
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer'in 2007 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Edebiyat meraklılarının Bilimin Öteki Yüzü'den seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.
Bilimin Öteki Yüzü'den En Beğenilen Alıntılar
Yoksa, sebepleri Allah’a verip, sonuçları da sebeplere verirsek, o sebeplere de sahip çıkacak başka sebepler çıkar. Sonuçta “Allah bazı şeylerin Hâlıkıdır” bile diyemeyiz. Ya da, olsa olsa, ancak kimi filozofların, kimi ‘mütekellimîn’in ve de Hıristiyan akidesinin kabul ettiği şekilde, Allah’ı ancak 'İlk Muharrik,' 'Müsebbib-i evvel,' 'sebepler arasında Birincisi' olarak tanırız yani aslında yine tanıyamamış oluruz.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Lâkin, halifesi olduğumuz bu âlemin yorumlanması, geçen asırlarda materyalist anlayışa sahip—ya da en azından laik—bilim adamlarının ipoteğine düşmüşse; o yüzden bilim de onların esiri olmuşsa, bize ne düşüyor? Bu ‘oldu-bitti’yi kabullenmek mi? Yoksa, ‘yitik hikmet’i, ait olduğu yere iade için, yabancı ellerden kurtarmak mı? Kendisine bulaşan her türlü maddeci yorumdan temizleyerek onu asliyetine kavuşturmak mı? Ki bu, halife olarak emanete sahip çıkmanın lâzımı olsa gerek.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Hawking’in Papa gibi düşündüğünü iddia ettiği Hıristiyanları ve Yahudileri bilemeyiz, ama biz Müslümanlar hiç de onun zannettiği gibi düşünmüyoruz. Bizim inancımızda, Yaratıcıyı bilimin açıklayamadığı yerde aramak mecburiyeti yoktur. Aksine, biz Müslümanlar, Said Nursî’nin yaptığı gibi, ‘kâinatta esbab ve müsebbebat (sebep ve sonuç) görünen eşyaya' bakarak, 'Allah'ın fiilleri'ni görürüz. Bilimler ilerleyip, sebepler arasındaki bağlantıların incelikleri ve manaları daha bir tebarüz ettikçe Allah'ın fiilini görmemeye değil, tam tersine biraz daha ayrıntılı olarak görmeye başlarız.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Kısacası, aslında herkes Allah’ın varlığını ve de isim ve sıfatlarını kabul ediyor. “Reddediyorum” diyenler de kabul ediyor. Çünkü, şu kâinatta görünen eserlerin ardında, bir düzenleme, bir yapma, bir bilme, bir güç yetirme... fiilinin varlığını herkes görüyor. Sonunda ister Allah’a, ister O’ndan gayrısına versin, bu fiilleri herkes görüyor, herkes biliyor. Bu fiilleri içinde barındıran bir uluhiyet hakikatini herkes tasdik ediyor. İhtilafa, o uluhiyetin kime ait olduğu hususunda düşülüyor.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
bizim kainata bakışımızı, bilim şekillendiriyor değildir; ondan önce, bizim kainata bakış açımız, bilime şeklini vermektedir.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Peki, bilim dinle çatışır mı?
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Kim ayırdı bu yolları?
O halde, bize düşen, pireyi yorgandan ayırmak olmalı. Hawking ve emsaline bakıp, bilim böylesi inançsızların elinde alet oluyor diye, bilimi redde kalkışmak değil.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
bilim adamı bir robot değildir. Hiçbir değere sahip olmayan, tarafsız, köşesiz, garip bir mahlûk değildir. Bilakis, o da, kendi ‘bilimsel’ çalışmalarını—şuurunda olsun, olmasın—yönlendiren bir inanca, bir bakış açısına sahip durumdadır.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Bakılan şey istenildiği kadar aynı olsun, sonunda, herkes kendi niyetine göre görüyor!
