
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî'un 160 sayfalık eseridir. İlk kez 2000'de yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Ayet'ül Kübra'dan En Beğenilen Alıntılar
"Elhamdülillahi alâ nimeti'l-iman" dedi.
📖 Sayfa 41 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Onlar dünya hayatını seve seve âhirete tercih ederler."
📖 Sayfa 150 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İbrahim Sûresi, 14:3.
"Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir."
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
(Âyet-ül Kübra 201.sh - Risale-i Nur)
İmân, insânı insân eder... ☁
📖 Sayfa 192 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Kâinattan Hâlık'ını soran bir seyyahın müşâhedatıdır.
📖 Sayfa 18 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
يُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَ يُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ
📖 Sayfa 120 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Âyetinin sarahatıyla...
Zemini döndürüp, Gece gündüz sahifelerini yapan ve çeviren, yevmiye hâdisatıyla yazan değiştiren aynı zât, aynı andâ, en gizli, en cüz'î olan kalblerin hatırâtlarını dahi bilir ve irâdesiyle idâre eder.. ☁
O kudrete hiçbir şey ağır gelmez.
📖 Sayfa 127 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ayet-ül Kübra - 127
Gözünü kapayan, yalnız kendine gündüzü gece yapar.
📖 Sayfa 49 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İnsanın za'f u aczini ve fakr u ihtiyacını, bir Kadîr-i Rahîm'e tevekkül ile tedavi eder... ☁
📖 Sayfa 203 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa'âl ve kudretli bir Zât'ın hârika işlerine bak! Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar. Her birisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm tarafından istihdam olunuyorlar."
📖 Sayfa 26 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat'ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir.
📖 Sayfa 11 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ayet-ül Kübra - 11
Nasılki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve ağız gibi insanın latîfeleri ve duyguları dahi Rezzak-ı Rahîm'den rızıklarını isterler.
📖 Sayfa 160 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Elhamdülillahi alâ nimeti'l-iman"
📖 Sayfa 41 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İnsânın vazife-i âsliyesi, imân ve duâdır.. ☁
📖 Sayfa 192 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen faal ve kudretli bir zâtın hârika işlerine bak!
📖 Sayfa 30 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî

Bize öyle bir hayat ihsan etmiş ki, duyguları ile -bir sofra-i nimet gibi- koca cismanî âlemde hadsiz nimetlerinden istifade eder.
📖 Sayfa 149 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ve öyle bir insaniyet bize lütfetmiş ki, akıl ve kalb gibi çok âletleri ile hem maddî hem manevî âlemin nihayetsiz hediyelerinden zevk alır.. ☁
كلامِ إلٰهى، نهايتسزدر.
📖 Sayfa 107 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Kelâm-ı İlahî, nihayetsizdir.
"Şu âlem çendan fânidir, fakat ebedî bir âlemin levazımatını yetiştiriyor.
📖 Sayfa 206 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Çendan zâildir, geçicidir; fakat bâki meyveler veriyor, bâki bir zâtın bâki esmasının cilvelerini gösteriyor..
Her sene âlem-i gaybdan levazımat-ı insaniye ve hayatiyenin yüzbin çeşitlerinden en güzellerini içine alarak yüklenmiş bir nevi sefine veya şimendifer gibi ve her baharı ise, erzak ve elbisemizi taşıyan bir vagon hükmünde olarak bizlere gönderir. Bizi gayet rahîmane beslettirir. Ve bütün o hediyelerden, o nimetlerden istifade etmemiz için bize de yüzlerle ve binlerle iştihalar, ihtiyaçlar, duygular, hissiyatlar, hisler vermiş.. ☁
📖 Sayfa 149 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İşte, iman ne kadar büyük bir nimet ve hayatın hayatı olduğunu anla!..
