
Yüzde Yüz İstanbul adlı eser, Erk Acarer tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de okurlarla buluşmuştur. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Yüzde Yüz İstanbul'dan En Beğenilen Alıntılar
Bir sonraki günden beklentisi olmayan ahval, şeriatı bir kenara bırakıp "vur patlasın çal oynasın" diyerek günü kurtarmaya bakar.
📖 Sayfa 85 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul’un ilk banka soygununun üzerinden nice banka soygunları geçecektir.
📖 Sayfa 29 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Üstelik bu soygunların büyük bir kısmı silahla değil kravatla yapılacaktır!
İstanbul’un uğurlu ve hikmetinden sual olunmaz çeşmelerinden akan kıdemli sular bile zimmete geçirilen bu paraları aklayamayacaktır.
“...İstanbul deyince aklıma kuleler gelir.
📖 Sayfa 356 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ne zaman birinin resmini yapsam, öteki kıskanır.
Ama şu Kızkulesi’nin aklı olsa
Galata kulesine varır.
Bir sürü çocukları olur...”
Peki İstanbul'un fethi ne zamandan beri kutlanır?
📖 Sayfa 120 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul Ansiklopedisi'nin "Fetih” başlıklı maddesi, bu konuyla ilgili bir anma töreni düzenlenmesinin Abdülhamid zamanında ortaya çıktığını söyler.
1903 yılına denk düşen 450. fetih yılı, görkemli kutlamalara sahne olur.
İstanbul düşerken, onun fethini kutlamak...
Hiçbir seyircinin yemediği acemice bir illüzyon olsa gerek!
Yıl 1948…
📖 Sayfa 47 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Koğuşlardan birinin duvarındaki bir karton mukavvaya iliştirilen yazı dikkat çekicidir:
"Okumak özgür, yazmak mahpus kılar!"
İstanbul, “Nerede o eski günler” külliyatıdır.
📖 Sayfa 236 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Tarihi ve kültürü, “Karun kadar zengin” olan bir coğrafyanın envanteri ve hesabı bakkal defterine tutulunca, Arkeoloji Müzesi’nin boynunun bükük kalması da kaçınılmaz olacaktır.
📖 Sayfa 59 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Gülhane parkı ilklerin mekanıdır.
📖 Sayfa 55 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul'daki ilk park burada açılır, ilk anayasa burada okunmuştur. Eline tebeşir alıp yeni alfabeyi halka tanıtan Mustafa Kemal'in heykeli de yine buraya dikilecektir. Dünyada ilk kez bir şair, polisten saklanmak için bu bahçede ağaca tırmanır. (Nazım, Pirayeyi beklerken bir polis görür ve hemen bir agaca tırmanır ve sonra o meshur Ceviz Agacı siiri...)
Meydanlar dünyanın pek çok ülkesinde; muhabbet, aşk, dostluk, şenlik ve özgürlük anlamına gelir. Oysa bizim coğrafyamızda; biber gazı, çatışma hatta dram demektir.
📖 Sayfa 329 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın
📖 Sayfa 269 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda
dolaşacaksın. Aynı mahallede koşacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda. Başka
bir şey umma
Amerikalılar tarafından bugün de büyük saygıyla anılan Roosevelt çok daha ileri giderek, talihsiz ve mide bulandırıcı açıklamalar yapacaktır: "En iyi Kızılderilinin ölü Kızılderili olduğunu düşünecek kadar ileri gitmiyorum, ama sanırım onda da dokuzu öyledir ve ben onuncuyu yakından tanımak istemezdim."
📖 Sayfa 166 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ortadan kaldırılmaları elzem olarak görülenlerin aslında tüm dünyayı ilgilendiren derin felsefeler ortaya koymaları ise son derece şaşırtıcı noktadır:
"Son ırmak kuruduğunda,
Son ağaç yok olduğunda,
Son balık öldüğünde,
Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak!"
Ayasofya, 1933 yılında Mustafa Kemal tarafından müzeye çevrilir. Atatürk, "Ayasofya, tarih bilinci olan ve İstanbul’a aşık herkesin" diyerek noktayı koyar.
📖 Sayfa 54 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul’da bir kadını özlemek âdettendir.
📖 Sayfa 148 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Bir anne, bir sevgili ya da kız kardeş...
İstanbul tekinsiz, arsız bir coğrafyadır.
İstanbul garibanlık atlasıdır.
Ve İstanbul’da şiir karın doyurmaz...
‘Homo homini lopus est’
📖 Sayfa 110 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İnsan insanın kurdudur…
Zamanın dalgalanmasıyla şekil alan yaşam öyküleri İstanbul'da kesişir.
📖 Sayfa 46 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ve...
Bütün yollar...
Sultanahmet'e çıkar!