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Bilim, yeryüzünde hayatın kökeni sorusuna dair tatminkar bir cevaba sahip değildir.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Meşhur fizikçi W. Heisenberg, “Gözlediğimiz şey tabiatın kendisi değil, fakat sorgulama metodumuza tâbi olarak kendisini gösterdiği şeklidir” sözleriyle, tarafsız, objektif bilim diye birşey olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Velhasıl, en katı maddeciler dahil, aslında kimse Allah’ı inkâr ediyor değil. Çünkü, Said Nursî’nin tesbitiyle “Allah’ı inkâr etmek, kâinatı inkâr etmek kadar akıldan uzaktır. Umum değil, belki ekser insanlarda dahi vukuunu akıl kabul etmez.” Yani, inanmayanlar “Allah’ı inkâr etmiyorlar; yalnız sıfatında hata ediyorlar.” Kur’ânî ifadeyle, ‘O’nun isimlerinde ilhad’a sapıyorlar. (bkz. A’raf, 180; Fussilet, 40)
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
George Davis, bu cümleden olarak, şöyle diyor: “Kâinat şâyet—iddia edildiği üzere—kendini yaratabilmişse, kâinat bir Yaratıcının özellikleri ile donanmış demektir ve bu kabul edilirse, kâinatın kendisinin ilah olduğu sonucuna varmak zorunda kalırız.”
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Demek, tek bir ilahı kabul etmemenin karşılığı, ilahsızlık değil—başkaca herşeyi ilah kabul etmek. Yani, ilah muhakkak var.
Kimi bilim adamları, meselâ Stephen Hawking, “Bir Yaratıcıya gerek yok” diyor. Bu ‘bilimsel bir tesbit’ mi? Hawking—ya da Sagan veyahut Laplace—bilim ona öyle gösterdiği için mi bunu diyor? Yoksa, bu zevat, zaten Allah’a inanmayan ve bu tavrını bilime de dayatmaya çalışan bir zümreyi mi oluşturuyor?
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Newton’a göre, bütün parçacıklar ve aralarındaki kuvvetler ilk yaratılışta Allah tarafından yaratılmış olup, nihaî temel taşlarıydı; daha ileri bir incelemeye, tahlile konu yapılamazdı. Kısacası, Newton kudretini sadece kâinatın başlangıcında göstermiş, daha sonra devreden çıkarmış bir Yaratıcıya, bir ‘İlk Muharrik’e inanıyordu. Bu İlk Muharrik kâinatı en başından yaratmış, kanunlarını koymuştu. Bu görüş, Newton’u ve genel olarak bütün Batı bilimini ve felsefesini etkilemişti.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer

Hayat ya bizim gezegenin yüzünde bulunan hayatsız maddede olan kimyevî reaksiyonlar ile kendiliğinden oldu veya bir Yaratıcının iradesiyle yaratıldı. "İkincisi," diyor Jastrow, "İlmi araştırmanın ötesinde, bir inanç meselesidir. Doğru. Ama, diğeri de bir inanç meselesi değil midir? O da, kesin bir delil olmasa bile, bilim adamlarının hayatın kökenine dair söylediklerini doğru kabul etme inancına dayanmıyor mu?"
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
en başta kendisini Allah'ı inkarda şartlandırıyor. Kendisini ve kâinatı O’nun mahlûku olarak görmeme şartlanmasına giriyor. O şartlanmışlık içinde, gözünü gerçeğe kapatıyor. Gerçeği, asla yok edemese de, hiç olmazsa kendisinden gizliyor. Ve, cehaletin tarifi ‘insanın gerçeğin bilgisinden mahrum oluşu, gerçeği bilmiyor oluşu’ ise, katmerli bir cehalete düşüyor. Binlerce bilim dalına vâkıf olması dahi, onu bu cahillikten kurtaramıyor.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Bilim dünyayı açıklamış olsa dahi, birisinin çıkıp bilimi açıklaması gerekecektir.
