
Seyyid Kutub'un imzasını taşıyan İşte İslam, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Kültür Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
İşte İslam'dan En Beğenilen Alıntılar
“İbn-ül Heysem adındaki müslüman bilgin; ışığın havada kırılarak yayılmasını bulmuş, böylece ayı ve güneşi ufuktan doğmadan önce görmemizi ve batışından az sonra yine ufukta
İşte İslam, Seyyid Kutub
görmemizi açıklamıştı.”
"Batılı yazarların çoğunlukla kötü amaçlarla islam uygarlığını Arap uygarlığı diye adlandırdıkları görülür.
İşte İslam, Seyyid Kutub
İslam kelimesi onlara ağır gelir. İslamı yalnız
Araplara özgü kılmak isterler. Oysa islam dini o dar anlamdan daha geniş bir
anlama sahipdir. Ayrıca islamın ortadan kaldırdığı ırk ayrımını yeniden islam toplumu arasında diriltmek isterler. Bütün bunlar kötü ve kurnazca amaçlarla ortaya atılan sözlerdir."
Onlar, İslâmi düzene uygun bir hayatın başlamasının imkansız olduğunu söyleyerek içimizde umutsuzluk yaratmak isterler…
İşte İslam, Seyyid Kutub
Bu din Allah tarafından indirilmiş değil midir?... Allah her şeyi yapabilecek olan değil midir?... Öyleyse neden bu din -yalnız- insanın sınırlı yetenekleri çerçevesinde etkisini ve işleyinişi gösteriyor?...
İşte İslam, Seyyid Kutub
"Gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olması O'nun varlığının belgelerindendir. Doğrusu bunlarda, bilenler için dersler vardır." ( Rum: 30/22)
İşte İslam, Seyyid Kutub
Durgun bir hayat içinde bulunan insan kişiliği bozulur, azim ve hamle gücü gevşer, bu da ruhu bozar, gevşetir. Sonunda hayat bütün yönleriyle, durgunluktan ve gevşemekten dolayı kokuşmaya başlar. Bu da en çok insanların refaha daldıkları zamanda kendisini gösterir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
"İman; uğrunda, baskıya ve zulme karşı direnme hali olmadan kalpte kökleşmez.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Çünkü mü'min başkalarına karşı direnirken kendi nefsiyle savaşır...
Böylece imanında yeni ufuklar açılır ki kendi halinde, sükunet içinde kalsaydı bu sevgiye ulaşamazdı."
Cihatta ahlak unsuru parlak bir şekilde belirgin olduğundan İslam,bunu ibadet saymıştır.
📖 Sayfa 51 · İşte İslam, Seyyid Kutub
İnsan, gösterdiği çabalar, harcadığı güçler ve ilahi nizamın gerçekleşmesi, kötülüğün ve bozukluğun hem kendisinden ve hem de hayattan uzaklaştırılması yolunda gösterdiği sabır oranında Allah'ın istediği seviyeye ulaşabilir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Andolsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, inandık deyince imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve yalancıları da meydana çıkaracaktır.” (Ankebut: 29/2-3)
Belki Allah'ın ulûhiyetinin mahiyetini ve gereklerini bilmeyen cahiller de bu soruları sorar. Bu cahile işin aslını öğretmek için izlenecek yol da, ona direk cevaplar vermek değil, ulûhiyyetin gerçeğini ve gereklerini bildirme yoludur. Bundan sonra ya buna
İşte İslam, Seyyid Kutub
inanır ve mü'min olur, ya da kabul etmez ve inkâr ederek kâfir olur. Böylece tartışma da son bulmuş olur. -Tartışmanın amacı basit bir gösterişten ibaret değilse- müslüman yaptığı tartışmaları -içine gösteriş girdiği anda- derhal bırakmalıdır.
Uhut savaşında müslümanlar, bu savaşın bazı aşamalarında savaşa uygun tedbirler almayı ihmal ettikleri, dinin gerçek yapısını anlayamadıkları veya unuttukları için, aynı zamanda müslüman toplumunun mutlaka yeneceği duygusuna kapıldıklarından, Allah, bu savaşta dinin mahiyetini, uygulama safhasında izlenecek metodu öğretmek istedi:
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Başkalarını iki misline uğrattığımız bir müsibette kendiniz uğrayınca mı “bu nereden?” dersiniz. De ki: O kendi tarafınızdandır.”(A‟li İmran: 3/165)
"Irkların, renklerin, bölge ve ülkelerin, soy ve kuşakların ayrı oluşu; insanların
İşte İslam, Seyyid Kutub
birbirlerinden ayrılmaları, boğuşmaları, ayrı yerlerde toplanmaları ve birbirinden
uzakta durmaları için değil; tanışmaları ve birbirlerini sevmeleri, kendilerine verilen halifelik ödevini aralarında paylaşıp yerine getirmeleri ve kıyamet gününde, kendilerini yaratan ve halife yapan Allah'a bir birlik olarak dönmeleri içindir."
