
Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş'ın 176 sayfalık eseridir. İlk kez 2010'da yayımlanmıştır. Bu sayfada Asr-ı Saâdet Toplumu'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Asr-ı Saâdet Toplumu'dan En Beğenilen Alıntılar
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
📖 Sayfa 153 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Kadınların en hayırlı mescidleri evlerinin köşesidir.” buyurmuştur. (Ahmed, VI, 297)
"Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi..."
📖 Sayfa 11 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Mehmet Âkif Ersoy
Nikâh esnâsında bir sahâbî hanımın, mihr olarak kocasının kendisine Kur’ân’dan bildiği kısımları öğretmesini yeterli görmesi, onların îman heyecanını gösteren ne muhteşem bir fazîlet tablosudur.
📖 Sayfa 37 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
İnsan dâimâ ihsâna mağluptur.
📖 Sayfa 129 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gün kabristana uğramış ve:
📖 Sayfa 64 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
"Selâm size ey mü'minler diyârının sâkinleri! İnşâallah bir gün biz de sizin yanınıza geleceğiz. Kardeşlerimizi görmeyi ne kadar da çok isterdim!" buyurmuştu.
Acaba 21. asırda dünyadaki bütün psikologlar, sosyologlar, pedagoglar, sosyal-antropologlar, toplum mühendisleri, filozoflar ve emsalleri bir araya gelseler, Asr-ı Saâdet toplumunun kâ'bına varabilecek kıvamda yüce hasletlerle donanmış birkaç insan terbiye edebilirler mi?
📖 Sayfa 39 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Rasûlullah Efendimiz'i şöyle buyururken işittim:
📖 Sayfa 63 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
«Kıyâmet gününde mü'minin nûru, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.»
İnsan için İslami hassasiyetin artması ve Ruhani bir hayat zaruridir..
📖 Sayfa 38 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Ebu'd-Derdâ oruca ne kadar kıymet verdiğini ifâde ederek şöyle buyurur: “Üç haslet olmasaydı dünyada kalmak istemezdim:
📖 Sayfa 85 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Alnımı yere koyarak gece-gündüz Yaratan'ıma secde etmek ve bu şekilde ebedî hayatıma hazırlanmak, günün en sıcak anlarında (oruç tutarak) susuzluğa katlanmak, meyvenin iyisi seçildiği gibi sözlerin iyisini seçen kimselerle oturmak.
İslam'dan önceki katı yürekli Ömer, İslam'dan sonra rakik kalpli Hz. Ömer oldu. "Fırat'ın kenarında bir kuzu zâyî olsa, bu sebeple Allah'ın beni hesaba çekmesinden korkarım." Diyebilecek kadar ulvî bir tefekkür ve tahassüs derinliğine ulaştı.
📖 Sayfa 29 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
O Rasuller Sultânı, açlıktan iki büklüm olan belini doğrultmak için karnına taş bağlamıştı...
📖 Sayfa 36 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Yâ Rabbî! Rasûl-i Ekrem'inin yüce ahlâk ve rühâniyetinden kalplerimize hisseler nasîb eyle! "Anam, babam, canım Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!" diyen mübârek sinelerin derûni duyuşlarıyla gönüllerimizi ihyâ eyle!.. Âmîn!..
📖 Sayfa 163 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Hak ve hukuk daima güçlüye aitti. Gücü eline geçiren zalimleşiyor, toplumdaki zayıfları ve kimsesizleri eziyordu...
📖 Sayfa 11 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
İslâm'a sarılan toplumlar, her zaman için âbâd olmakta , onu ihmâl ve terk edenler ise perişan olup gitmektedir.
📖 Sayfa 39 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Rasûlullah (s.a.v.) diğer bir hadîs-i şerîflerinde:
📖 Sayfa 100 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Fatiha Sûresi’nde her hastalığa şifâ vardır!” buyurmuşlardır.

Zekâta ehemmiyet veren Asr-ı Saâdet toplumu o hâle gelmişti ki, Halîfe Ömer bin Abdülazîz, zekât memurunu Afrika ülkelerine gönderdiğinde, memur, malları dağıtamadan geri getirmişti. Çünkü zekât alacak kimse bulamamıştı. Bunun üzerine o da bu paralarla pek çok köle satın alıp âzâd etti.
📖 Sayfa 76 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Naklolunduğuna göre Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- namaz vakti geldiğinde titrer ve rengi kireç gibi olurdu.
📖 Sayfa 106 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“–Sana ne oluyor, bu hâlin ne ey Mü’minlerin Emîri?!” diye soranlara:
“–Allah’ın bize lutfettiği emanetin vakti geldi. O emanet göklere, yere ve dağlara arz edildi de onlar korkup yüklenmekten kaçındılar. İnsanoğlu bu emaneti yüklendi. Üzerime aldığım bu emaneti edâ edip edemeyeceğimi bilemiyorum!” derdi.