📖 Sayfa 14 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
....Risale-i Nur'a sahib olanlarda hırs ve hiddet zevale yüz tutar, zulmet ve şehvet erir. Cehalet ve şekavet ateşi söner. Tabiat uykusu azalır. Gaflet uykusu kalkar. Kara ve çirkin, bozuk ve uyuşuk kanlar düzelir. Nefes ve kalb işler. Kan boruları birer mecra-i Nur olur. Hubb-u dünya ve meyl-i mâsiva kalmaz. "Ene" ve "Ente" gider. Yetmiş bin diye söylenen perdeler kalkmağa ve "Varlık Dağı" delinmeğe başlar... ⌛
📖 Sayfa 214 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İmân, insanı
📖 Sayfa 192 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İnsan eder... ⏳
Ve öyle bir İslâmiyet bize bildirmiş ki; âlem-i gayb ve âlem-i şehadetin nihayetsiz hazinelerinden nur alır.
📖 Sayfa 149 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ve öyle bir iman hidayet etmiş ki, dünya ve âhiret âlemlerinin hasra gelmez envârından ve hediyelerinden tenevvür edip müstefid eder.... ☁
Hem güneş gibi; herşey ondan uzak, O ise herşeye yakındır.
📖 Sayfa 136 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
وَمَا اَمْرُ السَّاعَةِ اِلَّا كَلَمْحِ الْبَصَرِ اَوْ هُوَ اَقْرَبُ
📖 Sayfa 134 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Âyetinin fermân etmesiyle, yani:
"Kıyamet ve haşrin işi ve yapılması gözünü kapayıp, hemen açmak kadardır;
belki daha yakındır." der. ☁
Nasılki mide bir rızık ister; öyle de, kalb ve ruh ve akıl ve göz ve kulak ve ağız gibi insanın latîfeleri ve duyguları dahi Rezzak-ı Rahîm'den rızıklarını isterler ve müteşekkirane alırlar.
📖 Sayfa 160 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Elbette herşeyden evvel imanımızı taklidden tahkike çevirip kuvvetlendirmeliyiz.
📖 Sayfa 145 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Hırs ve hiddet zevale yüz tutar, zulmet ve şehvet erir.
📖 Sayfa 214 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Cehalet ve şekavet ateşi söner.
Tabiat uykusu azalır. Gaflet uykusu kalkar. Kara ve çirkin, bozuk ve uyuşuk kanlar düzelir. Nefes ve kalb işler. Kan boruları birer mecra-i Nur olur. Hubb-u dünya ve meyl-i mâsiva kalmaz. "Ene" ve "Ente" gider. Yetmiş bin diye söylenen perdeler kalkmağa ve "Varlık Dağı" delinmeğe başlar.
اِرْجِع۪ى اِلٰى رَبِّكِ
den sesler gelir. Vuslat yolu açılır.
Misk ü anber saçılır... ☁
Meşru daire; ruh ve kalb ve nefsin bütün lezzetlerine, safalarına, keyiflerine kâfidir.
📖 Sayfa 206 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Gayr-ı meşru daireye girme. Çünki o dairedeki bir lezzetin bazan bin elemi var. Hem hakikî ve daimî lezzet olan iltifatat-ı Rahmaniyeyi kaybetmeğe sebebdir." ☁
tebliğ ve davette dahi misli olmamış ve olamaz.
📖 Sayfa 69 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî

Bu eser şimdiki dehşetli tahribata karşı bir hakikat-ı Kur'aniye ve bir sedd-i a'zamdır..
📖 Sayfa 5 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki hayatı veren odur, idare eden de odur... ☁
📖 Sayfa 205 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
gaibane aramayı bırakıp, aradığımızı aradığımızdan sormalıyız; herşeyi gösteren güneşi, güneşten sormak gerektir. Evet herşeyi gösteren, kendini herşeyden ziyade gösterir. Öyle ise şemsin şuâatı ile onu görmek ve tanımak gibi, Hâlıkımızın esma-i hüsnasıyla ve sıfât-ı kudsiyesiyle onu kabiliyetimizin nisbetinde tanımaya çalışabiliriz.