İslâm kelimesi onlara ağır gelir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Hz. Ebu bekir, Romanlılarla savaşa çıkan Usame ordusuna şunları söylemişti:“Hainlik ve zulüm yapmayın. Aşırılığa kaçmayın ve işkenceye başvurmayın. Çocukları, ihtiyarları ve kadınları öldürmeyin. Hurma ağaçlarını devirmeyin, yıkmayın. Meyve yüklü ağıçları kesmeyin. Hayvanları -yemek için kesmenin dışında- öldürmeyin. İbadet amacıyla manastırlara çekilen birçok insanlara uğrayacaksınız. Bunları kendi hallerine bırakın ve Allah‟ın adıyla ilerleyin.”
İşte İslam, Seyyid Kutub
"Allah, insan yaratılışını bu din aracılığı ile veya başka bir yolla değiştirebilir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Fakat O, insanı bu şekilde yaratmıştır ve bu şekilde yaratışının hikmetini de yalnız kendisi bilir."

İnsan, gösterdiği çabalar, harcadığı güçler ve ilahi nizamın gerçekleşmesi, kötülüğün ve bozukluğun hem kendisinden ve hem de hayattan uzaklaştırılması yolunda gösterdiği sabır oranında Allah‟ın istediği seviyeye ulaşabilir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Bu toplum, insanların ulaştıkları noktadan, içinde bulundukları hayat şartlarına göz yummadan ve ilahi nizamın uygulama aşamalarını gereği gibi anlayarak çalışmaya başlaması gerekir. Bu mü‟min toplum, fedakırlık yaptığı ve içinde bulunduğu zaman ve zemin şartlarına uygun düşecek araçları kullandığı oranda, kendi işlerinde ve başkalarında var olan engelleri aşacak, ya da yenilgiye uğrayacaktır. Ve her şeyden önce bu düzen, onu gerçekten temsil ettikleri, kendi hayatlarında yaşadıkları kadarıyla gerçekleşir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
İşte bu tip acaip soruları soranlar ne ciddî mü'minler, ne de ciddî kâfirlerdir. Ancak gülünç ve inancında sabit olmayan zavallılardır. Onun için böyle saçma sorulara önem vermemek ve ciddî bir şekilde ele almamak gerekir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Gerçekten insanlık bu materyalist gelişimin yükünü üstlenmekten ve değer yargılarını izlemekten yorulup yaralanmıştır. Bozulma, çürüme, sinirsel hastalıklara, cinsel ve akli sapıtmalar ve bunların etkileri, bu gelişmenin yapılarını temelinden sarsmakta, bireyleri ve toplumları etkilemektedir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Çünkü zaferde sabretmek, yenilgide sabretmekten daha zordur.
📖 Sayfa 19 · İşte İslam, Seyyid Kutub
kişiye ve onu şekillendirene, sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene andolsun ki, kendini arındıran saadete ermiştir, kendisini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.
İşte İslam, Seyyid Kutub
şems/7-10
"Avrupa'da 14. yüzyıl ve daha sonraları başlayan Rönesans hareketi; çağdaş
İşte İslam, Seyyid Kutub
bilimsel akım ve özellikle deneysel yöntemin uygulanmaya başlaması, Endülüs Üniversitelerinin evrensel bir uygarlık haline giren islam uygarlığının ve islamın bilimsel kaynaklarının çevirisini yapmalarının etkisiyle doğmuştu."
İman, uğrunda, baskıya ve zulme karşı direnme hali olmadan kalbde kökleşmez.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Çünkü mü‟min başkalarına karşı direnirken kendi nefsiyle savaşır...
Bu olayı görünce -Madem ki bu din Allah tarafından indirilmiştir. Büyük bir umutsuzluğa kapılırlar. Dinin hayattaki ağırlığı ve gerçekliği konusunda itimatları sarsılır ve mutlak olarak dinden şüpheye düşerler.
İşte İslam, Seyyid Kutub
"Bu yolda hazırlık nedir?
İşte İslam, Seyyid Kutub
Tek hazırlık takvadır. Takva, Allah'ı hakkıyla bilmek ve O'na bilerek bağlanmak ve O'nun kitabı olan Kur'an-ı Kerim'de bize verdiği emirlere mutlaka uymak ve Allah'ın mü'minlere verdiği söze mutlak olarak inanmaktır."
