CANLI

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl Kitabından Alıntı Sözler — Komisyon

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl - Komisyon kitap alıntıları ve sözleri

Komisyon'un imzasını taşıyan İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Antoloji alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Varlık Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu derlemede İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.

Yazar:Komisyon
İlk Yayın:1953
Yayınevi:Varlık Yayınları
Sayfa Sayısı:128
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:3 sa. 38 dk.
Türler:Antoloji, Edebiyat, Şiir

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'dan En Beğenilen Alıntılar

Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.

Kadıköy vapurundan indim köprüde
gelmeyince sen,oturdum yazdım bu şiiri
Sevgili; ayrı bir lezzet buldum beklemede
Ne zarar birleştirmese de bizi

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Seni gördüm düşümde dün gece,
Sen, Türkmen atı üstünde bir hayalet;
Yirmi bir yaşının cihangiri,
İkinci Sultan Mehmet.

Seni gördüm düşümde devletlim!
Dar geldi gönlüme koca dünya.
Üstüme iki şahin indi gözlerinden,
Gelgelelim yürek ister bakmıya.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Seni gördüm düşümde dün gece,
Sen, Türkmen atı üstünde bir hayâlet;
Yirmi bir yaşının cihangiri,
İkinci Sultan Mehmet.

Seni gördüm düşümde devletlim!
Dar geldi gönlüme koca dünya.
Üstüme iki şahin indi gözlerinden,
Gelgelelim yürek ister bakmıya

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim,sevmediğim hiçbir yer
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma, keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır, derim, en hoş ve uzun rüyada Sende çok yıl yaşıyan, sende ölen, sende yatan
(Yahya Kemal Beyatlı)

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Ak - Şemsettin derler bir veli,
Yıldız olur ışır, yel olur eser.
Bütün ruhu, bütün hayatı fethin,
Sayesinde şehitler bizimle beraber.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Zehrolduğu gündenberi ömrümde hakikat
Yalnız bana alemde hayalin tadı vardır!

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Korkarım cennette de uşşak rahat bulmaya
Öğrenirse şîve-i hubân-ı lstanbul'u hur
(Şeyhülislam Yahya)

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Vur pençe-i Ali'deki şemşir aşkına
Gülbanki asümanı tutan pir aşkına

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Bir daha görüyorum seni dünya göziyle,
Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
Ey doğup yaşadığım , yerde her taşını
Öpüp başıma koymak istediğim şehir!

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Gam çekme, güzel, n'olsa baharın sonu yazdır,
Sevdaların en coştuğu yer şimdi Boğaz'dır.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Akşam, Yedikulenin gezer sokaklarında;
Kızıl bir şerit gibi yolların ucu yandı,
Güneş, yardı başını bir kale duvarında ..

Bostan korkulukları sanki bir kahramandı, Kuşlara bahsederken büyük tasavvurundan
Sular, olduğu yerde bir defa halkalandı:

Akşam, attı kendini Yedikule surundan ...
(Cevdet Kudret Solok)

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Gönlümü böldüm ikiye;
Biri cenge, biri bilgiye!..
Gezerim Manisa ormanlarında;
Gözüm ceylan sürülerinde.
Yeni bilenmiş bir kılıç gibiyim
Gücüm kuvvetim yerinde!..

Aydınlık içinde gönlüm, apaydınlık
Gölgeye olsun yok tahammülüm.
Gözlerim görmeye alışık;
Yenilik, yücelik, ışık! ..
Yiğitlik atamdan aldığım miras

Bilgi kazancım! ..
Gencim yirmi üçe varmamış yaşım
Gencim gencim ama;
İlmin piri Ak Şemsettin arkadaşım!..

Atım gezer Manisa ormanlarında,
Gönlüm, şahin misali
Uçar Bizans surlarında! ..

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Elbet bizim olacak İstanbul,
İnanmışız.
Denizlerden, dağlardan, ovalardan gelen
Bir nurlu bahar içinde yıkanmışız.

