CANLI

Unutulan Yıllar'ı Okuyanların Aklında Kalan Çarpıcı Sözler — Niyazi Berkes

Unutulan Yıllar - Niyazi Berkes kitap alıntıları ve sözleri

Unutulan Yıllar adlı eser, Niyazi Berkes tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada Unutulan Yıllar'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Niyazi Berkes
İlk Yayın:2014
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:536
Dil:Türkçe
ISBN:9789754705973
Okuma Süresi:15 sa. 11 dk.
Türler:Siyaset-Politika, Tarih, Anı-Mektup-Günlük, İnsan ve Toplum, Anlatı

Unutulan Yıllar'dan En Beğenilen Alıntılar

Bizde milliyetçilik ırkçılık ve turancılık demek olmuştur. Bu anlayış Türk Chauvain'i Nihal'in özel katkısıdır. Milliyetçi olmak için onun anlamında ırkçı ve turancı olmak şart. Değilseniz, ya Türk değilsiniz ya da komünistsiniz.

📖 Sayfa 173 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Vali İzzettin Çağlar hızır gibi yetişmiş.
Bu olaylarn çıkacağı Çankaya dan Valilik makamına kadar her yerde biliniyordu.
Tıp dekanı Noyan ile Dil-Tarih dekanı Karal da bu yüzden oradaydılar.
Bu gibi "tavşana kaç tazıya tut" yöntemi o zaman kullanılan "devlet yönetimi" uygulamalarındandı.

📖 Sayfa 432 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Savaşlar büyük sorunları çözümleme amacıyla başlar, fakat kendileri daha büyük sorunların kapılarını açarlar.

📖 Sayfa 378 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Halamın Suphi Bey adında benim hiç görmediğim bir oğlu vardı.
Kurmay albay iken Çanakkale'de şehit olmuş.
Bu haber ya Kızılhaç ya da Kızılay yolu ile geldiği halde baba yanlısı akrabalarım onun savaş bitince geleceğine inanırlardı. Fakat Suphi bir daha gelmedi.

📖 Sayfa 34 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Bugün yetmiş küsur yaşımda düşününce, acaba, o zaman çok mu çabuk kırılıyordum diyorum. Ama olaylar birer birer gösterdi ki umut bağladığımız adamların hiçbirinde gerçekleştirmek istedikleri iş için dayanacakları bir toplum temeli yoktu.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Beni doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak tutan, destekleyen bir "arka" yoktu. Yaşamda "arka" denen gücün ne denli önemi olduğunu zamanla anlayacağım.

📖 Sayfa 112 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Tarih diye bize savaşları, padişah ya da kralların doğup öldükleri ya da öldürüldükleri zamanlan öğretirler, ezber­leitrlerdi. Özellikle düşün biçim ve dokulannın kimi kez birden­ bire, kimi kez ağır ağır değişmelerinin nedenlerini ve anlamlarını kavrayamıyorduk.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

"Niyazi Bey, dedi ansızın, bu memlekette yaşanmaz. Kaçın kaçın, kaçmaya bakın. Yazık olur size", dediğini kulaklarım duyunca kafamın arkasındaki o düşünceler kayboldu, kendime geldim.
Ne demekti bu "Kaçın"? sözcüğü?
Normal yollardan pasaport, vize falan "gitmek" mi, yoksa Türkçedeki "kaçmak" eyleminin gerçek anlamı mı?

📖 Sayfa 463 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Meğer Ziya Gökalp, Fuat Köprülü ve daha birkaç Türkçünün, Tatarın birine kımız yaptırıp içtikten sonra "Ne berbat şeymiş bu meret" diye koro halinde kusmalarıymış tarihî gerçek...

📖 Sayfa 14 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Galatasaray mezunu, mükemmel Fransızca bilen biri iken, tam yobaz kılıklı biri olmuş. Naim Hoca laikliğin düşmanı olduğu ölçüde ulusçuluğun da şiddetle karşıtı idi. Kimi kişiler [bunu] onun Türk değil, Kürt kökenli oluşuna yorarlarsa da ben o görüşte değilim. O, o çeşit bir ulusçuluğa da karşıttı. Onun inancına göre ideal olan Müslüman birliği (Ümmetçi) idi.

📖 Sayfa 52 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Orada bir köy var uzakta
O köy bizim köyümüzdür
Gitmesek de görmesek de
O köy bizim köyümüzdür
"Şair" utanmadan böyle dizeler yazmış! İnanılır gibi değil. Bu zırva sözlere "şiir" diye hayran olanlar var hâlâ.

