
Komisyon'un imzasını taşıyan İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Antoloji alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Varlık Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu derlemede İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Kadıköy vapurundan indim köprüde
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
gelmeyince sen,oturdum yazdım bu şiiri
Sevgili; ayrı bir lezzet buldum beklemede
Ne zarar birleştirmese de bizi
Seni gördüm düşümde dün gece,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Sen, Türkmen atı üstünde bir hayalet;
Yirmi bir yaşının cihangiri,
İkinci Sultan Mehmet.
Seni gördüm düşümde devletlim!
Dar geldi gönlüme koca dünya.
Üstüme iki şahin indi gözlerinden,
Gelgelelim yürek ister bakmıya.
Seni gördüm düşümde dün gece,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Sen, Türkmen atı üstünde bir hayâlet;
Yirmi bir yaşının cihangiri,
İkinci Sultan Mehmet.
Seni gördüm düşümde devletlim!
Dar geldi gönlüme koca dünya.
Üstüme iki şahin indi gözlerinden,
Gelgelelim yürek ister bakmıya
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Görmedim gezmediğim,sevmediğim hiçbir yer
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma, keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır, derim, en hoş ve uzun rüyada Sende çok yıl yaşıyan, sende ölen, sende yatan
(Yahya Kemal Beyatlı)
Ak - Şemsettin derler bir veli,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Yıldız olur ışır, yel olur eser.
Bütün ruhu, bütün hayatı fethin,
Sayesinde şehitler bizimle beraber.
Zehrolduğu gündenberi ömrümde hakikat
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Yalnız bana alemde hayalin tadı vardır!
Korkarım cennette de uşşak rahat bulmaya
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Öğrenirse şîve-i hubân-ı lstanbul'u hur
(Şeyhülislam Yahya)
Vur pençe-i Ali'deki şemşir aşkına
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Gülbanki asümanı tutan pir aşkına
Bir daha görüyorum seni dünya göziyle,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Göğün hep üstümde, havan ciğerlerimdedir.
Ey doğup yaşadığım , yerde her taşını
Öpüp başıma koymak istediğim şehir!
Gam çekme, güzel, n'olsa baharın sonu yazdır,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Sevdaların en coştuğu yer şimdi Boğaz'dır.
Akşam, Yedikulenin gezer sokaklarında;
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Kızıl bir şerit gibi yolların ucu yandı,
Güneş, yardı başını bir kale duvarında ..
Bostan korkulukları sanki bir kahramandı, Kuşlara bahsederken büyük tasavvurundan
Sular, olduğu yerde bir defa halkalandı:
Akşam, attı kendini Yedikule surundan ...
(Cevdet Kudret Solok)
Gönlümü böldüm ikiye;
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Biri cenge, biri bilgiye!..
Gezerim Manisa ormanlarında;
Gözüm ceylan sürülerinde.
Yeni bilenmiş bir kılıç gibiyim
Gücüm kuvvetim yerinde!..
Aydınlık içinde gönlüm, apaydınlık
Gölgeye olsun yok tahammülüm.
Gözlerim görmeye alışık;
Yenilik, yücelik, ışık! ..
Yiğitlik atamdan aldığım miras
Bilgi kazancım! ..
Gencim yirmi üçe varmamış yaşım
Gencim gencim ama;
İlmin piri Ak Şemsettin arkadaşım!..
Atım gezer Manisa ormanlarında,
Gönlüm, şahin misali
Uçar Bizans surlarında! ..
Elbet bizim olacak İstanbul,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
İnanmışız.
Denizlerden, dağlardan, ovalardan gelen
Bir nurlu bahar içinde yıkanmışız.
Temiz ellerimizde açacak,
İstanbul çiçek çiçek.
Şimdi surlar önünde dalgalanan bayrak,
Yarın Bizans göklerine yükselecek.
Biz iyi insanlarız çemberlitaş
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Derdimiz yok fakirliğimizden başka
Öyle büyük büyük isteklerimiz de yok
Hem yeni tutuluyoruz aşka
Derdimiz yok fakirliğimizden başka
Bu da bir gündür kıyametten nişanı aşikar
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
İşte gör ol afitab-ı alem-ara bundadır

Efkar mısın nesin?