Temiz ellerimizde açacak,
İstanbul çiçek çiçek.
Şimdi surlar önünde dalgalanan bayrak,
Yarın Bizans göklerine yükselecek.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Biz iyi insanlarız çemberlitaş
Derdimiz yok fakirliğimizden başka
Öyle büyük büyük isteklerimiz de yok
Hem yeni tutuluyoruz aşka
Derdimiz yok fakirliğimizden başka

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Bu da bir gündür kıyametten nişanı aşikar
İşte gör ol afitab-ı alem-ara bundadır

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Efkar mısın nesin?
Bu akşam üstüme varma benim.
Ağız tadiyle içeyim dedim,
Şuraya efendice geldim.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Bu şehr-i Sitanbul ki bi-misl ü bahâdır
Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır

Bir gevher-i yekpâre iki bahr arasında
Hurşid-i cihantâb ile tartılsa sezâdır
(Nedim)

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Biliyorum kolay değil yaşamak;
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğazdan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Rüya gibi bir akşamı seyretmeğe geldin,
Simânı veren memleketin her tepesinde;
Baktım, konuşurken daha bir kerre güzeldin,
İstanbul'u duydum, daha bir kerre, sesinde.

Irkın seni iklîmine benzer yaratırken
Kaç fethe koşan tuğlar ufuklarla yarışmış!
Târihini aksettirebilsin diye çehren
Kaç fâtihin altın kanı mermerle karışmış!..

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi!
Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden
sefahate susamış bağrında yaşatan.
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde
sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın.
Ey köhne Bizans, ey koca büyüleyici bunak,
ey bin kocadan artakalan dul kız;
güzelliğindeki tâzelik büyüsü henüz besbelli,
sana bakan gözler hâlâ üstüne titriyor.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma, keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Bir ince sırça gibi kalbim
Nice aşklar yüzünden örselenmiş.
Hüzünlü şiirler yazdımsa,
Eskidenmiş.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Bu şehr-i Sitanbul ki bi-misl ü bahadır
Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

(...)
Garip İstanbulumun türküsü . . .
Türkülerin en hüzünlüsü;
Yeni doğmuşlar, emekliyenler,
Akşam ekmek bekliyenler,
Kulübesinde, izbesinde . . .
Gün görmemiş insanlar,
Konuşanlar, bir hüzünle sesinde,
Susanlar, susanlar ... (Ziya Osman Saba)

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Sen ne kadar da değişmişsin İstanbul;
Denizin dalgalarını kaybetmiş,
Gemilerin yelkenlerini.
Dükkanıarın vitrinieri küçülmüş.
Yeni insanlarla dolmuş Kapalı Çarşı
Apartmanların sanki bir söyliyeceği var
Bulutlara ve denize karşı.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Biliyorum kolay değil yaşamak;
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine . . .
Bin türlü mavi akar Boğazdan
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.

Orhan VELI (Bütün Şürleri)

📖 Sayfa 73 · İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Gelmek'çün ikinci bir hayata,
Bir gün dönüş olsa ahiretten:
Her ruh açılıp da kainata,
Keyfince sema da bulsa mesken;
Talih bana dönse nazikane,
Bir yıldızı verse malikane;
Bigane kalır o iltifata,
İstanbula dönmek isterim ben.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Sirkeci rıhtımında gemilerin
Bacaları var yelkeni yok
Benim bir gönlüm var garip
Geleni gideni yok.

Sirkeci'ye gemi gelmiş yanaşmış
Kiminin anası babası çıkıyor
Sirkeci rıhtımında akşam üzeri
Rüzgar çıkıyor.

İnsanlara bakıyorur o kimi şen
Kimi sevdalı görünüyor
Yükünü boşaltan gemiler
Daha büyük görünüyor.

İstanbul'da Sirkeci rıhtımı
Benim bu dünyada kimim var
Kimselere benzemiyor halim
Benim bir garip derdim var.

Uhan DEMIRASLAN (incir Ağacı) -

📖 Sayfa 62 · İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Biliyorum kolay değil yaşamak;
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğazdan-
Her şeyi unutabiirnek maviler içinde.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon

Sıkça Sorulan Sorular

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl kimin eseridir?

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1953'te yayımlanmıştır.

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl kaç sayfadır?

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, 128 sayfadır (Varlık Yayınları baskısı).

İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'ın en ünlü sözü nedir?

“Kadıköy vapurundan indim köprüde gelmeyince sen,oturdum yazdım bu şiiri Sevgili; ayrı bir lezzet buldum beklemede Ne zarar birleştirmese de bizi”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl — Komisyon. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4