
Bediüzzaman Said Nursî'un kaleme aldığı Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi'den En Beğenilen Alıntılar
Birşey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez.
📖 Sayfa 389 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
فَيَا ذُلِّي
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Vay zilletime ki; benim Rabbim ruz-u mahşerde dese: “Şu riyakârı nîrana sevkediniz!.” Ne yaparım?!.
İlahî! Senin bab-ı rahmetinden başka bir melce', bir kapı yoktur.
Dokuzuncu Söz'ün Dördüncü Nüktesi'nde izah edildiği gibi, kâinat âdeta bir saat-ı kübradır.. Öyle ise, fani dünyadaki ömrün müddetince, ancak devam edebilen ve baki âlemde senden ayrılıp fani olacak olan bir esere ehemmiyet verme!
📖 Sayfa 283 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Bil ey kalbim! Bu dünyada cereyan eden her şeyin, her hâdisenin iki yüzü vardır. Bir yüzü dünyaya, nefse ve hevaya bakar; bir yüzü de, âhirete nazar eder. Amma dünyaya müteveccih olan yüzde ise, dünyanın en büyük ve en ağır ve en sabit işleri ve emirleri dahi hakikatta ve nefs-ül emirde o derece küçük ve hafif ve zevale maruzdurlar ki, kalbin merakla, titremekle, teellümle ve şiddet-i teemmülle müşevveş olmasına değer, müvazi ve lâyık olacak bir şey değillerdir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ey kardeş bil ki! Nefis, dünyayı âhirete rabtetmek suretiyle gafleti idame ettiriyor. Güya dünyanın ve hayatın münteha ve neticesi bu imiş. Kellâ!
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Şu fasık medeniyet, öyle müthiş bir riya meydana getirmiştir ki, medeniyetçilerin o riyadan kurtulmaları çok müşkülleşmiştir. Çünkü
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ey kardeş bil ki! Cenab-ı Hakk'ın afvı, fazldır. Azabı ise adldir. Evet, nasılki birisi bir zehir yutsa, Cenab-ı Hakk'ın müstemir âdetinin hükmüne göre maraza giriftar olmaya müstehak olur. Amma zehiri yuttuğu halde hastalanmazsa, o zaman âdetin harkedilmesiyle, Allah'tan ona bir fazl ve keramet olur.
📖 Sayfa 589 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
İşte bu minval üzere, eğer bu zat olmasaydı; kâinat ve insan, hattâ her şey hiçliğe sukut edip kıymetsiz ve ehemmiyetsiz bir vaziyette kalacaktı. Demek ki, bu güzel ve bedi' kâinat için böyle muhakkik ve muarrif, yüksek ve hârika bir zat lâzımdır. Yoksa kâinat ve eflak olmamalıdır. Çünkü o zaman bize göre bu kâinat, manasız ve abes bir şey görünecekti. Mülk sahibi (C.C.) o zat hakkında hak olarak ne kadar doğru söylemiş:
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
لَوْلَاكَ لَوْلَاكَ لَمَا خَلَقْتُ الْاَفْلَاكَ
Evet Kur'an'da
📖 Sayfa 244 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
قُلْ مَ يَعْبَوÎا بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاوÎكُمْ
fermanı (Yani duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var.) bu sırra işaret etmektedir. Evet çocuk, elinin ulaşamadığı şeyler için valideynini çağırdığı gibi, bir kul dahi âciz kaldığı ve elinin ulaşamadığı şeyler için, Rabbisini çağırır ve çağırmalıdır.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ey kardeş bil ki! Lafız tebeddül eder, fakat mana baki kalır. Hem kışır parçalanır, fakat lübb devam eder. Hem libas yırtılır, fakat cesed sağlam kalır. Hem cesed birbirinden ayrılır, fakat ruh bakidir. Hem cesed ihtiyarlanır, fakat ene gençleşir. Hem kesîr dağılır, fakat vâhid baki kalır. Hem kesret dağılır, fakat vahdet devam eder. Hem madde eriyip gider, fakat nur baki kalır.
📖 Sayfa 429 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Yedincisi: Senin (bu dünyada) şu andaki varlığındır. Halbuki sen hem el'an, hem sonrasında burada bir misafirsin. Elbette misafir olan kimse, kendisiyle alâkalanamıyan, belki sür'atle ondan ayrılıp giden şeylere kalbini bağlamaz.
