
İhsan Süreyya Sırma'nın Müslümanların Tarihi (4. Cilt) adlı kitabı 2014'te yayımlanmış, 480 sayfalık bir Din (İslam) eseridir. Müslümanların Tarihi (4. Cilt) için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt)'den En Beğenilen Alıntılar
İberia Yarımadası’nda saltanat kavgalarından dolayı müslümanların zayıflayıp, topraklarını Hristiyanları terk ettiği dönemde, Avrupa Hristiyan dünyasının doğusunda hiç beklenmedik bir hadise cereyan etti: İstanbul Osmanlılar tarafından fethedildi!
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Hayatın çarkı her zaman aynı minval üzere dönmüyor. Hayat grafiği o kadar inişli çıkışlıdır ki , insanoğlu kadere teslim olmaya mecburdur. İnsan hayat için uğraş verir amma, hayat her zaman onun istediği gibi sürüp gitmez .
📖 Sayfa 188 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
"Ey hiçbir zaman ölmeyecek olan! Ölmekte olana merhamet et!"
📖 Sayfa 104 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
19.yüzyılla başlayan Batılılaşma hastalığında felsefenin büyük tesirleri olmuştur.
📖 Sayfa 50 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Hârûn Reşid, devlet adamlığı, dindarlığı, tevazusu ve ehl-i küfr'e karşı takındığı tavizsiz tutumuyla tarihe geçmiş ünlü bir Sultan halifedir.
📖 Sayfa 69 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İmam Mâlik, giyimine fevkalade dikkat eden bir alimdi. Ders vereceği zaman önce abdest alır, sakalını tarayıp düzeltir ve vakarlı bir şekilde minderine oturarak dersini verirdi. Ona, neden böyle davranıldığı sorulduğunda,
📖 Sayfa 75 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
“ Ben bu hareketinle Resulullah aleyhisselamın hadisi ne verdigim değeri göstermeye çalışıyorum” derdi.
Bütün davalar, o davaların fedâileriyle kâimdirler.
📖 Sayfa 43 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bunun en güzel örneklerinden birini Ebû Hanife ortaya koymuştur.
Yazdıklarımızın bize herhangi bir faydası olmayacaksa, salt bilgi olsun diye geçmişin olaylarıyla neden beyinleri meşgul edelim ki?
📖 Sayfa 15 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Selahaddin, Hıristiyanlara öyle kibar davrandı ki bazı Hıristiyanlar onun gizlice Hıristiyan olabileceğini bile düşündüler. (Karen Armstrong, A History of Jerusalem)
📖 Sayfa 383 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İmam Şafiî'nin görüşüne göre imam Malik’in Kur’an, Sünnet ve sahabe hakkındaki bilgisi, Ebu Hanife’den daha üstündü.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Hiç bir din müsamahasızlıktan arî değildir. Fakat birbirine “hasım“ olan bu iki dinin (İslam ve Hristiyanlık) bir bilançosunu yapacak olursak, İslam hiç de kötü görünmüyor. Şayet benim atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilmiş bir ülkede yaşayan Hristiyanlar olmak yerine, Hristiyan orduları tarafından fethedilmiş bir ülkede yaşayan Müslüman olsalardı, zannetmiyorum ki on dört asırdan beri inançlarını koruyarak şehir ve köylerinde hayatlarını sürdürebilmiş olsunlar.
📖 Sayfa 149 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
~(Amin Maalouf)
XI. yüzyılın Hıristiyan dünyası nasıl Müslümanların düşmanı ise, bugünkü Hıristiyan dünyası da hala Müslümanların düşmanıdır. Unutulmamalıdır ki bizzat Amerika nın eski başkanlarından G. Bush, Irak a karşı giriştiği işgal hareketi için, " bu bir Haçlı Seferidir!" demişti.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
***
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
X. Yüzyılın meşhur Hıristiyan Arşöveki Juan de Séville, İncil tefsirlerini Arapça olarak yazıyordu. Çünkü o zamanın en önemli ilim dili Arapçaydı.
Saltanat sisteminde zamanın önemli bir kısmı taht kavgalarıyla, veliahtların birbirleri aleyhine olan çeşitli entrikalarıyla geçiyor
📖 Sayfa 146 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
“Ziyaretten murâd ancak duadır,
📖 Sayfa 151 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bugün bana ise yarın sanadır.”

