
Osman Nuri Topbaş'ın 2017'de yayımlanan Hoş Sedâlar adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Yüzakı Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Hoş Sedâlar'dan En Beğenilen Alıntılar
"... Dinini kimden öğrendiğine iyi dikkat et! Dînî ilimleri ve hükümleri, istikamet ehli âlimlerden al, istikametini bozanlardan alma!"
📖 Sayfa 306 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Derdimiz neslimiz olmalıdır.
📖 Sayfa 90 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Hazret-i İbrahim'in duâsı bu nesil derdini ne güzel ifade eder:
“Ya Rabbi, beni ve neslimi namaz kılanlardan eyle!.."
(İbrahim, 40)
Zira namaz ferdi ibadetlerin zirvesidir.
Namaz; düzgün ve huşûlu ise, bütün ibadetler düzgün olur, kulu fahşadan ve münkerden, yani kötülüklerden de korur.
Neslimize mânevî ve bâtınî mîrâsı kazandırabilmek için de, Kur'ân tahsiline ehemmiyet vermemiz zarûrîdir.
“Allah’ım ömrümün en hayırlısını ömrümün sonu, amelimin en hayırlısını amelimin sonu, günlerimin en hayırlısı sana ulaşacağım gün olsun “ Hz. Ebu Bekir
📖 Sayfa 334 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Şeyh Edebali, damadı Osman Gaziye:
📖 Sayfa 206 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın...”
Demek ki tarihimizi iyi ve doğru şekilde bilmek, istikbâlin inşâsında ilk ve vazgeçilmez adımdır. Çünkü bir millet, gerçek tarihini ve maddi-mânevi rehberlerini tanıyıp bunları yerli yerince takdir ettiği müddetçe ileri millet, büyük millet demektir. Yetişen yeni nesiller; kendi tarihlerini, başkalarının tarihlerinden daha iyi bilir ve geçmişten gerekli ibretleri alırsa, istikbalden endişe edilmez.
Fatih Sultan Mehmed'den sonra oğlu II. Bayezid padişah oldu.
📖 Sayfa 207 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Meşhur İtalyan mimar ve ressam Leonardo da Vinci, II. Bâyezîde bir mektup yazdı ve İstanbul'daki cami ve diğer eserlerin plân ve projelerini bizzat yapmayı teklif etti. Bu mektup kubbealtı vezirleri arasında sevinç uyandırmıştı.
Derin ve ince bir tasavvufî duyuş ve hissiyâta sahip olan II. Bâyezid Han ise, bu teklifi reddederek şöyle dedi:
"-Şayet bunu kabul edersek, ülkemizde üslûp ve ruh itibarıyla kilise mimarisinin mukallidi bir mimarî hâkim olur, kendi İslâmî mimarîmiz inkişaf edemez ve şahsiyet kazanamaz!.."
Fatih Sultan Mehmed Han,
📖 Sayfa 232 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
bir vakfiyesinde şöyle demekteydi:
" İnşâ ettirdiğim imârethânemde İstanbul fukarâsı yemek yiyeler! İstanbul fethinin şehid ailelerine ve yetimlerine ise; kapalı kaplarda, hava karardıktan sonra, komşuların dikkatini celb etmeden, onların izzet ve haysiyetleri korunarak yemek ikrâm edile!.."
Kulu Cenâb-ı Hak'tan uzaklaştıran üç engel:
📖 Sayfa 286 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
a. Kibir, (Hiçliği idrak edememek)
b. Cimrilik ve israf, (Mal imtihanından geçememek)
c. Hamakat, dünyanın putperesti olmak. (Esas hayatın âhiret olduğunu idrakten mahrumiyet)
Ecdâdımız, akıl hastalarına «muhterem acizler» diye hitâb etmiştir.
📖 Sayfa 220 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Onların insanlık haysiyetini korumak için «muhterem»; Yaratandan ötürü yaratılanlara şefkatleri sebebiyle de «âciz» ifadesini kullanmışlardır.
Buna mukabil o dönemin hıristiyan batı dünyası, psikiyatrik hastaları; «Bunların içine cin girmiş!» deyip ateşe atıyordu.
İşte iki medeniyet arasındaki insanlık ve nezaket farkı!..
Hazret-i Ali -radıyallahu anh- buyurur:
📖 Sayfa 345 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
...
"Kendini beğenme, yüzüne karşı seni övenlere itibar etme! Yaptığın işleri insanların başına kakma, yaptığın işleri büyütme, onlara verdiğin sözden dönme! Başa kakmak iyiliği bitirir, mübalağa hakikati söndürür, sözünde durmamak ise Halık'ın da halkın da nefretini celbeder."
