CANLI

Sözcük Hikayeleri — Hatice Şirin'in Dilbilim Üzerine Düşündüren Sözler

Sözcük Hikayeleri - Hatice Şirin kitap alıntıları ve sözleri

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin'in 264 sayfalık eseridir. İlk kez 2019'da yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.

Yazar:Hatice Şirin
İlk Yayın:2019
Yayınevi:Bilge Kültür Sanat Yayınları
Sayfa Sayısı:264
Dil:Türkçe
ISBN:9786057931108
Okuma Süresi:7 sa. 29 dk.
Türler:Dilbilimi-Etimoloji

Sözcük Hikayeleri'den En Beğenilen Alıntılar

Sezen Aksu'nun en etkili ve lirik eserlerinden biridir Yalnız­lık Senfonisi: "Alışır her insan, alışır zamanla kırılıp incinmeye / Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp yeniden ayağa kalkmak."

📖 Sayfa 217 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

"...Yaşama nedenim! Ötüken! "

📖 Sayfa 197 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Şairin dediği gibi: Herkesin bir gideni vardır / İçinden bir türlü uğurlayamadığı.

📖 Sayfa 78 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Yoksa Attila İlhan, her gönülde bir sızı bırakan Üçüncü Şahsın Şiiri'ni nasıl yazardı:
" Gözlerin gözlerime değince
Felâketim olurdu ağlardım. "

📖 Sayfa 187 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

“İnsanoğlunu aldatmak bir zeka sayılmaz ki. Bence zeki adam çabuk kanan adamdır.”

📖 Sayfa 228 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sazan balığı, motorun sesini duyunca ürküp sudan dışarıya doğru fırlar. Oraya buraya yalpalarken de hoop diye balıkçı teknesinde bulur kendini... Sazan gibi atlamak deyimi buradan gelir.

📖 Sayfa 24 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Dağ keçisi, insanoğlunun erişemeyeceği yüksek­liklere tırmanmasıyla Tanrı'nın mekanı olduğu addedilen göğe en yakın varlıklardan biriydi ve Türk kağanlığının sembolüydü; yaban koçu cesaret ve yiğitlik timsali olarak Tanrı'ya kurban edi­len en önemli hayvandı.

📖 Sayfa 103 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Mevlana gibi: "Bazen halimize melekler bile imrenir / Bazen de halimizden şeytan bile iğrenir."

📖 Sayfa 146 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Üzülünce "çıt" diye bir ses çıkardı eskiden, artık çıkmıyor. Sessizce oluyor, çünkü kütükler üzülmez. Üzülenler sadece ince­cik dallardır ve üzülmek fiili tüm senfonik müziklerden etkilidir.

📖 Sayfa 230 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Din simsarları ortaya çıktıktan sonra ise her şeyi sömürmek mübah sayılmış! Uğur Mumcu, "Siyaset ticarete, ticaret siyasete, dinde her ikisine araç edildi mi, artık bu sömürü düzeninin sonu gelmez." diye boşuna yazmamış!

📖 Sayfa 223 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

"Yavşaklık, ikaz levhası olmayan kaygan zeminlere, keskin virajlara benzer. Psikolojinin konusu olması gereken kronik bir davranış ve karakter bozukluğudur. Yavşaklar, sadece kendi çıkarlarını (duygusal veya fiziksel farketmez) tatmin için arkadaş, dost veya sevgi dolu görünürler. Yüzünüz onlara dönükken, suratlarında binbir sırıtmayla 'hoş' ve boş konuşarak, gönlünüzü fethettiklerini zanneden, kendilerini insan-ı kamil gibi sunan; arkanızı döndüğünüz anda, ilgi ve sevgileri kolayca başka yönlere kayan defolu yaratıklar, ayıplı mallardır!"

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

... Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez "Herkesin gözü önündeki bir olayı gizlemeye çalışmak boşunadır"...
Ağızlarından çıkanı kulağı duymayan kişilere öğretilmesi gereken ne ince bir söz! Bu ince ayrıntıların modern dünyayla unutulması ise yüreklerde yanan bir köz!

