CANLI

İnsan-Kainat-İbadet Kitabından Alıntı Sözler — Seyyid Kutub

İnsan-Kainat-İbadet - Seyyid Kutub kitap alıntıları ve sözleri

Seyyid Kutub'un kaleme aldığı İnsan-Kainat-İbadet, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İnsan-Kainat-İbadet için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Seyyid Kutub
Yayınevi:Hikmet Neşriyat
Sayfa Sayısı:374
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:10 sa. 36 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Din (İslam)

İnsan-Kainat-İbadet'ten En Beğenilen Alıntılar

"Üçüncü bir yol yoktur.
Ya Allah, yahut şeytan; ya hidâyet, yahut dalâlet; ya Hakk, ya bâtıl; ya kurtuluş, yahut hüsran."

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Kimya ve Matematik bilgini John Kleyflant «Kati Sonuç adlı makalesinde şöyle diyor: Akıl ve fikir sahibi hiçbir kimse düşünür veya inanır mı ki akıl ve hikmetten mahrum kuru kuruya mücerret bir madde tesadüf yoluyla kendi kendisini meydana getirebilmiş olsun...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Nîmet, bolluk ve rahat uzun müddet devam edince onların ruhlarındaki îman hassasiyeti törpülenir ve artık hiçbir şeyi almaz olur. Hiç bir şeyi göz önünde bulundurmaz olur. Bu durum gerek fertler için gerekse milletler için aynıdır.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Ve iyi bilmelidir ki, kendisini korumasına almış bulunan Zat-ı Kibriya'yı yeryüzünde hiç bir şey aciz bırakamaz...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... esas sapıklık günümüzde de câhiliyet devrinde olduğu tarzdadır. Bu da hayat meseleleri ile alâkalı konularda hüküm kaynağını Allah'tan başka tarafta aramaktır."

📖 Sayfa 138 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

«Gözler O'nu görmez, O ise, bütün gözleri görür. O, Latif'tir, Habir'dir» her şeyin inceliklerini bilir, her şeyden haberdardır.» (En'am, 103) Ahmakça Allah'ı görmek isteyenler; aptalca Allah'ın varlığı üzerinde maddi deliller talep edenler gibidirler.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

«...Biz sizin aslınızı topraktan... yarattık...».
İnsan şu toprağın çocuğudur. Topraktan doğmuş, topraktan meydana gelmiş ve toprakta yaşamıştır. Onun bedenindeki bütün elementlerin aslı topraktandır ve toprak ananın unsurlarından meydana gelmiştir. Allah'ım... Sadece Senin o toprağa verdiğin bilinmez sır ve üflediğin anlaşılmaz soluk sayesinde şu toprakla insan birbirinden ayrılmıştır.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... cahiliyet devrinin gönüllerdeki kalıntılarını söküp atmak..."

📖 Sayfa 279 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Kur'an ruhları göğün güzelliğine, kainatın güzelliğine çevirmektedir. Çünkü varlıktaki güzelliği kavrayınca varlıkları yaratanın güzelliğini kavramak daha kolay ve daha doğru olur.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Şüphesiz ki insanlığın yüce değerleri maddi hayatın verimliliklerine dayanır ama sadece bu basa maklarda durup kalmaz. Daha yücelere çıkması gerekir. İşte İslâm; insanlığı Allah'ın eşsiz ve doğru sisteminin gölgesi ve koruması altında bu basamaklarda yüceltmek ister...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İnsan zihni alışmanın donukluğundan, ülfetin mahmurluğundan kurtulmadıkça yeryüzündeki gezintilerinin hiç birisinde bu sonsuz nimet eserlerinin farkına varamaz.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Kulluk ve boyun eğme hususunda tek başına emrine itaat etmeniz gereken O'dur."

📖 Sayfa 126 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Allah Teâlâ'yı birleyen bir kalp, yalnız ve yalnız Allah Teâlâ'yı en yüce varlık sayarak O'na boyun eğer. O'ndan başkasının huzurunda eğilip bükülmez. O'ndan gayrı kimseden bir şey ümit edip istemez, yarattıklarının hiçbirine güvenip dayanmaz. Çünkü yalnızca Allah'tır onun yanında kuvvet ve kudreti olan. Ve O'dur ancak kulları üzerinde hâkim ve galip olan. Kullar ise hep zayıf, acizdirler."

📖 Sayfa 234 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Ve kesin olarak bilirdi ki ameli kendisini koruyamaz, Allah'ın lütfu ve rahmeti ye tişmeden kimse cennete giremez. Ashabına da şöyle demişti hep: «Hiç bir kimseyi, ameli cennete girdiremez.» Ashabı: «Seni de mi ey Allah'ın Resûlü?» deyince «Beni de. Allah'ın rahmeti sayesinde ancak girebilirim» diye karşılık vermiştir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Allah'ın kullarının işini idare etmesindeki hikmeti kavramadan, gafil ve şımarık kimseler, dokunan ilahî gazabtan sakınmądan, hayvanlar gibi yaşamaya dalıp hattâ onlardan daha aşağılık bir hayata girdikleri sırada ansızın gelir azab-ı ilâhi...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Buhârî ve Müslim'de Ebu Músa el-Eş'ari'den şu rivayet nakledilir: Seferlerden birisinde halk dua ederken seslerini son derece yükselttiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber onlara buyurdu ki: "Ey insanlar! Kendinize sahip olun. Siz görünmeyen ve sağır birisine dua etmiyorsunuz. Sizin dua ettiğiniz zat duyar ve işitir, hem de çok yakındır. Her birinize devesinin boynundan daha yakındır."

