CANLI

Kâbe'ye Mektuplar Kitabından Alıntı Sözler — Muhyiddin İbn Arabi

Kâbe'ye Mektuplar - Muhyiddin İbn Arabi kitap alıntıları ve sözleri

Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi'nin en bilinen eserlerinden biridir. İnsan Yayınları baskısıyla 86 sayfadır. Kâbe'ye Mektuplar için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Muhyiddin İbn Arabi
Çevirmen:Doğan Kaplan
Yayınevi:İnsan Yayınları
Sayfa Sayısı:86
Dil:Türkçe
ISBN:9786258314281
Okuma Süresi:2 sa. 26 dk.
Türler:Din (İslam), Anı-Mektup-Günlük

Kâbe'ye Mektuplar'dan En Beğenilen Alıntılar

Nefsim sana feda olsun ey güzel Kâbe!

Sakınılan ve dikkat edilen her şey adına!

Gönlümdeki aşk hayatı adına! Organlarımı uyuşturan tutku adına! Yüreğim sana kara sevdalıdır. Kalbim sende kendinden geçer. Sırrım sana ayrılmıştır. Nutkum seninle tutulmuştur. Hatıram seninle hayrettedir.

Benim senin yanında bir değerim var mı?

Senin bahçende kokunu hissedebilir miyim?

Bak ben sana karşı korkuyla ümit arasındayım, selamlama ve sığınmadayım. Bana haber ver, seni müşahede etmem lazım. Bana öğret, sen benim biriciğimsin. Sır açıldı ve perde yırtıldı. Haber yayıldı ve dağıldı.

📖 Sayfa 60 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Dökülen bir gözyaşıdır. Hüzün ateşiyle hâlden hâle giren bir kalptir. Şayet sevgili, bağ kurmak için gayret eder, kavuşmak için elinden geleni yapar ve tecelliye izin verirse ey tavaf eden göreceksin ki hayalindekiler dağılır, kibrin azalır, güvenin parçalanır, ayakta duramazsın, bahçen yanar ve yeni bir sen ortaya çıkar. Bunu da kıymetli olanın değerini koruması, güvende olanın güvende kalması, ayakta olanın bu hâllerini devam ettirmesi arzusuyla yapar.

📖 Sayfa 24 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Şüphesiz kalpler arzularla örtülmüştür.

Amacım seninle bir arada oturmaya devam etmektir ve senin dostluğunda kendimden geçmek istiyorum.

📖 Sayfa 57 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ah! Benim kaçırdıklarıma olan derin üzüntüm! Ve eğer ölmeden önce seni göremezsem yaşayacağım bedbahtlık! Vallahi uzun sürdü. Seni bu kadar kıskanmıyordum, sana gelmeye niyet etmemiştim. Bugün kıskananlara dâhil edildim ve yönelenlerle yolculuktan menedildim.

📖 Sayfa 78 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

“Sana ulaşmak ancak seninle olur, ulaştıracak olan sensin.”

📖 Sayfa 49 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ey güzel Kâbe ve yağmur bulutlu bahçe! Sende, seni var edene yalvardım, seni bir kılandan istedim. Gayretlerim düzgün olursa sırlar birleşir, gökyüzü apaçık olur ve nur ışıkları yanar.

Gecenin karanlığını zırh gibi kuşanıp "Allah" ismiyle ayağa kalktım ve dedim:

Ey Allah! Zelil olan senin sayende aziz olur, rehber yolunu bulur, yol aydınlanır.

📖 Sayfa 26 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Çünkü madem makam yüce, hafıza zayıftır. Sevgili yorgun, seven kendinde değildir. Kalp kesik, ateş her tarafta yapmaktadır.

📖 Sayfa 20 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ey her şeyi berraklaştıran hikmet! Ey çok tatlı ve güzel yağmur damlası! Eğer cemal olmasa malı arzulamazdım. Rezilet olmasa fazilete âşık olmazdım. Eksiklik olmasa kemale rağbet etmezdim.

📖 Sayfa 26 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Âşıklar için ne güzeldir öpüşmek ve kucaklaşmak! Sevgilinin kokusu ne güzeldir! Arzuladığına kavuşan ne kadar ferahtır!

📖 Sayfa 30 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Senin şu anda yalvardığın kişi, verme makamında ve işleri düğümleme değil, çözme konumundadır. Öyleyse acılar seni korkutmasın, karanlıklar seni perdelemesin. Sabahın evreleri oluştu, sabahın işaretçileri parıldadı. Gecenin kaynakları sona erdi. İşte şu güneş, perdeleri göründü ve doğdu. Hak tarafından kapalı olanları açığa çıkardı. Dün kapısı kapalı olanları açtı. Daha önce kapalı olan işleri açtı.

