
Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu'nun Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Bu derlemede Cenab-ı Aşk'tan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Cenab-ı Aşk'tan En Beğenilen Alıntılar
Düşünmeli değil mi, “Ne kadar tek başınasınız?” diye sorulmuyor da “Ne kadar yalnızsınız?” diye soruluyor. Acaba neden?
📖 Sayfa 53 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Gustave Janouch, Franz Kafka’ya bir vesileyle şöyle sorar: “[Gerçekten de] o kadar yalnız mısınız?”
Kafka başıyla tasdik eder.
“Kaspar Hauser kadar mı?”
Kafka güler:
“Onunkinden de beter... Ben Franz Kafka kadar yalnızım!”
Kimse başkası kadar yalnız olamaz, aksine herkes en nihayet kendisi kadar yalnızdır.
Istırap olmadan hiç aşk olur mu?
Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
~
Başkaları ile konuşma isteğini yitirenlerin susması lazım geldiği düşünülür ki bu sanı da bir yönüyle haklılık payı vardır.
📖 Sayfa 48 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
İsteksizlik susmayı göze almak demektir. Susulur da nitekim.
Fakat bu artık başkalarının (dışarının) duyamayacağı tonda yeni bir konuşmanın başlamasına yol açar.
Aramasak yine iyi, biz neyi aradığımızı bile bilmeden yaşıyoruz.
📖 Sayfa 63 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bu tabir “herkes gibi olma” anlamına mı geliyor: yığınlara katılmak, sürü içinde sürü gibi yaşamak, kendini fark etmeden, kendince fark olunmadan ömür tüketmek ve sürünün içinde kendini kaybetmek, yok olmak?
📖 Sayfa 3 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Göz hep başkalarını görür. Göz bir tek kendini göremez.
📖 Sayfa 54 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Evet, kendi dışında var olanları görür ve fakat kendini göremez.
Dışı olmayanın, içi nasıl olsun?
📖 Sayfa 95 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Ayrılık ölümden betermiş.
📖 Sayfa 108 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Acaba niçin?
Ayrılmak terk etmek demek. Terk etmekse unutmak. Terk edilen şeyler unutulur, unutulan şeyler ise terk edilir.
Ölüm ise hatırlamadır; ölüm kavuşmadır; ayrılmak değil, birleşmektir. Vuslatın diğer aldı ölüm. Hatırlamak yani. Kendini hatırlamak, kendinle kalmak, kendini bulmak, kendinin olmaktır ölüm.
Yaşamak da bu yüzden beterdir ölüm.
Layık olmayanlar ölmeyi hak etmezler, çünkü O " aşk olsun" dedi ve aşk... oldu bir kere.. olunca öldü... "Olmak ölmektir; ölmek özgürleşmektir!" dedi.
📖 Sayfa 22 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Istırap olmadan hiç aşk olur mu?
📖 Sayfa 5 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Nâdan, ilim gibi aşkı da çoğalttı.
Aşk bir noktaydı, belki artar ama asla çoğalmazdı. Artık ilim yok, ilimler var, aşk yok, aşklar var.
“Aşk imiş her ne var alemde, ilim bir kıyl u kâl imiş ancak.” sözü, bu sur anlaşıldığında değersizleşir birdenbire. Salt karşılık kalktığı için değersizleşir.
O halde ilmi de, aşkı da çoğaltmak yerine artırmalı, vakit geçirmeden kişi kenidini kendi elleriyle toprağa vermeli!
Açıklama:
Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl u kâl imiş ancak. Fuzûlî. (Dünyada her şey aşktan ibaretmiş. İlim sadece bir dedikodu etmekmiş.)
bir kafes bir kuş aramaya çıktı
📖 Sayfa 97 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Arayışıma inat bulduğum, bulmak istediğimin hep en uzağıydı....
Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Hatırlamayanlar hatırlanmaz, zikretmeyenler zikredilmez; hayatın (yaşamın değil, yaşamanın) kaidesi bu!
📖 Sayfa 107 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Dünyadan vazgeçmek biraz da yalnız kalmayı seçmek demek değil midir zaten?