📖 Sayfa 264 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Mâlik-i Kerim ve Rahim ve Hakîm'e tevekkül ile istimdadın geleceğe karşı kâfi ve vâfi bir kuvvettir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte eğer böyle yaparsan, en büyük musibetine karşı dahi, senin en zaif sabrın, kâfi gelecektir..
Malûm olsun ki, bana deniliyor: insanlar diyorlarmış ki; “Onun eserlerinin çok yerlerini anlayamıyoruz. Böyle kalırsa, bu eserlerin zayi' olmasından korkulur.”
📖 Sayfa 256 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ben de derim: Her şeyin anahtarı elinde olan “Cenab-ı Hakk'ın izniyle inşâallah zayi olmayacaklardır. Ve bir zaman gelecek, ekser dindar mütefekkirler, onları anlayacaklardır.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Bil ey nefis! Eğer sen, Hâlıkını takva ve amel-i salih ile razı ettiysen, o sana yeter. Halkın rızasını aramaya lüzum yoktur. Şayet halk da Allah hesabına senden razı olurlarsa menfaattir. Yoksa nefisleri hesabına olsa, faydası yoktur. Çünkü onlar da senin gibi âcizlerdir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte eğer birinci şıkkı istersen, Rabbini razı etmeye çalış!. ve eğer ikinci şıkkı ararsan, bilâ-faide şirk etmiş olursun.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Madem dünya hayatı ve cismanî yaşayış ve hayvanî hayat böyledir; hayvaniyetten çık, cismaniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdaniyet sırlarını ifade eden
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir...
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Çünkü O, bizim hem Malikimiz hem de herşeyin Malikidir. Şu halde eğer biz O'na hakikî abd olabilsek, herşey bizim olur.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ey kalbim bil ki; şu zâhirde görünen dünyalar dolusu idam elemleri ise, ancak bir teceddüd-ü emsaldir. Öyle ise, imanlı zatlar için firak içinde zevalin elemini duymadan, teceddüd ve tazelenmek lezzeti vardır. Madem öyledir. Hakikî imanı elde etmeye çalış! Tâ emn ü eman bulasın. Teslim ol ki selâmette kalasın.
📖 Sayfa 247 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Allah'a sığınmaktan başka çare yoktur.
📖 Sayfa 580 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ey kardeş bil ki! İnsan-ı mü'minin kıymeti, nasılki kendisindeki san'at-ı âliye ve sıbga-i galiye ve nukuş-u celevat-ı esma-i İlahiyenin kıymetleri itibariyledir. Ve insan-ı kâfirin kıymeti ise, hiçliğe doğru sukut eden ondaki madde-i faniyesinin kıymeti nisbetinde oluyor.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Cehaletinden dolayıdır ki; senden olduğu nass-ı kat'î ile sabit olan kendi seyyiatını, mes'uliyetten kaçmak üzere kadere veriyorsun. Fakat senin Fâtırının feyz-i fazlından olduğu yine nass ile sabit olan hasenatı ise, temellük edip kendi nefsine isnad ediyorsun. Tâ ki işlemediğin şeylerle şöhret bulup temeddüh edesin...
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Öyle ise ey nefis,
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
dünyadan başını kaldır
ve nazarını ondan çek!
Hem bak, bu zâtın saltanatı başka pàdişâhlar gibi yalnız zor ve korku kuvvetiyle olan zàhirî bir saltanat değil, belki bak, 'akıl ve kalbleri feth edip, nefis ve rùhları o derece teshir ediyor ki, mahbûb-u kulûb, mu'allim-i 'ukul, mürebbi-i nüfûs, sultàn-ı ervàh olmuş!..
📖 Sayfa 46 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte ey kendini insan zanneden insan! Madem mahiyetin böyledir; seni yapan ancak o zat olabilir ki: Dünya ve âhiret birer menzil; arz ve sema birer sahife; ezel ve ebed, dün ve yarın hükmünde olarak tasarruf eden bir zat olabilir. Öyle ise insanın ma'budu ve melcei ve halaskârı o olabilir ki; arz ve semaya hükmeder, dünya ve ukba dizginlerine maliktir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Evet Cenab-ı Hak (C.C.), bir abdini severse, dünyanın süs ve zinetlerini ona sevdirmez. Belki bela ve musibetlerle ona kerih gösterir.
