
Halikarnas Balıkçısı'nın kaleme aldığı Anadolu Efsaneleri, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 1957'de yayımlanmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Anadolu Efsaneleri'den En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Tanrılar ulusların sosyal durumunu temsil ederler. Yunanistan’ın Olimpos Tanrıları da oranın derebeylik çağını gösterir.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
... Bizim fiilen yurdumuz olan bu yerlerin bizden başka insanoğullarına esinlediklerini biz yadırgıyoruz. Bu yadırgayış bize bir şovenlik ve bir hoyratlık veriyor...
📖 Sayfa 14 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Her ilkbaharda tarlalar sürülüp tohumlar saçıldıktan sonra Amazonlar, komşu kabilelerin delikanlılarını sınır boyunca davet ederlermiş. Ekinler bereketli olsun diye sürülmüş toprağın saban izleri üzerinde erkeklere kavuşurlarmış. Amazonlar doğan çocukların kızlarını alıkoyarlar, erkek çocukları ise komşu kabilelere verirlermiş.
📖 Sayfa 25 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
İlk önce Amazon sözcüğünü inceleyelim. Bu sözcüğün
📖 Sayfa 22 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anadolu'da pek eskiden kullanılmış bir dile ait olduğu söylenir. Bazı bilginler de oklarının yaylarını daha iyi çekebilmeleri için, kadınların çocukken sağ memelerini kestiklerini ve bundan dolayı kendilerine "memesiz" demek olan Amazon adı verildiğini ileri sürerler. Ama gerek kabartma taş, gerek resim olarak Amazonları temsil eden binlerce sanat eserinin hiçbirinde Amazonlar tek memeli olarak gösterilmemiştir.
«Dionysos dağlardan gel, bizlere yitirmiş olduğumuz eski gülüşlerimizi ver!»
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Batı irfanı denilince yabancı bir irfan sanıldı, oysa Batı kültürünün beşiği Anadolu'dur. Batı çocuklarına okutulanların çoğu Anadolu'nun eski efsaneleridir. Biz burada o kültürü yaratmış olan insanların çocuklarıyız.
📖 Sayfa 15 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Mısır denince insanın aklına, ehramları ve mumyalarıyla büyük bir mezarlık gelir. Oysa anadolu denince hemen, oyun ve müzik için yapılmış tiyatro ve stadyumlar gelir.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Ağaç sevgisi o denli yeğindi ki, ozanlara taç diye defne dalından, yengi kazanmış atletlere ise zeytin dalından çelenkler takılırdı.
Akha'ların büyük kahramanları sırasıyla Akhilleus, Aias, Diomedes'tir. İlias kurnazlığı ve şeytanlığı, ihtiyar Nestor ise akıllılığı, ihtiyatlılığı, tecrübeliliği ile an şan salmıştı.
📖 Sayfa 55 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Dünyada hiçbir konu için -Çanakkale'nin küçük bir köşeciğini kaplayan- bu Troya üstüne yazılanlar kadar çok yazı yazılmış değildir.
📖 Sayfa 52 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Hazreti Peygamberden çok önce Anadolu'nun büyük Tanrıçası Kybele Mekke'ye götürülerek tapınılmak üzere Kâbe'ye konmuştu. Namaz kılınırken "kıble" sözü Anadolu Tanrıçası Kybele'nin adıdır.
📖 Sayfa 11 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Bütün bu dağ, ırmak ve deniz perileri güzel Anadolu dağının, akarlarının ve kuyularının esinlediği imgelerdi. Bunlar altın çağının tatlı düşlerinden yapılma oldukları için maddi çıkar güden yüzyılımızda, bu periler mavilerde eriyip mavi olup gittiler ve onlar dağda, taşta ve denizlerde -kısacası tenha ve ıssız yerlerde- yalnız parayı gören gözlere artık görünmez oldular.
📖 Sayfa 108 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anadolu’nun hiçbir yeri yoktur ki, insanoğullarına mal olmuş söz ve deyimlerin kaynağı olmasın.
📖 Sayfa 76 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Herodotos yazmış olduğu gibi yazmakla, günümüzün serbest yazı tekniğini iki bin dört yüz yıl önce icadetmiş sayılır. Şunu da unutmamalı ki Herodotos'un kitabı dünyada yazılan ilk düzyazı eseridir.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Bu bir savaş değildi, bir kasaplıktı.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
... Şarap Tanrısı, Midas'a, «Dilene dilersen» demiş. O da her tuttuğunun altın olmasını istemiş. Dionysos, Midas'ın dilediğini bağışlamış. Artık Midas'ın her tuttuğu altın oluyormuş. Ama karnı acıkınca ağzına götürdüğü lokma da altın olmuş. Açlıktan öleceğini anlayan Midas, tanrıdan bu ihsanını geri almasını yalvarmış. Dionysos ona Paktolos ırmağında yıkanmayı salık vermiş Kral ırmağa dalıp yıkanınca ırmağın kumları altın sarısı olmuş. ...
