
2016 tarihli Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani'nin en bilinen eserlerinden biridir. Medine Yayıncılık baskısıyla 120 sayfadır. Bu sayfada Mağfiret Kapısı Tevbe'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Mağfiret Kapısı Tevbe'den En Beğenilen Alıntılar
Cahil yaptığında büyük sayılmayan bir şey, âlim birinden geldiği zaman, büyük sayılır.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Avam bir müminin yaptığıhatadan geçilir; ama alim biri yaparsa o hoş görülüp geçilmez.
Nefsinizin yersiz heva heveslerinden ve şehvetlerinizle kalmaktan vazgeçip bana dönün.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bu nimetler, başkalarından sana geldi.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Geçip gidenlerin kalıntısı olarak eline geçtiği.
Onlar, Firavun'un, karun'un, Şeddad'ın,Ad'ın, Kayser'in ve Kisra"nin idi. Sana kaldı.
Hatta onlardan başka geçip giden meliklerin ve ölüp giden ümmetlerindi.
Günah işleyen kul, düşünmelidir: Saklıyı, en gizliyi, hatta sinelerde saklı duranı bilen zattan dahi gafil olmuştur.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Ondan nasıl gaflete düşülür ki, hem gizli yapılanılan hem de aşikâre yapılanları bilir
-İşlenen masiyetin ilk uğursuzluğu, bizi dostun yakınlığından uzaklaştırdı. Rahat bir halde geçinip giderken, bizi; tövbe etmeye, yalvarmaya, ihtiyaç arz etmeye, düşkünlüğe ve zillete çıkardı.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
O büyük mülk gitti, üstün ihsanlar kalmadı, izzet içinde nazlı nazlı salınıp gezmek de kalmadı; Allah'a en yakın, mekânların en temizi, yüksek mertebe de kalmadı.
Düşün ey zavallı kişi! Onların durumlan bu hallerde olursa, senin durumun nasıl olmalı?
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Sen gurur yurdunda ve şeytanın kıtalarındasın.
Halktan, hevadan, nefisten, şehvetlerden, iradelerden, şeytanın süslü gösterdiği şeylerden her türlü düşman seni sarmış.
Allah (cc), tevbe edenin tevbesini kabul eder, kendisine yönelene fazlını ve rahmetini yağdırır, ihsan eder.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
“Allah, tevbe edenleri ve temiz olanları sever.”
📖 Sayfa 13 · Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
İsa (as) bir kabre uğradı. Kabristandakilerden biri seslendi. Allah (cc) onu canlandırdı. İsa (as) adama sordu: -Sen kimsin? Adam dedi ki: -Ben insanların yüklerini taşıyor, hamallık yapıyordum. Bir gün birinin odununu taşıyordum. O odundan bir parça koparıp onunla dişimi karıştırdım. Öldüğüm günden beri bana, onun hesabı sorulmaktadır.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Tövbesiz ölmemeye dikkat et. Her zaman için tövbe üzerinde bulun. Aniden, haberin olmadan yakalanırsın. Öyle bir halde yakalanırsın ki, kendin için bir özür de bulamazsın. Kendini kurtaran bir cevap da veremezsin. Bir an evvel, öbür âlem için kendine azık ve mükâfat getirecek şeyler hazırla. Bunları yapmadığın takdirde, onlara gelen azap ve sıkıntı sana da gelir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Zekâtının kazasını yapması için, mülke sahip olduğu ilk günden itibaren hesabını yapar; buluğ çağına erdiği günden itibaren değil.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bizim anlayışımıza göre, delinin malından,
çocuğun malından zekât vermek gereklidir.
Böylece, hesabını yaptığı malın zekâtını çıkarır; kimlere verilmesi gerekirse onlara verir. Mesela, fakirlere, miskinlere vb. verir.
Şayet malının bazı seneler zekâtını vermiş, bazı seneler vermeden bırakmış ise bu durumda zekâtını vermediği senelerin zekâtını verir; verdiğini artık vermez. Tıpkı namaz ve oruç işinde olduğu gibi hareket eder.