📖 Sayfa 54 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Allahım! Elimizden hiçbir şey gelmiyor; ne bir faydamız var ne de bir güce ve topluluğa sahibiz! Senden gelen haberler ve işaretler inkâr ediliyor. Bize bahşettiğin hikmetlerden ve verdiğin bol nimetlerden dolayı kıskanıldık. Savunmayı, yardımı, desteği ve faydayı senden bekliyorum. Senden başkasından ümidim yoktur. Sen tüm mülkün sahibisin. l

📖 Sayfa 66 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

"...hâlin imkân verdiği ölçüde gönlüme düşen hususları bu kitapta yazdım.Çünkü makam yüce, hafıza zayıftır. Sevgili yorgun, seven kendinde değildir. Kalp kesik ateş her tarafta yanmaktadır."
Bu belagat ve aşkın nükteli kullanımı insanı bitiriyor...

📖 Sayfa 20 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sevgi, sevilenin değerine göredir. Talep, istenene göredir. Hangi sevgili sana denk olabilir ey güzel Kâbe? Hangi arzu edilen sana denk olabilir ey göz aydınlığı?

Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Onlardan hiçbiri beni tavaf ettiğimde elde ettiği manadaki ziyadenin farkında değil.

📖 Sayfa 36 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Allah için ve sevgi dolu hayat için söyle: Hiç kul ile efendi bir olur mu? O sebeple sana getirdiğine teslim ol, sana indirileni tebliğ etmen gereklidir. Gerekçesini ve sebebini sorma. Taksim edilip nesep belirlendikten sonra rütbeler ayrışmıştır. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor. O onlar içinde onlar da onunla oldukları hâlde bunun farkında değiller. Her ne kadar onlar düşünseler de cahildirler, işitseler de sağırdırlar, görseler de kördürler ve konuşsalar da dilsizdirler. Nice yabancı dil vardır ki kalbi Arapçadır. Nice Arap dili de vardır ki kalbi yabancıdır.

📖 Sayfa 29 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sevgilim, hatta gölgem, senin gölgenle yağmur sakin sakin yağar, zatımı kendi ahlakınla ahlaklandır ki huyum güzelleşsin.

📖 Sayfa 28 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

İşte Leyla, Kays'ın karşısında durmuş ve ona şöyle diyor: "Benden uzak dur çünkü sevgin beni senden alıkoymuştur."

Kays, üzerinde hiçbir şey olmadan çıplak bir şekilde yürüyordu, ne aklı vardı ne de hissi. Biz -şayet aldığı nefesleri olmasa- onun öldüğünü söylerdik.

📖 Sayfa 31 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

“… öğüt şiir değildir ki sembolik olsun, bir hitap çeşidi değil ki bilmeceli olsun, bunlar şüphesiz sürekli sebebiyle önüne sunulmuş nimetlerdir.”

📖 Sayfa 70 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Bir sevgili yok ki şımarsın ve seven yok ki yaklaşsın.

Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

“… ortada dağınıklık, bir araya getirme, zorlama, çat lama, beklenen belirsiz bir arzu ve harekete geçirilmiş ve beklen- mekte olan bir hırs vardır. Ya ümit vardır ya da ümitsizlik! He ikisi de nefse zor gelmektedir.”

📖 Sayfa 70 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sen benim her gece gelen gecemin üçte birisin.

📖 Sayfa 86 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ah olsun donmuş gözlere! Sükûnete eren zihinlere [havâtır]! Tiksinti veren iyiliklere! Yüzünü somurtan hoşgörüye! Alçalan izzete! Tekrarın bozduğu söze! Dostunun derdiyle dertlenmeyen dosta ah olsun! Ah olsun zenginin izzeti nezdinde fakirin zilletine!

📖 Sayfa 71 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

"....sevgilinin aşkının lezzetiyle meşgul olduğu için afyonlanmış gibi olduğunu, kurtuluşun akılla gerçekleşeceğini, ancak akılla yürütülen sevgide de hayır olmadığını hatırlatır. Zira seven ahmaktır ve baskı altındadır."

📖 Sayfa 13 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Kalemin yazdığı her şeye bakılmaz. Çünkü âşık olsa gizler. Onu ancak Rab ile kulu arasında olması arzulanan ilahi aşk kıskanır. İşte bu bilinmeyen bir hâldir, doğrudur ancak açıklanamazdır. Bu hâllere terstir ve hata, anlaşıldıkça büyüyendir.