İnsan bir şeyi gerçekleştirmek isterse, önce onun hayalini kurar, zihninde projeler geliştirir, sonrada bu projeleri gerçekleştirme imkanlarını arar
📖 Sayfa 151 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
el-’abdu yudebbir, v’Allahu yukaddir
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
[Kul teşebbüs, Allah ise takdir eder]
İspanyollar, müslümanlar tarafından üç senede fethedilmiş olan Endülüs’ü sekiz yüz senede geri alabildiler
📖 Sayfa 235 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Abbâsî Halifesi Me'mun, iktidarının başlangıcında Şiiliği, sonlarında da Mu'tezili fikirleriyle meşhurdur.
📖 Sayfa 105 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Ölümle başlıyor insanın gerçek tarihi
📖 Sayfa 239 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
"Ey insanlar! Kaçacak yer nerede?
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Deniz arkanızda, düşman da önünüzde duruyor. Vallahi sadakatten ve sabırdan başka yapacağınız bir şey yoktur! Düşman, kalabalık ve silâhlarıyla geliyor. Sizinse, kılıçlarınızdan başka bir şeyiniz yok! Biliniz ki, sizden yapmanızı istediğim şeyi ilk önce ben yapacak, düşmana ben saldıracağım! Ben bütün gücümle, inşaallah Rodrik'i öldürmeye çalışacağım. Siz de benimle olun! Şayet onu öldürürsem, ondan kurtulmuş olursunuz. Şayet onu öldüremeden ben ölürsem, benden sonra siz bu görevi yerine getirin ve kılıçlarınızla saldırıya geçerek bu yarımadayı fethedin!"
İnsan hayat için uğraş verir ama, hayat her zaman onun istediği gibi sürüp gitmez.
📖 Sayfa 189 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Allah gerçek mü’minlerin sahibidir. Kim O’na samimiyetle giderse, O da ona yardım eder, lütuf ve ihsanını bereketlendirir, gücüne güç verir.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Süryaniceden, Yunancadan ve Farsçadan Arapçaya tercümeler ilk defa Halife Mansûr zamanında ve onun emriyle yapılmıştır.
📖 Sayfa 48 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
"En faziletli af, cezalandırma gücü en yüksek olanın affıdır. İnsanların, akıl açısından en zayıf olanı da, kendinden güçsüz olana zulmedendir!"
📖 Sayfa 54 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Yine el-Vâsık zamanında zincirlere vurularak tevkif edilmiş olan büyük âlim el-Buveytî, atıldığı zindanda Mu'tezili mihne'sinden işkence çeke çeke öldü. El-Buveytî, İmâm Şâfi'î'nin samimi ilim arkadaşlarından biriydi.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
El abdu yudebbir, vAllahu yukaddir.
📖 Sayfa 17 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Kul teşebbüs, Allah ise takdir eder.
***
📖 Sayfa 129 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İdarecileri yoldan çıkaran şahsiyetsiz hocalardır.
Haçlılar çekiliyor, Nureddin Zengi takip ediyordu. Nureddin onlar için büyük bir korku kaynağı olmuştu. Nitekim korktuklanı da başlarına geldi ve 1149 yılı Haziranında Antakya yakınlarında yapılan bir savaşta, Kral Raymond de Poitiers'nin de aralarında bulunduğu birçok Haçlı kılıçtan geçirildi.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Kaderin garip bir tecellisi olarak, Emevi Devleti'ne karşı çıkan ve devleti onların ellerinden almak isteyenler Hz. Ali'nin torunları olmasına rağmen, iktidar onların değil, Hz. Ali'nin amcası olan Abbas'ın oğullarının eline geçmişti. Bunun üzerine, daha önce Emevi Devleti'ne karşı mücâdele eden Hz. Ali torunları bu kez Abbasoğullarının hilâfetine karşı mücâdele etmeye başladılar.
📖 Sayfa 35 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma

Rivâyet olunur ki Alparslan ölmeden önce şöyle dedi:
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
- Dün bir tepeye çıktım ki yerler ordumun altında titriyordu. O zaman kendi kendime dedim ki: Artık ben bütün dünyanın kralıyım ve hiç kimse bana bir şey yapamaz! Ama Allah beni, yaratıklarının en zayıf olanıyla aciz bıraktı. Onun için bu hareketimden dolayı Allah'a yalvarıyor ve O'ndan af diliyorum!
