türkler ve Farslar (ve diğer İran halkları) uzun bir tarihin başında bulunuyor olmalarına rağmen kısa zamanda birbirlerine benzemeye başladılar. Bu husus onların kader birliğinin de kapısını aralıyordu aslında. Ne var ki kültürel sahadaki bu yakınlık yağ ile suyun birbirine benzemesinden başka bir şey değildi. Türkler ve Farslar da tıpkı yağ ve su gibi birbirine çok benziyor ama asla birbirlerine karışmıyorlardı. Bu hususun ardında yatan temel etken ise dil farklılığıydı..

📖 Sayfa 145 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Oğuzların Müslüman olanlarına Türkmen deniyordu.

📖 Sayfa 140 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

İl, devlet anlamına geliyordu. Kağan kelimesi ise bozkır halkları tarafından hükümdar yerine kullanılan ünvandı.
Göktürkler hem İl hem de Kağan ünvanlarını birlikte kullanarak ataları olan Hun hükümdarlarına verilen Şanyü ünvanını Türkçe olarak yeniden canlandırmışlardı.

📖 Sayfa 62 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Onların direnç göstermesi üzerine ufku göstererek "Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar her yeri zapt edebileceğini" söyledi.

📖 Sayfa 47 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"Zamanı Tanrı yaşar, insanoğlu ölmek için türemiş."

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

“Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, senin ilini(devletini) ve töreni kim bozabilir!”

📖 Sayfa 79 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Yani Türk devletinin dirlik ve düzenliğinin bozulması ancak tabiat üstü bir durum ile mümkündü. İkincisi ise itaatsizlik, kıskançlık ve bilgisizlik olarak sıralanmıştı ve devamla şöyle demişti:"Ey Türk Milleti! Bu kötü huyundan vazgeç ve pişman ol. itaatsizliğin yüzünden seni besleyip doyurmuş olan
akıllı kağanına ve bağımsız devletine karşı kendin hata ettin, nifak soktun. Yoksa düşman nereden gelip seni bozguna uğrattı,
yurdundan sürüp kaçırttı?"

📖 Sayfa 80 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Attila kısa boylu, geniş omuzlu, seyrek sakallı, basık burunlu, çekik gözlüydü. Bu özellikleriyle Orta Asya'da bıraktığı soydaşlarının tipini taşıyordu. Kısa boyuna rağmen at üzerine daha haşmetli görünüyordu. Ne amcası Oktar gibi boğazına düşkün, ne ağabeyi Bleda gibi neşeli biriydi. En mutlu zamanlarda bile tebessüm ettiği görülmemişti.

📖 Sayfa 50 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Batıda ise İstemi Kağan, Sasanilerle birlikte hareket ederek Akhunları ortadan kaldırdı. Böylece Göktürkler ipek yolunun en önemli kavşaklarına hakim oldular.

📖 Sayfa 63 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Savaşarak ölmenin kahramanların en önemli özelliği olduğunu, anlattılar.

📖 Sayfa 39 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Destanda dağlarla çevrili bir alandan çıkan Türklerden bahsediliyordu. İşte tam da bu noktada Türkler, Çin tarafından çepeçevre kuşatılmış, esir edilmiş ve darlığa sürüklenmişken şimdi tıpkı destandaki gibi demir dağı delip çıkıyorlardı.
Göktürk Devleti yeniden doğuyordu.

📖 Sayfa 75 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Elçi konuştukça Türk Şaď'ın kızgınlığı daha da artmıș olmalı. Çünkü o iki elinin parmaklarını ağzına sokarak: "On dil konuşan ve tüm bu dillerde yalan sõyleyen Romalılar siz değil misiniz?" diye başladı konuşmasına.

📖 Sayfa 67 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

"Ey Türk milleti! Bu kötü huyundan vazgeç ve pişman ol."

📖 Sayfa 80 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Yalan bir Türk'e asla yakışmaz.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

“On dil konuşan ve tüm bu dillerde yalan söyleyen Romalılar siz değil misiniz?”

“Yalan bir Türk’e asla yakışmaz.”

📖 Sayfa 67 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Kuzeyin Kurtları tam bir savaş makinesi gibi hareket ediyorlardı. Atları biçimsiz ama süratliydi ve onlar at üzerinde olmayı yerde bulunmaktan daha güvenli sayıyorlardı. Belki de bu yüzden at üzerinde yaşıyorlar, yemek yiyorlar, sohbet ediyorlar, oynuyorlar ve
uyuyorlardı.

