
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım) adlı eser, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır. Bu sayfada Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım)'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım)'dan En Beğenilen Alıntılar
Allah bizi kendisinden utanmak duygusuyla rızıklandırsın!
📖 Sayfa 87 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ey kardeşim, bilmelisin ki: Sır ilimlerinin güzellik değeri taşıdığını görüp onları kabul ederek inandığında, müjdeler olsun sana! Çünkü bu durumda -farkında olmasan bile- sır ilminde zorunlu bir keşfe sahipsin. Bundan başkası da olamaz. Çünkü gönül ancak doğruluğuna kesin olarak inandığı şeyle serinler. Akıl buraya giremez, çünkü akıl Masum (peygamber) bildirmediği sürece, sır ilmini algılayamaz. Masum bildirdiğinde ise akıllının gönlü serinler. Masum olmayan böyle bir bilgiyi getirdiğinde ise onun sözünden sadece zevk sahibi haz alabilir.
📖 Sayfa 79 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Allah bedenlerin yeniden yaratılacağını 'Sizi onlardan yarattık ve onlarda sizi yenileriz ve onlardan çıkartırız 'ayetiyle ortaya koymuştur. Çeşitli ayetlerde iman etmek, haşır-neşir, kaza, kader, cennet, cehennem, kabir, mîzân, havuz, sırat, hesab, amel defterleri gibi hususları ve inanılması gerekli her şeyi dile getirmiştir. Bir ayette şöyle buyurur: 'Biz kitapta hiçbir şeyi ihmal etmedik'.
📖 Sayfa 86 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Allah'ın sıfatlarında ve zatında yüce ve yücelten olduğunu bilenin yaptığı hamd ile O'na hamd ederim. Bu hamdin sahibi tecellilerinin dışında (Hakkın zatı üzerine) izzet perdesinin çekili ve O'nun zatını bilme kapısının kilitli olduğunu bilendir. (O bilir ki) Allah kuluna hitap ederse, O işiten-işitilen, emrettiği bir işi yaptırırsa itaat edilen-itaat ettiricidir. Bu hakikat beni hayrete düşürdüğünde yaratılmışlık özelliğiyle şöyle bir şiir terennüm ettim:
📖 Sayfa 16 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Rab Hak kul Hak!
Nasıl olabilir, mükellef kim o zaman?
'Kuldur' dersen, işte o: ölümlü!
'Rabdir' dersen, O nasıl sorumlu olabilir ki!
Münezzehtir, münezzeh! Uzaktan yakındır, otoritesi güçlüdür, ihsanı yaygın, lütfu boldur. O'nun dışındaki her şey cömertliğinden taşmıştır. O'nun ihsan ve adaleti kendisi için açar ve daraltır.
📖 Sayfa 92 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ålemi örneksiz yaratıp var ettiğinde onu en güzel ve mükemmel şekilde gerçekleştirdi. Mülkünde ortağı yoktur ve yönetiminde O'nunla beraber bir idareci yoktur.
Bölüm: İyiyi Hasta Etmek Ona Zulüm Değildir
📖 Sayfa 102 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Hiçbir şeyin gerçekte hükmünün dışına çıkmadığı kimse mülkünde icra ettiği şey nedeniyle haksızlık ve zulüm yapmakla nitelenemez.
Bölüm: İyilik ve Kötülük
Muhtar (seçen), en uygunu gözetmek zorunda değildir. Kuşkusuz bu durum sabit ve geçerlidir. Çirkin ve kötü, sadece şeriata ve gayeye göre sabittir. Bir insan 'iyilik ve kötülük, iyi ve kötünün zatından kaynaklanır diye iddia ederse o bilgisizin tekidir.
“Sen, özün gereği ikrama mazhar olduğunu ve nefsinin aslını bilmekten perdelisin.”
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Nefsinin aslını bilmekten perdelisin”:
Sen kendini bilen biri gibi davranırsın, ama aslında ne olduğunu, kim olduğunu tam bilemezsin.
Çünkü nefsin, kendini görmekle Hakk’ı görmenin arasına perde koyar.
Bölüm: Kudret
📖 Sayfa 99 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Doğulu âlim ayağa kalkmış ve şöyle demiştir: Bir şeyi bir şeyden oluşturmak meyil, onu hiçlikten oluşturmak ise ezelin güç yetirmesidir. Sana karşı koyamayan şey, kudretinin işlediği kimsedir ve bu süreklidir.
Arzun sahih olsaydı, sana çareler gösterilirdi.
📖 Sayfa 214 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Bilmelisin ki: Nefislerini yaratılış gayelerinden başka şeylerle
📖 Sayfa 79 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
meşgul eden sıradan insanlar değil de kurtuluşlarını isteyen müminlerin seçkinlerinin takip ettiği Allah'a giden yol, dört kısımdır: Dürtüler, çağrılar, ahlâk ve hakikatler. Onları söz konusu çağrılara, dürtülere, hakikatlere ve ahlâka sevk eden şeyler ise üzerlerine farz kılınmış üç haktır: Allah'ın hakkı nefislerinin hakkı ve yaratıkların hakkı.
