CANLI

Cenab-ı Aşk Kitabından Alıntı Sözler — Dücane Cündioğlu

Cenab-ı Aşk - Dücane Cündioğlu kitap alıntıları ve sözleri

Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu'nun Din (İslam) alanında öne çıkan eseridir. Bu derlemede Cenab-ı Aşk'tan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.

Yazar:Dücane Cündioğlu
Yayınevi:Kapı Yayınları
Sayfa Sayısı:142
Dil:Türkçe
ISBN:9786054322060
Okuma Süresi:4 sa. 1 dk.
Türler:Din (İslam)

Cenab-ı Aşk'tan En Beğenilen Alıntılar

Düşünmeli değil mi, “Ne kadar tek başınasınız?” diye sorulmuyor da “Ne kadar yalnızsınız?” diye soruluyor. Acaba neden?

Gustave Janouch, Franz Kafka’ya bir vesileyle şöyle sorar: “[Gerçekten de] o kadar yalnız mısınız?”
Kafka başıyla tasdik eder.
“Kaspar Hauser kadar mı?”
Kafka güler:
“Onunkinden de beter... Ben Franz Kafka kadar yalnızım!”

Kimse başkası kadar yalnız olamaz, aksine herkes en nihayet kendisi kadar yalnızdır.

📖 Sayfa 53 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Istırap olmadan hiç aşk olur mu?

~

Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Başkaları ile konuşma isteğini yitirenlerin susması lazım geldiği düşünülür ki bu sanı da bir yönüyle haklılık payı vardır.

İsteksizlik susmayı göze almak demektir. Susulur da nitekim.

Fakat bu artık başkalarının (dışarının) duyamayacağı tonda yeni bir konuşmanın başlamasına yol açar.

📖 Sayfa 48 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Aramasak yine iyi, biz neyi aradığımızı bile bilmeden yaşıyoruz.

📖 Sayfa 63 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Bu tabir “herkes gibi olma” anlamına mı geliyor: yığınlara katılmak, sürü içinde sürü gibi yaşamak, kendini fark etmeden, kendince fark olunmadan ömür tüketmek ve sürünün içinde kendini kaybetmek, yok olmak?

📖 Sayfa 3 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Göz hep başkalarını görür. Göz bir tek kendini göremez.

Evet, kendi dışında var olanları görür ve fakat kendini göremez.

📖 Sayfa 54 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Dışı olmayanın, içi nasıl olsun?

📖 Sayfa 95 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Ayrılık ölümden betermiş.

Acaba niçin?

Ayrılmak terk etmek demek. Terk etmekse unutmak. Terk edilen şeyler unutulur, unutulan şeyler ise terk edilir.

Ölüm ise hatırlamadır; ölüm kavuşmadır; ayrılmak değil, birleşmektir. Vuslatın diğer aldı ölüm. Hatırlamak yani. Kendini hatırlamak, kendinle kalmak, kendini bulmak, kendinin olmaktır ölüm.

Yaşamak da bu yüzden beterdir ölüm.

📖 Sayfa 108 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Layık olmayanlar ölmeyi hak etmezler, çünkü O " aşk olsun" dedi ve aşk... oldu bir kere.. olunca öldü... "Olmak ölmektir; ölmek özgürleşmektir!" dedi.

📖 Sayfa 22 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Istırap olmadan hiç aşk olur mu?

Nâdan, ilim gibi aşkı da çoğalttı.

Aşk bir noktaydı, belki artar ama asla çoğalmazdı. Artık ilim yok, ilimler var, aşk yok, aşklar var.

“Aşk imiş her ne var alemde, ilim bir kıyl u kâl imiş ancak.” sözü, bu sur anlaşıldığında değersizleşir birdenbire. Salt karşılık kalktığı için değersizleşir.

O halde ilmi de, aşkı da çoğaltmak yerine artırmalı, vakit geçirmeden kişi kenidini kendi elleriyle toprağa vermeli!

Açıklama:
Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl u kâl imiş ancak. Fuzûlî. (Dünyada her şey aşktan ibaretmiş. İlim sadece bir dedikodu etmekmiş.)