📖 Sayfa 104 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

Dünyanın her yanında toplumlar matriyarkal idi. Cenaze namazında anaların adlarının anılıp babalarınınkinin anılmaması bu matriyarkal zamandan kalmıştır.
📖 Sayfa 23 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
"Kybele yeryüzünün tarımsız olarak verimliliğini simgeler.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Yeryüzü ilkbaharda kızdır, sonra güneş dolayısıyla ürüne gebe kalır, yazın ya da sonbaharda ürününü doğurur.
İşte bundan dolayı Kybele, aynı zamanda bir ay Tanrıçasıdır.
Hilal biçimindeki genç ay kızlığını, dolgun ay kadınlık ve gebeliğini, küçülen ay ise analığını simgeler."
... İsa'dan iki, üç bin yıl önce de tanrılara insan kurban edilirdi. Örneğin Artemis'in kutsal geyiğini öldürdüğü için Troya'nın zaptında Agamemnon'un hazırladığı filo rüzgarsızlıktan sefere çıkamaz olmuştu. Agamemnon, Artemis'in gönlünü etmek için papazların buyruğuyla kendi kızı İphigeneia'yı boğazı papazlar tarafından kesilmek suretiyle kurban etmek zorunda kaldı.
📖 Sayfa 131 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Solon, bir insanın hayatı sona ermeden mutlu olup olmadığının belli olmayacağını söylemiş.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Sözde bir vakitler Amazonlar erkekleri köle diye kullanırlarmış, ne var ki, erkekler yurtlarına gelen bir yolcudan, yeryüzünde Zeus adında bir baba tanrının peyda olduğunu duyunca böbürlenmeye koyulmuşlar, «Biz, babayız, asıl tohum bizde, kadınlar ise tarladan ibaret», diye Anatanrıçanın zararına baş kaldırmışlar. Amazonlar gizlice bir kurultay kurmuşlar, egemenliklerini gerekirse silahla korumak kararını vermişler. Şımarık erkeklerin erginliğe varmış olanlarını gece uyurken kılıçtan geçirmişler, onların üreme organlarını kesip Anatanrıçaya sunmuşlar
📖 Sayfa 25 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Herodotos dünyayı da, hayatı da hayran kalınacak kadar güzel bulmuştu. Onun kadar hayret etmiş, hayran kalmış insan azdır. O tıpkı Yunus Emre gibi, •Hak bir gönül vermiş bana, ha! demeden hayran olur• diyebilirdi.
📖 Sayfa 17 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Şafak Tanrıçası Eros, Ganymedes'i severek onu pembe güllerden yapılma döşeğine çekmiş. Zeus oğlanı oradan alıp kendi yatağına taşımış. Zeus Ganymedes'le geçirdiği gecelerin hatırası olarak, onu "Akvarius" (yani su taşıyıcı) adıyla gecenin engin koynuna yıldız diye takmış. Patriyarkal bir toplumda erkeğin kadına ihtiyacı olmadığını göstermek için uydurulmuştu bu efsane.
📖 Sayfa 59 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Yunanistan'da bu Ganymedes efsanesinden dolayı erkeklerin bir delikanlıya cinsel eğilimi, dinsel nitelikte bir sevap sayılırdı. Gılman sevgisi aldı yürüdü.
Sabırlı insanların ağır ağır kabaran öfkeleri korkunç olur...
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anadolu ise yüzünü hayata dönüyordu. Anadolu çılgın bir yaşama sevinciyle coşuyordu. Belki bu halin nedeni orman ve çiçeklerle örtülü günlük güneşlik yamaçlarla pırıl pırıl ışıldayan iç açıcı denizlerdi. Bu şeyler insanları masum çocuklar gibi oynamaya, türkü söylemeye iteliyordu.
📖 Sayfa 135 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
... Dardanos Çanakkale'ye gelir; oranın kralı Teukros'un kızıyla evlenir ve orada Dardania adlı bir kent kurar.
📖 Sayfa 47 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Dardanos'un oğlu Tros o bölgeye Troad ve ora halkına da Troyalı adlarını verir. Onun oğlu İlus kente kendi adını kor ve kent ondan sonra İlium diye tanınır (Homeros'un İlyada destanı bu addandır).
