
Bediüzzaman Said Nursî'un Hakikat Nurları adlı kitabı 1999'da yayımlanmış, 336 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Hakikat Nurları'dan En Beğenilen Alıntılar
Hem Risaleti'n-Nur, en evvel tercümanının nefsini iknâa çalışır, sonra başkalara bakar.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Hadîs-i Şerif'te vardır ki:
📖 Sayfa 155 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Bir adamın seninle imana gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır."
"Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur."
وَمَا تَشَٓاؤُنَ اِلَّا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ
📖 Sayfa 98 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
▪ [ Sırrınca, meşiet-i İlahiye asıldır ve kader hâkimdir.. ]
Meşiet-i İlahiye, meşiet-i insaniyeyi geri verir.
اِذَا جَٓاءَ الْقَدَرُ عُمِىَ الْبَصَرُ
hükmünü icra eder.
▪ [ Kader söylese; iktidar-ı beşer konuşmaz, ihtiyar-ı cüz'î susar.. ]
▪ "Allah dilemedikçe siz hiçbir şeyi dileyemezsiniz.." İnsan Sûresi,30.
▪ "Kader gelince göz kör olur.."
Beyhakî, Şuabü'l-Îman, 1:233. ⏳
"Dünya muhabbeti bütün hataların başıdır."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Elhamdülillah dedim; benim en küçük, ehemmiyetsiz, hafî arzu-yu kalbimi bilen birisi, elbette bana merhamet ediyor,
📖 Sayfa 140 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
beni himaye ediyor; öyle ise dünyanın minnetini beş paraya almam...
Bilirsiniz ki, eğer dalâlet cehâletten gelse izâlesi kolaydır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Fakat dalâlet, fenden ve ilimden gelse, izâlesi müşkildir.
Eski zamanda ikinci kısım, binde bir bulunuyordu. Bulunanlardan ancak binden biri irşad ile yola gelebilirdi.
Çünkü öyleler KENDİLERİNİ BEĞENİYORLAR; HEM BULAMIYORLAR, HEM KENDİLERİNİ BİLİR ZANNEDİYORLAR.
Hazret-i Yâkub'dan sorulmuş ki: "Ne için Mısır'dan gelen gömleğinin kokusunu işittin de, yakınında bulunan Kenan Kuyusu'ndaki Yûsuf'u görmedin?" Cevaben demiş ki:
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Bizim halimiz şimşekler gibidir; bazen görünür, bazen saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz."
Müfrit bir kısım ehl-i tasavvuf; ilhamı, vahiy gibi zanneder ve ilhamı, vahiy nev'inden telakki eder, vartaya düşer.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Mâdem istemek insâniyetin iktizâsıdır, Bâki-i Hakikî'nin yoluna sarfediniz. Çünkü Bâki'ye müteveccih olan şey, bekânın cilvesine mazhar olur.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
...herşeyde Cenâb-ı Hakk'a bir yol bulmaktır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Güya ehl-i İslâm'ın yaralarını tedâviye çalışan bir hekim idim. Halbuki en ziyâde hasta ben idim. Hasta evvelâ kendine bakmalı, sonra hastalara bakabilir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
دَرْ نَظَرِ هُوشِيَارْ هَرْ وَرَق۪ى دَفْتَرِيسْتْ اَزْ مَعْرِفَتِ كِرْدِگَارْ
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
(Uyanık olanın nazarında her yaprak, san'atkâr olan Allah'ın marifetini içeren bir defterdir.)
Sa'dî-i Şirazî'nin dediği gibi:
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
(دَرْ نَظَرِ هُوشِيَارْ هَرْ وَرَق۪ى دَفْتَرِيسْتْ اَزْ مَعْرِفَتِ كِرْدِگَارْ)
Uyanık olanın nazarında her yaprak, sanatkâr olan Allah'ın marifetini içeren bir defterdir.
Ey insan!
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Hayatın ağır tekâlifini omuzuna alıp zahmet çekme.
Hayatın fenâsını düşünüp, hüzne düşme.
Yalnız dünyevî, ehemmiyetsiz meyvelerini görüp dünyaya gelişinden pişmanlık gösterme.