Bu din insan hayatını düzenleyen ilahi bir nizamdır. Bunun gerçekleşmesi, insanların kendi çabaları sayesinde, yaratılışta verilen yeteneklerinin sınırı içinde ve hangi toplumda olursa olsun o toplumun gerçek maddi durumunun çerçevesinde olur.
İşte İslam, Seyyid Kutub
"neden” “niçin” sorularını ne ciddi bir mümin, ne de ciddi bir kafir sorar. Mümin sormaz. Çünkü Allah‟a karşı -Allah‟ın sıfatlarını, zatını ve yetkilerini bildikten sonra- saygısızlıktan uzak bir huşu içindedir. Böylece mümin, düşüncesinin tabiatını, sınırını ve böyle alanlarda işleme imkanına sahip olmadığı bilen insandır. Ciddi kafir de bu soruları sormaz, çünkü başlangıçta Allah‟ın varlığına inanmamaktadır. Eğer Allah‟ın varlığına insansa, bunların Allah‟a ait uluhiyetin gerektirdiği şeyler olduğunu da bilir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Andolsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, inandık deyince imtahana çekilmeyeceklerini mi sandılar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve yalancıları da meydana çıkaracaktır.” (Ankebut: 29/2-3)
İşte İslam, Seyyid Kutub
"Müslüman; yaptığı tartışmaları, içine gösteriş girdiği anda derhal bırakmalıdır."
İşte İslam, Seyyid Kutub
"İnsanlığı tek ilahına, varlığının amacına, kainatı ve insanlığı kapsayan genel kanuna yeniden ulaştırmak için insan hayatındaki ilahi düzenin gerçekleşmesi yolunda çalışmakla emrolunduk."
İşte İslam, Seyyid Kutub

Çünkü yalnız O, gözetici, koruyucu ve yaptıklarını mutlak bilendir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Allah’ın kulları için yaşama düzeni koymaya kalkışan, bu yetkiyi kendilerinde gören, böylece kendilerini ilahlaştıran insanların davalarını bütün peygamberler reddetmişler ve bu insanlara uyanların Allah’ın uluhiyyetine inanmadıklarını söylemişlerdir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Allah her şeyi yapabilecek olan değil midir?..
İşte İslam, Seyyid Kutub
"İnsan fıtratıyla kainat kanunları, uyuşum halindedir. İnsan, yaşayışıyla bu kainat
İşte İslam, Seyyid Kutub
düzeninin dışına çıktığı zaman yalnız kainat kanunlarına karşı gelmiş olmaz; aynı
zamanda özündeki fıtrata da karşı çıkmış olur. Böylece şaşkınlığa, bitkinliğe ve acılara düşer. Tıpkı bugünkü insanlığın içinde bulunduğu bütün teknik zaferlere ve maddi kolaylıklara rağmen acılı, zor hayata benzer bir yaşama düzeyini seçmiş olur."
"Yani onlar, İslâmi düzene uygun bir hayatın
İşte İslam, Seyyid Kutub
başlamasının imkânsız olduğunu söyleyerek içimizde umutsuzluk yaratmak isterler.
Ama bize ne oluyor ki söylediklerine inanarak papağanlar ve maymunlar gibi tekrarlayıp duruyoruz?"
Allah, ilahi nizamı, insan hayatında, insanın çabaları sonucunda ve insan gücünün sınırı içinde tümüyle gerçekleşmesini istemiştir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Bir millet kendini bozmadıkça Allah onların durumunu değiştirmez.” (Rad: 13/11)
Durgun bir hayat içinde bulunan insan kişiliği bozulur, azim ve hamle gücü gevşer, bu da ruhu bozar, gevşetir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Belki Allah‟ın uluhiyetinin mahiyetini ve gereklerini bilmeyen cahiller de bu soruları sorar. Bu cahile işin aslını öğretmek için izlenecek yol da, ona direk cevaplar vermek değil, uluhiyyyetin gerçeğini ve gereklerini bildirme yoludur. Bundan sonra ya buna inanır ve mü‟min olur, ya da kabul etmez ve inkar ederek kafir olur. Böylece tartışma da son bulmuş olur.
İşte İslam, Seyyid Kutub
"O, yaptıklarından sorumlu değildir, onlar ise sorumlu tutulacaklardır."