📖 Sayfa 211 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Yani: Ey her şeyin melekûtu elinde ve her şeyin anahtarı yedinde ve her şeyin dizgini kabzasında ve her şeyin hazinesi yanında olan Zat-ı Kerim-i Zülcemal olan Rabbimiz! Bizi kendi nefsimize bırakma, bize merhamet eyle. Kalblerimizi nur-u iman ve feyz-i Kur'an ile nurlandır. Âmîn.
📖 Sayfa 621 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Hâlık ve Malikinize tövbe ile rücû' ediniz. Nefsinizin gururunu kırınız. Ve böyle yaparsanız, Hâlıkınızın yanında kendiniz için en hayırlı bir iş yapmış olursunuz..
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Ey nefis! Her şeyin liyakatı nisbetinde ve vüs'ati miktarınca onun malını ondan taleb et ki, evham seni havalandırmasın.
📖 Sayfa 250 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Evet herşey, nev'an gayet ittikan ile beraber nihayetsiz sehavet içinde vücuda gelmesi ve o nev'in tek tek herbir ferdinin nihayet hüsn-ü san'at içinde bulunması, elbette nihayetsiz bir kudreti bulunan ve hiçbir şey onu meşgul edip diğer şeyden nazar-ı Rububiyetini ayıramayan bir zata mahsus olduğunu gösterir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hayr, o zaman hayr olabilir ki, sırf Allah için ola. Eğer Allah için olmuşsa, elbette tevfik ondan olur. Öyle ise minnet onadır..
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İşte cemal ve Ehadiyetin tecellisi, küllî'ye benzediği gibi; celal ve vâhidiyet tecellisi de küll gibidir. Fakat kemal ve kibriyanın tecellileri ise, cem'in cem'idir. Yani aynı küll içinde küllî ve aynı cüz' içinde cüz'î olduğu gibi, ayn-ı celal içinde bir cemaldir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)

Sen kendi mahiyetine bak ki: Senin latifelerinin içinde öyle bir latife var ki, ebedden ve ebedî zattan başkasına razı olamaz. Ondan başkasına teveccüh edemiyor. Masivasına tenezzül etmez. Bütün dünyayı ona versen, o fıtrî ihtiyacı tatmin edemez. O şey ise, senin duygularının ve latifelerinin sultanıdır. Fatır-ı Hakîm'in(C.C) emrine muti' olan o sultanına itaat et, kurtul!..
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Herkes denizden kabı kadar su alabilir
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Dünyadaki her zîhayat, birer vazifedar asker gibidir ki, ancak Padişah-ı Zülcelal'in hesabıyla ve ismiyle işlerler. Demek herkim kendini malik zu'mederse o helâk olmuştur.
📖 Sayfa 329 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet kâinatta şu göz önündeki nizam ve mizan ise, hem kitab-ı mübin ve hem de kitab-ı kâinattan, Cenab-ı Rahman'ın derlediği iki kabzaya iki ünvandırlar. Amma Kur'an, o her iki kitabın ve bu her iki kabzanın tercümanı ve fezlekesidir.
Said-i Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ey şekçi gafil! Gaflet ve şekkin eliyle zevk ettiğin şey, zannetme ki leziz bir lezzettir. Hâyır! Belki onun içinde elîm elemlerin birikintisidir. Birgün gelecek def'aten sana hücum edecek, cehennemî elemlere kalbolacaklardır.
📖 Sayfa 327 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Bil ki, 'âlemde güsterdiği 'ulvî şu'în ve âsârıyla meşhûr şahsiyet-i ma'nevîyesiyle bize görünen şu Zât, nasıl ki Vahdâniyete bir bürhân-ı nâtık-ı sàdıktır ve tevhidin hakkàniyeti derecesinde bir delîl-i haktır. Öyle de: Sa'ådet-i Ebediyenin de bir bürhân-ı katı'ı ve bir delîl-i sâtı'ıdır. Belki o Zât, nasıl ki davetiyle, hidâyetiyle sa'âdet-i ebediyenin sebeb-i husûlü ve vesîle-i vüsülü- dür. Kezâlik: O Zât, du'âsıyla ve 'ubûdiyyetiyle, o sa'âdet-i ebediye- nin sebeb-i vücûdu ve vesîle-i îcâdıdır.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Hem madem ki her şey birdir; ve birlik içindedir. Öyle ise Hâlıkları dahi birdir. Çünkü
📖 Sayfa 104 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ اِلَّا عَنِ الْوَاحِدِ
yani, birliği ve ittihadı olan her şey, ancak bir birden sudur edebilir. Şu halde müşrik ve yalancı felsefenin
اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ عَنْهُ اِلَّا الْوَاحِدُ
yani, birden yalnız bir sudur edebilir diye olan kaide-i kâfiranesinin hilafına olarak, her şeyin Hâlıkı bir olduğu sabit oldu.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ya ahî bil ki; (sendeki) mülk Allah'ındır ve O'nun emanetidir ve hem onu senden satın alıyor ve alacak. Öyle ise, merakta fayda yoktur ve de baki kalmayacak bir şeyin hayrı da yoktur. Madem öyledir, zinhar Malik-ül Mülk ile ettiğin ahd ü peymanı bozma! Hem (nasihat için) sana ölüm kâfidir.