Mülkiyet...
📖 Sayfa 116 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Dertlerin kaynağı: ıstırabın anası, kökeni... sebebi değil sadece bizzat kendisi... iktidarın göstergesi... sözümona beka’nın alameti...tutmanın, tutunmanın, kavramanın, kök salmanın, sizde dünyaya kazık çakmanın sahte tapusu...
Bir bak bakalım, nerede o elinde fener cadde cadde, sokak sokak dolaşan, “Neyi arıyorsun?” diye sorduklarında “Kendimi arıyorum” cevabını veren mecnunların?
📖 Sayfa 12 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Hadi söyle, “Hoşça bak zatına (kendine hürmetle/saygıyla bak) kim zübde-i alemsin (kainatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın) sen diyen diyebilen şairlerin nerede? (Şeyh Galip)

Düşünün bir kere, ölüm olmasaydı bu hayat ne de çekilmez olurdu!
📖 Sayfa 27 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Ölümün üstesinden gelmeyenin üstesinden gelir ölüm ️
Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
• "Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın..."
📖 Sayfa 42 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Önceleri insanlara niçin ilimle meşgul oldukları sorulduklarinda onlar, "kendim için" cevabını vermekte tereddüt etmezlerdi. Fakat zamanla nifak ve riya çoğaldı, cehalet arttı. Şimdi insanlara niçin ilimle meşgul oldukları soruluyor da onlar hiç utanmadan ya "Halka hizmet için..." yada "Allah rızası için..." Cevabını veriyorlar.
📖 Sayfa 67 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Mahrum olduklarımızdan bi-haber öylesine yaşayıp gidiyoruz.
📖 Sayfa 63 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Aramasak yine iyi; biz neyi aradığımızı bile bilmeden yaşıyoruz.
Kaybettiklerimizi bilmeden... sahip olduklarımızla avunarak... yaldızlı mamüllerin karşısında onlara ulaşamadığımız için kendi kendimiz öykünerek...
Sadece arıyoruz, neyi aradığımızı bilmeden; üstelik bulsak, bulduğumuzda aradığımızın kendisi olup olmadığını asla bilemeyeceğiniz şeylerin hakikatinden gafil bir halde arıyoruz.
Halbuki tek kelimeyle geçmiş için söylenmesi gereken şudur: Olan olmalıydı!
📖 Sayfa 34 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kendini niçin özlemiyorsun?
📖 Sayfa 80 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Özlemiyorsun, zira sen hep senden gayrısıyla oyalanıyorsun.
Kafka’ya sorulur:
📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
“Niçin üzülüyorsun ki? Hiçbir eksiğin yok!”
“Haklısın!” diye cevap verir, “Hiçbir eksiğim yok kendimden gayrı!”
Ne kadarda şaşırtıcı geliyor değil mi, kişinin bu kadar yalın bir biçimde kendi eksikliğinin farkına varması?!
Kafka 'ya sorulur:
📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
"Niçin üzülüyorsun ki? Hiçbir eksiğin yok!" " Haklısın! " diye cevap verir, "Hiçbir eksiğim yok kendimden gayrı!"
Ölmek özgürleşmektir!
📖 Sayfa 23 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
"Siz hiç öldünüz mü?"
Aşk ayrılığa kavuşmak, ayrılık içinde kalmak, ayrı yaşamak, ayrılıkla yaşamak demek... ayrı oldukça, ayrı kaldıkça ayrılığı sona erdirmeyi istemek demek... ayrılık biterse aşk da biter bu yüzden...
📖 Sayfa 71 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Oysa aşkın (var)olabilmesi için ayrılığın da olması gerekiyordu.
...Ayrılık olmasaydı bizler aşktan asla söz edemeyecektik.
Modern insan senin bilgisinin peşinden koştu, senin bilgisini, yani değişeni önemsedi hep... Seni bilirse ancak bir şey bilmiş olacağını sandı ve fakat bu arada beni unuttu, benin bilgisini nasıl elde edeceğini bilemedi; benin bilgisine güvenemedi, güvenmediğini bilmedi,bilemedi. Çünkü onun nazarında sen'in bilgisi objektiv, ben'in bilgisi subjektiv idi.