📖 Sayfa 5 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

bir kafes bir kuş aramaya çıktı

📖 Sayfa 97 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Arayışıma inat bulduğum, bulmak istediğimin hep en uzağıydı....

Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Hatırlamayanlar hatırlanmaz, zikretmeyenler zikredilmez; hayatın (yaşamın değil, yaşamanın) kaidesi bu!

Dünyadan vazgeçmek biraz da yalnız kalmayı seçmek demek değil midir zaten?

📖 Sayfa 107 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Mülkiyet...

Dertlerin kaynağı: ıstırabın anası, kökeni... sebebi değil sadece bizzat kendisi... iktidarın göstergesi... sözümona beka’nın alameti...tutmanın, tutunmanın, kavramanın, kök salmanın, sizde dünyaya kazık çakmanın sahte tapusu...

📖 Sayfa 116 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Bir bak bakalım, nerede o elinde fener cadde cadde, sokak sokak dolaşan, “Neyi arıyorsun?” diye sorduklarında “Kendimi arıyorum” cevabını veren mecnunların?

Hadi söyle, “Hoşça bak zatına (kendine hürmetle/saygıyla bak) kim zübde-i alemsin (kainatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın) sen diyen diyebilen şairlerin nerede? (Şeyh Galip)

📖 Sayfa 12 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Düşünün bir kere, ölüm olmasaydı bu hayat ne de çekilmez olurdu!

📖 Sayfa 27 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Ölümün üstesinden gelmeyenin üstesinden gelir ölüm ️

Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

• "Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın..."

📖 Sayfa 42 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Önceleri insanlara niçin ilimle meşgul oldukları sorulduklarinda onlar, "kendim için" cevabını vermekte tereddüt etmezlerdi. Fakat zamanla nifak ve riya çoğaldı, cehalet arttı. Şimdi insanlara niçin ilimle meşgul oldukları soruluyor da onlar hiç utanmadan ya "Halka hizmet için..." yada "Allah rızası için..." Cevabını veriyorlar.

📖 Sayfa 67 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Mahrum olduklarımızdan bi-haber öylesine yaşayıp gidiyoruz.

Aramasak yine iyi; biz neyi aradığımızı bile bilmeden yaşıyoruz.

Kaybettiklerimizi bilmeden... sahip olduklarımızla avunarak... yaldızlı mamüllerin karşısında onlara ulaşamadığımız için kendi kendimiz öykünerek...

Sadece arıyoruz, neyi aradığımızı bilmeden; üstelik bulsak, bulduğumuzda aradığımızın kendisi olup olmadığını asla bilemeyeceğiniz şeylerin hakikatinden gafil bir halde arıyoruz.

📖 Sayfa 63 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Halbuki tek kelimeyle geçmiş için söylenmesi gereken şudur: Olan olmalıydı!

📖 Sayfa 34 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Kendini niçin özlemiyorsun?

Özlemiyorsun, zira sen hep senden gayrısıyla oyalanıyorsun.

📖 Sayfa 80 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Kafka’ya sorulur:
“Niçin üzülüyorsun ki? Hiçbir eksiğin yok!”
“Haklısın!” diye cevap verir, “Hiçbir eksiğim yok kendimden gayrı!”

Ne kadarda şaşırtıcı geliyor değil mi, kişinin bu kadar yalın bir biçimde kendi eksikliğinin farkına varması?!

📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Kafka 'ya sorulur:
"Niçin üzülüyorsun ki? Hiçbir eksiğin yok!" " Haklısın! " diye cevap verir, "Hiçbir eksiğim yok kendimden gayrı!"

📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Ölmek özgürleşmektir!
"Siz hiç öldünüz mü?"

📖 Sayfa 23 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Aşk ayrılığa kavuşmak, ayrılık içinde kalmak, ayrı yaşamak, ayrılıkla yaşamak demek... ayrı oldukça, ayrı kaldıkça ayrılığı sona erdirmeyi istemek demek... ayrılık biterse aşk da biter bu yüzden...

Oysa aşkın (var)olabilmesi için ayrılığın da olması gerekiyordu.

...Ayrılık olmasaydı bizler aşktan asla söz edemeyecektik.

