
Bediüzzaman Said Nursî'un kaleme aldığı Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2011'de yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca)'dan En Beğenilen Alıntılar
Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır.
Onun için, nass-ı hadisle,
'Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat-ı mükaleme etmeyecek.' "
( 22. Mektup - 1 . Mebhas )
Nasihat istersen Ölüm yeter...
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Paslanmış bîhemtâ bir elmas, daima mücellâ cama müreccahtır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Şükrün mikyası;
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
kanaattır ve iktisaddır ve rızadır ve memnuniyettir.
Şükürsüzlüğün mizanı;
hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram helâl demeyip rastgeleni yemektir.
Dua eden adam, bilir ve dua ile bildirir ki; birisi var, onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, onun eli herşeye yetişir. Ve bu boş, hâlî dünyada o yalnız değil; belki bir Kerim zât var; ona bakar, ünsiyet verir. Onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah ve sürur duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp, "Elhamdulillahi Rabbi'l-âlemîn" der.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursi -
• Ölümü tefekkür etmekten alâ nasihat yoktur...
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Ve وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ fermanını dinle.
📖 Sayfa 131 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
اَگَرْ نَه خَواه۪ى دَادْ، نَه دَاد۪ى خَواهْ
denildiği gibi,
“Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.”
24. Mektub duanın sırrı azimine dair birkaç nükte
Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbûblara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sâhibini dâimi bir azab ve elemde bırakır. Ve yahud o mecâzi mahbub o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, baki bir mahbûbu arattırır. Aşk-ı mecâzi aşk-ı hakikiye inkılab eder.
📖 Sayfa 24 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Öyle ise, beyhude ıztıraba düşüp azap çekme. Mülk başkasınındır. O Malik hem Kadîrdir, hem Rahîmdir. Kudretine istinad et;rahmetini ittiham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safâyı bul.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Dünya madem fanidir değmiyor alaka-i kalbe..
📖 Sayfa 86 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Esbabın ictimaı müsebbebin icadına bir duadır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Ehli zındıkanın üstadı şeytandır..
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Ey ehli iman ! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz , aklınızı başınıza alınız.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı (müminler ancak kardeşdirler) kal'ayı kudsiyesi içine giriniz , tahassun ediniz.
Yoksa ne hayatinızı muhafaza ve ne de hukukunuzu mudafaa edebilirsiniz
Dünya öyle bir meta' değil ki, bir nizaa değsin.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Çünki fâni ve geçici olduğundan kıymetsizdir. Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz'î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın!...
Evet, dünyaya âit işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umûr-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir..
📖 Sayfa 24 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Kanaat eden, iktisat eder; iktisat eden, bereket bulur.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Kur’ân’a ve îmâna âit her şey kıymetlidir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
"Veladeti(Doğumu) ânında biz öyle bir nur gördük ki; o nur, maşrık(doğu) ve mağribi(batı) bize aydınlattırdı."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
(Hem annesi, hem annesinin yanında bulunan Osman İbni'l-Âs'ın annesi, hem Abdurrahman İbn-i Avf'ın annesi )
Mektubat
|•
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Nasıl ateş odunu yer bitirir;
Gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir!..
|•
"Tarik-i Nakşi'de iki kanat ile sülük edilir. Yani hakâik-i imâniyeye sağlam bir sûrette i'tikad etmek ve ferâiz-i dîniyeyi imtisâl etmek ile olur. Bu iki cenâhta kusur varsa, o yolda gidilmez."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
"Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra (nurlara), esrara (sırlara); ya bilkuvve (ahirette) veya bilfiil (dünyada) mazhardır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete (azablara), âlâma (elemlere) ve evhama manen ve maddeten mübtela olur."
(20. Mektub)
Şefkat hâlistir. Mukâbele istemiyor. Safi ve ıvâzsızdır. Hatta en âdi mertebede olan hayvanâtın yavrularına karşı fedâkârâne, ıvâzsız şefkatleri buna delildir. Halbuki aşk ücret ister. Ve mukabele taleb eder. Aşkın ağlamalan bir nevi' talebdir, bir ücret istemektir. Demek süver-i Kur'âniyenin en parlağı olan Sare-i Yûsufun en parlak nûru olan Hazret-i Ya'kub'un şefkati, ism-i Rahmân ve Rahim'i gösterir.
📖 Sayfa 22 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Öyle ise ŞÜKÜR ve HAMD, doğrudan doğruya ona aittir...