Nice bir anlık şehvet duygusu vardır ki, uzun bir hüzün getirir, şifa aratır hastalık çıkarır, uzun bir ömrü yıkar; nice kimseleri cehennem ateşine sokar.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
İman zayifliğindandir ki, nefsin azameti büyüdü.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Öyle bir cezaya uğrarlar ki, kenetlemnin dünyada iken verdikle cezanın daha şümullüsüdür.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Ellerinde ve ayaklarında prangalar oldukları halde ateşe atip yakılırlar
İçleri parçalayan Zakkum ağacının yemişinden yiyecekler. Kızgın sudan içecekler,
Cehennem ehlinin kanlı irinli pisliği ile dolarlar.
Yine gelelim sana... Düşün!
Bu gecip gidenlerin hallerinde serin alacağın ibret dersleri var
Onlardan kalan surlara bir bak. Onların geride bıraktıklan şeyleri gör de ibret al.
Şunu unutmamak gerekir ki, tüm masiyetlerin başı haramdır; dinin dümen direği ise helâldir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani

Lokman Hekim, oğluna şöyle tavsiye etti: “Yavrucuğum, tevbeni yarına erteleme. Ölüm, aniden sana gelebilir.” Bu durumda, hemen herkese gerekir ki, akşam sabah tevbe ede. Mücahid (ra) şöyle dedi: “Her kim, akşam sabah tevbe etmez ise o kimse zalimlerden sayılır.”
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Hemen her hal için, itaat, günah, sınır ve şartlar vardır. Bunlan korumak itaattir; onları bırakıp gaflete dalmak ise günah sayılır ki, tövbeyi gerektirir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Hediyenin küçüklüğüne bakma; onu veren kimsenin üstünlüğüne bak. Hatanın da küçüklüğüne bakma; o hata ile kimin karşısına çıkacağını düşün."
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Zira Allah (Celle celalühü) merhametlilerin en merhametlisi.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Pişmanlık, insanı kararlı ve azimli kılar. Azim şu manayadır: Daha önce yaptığı masiyetlerden hiç birine dönmemektir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Dünyada, böyle başıboş bir halde görünmen seni aldattı.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Burada her türlü hükümden halin serbesttir.
Günahlar masiyetler helaka götürürler; insanı yüce Allah'tan ve cennetinden uzaklaştırırlar.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Günahları ve masiyetleri terk ise yüce Allah'a ve cennetine yaklaştırır.
Resûlullah (sav) Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde ise şöyle buyurdu: “Günah, kalpleri tırmalayan iştir.”[el-İthaf, 1/159; el-İrakî, 1/19.] Yani, bir gönül karışıklığı gelir; kalp bir türlü rahat edemez. İşte, bu gibi şeyler günahtır; bu gibi şeylerden sakınman gerekir. Resûlullah (sav) Efendimiz, bir başka hadis-i şerifinde şöyle buyurdu: “Özellikle, kalbi tırmalayan işlerden sakının; çünkü onlar günahlardır.” Resûlullah (sav) Efendimizin şu hadis-i şerifi de, aynı manayadır: “Sana şüphe vereni bırak; şüphe vermeyene bak.”
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bir tövbe eden var ki, yaptığı iyilikleri gördüğü için tövbekâr oluyor. Bir tövbekâr var ki, kalbi halkı yaratan zatın gayrına kaydığı için tövbe ediyor.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bütün hayırlar ibadet ve itaattedir. Bütün şerlerde günahtadır. Keşke günah diye bir şey olmasaydı. Ama günah diye bir şey var. O zaman, keşke biz günah işleyenlerden olmasaydık.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Çeşitli ümitlerin aldatmacısı içinde aldanıp kaldılar.Sonunda Allah'ın emri geldi.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Aldaticı şeytan onları avundurup aldatıp kandırdı. "Allah sizi affeder, istediğinizi yapın deyip", bunları aldattı
Allah (cc) şöyle buyurmuştur:
📖 Sayfa 11 · Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
“Hep birden, Allah’a tövbe edin; ey müminler, bu yoldan felâha ermeniz umulur.”
