
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley'in 69 sayfalık eseridir. İlk kez 2007'de yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Şiirin Bir Savunması'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
İnsanlar tanıdığını sandıkları şeyler karşısında gözlerini tazeleme gereği duymaz, alışkanlığın gözleriyle bakmayı sürdürürler.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
İnsan, üzerine kendinden yahut çevresinden birçok etkinin akın ettiği bir müzik aleti gibidir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Eğer sanatın sonu geliyorsa, beraberinde birçok şeyin daha sonu geliyordur. Şiir öldüyse, uğruna şiir yazılan birçok şey de beraberinde ölüyor demektir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Sanat, bizatihi hayli yüksek ve saf derecede güzel olmalıdır; çünkü sanat güzelliğin meskeni ve kaynağıdır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Ahlâkın büyük sırrı Aşk'tadır; ya da kendi doğamızdan kaçıştadır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Herkes aşkla temas etti mi şair olur.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Şiir dünyanın saklı güzelliği üzerindeki örtüyü kaldırır; aşina olunan nesneleri sanki aşina değilmişiz gibi sunar; temsil ettiği her şeyi yeniden üretir.”
📖 Sayfa 35 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Kendi ruhunun sesi ile şarkı söylemesinde...
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Aşk, putlarına tapanların hep varolduğu bir din haline gelmiştir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Tek bir kelime bile söndürülemeyecek bir düşüncenin kıvılcımı olabilir.”
📖 Sayfa 33 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Herkes aşkla temas etti mi şâir olur.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Düşünceler ve şiir
📖 Sayfa 14 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
ona hep daha sevecen
“Kadının özgürleşmesi aşk şiirinin doğumu olmuştur.”
📖 Sayfa 46 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
" derin derin ilhamlanırken birdenbire gölgen düşer üstüme "
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Bitki tohumundan tekrar yeşermezse çiçek açamaz.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley

Ölümlü kulakları bu dünyevi musiki ile ıslâh edebileceği ise şüphelidir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“İntikam, yarı-barbar toplumun çıplak idolüdür.”
📖 Sayfa 34 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
"Prometelerinin yani insanın ruhunun zincirsiz olmasını istemektedir."
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Bu yüzden Şiir kelimesini, sanat gücünün bilinen en muhteşem ifadesi olarak sınırlandırıyoruz.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
O, o sevinç dramında eriyip gitti.
...
Evren gibi şiirin de dört evresi vardır, fakat daha farklı bir sıralama ile: ilki demir çağı, ikinci sırada altın çağ, üçte gümüş ve son olarak da tunç."
📖 Sayfa 9 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Gelecek de şimdide mündemiçtir; eşitlik, zıtlık, birlik, çokluk, karşılıklı dayanışma ne kadar gerçekleştirilebilirse sosyalliğin gerektirdiği unsurlar da o kadar canlanır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Böylece duygularda zevk, bilinçte hikmet, sanatta güzellik, mantıkta doğru ve ilişkide aşk doğar.
Tüm tutku ve zevkleri ile insan, toplum içinde zamanla kendi tutku ve zevklerinin metası haline gelir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Şiir, hayatın sonsuz hakikat içinde ifade edilen resmidir.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
İyiliğe ulaşmak isteyen kişi, etraflıca ve yoğun bir şekilde hayal edip kendini başkalarının yerine koymalıdır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Kendi türünün acısını da neşesini de bünyesine katmalıdır.
Zorakidir kahkahalarımız, ancak gülümseriz.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Kendi gerçeklerinize bakın ve yargı koymayın,
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
en azından yargılanan olma gayretinde olun.
Genel anlamda Şiir, Tahayyül’ün ifadesi olarak tanımlanabilir ve Şiir insanlıkla aynı anda yaratılmıştır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Tanrı ve Şair'den gayrı yaratıcı sıfatına layık kimse yoktur.
📖 Sayfa 59 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Eflatun, Shelley tarafından "The Banquet" başlığıyla tercüme edilen Symposium isimli diyaloğunda Diotima şiir için şöyle der:
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
"Şiir, varolmayan şeylerin varolur hale geçtiği tüm sebepleri belirleyen genel bir isimdir, bu yüzden de her üretken sanatın talimi şiiri doğurur ve tüm sanatçılar şairdir. Velev ki şair olarak değil de başka isimlerle anılıyor olsunlar."

