CANLI

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) Kitabından Alıntı Sözler — Bediüzzaman Said Nursî

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) - Bediüzzaman Said Nursî kitap alıntıları ve sözleri

Bediüzzaman Said Nursî'un kaleme aldığı Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2011'de yayımlanmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Bediüzzaman Said Nursî
İlk Yayın:2011
Yayınevi:Altınbaşak Neşriyat
Sayfa Sayısı:272
Dil:Osmanlıca
ISBN:9786054299478
Okuma Süresi:7 sa. 42 dk.
Türler:Din (İslam), Kültür

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca)'dan En Beğenilen Alıntılar

Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli.

Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır.

 Onun için, nass-ı hadisle, 
'Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat-ı mükaleme etmeyecek.' " 

( 22. Mektup - 1 . Mebhas )

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Nasihat istersen Ölüm yeter...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Paslanmış bîhemtâ bir elmas, daima mücellâ cama müreccahtır.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Şükrün mikyası;
kanaattır ve iktisaddır ve rızadır ve memnuniyettir.

Şükürsüzlüğün mizanı;
hırstır ve israftır, hürmetsizliktir, haram helâl demeyip rastgeleni yemektir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dua eden adam, bilir ve dua ile bildirir ki; birisi var, onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder, onun eli herşeye yetişir. Ve bu boş, hâlî dünyada o yalnız değil; belki bir Kerim zât var; ona bakar, ünsiyet verir. Onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah ve sürur duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp, "Elhamdulillahi Rabbi'l-âlemîn" der.
Bediüzzaman Said Nursi -

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

• Ölümü tefekkür etmekten alâ nasihat yoktur...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Ve وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ fermanını dinle.
اَگَرْ نَه خَواه۪ى دَادْ، نَه دَاد۪ى خَواهْ
denildiği gibi,

“Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.”

24. Mektub duanın sırrı azimine dair birkaç nükte

📖 Sayfa 131 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbûblara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sâhibini dâimi bir azab ve elemde bırakır. Ve yahud o mecâzi mahbub o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, baki bir mahbûbu arattırır. Aşk-ı mecâzi aşk-ı hakikiye inkılab eder.

📖 Sayfa 24 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Öyle ise, beyhude ıztıraba düşüp azap çekme. Mülk başkasınındır. O Malik hem Kadîrdir, hem Rahîmdir. Kudretine istinad et;rahmetini ittiham etme. Kederi bırak, keyfini çek. Zahmeti at, safâyı bul.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dünya madem fanidir değmiyor alaka-i kalbe..

📖 Sayfa 86 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Esbabın ictimaı müsebbebin icadına bir duadır.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Ehli zındıkanın üstadı şeytandır..

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Ey ehli iman ! Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz , aklınızı başınıza alınız.
İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı (müminler ancak kardeşdirler) kal'ayı kudsiyesi içine giriniz , tahassun ediniz.
Yoksa ne hayatinızı muhafaza ve ne de hukukunuzu mudafaa edebilirsiniz

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dünya öyle bir meta' değil ki, bir nizaa değsin.
Çünki fâni ve geçici olduğundan kıymetsizdir. Koca dünya böyle ise, dünyanın cüz'î işleri ne kadar ehemmiyetsiz olduğunu anlarsın!...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Evet, dünyaya âit işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umûr-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir..

📖 Sayfa 24 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Kanaat eden, iktisat eder; iktisat eden, bereket bulur.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Kur’ân’a ve îmâna âit her şey kıymetlidir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Veladeti(Doğumu) ânında biz öyle bir nur gördük ki; o nur, maşrık(doğu) ve mağribi(batı) bize aydınlattırdı."

(Hem annesi, hem annesinin yanında bulunan Osman İbni'l-Âs'ın annesi, hem Abdurrahman İbn-i Avf'ın annesi )

Mektubat

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

|•
Nasıl ateş odunu yer bitirir;
Gıybet dahi a'mal-i sâlihayı yer bitirir!..
|•

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Tarik-i Nakşi'de iki kanat ile sülük edilir. Yani hakâik-i imâniyeye sağlam bir sûrette i'tikad etmek ve ferâiz-i dîniyeyi imtisâl etmek ile olur. Bu iki cenâhta kusur varsa, o yolda gidilmez."

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra (nurlara), esrara (sırlara); ya bilkuvve (ahirette) veya bilfiil (dünyada) mazhardır.

Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete (azablara), âlâma (elemlere) ve evhama manen ve maddeten mübtela olur."
(20. Mektub)

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Şefkat hâlistir. Mukâbele istemiyor. Safi ve ıvâzsızdır. Hatta en âdi mertebede olan hayvanâtın yavrularına karşı fedâkârâne, ıvâzsız şefkatleri buna delildir. Halbuki aşk ücret ister. Ve mukabele taleb eder. Aşkın ağlamalan bir nevi' talebdir, bir ücret istemektir. Demek süver-i Kur'âniyenin en parlağı olan Sare-i Yûsufun en parlak nûru olan Hazret-i Ya'kub'un şefkati, ism-i Rahmân ve Rahim'i gösterir.