Dokuz yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberleyen İmâm Şâfi'î, büyük hocalardan ders almış, özellikle İmâm Mâlik'ten istifade ederek onum el-Muvatta adlı kitabını ezberlemişti.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İmâm Şâfiî, dünyada ilk defa hukuk metodolojisini (Usûlu'l Fıkh) ele alıp inceleyen, bu konuda dersler verip kitap yazan kimsedir. Allah'ın kendisine vermiş olduğu büyük zekâ ve takva sayesinde, daha küçük yaşta en zor olan hukuki meseleleri çözmüş, her âlimin altından kalkamayacağı fetvaları, Kur'an ve hadis ilimlerine olan vukufiyyetiyle çözmüştür.
Moğol askerlerinin insan kıyımı bazen günlerce, haftalarca sürüyordu. Çünkü onlar, kendilerinden başka hiç kimseye güvenmiyor, insandan saymıyorlardı.
📖 Sayfa 416 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Nizâmu”l- Mulk 10 Ramazan 485/1092 yılında, kendisini sürekli takip eden ve güttüğü “Sünni” siyasetten hoşnut olmayan Batınîler/Haşhaşiler tarafından katledildi.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bir ülkede devlet yetkilileri nasılsa, halk da ona benzer. Devlet başkanı âlimse ve ilme teşvik ediyor, âlimlerine ilimlerinde yardımcı oluyorsa, o ülkede ilim ve alim çoğalır; yok böyle değil, zevk-u sefa içerisinde yaşıyorsa o zaman da ülkede ilim yuvaları yerine eğlence yerleri çoğalır, ilme rağbet olmadığı için de halk kütüphanelere gideceğine, eğlence yerlerine akın eder.
📖 Sayfa 212 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Selhattin eyyübinin Kudüs feth ettiği tarih 20 Eylül 1187 tarihidir
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Mervanilerin elinde bulunan Amid/ Diyarbekir'den 10.000 kadar Kürt de Alparslan'ın ordusuna katıldı. Müslümanların sayısı 50.000 Bizans ordusunun sayısı ise 300.000 idi.
📖 Sayfa 253 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Haçlı seferleri “İsa” adına başlatıldı; fakat İsa’nın mesajına ihanet edildi.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Abdurrahman Endülüs'te duruma tamamen hâkim olunca, Cuma hutbelerinin Abbâsî Halifeleri adına okunmasını yasakladı. Buna rağmen "Halife" hatta “Emiru'l-mu'minin" bile dedirtmeyip kendisini sadece "el-Emîr" olarak adlandırdı. Hem kendi hem de çocukları adına hutbe okutmadı. Hutbeler isim zikredilmeksizin sadece İslâm için okunuyordu. Zira Müslümanların iki tane halifesi olamaz, iki ayrı para basılamazdı.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İdareci bir geleneğe sahip olan Abdurrahman, bu bilgi ve yeteneğini Endülüs'te de ortaya koydu ve bugüne dek ünü sürmekte olan Endülüs Medeniyeti'nin mimarlarından birisi oldu.
Halife Mansûr, Ebû Muslim tehlikesini de bertaraf ettikten sonra kendisini güvencede hissedeceği yeni bir şehir kurmak istedi. Hatta bunun için askerleri ile birlikte uygun yerler aramaya çıkıp bugünkü Bağdat şehrinin bulunduğu yeri beğendi. Bizzat kendisi planını çizerek suruyla, mescidiyle, sarayıyla, kışlalarıyla, ailesinin kalacağı malikaneleriyle bu şehri kurdu ve oraya yerleşti.
📖 Sayfa 36 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
***
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bizanslılar Ortodoks mezhebine mensuptu. Katoliklerle aralarında kıyasıya bir mücâdele vardı. Hatta her biri, diğerini bir Hıristiyan mezhebi olarak değil, aynı bir din olarak telakki ediyordu. Dolayısıyla Ortodoks Bizans'ın, Katolik Haçlı ordusuna İstanbul'dan geçit vermesi, seve seve yaptıkları bir hareket değil, Katoliklere karşı hiçbir şey yapamamanın verdiği zorunluktan kaynaklanan bir mecburiyetti.
