
John Fowles'in 1997'de yayımlanan Ağaçlar adlı eseri, Deneme-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. Süha Sertabiboğlu çevirisiyle Ayrıntı Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu sayfada Ağaçlar'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Ağaçlar'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
"Ağaçlar tarih boyunca gerek haklı gerek haksız yere zulmedilen ve avlananlara sığınak oldu..."
Ağaçlar, John Fowles
Zaman diye bir şey yoktu, şimdiydi yine, ebediyen şimdiydi.
Ağaçlar, John Fowles
...bu kadar alışmışız bunu görmezden gelmeye;
Ağaçlar, John Fowles
kuşun uçuşunu ve havalandığı dalı, rüzgardaki yaprağı ve yerdeki gölgesini birbirinden ayrı olaylar ya da sırlar gibi görmeye...
Ne kuşu? Hangi dal? Ne yaprağı? Hangi gölge? Bu soru-sınırlar (hangi dosyaya koyacağım bunu?) gerçeğe değil bize aittir. Bunlara yöneltilmişiz ve sadece kültürel ve entelektüel yönden değil, son derece fiziksel yönden de bakışlarımızın huzursuzluğu ve sınırlı alanı ve görüşümüzün keskinliğiyle de bunların kafesine girmişiz.
Cehalete yol açan şey ille de çok yetersiz bilgi değildir; gereğinden çok bilgiye sahip olmak ya da gereğinden çok bilgi edinmeyi istemek de aynı sonucu verebilir.
Ağaçlar, John Fowles
...her şeyi bilme, türümüzün tamamı için her şeyden kötü bir doğal felaket olurdu; türümüzün ruhunu bitirir, yaşamanın tüm zevkini ve nedenini yitirmemize yol açardı.
📖 Sayfa 41 · Ağaçlar, John Fowles
...ender türlerin "ilk"leri hiç unutulmaz.
📖 Sayfa 46 · Ağaçlar, John Fowles
_____
Ağaçlar, John Fowles
Sezar olamıyorsam hiçbir şey olamam. Bende bir bilimcinin bilgisi yoksa hiçbir şey bilmiyorum demektir.
...ve insan, modern toplumların çoğu tarafından beyni yıkanarak, sahiplenmenin sahiplenilmekten daha zevkli olduğuna, ele geçirmenin ele geçirilmeye bin bastığına inandırılmış çok açgözlü bir yaratık...
📖 Sayfa 30 · Ağaçlar, John Fowles
Evrim, insanı, dünyayı sadece antroposantrik bir şekilde değil, üstelik kendi benliklerimizi düşünme tarzımızı yansıtırcasına ayrı ayrı gören, kesin bir şekilde soyutlayıcı bir yaratığa dönüştürdü.
Ağaçlar, John Fowles
...benim sevgimin daha çok, ağaçlara, daha doğrusu onların kendi hallerine bırakıldıkları zaman oluşturduğu karmaşık doğa manzarasına yönelik olduğunu itiraf etmem gerek.
📖 Sayfa 27 · Ağaçlar, John Fowles
Bizler giderek, o meşhur sözdeki gibi, Aut Ceaser, aut nullus modunda yaşıyoruz. Yani Sezar olamıyorsam hiçbir şey olamam.
📖 Sayfa 34 · Ağaçlar, John Fowles
Dahilerin, Shakespeare'lerin, Racine'lerin, Austen'lerin insani hataları olduğunu görmek yıllarımı aldı.
📖 Sayfa 43 · Ağaçlar, John Fowles
"Cehennemin modern versiyonu amaçsızlıktır."
📖 Sayfa 47 · Ağaçlar, John Fowles
Cehennemin modern versiyonu amaçsızlıktır.
📖 Sayfa 47 · Ağaçlar, John Fowles
Sonunda seçilen her yolun ve her anlatım biçiminin ardında, seçilmeyenlerin hayaleti gizlidir.
📖 Sayfa 49 · Ağaçlar, John Fowles

"O küçücük bahçedeki şey kesinlikle fiziksel değil, ne kadar bayağı olsa da şiirsel bir sığınaktı: Onun hâkim olabileceği, çevresindeki her şeyden farklı bir yerdi ve her sene getirdiği muazzam meyve verimi de cabasıydı.