📖 Sayfa 91 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Ayasofya Camisi'nde halka vaaz ederken: “evlatlarımıza sakın İngilizce öğretmeyin, her yabancı sözcük onların yüreğinde bir leke yaratır" dermiş, fakat kendi oğullarını hep İngiliz okullarında okutmaktaymış.

📖 Sayfa 28 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Yeni düzen kendi eliyle kendi "iç tehlikesini" de yaratmalıydı.
Yarım yüzyıl tehlike hastalığı oynayan bir düzen için bunu yapmak güç olmayacaktı.
İlk iş olarak sentetik sosyalist partilere olanak sağlanmalı; Amerikalılar'a kilidin Yunanistan'da değil, Türkiye'de olduğu gösterilmeliydi.

📖 Sayfa 366 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Gerilmiş, sinirli bir sesle: "Onların o altı okları yok mu? Onları birer birer kırıp g...tlerine sokacağım" dedi.

📖 Sayfa 360 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Düşün yaşamımda çektiğim en büyük ıstırap bizim toplumumuzda, ülkemizde toplumbilimin bir süs, bir gösteriş ve taklit olmaktan öteye gitmediğini görmek olmuştur.

📖 Sayfa 129 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Ankara'daki yaşamıının unutulmaz olayı Onuncu Yıldönü­mü'nü kutlama gecesi olmuştur. O gece bütün Ankara bir düğün evi gibiydi. Gece saatleri gelince bütün kent ışıklar içinde parlı­yordu.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Bir ülkede bir milliyet birliği, bilinci ve ona göre bir tarih açısı gelişmeden dünyanın başka yerlerinde ırkdaşları bile olsa onların peşinde koşmaya kalkışmak mı oluyor milliyetçilik?

📖 Sayfa 16 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Türkiye'ye gene de saygılı davranılmasını bizler İnönü'ne değil, Mustafa Kemal'in hala yaşayan prestijine borçluyduk.

📖 Sayfa 300 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

O gün sezmeye başladım ki ben hiçbir zaman politikacı olamayacağım. Halk doğru konuşanı sevmesini bilmiyor! Onu yalanlarla sevindirmek ve aldatmak gerekir. Yalan sayesinde sevinmek isterler.

📖 Sayfa 121 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

(...)
Türk İslamlığının ve tasavvufunun mimarlığıdan, Budizmin Türkler üzerine etkileri olduğu sonucuna varmıştım.

📖 Sayfa 57 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Bilgisi olan olmuş, kaç para eder, sesini yükseltecek cesaret olmadıkça?

📖 Sayfa 273 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Savaşı yıllarında Hacı Akif Efendi diye biri vardı.
Köşe başında durur, savaş hâvadislerini tekrarlardı.
Hacı Akif Efendi Almanların "kırk ikilik" toplarını Paris'e dayadıklarını ballandıra ballandıra anlatırdı.
Akif Efendi'nin alnında geniş bir yuvarlak leke vardı. Tanıyanların inancına göre, yarın cennette orası ay gibi parlayacaktı.
Fakat annem Hacı efendi hakkında halamdan gelmek kimi öyküleri gülerek anlatırdı.
Halam ile birlikte hacca gitmişlerdi. Anlatılan hac öyküleri, orada geçen çapkınlık olayları üzerineydi.

📖 Sayfa 35 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Az sonra iki memur kompartman kapısını "Heil Hitler" Diye bağırarak açtılar. Çantaları, her şeyi çok ciddi yüzde nice incelediler, hiç bir kusurumuz çıkmadı, tekrar "Heil Hitler" diye haykırarak çıkıp gittiler.

📖 Sayfa 113 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Yıllarca sonra Anadolu'da politikacıların dolaşmalarını gördüğüm zaman anladım ki "halk", "efendi"lere karşı hep böyle davranır. Halk, âdeta "efendi, gel beni aşağı götür, canının istediği gibi at, tut, sana inanalım" der gibidir.

📖 Sayfa 119 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Böyle yüksek devlet adamlarının kutsal aklına sorumluluk duygusu, istifa zorunluluğu denen şey asla gelmez. Kabahatli, daima başkalarıdır.

📖 Sayfa 298 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

"Amerika gibi dünyanın en medeni ülkesinde oturuyorsunuz. Ben onlara Türkiye'nin nesini anlatayım?" diye­cek oldum. Rum bayan o zaman büsbütün kendinden geçti. Gençler gülüyorlardı. O, "Ne medeniyeti bey", diye başladı. "Bunlarınki medeniyet değil, hayvanlık Para, para, para. Iş, iş , iş. Bütün bildikleri insanlık budur.