📖 Sayfa 46 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Mete'nin edebî bir üslupla yolladığı evlenme teklifi içeren mektup Çin sarayında tam bir krize neden oldu. Bazı kumandanların savaş çağrılarını yatıştıran İmparatoriçe, Mete gibi edebî bir üslupla cevabî mektubunu hazırladı. Kendisi hakkında yanlış bilgiler işitmiş olabileceğinden, yaşlılıktan dolayı yürüyemez hâle geldiğinden, saçlarının ve dişlerinin döküldüğünden bahsederek onu reddedişinin sebebini açıkladı.

📖 Sayfa 27 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Bir çobanın tesadüfen Savaş Tanrısı Ares'in kılıcını bulup Attila`ya verdiği, o kutsal kılıç Attila'nın elinde durduğu sürece onun zaferlerinin kaçınılmaz olduğu dilden dile dolaşıyordu. O Tanrı'nın Kılıcı'na sahip olan tek kişiydi ve Avrupa'da adını duyan herkes
isminin önünde bir sıfat olarak kullanıyordu: Tanrı'nın Kılıcı Attila.

📖 Sayfa 50 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

On dil konuşan ve tüm bu dillerde yalan söyleyen Romalılar siz değil misiniz?

Türk-Şad

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Çinlilerin Şanyü diye andıkları Hun Kağanı merkezde bulunurdu. Şanyü, gök anlamına geliyordu. Çinliler "kut" kelimesini "oğul" diye tercüme etmişlerdi. Buna göre Hun Şanyüsü "Göğün Oğlu" anlamına geliyordu ki aslında bu tabir kağanın Tanrı tarafından kut verilerek kağanlık makamına getirildiği inancının bir yansımasıydı. Bundan dolayı bu tabiri Tanrıkut diye isimlendirmek doğru olur. Tanrıkut her sabah güneşin doğuşuna, geceleri de aya saygısını gösterirdi. Bu yüzden sol, yani doğu tarafı daha değerli sayılırdı.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Onların dış saldırılara karşı korkusuzca durmalarının temel nedeni askerliği ve savaşçılığı gündelik hayatın bir parçası saymalarıydı.

📖 Sayfa 35 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Attila'nın cenaze merasimi de İskitlerin cenaze merasimlerinden pek farksız değildi. Onun cenazesi görkemli bir çadırda bir süre sergilenmiş, Hun süvarileri çadırın etrafında savaş oyunları oynamış, erkekler uzun saçlarını kesmiş, yüzlerine bıçakla derin yaralar açmışlardı. Ozanlar da onun şerefine uygun destanlar söylemişti..

📖 Sayfa 15 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

453 yılında, İldiko ile evlendiği gece burun kanaması sebebiyle 60 yaşındayken
öldü. Hunlar ona görkemli bir cenaze töreni hazırladılar. Ağıtlar, acılar, yaslar, yüz yırtmalar, sakal ve bıyık kesmeler, siyah giyinmeler, cenazenin etrafında halka olup dönmeler ve çığlık atmalar arasında onu iç içe geçmiș demir, gümüş ve altın tabutun içine koyup defnedilecegi yere götürdüler.
Kimsenin bilmedigi bir yere gömdüler.

📖 Sayfa 54 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Şah İsmail tahta oturduğunda ülkesi Azerbaycan ve Orta İran ile sınırlıydı. Öncelikle dedesinden miras saydığı Akkoyunlu topraklarına hakim olmaya çalıştı. Doğu Anadolu'da Dulkadirlilerle çatıştı. Diğer taraftan kendisini kadim İran şahları gibi gördüğünden İran imparatorluğunu yeniden diriltmek için Maveraünnehr, Horasan, Irak-ı Arap ve Irak-ı Acem'e seferler düzenledi.

📖 Sayfa 205 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Türkler at üzerinde her yöne, bilhassa geriye doğru ok atabiliyorlardı ki bu da onların yüzlerini daima düşman tarafına dönük tutuyordu.
Ok uçlarına diledikleri şekli vermeyi demircilik sanatında gelişmiş olmalarına borçluydular..