📖 Sayfa 126 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Yani, zaman kendi zâtında sabit, değişmez değildir. Zaman tamamen olayları gözleyene bağlıdır. Buna göre, zamanı ve mekânı iki ayrı varlık olarak düşünmemek, aslında ikisinin mekân-zaman diye dört boyutlu bir koordinatı teşkil edecek şekilde birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünmek gerekir. O halde, ne mekân zamandan, ne de zaman mekândan ayrı düşünülebilir.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
dini bilime tâbi kılanlar da var. Bu haldeki insanlar, meselâ melâikeyi inkâr etmiyorlar. Ama onları, birtakım bilimsel kılıflar içinde kabule yanaşıyorlar. Nitekim, kuantum fiziğini asıl kabul edip, melekler için “Acaba foton gibi birşey mi? Ya da bizim nice zamandır melâike dediğimiz, fotonlar mı?” diyenler var! Böylesi insanlar, miracı da redde kalkışmıyorlar; ancak, bir ‘kozmik süreç’ açıklaması ile kabul ediyorlar
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Bugün, bilimin cevaplayamadığı sorulardan önce, soramadığı sorular var."
📖 Sayfa 40 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
John Bell
Kaldı ki, insan olarak her yönüyle kâinata muhatap olacak bir kıvamda yaratılmışız. Kâinatın en küçük mevcudunu da, bize en uzak galaksisini de görüp anlama merakı verilmiş bize. O merakla beraber, göz verilmiş, kulak verilmiş, akıl verilmiş. Tatların her çeşidini tatma, seslerin her nev’ini işitme, renklerin her tonunu görme arzusu verilmiş. Tâ ki, Rabbimizi bütün özellikleri ile tanıyalım. Tâ ki, O’na bütün isim ve sıfatları ile iman etmiş olalım.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Peki böylesi maddeci yorumları doğrudan bilime mal edip toptan bilimi red ne anlama geliyor? Bu durum, bilimin materyalist yorumunu bilimin ta kendisi kabul etme hatasına işaret etmiyor mu?
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Gerçi Newton’a kadar (Newton dahil) bilimin, evrenin düzenini dayandırabileceği, her yerde var olan ve herşeye kâdir bir Tanrıya ihtiyacı olmuştur. Ama Laplace, Tanrıyı evrenden kovarak, onu düzenin temelini kendinde bulan, kendi kendine yeterli, ve mutlak mükemmelliğe erişmiş bir makine haline getirir. Bundan böyle determinizm, Tanrının mükemmelliğini ve ebedîliğini kozmik Makinanın kendinde bulan bir dogma olacaktır... Bir kez daha, mutlak bir laikleşme arayışı, bilinçsiz olarak, laikleştirilen nesnede mutlak tanrılaştırmayı arama yoluna girmiştir.” (bkz. Edgar Morin, Avrupa'yı Düşünmek)
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Şu haldeki ene’nin rengi, şirk ve ta’tildir. Allah’ı inkârdır. Bütün kâinat parlak âyetlerle dolsa, o enedeki karanlıklı bir nokta onları nazarda söndürür, göstermez.”
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
(bkz. Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, “Otuzuncu Söz.”)
Francis Crick ile Barry Commoner. İkisi de moleküler biyolog. Ama bu, ilkinin dna’yı ‘marifetli, akıllı, bütün vücudu çok iyi bilen bir molekül’ olarak görmesini; diğerinin ise “dna ‘hücrenin usta kimyevî maddesi’ değildir; sadece bir plandır” demesini önlemiyor. Biraz açarsak, biri Yaratıcıya mahsus ilim, irade ve kudret gibi nitelikleri doğrudan dna’ya verirken; öbürü aynı dna’yı ilim, irade ve kudret sahibi bir Yaratıcıyı tanımanın aracı kılabiliyor!
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Her günümüz ve her gecemiz ‘ben’li cümlelerle doludur. “Ben şöyle yaptım.” “Ben bilirim.” “Ben şunu yapar, bunu ederim.” “Bana göre...” “Benim diyeceğim o ki...” Sahi, kim bu ben? Hepimizin adını her an anıp durduğu ben, kim?