📖 Sayfa 133 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Milli Şef, Batı düzeyine çıkmak için bir kez daha uydu­luk merdivenini dayayan adamdır. Bunun getirdiği olumsuz yan­lar, tartışılırken bu merdiveni dayayanın kim olduğu hiç akla gelmiyor. Gerçekte bunu her yanı ile başlatan, o zaman hala "ebed müddet" olacağı sanılan Şefliğinin gerekleri olmuştur.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Aklını oynatmamış bir kişinin bu denli kesinlikle konuşmasına bakınca, "eee, elinde herhalde belgeler olmalı? değil mi?" dersiniz doğal olarak.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Nihal, Sivas'ın doğusundakileri Türkten saymadığına göre Rumeli, Adalar gibi yerlerden olanları da Türkten saymazdı. Onun için Selanik doğumlu olan Mustafa Kemal'e düşmandı. Ona düşman olunca onun Cumhuriyet'ine de düşmandı. Bu cumhuriyet yüzünden Türk devleti Türk kanından olmayan soysuzların eline geçmişti.

📖 Sayfa 173 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Ayasofya Camisi'nde halka vaaz ederken: "evlâtlarınıza sakın İngilizce öğretmeyin, her yabancı sözcük onların yüreğinde bir leke yaratır" dermiş, fakat kendi oğullarını hep İngiliz okullarında okutmaktaymış.

📖 Sayfa 28 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Bir bilim (hatta bilim tarihi) temeli olmaksızın "felsefe" keyfinizin istediği gibi düşünüp laf etmek olur.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Düşün yaşamımda çektiğim en büyük ıstırap bizim toplumumuzda, ülkemizde toplumbilimin bir süs, bir gösteriş ve taklit olmaktan öteye gitmediğini görmek olmuştur. Bunun başlıca nedeni, düşün ve bilimsel araştırma -özgürlüğü olmaması, varılan sonuçlardan ürkenlerin elinde, bilimin üstünde .olan bir güç bulunmasıdır. Beş on yılda bir gelen ekonomik-siyasal bunalım dönemlerinde böyle şeylerle uğraşanlar demagoji ve saldırı hedefi olurlar.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

"Darülfünun" öğrenciliğimiz zamanında onu sadece Nihal diye bilirdik. O zaman soy adı yoktu, "Atsız"lığı sonradan gelme.

📖 Sayfa 172 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

"Demokrasi denen şey nedir? Halkın devleti yönetmesi değil mi? Peki, bu cahil halk nasıl devleti yönetir ya da denetler? Olur mu? Cahil halkın eline bir devlet nasıl teslim edilir?"

📖 Sayfa 146 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Doç. Hamit Dereli: "Niyazi Bey" , dedi ansızın, "bu memlekette yaşanmaz kaçın kaçmaya bakın yazık olur size."

📖 Sayfa 463 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Yanılmıyorsam, bizde "ölçüye, rakama gelecek" toplum konuları üzerinde (örneğin, en çok nüfus ve ticaret konularında) sayılara bakmak eylemi ya da eğilimi Meşrutiyet döneminde başlamıştı. Ne var ki, bu eğilim o gün bugündür toplumbilim alanında yöntem tekniği olarak yer alamamıştır.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Fakat propaganda öyle bir şeydir ki insan denen yaratık kendini korumak için kervana katılmak zorunda kalır.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Gösterişli, iyi giyinmiş, saygı verici bir görünüşü vardı. Yerli halkın mahalle ve köy imamlarına benzer hiçbir hali yoktu. Özelliklerinden biri güzel bir İstanbul ağzı ile konuşmasıydı. Hiçbir yobazlığı olmayışı, oğlunun başarılı bir ressam oluşundan belliydi. Rifat Efendi'nin diğer bir özelliği halk ile arasında bir mesafe kurması, yüzgöz olmamasıydı. Yerli halka tepeden bakan değil, fakat saygı veren bir tutumu vardı.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Konuşmasını hiç anlamadığım tarih hocası Zeki Velidî Rumca olduğundan değil, Tatarca konuşmakta olduğundan yüksek sesle konuşmaz, üstelik bir eliyle ağzını yarı kapatırdı. Bereket, Türkiyat Enstitüsü'nde çalışan ve Tatar asıllı olmakla beraber, Osmanlı Türkçesini iyi öğrenmiş olan Abdülkadir İnan ile ahbab olmuştum. O da aynı derse geldiğinden fısıldayarak bana Zeki Velidî'nin Türkçesini anladığım dile çevirirdi.