Birleşince vezirin telkinleri ile Sultan'ın fıskı ve müsteşarın cehli, yerle bir ettiler oy yüce hilafeti. Suyuti
📖 Sayfa 92 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Ne var ki tarih, varsayımlarla yazılmıyor, gerçeklerle şekilleniyor.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Abbasi Devleti’nin giderek zayıflaması ve Çin hududundan, Atlas Okyanusu’na kadar uzanan bu devletin idare edilmesinin zorlaşması, Müslümanların tarihinde, “Beylikler Dönemi” dediğimiz dönemin başlamasına sebep olmuştur.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İşte böyledir tarih. Ama kim ne derse desin, mahşer gününde belli olacak kimin haklı, kimin haksız, kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğu…
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma

Emîr Hakem kendisini şaraba ve eğlenceye öylesine verdi ki, Kurtuba Müslümanları ona tahammül edemez oldular. İş o râddeye ulaştı ki, minârelerden ezân okuyan müezzinler, "Namaza! Namaza ey sarhoş!" demeye başladılar.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bunun üzerine Devletin adamları halka işkence ve zulmü artırınca, yine isyân çıktı ve taraflar arasında vuku bulan çatışmalarda yine binlerce Müslüman yok yere öldü. Bütün bunların sebebi, Müslümanların başında bulunan “Ulu’l-Emr”in, bir türlü şaraptan vazgeçmemesiydi. Başka bir deyişle, devlet başkanı keyifle kadehini yudumlasın diye, binlerce insan ölüyordu!
Şehrin kurulduğu yer daha önce meskûn olmayan bir mahal olup orada insanları iskân ettiren Mansûr olmuştur. Hicri 139 senesinde kurulan bu yeni şehre "Medeniyetu's-Selâm " ( Barış Kenti) adı verildi.
📖 Sayfa 37 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İlk dönem ulemâsı Bağdad ismini kullanmıyor, şehre Medeniyetu's-Selâm adını vermeyi tercih ediyorlardı. Çünkü "Bağdad' kelimesi Farsçadan gelme bir tabir olup "Put Hediyesi" demektir. Farsçada "Beğ", "put"; "dad" da, "verdi" demektir. Bitişik kelime olarak da, "Put Hediyesi" olarak geçer.
Bütün davalar, o davaların fedâileri ile kâimdirler.
📖 Sayfa 43 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Kendi Müslüman halkına bile zulmeden bazı sultanlar, gayr-imüslimlerin hukuklarına riayet etmişler ve onlara zulmetmemişlerdir. Onlara böyle davranmak, bir korkunun eseri değil, mesuliyet endişesinden kaynaklanmaktaydı. Gerçi daha sonraki dönemlerde, bilhassa Tanzimat olayından sonra bunun dozu kaçırılmış, gayr-i müslimlere, İslâm hukukunun tanıdığından daha fazla haklar verilmiş ve özellikle zamanımızda, bununla ters orantılı olarak da Müslüman hakları kısıtlanmıştır.
📖 Sayfa 38 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar daima düşmanlar olmuştur
📖 Sayfa 24 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
"Günümüz müslümanları, önce Hz. Ömer, sonra da Selahaddin-i Eyyubi tarafından fethedilen ve kendileri açısından kutsal olan Kudüs'ün , 1948'de bir oldu-bittiye getirilerek , nasıl siyonistlere terk edildiğini düşünmeli, o dönemin hala karanlıkta olan arşiv belgelerini araştırarak gün yüzüne çıkarmalıdır. Böylece müslümanlar Kudüs'ün, hangi tavizler karşılığında terk edildiğini görmüş olsunlar! Hatta daha ileri giderek, zamanında 7. Ordunun oradan neden çekildiğini araştırmalıdır. Zira bu soru, cevabı hala bulunamamış tarihimizin karanlık sahifelerinden biridir... "
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Şu vadiler ki bağrında, nice ölüler vardır;
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
İsâ adına koşan "düşmen-i İsâ" vardır...
Binlerce âdem ki bayrakları Muhammed'tir,
"Muhammed'i unutan Muhammedi"ler vardır...
Tarihin hemen her döneminde devlet idarecilerini yoldan çıkaran, haksız tasarruflarda bulunmaya sevk edenler, şahsiyeti zayıf din adamlarıdır.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
.