📖 Sayfa 299 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Evet, baki bir hayata incirar edecek olan mevt, ölüme değişecek olan şu hayattan daha evla ve hayırlıdır.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Sekizincisi: Vücudundur. Bu vücudu ise; gel onu pek yüksek bir fiatla senden satın almak isteyen mûcidinin yoluna feda et! Evet ey nefis, gel bu pazarlık ve bey'a acele ile koş. Durma, sat!. Belki feda et!
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
..bütün ekvan ve âlemler, nur-ul envar olan bir zatın envarının gölgeleridirler.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İlahi! Günahlar beni lâl ve dilsiz etmiş, kesret-i isyan dahi beni hacil kılmış, gafletin şiddeti de sesimi kısmış ve kesmiştir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Herşey kader ile takdir edilmiştir. Öyle ise kısmetine razı ol ki, kolaylık üstünde kolaylık göresin. Yoksa maraz ender maraz bulunsun.
📖 Sayfa 282 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
İnsanın ulviyet-i ruhaniyesi ve beka ve ebediyete olan iştiyakı dahi delildir ki, insan daha önce bu âlemden başka latif bir âlemde halkedilmiş olup, buraya muvakkat bir zaman için gönderilmiş... tâ ki, burada cihazlanıp tekemmül ettikten sonra yine "o âleme dönsün.."
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
İman, dizginini cism-i hayvanînin elinden alıp; kalbe ve ruha teslim ettiği için; maziye nüfûz ve müstakbele hulûl edebilir. Çünki kalb ve ruhun daire-i hayatı geniştir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Bil ey ene! Senin kendi dünyanda, sana dokuz tane emir, iş vardır ki; sen onların mahiyetlerinden ve akıbetlerinden teâmi edip gözünü yummuşsun.
📖 Sayfa 263 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Birincisi: Cesedindir ki, yazın süslenip, bezenip çiçek açan, kışın kuruyup tefessüh eden bir semere gibidir.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
kim, kendini Allah'a verirse, Allah için olursa, her şey onun olmuş olur. Eğer kendisini ona vermezse, her şey onun aleyhinde olur. Kendini Allah'a vermek demek ise, her şeyi O'na bırakmaktır. Hem de her şey O'nun olduğuna ve O'ndan geldiğine ve O'na döneceğine kat'î iz'an etmektir.
📖 Sayfa 235 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
.jpeg)
Evet insanların san'atlarının güzelliğinin dercesi nisbetinde, o san'at sahibi insanın şuur ve ilmine delâlet ettiğinin; insanın hilkatındaki Hâlık-ı İnsan'ın ilmine delâlet etmesine nisbeti ise, karanlık bir gecede bir yıldız böceğinin ışıkçığının, gündüz ortasında şeffaf şeylerin yüzünde parlayan güneşin şa'şaalı ziyasına nisbeti gibidir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ
📖 Sayfa 150 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
âyet-i kerimesi de delâlet ediyor ki; bir şeyin vücud bulup var olması, elbette bir ilmi istilzam eder. Ve eşyadaki nur-u vücud dahi, o eşyada bir nur-u ilmi istilzam eder.
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Hem kâinatın lizatihî olan fakrıyla beraber, onda bir gına-yı mutlakın tezahürü görünür. Meselâ: kuru bir topraktan bütün erzakın çıkışı gibi… bu hal ise elbette gösterirki, güneş ve ağaç, onun rahmet hazinelerinden birer hüceyrecik ve su ve ziya onun havz-ı rahmetinden akan birer boru olan bir Ganiyy-i Mutlak'ın vücub-u vücuduna delâlet eder.