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bütün bunlar Allah'ın takdiriyledir. Uzak çizgilerin ötesinden her hadisede, her oluşta, her varışta bu kader denilen ölçü vardır. Her noktanın ardından, her adımın gerisinden ve her değişikliğin ötesinden kaderin yüzü görünür. Her şeye işler, her şeyi içine alır, ince ve derin bir ölçüdür bu.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bundan sonra insanın psikolojik yapısının güçsüzlüğü gelir. İnsan, arzu ve istekleri, şehvet ve temayülleri karşısında zayıf bir psikolojik bünyeye sahiptir. Eğer ulvi nefha olmasaydı, insanın bünyesindeki kabiliyet ve azim mevcut olmasaydı insan denilen varlık, fıtratının mahkümu olan hayvandan çok daha zayıf olurdu.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İnsanların kendiliklerinden koydukları ölçülerin değeri yoktur, onlara itibar edilemez... Çok kere bu Ölçülerin kendisi bozuk olur...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Namaz; fânî olan insanla, bâki olan Allah-ü Zülcelal arasında bir bağdır. Namaz, bir zerrelik damlayla, bitmez tükenmez derya arasında buluşma zamanı ve yeridir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

«Yakup şöyle dedi: "Ben, sıkıntı ve üzüntümü ancak Allah'a havale ederim. Ben Allah'tan, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum."» (Yûsuf, 86)

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... tefekkür etmek, şüphesiz ki kalbe yeni yeni ilhamlar, duygu ve düşünceler ve takvâ sıfatını yerleştirir."

📖 Sayfa 76 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İnanmadıkları ve Allah'tan korkmadıkları halde kendilerinin müslüman olduğunu söyleyenler... Allah'a kulluk vazifesini samimiyetle ifa etmiyenler... Pratik hayatlarında kelime-i şehadetin mâna ve mefhumunu fiilen tahakkuk ettirmeyenler. Kendi cinslerinden bir kulun köleliğine kendilerini verenler...

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İsviçreli büyük matematik bilgini Charles Yugin bütün bu âmilleri hesap etmeye kalkışmış ve tesadüf yoluyla bir protein parçasının teşekkülü için mümkün olan fırsatın ancak (10¹⁶⁰/1) olduğunu görmüştür. Yani tesadüf imkânının on rakamının yüz altmış kere çarpımının bire bölümü gibi bir oran nispetinde mümkün olabileceğini ve bu rakamın da ifade edilmesinin imkân harici olup onu anlatacak kelimelerin lisanımızda bulunmadığını belirtmiştir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

«Bir kimse haram işlemeye tevessül edip sonra Allah korkusu ile vazgeçse, Allah onun bedelini ahirete bırakmadan, dünyada iken verir. Bundan daha hayırlı bir şey olmaz.»

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Halbuki insan, kendi hayatını geçici ve değişen ahvale göre değil, kâinatın üzerine kaim olduğu daimî ve sabit kâinat kanunlarına göre düzenlemek ve insanın dünyada var oluşuna sebep olan bir ulu gayeye göre tanzim etmek mecburiyetindedir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

«Ey insan! Seni yaratan, düzgün bir şekle koyan, mütenasip kılan ve dilediği şekilde terkip eden, O cömert Rabbine karşı seni aldatan nedir?» (İnfitar, 6-8)

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Musa: "Rabbim! Doğrusu ben, kendime zulmettim, bağışla beni!" dedi. Allah da Mûsa'nın duasını kabul edip bağışladı. Çünkü O, "Gafûr'dur, Rahim'dir" çok affeden ve çok merhamet edendir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... Allah, kâfirlerin kalplerini böyle mühürler."

(A'râf, 101)

📖 Sayfa 211 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Yeryüzünde hayatın var oluşunu boş bir tesadüfe bağlayanlar, kainatın belirli bir nizam içerisinde hareketini devam ettirdiğini kabul etmeyenler, kâinatın hayata imkân vermediğini hattâ karşı koyduğunu ileri sürenler, bu nevi bir hayatın bulunduğu pek çok yıldızın mevcut olduğunu ileri sürenler... Bazen kendilerine bilgin süsü verenler... Bazen filozof pozuna girenler... Evet bütün bunlarla münakaşa etmeye bile değmez.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... O hâlde nasıl yüz çevirirsiniz?"

(En'âm, 95)

📖 Sayfa 126 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... Ne de az şükrederseniz."