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Dua eden adam bilir ki,birisi var ki onun sesini dinler,derdine derman yetiştirir,ona merhamet eder.Onun kudret eli,her şeye yetişir.Bu büyük dünya hanında o yalnız değil.Bir kerim zat var,ona bakar, ünsiyet verir..
📖 Sayfa 131 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
İkinci Risâle olan İkinci Kısım
📖 Sayfa 282 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Birinci kısmın âhirinde şeâir-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden, şeâirin içinde en parlak ve muhteşem olan zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazân-ı Şerîf’in pek çok hikmetlerinden “Dokuz Hikmet” i beyân eden “Dokuz Nükte” dir.
Kısa bir ömürde, az bir lezzet için; ebedi, daimi hayatını ve saadet-i ebediyesini berbat etmek, ehl-i aklın karı değil.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
16. Mektup
Bediüzzaman Said Nursi r.a
Acaba kendine Müslüman diyen bir adem dünyanın bir menfaati için bir günde 50 kelime frengi lügatından talim ettiği halde 50 senede her günde 50 defa tekrar ettiği gibi mukaddes kelimeleri öğrenmezlerse 50 defa hayvandan daha aşağı düşmez mi?
📖 Sayfa 319 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Böyle hayvanlar için bu kelimât-ı mukaddese tercüme ve tahrif edilmez ve techir edilmezler. Onları techir ve tağyir etmek bütün mezar taşlarını hek etmektir.
Bu tahkire karşı titreyen mezaristandaki ehli kuburu aleyhlerine döndürmektir...
Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedâmet eder, sana dost olur.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi...
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Sultan-ı kainat birdir, herşeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini onun elindedir. Herşey O’nun emriyle halledilir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Şu kainatın neticesi ve en mükemmel meyvesi ve Halik-ı Kainat'ın tercümanı ve sevgilisi olan
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
O Zat-ı mübarek'in (ASM)
tamam-ı mahiyeti ve hakikat-i kemalatı
siyer ve tarihe geçen beşeri ahval ve edvara sığışmaz..
(19.mektup)
Bırak biçâre feryâdı, belâdan kıl tevekkül
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Zirâ feryad, bela-ender hata-ender beladır bil.
Belâ vereni buldunsa eğer, safâ-ender vefâ-ender atâ-ender belâdır bil.
Madem öyle, bırak şekvâyı, şükret.
Çün belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefâ-ender fenâ-ender hebâ-ender belâdır bil.
Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçücük bir belâdan, gel tevekkül kıl.
Tevekkül ile belâ yüzünde gül, ta o da gülsün
O güldükçe küçülür, eder tebeddül.
Sahaif-i kitabet-i hikmet olan gece-gündüzü de bir yay yapar.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Duanın en güzel en latîf en leziz en hazır meyvesi neticesi şudur ki: Dua eden adam, bilir ki birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli her şeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zatın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah bir inşirah duyup dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
der.
"Evet, acaib-i san'at ve garaib-i hilkat noktasında cüz'iyat külliyattan geri değil; çiçekler yıldızlardan aşağı değil; çekirdekler ağaçların mâdûnunda değil; belki çekirdekteki nakş-ı kader olan mânevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir. Ve hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Nefis cümleden ednâ, vazife cümleden âlâ!...
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Dünyada sun'î libâsın (yapma elbisenin) hikmeti, yalnız soğuk ve sıcaktan muhafaza ve ziynet(süslenme) ve setr-i avrete (avret yerlerini örtmeye) münhasır (sınırlı) değildir; belki mühim bir hikmeti, insanın sâir nev'lerdeki tasarruf ve münâsebetine (alâkasına) ve kumandanlığına işâret eden bir fihriste ve bir liste hükmündedir. Yoksa kolay ve ucuz, fitri (yaratılıştan) bir libas giydirebilirdi." (Mektûbât, 28. Mektub, 235-236)
📖 Sayfa 235 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et, onun ref'ine çalış.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Evet, Ramazan-ı Şerif, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta, bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır..
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Onuncu Söz’ün Üçüncü İşareti’nde denildiği gibi,
📖 Sayfa 31 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
çendân kâfir az bir ömürde bir günah işlemiş. Fakat o günah içinde nihâyetsiz bir cinâyet var.
Çünkü küfür, bütün kâinâtı tahkîrdir. Kıymetlerini tenzîl etmektir.
Ve bütün masnûâtın vahdâniyete şehâdetlerini tekzîbdir.
Ve mevcûdât aynalarında cilveleri görünen esmâ-yı İlâhiyeyi tezyîftir.