📖 Sayfa 27 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

İri gözlerin ne kadar da güzel! Parlak manzaran ne kadar da eşsiz! Güzel esmer dudakların ne kadar tatlı! Ay yüzün ne kadar düzgün! Gül (ezher)yanağın ne kadar olgun! Berrak alnın ne kadar nurlu!

Güzeller arasında sen nasıl bir çiçeksin! Güzel söz söylevenler arasında ne kadar da derinsin! Hatipler arasında ne kadar da etkilisin! Bu soğuk gıdayı içine alan ağız boşluğun ne kadar da lezzetli! Bu gıdalar yanaklarını ne kadar güzelleştirmiş! Allah beni de seni de cemalinden yararlandırsın!

📖 Sayfa 56 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Şartlar elverişliyken, bahçıvan bahçeleri süslediğinde, ışık çiçeğini güldürdüğünde, çiçeğin açması çiçekleri parlattığında, güzellik kabul semasında yayılıp da akıl şaşkın kaldığında, belalar arttığında, gönüllerde kazanlar kaynadığında, sırlar gönülden sonra güllere geçtiğinde, sorun büyüdüğünde, teselli azalıp da iş büyüdüğünde ve bela umumileştiğinde, her göz alıcı ve iç açıcı olanın karmaşık bir işte olduğunu görürsün.

İşte bu sebeple senden hareket ettirdiğini sükûna kavuşturmanı, sahip olduğunu bırakmanı ve kaybetmiş olduğum faydayı bana vermeni istedim.

📖 Sayfa 27 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Aşıklar için ne güzeldir öpüşmek ve kucaklaşmak! Sevgilinin kokusu ne güzeldir! Arzuladığına kavuşan ne kadar ferahtır!

📖 Sayfa 30 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Şüphesiz ilim; en şerefli hibe, en yüce talep edilen ve en büyük arkadaştır. Tabii şerefi, bilinenin (malum) şerefine ve eşsiz parıltısı güzel anlaşılmasına bağlıdır.

Şeref, tezatla bilinir. Çelişiği olana nispetle nitelenmiştir. Buna göre ilimlerin derece itibarıyla en şereflisi ve konum itibarıyla en büyüğü nefsin ve rabbin bilinmesidir. Çünkü bu, şekilden münezzeh; fakat malum ve müphem içinde olan suretin hakikati ve benzerine yakınlığa götürür,

📖 Sayfa 83 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Söyler misin? İnsan kendini beğenmiş bir hâldeyken sırlar nasıl açığa çıkar?

Âkıbetini bilmezken sıkıntılarını nasıl çözer?

Arzularından sıyrılmamış bir kişi emeline nasıl ulaşır?

İçi kederli olan afiyetten tat alana veya sonu sıkıntı olan bir rahattan zevk alana hayret ederim!

📖 Sayfa 70 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

“Ne mutlu kendi ayıbı başkalarının ayıbıyla ilgilenmesine mâni olana!”

📖 Sayfa 63 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Nice yabancı dil vardır ki kalbi Arapçadır. Nice Arap dili de vardır ki kalbi yabancıdır.

📖 Sayfa 29 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ask, kendisi icin calisanin ve kendisini tercih edenindir. Kendisini kucumseyenin ise karsisindadir.

Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

İşte böyledir ey güzel Kâbe!
Seninle benim aramda olan budur, birbirimize sarıldığımızda ruhlarımız birleşti.

📖 Sayfa 41 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

İttihadın sırrı bedenler için meçhul, ruhlar için ise akledilebilirdir. Şöyle ki iki sevgili tek bir elbisede birleşir, birbirine tutkun iki kara sevdalı, şahidin huzurunda bir araya gelip lam ve elif in kavuştuğu gibi kavuşurlarsa keşfedilemeyen sırla bağlanırlar. Yakınlıkta devam edip tükürüklerini yutsalar o iştahlı ıslaklık, gayb midesine iner ve ondan önceki nemlerle birleşir ve onu bedendeki ciğer evine gönderir. Maşukun tükürüğünün nemi kanla karı- şar ve cilde, ete ve damarlara yayılır.

📖 Sayfa 39 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sen benim parçamsın ve bütünümsün.

📖 Sayfa 33 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sen kevnî varlıkta eşi olmayansın. İlahi varlığın yaratılışı üzerinesin. Senin kapıcın yoktur. Perden yoktur. Seni seven kişiye o gelmeden gelirsin ve kişi senin yanında öncelikle hazır bulunmalıyken sen önünde hazır olursun.