Misver bin Mahreme(r.a) şöyle anlatır:
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
"(Hançerlendiği zaman) Ömer bin Hattâb'ın yanına gittim. Üstüne bir örtü örtmüşler, kendinden geçmiş vaziyette yatıyordu.
Yanında bulunan kişilere:
«-Durumu nasıl?» diye sordum.
«-Gördüğün gibi..» dediler.
«-Namaza çağırın! Onu namazdan başka hiçbir şeyle korkutup uyandıramazsınız!» dedim. Bunun üzerine:
«-Ey Mü'minlerin Emîri, namaz!» dediler.
Hazret-i Ömer(r.a) hemen:
«-Evet, vallâhi namazı terk edenin İslâm'dan nasîbi yoktur!» diyerek ayağa kalktı ve namaza durdu."
Allah'ın câmilerini ancak Allah'a îmân edenler îmâr eder...»
📖 Sayfa 70 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(et-Tevbe, 18)" (İbn-i Mace, Mesacid, 19)
"Yarın bu nefsin konağı mezar olacaktır."
📖 Sayfa 27 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Ey iman edenler, mallarınız ve evlâtlarınız sizi Allah'ın zikrinden alıkoymasın! Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrâna uğrayanların tâ kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: «Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar geciktirsen de sadaka versem ve sâlihlerden olsam» demesinden evvel, rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin! Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi asla tehir etmez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
📖 Sayfa 75 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(el-Münâfikûn, 9-11) (Tirmizî, Tefsir, 63/3316)
Ebû Hüreyre tebliğin ehemmiyetini îzah sadedinde şöyle derdi:
📖 Sayfa 35 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“(Ashâb-ı kirâm arasında şu hakikati) duyardık: Kıyâmet gününde bir kişinin yakasına, hiç tanımadığı biri gelip yapışır. Adam şaşırır ve:
«–Benden ne istiyorsun? Ben seni hiç tanımıyorum ki!» der. Yakasına yapışan kişi ise:
«–Dünyada iken beni hata ve çirkin işler üzerinde görürdün de; îkāz etmez, beni o kötülüklerden alıkoymazdın!» diyerek ondan dâvâcı olur.
İslâm'dan önceki katı yürekli Ömer, İslâm'dan sonra rakik kalpli Hazret-i Ömer oldu. “Fırat'ın kenarında bir kuzu zâyî olsa, bu sebeple Allâh'ın beni hesâba çekmesinden korkarım.” diyebilecek kadar ulvî bir tefekkür ve tahassüs derinliğine ulaştı.
📖 Sayfa 29 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Vallâhi namazı terk edenin İslâm'dan nasîbi yoktur!
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Asr-ı Saâdet’i meydana getiren Kur’ân-ı Kerîm, bugün de hâlâ tâzeliğini, tesirini ve geçerliliğini devâm ettirmektedir. Kur’ân’a sarılan toplumlar her zaman için âbâd olmakta, onu ihmâl ve terk edenler ise perişan olup gitmektedir. Nitekim Kur’ân’ın adâlet ve hürriyet prensiplerini inceleyen La Fayette (v. 1834), Peygamber Efendimiz’i kastederek:
📖 Sayfa 39 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Ey şanlı Arap! Sen ne kadar takdîr edilsen azdır! Zîrâ Sen, adâletin tâ kendisini bulmuşsun!” diye hayranlığını dile getirmiştir. (Miras, Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, IX, 289)
Hz. Ömer (r.a.), vâlilerine şöyle yazmıştır:
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Benim katımda en mühim işiniz namazdır. Kim onu ahkâmına riâyet ederek güzelce kılar ve vakitlerine dikkat ederse, dînini korumuş olur; kim de namazı ihmal edip yitirirse dînin diğer emirlerini daha çok ihmal eder."
Yâ Rabbî! Rasûl-i Ekrem'inin yüce ahlâk ve rühâniyetinden kalplerimize hisseler nasîb eyle!
📖 Sayfa 163 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Allah’ım, dünya üzerinde bâkî kalan bir şey göremiyorum, orada müstakîm (dosdoğru) bir hâl de yok. Allah’ım beni dünyada ilimle konuşan, hikmetle susan kullarından eyle! "
📖 Sayfa 103 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Tabîînin büyük imamlarından Ebu'l-Âliye de, bu İslâmî hassâsiyetin bir misâlini şöyle anlatır:
📖 Sayfa 25 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Biz, kendisinden (hadis) almak için bir kişinin yanına gittiğimizde, önce onun namaz kılışına bakardık; eğer namazını güzel kılarsa; «O, diğer işlerini de güzel yapar.» diyerek yanına otururduk. Namazını kötü kılarsa;. «O, diğer işlerini de kötü yapar.» diyerek yanından kalkardık.”