Onun için mevcûdâtın hakkını kâfirden almak üzere, mevcûdâtın sultanı olan Kahhâr-ı Zülcelâl’in kâfirleri ebedî cehenneme atması, ayn-ı hak ve adâlettir.
Çünkü nihâyetsiz cinâyet nihâyetsiz azabı ister.
Ne mükemmel bir izah
Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki: Kendisi malik değil, memluktür; hür değil, abddir..
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Cüziyyat külliyattan geri değildir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Çiçekler yıldızlardan aşağı değildir.
Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun..
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Dua-yı kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir. Ya aynı matlubu ile makbul olur veyahut daha evlâsı verilir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Madem Cenab-ı Hak Hakîm'dir; biz ondan isteriz, o da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini ittiham etmemeli. Hasta, bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. "Tabip beni dinlemedi." denilmez. Belki âh ü fîzarını dinledi, işitti, cevap da verdi; maksudun iyisini yerine getirdi.
"Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi herşeye mâlik eder."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dalâlet cehaletten gelse izâlesi kolaydır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Fakat dalâlet fenden ve ilimden gelse izâlesi
müşkildir
Ben nefsim ile musalaha etmemişim. Çünkü terbiye etmemişim.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse ondan darılmak değil belki memnun olmak lazım gelir...
16. Mektuptan
Duanın tesiri azimdir.Hususan dua külliyet kesbederek devam etse netice vermesi galibdir.Belki daimidir.
📖 Sayfa 129 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Yani, ﻭَﺣْﺪَﻩُ manen der: "ALLAH birdir.
📖 Sayfa 224 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme.
Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir.
Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."
اوت, مؤمن قرداشنی سور و سوملی. فقط فنالغی ایچون یالنز اجیر. تحكملە دگل, بلكی لطفلە اصلاحنە چالیشیر.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Evet, mümin kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır.
"Hırs sebeb-i mahrumiyettir.Tevekkül ve kânaat ise vesile-i rahmettir."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
"تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ "
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Canımı Müslüman olarak al ve beni Salih kimseler arasına kat.
(Süre-i Yusuf, 101)
"Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa, Hakk'ın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır."
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
imansızlık başka şeylere benzemiyor. Zulümde, fıskta, kebairde birer menhus lezzet-i şeytaniye bulunabilir. Fakat imansızlıkta hiçbir cihet-i lezzet yok. Elem içinde elemdir, zulmet içinde zulmettir, azab içinde azabdır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Beşerin hayat-ı içtimaîsinde bütün ahlâksızlığın ve bütün ihtilalâtın menşe'i iki kelimedir. Birisi, ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne? İkincisi, Sen çalış, ben yiyeyim. Bu iki kelimeyi de idame eden, cereyan-ı riba ve terk-i zekattır.
📖 Sayfa 119 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Bu iki müdhiş maraz-ı içtimaîyi tedavi edecek tek çare, zekatın bir düstur-u umumî suretinde icrasıyla, vücub-u zekat ve hurmet-i ribadır.
Şu asırda enaniyet o derece dizginini eline almış ki çok insanlar birer küçük firavun ve birer küçük Nemrut hükmüne geçmişler.
📖 Sayfa 247 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Rahmeti ilahiyeden ümit kesilmez.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Sultan-ı Kâinat birdir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Her şeyin anahtarı O'nun yanındadır, herşeyin dizgini O'nun elindedir; her şey O'nun emriyle hallenir.
Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde'dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Onuncu Mes’ele: Ziyaretçilere âit bazı dostlar tarafından ihtâr ile bir düstûr îzâh edilmek istenilmiştir. Onun için yazılmıştır.
📖 Sayfa 168 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî
Ma‘lûm olsun ki, bizi ziyaret eden, ya hayat-ı dünyeviye cihetinde gelir. O kapı kapalıdır.
Veya hayat-ı uhreviye cihetinde gelir. O cihette iki kapı var.
Ya şahsımı mübârek ve makam sâhibi zannedip gelir. O kapı dahi kapalıdır. Çünkü ben kendimi beğenmiyorum. Beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakk’a çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.
26. mektup 4. mebhas
Sıkça Sorulan Sorular
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) kimin eseridir?
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) kaç sayfadır?
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), 272 sayfadır (Altınbaşak Neşriyat baskısı).
Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca)'ın en ünlü sözü nedir?
“Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır. Onun için, nass-ı hadisle, 'Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat-ı mükaleme etmeyecek.' " ( 22. Mektup - 1 . Mebhas )”