.
.
Hocalar gayri kanuni hareketler yapınca o hareketler kanunileşir ve böylece yanlış bir din anlayışı oluşur.
Halife Me'mûn, Mu'tezile mezhebini yerleştirmek için ulema ve fukahaya baskıyı artırdı ve Kur'an'ın mahlûk olup-olmadığı hakkında birçok yersiz münakaşaya ve münazaralara sebebiyet verdi. Me'mûn, bu hareketi o kadar ileri götürdü ki, "Kur'an mahlûk değildir" diyenleri müşrik sayıyor ve valilerine böyle düşünenlerin kafalarının kesilerek kendisine gönderilmesini emrediyordu. İslâm'ın ve Müslümanların sayısız meseleleri ve sosyal problemleri yanında, Halife'nin böyle lüzumsuz işlerle uğraşması, birçok insanın kanına girmesi, gerçekten üzücüdür.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
***
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Hâcib el-Mansûr, sadece müstebid devlet adamlığı ile değil, savaş alanında göstermiş olduğu kahramanlığı ile de tarihe geçmiş bir cengâverdir.
Onun zamanında, daha önce Müslümanlar tarafından fethedildiği halde Hıristiyanlar tarafından geri alınan Katalanya bölgesi ile Katalanya'nın merkezi olan Barselona tekrar fethedilerek İslâm toprağına katılmıştır. El-Mansûr, Hıristiyanlarla yaptığı savaşlarında öyle başarılı oldu ki, onların korkulu rüyası hâline geldi. Sırf bu korkudandır ki ona "Le fléau de l'an mil” (Bin yılının belası) adını vermişlerdi.
Guillaume de Tyr'den şöyle naklediyor:
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
"Bohemond, yanlarında bulunan esir Türklerden birkaç tanesinin kendisine getirilmesini emretti. Önce yüksek rütbeli subaylar tarafından, yetişkin esirlerin kafaları kesildi; ardından büyük bir ateş yakılarak, parçalar hâline getirilmiş bu cesetler, büyük kazanlarda kaynatıldı. Esir çocuklar ise, kebap yapılacak şekilde, şişlere geçirildi ve ateşte kızartıldı. Bundan sonra da, bulacakları bütün Türkleri bu şekilde yemelerini emretti. Bohemond'un hizmetçileri kendilerine verilen emri aksatmadan yerine getirdiler."
İşte buydu "Haçlı Ruhu"Haçlı fanatizmi iktidar olmuş tu Kudüs'te.Batı'dan gelmiş olan bu "barbarlar",Allah'ı da, İsa'yı da, Meryem'i de unutup, "Şeytan'ın dini" ne girdiler ve katletmeye başladılar Müslümanları.
📖 Sayfa 342 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Sünni Selçuklular üç yönlü bir mücadele içerisinde bulunuyordu:
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
1. (Sünni) Selçuklu- (Şii) Fâtımî çekişmesi,
2. Selçuklu-Bizans savaşları,
3. Selçuklu beylerinin kendi aralarında yaptıkları iç savaşlar.
Ölümle ortaya çıkar kimin gerçekten insan olduğu ve kimin insan gibi göründüğü…
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Tarih göstermiştir ki Kudüs, sadece müslümanların idaresindeyken “ altın çağı”nı yaşamış ve bütün dinlerin bağlıları, kendi dinlerini hürriyet içinde yaşamışlardır
📖 Sayfa 410 · Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma
Sıkça Sorulan Sorular
Müslümanların Tarihi (4. Cilt) kimin eseridir?
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), İhsan Süreyya Sırma tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2014'te yayımlanmıştır.
Müslümanların Tarihi (4. Cilt) kaç sayfadır?
Müslümanların Tarihi (4. Cilt), 480 sayfadır (Beyan Yayıncılık baskısı).
Müslümanların Tarihi (4. Cilt)'in en ünlü sözü nedir?
“İberia Yarımadası’nda saltanat kavgalarından dolayı müslümanların zayıflayıp, topraklarını Hristiyanları terk ettiği dönemde, Avrupa Hristiyan dünyasının doğusunda hiç beklenmedik bir hadise cereyan etti: İstanbul Osmanlılar tarafından fethedildi!”