📖 Sayfa 28 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Çobanaldatan: Kırlangıca benzer garip ve oyuncu kuştur. Zemine öyle bir durumda konar ki bir daha kalkamayacak gibi görünür. Tutmak amacıyla yanına doğru varıldığında dermansız bir şekilde kalkıp başka bir yere konar.
*Ne ele girer ne ümit kestirir, oyun oynayan bir sevgiliye benzer, kavuşarak ne aşığını şad eder ne de kederle berbat eder.*

📖 Sayfa 22 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

İstiklal Marşı'nın dördüncü kıtasının son dizesinde (Me­deniyet dediğin tek dişi kalmış canavar) geçen canavarın "kurt" olduğu, "ulusun, korkma... " ile başlayan da bir önceki dizeden kolaylıkla anlaşılır. Burada Avrupa medeniyeti, ürkütücü bir şekil­de ulumakla birlikte, ağzında tek bir diş kalmış ihtiyar bir kurtla sembolize edilir.

📖 Sayfa 30 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Deniz insana hüzünle karışık umut veren bir sözcük. M. Mun­gan da böyle düşünmüş olsa gerek: Geçse de yolumuz bozkırlar­dan denizlere çıkar bütün sokaklar...

📖 Sayfa 77 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak!

📖 Sayfa 209 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Oğuz Atay, bilinç akışı tekniğini kullandığı Tutunamayan­lar'ın ünlü bölümünde nefis bir cümleyle taçlandırmış: .. ve o insan yanımdan bir dakika bile ayrılınca ben öyle yerlere var­mıştım ki hayalimde bu ayrılmayı bir ihanet saydım gücendim.

📖 Sayfa 232 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Ah, kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya.

📖 Sayfa 251 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Yavşaklık, ikaz levhası olmayan kaygan zeminlere, keskin virajlara benzer. Psikolojinin konusu olması gereken kronik bir davranış ve karakter bozukluğudur. Yavşaklar, sadece kendi çı­karlarını (duygusal veya fiziksel fark etmez) tatmin için arkadaş, dost veya sevgi dolu görünürler. Yüzünüz onlara dönükken, su­ratlarında binbir sırıtmayla "hoş" ve boş konuşarak gönlünüzü fethettiklerini zanneden, kendilerini insan-ı kamil gibi sunan; ar­kanızı döndüğünüz anda, ilgi ve sevgileri kolayca başka yönlere kayan defolu yaratıklar, ayıplı mallardır!

📖 Sayfa 159 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Eski zamanlarda cam ve billur çok pahalı olduğundan su kabaklarının içi oyulup kurutularak su, şarap ve sair içeceklerin kabı olarak kullanılırdı. (Bardak olarak kabak kullanıldığı için zamanla meyhaneler de bu adı almıştır.)
(...)
Not: Osmanlı döneminde meyhaneleri bazen de kıraathaneleri basan zabitler (zira şimdi olduğu gibi o dönemde de kaçak içki satan mekânlar vardı) şarap dolu kabakları etrafa savururlarmış. Bir köşede kendi hâlinde oturan birine isabet ettiğinde, bu kişi kabak benim başıma patladı dermiş.

📖 Sayfa 33 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden...

Attila İlhan

📖 Sayfa 168 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Tonyukuk yazıtında geçer: yinçge erklig üzgeli uçuz "İnce olanı kırmak kolay". Gördüğünüz gibi üzmek "kırmak", ucuz da "kolay" demekti bin yıl önce.

📖 Sayfa 230 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Özlemek, koca Türk dünyasında yalnızca Oğuzlarda "hasret çekmek" anlamı kazandı. Kim bilir belki o çok uzaklarda kalan uçsuz bucaksız bozkırlara bir daha dönemeyecek olmanın açtığı onulmaz bir yarayı çok derinlere atmış ve kabuk bağlatamamış­tık.

📖 Sayfa 213 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Umut tükenmez kalem gibidir. Özellikle de şairleri aracı ya­parak hepimizi kandırır. Sanki bir hayvanmışcasına bağlanır ve beslenir, sonunda da kurbanmışcasına kırılır ve kesilir.

📖 Sayfa 200 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Bu güzel vatanı hem makro hem de mikro düzeyde bulanık bir suya çevirip balık avlayanların sazanı, saman altından su yürüten­lerin kurbanı olmayalım. Her söylenene ve yazılana kanmayalım.

📖 Sayfa 25 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Eskiden meyhanelere "kabak" denirmiş. Kabağın içi oyulup kadeh olarak kullanılırmış ve baskın sırasında şarap dolu kabaklar etrafa saçılır, birilerinin başında patlarmış. Ayrıca şarap kabakta çok beklerse "kabak tadı verir"

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Anadolu insanı, bu topraklarda o kadar çok acı çekti ki, Mu­harrem Ertaş'ın sözleriyle "gök kubbeye atılan feryat"larına boz­lak dedi.