📖 Sayfa 101 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Madem meşru daire; ruh ve kalb ve nefsin bütün lezzetlerine, safalarına, keyiflerine kâfidir. Gayr-ı meşru daireye girme. Çünki o dairedeki bir lezzetin bazan bin elemi var. Hem hakikî ve daimî lezzet olan iltifatat-ı Rahmaniyeyi kaybetmeğe sebebdir."
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
(Âyet-ül Kübra 206.sh - Risale-i Nur)
Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. (Fetih Sûresi, 48:7)
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ayet
...
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İman, insanı insan eder.
Belki insanı sultan eder.
Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır.
...
Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.
...
Vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra "dua"dır. Duâ ise, esas-ı ubudiyettir... ☁
📖 Sayfa 195 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Dikkât edilse, anlaşılır ki;
📖 Sayfa 181 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Bu zamanda küfr-ü mutlâkı ve mütemerrid dalaletin inadını kıracak, parçalayacak Risale-i Nur'da tecelli eden hakikât-ı Kur'aniyedir.. ☁
insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat'ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir.
📖 Sayfa 11 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Madem âlemde ve herşeyde tagayyür ve tebeddül var; elbette fânidir, hâdistir, kadîm olamaz. Madem hâdistir, elbette onu ihdas eden bir Sâni' var.
📖 Sayfa 93 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Biz dahi Kur'an namına diyoruz ki: Ey bîçare insan!
📖 Sayfa 198 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Aklını başına al!
Ehl-i dalaletin vekilini dinleme!
Eğer onu dinlersen hasaretin o kadar büyük olur ki, tasavvurundan ruh, akıl ve kalb ürperir.
Evet bir kelâm "Kimden gelmiş ve kime gelmiş ve ne için?" denilmesiyle kıymeti ve ulviyeti ve belâgatı tezahür etmesi noktasından, Kur'anın misli olamaz ve ona yetişilemez.
📖 Sayfa 88 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَاْلاِنْسَ اِلاَّ لِيَعْبُدُونِ
📖 Sayfa 11 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Bu âyet-i uzmanın sırrıyla, insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat'ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir.
Kur'anın cadde-i nuraniyesi ise: Bütün ehl-i dalaletin çektiği yaraları, hakaik-i imaniye ile tedavi eder. ☁
📖 Sayfa 203 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Hususî olmayan ve has bir yere bakmayan bir nefiy isbat edilmez"
📖 Sayfa 11 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî

Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma... ☁
📖 Sayfa 205 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Ûmum zemin yüzünde ve içinde ve havasında ve denizinde bütün zîhayatın ve bilhâssa zîruhun ve bilhâssa âciz ve zaîflerin ve bilhâssa yavruların;
📖 Sayfa 157 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
hem maddî ve midevî, hem manevî bütün rızıklarını, şefkatkârane, kuru ve basit bir topraktan ve camid ve kemik gibi kuru odun parçalarından yapılan ve bilhâssa en latifi kan ve fışkı ortasından gelen ve bir dirhem kemik gibi bir tek çekirdekten yapılan binlerle okka taamların, vakti-vaktine mukannen bir surette hiçbirini unutmayarak ve şaşırmayarak gözümüz önünde -bir dest-i gaybî tarafından- verilmesi hakikâttır..
"Eğer perde-i gayb açılsa yakînim ziyadeleşmeyecek"
📖 Sayfa 76 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Sefahet ve sarhoşluk bir perdedir, muvakkaten hissettirmez.
📖 Sayfa 202 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"Tuh onların aklına!" de...
Cehennemî haletleri dağıtıp, nuranî âhiret âleminden pencereler açıp o perişan insan dünyasına nurlar serptiler.
📖 Sayfa 177 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Zerrat-ı kâinat adedince, "Elhamdülillah, Eşşükrülillah" dedim.