“Antremanın insan kaslarını geliştirmesi gibi şiir de aynı şekilde insanın ahlaki doğasının bir uzvu olan duyumunu geliştirir.”
📖 Sayfa 36 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Biz ise “balık yemek isteyen fakat
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
ayaklarını ıslatmaktan korkan zavallı kedi gibi isteği korkuya
köle” ediyoruz.
Tüm yüce şiirler sonsuzdur, potansiyel olarak bünyesinde tüm neşeleri barındıran ilk kozalak gibidir. Perde ardından perdeler kalkar da tüm çıplaklığıyla mananın güzelliği yine de aşikar olmaz. Güzel bir şiir, zevk ve bilgeliğin sularına akan bir kaynaktır; bir insan ömrümde ya da bir çağda, onların paylaşılmasına imkan sunan muhassas rabıtanın kutsal hammaddesi tükenirse peşinden hep başka bir şiir gelir. Ve tahmin edilemeyen ve kavranılamayan hazların yeni bağları doğar.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Şairler anlaşılamaz ilhamların hierophanlarıdır, istikbalin devasa gölgesini şimdiye düşüren aynalardır.”
📖 Sayfa 63 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Şiir, varolmayan şeylerin varolur hâle geçtiği tüm sebepleri belirleyen genel bir isimdir, bu yüzden de her üretken sanatın talimi şiiri doğurur ve tüm sanatçılar şâirdir. Velev
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
ki şâir olarak değil de başka isimlerle anılıyor olsunlar.”
Peacock’a göre, insanlık medeniyet denilen şeye ulaştıkça şiire olan ihtiyaçları azaldığından şâirlerin üzerinde bulunan
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
‘görev’, devlet adamları ve filozoflara geçmektedir. İnsanın medeniyete ulaştığını varsaydığı dönemi tunç devri
olarak niteleyen Peacock, şâiri de medenileşmiş toplumun
yan-barbar insanı olarak görmektedir.
Şair o tatlı sesiyle şarkılar söyleyerek kendi yalnızlığını mutlu eden, karanlıkta oturan bir bülbüldür; dinleyicileri ise nerden ve nasıl geldiğini bilmeden görünmez bir müzisyenin sunduğu bu melodilere hayran kalan insanlardır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Şiir, her şeyi sevgiye dönüştürür.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Shelley’ye göre ortaya koyulan sanat eseri, ilham olunan sanat eserine kıyasla daha değersizdir.”
📖 Sayfa 22 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Çünkü, kurgularının gerçekliği, muhteşemliği ve dillerindeki musiki ortaya koyulabilecek olanın en yoğun hâli ile şiirdi.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Şâirler dünyanın câhil kanunîleridirler.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Şiirin meselesi, ışığın nereden gelip nereye ulaştığı ve takip eden karanlık dönemlere nasıl topyekün bir yoğunluk verdiğinin sorgusudur. Olayları birbirine bağlayan daha başka sebep ve etki bilmiyoruz: Şiir insanlığın kemaline ve mutluluğuna katkıda bulunarak diğer sanatlarla daim olmuştur.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Nazım ve nesir yazarı arasında fark aramak cahilane bir hatadır. Ancak yine de filozof ve şair arasında bir fark öngörülmüştür. Eflatun özünde bir şair idi çünkü kurgusunun gerçekliği, muhteşemliği ve dilindeki musiki ortaya koyulabilecek olanın en yoğun hali idi. Drama ve lirik formunu, aynı zamanda epiğin ölçüsünü reddetmişti çünkü düşünce dünyasında şekil ve eylemden müstesna bir uyumu alevlendirme uğraşında idi. Bu yüzden belirlenmiş biçimler üzerinden oluşan düzenli bir ahenk planı kurmaktan kaçındı.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
John Wild şöyle demiştir:
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
"Eflatun'un diyaloglarında Sokrates'in yaşayan bir insanmış intibasını ediniriz ve arzularımız evrensel hakikat nevinden bir bilgiye ilk etapta ulaşılamayacak olmanın hasretiyle kıpırdanır, ya da bu bilgi yaşayanların hayatlarına tatbik edilemeyecektir. Pek yaygın bir yanlış yorumlamanın aksine, nazariyatın kapsamlı bir bütünleşmeyi sağlaması yalnızca bir görüşün tatbikiyle olur, ancak "iyinin ışığında" her bir şey olması gerektiği şekliyle görülebilir."