📖 Sayfa 191 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Strasbourg, Petersburg, Hamburg, Edinburgh gibi kentlerdeki bourg /burg/ burgh, "kale" anlamı taşır ve Arapçadaki burc ile ortak kökenlidir. Arapça burcun anlamı ise "kale duvarlarındaki yüksek çıkıntı"dır. Buradan" zodyak üzerindeki 12 takımyıldızın adı" olan burç sözcüğü de çıkar. Fransızca kökenli burjuva (bourgeois) bile "suçlarla çevrili bir kentin üyesi", "şehirli" anlamına gelir.

📖 Sayfa 62 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Keşke devletleri yönetecek kişiler başta olmak üzere "önem­li mevki"lerdekilerin bazı kitapları okumaları yasal zorunluluk olsa.

📖 Sayfa 183 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Mu­sa Eroğlu bu konuda şunları demiş bir söyleşide: "Hiçbir görüş, bakış açısı, türküleri etkilememeli.

📖 Sayfa 109 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Çarpı, eksi, bölü, artı, açı, teğet, boyut, türev, yatay, uzay...
Bunlar tam 80 yıl önce Atatürk'ün türetip Geometri Kitabı'nda kullandığı kelimeler... Uyduruk değiller. Hele ilk beş sıradaki bütünüyle Türkçenin kelime türetme kurallarına uygun.

📖 Sayfa 254 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sen bir âhû gibi dağdan dağa kaçsan da
Seni aşkım canavarlar gibi takîp edecek!

📖 Sayfa 31 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Tonyukuk yazıtında geçer: yinçge erklig üzgeli uçuz “İnce olanı kırmak kolay”.

📖 Sayfa 230 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

İnsan doğası gereği asla tatmin olmaz, bir fili yutmaya çalışan yılana ve bir ağustosböceğine hücum eden peygamberdevesine benzer.
*T'ang Hanedanlığı dönemi şairlerinden Lo Hung Hsien

📖 Sayfa 15 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sen tuz ol en iyisi sevgilim
Ben ekmekle duruma müdahale edeyim.

📖 Sayfa 140 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sıcakla aram hiç iyi değildir. Dolayısıyla güz mevsimine giriş hep huzur verir bana.
Sadece havaların soğuması değil, aşırı dozda değer verip tepenize çıkardığınız birinden aniden soğumak da muazzam bir duygu bence. İç dünyanızda bir devrim, hatta aydınlanma çağı yaşar, Voltaire ile el sıkışmış gibi hisseder; yakalandığınız sıtmadan da kurtulmuş olursunuz.

📖 Sayfa 145 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Hayatı böyle ayrıntılar güzelleştiriyor...

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere.
Atlara su veriyorum,
Daha bir seviyorum dağları.

📖 Sayfa 226 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Arsenal, İtalyanca arzenale sözcüğünün İngilizcede aldığı biçim. Ünlü futbol takımının adı olmadan yüzyıllar önce " mühimmat deposu, cephanelik " anlamındaydı. 1886'da futbol takımını kuranlar, Woolwich kentindeki mühimmat deposunun işçileri olduğu için bu adı aldı.

📖 Sayfa 122 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Nazım birden muşambanın üstünde baharı, umudu, güzel günleri, yaklaşan sabırsız zümrüt bir kalabalığı, sevdaları görür ve bunu dizelere vurur: mutfaktayız/masada,muşambanın üstünde körpecik bir salatalık/çiçeği burnunda,pütürlü.

📖 Sayfa 47 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sadece havaların soğuması değil, aşırı dozda değer verip tepenize çıkardığınız birinden aniden soğumak da muazzam bir duygu bence.

📖 Sayfa 145 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

“Bizim acılarımız nedense hapsedilmeye mahkûmdur ve dinlenilmesi sadece tesadüfe bağlı birkaç türküde yaşar.”

📖 Sayfa 188 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Bazen hâlimize melekler bile imrenir
Bazen de hâlimizden şeytan bile iğrenir.

📖 Sayfa 146 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

"Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez."

📖 Sayfa 28 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Eski dünya aristokratlarını güneşten korumak için icat edilen şemsiyeler, ilk kez Çin'de yağmura dayanıklı hale getirildi.

📖 Sayfa 96 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Edgü ise Türkçede "iyi" demek. Günümüze değin edgü> eygü> eyü> iyi değişmesi yaşayan bir sözcük, otantik haliyle yazar Ferit Edgü'nün soyadında duruyor.

📖 Sayfa 196 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Gözünden sakındığın, kıyamadığın bir duygunu verirsin, karşılığında göçük altında kalan hayallerini alırsın!