Helene için «O kadar güzeldir ki, insanlar onun uğrunda mutlaka biribiriyle savaşırlar. Çünkü yüzü ölümsüz güzelliğin ta kendisidir» deniliyordu...
📖 Sayfa 57 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anatanrıçanın Sümerlerden Anadolu'ya geçtiği kesinlikle bilinmektedir. Sümerlerde Anatanrıçanın sevgilisinin adı Attis değil, Temmuz idi. (Temmuz ayının adı oradandır).
📖 Sayfa 93 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
... güzel kızlar çarşı meydanında arttırma usulüyle satıldıktan sonra, onlardan biriken parayla çirkinler eksiltme suretiyle elden çıkartılıyordu. Yani bir çirkin kız onu en az para ile kabul edene veriliyordu.
📖 Sayfa 16 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Bu Anadolu efanelerini yazarken Anadolu'yu gezmiş olan insanların, yani seyyahların, arasında hangisinin izini kovalayayım diye düşününce, aklıma ilk gelen yurttaşım -Anadolulu- Halikarnassoslu (Bodrumlu) Herodotos oldu.
📖 Sayfa 16 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Bu sözcüğün Anadolu'da pek eskiden kullanılmış bir dile ait olduğu söylenir. Bazı bilginler de oklarının yaylarını daha iyi çekebilmeleri için, kadınların çocukken sağ memelerini kestiklerini ve bundan dolayı kendilerine «memesiz» demek olan Amazon adı verildiğini ileri sürerler.
📖 Sayfa 22 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

Mısır denince insanın aklına, ehramları ve mumyalarıyla büyük bir mezarlık gelir. Oysa Anadolu denince hemen, oyun ve müzik için yapılmış tiyatro ve stadyumlar gelir.
📖 Sayfa 135 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Ağaç sevgisi o denli yeğindi ki, ozanlara taç diye defne dalından, yengi kazanmış atletlere ise zeytin dalından çelenkler takılırdı.
Ana Tanrıçanın Sümerler’den Anadolu’ya geçtiği kesinlikle bilinmektedir. Sümerlerde ana Tanrıçanın sevgilisinin adı Attis değil, Temmuz idi( Temmuz ayının adı oradandır.)
📖 Sayfa 82 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anadolu'da bugün bile Dryad imisler gibi agaclarda bir ruh oldugu inanci vardi. Bir agac yemis vermezse, "agac korkutma" denilen careye basvurulur. Biri baltali, biri eli bos iki kisi, yemis vermeyen agacin basina dikikir. Baltali,
📖 Sayfa 143 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
"Ben bu agaci kesecegim!" der,
Baltasini kaldirinca, öteki,
"Onu affet, bu yil vermediyse, önümüzdeki yil cok verir. Onun canini bagisla!" diye yalvarir.
Sözde agac bu sözleri isitir, korkar ve ertesi yil cok ürün vererek canini kurtarir.
Erkekliğin Kybele’ye kurban edilmesi sevap sayılırdı. İşte bundan dolayı tam bir kökten kesiliş ve özverililiğin hafifletilmiş ve simgelestirilmis biçimi olan sünnet, Sami ırkında gelenek oldu. Tam kökünden sünnet, Kybele’ye tapanlarda, simgesel sünnet de Sami ırkında, yani Yahudi ve Araplarda, platonik sünnet de kadınla ilişkide bulunmayan Hristiyan rahiplerinde hâlâ uygulanır.
📖 Sayfa 84 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Filistin, Suriye, Güney Anadolu ve Kıbrıs adasında koni biçimindeki taşlara festival ve panayır günlerinde zeytinyağı sürülürdü. Bu arada Mekke'de Kabe'deki Sibel putuna da yağ sürülürdü. Hazreti Muhammed, Kureyş'e karşı, «Bu putun suratına zeytinyağı sürdüğünüz zaman sinekler yapışıyor. Buna nasıl tanrı diye tapabilirsiniz?» diye bağırmıştır.
📖 Sayfa 98 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Yunan tanrılığına dönüşmemiş olan Ephesos'lu ya da İyonya'lı Artemis'in bir sürü memeleri vardır, Artemis bir çeşit Kybele'dir ve doğurucu bir anadır.
📖 Sayfa 89 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Amazonların önünde Akdeniz bütün o ışık çıldırışı ve kargaşılığı ile mavi mavi ışıldamaktadır. Amazonlar sevinç
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
haykırışları saldıktan sonra, "Buraya yurt kuralım” derler. Ve işte İzmir böylece kurulur.
