
İbrahim Kalın'ın Perde ve Mana adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Ali Sebetci çevirisiyle İnsan Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Perde ve Mana'dan En Beğenilen Alıntılar
Tehanevi bu noktayı şöyle ifade eder "Allah meleklere şehevi arzusu olmayan bir akıl verdi, hayvanlara aklı olmayan arzular koydu, Adem'ın çocuklarına ise bunların ikisini birden verdi. Dolayısıyla, kimin aklı şehevi arzularını yenerse o meleklerden daha üstün olurken, kimin şehevi arzuları aklına galebe çalarsa o da hayvanlardan daha düşük bir seviyeye iner."
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Rağıb el-İsfahani, "aklın, din olmadan asla doğru yolu bulamayacağını ve dinin de akıl olmadan asla bir açıklık kazanamayacağını” çarpıcı bir berraklıkla dile getirir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Hikmeti kavramadan hüküm vermek, aklın bir skandalıdır. Bugün İslam dünyasının temel sorunlaından biri de burada yatıyor. Hayatımızda çok fazla hüküm var fakat o kadar az hikmet var. Hükümler vererek hayatı birtakım mühendislik kurallarına bağlamak ve böylece her şeyi kontrol altına almaya çalışmak bize zihnî bir konfor getirebilir fakat hakikati ve gerçekliği büsbütün ıskalamamıza da neden olabilir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Kalp bir kere körleşti mi diğer her şey çarpıklaşır ve matlaşır. Sağlam kanıtlar ve sıkı bir temel olmaksızın zanna, yani öznel görüş veya kavrayışa göre hareket etmek de benzer bir tehlike oluşturur. Akıl, tahmini, gerçek gibi kabul edemez. İster bilimsel bir araştırma yapıyor, isterse dinî inancın temelini araştırıyor olalım, hakikat iddialarımızı, zan ve tahmin üzerine bina edemeyiz. Aynı ilke insan ilişkileri ve ahlakî tutum için de geçerlidir (Hucurât, 49:12). İmanın temeli, varsayım değil, hakikat olmalıdır.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Akıl, belli kurallar ve ilkeler olmadan düşünemez. Özgürlük, tüm sınırların ve kuralların kaldırılması değil, aklın erdemle birlikte kullanılmasıdır.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Kur'an'ın manevi antropolojisine göre kişi, sürekli bir biçimde kalbi, aklı ve vicdanı üzerinde çalışmalı ve kendini gerçek-dışılığa karşı korumalıdır. Bir kişi doğruyu yanlışla karıştırırsa ve hükmünü varsayım ve bencil arzularına dayandırırsa belli bir zihin alışkanlığı gelişir ve doğruyla yanlışı ayırt etme yeteneğini kaybeder. Arzuların akıl üzerindeki muazzam baskısını düşündüğümüzde ve pek de nadir olmayan bu durum gerçekleştiğinde, kalp "mühürlenir ve istikametini kaybeder.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Hayvanlar, yaratıldıkları amaca hizmet ederler. Oysa Tanrı'ya ibadet etmek için yaratılmış olanlar, benliklerini kendilerine efendi yapabilir ve açık işaretler verilmiş olmasına rağmen kendi kendilerine tapabilirler. Bu durum, onların "dinlemelerinin ve "akletmelerinin işe yaramadığını gösterir. Kur'an daha da ileri giderek aslında vicdanları köreldiği halde gördüğünü ve duyduğunu iddia edenlere meydan okur.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İnsanın en büyük hatalarından biri fâni ve sonlu olanı mutlaklaştırması, mutlak olanı da izafileştirmesidir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İnanmak istemeyene hiçbir delil yeterli değildir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Akıl yoluyla düşünme, zihnimin içinde birtakım kavramları evirip çevirmek değil, hakikatini bana her an takdim eden varlığın huzurunda durmayı ve onunla akıl ve erdeme dayalı bir ilişkiye geçmemi ifade eder. Aklımın ışığını hakikatın ışığıyla birleştirdiğimde dünya aydınlanmaya başlar. Aydınlanma, ancak bu iki ışığın birleşmesiyle mümkündür.