
Bediüzzaman Said Nursî'un İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Söz Basım Yayın tarafından yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte'den En Beğenilen Alıntılar
Sabrın mükâfatı zaferdir. Atâletin mücazatı sefalettir. Sa'y ve
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
sebatın sevabı, servet ve galebedir.
Allah'ım; zorumuzu-kavgamızı aramızda kılma! (Bizi dahili mücadeleye sürükleme!)
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
İmanın mahiyetindeki harikulade şehâmet, izzet-i İslâmiyetin tabiatındaki âlem-pesend şecaat uhuvvet-i İslâmiyenin intibahıyla her vakit mu'cizeleri gösterebilir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Herkes kendi mesleğine "Hüve hakkun"demeli, "Hüve'l-hakk" dememeli. Veyahut "Hüve'l-ahsen" demeli, "Hüve'l-hasen" dememeli.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Biçare hakikatler kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Nisyan bir ni'mettir, yalnız her günün âlâmını çektirir, müterakimi unutturur.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
İttihad-ı İslâm; şarktan garba, cenubdan şimale mümted bir meclis-i nurânîdir ki, el'an üçyüz milyondan fazla bulunur ki, gafletlerinden nâşi gayr-ı meş'ûr bir surete girmiş olan bir rabıta-i metin ile birbiriyle merbutturlar. Misak-ı ezeliye ile, peyman ve yeminimiz olan iman ile o cemiyete dahil olmuşuz, ehl-i tevhidiz. İttihada me'muruz. Şu cemiyetin şu'beleri bütün mesacid ve medaris ve tekâyâ ve zevâyâdır. Ve şu cemiyetin reisi Resul-i Ekrem (A.S.M)'dir. Kanun-u esasisi Kur'ân-ı Azîmü'ş-Şân'dır.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Zekât bir köprüdür ki, müslüman, kardeşi olan müslümana muavenet için ondan geçer. Zira me'murun-bih olan teavün, o vasıta iledir. Ve nev-i beşerin heyet-i içtimaiyyedeki nizamın sıratü'l-müstakimi odur. İnsanlar içinde madde-i hayatın cereyanına rabıta odur. Terakkiyat-ı beşerdeki zehirlere tiryak odur.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
İhyâ-yı din, ihyâ-yı millettir. Hayat-ı din nûr-u hayattır.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
EVLENMELİ
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Bekârlık, bikarların kârıdır.
Bakire, iki sülüs kadın, bir sülüs erkekdir. Bekâr, iki sülüs erkek, bir sülüs çocuktur. İzdivaç, tasfiye, tehzib eder.
Cennet olmasa, Cehennem ta'zib etmez. Zemherir olmasa, ihrak etmez.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Ümmet, Şeriat'a temessükü nisbetinde terakki, tesahülü nisbetinde tedennisi hakaik-ı tarihiyedendir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
S — "Din-i Muhammed nedir?"
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
C— Kur'ân'dır.
S —"Fikir ve hayatta ne verdi?"
C — Tevhid ve istikamet.
S — "Mezâhimin devası nedir?'
C — Hurmet-i riba ve vücub-u zekâttır.
S — "Şu zelzeleye ne der?"
C — (2)وَالَّذِينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ...(1) وَاَنْ لَيْسَ لِلاِنْسَانِ اِلاَّ مَاسَعٰى
(1) "Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!" Tevbe Sûresi, 9:34.
(2) "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." Necm Sûresi, 53:39.
Bâtıl şeyleri tasvir, safi zihinleri idlaldir ve cerhdir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî

Eskide, ekser İslâm aç değildi, tereffühe ihtiyar var idi. Şimdi açtır, telezzüze ihtiyar yoktur.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Cebrail, şeytan ile barışmaz.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Derecat-ı hararet gibi, her musibetde bir derece-i ni'met vardır. Daha büyüğünü düşünüp küçükteki derece-i ni'meti görüp, Allah 'a şükretmeli. Yoksa isti'zam ile üflense şişer, merak edilse ikileşir. Kalbteki misali hakikate inkılab eder.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Bir müslim, her bir sıfatı müslüman olmak lâzım gelmediği gibi, bir kâfirin her bir
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
sıfatı kâfir olmak ve küfründen neş'et etmek lâzım değildir.
Vücub-u zekât ve hurmet-i ribâ, karz-ı hasen şerait-i sulhiyedir. Şu riba taşını altından çeksek, şu zalim medeniyet kasrı çökecektir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
— "Gâvurlardaki iki cereyanları nasıl görüyorsun?".
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
— Şimdilik biri 'necis', biri 'ences'tir. Tâhir-i mutlak yalnız desâtir-i islâmiyet'tir.
— "öyle ise iki cereyana da lanet!".
Zeval-i elem lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet de elemdir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Ka'be-i saadetimiz olan ittihad-ı münevver-i İslâm'ın haceru'l-esvedi Ka'be-i Mükerreme'dir. Ve dürret-ü beyzâsı Ravza-i Mutahhara'dır. Mekke-i Mükerreme'si Ceziretü'l-Arab'dır. Medine-i Medeniyet-i Münevvere'si Devlet-i Osmaniye'dir.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte kimin eseridir?
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte kaç sayfadır?
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte, 158 sayfadır (Söz Basım Yayın baskısı).
İşârât, Rumûz, Tulûat, Hutuvât-ı Sitte'nin en ünlü sözü nedir?
“Sabrın mükâfatı zaferdir. Atâletin mücazatı sefalettir. Sa'y ve sebatın sevabı, servet ve galebedir.”