📖 Sayfa 11 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Cihanı hiçe satmaktır adı aşk
📖 Sayfa 7 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elindeki sükkeri (şekeri) ayruğa (başkalarına) sunup
Ağuyu (zehiri) kendi yutmaktır adı aşk
Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını âna tutmaktır adı aşk
Bu alem sanki oddan bir denizdir
Âna kendini atmaktır adı aşk
Ey yolcu! Marifet kendini yolda bulmak değil, yolda kendini bulabilmektir!
📖 Sayfa 130 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Dünya insana kendisini unutturur; insan kendisini fark ettiğinde ise dünyayı unutur.
📖 Sayfa 107 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

“Eve dönmeliyiz ama nasıl?”
📖 Sayfa 86 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Benim cevabım basit olacak: Kaybettiğimiz yere dönerek, yani yine eve dönmekle eve nasıl dönebileceğimizin cevabını da bulmuş olacağız.
Benim cevabım işte bu kadar basit: Sadece eve dönmekle, evimize yönelmekle işe başlamalıyız.
Elimizdeyken, kendisine sahipken reddettiğimiz, taleplerini geri çevirdiğimiz hayata, onu elimizden kaçırdığımızda mı kıymet verecektik?!
📖 Sayfa 104 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Netice itibariyle, hayat bize küsmüştü, bizim ona küstüğümüz günlere nisbet.
Asla ama asla mevziyi terk etmemeli. Çünkü mevzi terk edilirse mevzu da terk edilmiş olur, iyiden iyiye yersiz-yurtsuz kalınır.
📖 Sayfa 18 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Yeri yurdu olmayanlar seni görme imkanı bulunmayanlardır!
Ne garip değil mi, seni görselerdi beni de görmüş olacaklardı,..
Bir şey var ise vardır! (Var vardır)
📖 Sayfa 44 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bir şey yok ise yoktur! (Yok yoktur)
Bir şey var ise yok olamaz! (Var yok olamaz)
Bir şey yok ise var olamaz! (Yok var olamaz)
Bir şey ya vardır, ya yoktur!
Gençler imkanları olsa yapmak istediklerini yapabileceklerini zannedenler ve bu yüzden imkanı kendilerinde değil, başkalarında ararlar.
📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bulamayınca da kendilerini değil çevrelerini suçlarlar. İmkan yoktur, olsa, yapılması gereken hemen yapılacaktır.
Aşk değil mi adı, o halde dile gelmekten, dilde ikamet etmekten niçin kaçınsın, niçin yâresini dil-i yâra göstermekten utansın?
📖 Sayfa 6 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Öyle ya, aşk almadan vermenin, verdikçe yücelmenin, yaşamak için vermeyi ibadet bilmenin adı değil mi?
Ben seni dışarlarda ararken, sen hep benim kendi evimde idin.
📖 Sayfa 83 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
O halde eve dönmeli; ama nasıl?
Bir iş yapıldı mı bu iş muhakkak vatan için yapılmalı, millet için yapılmalı, dava için yapılmalı; kısaca, önce vatan kurtarılmalıdır.
📖 Sayfa 66 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bilhassa ilmi ve siyasi meseleler söz konusu olduğunda bu hep böyledir.
Gerçekten de karıştırılır hep yalnız olmak ile tek başına olmak. Oysa yalnız olmak başka, tek başına olmak daha başka.
📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Hakikatte hiç tek başına olmadık, olamadık. İstedik mi gerçekten tek başına olmayı, tek başına kalmayı, bilemiyorum.
Yalnızlıklarının farkında olmayanlar, tek başına olmayı yalnız olmak zannediyorlar; yolun başında şaştıkları için, yolun başında şaşkınlığa uğradıkları için böyle zannediyorlar. Keşke uğramakla kalsalardı, bilakis orada ikameti seçtiler. İşte bu yüzden zannetmeye devam ediyorlar.