(Dârimî, Mukaddime, 38/429).
Peygamber Efendimiz'in bir sefer esnâsında nöbetçi bıraktığı Abbâd -radıyallâhu anh- namaza durmuştu. Düşman, ok atmaya başladı. Abbâd -radıyallâhu anh- ancak iki-üç ok yedikten sonra nöbetçi arkadaşı Hazret-i Ammâr'a haber verdi. Ammâr:
📖 Sayfa 37 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“–İlk vurulduğunda niçin haber vermedin?"
deyince:
“–Bir sûre okuyordum, onu bitirmeden namazımı bozmak istemedim. Ancak oklar peş peşe gelince, okumayı kesip rükûya vardım. Allâh’a yemin ederim ki, Allah Rasûlü’nün korunmasını emrettiği bu gediği kaybetme endişesi olmasaydı, sûreyi yarıda bırakıp namazı kesmektense ölmeyi tercih ederdim.” cevâbını verdi.

Müslüman için, bütün ibadetleri büyük bir titizlikle yerine getirmekle beraber, yine de bu hususta Allâh’ın rahmetine sığınmaktan başka bir çıkar yol yoktur. Çünkü dualarımız gibi amellerimiz de Hak katında kabûle muhtaçtır.
📖 Sayfa 106 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
«Kıyamet gününde mü'minin nûru, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.»
📖 Sayfa 63 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(Müslim, Taharet, 40)
Misver bin Mahreme radıyallahu anh şöyle anlatır:
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(Hançerlendiği zaman) Ömer bin Hattâb'ın yanına gittim. Üstüne bir örtü örtmüşler, kendinden geçmiş vaziyette yatıyordu. Yanında bulunan kişilere:
«–Durumu nasıl?» diye sordum.
«–Gördüğün gibi...» dediler.
«–Namaza çağırın! Onu namazdan başka hiçbir şeyle korkutup uyandıramazsınız!» dedim.
Bunun üzerine:
«–Ey Mü'minlerin Emîri, namaz!» dediler.
Hazret-i Ömer radıyallahu anh hemen:
«–Evet, vallâhi namazı terk edenin İslâm'dan nasîbi yoktur!» diyerek ayağa kalktı ve namaza durdu.
İslâm'a sarılan toplumlar, her zaman için âbâd olmakta, onu ihmal ve terk edenler ise perişan olup gitmektedir.
📖 Sayfa 39 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Aşırı tüketim, oburluk, lüks ve gösteriş, sahabe toplumunun tanımadığı bir hayat tarzıydı..
📖 Sayfa 27 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Sahâbe-i kirâm, düşüncenin ve idealin merkezine tevhîd dâvâsını yerleştirdi. Dünyevî menfaatleri, nefsânî ihtirasları, kalplerde yer eden hevâ ve heves ilâhlarını bertaraf etmeye muvaffak oldu. Mal ve can, gâye olmaktan çıkıp vâsıta hükmüne girdi. İmânın lezzeti tadıldı.
📖 Sayfa 24 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Onlar dâima; “Yarın bu nefsin konağı mezar olacaktır.” idrâki içinde idiler.
📖 Sayfa 27 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Fatiha Sûresi'nde her hastalığa şifa vardır!”
📖 Sayfa 100 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
İnsan başkalarını çokça affetmeli ki Allah da onu affetsin.
📖 Sayfa 125 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Nitekim feylesoflar; "Bana göre böyledir." derler. Peygamberler ise; "Allah Teâlâ'nın talimatı böyledir." buyururlar.
📖 Sayfa 41 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Allah Teala bize gerek yaşlı gerek genç olarak hep birlikte seferber olmamızı emrediyor. Benim savaş malzemelerimi hazırlayın!
📖 Sayfa 84 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Enes b. Mâlik (ra) kardeşlik rûhunu kuvvetlendirmek için evlâtlarına şu tavsiyede bulunurdu:
📖 Sayfa 147 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
"Yavrularım, birbirinize ikrâmda bulunup hediyeleşin, çünkü bu, aranızdaki muhabbeti artıran en kuvvetli müessirdir.
"Kalpler 'Halık'ın nazarıyla mahlukâta bakış' tarzı kazandı.
Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Ümmet-i Muhammed olarak bizler de ashâb-ı kirâm ve onların rahle-i tedrîsinde yetişen tabiîn gibi Allah Rasûlü'nün muhabbetiyle dolup O'nun yüce ahlâkını tahsîle talip olmak mecbûriyetindeyiz. Aradan geçen asırlara rağmen onların hiçbir zaman eskimeyecek, solmayacak güzelliklerini yaşayıp yaşatma gayreti içinde olmalıyız. Zira Fahr-i Kâinât sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hakîkî ümmeti olma şeref ve bahtiyarlığına liyâkatin bedeli budur.
