
Retrotopya, Zygmunt Bauman'ın 164 sayfalık eseridir. Orijinal adı Retrotopia olan kitap ilk kez 2018'de basılmıştır. Tarih severlerin Retrotopya'dan seçtiği en unutulmaz cümleler burada.
Retrotopya'dan En Beğenilen Alıntılar
Tarihçi ister istemez seçicidir. Tarihçilerin, tarihi olguların nesnel ve bağımsız olarak bir çekirdek öze sahip olduğu yönündeki inancı, mantık dışı fakat kökünün kazınması son derece güç bir yanılgıdır... Denir ki gerçekler konuşur. Hiç kuşkusuz bu doğru değildir. Gerçekler ancak tarihçi onları çağırdığında konuşur: Hangi gerçeklerin hangi bağlamda konuşacağına karar veren odur.
📖 Sayfa 17 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Zorbalık eskiden okullarla sınırlıydı; artık bütün işyerlerinde görülüyor. Bu aslında hayal kırıklıklarının acısını zayıflardan çıkarma acizliğinin tipik bir belirtisidir psikolojide buna asıl hedefinden sapmış saldırganlık denir. Bu saldırganlığın altında yatan şey, performans kaygısından tehditkär ötekiden duyulan toplumsal korkuya kadar değişen biçimler alan korkudur.
📖 Sayfa 99 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Bizi tanımlayan ve biçimlendiren [bu içimizdeki ötekinin) bakışıdır. Nasıl yemeden ve uyumadan yaşayamıyorsak, aynı şekilde bu ötekinin bakışı ve tepkisi olmadan da kim olduğumuzu anlayamayız. Öldüren, tecavüz eden, çalan ya da zulmeden insanlar bile bunu istisnai durumlarda yapar, yaşamlarının kalan kısmını arkadaşlarının onayını, sevgisini, saygısını ve övgüsünü dilenerek geçirir... Herkesin bizi asla görmeme, bize sanki yokmuşuz gibi davranma kararını verdiği bir toplumda yaşamak bizi ya delirtir ya da öldürürdü.
📖 Sayfa 145 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Her yıl üretilen 1 milyona yakın küçük silahın bırakalım çoğunu,anlamlı bir kısmının bile yılda bir kez ateşlenmeyeceğini ummak büyük saflık olur.
📖 Sayfa 31 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
İnsanlar kendilerini soy, din, dil, tarih, değerler, gelenekler ve kurumlar üzerinden tanımlıyor. Kültürel gruplarla, yani kabileler, etnik gruplar, dini topluluklar ve uluslarla özdeşleytiriyorlar kendilerini...
📖 Sayfa 160 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
İnsanlar siyaseti yalnızca çıkar sağlamak için değil, aynı zamanda kimliklerini tanımlamak için de kullanıyorlar. Kim olduğumuzu, ancak kim olmadığımızı ve çoğu durumda ancak kime karşı olduğumuzu bildiğimiz zaman biliriz.
Gelecekteki bir felakette kurtarma görevlileri olduğumuzu hayal edelim.Eğer devletler çökmüş,yerel kurumlar yozlaşmış ve ekonomik teşvikler cinayete yönlendirilmiş durumdaysa çok azımız iyi bir pratik sergilerdi.
📖 Sayfa 23 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Günümüz fakirleri olan yetersiz tüketiciler için alışveriş yapmamak, hakkıyla yaşanmamış bir hayatın, hiçliklerinin ve işe yaramazlıklarının alınlarına vurduğu pis ve cilk bir damgadır. Yalnızca hazzın yokluğu demek değildir, insanlık onurunun yokluğudur. Hayatlarının anlamdan yoksun olmasıdır. En nihayetinde, özsaygı ya da başkalarının saygısı için zemin olabilecek insanlığın ya da başka bir şeyin yokluğudur.
📖 Sayfa 47 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
İmitasyonu modanın açtığı yoldan ilerler ve karşı konulmaz cazibesini, modanın da yaptığı gibi uzlaştırılamaz olanı uzlaştırma ve böylece bambaşka amaçlara yönelik olduğu açık olan insani iki arzuyu eşanlı olma vaadinden türetir; sosyallik tutkusu ile bireysellik tutkusu ait olma arzusuyla ayrı durma arzusu.
📖 Sayfa 33 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Bireyi kesin olarak toplumsal tekamüle bağlayan bir toplum artık olası değildir ve toplumdan gelecek bir kurtuluşu beklemenin hiçbir anlamı yoktur.