Saadet-i dâreyn ve elemsiz lezzet ve vahşetsiz ünsiyet ve hakikî zevk ve ciddî saadet,
📖 Sayfa 81 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
İmân ve İslâmiyetin hakikatındadır...

Bir sineğe bir kap su, bir küçük denizdir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Îmânsız Cennet'e gidemez, fakat tasavvufsuz Cennet'e giden pek çoktur.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Ekmeksiz insan yaşayamaz, fakat meyvesiz yaşayabilir.
Tasavvuf meyvedir, hakâik-i İslâmiye gıdadır.
▪ Külfet ve meşakkatle ücret ölçülür.
📖 Sayfa 151 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Dâr-ül mükâfat değil.
Onun içindir ki, ehl-i hakikat keşf ü kerametteki ezvak ve envâra ehemmiyet vermiyorlar.
▪ Bazan kaçıyorlar, setrini istiyorlar..
وَ ف۪ى كُلِّ شَيْءٍ لَهُ اٰيَةٌ تَدُلُّ عَلٰى اَنَّهُ وَاحِدٌ 1
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
düsturunu, her şeye okutturuyor.
[Her bir şeyde, Onun bir olduğuna dalalet eden bir ayet vardır.]
Eski mübarek zâtların ekseri divanları ve ulemânın bir kısım risaleleri îmânın ve mârifetin neticelerinden ve meyvelerinden ve feyizlerinden bahsederler.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
'Onların zamanlarında îmânın esâsâtına ve köklerine hücum yoktu ve erkân-ı îmân sarsılmıyordu. Şimdi ise köklerine ve erkânına şiddetli ve cemaatli bir sûrette taarruz var.'
O divanlar ve risalelerin çoğu has mü'minlere ve ferdlere hitap ederler, bu zamanın dehşetli taarruzunu defedemiyorlar.
"Elhamdülillahi alâküllihal"
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Dünyanın bin sene mesudane hayatı, bir saat hayatına mukâbil gelmeyen Cennet hayatının ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat rü'yet-i cemâline mukâbil gelmeyen bir Cemîl-i Zülcelâl'in dâire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Îmân ise, hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır, hem girdiği âlemin ziyasıdır. Lâ ilahe illallah ise, o nuru açar bir anahtardır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Bu dünya, dârü'l-hikmettir, dârü'l-hizmettir; dârü'l-ücret ve mükâfât değil. Buradaki a'mâl ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve âhirettedir. Buradaki a'mâl, berzahta ve âhirette meyve verir. Mâdem hakikat budur, a'mâl-i uhreviyeye ait neticeleri dünyada istememek gerektir. Verilse de memnunâne değil, mahzunâne kabul etmek lâzımdır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme! Çünkü, Sultan-ı Kâinât birdir, her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir; her şey O'nun emriyle halledilir. O'nu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Bâki yoluna sarfolunan herşey,
📖 Sayfa 13 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
bir nevi bekaya mazhar olur..
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى كَاشِفِ طِلْسِمِ كَٓائِنَاتِكَ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْمَوْجُودَاتِ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ مَا دَامَ اْلاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Allah'ım! Kâinatın tılsımını bizlere açan Efendimize, ve al ve ashabına, yer ve gökler devam ettikçe, mevcudatın zerreleri adedince salât ve selâm et...
Evet rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes hatta enbiya dahî "nefsî, nefsî" dedikleri zaman, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm "ümmetî, ümmetî" diye re'fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman ehl-i keşfin tasdikiyle vâlidesi onun münâcâtından "ümmetî, ümmetî" işitmiş.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Senin şu fâni dünyana bedel,
📖 Sayfa 39 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
bâki bir Cennet seni bekler.
İbadet ettiğin ve tanıdığın Hâlık-ı Zülcelal'in va'dine iman ve itimad et..
Evet muhabbet, mahbubunda bahâneler aramaz ve kusurlarını görmek istemez. Ve kemâline delâlet eden zaîf emâreleri, kavî hüccetler hükmünde görür. Dâima mahbubuna taraftardır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî

...Onlar gösteriyorlar ki, ulûm-u îmâniye, hususan doğrudan doğruya ihtiyaca binâen ve yaralarına devâen Kur'ân-ı Hakîm'in esrarından mânevî ilâçlar alınsa ve tecrübe edilse; elbette o ulûm-u îmâniye ve o edviye-i ruhâniye, ihtiyacını hissedenlere ve ciddî ihlâs ile istîmâl edenlere yeter, kâfi gelir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Onları satan ve gösteren eczacı ve dellâl ne halde bulunursa bulunsun; âdi olsun, müflis olsun, zengin olsun, makam sahibi olsun, hizmetkâr olsun çok fark yoktur....