Sadece dışa bakıp kalmaktasin.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
“Mümin bir kul, işlediği bir günahı üzerine yıkılacak bir dağ gibi görür. Münafık ise işlediği günahı uçup gidecek olan burnuna konmuş bir sinek gibi görür.”
📖 Sayfa 18 · Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
İnsan, gördüğü iyiliğin kölesidir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani

Resûlullah (sallallahu teâlâ aleyhi vesselem) efendimiz şöyle buyurdu:
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
“Tövbekârlarla oturun; çünkü onların kalpleri daha yumuşaktır.”
Düştükleri zor durumdan kurtulmak için Yüce Allah'a şikâyet yollu inlediler. Bunlar, "Habir" olan, her şeyi bilen Zat'a yönelmişlerdi.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Onların bu hallerine melekler de ağlamaya başladı. Onlar da Yüce Hakka yakarmaya başladılar. Yüce Sultana, zulmü olmayan insaf sahibi Zať'a hallerini ulaştırıp durdular. İşte o zaman, Aziz, Hakim ve Alim olan Allah (cc), onların gönüllerine nazar etti.
Lokman Hekim,oğluna şöyle tavsiye etti: yavrucuğum ,tevbeni yarına erteleme. Ölüm, aniden sana gelebilir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Halbuki hüznün olmayışı,kalbin harap olmasının sebebidir.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bazı kimselere,dıştan dost, kardeş gibisin;ama içten onlara düşmanlık beslemektesin.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Resûlullah (Sallallahu teâlâ aleyhi vesselem) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
"Mümin bir kul, işlediği bir günahı, üzerine yıkılacak bir dağ gibi görür. Münafık ise işlediği günahı uçup gidecek olan burnuna konmuş bir sinek gibi görür."
Onlar için daimi bir şekilde sıkıntı, yakıcı ateş, boğaza tıkanıp kalan çetin bir azap vardır.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Şu ayet-i kerime onlar hakkındadır:Onları oradan hiç bir şey kurtaramaz. Kendilerinden ne bir ses gelir ne de bir nefes duyulur.
Orada bulundukları sürede tüm ümitleri kesilir, sesleri de kısılır.
Kalpleri boğazlarına kadar gelir, parça parça olur. Dilleri tutulur.
Allahü Teala'nın yasak ettiği her şey büyük günah sayılır.
📖 Sayfa 14 · Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Resûlullah (sav) efendimiz şöyle buyurdu:
📖 Sayfa 37 · Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
“Tövbekârlarla oturun; çünkü onların kalpleri daha yumuşaktır.”
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bırak günahların büyüğünü, küçüğünü
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani
Bu, muttaki olmak için takvadır, kollarını sıvazla
Ol, diken üstünde yürüyen kimseler gibi.
Dikkatli yürür, bırakır diken gördüğünü.
Düşük görme hiç, küçük günahları aslında.
Gör dağların küçük taşlardan büyüdüğünü.
Sıkça Sorulan Sorular
Mağfiret Kapısı Tevbe kimin eseridir?
Mağfiret Kapısı Tevbe, Abdülkadir Geylani tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2016'da yayımlanmıştır. Türkçeye Kazım Ağcakaya çevirmiştir.
Mağfiret Kapısı Tevbe kaç sayfadır?
Mağfiret Kapısı Tevbe, 120 sayfadır (Medine Yayıncılık baskısı).
Mağfiret Kapısı Tevbe'nin en ünlü sözü nedir?
“Cahil yaptığında büyük sayılmayan bir şey, âlim birinden geldiği zaman, büyük sayılır. Avam bir müminin yaptığıhatadan geçilir; ama alim biri yaparsa o hoş görülüp geçilmez.”