Hasretin nedeni ayrılık, peki ya kendisi?
📖 Sayfa 69 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Hasret ayrılığı fark etmek demek, ayrı olduğunu hatırlamak, ayrılığı unut(a)mamak demek.
Hasret insana sadece kendisinden ayrı kaldıklarını, ayrı olduklarını değil, bizatihi ayrılığın kendisini fark ettirir. Çünkü ayrılık hasretle fark edilir.
“Kendi kendine konuşmak”, insanın başkasıyla konuşamaması demek olduğundan, insanoğlu başkasıyla, başkalarıyla konuşamadığında, konuşmak istemediğinde kendine döner ve kendisiyle konuşmaya başlar.
📖 Sayfa 47 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Evhamlı hastalara atfen kullanılan “kendini dinlemek” deyişine benzer bir biçimde, hep kendini dinler, hep kendi ile konuşur.
Kendinden kaçmak...
📖 Sayfa 57 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kendine kaçmak...
Varlık(lı)lar kimi zaman tek başına kalmayı başarıyorlar, başaramadıkları yalnızlık.
📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
İnşa ettikleri koca duvarlar onları büyük sürülerden koruyor, onlarsa içerilerde küçük sürüler oluşturuyorlar: tek kişilik sürüler.
-Nasılsınız?
📖 Sayfa 39 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
-Ne yapalım evladım, emaneti dolaştırıyoruz işte!
Gezmek değil gezdirmek... Dolaşmak değil, dolaştırmak... Fakat başkasını değil kendisini... Öyle bir kendi ki, öyle bir kendilik ki aslında kendi değil, kendinin değil, kendine ait değil... Evet kendi değil başkası... Bu mülkte kendisi adeta KİRACI... geçici ikamet almış bir YABANCI... yaban ellere düşmüş bir GARİP...
Hayat denilen kıskaç insanoğlunu şu veya bu şekilde bir yerinden yakalayıp çarkın içine dahil ediyor ve oda yaptıklarını ya niçin yaptığını bilmeden, hiç düşünmeden yapıyor, yapmak zaruretinde olduğuna inanıyor ya da bu işleri (!) kendisinden gayrı bir sebeple yaptığına inanmak istiyor.
📖 Sayfa 68 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Pek tabii ki bu durumda kendisinin dışında sebepler bulmak da hiç zorlanmıyor.

Nasıl ki ayrılık hasrete, hasret de yanmaya, ıstıraba yol açıyorsa, ıstırap da kişinin ayrı kaldıklarına kavuşma, onlara dokunma, onları tutma arzusu duymasına yol açar; kısaca aşk’a.
📖 Sayfa 69 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Asla ama asla mevziyi terk etmemeli.
📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Terk etmek unutmaktır, unutmak ise terk etmek! Terk edenler unutanlardır; sadece unutanlar mı, aynı zamanda unutulanlardır da.
Seni görmekten vazgeçenlerdir, senin karşısına çıkmaktan korkanlardır, sensiz kalmayı göze alamadıkları için senden olanlardır.
İlim bir noktaydı, çoğaldı. Âlimler mi, cahiller mi çoğalttı, orası bir bahs-i diğer...
📖 Sayfa 4 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Burada asıl önemli maksûd: ilim(bilgi), çoğulu ise ulûm(bilgiler). Önce ilimdi, sonra ulûm oldu.
Yalnızlık kişinin kendisiyle buluşması... kendisiyle tanışması... kendisini tanıması... Demem o ki yalnızlık kişinin sürülere karşı kendisini koruması, onlardan kaçması değil, bilakis sürülerin içine atılmışken, tam da sürülerin içinde iken kendini fark etmesi...
📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
1)Olan olmalıydı!
📖 Sayfa 34 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Niçin? Çünkü olanın olması gerekmeseydi olmazdı.
2)Olacak olan olur!
Ne olacaksa o olur; olacak olduğu için olur.
3)Olan olur!
Orta yaşlılar ise imkanların aslında olduğunu ve fakat kendilerinin yeterince akıllı ve uyanık davranıp bu imkanları bulamadıklarına, bulduklarında ise önemsemediklerine kendilerini inandırırlar.
📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Fazla aramak aradığımı bulmayı doğurmadı hiç. Tersine, aradığımın yerine bulduğumla yetinmek zorunda kaldım; arayışıma inat bulduğum, bulmak istediğimin hep uzağıydı.
📖 Sayfa 41 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Soluklan biraz dostum;
📖 Sayfa 56 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kendine kendinde yer açmaya çalış.
Özünü özle, özünü gürleştir.
Beni sen de aramayanlara, aradıkları halde bulamayanlara diyebileceğim ne olabilir ki!?!
📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Onlar bensizliğe alışmışlar bir kere... yersiz-yurtsuz kalmışlar... yerlerinden-yurtlarından olmuşlar... mevziyi terk eder terk etmez mevzusuz kalmışlar...
Modern insan kendisi dışında ne varsa onları düşünmek zorunda.
📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kendilik artık yasak bölgenin adı; yani üzerinde konuşulamayan.
Kişi kendinden uzak düştüğünü fark etmemeli, kendini hatırlamalı ve asla kendini özlememeli.
Fark etmek, hatırlamak ve özlemek, hepsi de yasak bölgenin ihlali anlamına geliyor modern dünyada.
Bil ki ey sevgili! Ben seni aklımdan hiç çıkarmadım; ben sadece aklımı çıkardım.
📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bu sözüm sana ey sevgili! Asla ama asla mevziyi terk etmemeli ve terk edenin terk ettiğinde terk ettiğince terk olunacağını hiç ama hiç akıldan çıkarmamalı.
“Kendinden kaçmak” ifadesinde sadece bir ayrılık, bir uzaklaşma, bir kopuş görmüyoruz, üstelik bir de bu kopuşun ne kadar şiddetli olduğunu (kaçış paniği) fark ediyoruz.
📖 Sayfa 59 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kezâ “Kendinden kaçmak” da öyle değil mi?
Kaçan kimden kime kaçıyor, kimden ayrılıp kime kavuşuyor?
Kaçan belli, ya kaçılan, kaçırılan?
Kur’an’da ilim sözcüğünün çoğulu bulunmaz...
📖 Sayfa 4 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Kur’an’a göre ilmin sadece artması makbuldür, çoğalması değil.
Burada kısaca artma ve çoğalma sözcüklerinin farklı anlam taşıdıklarına işaret etmeli, belki bir de maksudu açık kılmak için misal vermeli: Sözgelimi dikkatin artması başka, çoğalması başkadır.
Dikkatin arması, bir şey üzerindeki dikkatin (ihtimamın) artması demek... Dikkatin çoğalması ise dikkatin kendisiyle değil, kendisine yöneldiği şeylerle alakalı...
Karıştırılan yer de burası: ilkinde dikkatin miktarı artıyor, ikincisinde dikkat edilen şeylerin miktarı çoğalıyor.
-Hayat çok zor demek çok zor! deyiverdi.
📖 Sayfa 60 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Bir şey diyemedim. Haklıydı.
Yaşlılara gelince, onlar ne çevrelerinden ne de kendilerinden şikayet ederler; sadece olan olmuş deyip hallerine razı olurlar.
📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Cenab-ı Aşk kimin eseridir?
Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır.
Cenab-ı Aşk kaç sayfadır?
Cenab-ı Aşk, 142 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).
Cenab-ı Aşk'ın en ünlü sözü nedir?
“Düşünmeli değil mi, “Ne kadar tek başınasınız?” diye sorulmuyor da “Ne kadar yalnızsınız?” diye soruluyor. Acaba neden? Gustave Janouch, Franz Kafka’ya bir vesileyle şöyle sorar: “[Gerçekten de] o kadar yalnız mısınız?” Kafka başıyla tasdik eder. “Kaspar Hauser kadar mı?” Kafka güler: “Onunkinden de beter... Ben Franz Kafka kadar yalnızım!” Kimse başkası kadar yalnız olamaz, aksine herkes en nihayet kendisi kadar yalnızdır.”