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Zira, zamanı ve mekânı klasik mutlak mânâlarından sıyırarak, onları kâinatın temeli olan harekete irca ediyoruz. Yani bu hareketin cereyanıyla, zaman ve mekân beraberce yaratılıyor. Yaratıcı için gelmiş, şimdi, gelecek gibi şeyler sözkonusu değildir. Çünkü, modern fizik ile görüyoruz ki, mekân da, zaman da, Allah’ın yaratma fiilinin biz gözlemci insanlar tarafından görülebilecek bir tarzda kendisini bize göstermesinden ibarettir. Buradan rahatça anlaşılır ki, Allah mekân ve zamanın içinde veya dışında değil, bunlardan tamamen münezzehtir.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Kâinata baktığımızda bizim gördüğümüz, sonucun sebepten sonra oluşudur; sebebin sonucu yaptığı değil.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Yaratıcı biz kâinatı anlayabilelim, böylece kendisini tanıyabilelim diye, sebep-sonuç çizgisi içinde yaratmayı irade etmiştir. Yaratanın sonuçları yaratmak için sebeplere ihtiyacı yoktur, ama biz O’nun nasıl yarattığını anlamak için sebeplere muhtacız.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
.jpeg)
Yaşadığımız baharlar hepimizin yüreğine aynı güzellik diyarının haberlerini getiriyor.
📖 Sayfa 11 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Kendisine gelip, "Bize Hâlikımızı tanıttır, muallimlerimiz Allah'tan bahsetmiyor" diyen öğrencilere bir hikmet ehlinin verdiği cevap, bu bakımdan dikkat çekicidir. “Madem öyle, söyleyin onlara, biraz da Allah'tan bahsetsinler" demez o. "Peki, öyleyse ben bahsedeyim" de demez. Dediği şudur: "Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusiyle, mütemadiyen Allah'tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz."
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Herşey
📖 Sayfa 138 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Uzak ya da yakın
Birbirine bağlanmış
Gizlice, ölümsüz bir El tarafından
Tek bir çiçeği bile koparamazsın
Bir yıldızı yerinden oynatmadan."
geçmişten günümüze gelen hiçbir bilgi, hiçbir düşünce, hiçbir mülâhaza ‘tarafsız’ değil. Her biri, beraberinde bir inancı, bir dünya görüşünü, bir bakış açısı tercihini getiriyor. En tarafsız görüneni dahi, bir tarafın temsilcisi olarak günümüze geliyor.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Bazılarının "Kalbleri vardır, anlamazlar; gözleri vardır, görmezler; kulakları vardır, duymazlar." (A'raf. 179).
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Bize verilmiş ölçücükler aynı; ama biz o ölçücükler ile hep aynı sonuçlara varamıyoruz. Gözler aynı şeye bakıyor. Diller aynı lezzeti tadıyor. Fakat bu 'aynı'ların kendi dünyalarımızdaki yorumu, nedense birbirinin aynı olamıyor. Aksine, birbirine zıt dahi olabiliyor.
📖 Sayfa 13 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Batı felsefesinin 'müsbet bilimler' adı altında sunduğu esaslar ile bilimin kendisini ayırabilmek de gerekiyor. Yani, bilimin maddeci yorumunu, bilimin başkaca bir yorumu yokmuş ve olmazmış gibi, bilimin ta kendisi görmemek gerekiyor. Evet, bilim kimileri elinde maddeci felsefenin âleti olmuş olabilir; ama yine bilimi başka birileri neden vahye tâbi edemesin ki?
📖 Sayfa 33 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Kimi bilim adamları, mesela Stephen Hawking ' yaratıcıya gerek yok 'diyor. Bu bilimsel bir tepit mi? --Hawking ya da Sagan veyahut Laplace--bilim ona öyle gösterdiği için mi bunu diyor? Yoksa bu zevat, zaten Allah'a inanmayan ve bu tavrını bilime de dayatmaya çalışan bir zümreyi mi oluşturuyor?
📖 Sayfa 23 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Bilim adamları bu görüşü kabule isteksizdirler. Ama tercih imkânımız da sınırlı: Hayat ya bizim gezegenin yüzünde bulunan hayatsız maddede olan kimyevi reaksiyonlar ile kendiliğinden oldu veya bir Yaratıcının iradesiyle yaratıldı." "İkincisi," diyor Jastrow, "ilmi araştırmanın ötesinde, bir inanç meselesidir." Doğru. Ama, diğeri de bir inanç meselesi değil midir? O da, kesin bir delil olmasa bile, bilim adamlarının hayatın kökenine dair söylediklerini doğru kabul etme inancına dayanmıyor mu?