Hem herşey ne kadar büyük ve çok olursa olsun, en küçük, en az birşey gibi ona kolaydır ki; sineği kartal sisteminde ve çekirdeği ağacın mahiyetinde ve bir ağacı bir bahçe suretinde ve bir bahçeyi bir bahar san'atında ve bir baharı bir haşir vaziyetinde suhuletle icad eder. Ve san'atça çok kıymetdar şeyleri, bize çok ucuz verir, ihsan eder. İstediği fiyat ise, bir "Bismillah" ve bir "Elhamdülillah"tır. Yani, o çok kıymetdar nimetlerin makbul fiyatları, başta "Bismillahirrahmanirrahîm" ve âhirinde "Elhamdülillah" demektir.
📖 Sayfa 137 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Hem der: "Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin. Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelal'in memluküsün. Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki hayatı veren odur, idare eden de odur. Hem dünya sahibsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvalini düşünüp merak etme; çünki onun sahibi Hakîm'dir, Alîm'dir. Sen de misafirsin;
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
(Âyet-ül Kübra 205.sh - Risale-i Nur)
"Lâ ilahe illallahu vahdehu lâ şerike leh"
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Kur'an, öyle hakikatlı bir halâvet göstermiş ki, en tatlı birşeyden dahi usandıran çok tekrar, Kur'anı tilavet edenler için değil usandırmak, belki kalbi çürümemiş ve zevki bozulmamış adamlara tekrar-ı tilaveti halâvetini ziyadeleştirdiği, eski zamandan beri herkesçe müsellem olup darb-ı mesel hükmüne geçmiş. Hem öyle bir tazelik ve gençlik ve şebabet ve garabet göstermiş ki, ondört asır yaşadığı ve herkesin eline kolayca girdiği halde, şimdi nâzil olmuş gibi tazeliğini muhafaza ediyor.
📖 Sayfa 84 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
.....Nasıl bir çocuk, eli yetişmediği bir meramını, bir arzusunu elde etmek için, ya ağlar, ya ister. Yani ya fiilî, ya kavlî lisan-ı acziyle bir dua eder.
📖 Sayfa 195 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Maksuduna muvaffak olur. Öyle de:
.....İnsan bütün zîhayat âlemi içinde nazik, nazenin, nazdar bir çocuk hükmündedir. Rahmanürrahîm'in dergâhında; ya za'f u acziyle ağlamak veya fakr u ihtiyacıyla dua etmek gerektir. Tâ ki, makasıdı ona müsahhar olsun veya teshirin şükrünü eda etsin.
Küre-i arzın zerratı adedince "Elhamdülillahi alâ nimeti'l-iman" dedim.
📖 Sayfa 178 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
Vahiy gölgesizdir, safidir, havassa hastır.
📖 Sayfa 61 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İlham ise gölgelidir, renkler karışır, umumîdir.
Melaike ilhamları ve insan ilhamları ve hayvanat ilhamları gibi çeşit çeşit hem pekçok enva'larıyla denizlerin katreleri kadar kelimat-ı Rabbaniyenin teksirine medar bir zemin teşkil ediyor.
Hâlık-ı Rahîm'inin rahmetinden daha ileri şefkatini sürme. Hem sana düşmanlık vaziyetini alan mikroptan tâ taun ve tufan ve kaht ve zelzeleye kadar bütün eşyanın dizginleri, o Rahîm-i Hakîm'in elindedirler. O Hakîm'dir, abes iş yapmaz. Rahîm'dir, rahîmiyeti çoktur. Yaptığı her işinde bir nevi lütuf var." ☁
📖 Sayfa 205 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
"İhtiyarın cüz'î ise; kendi mâlikinin irade-i külliyesine işini bırak.
📖 Sayfa 204 · Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
İktidarın küçük ise,
Kadîr-i Mutlak'ın kudretine itimad et... ☁
iman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder.
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî
(Âyet-ül Kübra 190.sh - Risale-i Nur)
Sıkça Sorulan Sorular
Ayet'ül Kübra kimin eseridir?
Ayet'ül Kübra, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır.
Ayet'ül Kübra kaç sayfadır?
Ayet'ül Kübra, 160 sayfadır (Sözler Neşriyat baskısı).
Ayet'ül Kübra'nın en ünlü sözü nedir?
“"Elhamdülillahi alâ nimeti'l-iman" dedi.”