'Bir şeye dayananın hükmüyle dayanılan şeyin hükmü aynı olsaydı, iş teselsüle gider ve var olmak geçerli olmazdı.'
📖 Sayfa 97 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
'Allah her şeyi bilgi olarak kuşatmış', 'her şeyi sayıca saymıştır. 'O, gizliyi ve açığı bilendir. 'Gözlerin hain bakışını ve gönüllerin sakladığını bilir. Her şeyi yaratmışken, nasıl olur da her şeyi bilmesin? 'Yaratan bilmez mi? O latif ve her şeyden haberdardır.
📖 Sayfa 90 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ahlâk üç türdür: Geçişli, geçişli olmayan ve ortak ahlâk.
📖 Sayfa 80 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Geçişli kısım ikiye ayrılır: Bir yarar ulaştırmak veya bir sıkıntıyı uzaklaştırmak için başkasına ulaşan ahlâk. Bu kısma misal olarak cezalandırmaya ve engellemeye gücü ve imkânı olduğu halde bağışlamak, hoş görmek, tahammül etmek vb. huyları verebiliriz. Geçişli olmayan ise verâ, züht, tevekkül gibi huylardır. Ortak ahlâka misal olarak yaratıkların sıkıntısına karşı sabretmek ve güleç olmayı verebiliriz.
Ruhları bedenlere eminler olarak indirmiş, ruhların indirildiği bu bedenleri yeryüzünde (ruhlar adına) halife yapmıştır.
📖 Sayfa 90 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Göklerde ve yeryüzünde bulunan 'her şeyi kendisinden bize amade kılmıştır. Dolayısıyla her bir zerre, O'ndan ve O'na doğru hareket eder.
O halde ruh zatını yaratandan haz alır.
📖 Sayfa 31 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi

Allah'ın konuşması dilsiz ve damaksız olduğu gibi işitmesi de kulaksız ve duyma kanalı olmaksızın, görmesi de göz bebeği ve kirpiksiz, irade etmesi kalp ve uzuvsuz, bilgisi de zorunluluk veya delili inceleme olmaksızın vardır. Allah'ın hayatı, unsurların karışımından meydana gelen kalbin teneffüs etmesine bağlı değildir. O'nun zatı, artma ve eksiklik kabul etmez.
📖 Sayfa 92 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Peki Hakkı hangi anlam ile nitelersin?
📖 Sayfa 30 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ki o ıpıssız karanlıklarda seni düzenledi.
Dedik ki: Doğru söyledin, tanıdın mı?
Benden başkasını, bütün âlemin yaratıcısından
Methettiğimde, ben ancak kendi nefsimi
Methederim. Benim nefsim, övgümün aynıdır.
Onun varlığını bildirmek istersen Benim yanımda olanları aşıklara böldüm
Kendi varlığımdan silindim; böylece onun varlığı
Ve onun zuhuru benim gizlenmeme bağlı oldu
Hak llah bize görünmeyecek kadar mütealdir
Yalnız başına; varlığım zahir ve ben baki iken.
Varlığı bir şeyin yok olmasına bağlı olan her şey, söz konusu şey yok oluncaya kadar var olamaz. Var olmuşsa o zaman varlığının bağlı olduğu şey yok olmuş ve (varlığı için) sebep gerçekleşmiştir. Bir şeyin öncelediği herhangi bir varlık, önceleyen şeyin aşağısındadır ve orada sınırlanmıştır. Sonsuza dek olsa bile bu nitelik kendisinden ayrılmaz. Böylece varlık, iki Lâm vasıtasıyla sabit olmuştur.
📖 Sayfa 97 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Bir inci gibi saklanan sırra bak! Parlak; karanlık derinlikler içinde
📖 Sayfa 30 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Hayal ettiğin her şey gerçek olmak zorundadır.
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ben Kur'an ve Fatiha suresiyim Ruhun ruhuyum, canlıların ruhu değil Kalbim bildiğimin katında yerleşmiş Onu müşahede eder; dilim ise sizin yanınızda
📖 Sayfa 33 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Göz ucunla bedenime doğru bakma Ruhunu şarkılarla beslemekten uzak dur
Zat'ın zat deryasına dal da
Gözlere açılmamış sırları gör
Ayrıca sırlar belirsizce gözükür Manaların ruhlarıyla gizlenmiş olarak
Yemin ederim ki: Bu kıtadan hangi misraı terennüm ettiysem onu bir ölü gibi dinliyordum. Hoşnut etmek istediğim bir hikmet, Yakub'un nefsinde yerine getirdiği bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktaydı bu halim.