(Secde, 9)

📖 Sayfa 101 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bilakis yeryüzündeki insanların hareketlerinden ve yaptıklarının karşılğı olarak hak ettikleri neticelerin Allah'ın ilmine uygun olarak tezahürü için bir denemeden ibarettir: «Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için... Bu gerçeğin ruhlarda yer etmesi o ruhun sahiplerini ebedi bir uyanıklığa ve çekingenliğe sevkeder.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"İbâdetin zirvesi Allah korkusudur."

📖 Sayfa 245 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İbadet anlamının ruhlarda yer etmesinin sonucu olarak kişinin yeryüzünün hilâfeti vazifesini yüklenmesi, sorumluluklarını omuzlaması, en son verimini elde edecek dereceye gelmesi gerekir. Bunun yanısıra elde ettiği sonuçtaki kendi payını bir kenara bırakarak şöhretin ve şanın her türlü cazibe ve aldatıcılığından gönlünü uzaklaştırıp kurtarması gerekir. Çünkü o hilâfet vazifesini ve elde ettiği neticeleri kendi şahsı için veya kazanç elde etmek için yapmış değildir. Sırf kulluk vazifesini yerine getirmek ve Allah'a yönelmek için yapmıştır.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bu âlemin bâtınında ve zahirindeki hakikati idrak etmenin anlamı akıl sahiplerince şudur: Burada bir takdir ve tedbir, bir hikmet ve gaye vardır. Bura da insanların şu dünyadaki hayatlarının ötesinde bir adâlet ve hakkaniyet vardır. O halde bir hesabın ve insanların takdim ettiği amellere göre bir cezanın mevcudiyeti zaruridir. Ve bu alemin haricinde ceza hususunda hakkın ve adaletin tahakkuk edeceği bir alemin bulunması zaruridir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka bir şey vaadetmezler."

(Fâtır, 40)

📖 Sayfa 70 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

İşte o anda Allah birden yakalayıverir onları.

📖 Sayfa 210 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Yalnız Allah'a ibâdet..."

📖 Sayfa 234 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Göklerde ve yeryüzünde bulunan herkes O'ndan ister. Çünkü O'dur istek yeri. O'ndan başka kimseden istenmez. Çünkü O'nun dışında kalan herkes fânidir ve fâni olandan bir şey talep edilmez. Yalnız O'ndan isterler ve yalnız O verir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bizi şeytanın vesvesesinden ve cahiliyet bataklığından kurtaran Allah'a hamd-ü senâlar olsun

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"İrade, yolların ayrılış noktasıdır. İradesiz olarak yaşayanlar insan şeklinde görünselerde hayvanlar âlemine dahildirler."

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Allah, kulun ilk hatâsını gerek insanın kendisi gerekse soyu için lâneti gerektiren bir sebep olarak değerlendirmez.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"... Allah size ne güzel nasihat ediyor..."

📖 Sayfa 360 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Yeryüzünde putlaşmak isteyenler vardır, Bunlar insanları kendi hakimiyetleri altına almak isterler; değer ölçüleri ve kıstaslar kendi taraflarından hazırlanmıştır, emirler onlara aittir.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Bizim duygularımız, arzularımız, işimiz, sanayiimiz, dinimiz, kısaca her şeyimiz bu âlemin plân ve projesine ters düşüyor gibi bir hal var. Bu âlem ile bizim hayatımız arasında düşmanlığa varan büyük bir tezat var dersek gerçeği söylemiş oluruz.

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Gerçekten samimiyetsizliğin, riyâkarlığın zirveye ulaştığı günümüzde İhlâsın önemini çok daha iyi anlıyoruz. Bugün en küçük bir menfaat için dalkavukluk yapılmakta, bir makamı elde edebilmek için bütün değerler ayaklar altına alınmaktadır.

📖 Sayfa 233 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Resûl-i Kibriya zorluklarla karşılaştığı anlarda:

"Bizi O'na, namaza çağır ya Bilal!.." derdi.

📖 Sayfa 251 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Sizi yeryüzüne yerleştirdik. Orada sizin için geçin imkanları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz."

(A'râf, 10)

📖 Sayfa 27 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Biz ona hidâyet yolunu gösterdik. Ya şükreder veya nankörlük..."

📖 Sayfa 82 · İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

"Adaletin bulunmadığı toplumların ayakta kaldığı görülmemiştir."

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub

Sıkça Sorulan Sorular

İnsan-Kainat-İbadet kimin eseridir?

İnsan-Kainat-İbadet, Seyyid Kutub tarafından yazılmıştır.

İnsan-Kainat-İbadet kaç sayfadır?

İnsan-Kainat-İbadet, 374 sayfadır (Hikmet Neşriyat baskısı).

İnsan-Kainat-İbadet'in en ünlü sözü nedir?

“"Üçüncü bir yol yoktur. Ya Allah, yahut şeytan; ya hidâyet, yahut dalâlet; ya Hakk, ya bâtıl; ya kurtuluş, yahut hüsran."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İnsan-Kainat-İbadet — Seyyid Kutub. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4