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İbn Miskeveyh, akıllı insan, "rasyonel ruhundaki erdemi arayan, bu ruhun kusurlarını özel olarak inceleyen ve imkân ve kabiliyeti ölçüsünde söz konusu kusurları tedavi etmeye çalışan insan olarak tanımlar.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Birbirine bağlayan, birleştiren ve koruyan bir meleke olarak akıl, çıkar elde etmek için ihsan edilmiş bir nimet değildir. Akıl, bizi özümüze bağlayan ve koruyan bir işlev görmeye başladığında hemcinslerimizle, varlık âlemiyle ve Yaratıcı'yla uyum ve ahenk içinde yaşamak da mümkün hale gelecektir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İbn Hazm (1064) şöyle demektedir: "Erdemlerin gerçekleştirilmesinde bilginin belirleyici bir rolü vardır. Her erdemde bilginin ve her kusurda cehaletin bir payı vardır.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İsfahanî, göz kör olduğunda nasıl güneş ışığının bir faydası olmuyorsa doğal akıl bozulunca edinilmiş aklın da işe yaramayacağını söyler.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Varlığa hikmet nazarıyla bakma kabiliyetini yitirmiş, aklı şaşırmış ve kalbi kararmış kişilerin fiziksel duyu organlarının sağlam olması, varlığı doğru anlamaları için yeterli değildir. Ancak akıl ve kalp birlikte çalıştığı zaman duyular bizi eşya ve olaylar hakkında doğru sonuçlara götürebilir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın

Hikmeti olmayan hüküm kör, hükmü olmayan hikmet topaldır. Tefekkür, hikmet ile hükmetmek, hüküm ile hikmeti korumak ameliyesinin bir diğer adıdır. Bunun için de yolda olmak gerekir. Yolda olmak, bize tefekkürün mahiyeti hakkında önemli ipuçları verir.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Evren gibi insanoğlu da, beşerî aklın öznelci ontolojisinin dar sınırlarının ötesine geçen bir amaç için yaratılmıştır. Akıl, bir yönüyle insanı diğer insanlara, öbür yönüyle Allah'a ve evrene bağlayan bir ontolojik zeminde fonksiyon icra eder.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Mânádan yoksun bir dünyaya atılmış başıboş varlıklar değiliz. Akıl ve özgürlük sahibi bir özne olarak mânâyı keşif ve inşa etmesi gereken bireyleriz. Buraya fırlatılıp atılmadığımız için evrenle bir kavgamız da olamaz. Zira ben ve evren, biz ve varlık aynı hikmet, merhamet ve inayet sahibi Yaratıcı'nın iradesi sonucu burada bulunmaktayız. Mekânın sahibi ne sensin, ne ben, ne de öteki; mekânın sahibi, ötesi.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Ufuklardaki ve içimizdeki işaretleri aynı anda kavramaya azmetmeden tefekkür yoluna çıkamayız.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Özgürlük, tüm sınırların ve kuralların kaldırılması değil, aklın erdemle birlikte kullanılmasıdır.
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
İmam Gazali şöyle der: “Bil ki akıl ancak din ile hidayete erebilir. Din de ancak akıl ile açıklık kazanıp anlaşılır hale gelebilir. Akıl temel, din de bina gibidir. Bina olmadığında temel bir işe yaramaz. Temel olmadığında da bina sağlam olmaz."
Perde ve Mana, İbrahim Kalın
Sıkça Sorulan Sorular
Perde ve Mana kimin eseridir?
Perde ve Mana, İbrahim Kalın tarafından yazılmıştır. Türkçeye Ali Sebetci çevirmiştir.
Perde ve Mana kaç sayfadır?
Perde ve Mana, 142 sayfadır (İnsan Yayınları baskısı).
Perde ve Mana'nın en ünlü sözü nedir?
“Tehanevi bu noktayı şöyle ifade eder "Allah meleklere şehevi arzusu olmayan bir akıl verdi, hayvanlara aklı olmayan arzular koydu, Adem'ın çocuklarına ise bunların ikisini birden verdi. Dolayısıyla, kimin aklı şehevi arzularını yenerse o meleklerden daha üstün olurken, kimin şehevi arzuları aklına galebe çalarsa o da hayvanlardan daha düşük bir seviyeye iner."”