📖 Sayfa 217 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

"Dört türlü kabak, üç türlü hıyar ektim. Sakız kabağı, asma kabağı, helvacı kabağı bir de bal kabağı. Hıyarlara gelince; fidan boylu, Langa, yuvarlak Rus, bir de çardak... Fakat bunların hepsinden ziyade insanın hıyarı pek hoşuma gider, onu bunlara tercih ederim."

📖 Sayfa 44 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Ve oğul Eski Türkçede hem kız hen de erkek çocuk için kullanılırdı.

📖 Sayfa 133 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Bazen halimize melekler bile imrenir bazen de halimizden şeytan bile iğrenir.. -Mevlana

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

"Cıvıklık çok kötü bir haslet. Şekilden şekile giren omurgası olmayanların mizacı... Uzak durulması gereken kişilerdir elbet; ama ciddiye aldığımız birinin aniden fark edilen ve süreğenleşen cıvıklığı büyük hayal kırıklığıdır. Yaralar geçer insanı....."

📖 Sayfa 115 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Gönül kırıklıklarına damak tadını karıştıran nadir dillerden biridir Türkçe. Aksi halde acı sözcüğü, ağzı yakan tat duyusundan 'üzücü, incitici' anlamında genişleyebilir miydi? Bir öğün de olsa yaşamayı sürdürmek için yediğimiz yemeğin çeşnisi gibi görmüşüz acıyı.

📖 Sayfa 188 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Avusturyalı Türkolog A. Tietze yazmış: Tahtası bildiğimiz "tahta"; kurusu ise Grekçe korios (kopòs) imiş. Sözün kısası, Grekçede korios zaten "tahtakurusu" demekmiş. Latin harfleriyle bile yazınca Google görsellerde bu koyu kırmızı-kahverengi parlak kabuklu kan emici böcek çıkıyor karşımıza. Böylece Farsça kökenli tahta ile Grekçe kökenli korios birleşmiş, mis gibi bir melez sözcük dünyaya gelip Türkçeleşmiş: tahta korios > tahtakurusu. Kız kurusu, gülkurusu, hatta belki piç kurusu gibi sözlerin analojisiyle sonuna bir /u/ eklenmiş.

📖 Sayfa 18 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

..tüm yufka yürekler üzülmeye adaydır! Zaten yufka da o eski güzel günlerde " İnce " anlamındadır.

📖 Sayfa 230 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Aldanmak, aptallık değildir. Aldanmayacağını sanmak aptallıktır.

📖 Sayfa 228 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Keşke devletleri yönetecek kişiler başta olmak üzere " önemli mevki " lerdekilerin bazı kitapları okumaları yasal zorunluluk olsa. O kitaplardan biri de Pal Sokağı Çocukları olsa. Bazı kitapları okuyan insanlar uğraşsalar bile kötü olamıyorlar. Pal Sokağı Çocukları'nı okuyanlar gibi.
Bu kitabın son mütercimi Tarık Demirkan " Dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı'ndandır! " der. Ne güzel der!..

📖 Sayfa 183 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Geçer elbet efendim bazısı teğet geçer bazısı deler geçer bazısı deşer geçer bazısı parçalar geçer ama mutlaka geçer

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Lo HungHsien, "İnsan doğası gereği asla tatmin olmaz, bir fili yutmaya çalışan yılana ve bir ağustosböceğine hücum eden peygamberdevesine benzer." der.

📖 Sayfa 15 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

" İnsan doğası gereği asla tatmin olmaz, bir fili yutmaya alışan yılana ve bir ağustosböceğine hücum eden peygamberdevesine benzer. "

📖 Sayfa 15 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Olumsuz şeyler amaç olamaz. Örneğin sevmemek amaç olamaz. Sevmenin amaç olması güzel bir şey değildir. Öyle ise sevgi amaç olamaz, olursa sevgi olmaz.

Özdemir Asaf

📖 Sayfa 126 · Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin

Sıkça Sorulan Sorular

Sözcük Hikayeleri kimin eseridir?

Sözcük Hikayeleri, Hatice Şirin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır.

Sözcük Hikayeleri kaç sayfadır?

Sözcük Hikayeleri, 264 sayfadır (Bilge Kültür Sanat Yayınları baskısı).

Sözcük Hikayeleri'nin en ünlü sözü nedir?

“Sezen Aksu'nun en etkili ve lirik eserlerinden biridir Yalnız­lık Senfonisi: "Alışır her insan, alışır zamanla kırılıp incinmeye / Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp yeniden ayağa kalkmak."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Sözcük Hikayeleri — Hatice Şirin. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4