
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun'un 325 sayfalık eseridir. İlk kez 1999'da yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
İstanbul'da Yaşama Sanatı'dan En Beğenilen Alıntılar
“Fulyalar, nergisler, frezyalar birer birer gelsinler, geçsinler, demlerini sürsünler. Hele altın sarısı renkleri ile zerrin kadehler birer birer açsınlar. Balkonundaki küçük saksılarımda koparmaya kıyamadan, ama hep gözümün önünde baharı muştulasınlar.”
📖 Sayfa 316 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“Günümüzde, maalesef artık kalmayan ortak İstanbul kültürü, ancak ortak İstanbul tarih bilinciyle oluşturulabilir.”
📖 Sayfa 13 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Yokluktan şikayet'e muhalefet edip, "varlığa şükretmek", mevcudun kıymetini bilip, kanaat etmek yolunu denemeye çalıştık.
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“Bütün insanlar aynı şeyi söyleyince sürüye karışır olmaktan korkuyor, bir nevi agorafobik içgüdüyle marjinalliğe sığınıyorum. Evet, şu anda nostaljik olmak ‘in’, neredeyse entelektüel olmanın ön şartı. Eskiye methiyeler düzmek, başta ekmekler olmak üzere her şeyin bozulduğunu ileri sürmek! Hâlbuki biz inanıyoruz ki, eskinin kötü tarafları, eksik yönleri olabileceği gibi, yeninin de hala mevcut güzellikleri olabilir.”
📖 Sayfa 21 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
İstanbul'da o kadar çok görecek eser, gezecek yer var ki; can gözüyle bakacak göz, aşkla, şevkle dolaşıp, yorulmayan adam bekliyor.
📖 Sayfa 52 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Tarihte, Osmanlı padişahları arasında mehtaba düşkün çok kişi olmasına rağmen, en meşhurları Sultan I. Mahmut'tur. Erkek çocuğu olmayan padişahın, "Hayatta iki şeye doyup, tam olarak kâm alamadım; biri evlat, diğeri mehtap" dediği meşhurdur.
📖 Sayfa 142 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
İnsanlar tarih boyunca Boğaziçi’nden geçmeye değil, Boğaziçi’nde hayatın tadına varmaya, Boğaziçi’ni seyre dalmaya niyetlenmişlerdir. Yoksa bundan sonra, Boğaziçi’nde “tanker seyri” ne mi gideceğiz?
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Şehrin, saray başta olmak üzere devletin dört bir yanından gelen seçkin kişilerle dolu olması ve bu insanların yaşama üslup ve zevklerini bir sanat haline getirmeleri İstanbul’u diğer kentlerinden ayırıp ön plana çıkarmıştır.
📖 Sayfa 256 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Eski İstanbul’da birisi çok cahil olunca, “serçeden başka kuş, Zeyrek’ten başka yokuş bilmez” derlerdi.
📖 Sayfa 203 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
bu işin zorluğunu biliyoruz. “ne kaldı ki?", "ne kadarı kaldı ki?", "gidenler yanında bunlar ne ki?" şeklinde nostaljik cephenin muhalefetini duyuyoruz. nerede o eski İstanbul, nerede senin ufak tefek, bölük pörçük örneklerin şeklindeki itirazlara hak vermemek elde değil ama, bu kronik nostaljilere Uğur Derman Beyefendi'nin Türk Hat Sanatının Şaheserleri albümünde zikrettiği o zarif beyitle cevap veririz:
📖 Sayfa 23 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Beylerbeyi, Üsküdar, Sarayburnu üzerinden gurub olurken okuduğu hicaz akşam ezanını dinlemeyen ehl-i hâl’e acırım!
📖 Sayfa 192 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Son söz Ahmet Hamdi Tanpınar’dan:
“Musiki, sanattan ziyade dine benzer”
Ele geçmezse eğer sevdiğimiz
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Çare ne ? Eldekini sevmeliyiz !
yeni nesillere sadece görmedikleri güzellikleri, yetişemedikleri devirleri, tanıyamadıkları insanları, unutulan tatları anlatmayalım. hiç olmazsa arada sırada bir nebze mevcutlardan bahsedelim.