📖 Sayfa 22 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Öyle ise ŞÜKÜR ve HAMD, doğrudan doğruya ona aittir...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dua eden adam bilir ki,birisi var ki onun sesini dinler,derdine derman yetiştirir,ona merhamet eder.Onun kudret eli,her şeye yetişir.Bu büyük dünya hanında o yalnız değil.Bir kerim zat var,ona bakar, ünsiyet verir..

📖 Sayfa 131 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

İkinci Risâle olan İkinci Kısım

Birinci kısmın âhirinde şeâir-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden, şeâirin içinde en parlak ve muhteşem olan zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazân-ı Şerîf’in pek çok hikmetlerinden “Dokuz Hikmet” i beyân eden “Dokuz Nükte” dir.

📖 Sayfa 282 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Kısa bir ömürde, az bir lezzet için; ebedi, daimi hayatını ve saadet-i ebediyesini berbat etmek, ehl-i aklın karı değil.

16. Mektup
Bediüzzaman Said Nursi r.a

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Acaba kendine Müslüman diyen bir adem dünyanın bir menfaati için bir günde 50 kelime frengi lügatından talim ettiği halde 50 senede her günde 50 defa tekrar ettiği gibi mukaddes kelimeleri öğrenmezlerse 50 defa hayvandan daha aşağı düşmez mi?
Böyle hayvanlar için bu kelimât-ı mukaddese tercüme ve tahrif edilmez ve techir edilmezler. Onları techir ve tağyir etmek bütün mezar taşlarını hek etmektir.
Bu tahkire karşı titreyen mezaristandaki ehli kuburu aleyhlerine döndürmektir...

📖 Sayfa 319 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husumet tezayüd eder. Zâhiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti idame eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedâmet eder, sana dost olur.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Sultan-ı kainat birdir, herşeyin anahtarı O’nun yanında, herşeyin dizgini onun elindedir. Herşey O’nun emriyle halledilir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Şu kainatın neticesi ve en mükemmel meyvesi ve Halik-ı Kainat'ın tercümanı ve sevgilisi olan

O Zat-ı mübarek'in (ASM)

tamam-ı mahiyeti ve hakikat-i kemalatı

siyer ve tarihe geçen beşeri ahval ve edvara sığışmaz..
(19.mektup)

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Bırak biçâre feryâdı, belâdan kıl tevekkül
Zirâ feryad, bela-ender hata-ender beladır bil.
Belâ vereni buldunsa eğer, safâ-ender vefâ-ender atâ-ender belâdır bil.
Madem öyle, bırak şekvâyı, şükret.
Çün belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefâ-ender fenâ-ender hebâ-ender belâdır bil.
Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçücük bir belâdan, gel tevekkül kıl.
Tevekkül ile belâ yüzünde gül, ta o da gülsün
O güldükçe küçülür, eder tebeddül.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Sahaif-i kitabet-i hikmet olan gece-gündüzü de bir yay yapar.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Duanın en güzel en latîf en leziz en hazır meyvesi neticesi şudur ki: Dua eden adam, bilir ki birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli her şeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerîm zat var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def'edebilir bir zatın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah bir inşirah duyup dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

der.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Evet, acaib-i san'at ve garaib-i hilkat noktasında cüz'iyat külliyattan geri değil; çiçekler yıldızlardan aşağı değil; çekirdekler ağaçların mâdûnunda değil; belki çekirdekteki nakş-ı kader olan mânevî ağaç, bağdaki nesc-i kudret olan mücessem ağaçtan daha aciptir. Ve hilkat-i insaniye, hilkat-i âlemden daha aciptir."

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Nefis cümleden ednâ, vazife cümleden âlâ!...

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dünyada sun'î libâsın (yapma elbisenin) hikmeti, yalnız soğuk ve sıcaktan muhafaza ve ziynet(süslenme) ve setr-i avrete (avret yerlerini örtmeye) münhasır (sınırlı) değildir; belki mühim bir hikmeti, insanın sâir nev'lerdeki tasarruf ve münâsebetine (alâkasına) ve kumandanlığına işâret eden bir fihriste ve bir liste hükmündedir. Yoksa kolay ve ucuz, fitri (yaratılıştan) bir libas giydirebilirdi." (Mektûbât, 28. Mektub, 235-236)

📖 Sayfa 235 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Adâvet etmek istersen, kalbindeki adâvete adâvet et, onun ref'ine çalış.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Evet, Ramazan-ı Şerif, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta, bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır..

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Onuncu Söz’ün Üçüncü İşareti’nde denildiği gibi,
çendân kâfir az bir ömürde bir günah işlemiş. Fakat o günah içinde nihâyetsiz bir cinâyet var.
Çünkü küfür, bütün kâinâtı tahkîrdir. Kıymetlerini tenzîl etmektir.
Ve bütün masnûâtın vahdâniyete şehâdetlerini tekzîbdir.
Ve mevcûdât aynalarında cilveleri görünen esmâ-yı İlâhiyeyi tezyîftir.
Onun için mevcûdâtın hakkını kâfirden almak üzere, mevcûdâtın sultanı olan Kahhâr-ı Zülcelâl’in kâfirleri ebedî cehenneme atması, ayn-ı hak ve adâlettir.
Çünkü nihâyetsiz cinâyet nihâyetsiz azabı ister.