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Çinlilerin Şanyü diye andıkları Hun Kağanı merkezde bulunurdu. Șanyü, gök anlamına geliyordu. Çinliler "kut" kelimesini "oğul" diye tercüme etmişlerdi. Buna göre Hun Şanyüsü "Göğün Oğlu" anlamına geliyordu ki aslında bu tabir kağanın Tanrı tarafından kut verilerek kağanlık makamına getirildiği inancının bir yansımasıydı.
~Tanrıkut her sabah güneşin doğuşuna, geceleri de aya saygısını gösterirdi. Bu yüzden sol, yani doğu tarafı daha değerli sayılırdı.

📖 Sayfa 32 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Onların dış saldırılara karşı korkusuzca durmalarının temel nedeni askerliği ve savaşçılığı gündelik hayatın bir parçası saymalarıydı. Bir Hun daha çocukken koyunların sırtına binerek sürücülü öğreniyor etrafında hareket eden her şeyi ok atarak nişancılık yeteneğini geliştiriyordu.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Hunların, Çin'e hâkim olmuş olan derebeylerle mücadelesinin yüzyıllar boyu devam ettiği tespit olunuyor. Bu süre zarfında Türklerin Sarı Irmak ve Ordos havzasından kuzeye ve doğuya doğru sürüldükleri anlaşılıyor..

📖 Sayfa 21 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Bumin Kağan'ın kardeşi İstemi Yabgu ülkenin Batı kanadını toparlamak görevini üzerine almıştı. Yabgu, kağandan sonra gelen bir unvandı ve sahip olduğu yetkiler bakımından küçük kağan olarak da adlandırmak mümkündü. Bu yüzden o bazen İstemi Kağan bazen de İstemi Yabgu diye anılmıştı. Nitekim Bizans kaynaklarında Stembi Dizaboulos şeklinde kaydedilmiştir ki bu, İstemi Yabgu adının telaffuz şeklinden başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 62 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Asıl uğrunda savaşılması gereken șey vatandır.

📖 Sayfa 24 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Timur töre ve gelenekleri esas alan "yasa'yı şeriatten evvel tutuyordu. Bu yüzden özellikle Sünni kaynaklar onun Şiî olduğunu öne sürmüşlerse de gerçekte Şiîlik ile herhangi bir bağı olmamıştır. Onun ölümünden sonra tahta geçen oğlu Şahruh da mutaassıp bir Sünnî idi. Bu yüzden o babasının aksine şeriati daha çok ön plana çıkardı.

📖 Sayfa 194 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Herodot'un naklettiğine göre İskitler, krallarının cenazesini çeşitli işlemlerden geçirip mumyaladıktan sonra kendisine bağlı halklar arasında dolaştırıyorlardı. Cenazeyi karşılayanlar yas alameti olarak kulak memelerini kesiyorlar, başlarını çepeçevre kazıyorlar, kollarını bıçakla çiziyorlar, alınlarını burunlarını yırtıyorlar, sol ellerine ok saplıyorlardı.

📖 Sayfa 14 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Cengiz Han'ın 1227'de ölümünden sonra Moğol İmparatorluğu dört büyük parçaya ayrılmıştı. Karadeniz'in kuzeyinde Altın Orda Hanlığı, Orta Asya'da Çağatay Hanlığı, Çin'de Kubilay Hanlığı ve İran'da İlhanlılar kurulmuştu. İlhanlı Hükümdarı Hülagû'nun 1258'de Bağdat'ı ele geçirip Abbasi Devleti'ne son vermesi İslam dünyasında fikri çöküntünün temel nedeni olarak görülse de bu tam anlamıyla gerçeği yansıtmaz. Çünkü gerçekte İslam dünyasının temel sorunu bilim ve felsefeden uzaklaşmak değil varılan sonuçları teknolojik devrime dönüştürememekti.

📖 Sayfa 184 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Sinop'un ve Alaiye'nin (Alanya) de Türklerin elinde olması hem doğu-batı hem de kuzey-güney ticaretinin gelişmesine imkân sağlamış, yol ağını limanlara doğru genişletmişti. Bununla birlikte ticari hayat sadece iç piyasaya dönük değildi. Alaiye limanı önemli bir ihracat noktasıydı ve Anadolu'dan Mısır'a ve İtalyan şehirlerine kereste, değerli madenler, halı ve kilim gibi dokumalar yollanıyordu. Limanların en kıymetli tüccarları arasında İtalyanlar bulunuyordu.