📖 Sayfa 22 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Ehl-i diller arasında aradım, kıldım talep her hüner makbul imiş, illâ edep, illâ edep"
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Osmanlı çınarı sadece bir ağaç niteliği taşımaz. Hükümranlık, devamlılık, sahiplik ifade eder. İlk fetholunan yerlere yapılan namazgah ve çeşme ile birlikte çınar da kalıcılığını ve üstünlüğün bir ifadesi olarak dikilir.
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun

.... Gerçi birçok merkezde adına üniversite denilen kurumlar bulunmaktadır, ama orada genellikle bilim, üniversite kampüsünün içinde kalmakta, irfan ise hemen hemen hiç bulunmamaktadır.
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Dünyada başka bir İstanbul yok!..
📖 Sayfa 12 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
hâlbuki biz inanıyoruz ki, eskinin kötü tarafları, eksik yönleri olabileceği gibi, yeninin de hala mevcut güzellikleri olabilir. tabii görene ve görmek isteyene, yoksa köre ne!
📖 Sayfa 21 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Ah İstanbul.
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Ne tükenmez bir hazinesin,
Ne gezmekle, ne okumakla ne yazmakla bitersin...
ama herhalde İstanbul bir tane. dünyada başka bir İstanbul yok..!
📖 Sayfa 16 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“Tabiatta sadece çiçekler, ağaçlar, kuşlar baharı beklemiyor. Baharı ben de bekliyorum ‘kumrular gibi’. Ve Yahya Kemal’den şu beyitle sesleniyorum:
📖 Sayfa 317 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Denizden ve dağdan gelen hüzne kandık
Bulutlar dağılsın bahar olsun artık”
“Eski İstanbul’da birisi çok cahil olunca, ‘serçeden başka kuş, Zeyrek’ten başka yokuş bilmez’ derlerdi. Artık buna bir de ‘çınardan başka ağaç bilmez’ şeklinde bir ifade eklemek gerekecek herhâlde.”
📖 Sayfa 207 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Üsküdar’ın “Altın Şehir” olmasından başka, bir diğer özelliği de, gıpta ile anılan şehir olmasıdır. O, hiçbir şehre nasip olmayanı görmüş ve İstanbul’un fethine şahit olmuştur.
📖 Sayfa 113 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Nerede o eski mekânlar, eski insanlar, eski zamanlar" demek, bize nostaljik duygular ötesinde ne kazandırır? Yeni nesillere sadece göremedikleri güzellikleri, yetişmedikleri devirleri, tanıyamadıkları insanları, artık unutulan tatlar, duyulmayan kokuları anlatmak yerine, gelin "hâlihazırı" dile getirelim, o çok güzel deyişle "ele geçmezse eğer sevdiğimiz, eldekini sevelim, sevdirelim."
📖 Sayfa 41 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
İstanbul'da Süleymaniyesiz Bayram Namazı düşünemiyorum.
📖 Sayfa 58 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Gül hazin, sünbül perişan, bağzarın şevki yok
📖 Sayfa 91 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Geldi amma neyleyim, sensiz baharın şevki yok...
Musiki, sanattan ziyade dine benzer.
📖 Sayfa 192 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Ahmet Hamdi Tanpınar
“Zaten eskiden mısır yapraklarına sarılarak verilen mısırları ince keten mendille tutarak yiyen kibar İstanbul hanımları nerede, şimdi koçanını yere atan yeni İstanbullular nerede?”
📖 Sayfa 129 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“İstanbul’dan ayrılanlar orada son bir su içerek payitahta veda ederler. O bakımdan, o çeşmenin adına da ‘Ayrılık Çeşmesi’ derler.”
📖 Sayfa 302 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“İstanbul’un hususiyeti ise bir su şehri olması, suyun en fazla güzellik kattığı ve suya en fazla güzellik katılan, sudan güzellikler ortaya çıkarılan şehir olmasıdır.”
📖 Sayfa 299 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun

Bakmasını bilmek kadar, bakılacak yerde durmasını bilmek de önemlidir.