📖 Sayfa 162 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
İslam ahlâkı, nazarî değil tatbîkîdir.
📖 Sayfa 40 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş

Kim ilim istiyorsa Kur'ân'ın mânâlarını tefekkür etsin, tefsîri ve kırâati üzerinde yoğunlaşsın! Zîrâ onda, öncekilerin ve sonrakilerin ilmi mevcuttur.
📖 Sayfa 93 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Zira İslâm, prensip olarak kötülükleri yasak ettiği gibi, ön tedbir olarak kötülüğe vesîle olan ve onu tahrik eden durum ve davranışları da yasaklıyor, böylece insanlarla kötülükler arasına uzun bir mesafe koyarak yanlış yolları iyice kapatıyordu.
📖 Sayfa 153 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(Asr-ı Saâdet toplumu), Yaratan'dan ötürü yaratılanlara şefkât, merhamet, nezâket ve bilhâssa gönül kırmama ve kırılmama hassâsiyetinin şuûr ve idrâki içinde oluyorlardı.
📖 Sayfa 149 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Yâ Rabbî! Rasûl-i Ekrem'inin yüce ahlâk ve rûhâniyetinden kalplerimize hisseler nasîb eyle! "Anam, babam, canım Sana fedâ olsun yâ Rasûlâllah!" diyen mübarek sînelerin derûnî duyuşlarıyla gönüllerimizi ihyâ eyle!..
📖 Sayfa 163 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Âmîn!..
"Benim katımda en mühim işiniz namazdır. Kim onu ahkâmına riayet ederek güzelce kılar ve vakitlerine dikkat ederse, dînini korumuş olur. Kim de namazı ihmal edip yitirirse, dînin diğer emirlerini daha çok ihmal eder."
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(Muvatta', Vukûtu's-Salāt, 6)
Vallâhi namazı terk edenin İslâm'dan nasibi yoktur!
📖 Sayfa 67 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
İnsan için İslâmî hassasiyetin artması ve rûhânî bir hayat zarûrîdir. Zira ancak yüksek bir rühî kivam ile güzel bir sanat ve kültür üretilebilir, tefekkür zirveleşir, neticede ideal insan yetiştirilebilir ve yeniden Mevlânâlar, Sinanlar, Fuzûlîler zuhûr eder.
📖 Sayfa 38 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Yine Rasûlullâh Efendimiz, ümmetini cemaate teşvik ederek şöyle buyururdu:
📖 Sayfa 70 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
“Bir kimsenin câmilere gitmeyi îtiyad hâline getirdiğini görürseniz, onun îmanlı olduğuna şâhitlik edin. Çünkü Allâh Teâlâ şöyle buyurmuştur:
«Allâh’ın mescitlerini ancak Allâh’a îmân edenler îmâr eder…» (et-Tevbe, 18)” (İbn-i Mâce, Mesâcid, 19)
Dolayısıyla cemaate devam etmek de mescidleri mâmur kılmak olduğundan, îman alâmetidir.
Rahmân'ın (rahmetinin tecellî ettiği has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzû ile yürürler...
📖 Sayfa 121 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
"Onlar, ne ticaret ne de alışverişin, kendilerini Allah'ı zikretmekten, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin dehşet içinde kalarak allak bullak olduğu bir günden korkarlar."
📖 Sayfa 71 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(en-Nûr, 37) (Kurtubî, XII, 184)
İnsanlar arasında hüküm verilinceye kadar, herkes sadakasının gölgesinde olacaktır.
📖 Sayfa 78 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
"Allah'ım, dünya üzerinde bâkî kalan bir şey göremiyorum. Orada müstakîm (dosdoğru) bir hal de yok. Allah'ım, beni dünyada ilimle konuşan, hikmetle susan kullarından eyle! Allah'ım, bana fazla dünyalık verme ki azmayayım, malımı iyice azaltarak zor durumda bırakma ki (ibadet ve vazifelerimi) unutmayayım. Şüphesiz, az olup da kifayet miktarı olan mal, çok olup da (ibadet, zikir ve mes'ûliyetlerden) gâfil bırakan maldan daha hayırlıdır."
📖 Sayfa 104 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
(İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VII, 82)
"Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluğa devâm et!" (el-Hicr, 99)
📖 Sayfa 59 · Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş
Sıkça Sorulan Sorular
Asr-ı Saâdet Toplumu kimin eseridir?
Asr-ı Saâdet Toplumu, Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.
Asr-ı Saâdet Toplumu kaç sayfadır?
Asr-ı Saâdet Toplumu, 176 sayfadır (Erkam Yayınları baskısı).
Asr-ı Saâdet Toplumu'nun en ünlü sözü nedir?
“Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “Kadınların en hayırlı mescidleri evlerinin köşesidir.” buyurmuştur. (Ahmed, VI, 297)”