Ağaçlar, John Fowles
Aslında, el değmemiş doğanın metaforik bir halini de içeren savaş alanının tam bir antitezi yerine geçiyordum"
". Cehalete yol açan şey ille de çok yetersiz bilgi değildir; gereğinden çok bilgiye sahip olma ya da gereğinden çok bilgi edinmeyi istemek de aynı sonucu verebilir..."
Ağaçlar, John Fowles
...insanlara karşı net olmayan her şey mutlaka onlara karşıdır. Biz doğanın bu kadar fütursuzluğunu, insanüstülüğünü kaldıramayız.
📖 Sayfa 60 · Ağaçlar, John Fowles
Her saniye dikkat kesilmekle başlayan sıradan bir deneyim aslında büyük oranda sentetiktir (birleştirilen ve oluşturulan anlamında sentetik), bir çok ipliğin geçmiş anıların ve şimdiki algıların, zamanların ve mekanların, kişisel ve kamusal tarihin bir araya gelmesiyle oluşur…
📖 Sayfa 36 · Ağaçlar, John Fowles
"Ağaçlar, beyaz köpekbalıklarının aksine, saldırıldığında kendini korumaktan bile acizdir; bazen sahip oldukları, diken gibi silahlar hareketsizdir; ve büyüklükleri ve hareketsizlikleri yüzünden saklanamazlar. Onlar insanın karşısında en savunmasız, insan tarafından evrensel olarak can duygusunun altına itilmiş ve dolayısıyla, yok edilmeye en elverişli yaratıklardır..."
Ağaçlar, John Fowles
Gezegendeki diğer bütün türlerle zoraki birlikteliğimizin özünde bir çeşit soğukluk, daha ziyade durgunluk, boşluk diyeceğim bir şey var: İnsan olmayan her şeyin insan üstülüğü… bizden yana ya da bize karşı değil, bizim dışımızda ve ötemizde, gerçekten yabancı bir şey. Paradoks gibi görünebilir ama — bilgilerimiz, açgözlülüğümüz ve kibrimizle— doğadan yabancılaştırılmamız, bizler onun bizden bilinçaltı yabancılaşmasını kabul edinceye kadar bitmeyecek.
📖 Sayfa 38 · Ağaçlar, John Fowles
Ağaçların arasına kaçmak cennete kaçmaktı daima.
📖 Sayfa 14 · Ağaçlar, John Fowles
...dümdüz ve ağaçsız doğadan hep nefret ederim. Zaman oralarda her şeye hükmeder sanki, saat gibi acımasızca tik-tak eder.
📖 Sayfa 14 · Ağaçlar, John Fowles
Fakat ağaçlar zamanı çarpıtır ya da daha doğrusu çeşitli zamanlar yaratır: Şurada yoğun ve ansızın, orada sakin ve dolambaçlıdır; asla geçmek bilmez, mekanik, kaçınılmaz bir şekilde monoton değildir
Onun kaosunun benim için düzen olmasıysa bence pek önemli değil.
📖 Sayfa 26 · Ağaçlar, John Fowles
Çoğumuz hala katı bir şekilde ortaçağlıyız ve sahip olamayacağımız, tam denetim altına alamayacağımız ve göremeyeceğimiz yahut anlayamayacağımız şeylerden uzak duruyoruz.
Ağaçlar, John Fowles
Ama sonra, savaş bitince babam yeşil cenneti bırakıp gri hapishaneye dönmemiz gerektiğine karar verdi.
📖 Sayfa 19 · Ağaçlar, John Fowles
(meyve vermeyen tüm sürgünler acımasızca kesilmişti zaten).
📖 Sayfa 23 · Ağaçlar, John Fowles
İyi filozoflar gerçekliğin kaosunu budar, evcilleştirip sabit biçimlere sokar ve böylece de değerli ve nefis meyveler vermeye zorlar; en azından teoride.