📖 Sayfa 91 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
NASA’nın Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Robert Jastrow, God and the Astronomers’ında (Allah ve Astronomlar) bazı inkârcı astronom, fizikçi, kozmolog, kimyacı vs.’ler “Garip bir şekilde buna karşı çıktılar. Kızdılar, anlamsız ifadelerle üstüne sünger çektiler, ama” der, Big Bang teorisiyle dünyanın ezelî olması gereken bir Gücün eseri olarak meydana geldiğini ispatladı.”
📖 Sayfa 135 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Kısacası,bilimin 'felsefi' yorumunun alternatifi, bilimin 'bilimsel' yorumu değildir; bilimin 'imâni' yorumudur!"
📖 Sayfa 36 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Geçmiş zaman geçmiş gitmiş. Geri getirip görmenin imkanı yok.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Demek, tek bir ilahı kabul etmemenin karşılığı, ilahsızlık değil - başkaca herşeyi ilah kabul etmek. Yani, ilah muhakkak var. Ama kavga bunun bir mi, yoksa hücrenin DNA'ları, kâinatın zerreleri adedince mi olduğu üzerinde dönüyor.
📖 Sayfa 93 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Aslında, mesele, akıl gözünün yaşadığı bir algı yanılmasından çıkıyor olmalı. Tıpkı, su yüzündeki damlalara vuran ışık ve renkler için olduğu gibi. Tek bir Güneşi göremeyen birinin her bir damlacıkta-ışığı, ısısı, yedi ayrı rengi ile beraber-bir hayalî güneşi kabul etmesi misali; tek bir ilahı kabul etmeyen bir insan, aslında ‘İlah’ı reddetmiş olmuyor; bu defa her bir hücreye, her bir DNA’ya, her bir partiküle ilahlık veriyor.
📖 Sayfa 96 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"... Aklın gücüne inanarak yaşamış bir bilim adamı için serüven beklenmedik şekilde sona erer. O cehalet dağlarını tırmanmıştır; en yüce zirveyi fethetmek üzeredir, en son kayaya doğru kendini çeker ve tam o sırada asırlardır orada oturan bir grup İlahiyatçı onu "Hoşgeldin"diye karşılar."
📖 Sayfa 145 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer

Bu imanî dikkate ve hassasiyete tam mânâsıyla erişebilsek, o kadar ki, kelimelerimiz bile değişecek. İmanın yansımaları kelimelere
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
kadar nüfuz edecek. O zaman bileceğiz ki, hiçbir zaman yağmur yağmıyor; her zaman yağmur yağdırılıyor. Su gelmiyor; gönderiliyor. Güneş dönmüyor; döndürülüyor. Bir kuş, bir çiçek güzel değil; güzel yapılmış.
Allah'ı inkâr etmek, kâinatı inkâr etmek kadar akıldan uzaktır.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
İnsan ne dünya üzerinde bir lüks oyuncak, ne de kromozomlarına asılı bir kukladır.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
İste böyledir bilim. Bizi eski çağların karanlıklarından çıkarmıs ve bugünün inanılmaz konforuna ulaştırmış. Hele bir de yarınları
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
düşünün... Bugün kulağınıza yanaştırdığınız telefon ahizesinin gerisinde, koltuğuna yaslandığınız arabanızın gerisinde, dokunduğunuz her elektrik düğmesinin mazisinde hep o vardır: bilim.
Bir insanın yüzünün diğer bütün insanlardan farklı yaratılışı bile O' nun iradesinin sonsuzluğunu ispatlar.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Sebepleri Allah'ın yarattığını kabul ediyor, ancak sonuçları da sebeplere havale ediyorsanız, gerçek tevhidden çok uzaklardasınız demektir.