Osmanlı toplumu nezaketin ve zarafetin imbikten geçmiş zirve tezahürlerinin yaşandığı bir cemiyet hâline gelmişti.
📖 Sayfa 221 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Bir evde hasta varsa, pencerenin pervazına kırmızı bir çiçek konulması kâfiydi.
Yoldan geçen satıcılar, bunu görünce yüksek ses çıkarmadan geçer, hatta mahalle çocukları oyunlarını başka mahallelerde oynarlardı.
Başka bir toplumda eşine rastlanamayacak bir zarâfet tablosu!..
Beylerbeyi'ndeki Hamîd-i Evvel Camii'nin bânîsi olan Birinci Abdülhamid Han, Özi Kalesinin düşman eline geçmesi üzerine, büyük bir teessür ile;
📖 Sayfa 217 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“(Eyvah!) Asker evlatlarım ve masum ahâlim parçalandı!" diyerek ümmet-i Muhammed'in ızdırabını sînesinde duydu.
Bu acıyla felç geçirdi ve kısa süre sonra vefât etti.
Sultan, merhamet ve mesûliyet ızdırabını kalbinde öylesine şiddetli bir şekilde hissetti ki bu elem ve teessüf vefâtına sebebiyet verdi.
...
📖 Sayfa 22 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Dünyada hak seslere, hoş sedâlara kulak vermeyenler ise, âhirette hoş sedâlar duyamayacaklar... Çünkü hep sert, abus, ağır ve vahim sedâlara muhatap olacaklar!.. Hattâ hiç muhatap alınmayacaklar!..
Cenâb-ı Hak gönül sağırlığından muhafaza buyursun.
Hak dostları, dâimâ gönül hoşnutluğu içinde bulunur ve Cenâb-ı Hakka hamd ederler. Azamet-i ilâhiyyeyi tefekkür hâlinde olurlar.
📖 Sayfa 290 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Fâtiha Sûresini yaşarlar... Hamd ile, rahmet insanı olarak, yalnız Allâha kulluk edip, yalnız O'ndan yardım isteyerek, sırât-ı müstakim üzere, Allah Rasûlü ile beraber, fâsıklardan uzak yaşarlar.
Filozoflar aklın putperesti olmuşlardır.
📖 Sayfa 34 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Kelâmcılar da aklı vahyin içinde kullanmaya çalışmışlardır.
Bir noktaya kadar mesafe almışlar, daha ötesine gidememişlerdir.
Sûfiler ise, aklı aşmış, teslimiyete sarılarak hikmete mazhar olmuşlar ve huzura ermişlerdir.
Zira aklın çözemediği hadiseler ancak hikmetle çözülür. Hikmet, aklın acziyetini telafi eder.
Hadis-i kudside buyurulur:
📖 Sayfa 282 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Her kim Ben'im velî bir kuluma düşmanlık ederse, Ben ona karşı harp îlân ederim. Kulum, kendisine emrettiğim farzlardan daha sevimli herhangi bir şeyle Bana yakınlık sağlayamaz.
Kulum Bana (farzlara ilâveten işlediği) nâfile ibadetlerle de devamlı yaklaşır; nihayet Ben onu severim. Kulumu sevince de Ben (âdetâ) onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, mutlaka veririm, Bana sığınırsa, onu korurum." (Buhâri, Rikāk, 38)
.jpeg)
... İnsan kendine ve kâinâta aşk ve muhabbet dolu gözle nazar ederse, ilâhî heybet ve hârikaların hayreti içinde kalmaması imkânsızdır.
📖 Sayfa 27 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Necip Fazıl, gaflet ehline şöyle seslenir:
Yön yön sarılmışım ne yana baksam,
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya soran olmaz mı?
Bir mü'min, hiçbir kardeşine asla üstünlük taslayamaz.
📖 Sayfa 275 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Çünkü;
Allah katında üstünlük ölçüsü, ancak takvâdır ve takva da ancak kalplerde yüce Mevlânın bir sırrıdır. Kaldı ki, insanın ne hâl üzere öleceği, yani son nefesi, Cenâb-ı Hakk'ın vahyettiği peygamberlerin ve onların bildirdiklerinin dışında herkes için bir meçhuldür.
Muhterem babam Musa Efendi Hazretleri, kendilerinden yardım isteyenleri;
📖 Sayfa 235 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“-Allah versin, Allah versin!” diyerek başından savanlara çok üzülür ve şöyle derdi:
“-Acaba; bize kim veriyor?