İşte İslam, Seyyid Kutub
(Enbiya: 21/23)
Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Maide: 5/8)
İşte İslam, Seyyid Kutub
Kur‟an bazı insanların Allah‟ın koyduğu yaşama düzeni ve kuralları dışındaki düzen ve kurallara başvurma isteklerini iptal etmiştir. Çünkü onlar bu istekleriyle kainattaki bütün gerçeklere karşı gelmiş olurlar.
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Allah‟ın dininden başka bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O‟na teslim olmuştur. Ona döneceklerdir.” (A‟li-İmran: 3/83)
Bugün insanlık -maddi refah, verimli üretim ve kolay yaşama şartlarına rağmen- acı, ızdırap ve şaşkınlıktan şikayetçidir. Afyon, eroin, içki...delice hız, ahmakça maceralar, boş modalarla, ruhsal bunalımlara düşer. Bütünlük ekonomik refah ve teknik başarılara rağmen bir ruhsal boşluk içindedir. Bu boşluk acı, şaşkınlık, uygarlık nimetleri ve ekonomik refah arttıkça daha fazla olur. Bu acıklı boşluk insanlığı korkunç bir şekilde tehdid eder. İnsanlık ondan kaçmaya çalışır.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Fakat her kaçışında daha derin acılar ve bunalımlarla karşılaşır.
Irkların, renklerin, bölge ve ülkelerin, soy ve kuşakların ayrı oluşu, insanların birbirlerinden ayrılmaları, boğuşmaları, ayrı yerlerde toplanmaları ve birbirinden uzakta durmaları için değil; tanışmaları ve birbirlerini sevmeleri, kendilerine verilen halifelik ödevini aralarında yaklaşıp yerine getirmeleri ve kıyamet gününde, kendilerini yaratan ve halife yapan Allaha'a bir birlik olarak dönmeleri içindir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Artık biz, bugün cahiliyye düzenlerinden ve bu düzenleri koyanlardan insanlığın gördüğü zulümden söz açmaya gerek görmüyoruz. Bize bugün insanlığın içinde bulunduğu güçlük ve umutsuzluktan kurtulma çağrılarına kulak vermek yeterlidir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Bugün insanlık -maddi refah, verimli üretim ve kolay yaşama şartlarına rağmen- acı, ızdırap ve şaşkınlıktan şikayetçidir. Afyon, eroin, içki...delice hız, ahmakça maceralar, boş modalarla, ruhsal bunalımlara düşer.
İşte İslam, Seyyid Kutub

“Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız birdir. Hepiniz Adem'densiniz. Adem ise topraktandır. Allah katında en şerefliniz, en çok takva sahibi olanınızdır. Arabın Aceme, Acemin Araba, kızılın beyaza, beyazın kızıla üstünlüğü ancak takva iledir.”
İşte İslam, Seyyid Kutub
Allah insan fıtratını, sürekli olarak çalışabilir bir şekilde yaratmış ve hiçbir zaman fıtratın durgun, etkisiz kalmasını istememiştir...
İşte İslam, Seyyid Kutub
“Kişiye ve onu şekillendirene, sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene andolsun ki kendini arıtan saadete ermiştir, kendisini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.” (Şems: 91/7-10)
Onlar dinin gerçekleşme ve uygulanma metodunu bekledikleri gibi görmeyince ve insanlığı sınırlı gücüyle insan hayatının maddi gerçekliğinin bu dinle uyuşmasını ve -bazı dönemlerde geniş bir şekilde- etkisi altına almasını, bazı dönemlerde ise insanlığın sınırlı gücüyle insan hayatının maddi gerçekliğinin dinin tersi yönde etkiler yaptığını görünce bu insanlar, kendi arzu, hırs, zaaf ve eksiklerinin etkisi altında kalarak bu dinin çağrısına uymamakta ve teklif ettiği yola yönelmemektedirler.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Bu durumda, "neden" "niçin" sorularını ne ciddî bir mü'min, ne de ciddî bir kâfir sorar. Mü'min sormaz. Çünkü Allah'a karşı -Allah'ın sıfatlarını, zatını ve yetkilerini bildikten sonra- saygısızlıktan uzak bir huşu içindedir. Böylece mü'min, düşüncesinin tabiatını, sınırını ve böyle alanlarda işleme imkânına sahip olmadığını bilen insandır.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Sonra neden sürekli olarak zafer kazanmamaktadır? Ve mensupları daima hakim değiller? Bazen de neden maddi arzu ve zaafların ağırlığı, dinin parlaklığı, genişlemesi ve özgürce ilerlemesine engel olmaktadır? Neden vahiy karşısındaki sistemlerin savunucuları galip geliyorlar?