📖 Sayfa 39 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Günümüzde yeni yapılan camilerde duvar yüksekliği, minare uzunluğu gibi ölçüler lüzumsuz bir kaygıyla abartılmakta ve ortaya ahenksiz, nispetsiz, devasa fakat sevimsiz mabetler çıkmaktadır. Halbuki bütün camilerin abidevi, çok ve yüksek minareli olması şart değildir. Osmanlı, İstanbul'da mahalle içlerinde, mütevazi eserlerde ahşap çatısıyla, köşk minareleriyle önümüze ve gözümüze birçok güzel örnek koymuştur ama görene.
📖 Sayfa 56 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Hayat bulan her şey sudandır."
📖 Sayfa 311 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Ele geçmezse eğer sevdiğimiz
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Çare ne? Eldekini severiz.
Selatin cami tabiri bir eski İstanbul tarifi olup, sultanlar tarafından yaptırılan büyük camileri tanımlar. Bu tür camiler çok cemaat alan, gösterişli eserler olup en az iki minaresi bulunur.
📖 Sayfa 61 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“Bana ağacını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim” sözünü İstanbul’a uyarlarsak, kavaklar kırsallığın, köylülüğün bir göstergesidir. Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde İstanbulluların aklına hiçbir zaman kavak dikmek gelmemiştir.
📖 Sayfa 212 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Yine bazı evlerde, konaklarda “edep yahu” yazısı baş üstündeki yerini alır; evin reisi gerektiğinde aile halkına levhanın altında toplayarak hiç uzun uzun nutuklar irat etmez, yorulmadan sadece parmağıyla hattı gösterirdi.
📖 Sayfa 82 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
" Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: İlerle
📖 Sayfa 150 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle..."
Padişah Sultan Abdülaziz’e demiryolunun saraydan geçmesinden bahsedilip izin istenildiğinde padişah; “memlekette demiryolu yapılacaksa değil saray bahçesinden isterse yatak odamdan geçsin, yeter ki geçsin.” demiştir.
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Böylece Topkapı Sarayı dünyanın, içinden demiryolu geçen tek sarayı olma özelliğini kazanmıştır.
Roma, sadece Batı kültürünün ve Batı Roma İmparatorluğu’nun başşehri olarak kalırken, İstanbul Bizans’la Batı’nın, Osmanlı’yla Doğu’nun şehri olmuştur.
📖 Sayfa 24 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
“Severim her güzeli Sen’den eserdir diyerek”
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Göğü, taşı, toprağı,kalemi, kağıdı, iğneyi, ipi, yağmuru, küçükler ve büyükler taifesini, içini insanın ve dünyanın sev/say kaidesini ömrümce tutmak gailesi…
Fâni ömür biter, bir uzun sonbahar olur Yaprak, çiçek ve kuş dağılır tarumar olur.
📖 Sayfa 323 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Olsun bugünlerde çıkan her güneş içimi ısıtacak, bende güzel duygular uyandıracak, yaşama sevincime bir kat daha tat katacak. Tabiatta sadece çiçekler, ağaçlar, kuşlar baharı beklemiyor. Baharı ben de bekliyorum "kumrular gibi". Ve Yahya Kemal'den şu beyitle sesleniyorum.
📖 Sayfa 313 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Denizden ve dağdan gelen hüzne kandık
Bulutlar dağılsın bahar olsun artık"
Ah istanbul;
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
ne tükenmez bir hazinesin. Ne gezmekle, ne okumakla, ne yazmakla bitersin!
...şükür, hep mal, mülk, araba, ev, yazlık; kısacası zenginlik edinildiği zaman yapılmaz. Gerçek şükür Yaratıcı'nın ortaya koyduğu bir eserdeki güzelliği keşfetmek ve her sene ağız tadıyla ona tekrar tekrar erişmekle olur.
📖 Sayfa 213 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun

Ele geçmezse eğer sevdiğimiz
📖 Sayfa 23 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Çare ne? Eldekini sevmeliyiz!
Uğur Derman
İstanbul’da doğmadım ama İstanbullu oldum. İstanbul’da yaşayıp da bir türlü İstanbullu olamayanlara, bir türlü İstanbul’u yaşayamayanlara hep acıdım onları hiç anlayamadım. İstanbul’u geçmişte bırakıp, nostalji feryatlarına katılmadan elde kalanlarla yetinmeye onları keşfetmeye çalıştım.