📖 Sayfa 107 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Amma insanın ibadet cihetindeki istidadının câmiiyeti ise, bize bildiriyor ki; bu insan böyle baş aşağı fanilik içinde daimi kalsın diye yaratılmamıştır. Belki ancak ibadet için yaratılmıştır ki, istidadının o parlak vechini zulmetten nura ve adem fezasından vücuda ve müntehadan mebdee ve faniden bakiye ve halktan hakka çevirmek için sarfetsin. Demek ibadet ise, âdeta daire-i hilkattaki mebde ve münteha arasında bir halka-i ittisaldir.
📖 Sayfa 110 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
İşte şu göz önündeki keyfiyet ise, eserlerde yapılmış olan san'atlar ve bütün bu eserler, bir tek zatın malı olduğunu ve o ise, ancak kudret-i mutlaka sahibi bir alîm-i mutlak olduğunu kabul etmeye dair âkıl-ı muhakkik için gayet parlak bir şahid-i sâdık olduğu gibi; münafık-ı ahmak için ise, onu kabula zorlayan bir vaziyettir. Evet vahdette mutlak bir sühulet vardır. Kesrette ve şirkte ise müngalık, yani çıkılmaz bataklık gibi bir suubet vardır.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Yani, onun ef'al-i rububiyetinden sual olunmaz. Fakat mahlukatın hepsi ef'alinden suale çekiliyor ve çekilecektir.
📖 Sayfa 169 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Bil ey gafil! Muhalatın en uzağı budur ki; seni halkeden Hâlık senin hayat ve yaşamaklığın için lâzım olan şeylerin halkedilip hazırlanarak sana geldiğini veyahut içinde değişmekte olduğun içtimaî ahval ve dünyevî etvarlarını bilmesin, görmesin, anlamasın hâşâ ve kellâ!
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Şimdi ona vazife-i risâleti cihetiyle bir bak! Onu bir bürhân-ı Hak, bir sirâc-ı hakikat, bir şems-i hidâyet ve bir vesîle-i saʻâdet göreceksin. Sonra ona şahsiyeti ve zâtı cihetiyle de bak! Onu, muhabbet-i Rahmâniyenin misâli, rahmet-i Rabbânîyenin timsâli, hakìkat-ı insaniyenin şerefi ve şecere-i hilkat meyvelerinin en parlağı ve en nûrânîsi olarak göreceksin.
📖 Sayfa 45 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Amma çirkinlik ve kusurun dahi halk ve icad cihetleri yine Hâlık'a raci' olmakla beraber; takazâ, yani sual ve mes'uliyet ise abde raci'dir. Öyle ise hamd, daima O'nundur. Çünkü hüsün ve hayırdaki cevab gibi, sual dahi ondandır ve onun esmasındandır. Tesbih de daima onundur. Zira şer ve kubhun suali mümkinattandır. Fakat kubhun vücuduna terettüb eden ve fakat pek çok mehasini mutazammın olan cevab verme dahi yine O'ndandır.
📖 Sayfa 630 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
“Benim kalbim Rabbimden haber veriyor.”diyor. Demiyor: “Rabb-ül Âlemîn'den haber veriyor.”
📖 Sayfa 146 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Uyan ey biçare, kendine gel! Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel, intibaha gel!
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Ey kardeş bil ki! Allah'a tevekkül edene, Allah ona kâfidir.
📖 Sayfa 310 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Hem icad-ı eşya kudret-i İlahiyeye isnad ve nisbet edildiği zaman, hiç bir külfet ve zorluğu olmaz. Çünkü o kudret bizatihî zatiyedir. Onun zıddı olan acz, muhaldir ki, ona tedahül etsin.
📖 Sayfa 98 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
İkinci cihet: Melekûtiyet cihetidir. Âyinenin şeffaf vechi gibi. Şu cihet her şeyde güzeldir. Şu cihette esbabın te'siri yoktur. Vahdet öyle ister. Hattâ hayat ve ruh ve nur ve vücud, iki vecihleri şeffaf ve güzel olduğundan, mülken ve melekûten vasıtasız dest-i kudretten çıkıyorlar.
📖 Sayfa 691 · Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî
Mesnevî-i Nurîye(Bd.)
Sıkça Sorulan Sorular
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi kimin eseridir?
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır. Türkçeye Abdülkadir Badıllı çevirmiştir.
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi kaç sayfadır?
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi, 784 sayfadır (Üçelmas Yayıncılık baskısı).
Mesnevi-i Nuriye Türkçe Tercümesi'nin en ünlü sözü nedir?
“Birşey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez.”