📖 Sayfa 19 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Gerçek düşmanlar olmadan gerçek dostlar olamaz. Olmadığımız şeyden nefret etmedikçe olduğumuz şeyi sevemeyiz. Bir asırdan ve bol miktarda duygusal ikiyüzlülükten sonra acı verici bir şekilde yeniden keşfettiğimiz eski hakikatlerdir bunlar. Bunları reddedenler ailelerini, miraslarını, kültürlerini, doğuştan kazandıkları haklarını ve tam da kendilerini inkar eder. Bu inkarcılar kolay kolay affedilmeyecektir.
📖 Sayfa 158 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Bir maço sokak çetesinin şiddet saplantısı ile saygın bir yurttaşın cezalandırma saplantısı yalnızca doğaları itibarıyla değil kokenleri itibarıyla da birbirine benzer.
Retrotopya, Zygmunt Bauman
Bin yıl önce Ezop’un bir alegorisinde ima ettiği türden bir rahatlamadır bu: daima kendisinden büyük ve güçlü hayvanlardan kaçış halindeki mahzun ve umutsuz bir tavşanın, kendisinin yaklaşmakta olduğunu görür görmez panik halinde bir korunak bulmak için kaçmaya başlayan bir kurbağayı fark ettiğinde hissettiği teskin olma ve memnuniyet hissi.
Retrotopya, Zygmunt Bauman
(..) tüketici piyasaları çok çeşitli sakinleştiriciler, antidepresanlar ve her bir ruhsal sorun için bulunmuş ayrı ayrı ilaçlar sunar ve tüm bunlar çekilen psikolojik acıda geçici bir -memnuniyet verici ve rahatlatıcı hafifleme vaat eder ve sağlar; gelgelelim bu ilaçlar şahsi (ve dahili) kullanım için tasarlanmıştır, kişilik-dışı ve kişilik-üstü gerçekliklere uygulanmak için değil, bu nedenle de tüketildiklerinde sorunun kaynaklarının ortadan kaldırılmasına katkı sunmak yerine, insanları içinde bulundukları durumun mahiyetine karşı körleştirirler.
📖 Sayfa 152 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Artık hedef daha iyi bir toplum değildir, zira toplumu daha iyi yapmak, neresinden bakılırsa bakılsın, umutsuz bir çaba haline gelmişti. Hedef özünde ve kesin olarak iflah olmaz bir nitelik taşıyan toplum içinde kişinin kendi bireysel konumunu ilerletmesiydi artık.
📖 Sayfa 19 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
En harika ve ne yazık ki en ulaşılmazı da olan ütopyalar arasından bir şiddetsiz dünya ütopyası çıkarıp yeniden güncelleştirmek zorundayız.
📖 Sayfa 24 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Nostalji –Harvard’da Slav Dili Edebiyeti ve Karşılaştırmalı Edebiyat profesörü olan Svetlana Boym’un ifade ettiği gibi-* “bir kaybolmuşluk ve yerinden edilmişlik hissi, fakat aynı zamanda kişinin kendi fantezisiyle kurduğu aşk ilişkisidir” (s.xiii). 17.yüzyılda kesin olarak tedavi edilebilir bir hastalık olarak görülürken (mesela İsviçreli doktorlar tedavi için afyon, sülük tedavisi ve bir dağ gezisi önerirlerdi), “21.yüzyılda, önceki yılların bu gelip geçici hastalığı, umarsız bir medeni hale dönüştü. 20.yüzyıl bir fütüristik ütopyayla başladı, nostaljiyle bitti” (s.xiv).
📖 Sayfa 10 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
"Umursamadıkları insanların üzerinde uzun sürmeyecek bir etki yaratmak için, sahip olmadıkları parayı ihtiyaç duymadıkları şeylere harcamaya ikna edilen insanların, yani bizim hikâyemizdir bu.
📖 Sayfa 122 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Şiddet tohumlarının serpilip gelişmesine uygun bereketli topraklar günümüzde bolca mevcuttur.
📖 Sayfa 40 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Kötülük özünde diğerlerinin acı çekmesini amaçlamaz, kendi mutluluğumuzu amaçlar... Başkalarını alaya aldığımız her örnek, bunun bize, gücümüzü bir başka insanın üzerinde uygulamaktan ve keyifli bir üstünlük hissini deneyimlemekten kaynaklanan bir haz verdiğini gösterir... [Burada söz konusu olan, kişinin] kendi üstünlüğüdür ve bu üstünlük yalnızca diğerinin ıstırabında, örneğin alaya alınmasında keşfedilebilir.