İşte İslam, Seyyid Kutub
Ve bu etki ile işleyişinin sonuçları, neden insan zaafının etkisi altında düşüyor? Daha doğrusu, neden bu dinin egemen duruma geçmesi, insanın yeteneklerine ve gücüne bağlıdır?
İşte İslam, Seyyid Kutub
Ve aynı anda insan -kolay, rahat, aşırılığa kaçmadan- öyle yüksek bir noktaya ulaştırabiliyor ki, insan tarafından hayat nizamı olarak ortaya konanlardan hiçbirinin bunu yapmalarına imkân yoktur. Bu bazı dönemlerde gerçekleşmiş ve her zaman da ciddi teşebbüsler sonucu gerçekleşebilir. Fakat bütün hata -başta belirttiğimiz gibi- bu dinin mahiyetini anlamamak ve unutmakla birlikte, ondan insan yaratılışını değiştirecek, onun sınırlı gücünü gözönünüde tutmayacak ve içinde, yaşadığı toplumun maddi
İşte İslam, Seyyid Kutub
yapısına aldırmayacak biçimde, nedenleri anlaşılmayan olağanüstü mucizeler beklemekten doğmaktadır.
Bu seri hatalar, temel ve tek bir yanlışlıktan doğmaktadır. O da dinin metodunu anlamamak ve gerçeği unutmaktır.
İşte İslam, Seyyid Kutub
...O...
İşte İslam, Seyyid Kutub
Allah, insan yaratılışını bu din aracılığı ile veya başka bir yolla değiştirebilir. Fakat O, insanı bu şekilde yaratmıştır ve bu şekilde yaratışının hikmetini de yalnız kendisi bilir. Hidayete erişmeyi de çabaların ve hidayeti istemenin sonucu yapmıştır...
“Ama bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette, yollarımıza eriştireceğiz. Allah, şüphesiz, iyi davrananlarla beraberdir.” (Ankebut: 19/69)
•
İşte İslam, Seyyid Kutub
İnsanlar, inandık deyince imtihana çekilmeyeceklerini mi sandılar?
(Ankebut süresi 29/2-3)
İslam, işlenen günah ve kötülükleri, insan ruhuna yönelmiş engeller ve ağır zincirler olarak kabul eder. Bunlar insan ruhunu çeker,ağırlaştırır ve çirkefe batırır. Buna karşılık kötü arzuların etkilerinden kurtulmayı insan ruhu için özgürlük sayar.
İşte İslam, Seyyid Kutub
İman, uğrunda, baskıya ve zulme karşı direnme hali olmadan kalpte kökleşmez.
📖 Sayfa 19 · İşte İslam, Seyyid Kutub
Ciddî kâfir de bu soruları sormaz, çünkü başlangıçta Allah'ın varlığına inanmamaktadır. Eğer Allah'ın varlığına insansa, bunların Allah'a ait ulûhiyetin gerektirdiği şeyler olduğunu da bilir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Allah'ın yarattıklarından hiçbirinin "neden Allah bütün bunları bu şekilde yaratmıştır ki böyle olmuşlardır sorusunu sormaya hakkı yoktur. Ve yaratılanlardan hiçbiri -madem ilah değildir?- Allah'tan hiçbir şey soramaz. Çünkü hiçbir yaratılan, bu kâinatın düzenini, bu düzenin kâinattaki varlıkların tabiatlarında gerektirdiği özellikleri tam olarak ne bilebilir ve ne de bilme imkânına sahiptir.
İşte İslam, Seyyid Kutub
İnsanların yönetimi ona bırakılınca, ulaştıkları noktadan itibaren çalışmaya başlar. Onları, doğuştanlık güçlerinin sınırı içinde bu güçleri harcadıkları oranda asıl amaca ulaştırır. Temel özelliklerinden biri onun hiçbir anda, hiçbir safhada insan yaratılışına, yeteneklerinin sınırına ve hayatın maddi gerçeklerine göz yummamasıdır.
İşte İslam, Seyyid Kutub
Sıkça Sorulan Sorular
İşte İslam kimin eseridir?
İşte İslam, Seyyid Kutub tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1984'te yayımlanmıştır. Türkçeye Şamil Ceylani çevirmiştir.
İşte İslam kaç sayfadır?
İşte İslam, 142 sayfadır (Kültür Yayınları baskısı).
İşte İslam'ın en ünlü sözü nedir?
““İbn-ül Heysem adındaki müslüman bilgin; ışığın havada kırılarak yayılmasını bulmuş, böylece ayı ve güneşi ufuktan doğmadan önce görmemizi ve batışından az sonra yine ufukta görmemizi açıklamıştı.””