Kıskançlık yaratan toplumsal ahlakı biçimlendirenler,en ufak bir kitlesel eylemde özellikle bankamatiklere zarar verilmesinin nedenini arıyorlar… “Bizim olmayana düşmanız!”.Bu toplumsal itirafı kaçırmak ne büyük körlük! Kent yoksulu, farklı olanı televizyona bakar gibi izliyor.
📖 Sayfa 339 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul, binbir zamanların, yorgun silueti.
📖 Sayfa 128 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ve İstanbul aziz bir bilge...
Hiçbir şeyin göründüğü gibi yaşanmadığı kent.
Ayasofya kendisi üzerinden rant yemek isteyenlere, büyüyemeyen çocuklara ve boş yere beklenti koyanlara inat gülümser.
📖 Sayfa 54 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Tıpkı kutsal bir bilge gibi...
Zaman galibe ayrı, mağluba ayrı geçmektedir.
📖 Sayfa 181 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul’da zaman görecelidir...

Aslında insanoğlunun denizleri geçmesinin ardında ilkçağlardan bu yana rant tutkusu yatmaktadır. Haritaları aşıp yeni ve zengin yerlere ulaşmak... Belki de keşfetmek dedikleri burdur!
📖 Sayfa 357 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul'da bir kadını özlemek adettendir.
Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Bir anne, bir sevgili ya da kız kardeş...
İnsanlar, medeniyetler, çağlar değişiyor.
📖 Sayfa 65 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul aynı kalmasa da yerinde duruyor.
Efsaneler gerçeğe, gerçekler efsunlu öykülere karışıyor.
İstanbul, üzerinden farklı medeniyetler geçen yaşlı bir fahişe.
İstanbul 'sudan öyküler' şehri...
Geçmiş özlenir mi?
📖 Sayfa 190 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ekmekler bozulmaya devam ediyorsa elbette...
Geçmiş özlenir mi?
Sokak tabelalarındaki öyküler sökülüp caddeler balçıkla sıvanıyorsa elbette...
Açıkcası umudun yüzüne kimse bakmıyor artık.
Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Dünyada ne zaman değerli bir şey bulunsa insanlar ölmeye başlar
Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
17. yüzyılda, yatacak yeri olmayan gariban takımından genç insanların kışın hamamlara sığınması adet oluyor. Bunlar geceleri hamamın en sıcak yeri olarak bilinen külhanlarda yatıp kalkıyorlar. Külhanbeyi denilen kopuk sınıfı da böylece türüyor. Lale devri tüm şatafatlı ile sürüp giderken, dönemin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim, bu külhani takımını topluma kazandırmak ve verimli hale getirmek için kolları sıvıyor. Böylece bir kısım külhanbeyi bir araya getirilerek, ilk yangın teşkilatı, tulumbacılar kuruluyor.
📖 Sayfa 81 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İstanbul'da hayata bakmayı bilen aynı anda pek çok şeyi bir arada görür.
📖 Sayfa 378 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Siyasetçinin iş bilir olanı, çözüm üretmek yerine, tevekkülle beklemeyi uygun bulur.
📖 Sayfa 332 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Nasıl olsa ülkemizin gündemi, patlamış mısır kadar çabuk tüketilmektedir.
İstanbul Boğaz, Boğaz vapur demektir...
📖 Sayfa 350 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Ve güvertede çay içmek ve küpeşteye yaslanıp martılara simit atmak evvel zamandan kalma bir İstanbul geleneğidir. İskele alınır; vapur martıya, bulut denize karışır...
Osmanlı döneminde kulenin yangın ilanı da bir hayli dikkat çekiyor. Nöbetçi yangını görünce kule ağasına koşup aga bir çocuğunuz oldu diye uyarıyor. Ağa da çocuğun kız mı yoksa erkek mi olduğunu soruyor. Kız; Galata, Üsküdar, Boğaziçi, oğlan ise, suriçi semtlerinde yangın çıktığı anlamına geliyor. Kısa bir dönem öncesine kadar Beyazıt Kulesinden bir sonraki günün hava tahmini bildirilmektedir. Mavi ışık; hava açık olacak, sarı; İstanbul sisli bir sabaha uyanacak, yeşil ise; yağmur yağacak demektir.
📖 Sayfa 83 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
İçinizden biri
📖 Sayfa 126 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
can verebilse bile
açlıktan ölen öküzümüze,
burjuvaysa eğer
gözükmesin gözümüze!
Tarih saklanmakta ustadır.
📖 Sayfa 24 · Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer
Sıkça Sorulan Sorular
Yüzde Yüz İstanbul kimin eseridir?
Yüzde Yüz İstanbul, Erk Acarer tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır.
Yüzde Yüz İstanbul kaç sayfadır?
Yüzde Yüz İstanbul, 432 sayfadır (İnkilâp Kitabevi baskısı).
Yüzde Yüz İstanbul'un en ünlü sözü nedir?
“Bir sonraki günden beklentisi olmayan ahval, şeriatı bir kenara bırakıp "vur patlasın çal oynasın" diyerek günü kurtarmaya bakar.”