📖 Sayfa 12 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Son zamanlarda bir moda çıktı: Bayram yaklaşırken insanlar kendilerine bir tatil programı yapmaya başladılar. Bayramın mana ve ehemmiyetini düşünen yok. Çok az kişi, bu bayramda kimin elini öpebilirim sorusunu kendisine soruyor, büyük çoğunluğun aklında hep bayramlarda nerelere kaçmak düşüncesi. Ben, herkesin öncelikle, "eli öpülecekler", "duası alınacaklar" listesi yapmasını... (söylüyorum)
📖 Sayfa 57 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Tarihimizin siyasi-askeri yönü çok zengindir. Özellikle Anadolu'yu fethettikten ve hele İstanbul'u aldıktan sonra başımıza gelmeyen kalmamış. Bu büyük mücadelelerle geçen siyasi tarihimizin yanı sıra, bir de kültür tarihimiz vardır ki, maalesef pek fazla bilinmez üzerinde durulmaz; hatta çoğu zaman ciddiye bile alınmaz. Hâlbuki sert, acımasız ve soğuk cepheleri yanı sıra bazı küçük ayrıntılara, renkli, hoş anekdotlara da değinmek, tarihi sıkıcılıktan, iticilikten uzaklaştırıp sevimlileştirir ve bizi kendine çeker.
📖 Sayfa 278 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Bu ziyarette vakit geçti, güneş battı, yazık!
📖 Sayfa 69 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Haz ve duyguyla Atik Valide'de bir gün yaşadık."*
Emirgân Çınaraltı'nda çayınızı yudumlarken, gönlünüze şu dizeleri de akıtmalısınız; Sâkin Emirgân'ın çınaraltında bir kahvesi Poyraz serinliğindeki yapraklasın sesi Bazen gönül dalar suların musikisine Bazen Yesârî hatlarının en nefisine...
📖 Sayfa 105 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Devletin kültür politikası hatalı olunca, gerek milli eğitim de gerekse okul dışı halk eğitiminde tabii sonuçlar görülmeye başlanmıştır. İstanbul Üniversitesi profesörü her gün altından geçtiği kapının üzerindeki kitabede celi hatla “Daire-i Umur-I Askeriyye” yazdığını okuyamamış, sanatkarının Şefik bey olduğunu hiç bilememiş, okuyamadığı ve anlayamadığı bir sanattan bigane olarak faydalanma imkanını da kaybetmiştir.
📖 Sayfa 21 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Bu şehr-i Stanbul ki bî-misl ü bahâdır
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Bir sengine yekpâre 'acem mülkü fedâdır
(Nedim)
"serçeden başka kuş, Zeyrek'ten başka yokuş bilmez" derlerdi.
📖 Sayfa 197 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
İstanbulluların, İstanbul'u sevmesi için tanıması, geçmişteki önemini ve tarihi güzelliklerini bilmesi gerekir.
📖 Sayfa 13 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Tabiatta sadece çiçekler, ağaçlar, kuşlar baharı beklemiyor. Baharı ben de bekliyorum "kumrular gibi".
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
"Severim her güzeli Sen'den eserdir diyerek"
📖 Sayfa 215 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Zihnim bu şehirden bu devirden çok uzakta Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
İstanbul'da doğmadım ama İstanbullu oldum. İstanbul'da yaşayıp bir türlü İstanbul'u yaşayamayanlara hep acıdım, onları hiç anlayamadım. İstanbul'u geçmişte bırakıp, nostalji feryatlarına katılmadan elde kalanlarla yetinmeye, onları keşfetmeye çalıştım.
📖 Sayfa 12 · İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun
Sıkça Sorulan Sorular
İstanbul'da Yaşama Sanatı kimin eseridir?
İstanbul'da Yaşama Sanatı, Haluk Dursun tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1999'da yayımlanmıştır.
İstanbul'da Yaşama Sanatı kaç sayfadır?
İstanbul'da Yaşama Sanatı, 325 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).
İstanbul'da Yaşama Sanatı'nın en ünlü sözü nedir?
““Fulyalar, nergisler, frezyalar birer birer gelsinler, geçsinler, demlerini sürsünler. Hele altın sarısı renkleri ile zerrin kadehler birer birer açsınlar. Balkonundaki küçük saksılarımda koparmaya kıyamadan, ama hep gözümün önünde baharı muştulasınlar.””