📖 Sayfa 69 · Retrotopya, Zygmunt Bauman

Silah kontrollerinin olmayışı bazılarına başkalarının ıstıraplarından kâr sağlama olanağı sağlıyor.
📖 Sayfa 30 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Pahalı bir lüks haline gelen dayanışmanın yerini geçici ittifaklar alıyor, başlıca kaygı daima durumdan rakibinize göre daha fazla çıkar elde etmektir.
📖 Sayfa 99 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Rahatça hareket etmek ve gerekirse birilerinin sorumluluğunu üzerinden atmak için erişilemez olmak günümüzde iktidarın temel niteliğidir.
📖 Sayfa 27 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Uygarlaşma süreci, saldırganlığın sergilenmesinin savaş meydanlarından futbol sahasına taşınması örneğinde olduğu gibi , bu hayvanı cilalamayı ve/veya dış kaynaklardan edinmeyi becerse de, bırakalım insanın içinden söküp atmayı, ıslah etmeyi bile başaramamıştır. Geleneksel nezaketin bastırmak ve zapt etmekten ziyade gizlemeye çalıştığı bu itici, meşum ve kanlı hayvan fena halde ince nezaket cilasını silip atmak için hazırda beklemektedir.
Retrotopya, Zygmunt Bauman
Kötülük özünde diğerlerinin acı çekmesini amaçlamaz, kendi mutluluğumuzu amaçlar... Başkalarını alaya aldığımız her örnek, ❝ bunun bize, gücümüzü bir başka insanın üzerinde uygulamaktan ve keyifli bir üstünlük hissini deneyimlemekten kaynaklanan bir haz verdiğini gösterir... [Burada söz konusu olan, kişinin] kendi üstünlüğüdür ve bu üstünlük yalnızca diğerinin ıstırabında, örneğin alaya alınmasında keşfedilebilir.
📖 Sayfa 69 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Nietzsche
.. "dünyadaki ilk günümde, nasıl yetersiz olunur, onu keşfettim." Ve bu keşif günbegün mükemmelleşmeye devam eder.
📖 Sayfa 142 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Bugünlerde gelecekten korkma eğilimindeyiz; onun aşırılıklarını törpüleme, daha az ürkütücü ve itici, bir miktar da çekici kılma kolektif yeteneğimizi kaybetmiş gibiyiz. Gelişigüzel bir şekilde hâlâ "ilerleme" diye adlandırdığımız şey, bu aralar, kavramı icat eden Kant'ın uyandırmasını istediğinin tam tersi duygular uyandırıyor.
📖 Sayfa 61 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Çoğu zaman uyandırdığı duygu yaklaşan bir felaketin korkusudur...
Oysa serpildikleri toprak verimsiz olsaydı, ne kadar çok atılmış olursa olsun, şiddet tohumları kısır ve verimsiz olarak değerlendirilirdi.
Retrotopya, Zygmunt Bauman
20. yüzyıl bir fütüristik ütopyayla başladı, nostaljiyle bitti.
📖 Sayfa 10 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
“İnsanlar ille de kendi öz çıkarlarına oy vermezler,” diye uyarır Lakoff, “[k]imliklerine oy verirler. Değerlerine oy verirler. Özdeşleştiklerine oy verirler. Kendi öz çıkarlarıyla da özdeşleşebilirler. Bu da olabilir. Bu söylenenler insanların kendi çıkarlarını asla umursamadığı anlamına gelmez. Fakat kimliklerine oy verirler. Ve kimlikleri çıkarlarıyla örtüşüyorsa, mutlaka ona oy vereceklerdir. Bu noktayı anlamak çok önemlidir.” (s.17)
📖 Sayfa 69 · Retrotopya, Zygmunt Bauman
Sıkça Sorulan Sorular
Retrotopya kimin eseridir?
Retrotopya, Zygmunt Bauman tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ali Karatay çevirmiştir.
Retrotopya kaç sayfadır?
Retrotopya, 164 sayfadır (Sel Yayınları baskısı).
Retrotopya'nın en ünlü sözü nedir?
“Tarihçi ister istemez seçicidir. Tarihçilerin, tarihi olguların nesnel ve bağımsız olarak bir çekirdek öze sahip olduğu yönündeki inancı, mantık dışı fakat kökünün kazınması son derece güç bir yanılgıdır... Denir ki gerçekler konuşur. Hiç kuşkusuz bu doğru değildir. Gerçekler ancak tarihçi onları çağırdığında konuşur: Hangi gerçeklerin hangi bağlamda konuşacağına karar veren odur.”