📖 Sayfa 71 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Modern insan senin bilgisinin peşinden koştu, senin bilgisini, yani değişeni önemsedi hep... Seni bilirse ancak bir şey bilmiş olacağını sandı ve fakat bu arada beni unuttu, benin bilgisini nasıl elde edeceğini bilemedi; benin bilgisine güvenemedi, güvenmediğini bilmedi,bilemedi. Çünkü onun nazarında sen'in bilgisi objektiv, ben'in bilgisi subjektiv idi.

📖 Sayfa 11 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Cihanı hiçe satmaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elindeki sükkeri (şekeri) ayruğa (başkalarına) sunup
Ağuyu (zehiri) kendi yutmaktır adı aşk

Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını âna tutmaktır adı aşk
Bu alem sanki oddan bir denizdir
Âna kendini atmaktır adı aşk

📖 Sayfa 7 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Ey yolcu! Marifet kendini yolda bulmak değil, yolda kendini bulabilmektir!

📖 Sayfa 130 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Dünya insana kendisini unutturur; insan kendisini fark ettiğinde ise dünyayı unutur.

📖 Sayfa 107 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

“Eve dönmeliyiz ama nasıl?”

Benim cevabım basit olacak: Kaybettiğimiz yere dönerek, yani yine eve dönmekle eve nasıl dönebileceğimizin cevabını da bulmuş olacağız.

Benim cevabım işte bu kadar basit: Sadece eve dönmekle, evimize yönelmekle işe başlamalıyız.

📖 Sayfa 86 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Elimizdeyken, kendisine sahipken reddettiğimiz, taleplerini geri çevirdiğimiz hayata, onu elimizden kaçırdığımızda mı kıymet verecektik?!

Netice itibariyle, hayat bize küsmüştü, bizim ona küstüğümüz günlere nisbet.

📖 Sayfa 104 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Asla ama asla mevziyi terk etmemeli. Çünkü mevzi terk edilirse mevzu da terk edilmiş olur, iyiden iyiye yersiz-yurtsuz kalınır.

Yeri yurdu olmayanlar seni görme imkanı bulunmayanlardır!

Ne garip değil mi, seni görselerdi beni de görmüş olacaklardı,..

📖 Sayfa 18 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Bir şey var ise vardır! (Var vardır)

Bir şey yok ise yoktur! (Yok yoktur)

Bir şey var ise yok olamaz! (Var yok olamaz)

Bir şey yok ise var olamaz! (Yok var olamaz)

Bir şey ya vardır, ya yoktur!

📖 Sayfa 44 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Gençler imkanları olsa yapmak istediklerini yapabileceklerini zannedenler ve bu yüzden imkanı kendilerinde değil, başkalarında ararlar.

Bulamayınca da kendilerini değil çevrelerini suçlarlar. İmkan yoktur, olsa, yapılması gereken hemen yapılacaktır.

📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Aşk değil mi adı, o halde dile gelmekten, dilde ikamet etmekten niçin kaçınsın, niçin yâresini dil-i yâra göstermekten utansın?

Öyle ya, aşk almadan vermenin, verdikçe yücelmenin, yaşamak için vermeyi ibadet bilmenin adı değil mi?

📖 Sayfa 6 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Ben seni dışarlarda ararken, sen hep benim kendi evimde idin.

O halde eve dönmeli; ama nasıl?

📖 Sayfa 83 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Bir iş yapıldı mı bu iş muhakkak vatan için yapılmalı, millet için yapılmalı, dava için yapılmalı; kısaca, önce vatan kurtarılmalıdır.

Bilhassa ilmi ve siyasi meseleler söz konusu olduğunda bu hep böyledir.

📖 Sayfa 66 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Gerçekten de karıştırılır hep yalnız olmak ile tek başına olmak. Oysa yalnız olmak başka, tek başına olmak daha başka.

Hakikatte hiç tek başına olmadık, olamadık. İstedik mi gerçekten tek başına olmayı, tek başına kalmayı, bilemiyorum.

Yalnızlıklarının farkında olmayanlar, tek başına olmayı yalnız olmak zannediyorlar; yolun başında şaştıkları için, yolun başında şaşkınlığa uğradıkları için böyle zannediyorlar. Keşke uğramakla kalsalardı, bilakis orada ikameti seçtiler. İşte bu yüzden zannetmeye devam ediyorlar.

📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Hasretin nedeni ayrılık, peki ya kendisi?

Hasret ayrılığı fark etmek demek, ayrı olduğunu hatırlamak, ayrılığı unut(a)mamak demek.

Hasret insana sadece kendisinden ayrı kaldıklarını, ayrı olduklarını değil, bizatihi ayrılığın kendisini fark ettirir. Çünkü ayrılık hasretle fark edilir.

📖 Sayfa 69 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

“Kendi kendine konuşmak”, insanın başkasıyla konuşamaması demek olduğundan, insanoğlu başkasıyla, başkalarıyla konuşamadığında, konuşmak istemediğinde kendine döner ve kendisiyle konuşmaya başlar.

Evhamlı hastalara atfen kullanılan “kendini dinlemek” deyişine benzer bir biçimde, hep kendini dinler, hep kendi ile konuşur.

📖 Sayfa 47 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Kendinden kaçmak...

Kendine kaçmak...

📖 Sayfa 57 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Varlık(lı)lar kimi zaman tek başına kalmayı başarıyorlar, başaramadıkları yalnızlık.

İnşa ettikleri koca duvarlar onları büyük sürülerden koruyor, onlarsa içerilerde küçük sürüler oluşturuyorlar: tek kişilik sürüler.

📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

-Nasılsınız?
-Ne yapalım evladım, emaneti dolaştırıyoruz işte!

Gezmek değil gezdirmek... Dolaşmak değil, dolaştırmak... Fakat başkasını değil kendisini... Öyle bir kendi ki, öyle bir kendilik ki aslında kendi değil, kendinin değil, kendine ait değil... Evet kendi değil başkası... Bu mülkte kendisi adeta KİRACI... geçici ikamet almış bir YABANCI... yaban ellere düşmüş bir GARİP...

📖 Sayfa 39 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Hayat denilen kıskaç insanoğlunu şu veya bu şekilde bir yerinden yakalayıp çarkın içine dahil ediyor ve oda yaptıklarını ya niçin yaptığını bilmeden, hiç düşünmeden yapıyor, yapmak zaruretinde olduğuna inanıyor ya da bu işleri (!) kendisinden gayrı bir sebeple yaptığına inanmak istiyor.

Pek tabii ki bu durumda kendisinin dışında sebepler bulmak da hiç zorlanmıyor.

📖 Sayfa 68 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Nasıl ki ayrılık hasrete, hasret de yanmaya, ıstıraba yol açıyorsa, ıstırap da kişinin ayrı kaldıklarına kavuşma, onlara dokunma, onları tutma arzusu duymasına yol açar; kısaca aşk’a.

📖 Sayfa 69 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Asla ama asla mevziyi terk etmemeli.

Terk etmek unutmaktır, unutmak ise terk etmek! Terk edenler unutanlardır; sadece unutanlar mı, aynı zamanda unutulanlardır da.

Seni görmekten vazgeçenlerdir, senin karşısına çıkmaktan korkanlardır, sensiz kalmayı göze alamadıkları için senden olanlardır.

📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

İlim bir noktaydı, çoğaldı. Âlimler mi, cahiller mi çoğalttı, orası bir bahs-i diğer...

Burada asıl önemli maksûd: ilim(bilgi), çoğulu ise ulûm(bilgiler). Önce ilimdi, sonra ulûm oldu.

📖 Sayfa 4 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Yalnızlık kişinin kendisiyle buluşması... kendisiyle tanışması... kendisini tanıması... Demem o ki yalnızlık kişinin sürülere karşı kendisini koruması, onlardan kaçması değil, bilakis sürülerin içine atılmışken, tam da sürülerin içinde iken kendini fark etmesi...

📖 Sayfa 52 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

1)Olan olmalıydı!
Niçin? Çünkü olanın olması gerekmeseydi olmazdı.

2)Olacak olan olur!
Ne olacaksa o olur; olacak olduğu için olur.

3)Olan olur!

📖 Sayfa 34 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Orta yaşlılar ise imkanların aslında olduğunu ve fakat kendilerinin yeterince akıllı ve uyanık davranıp bu imkanları bulamadıklarına, bulduklarında ise önemsemediklerine kendilerini inandırırlar.

📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Fazla aramak aradığımı bulmayı doğurmadı hiç. Tersine, aradığımın yerine bulduğumla yetinmek zorunda kaldım; arayışıma inat bulduğum, bulmak istediğimin hep uzağıydı.

📖 Sayfa 41 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Soluklan biraz dostum;

Kendine kendinde yer açmaya çalış.

Özünü özle, özünü gürleştir.

📖 Sayfa 56 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Beni sen de aramayanlara, aradıkları halde bulamayanlara diyebileceğim ne olabilir ki!?!

Onlar bensizliğe alışmışlar bir kere... yersiz-yurtsuz kalmışlar... yerlerinden-yurtlarından olmuşlar... mevziyi terk eder terk etmez mevzusuz kalmışlar...

📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Modern insan kendisi dışında ne varsa onları düşünmek zorunda.

Kendilik artık yasak bölgenin adı; yani üzerinde konuşulamayan.

Kişi kendinden uzak düştüğünü fark etmemeli, kendini hatırlamalı ve asla kendini özlememeli.

Fark etmek, hatırlamak ve özlemek, hepsi de yasak bölgenin ihlali anlamına geliyor modern dünyada.

📖 Sayfa 55 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Bil ki ey sevgili! Ben seni aklımdan hiç çıkarmadım; ben sadece aklımı çıkardım.

Bu sözüm sana ey sevgili! Asla ama asla mevziyi terk etmemeli ve terk edenin terk ettiğinde terk ettiğince terk olunacağını hiç ama hiç akıldan çıkarmamalı.

📖 Sayfa 19 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

“Kendinden kaçmak” ifadesinde sadece bir ayrılık, bir uzaklaşma, bir kopuş görmüyoruz, üstelik bir de bu kopuşun ne kadar şiddetli olduğunu (kaçış paniği) fark ediyoruz.

Kezâ “Kendinden kaçmak” da öyle değil mi?

Kaçan kimden kime kaçıyor, kimden ayrılıp kime kavuşuyor?

Kaçan belli, ya kaçılan, kaçırılan?

📖 Sayfa 59 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Kur’an’da ilim sözcüğünün çoğulu bulunmaz...

Kur’an’a göre ilmin sadece artması makbuldür, çoğalması değil.

Burada kısaca artma ve çoğalma sözcüklerinin farklı anlam taşıdıklarına işaret etmeli, belki bir de maksudu açık kılmak için misal vermeli: Sözgelimi dikkatin artması başka, çoğalması başkadır.

Dikkatin arması, bir şey üzerindeki dikkatin (ihtimamın) artması demek... Dikkatin çoğalması ise dikkatin kendisiyle değil, kendisine yöneldiği şeylerle alakalı...

Karıştırılan yer de burası: ilkinde dikkatin miktarı artıyor, ikincisinde dikkat edilen şeylerin miktarı çoğalıyor.

📖 Sayfa 4 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

-Hayat çok zor demek çok zor! deyiverdi.

Bir şey diyemedim. Haklıydı.

📖 Sayfa 60 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Yaşlılara gelince, onlar ne çevrelerinden ne de kendilerinden şikayet ederler; sadece olan olmuş deyip hallerine razı olurlar.

📖 Sayfa 32 · Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Cenab-ı Aşk kimin eseridir?

Cenab-ı Aşk, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır.

Cenab-ı Aşk kaç sayfadır?

Cenab-ı Aşk, 142 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).

Cenab-ı Aşk'ın en ünlü sözü nedir?

“Düşünmeli değil mi, “Ne kadar tek başınasınız?” diye sorulmuyor da “Ne kadar yalnızsınız?” diye soruluyor. Acaba neden? Gustave Janouch, Franz Kafka’ya bir vesileyle şöyle sorar: “[Gerçekten de] o kadar yalnız mısınız?” Kafka başıyla tasdik eder. “Kaspar Hauser kadar mı?” Kafka güler: “Onunkinden de beter... Ben Franz Kafka kadar yalnızım!” Kimse başkası kadar yalnız olamaz, aksine herkes en nihayet kendisi kadar yalnızdır.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Cenab-ı Aşk — Dücane Cündioğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4