Üçüncü ilim, sır ilimleridir. Sır ilmi, aklın gücünün üzerindeki ilimdir. Başka bir ifadeyle Ruhu'l-Kuds'ün sırr'a üflediği ilimdir ve peygamber ve veli o ilme tahsis edilmiştir.
📖 Sayfa 74 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Allah'ı, meleklerini, bütün yaratıklarını ve sizleri Allah'ın birliği konusunda kendime şahit tuttuğum gibi aynı şekilde Allah'ı, meleklerini, bütün yaratıklarını ve sizleri seçtiği, ayırdığı ve bütün yaratıkları içinden temyiz ettiği kişiye iman ettiğime de şahit tutuyorum. O Efendimiz Muhammed'dir (sav). Allah onu bütün insanlara 'müjdeleyen, korkutucu' ve 'izniyle Allah'a çağıran ve aydınlatıcı bir kandil olarak ' göndermiştir.
📖 Sayfa 93 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Nur benim dolunayım, ziya ise benim parlaklığımdır.
📖 Sayfa 32 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Tekrar Allah'a giden yolun şubelerine dönecek olursak deriz ki: Çağrılar beş tanedir: Bir sebebe bağlı ve nakru'l-hatır (ilk düşünce) diye isimlendirilen çağrı, irade, azim, himmet ve niyet. Bu çağrılara ait amiller ise üçtür: İstek, korku ve tazim. İstek ikidir: (Hakka) Komşu olmayı istemek, görmeyi istemek. Başka bir anlatımla, O'nun katında bulunanı istemek, O'nda bulunanı istemektir. Korku da iki türdür: Azaptan korkmak ve perdelenmekten korkmak. Tazim ise Hakkın senden ayrı olması ve senin O'nunla bir olmandır.
📖 Sayfa 80 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Böyle bir şey imkânsızdır; O'nun varlığı sahih olur
📖 Sayfa 31 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Ben varlığından habersiz ve fani olduğumda.
Bölüm: Kesp Allah'ın İrade Ettiği Şeydir
📖 Sayfa 101 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Kudretin şartı, bilgi ve irade imkân verdiğinde, var etmedir. Adet fikrini benimsemekten sakın! Ulûhiyetin eksikliğine sebep olan her şey, reddedilmiştir. Sonradan meydana gelmiş varlıkta Allah'ın irade etmediği bir şeyin olduğunu kabul eden herkes, bilgiden kovulmuş ve tevhit kapısı yüzüne kapatılmıştır. Bazen emir kast edilir ve emredilen şey amaçlanmaz. Bu doğrudur ve son derece açıktır.
Makamların bir kısmı züht, tövbe, verâ, mücahede, riyazet, kötü huylardan arınmak, iyi huylarla bezenmek gibi Hakka yaklaşmak yolunda kulun ölünceye kadar niteleneceği makamlardır. Cennette ise bunlar kendisinden düşer. Bir kısmı ise şartı ortadan kalktığı için kendisi de ortadan kalkan veya şartı geri döndüğü için kendisi de dönen şeylerdir. Bu kısma misal olarak sabır, şükür ve verâyı verebiliriz
📖 Sayfa 81 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Bölüm: Cisim Değildir
📖 Sayfa 98 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Sonra şöyle demiştir: Bileşimi kabul etse ayrışır, telifi kabul etseydi yok olur, benzerlik olsaydı, (bir şeye dayananın dayanılandan) üstünlük ortadan kalkardı.
Allah der ki; Ben eşyayı insan için yarattım, insanı da kendim için yarattım. O halde, kendim için yarattığım, kendisi için yaratılana kendisini adamasın.
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi

Huylar iki kısma ayrılır: Bir kısmı, yetkinliği insanın zâhirinde ve bâtınında bulunanlardır, misal olarak verâ (kuşkulu şeylerden sakınmak) ve tövbeyi verebiliriz. Diğer kısım ise yetkinliği insanın bâtınında bulunanlardır. Ardından zahir bâtına tabi olursa bunda bir mahzur yoktur. Bu kısma misal olarak züht ve tevekkülü verebiliriz. Bu yolda insanın bâtınında bulunmayıp sadece zâhirinde bulunan huy yoktur.
📖 Sayfa 81 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Nefislerinin hakkı onu kurtuluş ve saadetinin bulunduğu yoldan başka bir yola kesinlikle sevk etmemektir. Nefs kurtuluş ve mutluluğunun bulunduğu yola girmeye direnirse bunun sebebi bilgisizlik ve kötü doğadır. Çünkü inatçı nefisleri erdemli huyları kazanmaya taşıyan şey, din ve mertliktir. Bilgisizlik dinin zıddıdır, çünkü din ilimdir. Kötü tabiat da mertliğin zıddıdır.
📖 Sayfa 80 · Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım) kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım) kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım), 7200 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiyye (18 Cilt Takım)'ın en ünlü sözü nedir?
“Allah bizi kendisinden utanmak duygusuyla rızıklandırsın!”