Ne mükemmel bir izah

📖 Sayfa 31 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki: Kendisi malik değil, memluktür; hür değil, abddir..

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Cüziyyat külliyattan geri değildir.
Çiçekler yıldızlardan aşağı değildir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun..

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dua-yı kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir. Ya aynı matlubu ile makbul olur veyahut daha evlâsı verilir.

Madem Cenab-ı Hak Hakîm'dir; biz ondan isteriz, o da bize cevap verir. Fakat hikmetine göre bizimle muamele eder. Hasta, tabibin hikmetini ittiham etmemeli. Hasta, bal ister; tabib-i hâzık, sıtması için sulfato verir. "Tabip beni dinlemedi." denilmez. Belki âh ü fîzarını dinledi, işitti, cevap da verdi; maksudun iyisini yerine getirdi.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Hayat, kesrette bir çeşit tecelli-i vahdettir. Onun için ittihada sevkeder. Hayat, bir şeyi herşeye mâlik eder."

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Dalâlet cehaletten gelse izâlesi kolaydır.
Fakat dalâlet fenden ve ilimden gelse izâlesi
müşkildir

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Ben nefsim ile musalaha etmemişim. Çünkü terbiye etmemişim.
Benim boynumda veya koynumda bir akrep bulunduğunu biri söylese veya gösterse ondan darılmak değil belki memnun olmak lazım gelir...

16. Mektuptan

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Duanın tesiri azimdir.Hususan dua külliyet kesbederek devam etse netice vermesi galibdir.Belki daimidir.

📖 Sayfa 129 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Yani, ﻭَﺣْﺪَﻩُ manen der: "ALLAH birdir.
Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme.
Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir.
Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

📖 Sayfa 224 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

اوت, مؤمن قرداشنی سور و سوملی. فقط فنالغی ایچون یالنز اجیر. تحكملە دگل, بلكی لطفلە اصلاحنە چالیشیر.

Evet, mümin kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Hırs sebeb-i mahrumiyettir.Tevekkül ve kânaat ise vesile-i rahmettir."

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"تَوَفَّن۪ي مُسْلِمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ "
Canımı Müslüman olarak al ve beni Salih kimseler arasına kat.
(Süre-i Yusuf, 101)

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

"Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa, Hakk'ın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır."

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

imansızlık başka şeylere benzemiyor. Zulümde, fıskta, kebairde birer menhus lezzet-i şeytaniye bulunabilir. Fakat imansızlıkta hiçbir cihet-i lezzet yok. Elem içinde elemdir, zulmet içinde zulmettir, azab içinde azabdır.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Beşerin hayat-ı içtimaîsinde bütün ahlâksızlığın ve bütün ihtilalâtın menşe'i iki kelimedir. Birisi, ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne? İkincisi, Sen çalış, ben yiyeyim. Bu iki kelimeyi de idame eden, cereyan-ı riba ve terk-i zekattır.

Bu iki müdhiş maraz-ı içtimaîyi tedavi edecek tek çare, zekatın bir düstur-u umumî suretinde icrasıyla, vücub-u zekat ve hurmet-i ribadır.

📖 Sayfa 119 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Şu asırda enaniyet o derece dizginini eline almış ki çok insanlar birer küçük firavun ve birer küçük Nemrut hükmüne geçmişler.

📖 Sayfa 247 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Rahmeti ilahiyeden ümit kesilmez.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Sultan-ı Kâinat birdir.
Her şeyin anahtarı O'nun yanındadır, herşeyin dizgini O'nun elindedir; her şey O'nun emriyle hallenir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuddur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebde'dir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Onuncu Mes’ele: Ziyaretçilere âit bazı dostlar tarafından ihtâr ile bir düstûr îzâh edilmek istenilmiştir. Onun için yazılmıştır.

Ma‘lûm olsun ki, bizi ziyaret eden, ya hayat-ı dünyeviye cihetinde gelir. O kapı kapalıdır.

Veya hayat-ı uhreviye cihetinde gelir. O cihette iki kapı var.
Ya şahsımı mübârek ve makam sâhibi zannedip gelir. O kapı dahi kapalıdır. Çünkü ben kendimi beğenmiyorum. Beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakk’a çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.

26. mektup 4. mebhas

📖 Sayfa 168 · Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî

Sıkça Sorulan Sorular

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) kimin eseridir?

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) kaç sayfadır?

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca), 272 sayfadır (Altınbaşak Neşriyat baskısı).

Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca)'ın en ünlü sözü nedir?

“Evet, mü’min, kardeşini sever ve sevmeli. Fakat fenalığı için yalnız acır. Tahakkümle değil, belki lütufla ıslahına çalışır.  Onun için, nass-ı hadisle,  'Üç günden fazla mü’min mü’mine küsüp kat-ı mükaleme etmeyecek.' "  ( 22. Mektup - 1 . Mebhas )”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Mektubat Mecmuası-1 (Osmanlıca) — Bediüzzaman Said Nursî. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4