📖 Sayfa 77 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Birşeye ne niyetle, hangi nazarla bakıldığına göre o şeyin mahiyeti başkalaşıyor. Sözgelimi, kâinata ve içindeki mevcutlara onları Yaratan hesabına bakılırsa, hepsi O'nun özelliklerini bildiren işaretler halini alıyor. Yok eğer sanki bir yaratıcıları yokmuşçasına onlara bakılırsa, bu işaretler görünmüyor. Nitekim, "Bu şu şekilde oluşmuş. Şu sonuca şu etmenler neden olmuş" kabilinden determinist bir tavır içinde eşyaya yaklaşırken, her bir şeydeki, Rabbini bildiren işaretler birer birer sönüyor. Başkalarına görünse de, öylesi bir insana görünmüyor.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Allah sebepleri, sebepler de sonuçları yapıyor" diye düşündüğünüzü farz edelim. Siz "Nasıl olsa sebepleri o sonuçları yapacak şekilde yaratan yine Allah'tır" diye bildiğiniz için, gönlünüz rahat. Ama unutmayın ki, sizin Allah yapıyor diye bildiğiniz her bir sebep, aynı zamanda bir başka sebebin sonucudur. O zaman, eğer hâlâ sebeplerin sonuçları yaptığı fikrinde ısrarlıysanız, onu da bir başka sebep yapıyor olmalı, size göre.
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Murphy'nin altın kuralı şudur: "Altını olan kuralı koyar."
📖 Sayfa 52 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
" Çünkü, bütün bu tesbitler ışığında âşikar biçimde görülüyor ki bilim tarafsız değildir; zira, bilim adamı tarafsız değildir. Ve bizim kâinata bakışımızı, bilim şekillendiriyor değildir; ondan önce, bizim kâinata bakış açımız, bilime şeklini vermektedir. "
📖 Sayfa 23 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Yani asıl husus neye baktığımız değildir. Hangi şeye bakıyor olursak olalım, ona nasıl baktığımızdır.
📖 Sayfa 15 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Okullarla kiliseleri, din kitapları ile fen kitaplarını birbirinden ayırabilirsiniz, ama insanların zihnini ikiye bölemezsiniz" Norman Lamm'ın dediği gibi, "İnsan bu dünyayı düşündüğü gibi, öbür dünyayı da düşünür; aklına 'bilimsel' olduğu kadar, dinî sorular da gelir."
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Yeryüzünde hayatın tesadüfen var olduğuna dair hiçbir gerçekçi ihtimal yoktur
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
"Zamanı yaratan bir Allah kavramı, Onun
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
kâinatı her an elinde tutarak yarattığını gösterir. Kâinatı sadece başlatıp bırakan bir Allah anlayıșı yerine, her an yaratan bir Allah anlayışını getirir. Böylece lk Muharrik mânâsında ele alınan eski Yaratıcı anlayışı, zamanın da yaratıldığını anlamamızla, yerini kâinata her an müdahale eden, her olayda
hâzır ve nâzır bir Yaratıcı anlayışına bıraktı." (Paul Davies)
Nedense, bilimin kendi başına müşahhas bir kimliği varmış gibi gelir bize. Oysa, “Nasıl felsefe filozofların faaliyeti ise, nasıl sanat sanatçıların faaliyeti ise, bilim de altı üstü kendilerine has düşünceleri, metodları olan bilim adamlarının faaliyetidir” (İlhan Kutluer, Modern Bilimin Arkaplanı).
📖 Sayfa 53 · Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer
Sıkça Sorulan Sorular
Bilimin Öteki Yüzü kimin eseridir?
Bilimin Öteki Yüzü, Senai Demirci, Metin Karabaşoğlu, Yamina Mermer tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır.
Bilimin Öteki Yüzü kaç sayfadır?
Bilimin Öteki Yüzü, 160 sayfadır (İz Yayıncılık baskısı).
Bilimin Öteki Yüzü'nün en ünlü sözü nedir?
“Yoksa, sebepleri Allah’a verip, sonuçları da sebeplere verirsek, o sebeplere de sahip çıkacak başka sebepler çıkar. Sonuçta “Allah bazı şeylerin Hâlıkıdır” bile diyemeyiz. Ya da, olsa olsa, ancak kimi filozofların, kimi ‘mütekellimîn’in ve de Hıristiyan akidesinin kabul ettiği şekilde, Allah’ı ancak 'İlk Muharrik,' 'Müsebbib-i evvel,' 'sebepler arasında Birincisi' olarak tanırız yani aslında yine tanıyamamış oluruz.”