İsa'dan iki, belki üç bin yıl önce adı unutulmuş Anadolulu yurttaşımız olan bir ozan, vahşi tanrıça Artemis'e kurban edilen kızların çığlıklannı duymuş ve tanrıçaya yakılan bu kurbanların kara dumanlarının sessiz ve berrak aylı geceyi kararttığını görmüş...
📖 Sayfa 131 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
...Psykhe, kardeşlerinden güzeldi, ona karşı sevgiden daha öte bir şey -derin hayranlık- duyuluyordu. Hemen hemen her kes ona, bir tanrıçaya tapıldığı gibi tapıyordu. Artık Güzellik Tanrıçası Aphrodite'nin iki beyaz memesi üzerine değil de Psykhe'nin başı üzerine yemin ediliyordu. Aphrodite tapınağına dönüp bakan yoktu. Ona artık ak güvercin ve kumrular getirmiyorlardı. Mihrabında yakılan kurbanların dumanı heykelinin önünde tellenmiyordu. Tanrıçanın önünde yalnız eski kurbanların soğuk külleri yığılıyordu.
📖 Sayfa 123 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Dünyanın her neresinde bir insan topluluğu kurulduysa bu topluluklar başlangıçta muhakkak matriyarkal idiler. Yani babaların ve erkeklerin değil ama anaların ve kadınların egemen oldukları bir toplum. Çünkü kadınların dünyaya insan doğurdukları, ama erkeklerin çocuk doğurmadıkları görülüyordu.
📖 Sayfa 23 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Bütün bu dağ, ırmak ve deniz perileri güzel Anadolu dağlarının, akarlarının ve kıyılarının esinlediği imgelerdi. Bunlar altın çağının tatlı düşlerinden yapılma oldukları için maddî çıkar güden yüzyılımızda bu periler mavilerde eriyip mavi olup gittiler ve artık onlar dağda, taşta ve denizlerde —kısacası tenha ve ıssız yerlerde— yalnız parayı gören gözlere artık görünmez oldular.
📖 Sayfa 122 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Dünyanın her neresinde bir insan topluluğu kurulduysa bu topluluklar başlangıçta muhakkak matriyarkal idiler. Yani babaların ve erkeklerin değil ama anaların ve kadınların egemen oldukları bir toplum. Çünkü kadınların dünyaya insan doğurdukları, ama erkeklerin çocuk doğurmadıkları görülüyordu. Sebep ile sonuç arasında geçen dokuz ay ise, doğumda erkeğin payını göstermeyecek kadar uzundu.
📖 Sayfa 23 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Efsaneye göre Herakles susamış, İda dağının eteklerini kazmış ve Skamandros Nehrini akıtmış. Bu nehrin sularında yıkanan kadınların saçları sararırmış.
📖 Sayfa 107 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Yeryüzü ilkbaharda kızdır, sonra güneş dolayısıyla ürüne gebe kalır, yazın ya da sonbaharda ürününü doğurur. İşte bundan dolayı Kybele, aynı zamanda bir ay Tanrıçasıdır. Hilal biçimindeki genç ay kızlığını, dolgun ay kadınlık ve gebeliğini, küçülen ay ise analığını simgeler.
📖 Sayfa 83 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Amazonlar Anadolu'da yaşamış olan savaşçı kadınlardı. Çok güçlü kuvvetli ve cesur hatta eski Yunanistan'ın en büyük efsanevi kahramanlarına denk savaşçılardı. Büyük filozof Platon ve Sokrates Amazonların Yunanistan ve hatta Atina'ya akın etmiş olduklarını kesin bir tarihsel gerçek olarak kabul ve ilan ederler.
📖 Sayfa 21 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

Dionysos dağlarından gel, bizlere yitirmiş olduğumuz eski gülüşlerimizi ver!
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Tanrılar Niobe’yi taşa döndürdüler, fakat sanatkâr insan tanrılara meydan okuyarak, onların taşa döndürdükleri insanın taştan heykelinde Niobe’yi yine diriltti.
📖 Sayfa 89 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Anadolu'da matriyarkal toplumun baştanrısı dişiydi, yani Kybele idi. Bu tanrıça Anadolu'dan hemen hemen bütün Yakındoğu'ya yayıldı. Phrygia dilinde adı Kybele ya da Kybele idi. Hayat ve bereketin tanrıçası ve bütün tanrıların, insanların ve vahşi doğanın anası sayılıyordu. İşte bunun için kendisine çoğu kez «Büyük Ana!» diye yalvarılırdı.