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Bu akşam üstüme varma benim.
Ağız tadiyle içeyim dedim,
Şuraya efendice geldim.
Bu şehr-i Sitanbul ki bi-misl ü bahâdır
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır
Bir gevher-i yekpâre iki bahr arasında
Hurşid-i cihantâb ile tartılsa sezâdır
(Nedim)
Biliyorum kolay değil yaşamak;
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğazdan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.
Rüya gibi bir akşamı seyretmeğe geldin,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Simânı veren memleketin her tepesinde;
Baktım, konuşurken daha bir kerre güzeldin,
İstanbul'u duydum, daha bir kerre, sesinde.
Irkın seni iklîmine benzer yaratırken
Kaç fethe koşan tuğlar ufuklarla yarışmış!
Târihini aksettirebilsin diye çehren
Kaç fâtihin altın kanı mermerle karışmış!..
Doğu’nun öteden beri imrenilen eski kıralıçesi!
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Ey kanlı sevişmeleri titremeden, tiksinmeden
sefahate susamış bağrında yaşatan.
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde
sanki ölmüş gibi dalgın uyuyan canlı yığın.
Ey köhne Bizans, ey koca büyüleyici bunak,
ey bin kocadan artakalan dul kız;
güzelliğindeki tâzelik büyüsü henüz besbelli,
sana bakan gözler hâlâ üstüne titriyor.
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma, keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Bir ince sırça gibi kalbim
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Nice aşklar yüzünden örselenmiş.
Hüzünlü şiirler yazdımsa,
Eskidenmiş.
Bu şehr-i Sitanbul ki bi-misl ü bahadır
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır
(...)
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Garip İstanbulumun türküsü . . .
Türkülerin en hüzünlüsü;
Yeni doğmuşlar, emekliyenler,
Akşam ekmek bekliyenler,
Kulübesinde, izbesinde . . .
Gün görmemiş insanlar,
Konuşanlar, bir hüzünle sesinde,
Susanlar, susanlar ... (Ziya Osman Saba)
Sen ne kadar da değişmişsin İstanbul;
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Denizin dalgalarını kaybetmiş,
Gemilerin yelkenlerini.
Dükkanıarın vitrinieri küçülmüş.
Yeni insanlarla dolmuş Kapalı Çarşı
Apartmanların sanki bir söyliyeceği var
Bulutlara ve denize karşı.
Biliyorum kolay değil yaşamak;
📖 Sayfa 73 · İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine . . .
Bin türlü mavi akar Boğazdan
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.
Orhan VELI (Bütün Şürleri)
Gelmek'çün ikinci bir hayata,
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Bir gün dönüş olsa ahiretten:
Her ruh açılıp da kainata,
Keyfince sema da bulsa mesken;
Talih bana dönse nazikane,
Bir yıldızı verse malikane;
Bigane kalır o iltifata,
İstanbula dönmek isterim ben.
Sirkeci rıhtımında gemilerin
📖 Sayfa 62 · İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Bacaları var yelkeni yok
Benim bir gönlüm var garip
Geleni gideni yok.
Sirkeci'ye gemi gelmiş yanaşmış
Kiminin anası babası çıkıyor
Sirkeci rıhtımında akşam üzeri
Rüzgar çıkıyor.
İnsanlara bakıyorur o kimi şen
Kimi sevdalı görünüyor
Yükünü boşaltan gemiler
Daha büyük görünüyor.
İstanbul'da Sirkeci rıhtımı
Benim bu dünyada kimim var
Kimselere benzemiyor halim
Benim bir garip derdim var.
Uhan DEMIRASLAN (incir Ağacı) -
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
Biliyorum kolay değil yaşamak;
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğazdan-
Her şeyi unutabiirnek maviler içinde.
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl kimin eseridir?
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, Komisyon tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1953'te yayımlanmıştır.
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl kaç sayfadır?
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl, 128 sayfadır (Varlık Yayınları baskısı).
İstanbul Şiirleri Antolojisi 500 Yıl'ın en ünlü sözü nedir?
“Kadıköy vapurundan indim köprüde gelmeyince sen,oturdum yazdım bu şiiri Sevgili; ayrı bir lezzet buldum beklemede Ne zarar birleştirmese de bizi”