Allah bize niçin veriyor? Sırf kendimiz için mi?
Düşünmeliyiz:
Bizler de Rabbimizden devamlı istiyoruz, sonra yine istiyoruz! Servet Allâhındır. Kul, bir emânetçi olduğunu unutmayacak. Zira mülk, yalnız Allâh'ındır. Fânî hayatın bir imtihan malzemesidir. Şu unutulmamalıdır ki, muhtaçlar dâimâ imkânı olanlara zimmetlidir."
Hikmet ehli demiştir ki:
📖 Sayfa 83 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Kazancının; helâl mi haram mı, nereden geldiğini görmek isteyen, onun nereye gittiğine baksın.”
Bugün cenazelerde;
📖 Sayfa 56 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Hakkımızı helal ediyor musunuz?" diye sorulmakta, insanlar;
"Helal olsun!" demektedirler. Ancak bu tatbikat, adet yerini bulsun kabilinden yapılmakla da; ödenmemiş borçlar, sahibine teslim edilmeyen haklar yerine gelmiş olmaz.
Bu sebeple, vefat eden kişinin yakınlarıma, ölenin borçlarını ödemelerinin, üzerindeki hakları yerine getirmelerinin çok mühim olduğunu ifade etmek îcâb eder.
“Kur'ân-ı Kerîm'in âyetlerini ve Hazret-i Peygamber'in hadis-i şeriflerini okumadan evvel kendini düzelt. Gül bahçelerindeki güzel kokuları duymuyorsan, kusuru bahçede değil, gönlünde ve burnunda ara..."
📖 Sayfa 136 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Kur'ân-ı Kerîm'in mânâsını; ancak hevâ ve hevesini ateşe verip kül etmiş (yani nefsini ve benliğini yok etmiş), böylece Kur'ânın önünde eriyip kurban olmuş ve rûhu Kur'ân kesilmiş kimseler anlar..."
Hiç unutmamalı ki: Azamet-i İlâhiyye karşısında; insan da hiçtir, kâinat da hiçtir. Cennetin küçücük bir nimeti mukabilinde, bu dünyanın bütün âlâyişi de bir hiçtir. Cehennemdeki azâbın bir ânına mukabil, dünyada çekilebilecek bütün meşakkat ve çileler de bir hiçtir.
📖 Sayfa 272 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır: " Kim benim sünnetimi yaşatırsa beni sevmiş olur, kim de beni severse cennette benimle birlikte olur." (Tirmizî, ilim, 16)
📖 Sayfa 188 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Nefsine mağlup olanların aklı «akl-ı maâştır. Yani ancak dünyevî menfaatlerini düşünebilen bir akıldır.
📖 Sayfa 69 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Mânevî terbiye ile olgunlaşarak nefsânî takıntıları aşabilenlerin aklı ise «akl-ı maâd»dır.
Yani esas hayatın âhiret hayatı olduğunun şuur ve idrâkine ermiş gerçek bir akıldır. Nitekim hadis-i şerîfte gerçek akıl sahipleri şöyle tarif edilir:
"Akıllı, nefsine hâkim olup onu hesaba çekerek ölümden sonrası için çalışan; ahmak ise nefsini hevâsına tâbî kıldığı hâlde Allah'tan (hayır) umandır." (Tirmizî, Kıyamet, 25/2459)
“Çok âlim vardır ki, irfandan nasibi yoktur. İlim hafızıdır da, Allâh'ın habibi olamamıştır."
📖 Sayfa 351 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
İnsan; maddi varlığı azalınca üzülür, çoğalınca sevinir.
📖 Sayfa 149 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Fakat mârifetullah ve tezkiye-i nefs neticesinde duygular değişince; kalbin mihveri, dünyanın fani menfaatleri olmaktan çıkar. Böyle bir kalp; ancak Allah rızasına kavuşmakla sevinir.
“Yön yön sarılmışım ne yana baksam,
📖 Sayfa 27 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkär ressam;
Geçip de aynaya soran olmaz mı?”
Bugün birtakım câhillerin, -hâșâ- Allahı sorgularcasına; "Allah beni yaratırken, bana mı sordu?" gibi ahmakça hezeyanlar savurduklarını duyuyoruz. Cenâb-ı Hak;
📖 Sayfa 272 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
"Sen bir hiçtin, seni Ben yarattım." buyuruyor.
Bir hiç, sonsuz kudret karşısında ne ifade eder?