📖 Sayfa 66 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Pek dindar bir kişi olmayan babamın birkaç kez söylediklerinden aklımda kalana göre müftü efendi "ikiyüzlünün" biriydi. Ayasofya Camisi'nde halka vaaz ederken: ''evlatlarınıza sakın İngilizce öğretmeyin, her yabancı sözcük onların yüreğinde bir leke yaratır" dermiş, fakat kendi oğullarını hep İngiliz okullarında okutmaktaymış.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Almanlar Yunanistan'a, Batı Trakya'ya, Ege'de Çanakkale'ye yakın adalara egemen oldukları sürece Boğaz'lar Nazi işgali altına girmiş demekti: Türkiye'nin artık herhangi bir devletten yana savaşa girmesine ne gerek vardı ne de imkan.
Bu durumun yaratıcısı Milli Şef'in kendisi değildi.
Ne var ki günümüze dek o Türkiye'yi savaşa sokmamış büyük bir devlet adamı olarak bilinir.

📖 Sayfa 219 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Bu Köy Enstitüleri'ni kuran sanki İnönü değil, onun kanunu çıkaranlar sanki bakanın konuşmasını dinleyen üyeler değil de onları ta Moskova'dan Joseph Stalin kurmuş; o kanunu Rus Komünist Partisi hazırlamış; yolladığı ajanlarla bu endüstrilere alınan köylü çocuklarını komünist olarak yetiştirerek onları köylere kadar sokmuştu.

📖 Sayfa 369 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Ulus'a gitmek üzere Kızılay'da bir dolmuşa binmiştim.
Son durağa geldiğimizde içinde yalnız bir ben kaldığım arabadan çıkarken bu Selahattin (Ertürk) birkaç ülkücü arkadaşı ile biraz ötede bulunuyorlardı.
Benim tek başıma arabadan çıktığımı görünce: "Tuuu... komüniste bak. Takside geziyor" diyerek bana laf atmışlardı.
Bu kadar terbiyesi kıt kişiler bir gün profesör de oluyorlardı!

📖 Sayfa 392 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

O zamanın Türkçesinde "galat-ı ruyet" diye bir terim vardı, "görme şaşkınlığı" demek.
Frenkçesi "halucination", "olmayan şeyi olmuş gibi görme hastalığı.
Yavaş yavaş ülke düzeyine yayılan bir toplumsal saçmalama.

📖 Sayfa 452 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Tan matbaası ile Baykurt'un çıkardığı bir gazeteyi ve bir kitabevini bir iki saat içinde yıkıntıya çevirdiler.
Görülmedik vandalizm işlenirken ellerde taşınan pankartlardan birinde şu sözler yazıl: "Hiçbir Memlekette Türkiye'de Olduğu Kadar Hürriyet Yoktur"

📖 Sayfa 355 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Kardeşim Enver: "Bundan sonra İstanbul'a geldiğinde ilk önce buraya gel, meydana bak.
Ne görürsen Türkiye'nin ne durumda olduğunu anlarsın. Bu meydan Türkiye'nin bir çeşit termometresi".
O güzelim meydanı ne hale getirmişlerdi?

📖 Sayfa 63 · Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Diğer öğretmenlerin çoğu dünyadan umursuz, habersiz, görüşsüz, hatta salak kişi izlenimleri verdikleri halde Muhsin bu izlenimlerinin tersini verirdi. Öğretmenliğinin üçüncü etkin yanı, verdiği dersin imtihan korkusu ile yüklü bir ders olma izlenimini vermeyişiydi. Tarih denen şeyin hem tadını, hem anlamını ben ondan öğrendim.

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes

Sıkça Sorulan Sorular

Unutulan Yıllar kimin eseridir?

Unutulan Yıllar, Niyazi Berkes tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.

Unutulan Yıllar kaç sayfadır?

Unutulan Yıllar, 536 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Unutulan Yıllar'ın en ünlü sözü nedir?

“Bizde milliyetçilik ırkçılık ve turancılık demek olmuştur. Bu anlayış Türk Chauvain'i Nihal'in özel katkısıdır. Milliyetçi olmak için onun anlamında ırkçı ve turancı olmak şart. Değilseniz, ya Türk değilsiniz ya da komünistsiniz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Unutulan Yıllar — Niyazi Berkes. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4