📖 Sayfa 56 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Mekân geniştir. Aşık her şeyini ilan etmiştir. Gizlilikten dolayı yaralı olan kalp sevinçli bir şekle geçer:

Haydi, bana içki sun ve de ki: Bu içkidir.
Şayet açıktan yapma imkânı varsa bana gizlice sunma!
Artık sevdiğin kişinin ismini açıkla, kinaye kullanmayı bir tarafa bırak!
Zira perdeler ardında gizlenmiş lezzetlerde hayır yoktur...

📖 Sayfa 55 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Acı hislerledir, seven afyonlanmış gibidir. Kurtuluş akılladır. Sevenin aklı başında değildir ve kusurludur. Acaba sen "Akılla idare edilen sevgide hayır yoktur." deyiminin neresindesin?

📖 Sayfa 31 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ey güzel Kâbe!

Gördüğün gibi sürekli etrafında dolaşıp duruyorum. Bütün bereketle sana meylediyorum. Üst üste giydirilmiş örtülerini kaldırıyorum. Sırrın ardından senin sırrını açığa çıkarıyorum. Remizden sonraki remzini sana açıklıyorum. Senin için bir sıfattan başka bir sıfata geçiyorum. Ben seninleyim, Rabbim de benimledir. Ben işitmiyorum, duyduğumda da farkına varmıyorum.

📖 Sayfa 81 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Umulur ki gece seninle olan kederin
Arkasında yakın zamanda gelen bir rahatlama olsun...

📖 Sayfa 79 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Göğüsle gül arasında kaybolan bir kalp, sebatkâr sevgiyle nefret arasında dolaşan bir nefs vallahi helak olur. Aldatan öğütçüye, yıkıcı sahibe, fesat çıkaran ıslah ediciye, eziyet eden azize ve düşmekte olan güçlüye hayret ederim.

📖 Sayfa 49 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Hakikatler türlü türlüdür, nerede ve ne zaman olduğu önemlidir, yaşlısı-genci, yakını-uzağı, görüleni-kovulanı, mekâna uygun olanı, zamana yakın olanı ve ismin müsemmasına göre elde edilişi vardır.
Sen "Ya Rab!" dersin. Sana "Vakti gelmedi." der.
"Ya ilahi!" dersin. "Şart geçerli değil." der.
Dua da kazâdandır ve kazâyı defeder.

📖 Sayfa 53 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Seni seviyorum ve kendimden başkasına da sevdiriyorum.

📖 Sayfa 27 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Arzuladığına kavuşan ne kadar ferahtır!

📖 Sayfa 30 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Ey güzel Kâbe ve yağmur bulutlu bahçe! Sende, seni var edene yalvardım, seni bir kılandan istedim.

📖 Sayfa 26 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Aşk, kendisi için çalışanın ve kendisini tercih edenindir.

📖 Sayfa 49 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sevilen ne zaman isterse sevgilisinin ismini söyler, ne zaman dinlemek isterse sevgilisinin sözü oradadır. Ne zaman bakmak istese sevgilinin yüzü oradadır. Kim ki sevgilisinin yüzünden başkasına bakarsa helak olup gider. Kim ki maşukunun sözünden başkasını dinlerse pişman olur ve üzülür.

📖 Sayfa 28 · Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi

Sıkça Sorulan Sorular

Kâbe'ye Mektuplar kimin eseridir?

Kâbe'ye Mektuplar, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır. Türkçeye Doğan Kaplan çevirmiştir.

Kâbe'ye Mektuplar kaç sayfadır?

Kâbe'ye Mektuplar, 86 sayfadır (İnsan Yayınları baskısı).

Kâbe'ye Mektuplar'ın en ünlü sözü nedir?

“Nefsim sana feda olsun ey güzel Kâbe! Sakınılan ve dikkat edilen her şey adına! Gönlümdeki aşk hayatı adına! Organlarımı uyuşturan tutku adına! Yüreğim sana kara sevdalıdır. Kalbim sende kendinden geçer. Sırrım sana ayrılmıştır. Nutkum seninle tutulmuştur. Hatıram seninle hayrettedir. Benim senin yanında bir değerim var mı? Senin bahçende kokunu hissedebilir miyim? Bak ben sana karşı korkuyla ümit arasındayım, selamlama ve sığınmadayım. Bana haber ver, seni müşahede etmem lazım. Bana öğret, sen benim biriciğimsin. Sır açıldı ve perde yırtıldı. Haber yayıldı ve dağıldı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kâbe'ye Mektuplar — Muhyiddin İbn Arabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4