Anıların geri dönülmez , keskin virajlarına son hızla girildiğinde şarampole..."> ...
Size onun bunca yılsonra bana neler hissettirdiğini anlatacağım. Hayatımın orta yerinde bir son
gibiydi. O varken ikinci yarının başlaması mümkün olmayan bir son.
Anıların geri dönülmez , keskin virajlarına son hızla
girildiğinde şarampole yuvarlanmak gibiydi onu düşünmek. Onunla yaşadığımız
anılar peşimi bırakmıyor ve her seferinde ruhsal çöküntüler yaşıyordum.
Zaman ayrılığı gösterdiğinde bir zamanlar nasıl olduğunuza
dair o dayanılmaz güzellikteki anılara sırtınızı dönüp hayatınızın geri kalanı
ile yüzleşmeniz gereken bir an gelir. İşte o anlarda kendimi delik bir balon
,kanatsız bir kuş ,okyanusun ortasında tek bir kürekle olduğu yerde dönen ve hiçbir
yere varamayan küçük bir tekne gibi hissediyordum.
Geçmişin en derinine kök salmış ,arşivlenmiş hatalar mahzenine
izinsizce girip ona karşı yapmış olduğum hataları tek tek düzeltmek isterdim.
Onsuz devam eden hayatımın ikinci yarısında benliğimin
fabrika ayarlarına dönme süreci hala devam ediyor. Onsuz neye dönüştüğümü ya da
dönüşmüş olduğumu anlayamayabilirim. Ama yeni kimliğimin artık istemediğim,ihtiyaç duymadığım ve anlamadığım bir varlık olduğunu söyleyebilecek kadar keşke
bunları yaşamasaydım dediğim kadar kötü tecrübeler yaşattı hayat bana ..
Semih Kuşkaya - ” Is it love when you don’t? ”
YORUMLAR