📖 Sayfa 23 · Ağaçlar, John Fowles
Araştırmalar yaparak çok büyük bilgi stoklayanlar sadece mekanik mizaçlı, salam fabrikası romancılarıdır; on vakanın dokuzunda, doğal bilgiyle ve hayal gücüyle gelmeyen şeylerin her halükarda kesinlikle çıkarılması gerekir.
Ağaçlar, John Fowles
Başarılı sanatçı babaların çocuklarının da aynı şekilde başarılı sanatçı olduğu çok enderdir ve sanırım bunun nedeni belki de, daima, muhtemelen biraz daha gündelik gerçeklerden kaçma isteği olan yaratma dürtüsünün — Çağdaş eğitim teorileri ne derse desin— duygudaşça ve “yaratıcı” bir çocukluk ortamından ziyade, tam tersi, doğal güdülerin budanması ve kısıtlanmasıyla beslendiğidir.
📖 Sayfa 24 · Ağaçlar, John Fowles

"Gerçekten tehlike altında olan, doğanın kendisinden daha çok, bizim ona karşı tavrımızdır."
Ağaçlar, John Fowles
"Bilgi, duygusal ve içten gelen tepkilerin otomatik olarak yadsınmasını gerektirmez; kardiyologlar da âşık olur her şeyden õnce ve din bilimciler de kiliseye gider.
Ağaçlar, John Fowles
Fowles, "gelecek binyılda bize yönelik tehlike" doğadan "duygusal ve düşünsel yönden gittikçe uzaklaşmamız"dır derken pekâla haklıdır.."
Bir şeyleri adlandırmak daima, dolaylı olarak onları kategorize etmek ve dolayısıyla da toplamak, sahiplenmeye kalkışmaktır; ve insan, modern toplumların çoğu tarafından beyni yıkanarak, sahiplenmenin sahiplenilmekten daha zevkli olduğuna, ele geçirmenin ele geçirilmeye bin bastığına inandırılmış çok açgözlü bir yaratık olduğundan, sırf isimler ve bunlarla bağlanan nesneler çabucak bayatlar.
📖 Sayfa 30 · Ağaçlar, John Fowles
Budamayana meyve yok; bilgiyi sorgulayana meyve yok; insan eli değmemiş ağaçların arasına gizlenenlere meyve yok; insanlığın davasına ihanet edenlere meyve yok.
Ağaçlar, John Fowles
"En iyi tanıdığım ağaçlar çocukluğumun geçtiği evin bahçesindeki elmalar ve armutlardı."
📖 Sayfa 11 · Ağaçlar, John Fowles
Ormanlar esrarengiz bir şekilde, hiçbir zaman bana statik bir şey gibi görünmedi. Fiziksel yönden, ben onların içinde hareket ediyorum; ama metafizik yöndense onlar benim içimde hareket ediyor sanki...
Ağaçlar, John Fowles
Sonunda yapraklarını dökeceğimiz ve en çok kaybettireceğimiz, kendimizden başkası değil. Sanki dünyanın tüm şiirlerini, bir an önce son bir şenlik ateşi halinde yakmak için, son satırına ve son nüshasına kadar toplayıp yığmaya başlamışız; ve sonrasında daha zengin ve daha mutlu yaşamlar süreceğimizi sanıyoruz.
Ağaçlar, John Fowles
Çoğumuz hâlâ katı bir şekilde ortaçağlıyız ve sahip olamayacağımız, tam denetim altına alamayacağımız ve göremeyeceğimiz yahut anlayamayacağımız şeylerden uzak duruyoruz.
📖 Sayfa 60 · Ağaçlar, John Fowles
Yakından tanımaya karşı her gün daha da kayıtsızlaşılır ve her şey bilindikçe bilinmez hale gelir. Ve bu sadece insandışı doğa için geçerli değildir; çevremizdeki insanlara karşı tavrımızın bu gezegendeki "daha aşağı" yaşamlara karşı tavrımızdan ayrı bir şey olduğunu düşünmek için aptal olmak gerekir.
Ağaçlar, John Fowles
Ağaçlar, beyaz köpekbalıklarının aksine, saldırıldığın da kendini korumaktan bile acizdir; bazen sahip oldukları, diken gibi silahlar hareketsizdir; ve büyüklükleri ve hareketsizlikleri yüzünden saklanamazlar.