📖 Sayfa 178 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Böylece her biri bir kabile oldu. Aşinada bunlardan biriydi. Nesli hızla çoğaldı.Bir süre sonra buradan çıktılar ve Juan Juanlara tabi olup Altay dağlarının eteklerine yerleştiler. Demircilikle uğraştılar. Altay dağları'nın zirvesi bir miğfere benzediğinden bunlara da miğfer anlamında"Türk"denildi.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Türklerin birbirine düşman olması için iki önemli husus bulunuyordu. Bunlardan birincisi "Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, senin ilini ve tõreni kim bozabilir!" diye tasvir edilmişti.

📖 Sayfa 79 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Görünen o ki Hunların bu dağılmaları ve yayılmaları Altay dağlarından Urallar arasındaki bölgeye kadar olan sahayı Türkleştirmişti. Bu yeni durumun ik hissedildiği yerlerden biri olan Soğd bölgesi
(Maveraünnehr) Hun adını ilk defa MS 311'de doğru bir telaffuzla Khun șeklinde kayda geçirmişti. Bu küçük kayıt aslında Türk tarihi açısından son derece önemli bir detaydı.

📖 Sayfa 41 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

...bunlar atlarının üzerinde fırtına gibi koşarlar. Onlara kimse karşı koyamaz.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Diğer taraftan azınlıklara ve imtiyazlı devletlere verilen okul açma hakkı yüzünden ülke geneli yabancı okullarla doldu. İstanbul, yabancı devletler tarafından birinci sırada tercih edilen bir şehirdi. Bunun yanında İtalyanlar Trablusgarb'ı, Ruslar Lübnan'ı özel olarak hedef almışlardı. İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri ise Osmanlı ülkesinin her yanını okul ağlarıyla sardılar ve bilhassa azınkların yoğun olduğu ve duruma göre sorunlu bölgelerde tam bir okul egemenliği kurdular. Osmanlı ülkesinde binlerce yabancı okul dilediği gibi faaliyet gösterir oldu.

📖 Sayfa 229 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

422 dolaylarında Hunların başında olan Rua, devleti yavaş yavaş bir imparatorluk haline dönüştürmeye başlamıştı. Kardeşlerinden Oktar ordunun Batı kanadının kumandanlığını yapıyordu. Aybars, Doğu kanadını yönetiyordu. Muncuk ise genç yaşta vefat etmişti ama onun oğlu Attila imparatorluğun en etkin kumandanı olarak amcalarının yanında tecrübe kazanmaya devam ediyordu.

📖 Sayfa 48 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Elbette Türkler, dindar olmasalar da kendilerine mahsus bir inançları bulunuyordu. Göktürk yazıtlarından anlaşıldığına göre gökte bulunan ve Türkleri gözetleyen bir Tanrı'ya inanırlardı. Göğün, yerin ve insanoğlunun yaratıcısı olan bu Tanrı, Türkleri de insanoğlunu yönetsin diye görevlendirmişti. Tanrı gökteydi ve aynı zamanda göğün -evrenin- sahibiydi. Hem zamana hâkimdi hem zaman dışıydı. Kitabelerde bu konu, "Zamanı Tanrı yaşar insanoğlu ölmek için türemiş." şeklinde ifade edilmişti. İnsanoğlu ölümlü iken Tanrı sonsuz ve ölümsüzdü..

📖 Sayfa 84 · Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Peçenek boylarının ortak bir kağanı yoktu. Bunun en önemli sebebi boy beylerinin herhangi birinin diğerlerine kendisini kabul ettirecek askerî güce sahip olmamasıydı. Peçenek beylerinden Turak ve Kegen arasındaki çekişmenin sonuçsuz kalması da bundandı. Ancak ilginçtir ki umumi meselelerde, savaş, savunma veya akın durum-larında hızlı bir şekilde bir araya gelebiliyor, tartışabiliyor, hızlı karar alabiliyor ve muazzam bir dayanışma örneği sergiliyorlardı.

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz

Sıkça Sorulan Sorular

Türklerin Kısa Tarihi kimin eseridir?

Türklerin Kısa Tarihi, Tufan Gündüz tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2022'de yayımlanmıştır.

Türklerin Kısa Tarihi kaç sayfadır?

Türklerin Kısa Tarihi, 264 sayfadır (Yeditepe Yayınevi baskısı).

Türklerin Kısa Tarihi'nin en ünlü sözü nedir?

“Soğd (Maveraunnehir) bölgesi Hun adını ilk defa MS 311'de doğru bir telaffuzla Khun şeklinde kayda geçirmişti. Bu küçük kayıt aslında Türk tarihi açısından son derece önemli bir detaydı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Türklerin Kısa Tarihi — Tufan Gündüz. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4