Sonra hiç kusursuz olan yüce irade ve hükmün, tamamen kusurlu olan bir hiçe bir şey sorması ne kadar mantıklı? Hem, bomboş hiçe ne sorulur?
Tarihin tespitine göre;
📖 Sayfa 210 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Dünyada 600 küsur sene kesintisiz devam etmiş Osmanlı'dan başka hiçbir devlet yoktur.
Roma Devleti, uzun ömür sürmüş gibi görünse de aslında birçok kesintiye uğramıştır. Dâimî değildir. Bu sahada Osmanlı'yla boy ölçüşebilecek devlet yoktur.
Osmanlı'ya nasip olan bu ihtişamlı uzun ömür bereketi, mânevî bakımdan İslâma olan riâyet ve hassasiyetinin neticesidir. Allâh'a hakkıyla kulluk neticesinde Allâh'ın yardımının gelmesiyledir.
Şefkat ve merhamet ummânı Efendimiz, -sallallâhu aleyhi vesellem- son nefeslerinde dahi mübarek sesleri kısılıncaya kadar şu iki talimatı vermeye devam etmişlerdir:
📖 Sayfa 55 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
1. (Kulun Rabbiyle mülakātı olan) namaz hususunda Allah'tan korkun.
2. Emriniz altındaki insanlar hakkında Allah'tan korkun.

“İnsan kendisine bir buket çiçek verene teşekkür eder. Fakat ne gafildir ki, o çiçeği yaratana (ALLAHﷻ) teşekkür etmeyi unutur! Hälbuki esas teşekkür edilecek, onu yaratandır.
📖 Sayfa 37 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
ALLAH o çiçeği yaratmasa, o kişi, o çiçeği sana getirebilecek miydi? ALLAH’tan başka yaratan var mı? Yok!
Zira; Dünyada halk ve bekä sıfatının bir tecellisi yoktur! O hälde; Her häl ve nimette evvelä; Şükür O’na! Sonsuz hamd O’na!..
Anne sütünde; insanın beslenmesi açısından temel unsur olan protein, lâktoz, şeker, yağ, fosfor ve vitaminlerin tamamı, bebeğin bünyesine uygun gelecek şekilde çok âhenkli bir nisbet ve ölçüde mevcuttur. Bunlar ilâhî olarak tanzim edilmiştir.
📖 Sayfa 134 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Tefekkür edelim;
Bir anne evlâdına verdiği sütün içindeki bu hassas ölçüleri bilmez. Çocuğunun neye ihtiyacı olduğunu da bilmez. Bilse de vücudunda îmal etme kudreti yoktur. O sadece evlâdı doğar doğmaz vücudunda Allahın halk ettiği rahmet ve berekete şahitlik eder.
Bu kâinat, ilâhî kudret ve azamet manzûmesidir. Bu tabii ki, düşünen kalpler içindir!..
“ İman nedir? diye aklıma sordum.
📖 Sayfa 11 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Aklım da kalbimin kulağına eğilip;
İman edepten ibarettir… diye fısıldadı. O hälde edebi olmayan kimse, ALLAH’ın lutfundan mahrum kalır.
İnsan ile diğer mahlukat arasındaki fark, edep ve hayädır.”
“Cenäb-ı Hakk’ı tanımak, ancak Kur’än’ı Kerim’deki äyetleri ve cihanı süslediği ilähi azamet tecellilerini kalben okumak ile mümkündür. Bu okuyuş, ancak vahiyle terbiye edilmiş bir aklın tefekkürüyle; menfi häl ve hasletlerden temizlenmiş selim bir kalbin hissiyätıyla häsıl olabilir. Böyle bir tefekkür, imänın anahtarıdır.”
📖 Sayfa 25 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Bir merhaleden güneşle deryä görünür.
📖 Sayfa 5 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Bir merhaleden her iki dünyä görünür.
Son merhale bir fasl-ı hazandır ki sürer;
Geçmiş-gelecek cümlesi rü’yä görünür.”
Esas hüner: Seraplara aldanmamak!..
Kur'ân-ı Hakîmde ise Cenâb-ı Hak yemin buyurdu: Hayır! Yıldızların yerine yemin ederim ki, bilirseniz bu, gerçekten büyük bir yemindir. (El-vakıa 75-76) "yıldızın yeri" olarak tercüme edilen ifade "mevki" dir ki, düşülen yer manasına da gelir. Günümüzdeki bilim insanları ise "yıldızın mevkileri"nden maksadın, onların doğdukları beyaz delikler ve ölüp kayboldukları kara delikler olduğunu ifade ederler. İnsanlık ancak teleskopun icadından uzun bir süre sonra 19 ve 20. asırlarda fezâya dair mâlûmatını bir miktar vuzuha kavuşturabilmiştir.
Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Her şeyin fâni olduğu bu alemde, şu gök kubbenin altında geriye kalan sadece hoş bir sedâdır!
📖 Sayfa 354 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Kur’än, muräd-ı ilähiye ifade eder. Bu bakımdan, onun her harfinde bin bir mucize ve hikmet gizlidir. Kur’än-ı Kerim’in ihtivä ettiği mänäları belirtmek için yapılan tefsirler ve tercümeler; ancak sonsuz bir okyanustan terzi yüksüğü ile su almak kabilindendir.”
📖 Sayfa 9 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Anne-babaların evlätlarına bırakacakları en güzel miras, İsläm’ın karakter ve şahsiyet mirasıdır. Zira evläda bırakılan maddi miras; ne olursa olsun, nihayetinde bu dünyada kalmaya mahkumdur. Ayrıca bu maddi mirasın hayırda mı şerde mi kullanılacağı da meçhuldür. Läkin mänevi miras, sahibini hiçbir zaman yalnız bırakmaz ve onu ebedi bir saädete ulaştırır.”
📖 Sayfa 8 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Mühim olan, salih ameller ve hayır-hasenât ile gök kubbede hoş bir sedâ bırakarak ömür defterini kapatabilmektir. Hakkın divanına bu hâlet-i rûhiye ile; böylesine müsterih bir vicdan, selim bir kalp ve yüz akıyla varabilmek, en büyük saâdettir.
📖 Sayfa 354 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Biz her şeyiyle mükemmel bir medeniyete sahibiz. Hälä dünya mimarlarını hayran bırakan mimarisiyle büyük bir medeniyet… Sanatıyla büyük bir medeniyet… İdare kudreti ve şefkatiyle büyük bir medeniyet… Fakat hässaten yetişdirdiği; içli, hisli, duygulu, ahläklı, huzur dolu insanıyla büyük bir medeniyet… Toplumu bir ağ gibi ören şefkat ve merhamet menbai vakıflarıyla büyük bir medeniyet…
📖 Sayfa 10 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
İşte tarihimiz!… İşte gerçek medeniyet!…
Zira her medeniyet, kendi insan tipini, inşä eder.”
“Gafiläne bir hayat; çocuklukta oyun, gençlikte şehvet, erginlikte gaflet, ihtiyarlıkta elden gidenlere hasret ve nedämetten ibarettir.
📖 Sayfa 38 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Hayat nedir?” Suäline, yanlızca toprağın rutubeti ve mezar taşlarının katılığı cevap olarak yükselecekse; böyle bir gafletle ziyan edilmiş kısacık bir fäni hayattan daha acı ne olabilir?..
Bu dünyadaki işler, çocukların sahil kenarındaki kumlukta ev yapmalarına benzer. Onlar kumları üst üste yığarlar da sonra birbirlerine fiyaka satarak;
📖 Sayfa 13 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
“Ne güzel bir kale yaptım, ne güzel ev yaptım.” derler. Sonra denizden bir dalga gelir ve hepsini bir anda alır gider. Aynen bunun gibi; insan bu fäni älemde dünyaya ait ne yaparsa yapsın, äkıbet, bir ecel dalgası gelip onu häk ile yeksän etmektedir.
Bu sebeple mühim olan, sälih aleller ve hayır-hasenät ile gök kubbede hoş sedä bırakarak ömür defterini kapatabilmektir.”
“Hak dostları; ALLAH Rasulü’nün tezkiye vazifesini devam ettiren; müsterşidi, aşk, muhabbet, feyiz ve ruhäniyetle irşäd eden kämil mürşidlerdir. Onlar dinin zähir ve bätımını ikmäl ederek, Fahr-i Käinät Efendimiz’in zamana yayılmış värisleri olan gönül ehlidir, gönül rehberleridir.”
📖 Sayfa 12 · Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş
Sıkça Sorulan Sorular
Hoş Sedâlar kimin eseridir?
Hoş Sedâlar, Osman Nuri Topbaş tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Hoş Sedâlar kaç sayfadır?
Hoş Sedâlar, 365 sayfadır (Yüzakı Yayınları baskısı).
Hoş Sedâlar'ın en ünlü sözü nedir?
“"... Dinini kimden öğrendiğine iyi dikkat et! Dînî ilimleri ve hükümleri, istikamet ehli âlimlerden al, istikametini bozanlardan alma!"”