📖 Sayfa 63 · Ağaçlar, John Fowles
Onlar insanın karşısında en savunmasız, insan tarafından evrensel olarak can duygusunun altına itilmiş ve dolayısıyla, yok edilmeye en elverişli yaratıklardır.
"Cehennemin modern versiyonu amaçsızlıktır. Doğa özellikle bundan zarar görüyor ve bizim ona kayıtsızlığımız ve düşmanlığımız onun tek amacının var olmak ve varlığını sürdürmek gibi görünmesiyle yakından ilişkili."
Ağaçlar, John Fowles
İnsanların tarihsel evrimle, büyük çoğunluğu kentli ve endüstriyel bir yaratığa, düşünen bir termite dönüşmesinden çok, şu son 150 yıldır genel hatlarıyla sanat olarak tanımladığımız yaşantı ya da bilgi türünü değerden düşürmemiz ve Esasında hiçbir sanat gerçek anlamda öğretilemez. Dünyadaki tüm teknikleri yaratan bilgi, daha önce yaratılmış bir sanatın taklidinden ya da kopyasından başka bir şey sağlayamaz.
Ağaçlar, John Fowles
"Fakat ağaçlar zamanı çarpıtır ya da daha doğrusu çeşitli zamanlar yaratır."
📖 Sayfa 14 · Ağaçlar, John Fowles
Bütün romanlar bir şekilde özgürlüğe erişme denemesidir…
Ağaçlar, John Fowles
Çiçeklerin yahut ağaçların isimleri ve tabiatları konusunda en basit bilgi bile bu ayırt etme ya da bireyselleştirme işlemini başlatır ve bizi bütünsel gerçeklikten antroposantrizme (insan merkezli) doğru bir adım yaklaştırır; yani düşünsel olarak fotoğraf kadrajının bir eşdeğeri yerine geçer. Bir şeyleri görme, kavrama ve yaşama konusunda bazı olanakları yok eder ya da perdeler.
📖 Sayfa 28 · Ağaçlar, John Fowles

Hala girdiğimiz, gezegenimizi ormandan ve doğadan arındırma yolunun manevi bir sonucu var. Sonunda yapraklarını dökeceğimiz ve en çok kaybettireceğimiz, kendimizden başkası değil.
📖 Sayfa 66 · Ağaçlar, John Fowles
“Biz insanların sahiplenme manyaklığının, sahip olunanın kendi ruhu olamaz hezeyanının bize bundan daha çok zarar verdiği başka bir şey yoktur belki de.“
Ağaçlar, John Fowles
Ağaçlar, beyaz köpekbalıklarının aksine, saldırıldığın da kendini korumaktan bile acizdir; bazen sahip oldukları, diken gibi silahlar hareketsizdir; ve büyüklükleri ve hareketsizlikleri yüzünden saklanamazlar. Onlar insanın karşısında en savunmasız, insan tarafından evrensel olarak can duygusunun altına itilmiş ve dolayısıyla, yok edilmeye en elverişli yaratıklardır. En önemli evrimsel savunmaları, birçok sosyal hayvanda, kuşlarda ve balıklarda olduğu gibi, sayıca çoklukları, yani çoğalma kapasiteleridir ve bu konuda ağaçların uzun ömürlülüğünün önemli bir rolü vardır.
Ağaçlar, John Fowles
Sonunda seçilen her yolun ve her anlatım biçiminin ardında, seçilmeyenlerin hayaleti gizlidir.
📖 Sayfa 49 · Ağaçlar, John Fowles
Sıkça Sorulan Sorular
Ağaçlar kimin eseridir?
Ağaçlar, John Fowles tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır. Türkçeye Süha Sertabiboğlu çevirmiştir.
Ağaçlar kaç sayfadır?
Ağaçlar, 80 sayfadır (Ayrıntı Yayınları baskısı).
Ağaçlar'ın en ünlü sözü nedir?
“"Ağaçlar tarih boyunca gerek haklı gerek haksız yere zulmedilen ve avlananlara sığınak oldu..."”