
Salih Suruç'un imzasını taşıyan Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Genç Timaş Yayınevi etiketiyle yayımlanmıştır. Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi'den En Beğenilen Alıntılar
Efendimiz(sav), elli üç sene Mekke'de yaşamıştı. Mekke'nin müşrik liderleri çocukluğundan beri O'nu(sav) tanıyorlardı. Ahlakının güzelliğini, doğruluğunu, dürüstlüğünü görmüşlerdi. Buna rağmen O'na(sav) ve getirdiklerine iman etmemişler, üstelik kendisine her türlü zulmü ve hakareti reva görmüşlerdi. Fakat Abdullah sadece bir kere yüzünü görünce gerçeği anlayıp iman etmişti.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Demek ki iman da bir nasip meselesiydi. Allah'ın layık gördüğüne ihsan ettiği bir nimet...
"Bunları, kanlarıyla sarıp gömünüz! Allah yolunda çarpışarak yara alanlar, kıyamet gününde mahşere yaraları kanayarak geleceklerdir. Kanlarının rengi kan rengi ama kokusu mis kokusu gibi olacaktır!"
📖 Sayfa 66 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"En yüce Dost'a! En yüce Dost'a! En yüce Dost'a!"
📖 Sayfa 174 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Zaman su gibi akıp geçmişti ve altmış üç senelik bere ketli hayatının sonunda dudaklarından dökülen son söz; "La ilahe illallah!" oldu... "Allah'tan başka ilah yok!" İnsanları bu söze davet etmişti hayatı boyunca. Son sözü de bu oldu.
Kainatın zerreleri sayısınca salât ve selam Sana, Sevgili Efendimiz (sav)!
Kibirlerinin esiri olup Allah'ın gücünü unutan niceleri...
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Hepsi de Allah'ın gücü karşısında perişan olup gitti.
İlâhî! Sen, sadece Sana itaat edenlere rahmet ve merhamet edeceksen, günahkarlar kime sığınacaklar?
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Birbirinizle selamlaşın. Birbirinize ikramda bulunun. Akrabalarınızı ziyaret edin ve onlara yardımcı olun. Allah'ın size verdiği muhabbet ve rahmetle birbirinizi seviniz. İnsanlar gece uykudayken siz namaz kılın. Böylece selametle Cennete girin"
📖 Sayfa 10 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Allahım! Hayat benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat. Ölüm benim için daha hayırlı olduğu zaman da ruhumu al!
📖 Sayfa 168 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Kolaylık göster, affa sarıl, iyiliği tavsiye et, cahillerden de yüz çevir."
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
“İman bir nasip işiydi demek…”
📖 Sayfa 108 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
İman da bir nasip meselesiydi. Allah'ın layık gördüğüne ihsan ettiği bir nimet...
📖 Sayfa 17 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Size Hayırlı gençleri tavsiye ederim. Zira onların kalbi daha nazik ve incedir. Bana gençler iman etti. İhtiyarlar karşı çıktı."
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
şefkatin en yücesi,en şirini ve en hoşu ise babanın evlatlarına duyduğu şefkattir.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Şefkati Yüce Allah rahmetinden bir parça olarak insan yüreğine hediye etmişti.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Ey insanlar!
📖 Sayfa 159 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bir araya gelemeyeceğim."
Hayret! "Ey Müslümanlar ey Ademoğulları," değil de "Ey insanlar!" diye seslenmişti söze başlarken. Demek insan olmak farklı bir şeydi, âdem ya da adam olmak farklı bir şey. Herkes âdemoğluydu, ama insan olmak başka şeyler gerektiriyordu. Karşısındakiler demek ki iman ile insanlık makamına ulaşmış, insaniyetin hakiki mahiyetini bilmişlerdi ki onlara "Ey insanlar!" diye hitap etmeyi uygun bulmuştu. Demek imandı insanı gerçek insan eden.
"Cömert, Allah'a cennete ve insanlara yakın, cehenneme uzaktır. Cimri ise, Allah'a cennete ve insanlara uzak, cehenneme yakındır."