Şefkat hâlistir, mukabele istemiyor; safi ve ivazsızdır. (karşılıksız)
📖 Sayfa 7 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Halbuki aşk ücret ister ve mukabele taleb eder. Aşkın ağlamaları, bir nevi talebdir, bir ücret istemektir.
Düşmanla beraber sahrâ, bir fincan kadar dar; ahbapla beraber iğne deliği, bir meydan kadar geniştir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Nasılki mahlukattaki faaliyet bir iştiha, bir iştiyak, bir lezzetten geliyor.
📖 Sayfa 111 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Ve hattâ herbir faaliyette kat'iyyen lezzet vardır; belki herbir faaliyet, bir nevi lezzettir...
Risale-i Nur bu câmi' ve küllî ve yüksek marifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur'an aleyhine ve İslâmiyet ve insaniyet zararına ve adem âlemleri hesabına tahribatçı küllî cereyanlara karşı Kur'an ve iman namına mukabele ediyor, müdafaa ediyor.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Âhirzamanda beni görmeyen ve îmân getiren, daha ziyâde makbuldür."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Firakın (ayrılığın) bir saniyesi, bir sene kadar uzundur ve visâlin (kavuşmanın) bir senesi, bir saniye kadar kısadır."
📖 Sayfa 15 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Bu dünya dârü'l-hizmettir. Külfet ve meşakkatle ücret ölçülür. Dârü'l-mükafât değil.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Hadîs-i Şerif'te vardır ki: "Bir adam seninle îmâna gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır." "Bazen bir saat tefekkür, bir sene ibâdetten daha hayırlı olur."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
...İttiba-ı sünnettir, feraizi işlemek,
📖 Sayfa 86 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
kebairi terketmektir.
Ve bilhâssa namazı ta'dil-i erkân ile kılmak, namazın arkasındaki tesbihâtı yapmaktır.. ⏳
Mâlum olsun ki: Bizi ziyâret eden, ya hayat-ı dünyeviye cihetinde gelir; o kapı kapalıdır. Veya hayat-ı uhreviye cihetinde gelir. O cihette iki kapı var: Ya şahsımı mübarek ve makam sahibi zannedip gelir. O kapı dahi kapalıdır. Çünkü ben kendimi beğenmiyorum, beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakk'a çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Şefkat hâlistir, mukabele istemiyor; safi ve ivazsızdır. (Karşılıksızdır.)
📖 Sayfa 8 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Hattâ en âdi mertebede olan hayvanatın yavrularına karşı fedakârane ivazsız şefkatleri buna delildir. Halbuki aşk ücret ister ve mukabele taleb eder.
Âşkın ağlamaları, bir nevi talebdir, bir ücret istemektir...
Kardeşim ben
📖 Sayfa 5 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
İsimlerini öyle bir nur-u a'zam görüyorum ki, bütün kâinatı ihata eder ve her ruhun bütün hacat-ı ebediyesini tatmin edecek ve hadsiz düşmanlarından emin edecek, nurlu ve kuvvetli görünüyorlar.
Bu iki nur-u a'zam olan isimlere yetişmek için en mühim bulduğum vesile; fakr ile şükr, acz ile şefkattir. Yani: Ubudiyet ve iftikardır..
"Bir adam seninle îmâna gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Bazen bir saat tefekkür, bir sene ibâdetten daha hayırlı olur."