Her şey farkına varıldığı şekilde varlığını sürdürür, en azından idrâki keskin olanlar için bu böyledir. “Zihindir onun kendi yeri, Cehennemin Cennetini, Cennetin Cehennemini yaratır.” Fakat Şiir, etraftaki muhtemel etkilere maruz kalmamıza sebep olan belâyı defeder. Kendi çizdiği perdeyi
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
serse de, nesnelerin sahnesinden evvel hayatın kara perdesini kaldırsa da aynı şekilde varoluşumuz içinde bize bir oluş yaratır. Bizi, âşinalığı karmaşadan ibaret olan dünyanın yerlileri kılar.

"Ancak iyinin ışığında her bir şey olması gerektiği şekliyle görülebilir"
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“En görkemli şiir dahi “zayıf bir gölge” ise bunun sebebi “derin hakikatin bir görüntüsü”nün olmayışındandır.”
📖 Sayfa 23 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
En görkemli şiir dahî “zayıf bir gölge” ise bunun sebebi “derin hakikatin bir görüntüsünün olmayışındandır.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
İnsanlık, sebepleri burada tartışılamayacak kadar karmaşıklaşmış, duygusuzlaşmış ve bencilleşmiştir: bizatihi arzularına karşı o kadar zayıflamıştır ki arzularının kölesi haline gelmiştir ve başkalarının arzularının da kölesi olmuştur: şehvet, korku, açgözlülük, kabalık ve sahtekârlık arasından sıyrılıp bir biçim ve dil oluşturamayan bir ırk peydâ olmuştur.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
“Herkes aşkla temas etti mi şâir olur. Dünya üzerinde üretilen yaşayan her şeyle ortaya çıkan İlâhî şiirin aşkın bilgeliğiyle uyumunu kim inkâr edebilir? Aşinası olduğumuz
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
hayat sanatının tüm yazarlarının Aşk’ ın ta kendisi olduğu gayet açık değil mi?”
Kederden alınan zevk, zevkin kendisinden
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
alınan zevkten daha tatlıdır.
Çünkü sahip oldukları kendi ruhlarından
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
ziyade çağın ruhudur. Şâirler anlaşılamaz ilhamların hierophanlarıdır
Zengin daha da zenginleşir, fakir daha da fakirleşir ve devletin gemisi Scylla ve Karibdis'in ortasında, anarşi ve despotizm arasında seyreder.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Şairler, tarihin şafağında, ortaya çıktıkları çağın ve milletin koşullarına göre kanun koyucular veya kahinler olarak adlandırıldı ve bir şair, esas olarak bu özelliklerin her ikisini de içerir ve bitleştirir. Zira şairler, yalnızca anı sahip olduğu yoğun ve derinlikle görmekle ve ana dair söylenmesi gerekenleri keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda anda geleceği görür.
📖 Sayfa 19 · Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Sidney'e göre bir 'yaratıcı' olarak şair, gerçek ve ideal dünya arasında bir bağ kuran ve böylece ilahi yaratışta kendine düşen payı icra edendir. Sidney, Aristo'nun sanatın ortaya çıkışı olarak ifade ettiği 'mimesis' teorisinden hareketle, söylenmiş ve çizilmiş tüm şeylerin hep bir öncekinin yeni bir ifadesi olduğu düşüncesine katılır. Yeni bir ifadesi yani bir nevi taklidi.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Yüzeysel olarak bakıldığında Eflatun'nun bilhassa Devlet'inde ve diğer eserlerinde şairlere karşı bir tavır takındığını düşünülmektedir. Fakat, Sidney'in bize anlattığına göre tüm büyük filozoflar aynı zamanda şairdiler ve tabii ki Eflatun ve Aristoteles buna dahildiler. Çünkü, kurgularının gerçekliği, muhteşemliği ve dillerindeki musiki ortaya koyulabilecek olanın en yoğun hali ile şiirdi.
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley
Sıkça Sorulan Sorular
Şiirin Bir Savunması kimin eseridir?
Şiirin Bir Savunması, Percy Bysshe Shelley tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2007'de yayımlanmıştır. Türkçeye Bünyamin Kasap çevirmiştir.
Şiirin Bir Savunması kaç sayfadır?
Şiirin Bir Savunması, 69 sayfadır (Şule Yayınları baskısı).
Şiirin Bir Savunması'nın en ünlü sözü nedir?
“İnsanlar tanıdığını sandıkları şeyler karşısında gözlerini tazeleme gereği duymaz, alışkanlığın gözleriyle bakmayı sürdürürler.”