📖 Sayfa 150 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç

Müslüman kardeşinin ihtiyacını gören kimsenin yardımcısı Allah’tır. Kim herhangi bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse Allah da bu vesile ile o kimsenin kıyamet gününde karşılaşacağı sıkıntılardan birini giderir.
📖 Sayfa 21 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Allah'ım! Göğsüme genişlik ver! İşimi kolaylaştır!"
📖 Sayfa 165 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Ey dua kabul edenlerin en hayırlısı ve ey ümit bağlananların en üstünü!
📖 Sayfa 166 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Benim şu durduğum yerden, bütün hacetlerimi yerine getirmiş, dileklerimi ihsan buyurmuş, temennilerimi gerçekleştirmiş olarak döndür!"
Hicretle birlikte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabe-i kiram efendilerimiz için zulüm ve eziyet dönemi sona erdi.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Dünya hayatı ise gelip geçicidir.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Demek ki iman da bir nasip meselesiydi. Allah'ın layık gördüğüne ihsan ettiği bir nimet...
📖 Sayfa 17 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Her yaşayan ölür. Her yeni
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
eskir. Her șey geçicidir, gider.
"Yüce Allah O'nun hamurunu sevgi ve şefkatle yoğurmuştu. Çocukları dünyanın süsü, göz aydınlığı ve kalbin meyvesi olarak görüyordu. Çocuk, anne babaya Allah'ın emanetiydi. Çocuklarını öpen anne babanın Allah için bir sadaka vermiş gibi sevap kazanacağını söylüyordu."
📖 Sayfa 13 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Demek imandı insanı gerçek insan eden.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Ey müminler!
📖 Sayfa 161 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kuranı Kerim ve Resul’ünün sünnetidir.
Kim bilir belki de o kuru kütük harika bir sesle, Allah'ın emriyle inleyerek insanlara,
📖 Sayfa 27 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Ben, bir kuru kütük iken Allah Resûlü'nün ayrılığına dayanamadım. Siz ey akıl ve gönül sahipleri! O'na ve getirdiklerine karşı nasıl ilgisiz kalabilirsiniz?" Diyerek ders vermek istemişti.
İmandı insanı gerçek insan eden.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Savaş başlamak üzere iken Efendimiz) elinde tuttuğu kılıcı göstererek etrafındaki mücahitlere seslendi:
📖 Sayfa 55 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
"Bu kılıcı benden kim almak ister?"
Üzerinde, "Korkaklıkta ar, ilerlemekte şeref ve itibar var. İnsan korkaklıkla kaderinden kurtulamaz." mısraları yazılı kılıçtı bu. Sesler birbirine karıştı birden. Herkes o kılıcı almak istiyordu.
🕊”Demek ki Allah’ın sevgili kullarının doyasıya sevinecekleri, mutlu ve mes’ud olacakları yer bu dünya değil bir başka diyardı.”
📖 Sayfa 47 · Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Herkes âdemoğluydu, ama insan olmak başka şeyler gerektiriyordu.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç
Sıkça Sorulan Sorular
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi kimin eseridir?
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, Salih Suruç tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2017'de yayımlanmıştır.
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi kaç sayfadır?
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi, 176 sayfadır (Genç Timaş Yayınevi baskısı).
Kalbimin Efendisi - Peygamberimizin Medine Dönemi'nin en ünlü sözü nedir?
“Efendimiz(sav), elli üç sene Mekke'de yaşamıştı. Mekke'nin müşrik liderleri çocukluğundan beri O'nu(sav) tanıyorlardı. Ahlakının güzelliğini, doğruluğunu, dürüstlüğünü görmüşlerdi. Buna rağmen O'na(sav) ve getirdiklerine iman etmemişler, üstelik kendisine her türlü zulmü ve hakareti reva görmüşlerdi. Fakat Abdullah sadece bir kere yüzünü görünce gerçeği anlayıp iman etmişti. Demek ki iman da bir nasip meselesiydi. Allah'ın layık gördüğüne ihsan ettiği bir nimet...”