İnsan çendan fânidir. Fakat beka için halkedilmiş ve bâki bir zâtın âyinesi olarak yaratılmış ve bâki meyveleri verecek işleri görmekle tavzif edilmiş ve bâki bir zâtın, bâki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olacak bir suret verilmiştir. Öyle ise böyle bir insanın hakikî vazifesi ve saadeti: Bütün cihazatı ve bütün istidadatıyla o Bâki-i Sermedî'nin daire-i marziyatında esmasına yapışıp, ebed yolunda o Bâki'ye müteveccih olup gitmektedir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî

"Kader gelince göz kör olur."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Beyhakî, Şuabü'l-Îman, 1:233; Ayrıca bk. Müsned, 5:234; el-Heysemî, Mecmu'z-Zevâîd, 10:146; İbni Hacer, el-Metâlibü'l-Âliye, 3:234; el-Hâkim, Müstedrek, 2:405, 406.
"Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Ey insan! Sen kendini, kendine mâlik sayma. Çünki sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp, levazımatını yerine getiremezsin. Öyle ise beyhude ızdıraba düşüp azab çekme, mülk başkasınındır. O Mâlik, hem Kadîr'dir, hem Rahîm'dir; kudretine istinad et, rahmetini ittiham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safayı bul.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
▪ İnsanın akıl, ruh, sır, nefis gibi pek çok vazifedar letaifi ve hâsseleri vardır. İnsan-ı kâmil odur ki: Bütün o letaifi; kendilerine mahsus ayrı ayrı tarîk-ı ubudiyette, hakikat canibine sevketmek ile sahabe gibi geniş bir dairede, zengin bir surette,
📖 Sayfa 147 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
▪ Kalb bir kumandan gibi, letaif askerleriyle kahramanane maksada yürüsün. Yoksa kalb, yalnız kendini kurtarmak için askerini bırakıp tek başıyla gitmek, medar-ı iftihar değil, belki netice-i ızdırardır..
"...muhabbet gözü, kusuru görmez."
📖 Sayfa 59 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Nasıl ki Mesnevî-i Şerîf, şems-i Kur'ân'dan tezâhür eden yedi hakikatten bir hakikatın âyinesi olmuş, kudsî bir şeref almış; Mevlevîlerden başka daha çok ehl-i kalbin lâyemut bir mürşidi olmuş.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Evet bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nimet ve safi lezzet elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. Onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama manen ve maddeten mübtela olur.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
يَا بَاقٖٓى اَنْتَ الْبَاقٖى
📖 Sayfa 11 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Bâki-i Hakikî yalnız sensin.
Masivâ fânidir. Fâni olan elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz.."
Bu dünya, dâr-ül hikmettir, dâr-ül hizmettir; dâr-ül ücret ve mükâfat değil. Buradaki a'mal ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve âhirettedir. Buradaki a'mal, berzahta ve âhirette meyve verir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
▪ Allâh için işleyiniz,
📖 Sayfa 17 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
▪ Allâh için görüşünüz,
▪ Allâh için çalışınız.
▪ "Lillah, livechillah, lieclillah" rızası dairesinde hareket ediniz.
▪ O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer... ⏳
Velâyet yolları içinde en güzeli, en müstakîmi, en parlağı, en zengini; Sünnet-i Seniyye'ye ittibâdır.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Âlem-i bekada bir tek meyve, fâni dünyanın bin bahçesine müreccahtır. Onun için, o mübarek meyveleri burada yememeli.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
"Bâki-i Hakikî yalnız sensin. Masiva fânidir. Fâni olan elbette bâki bir muhabbete ve ezelî ve ebedî bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz." manasını ifade ediyor. "Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰdemekle bırakıyorum. Yalnız sen bâkisin ve senin ibkan ile mevcudat beka bulabildiğini bilip itikad ederim. Öyle ise senin muhabbetinle onlar sevilir. Yoksa alâka-i kalbe lâyık değiller."
📖 Sayfa 11 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Şu perişan dünyada, âvâre nev'-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta; sahibsiz, hâmîsiz bir surette; âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder.
📖 Sayfa 30 · Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Eğer dalalet cehaletten gelse izalesi kolaydır. Fakat dalalet, fenden ve ilimden gelse, izalesi müşkildir.
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Hakikat Nurları kimin eseridir?
Hakikat Nurları, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1999'da yayımlanmıştır.
Hakikat Nurları kaç sayfadır?
Hakikat Nurları, 336 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).
Hakikat Nurları'nın en ünlü sözü nedir?
“Hem Risaleti'n-Nur, en evvel tercümanının nefsini iknâa çalışır, sonra başkalara bakar.”