📖 Sayfa 92 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Aphrodite'in, Zeus ve karısı ya da Deus ile onun dişisi olan Dione'den doğmuş olduğunu söylerler. Ama Yunanca «aphro» köpük «Aphrodite» de köpük yavrusu demektir. Aphrodite, Batı Anadolu'nun güneyindeki ufuktan sabah yıldızının doğduğu gibi bembeyaz ve yumuşak köpükten çınl çıplak doğmuştur. Aslında Aphrodite bir bereket, ay, sevgi ve güzellik tanrıçasıydı. Doğuda onun adı yıldız anlamına gelen Astoreth ve Astarte idi.
📖 Sayfa 73 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
O çağda Anadolu'da Herodotos gibi çıldırasıya sevinerek seyahat edebilmek için insanda aşk derecesine varmış bir öğrenme ve görme özleyişi gerekti.
📖 Sayfa 16 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Oysa Anadolu Asya, Avrupa ve Afrika'nın, yani üç büyük kara parçasının birleştikleri yerde, bu kıtaların birinden ötekine geçenlere köprülük etmiş bir yerdir. Göçeden insan yığınları ve istila için yürüyen fetih orduları, hep Anadolu'nun üzerinden geçtiler. Buldukları halkı öldürmediler ama, hep onlara karıştılar. Son olarak biz Türkler geldik ve onlara karıştık. Öyle ki, biz Amerikalılardan bile daha melez olduk, bundan ötürü vakit vakit Anadolu'ya gelmiş ve bu yurda kısa ya da uzun bir süre sahibolmuş ne kadar insan varsa damarlarımızda hepsinin de kanı vardır.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Gyges’e şöyle der:
📖 Sayfa 98 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
“Gyges, ben karımın güzelliğinden söz ettiğim zaman sözlerime inanmadığını sanıyorum. Çünkü insanoğlunun kulakları, gözlerinden daha inançsızdır..”
Batının çiçeklerini alıp artık kurumuş olan eski ağacımızın dallarına pamuk ipliğiyle bağlamaya ne hacet vardı? O çiçekleri açan gövde ve kökler bizim topraklarımızdaydı.
📖 Sayfa 16 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Batının çiçeklerini alıp artık kurumuş olan eski ağacımızın dallarına pamuk ipliğiyle bağlamaya ne hacet vardı?
📖 Sayfa 15 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Eros’u ise Aphrodite odasına kilitlemişti, ama pencere açıktı ya. Sevgininse kanatları vardı. Eros, Zeus’tan ambrosia, yani içilince insana ölümsüzlük veren şaraptan aldı. Psykhe, yani insan gönlü ölümsüz oldu. Gönül ile sevgi birbirine kavuşunca hiç ayrılabilir mi? Eros kızın gözlerinden uykuyu sildi, ona, “Artık birlikte yaşayacağız ve ölümlü insanlara birbirlerini sevmeyi öğreteceğiz!” dedi. Bu çiftten gençlik ve sevinç doğdu.
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Aynı efsanenin çeşitleri önemlidir. Çünkü zamanla insanların duygularının nasıl değişmiş olduğunu gösterir.
📖 Sayfa 88 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Erkekliğin Kybele’ye kurban edilmesi sevap sayılırdı. İşte bundan dolayı tam bir kökten kesiliş ve özverililiğin (insan yerine koyun kurban etmek gibi) hafifletilmiş ve simgeleştirilmiş biçimi olan sünnet, Sami ırkında gelenek oldu. Tam kökünden sünnet, Kybele'ye tapanlarda, simgesel sünnet de Sami ırkında, yani Yahudi ve Araplarda, platonik sünnet de kadınla ilişkide bulunmayan Hıristiyan rahiplerinde hâlâ uygulanır.
📖 Sayfa 96 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
"Ben karımın güzelliğinden söz ettiğim zaman sözlerime inanmadığını sanıyorum. Çünkü insanoğlunun kulakları, gözlerinden daha inançsızdır."
📖 Sayfa 98 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
"Mitolojiye göre Amazonlar, savaş Tanrısı Zeus ile perilerin en barışseveri olan uyum Tanrıçası Harmonia'nın sevişmesinden olma kızlardır."
📖 Sayfa 25 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Heredotos dünyayı da, hayatı da hayran kalınacak kadar güzel bulmuştu.
📖 Sayfa 18 · Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı
Sıkça Sorulan Sorular
Anadolu Efsaneleri kimin eseridir?
Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1957'de yayımlanmıştır.
Anadolu Efsaneleri kaç sayfadır?
Anadolu Efsaneleri, 136 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).
Anadolu Efsaneleri'nin en ünlü sözü nedir?
“Tanrılar ulusların sosyal durumunu temsil ederler. Yunanistan’ın Olimpos Tanrıları da oranın derebeylik çağını gösterir.”