CANLI

Sünnet Bilinci Kitabından Alıntı Sözler — Seyyid Kutub

Sünnet Bilinci - Seyyid Kutub kitap alıntıları ve sözleri

Sünnet Bilinci adlı eser, Seyyid Kutub tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada Sünnet Bilinci'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Seyyid Kutub
Çevirmen:Abdulkadir Coşkun
İlk Yayın:2018
Yayınevi:Ehil Yayınları
Sayfa Sayısı:184
Dil:Türkçe
ISBN:9786059918923
Okuma Süresi:5 sa. 13 dk.
Türler:Din (İslam), Kültür

Sünnet Bilinci'den En Beğenilen Alıntılar

İnsanlar için çıkarılmış hayırlı ümmet de müslümanlardır..

📖 Sayfa 43 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Allah vicdanların saklı birikimlerini ve kalplerin titreşimlerini herkesten iyi bilir.

📖 Sayfa 76 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Cahilyenin bugün başvurduğu yöntemlerle, binlerce yıl önce başvurulan yöntemler arasında fark yoktur.

📖 Sayfa 181 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bugün insanlık her zamankinden çok bu rahmeti ve esenliği duyumsamaya muhtaçtır. Çünkü insanlık, büyük bir bunalım ve şaşkınlık içinde yaşamaktadır. Materyalizmin bataklığında savaşların cehenneminde kıvranıp durmaktadır.
Kalpler ve ruhlar kaskatı kesilmiştir.

📖 Sayfa 128 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İşte bu Mü'min imansız bir dünyada yaşayamaz. İmanın egemen olduğu bir dünyayı kurmak için cihad etmeden oturamaz.

📖 Sayfa 119 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Onlar yeryüzünde cahiliye mensuplarının muhtelif zaman ve mekanlarda, kavmiyet, vatan, cinsiyet, ırkçılık, siyonizm, haçlı sömürgecilik, dinsizlik gibi çeşitli isimler ve kavramlar adına yükselttikleri değişik cahiliye armalarına karşı Allah Teâlâ'nın -ama yalnız onun- bayrağını yükseltmek için seçilmişlerdir.

📖 Sayfa 18 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Hakkın varlığı tek başına batılı rahatsız etmeye yeterlidir. Ve bu varlık, batıl için bir savaş nedenidir. Bu Allah'ın kanunudur. Şüphesiz fonksiyonunu yerine getirecektir.

📖 Sayfa 171 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Nitekim evrenin tüm işlerinin idaresinde hâkimiyet yalnız ve yalnız Allah'ındır. İnsan da bu koca evrenin küçük bir parçasından başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 59 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Müslüman Allah'ın şeriatının ve Peygamberinin sünnetinin koruyucusu, nefsinin ve aklının denetleyicisi, dünyaya ve ahirete ilişkin geleceğinin denetleyicisidir. İslâm, müslümanı çobanı tarafından ne tarafa sürülürse o tarafa giden, çobanının keyfine uyan, boyun eğen bir hayvan sürüsünün üyesi durumuna düşürmüyor. Çünkü sistem bellidir, itaatin sınırları bellidir. İtaat edilecek olan şeriat, uyulacak olan sünnet birdir; birden çok olması, farklılıklar arz etmesi ve uygulayıcı olan ferdi tereddütler içinde bocalatması söz konusu değildir.

📖 Sayfa 63 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu din, insanı olgun akla hazırlamakta ve Allah Teâlâ'nın insana bahşettiği bu muazzam aracı, yani aklı, Kur'an'ın keşfedip insan idrakine sunmaya geldiği hakikatleri varlığın ve hayatın aşamalarında araştırması için gereği gibi kullanmasına alıştırmaktadır. Bütün bunlar, insanı zorlayan maddi harikaların ağır baskısından kurtarıp ilahi sanatın güzelliklerini varlığın tümünde seyretme ve idrak etme aşamasına getirir. Çünkü varlığın kendisi bir mucizedir hem de sürekli bir mucize...

📖 Sayfa 53 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İşte bu İslam ahlâkı, bütün kusursuzluğu ile, bütün güzelliği ile, bütün dengeliliği ile, bütün doğruluğu ile, bütün sürekliliği ile ve bütün kalıcılığı ile Hz. Muhammed'in kişiliğinde somutlaşmıştı.
Yüce Allah'ın şu yüce övgüsünde ifadesini bulmuştu:

"Ve sen yüce bir ahlâka sahipsin."

📖 Sayfa 110 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İnsan hayatına ilişkin büyük-küçük, önemli-önemsiz her konuda, her meselede "egemenlik", hüküm verme yetkisi sırf yüce Allah'a aittir. Yüce Allah bu amaçla bir şeriat belleyerek onu Kur'an-ı Kerim'in ayetlerine dökmüştür. Sonra bu Kur'an'ı insanlara anlatacak bir peygamber göndermiştir. Bu peygamber "havadan konuşmuyor". O halde O'nun sünneti (sözleri ve uygulamaları) yüce Allah'ın şeriatının bir parçasıdır.

📖 Sayfa 60 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu inanç sisteminde en büyük çağrı arınmaya, temizliğe, güvenliliğe, doğruluğa, adalete, merhamete, verilen sözü tutmaya, söz ile davranışın birbirini tutmasına, her ikisinin niyet ve vicdan ile uyuşmasına, zorbalığın, zulmün, hile ve aldatmanın, insanların mallarını haksız yere yemenin, dokunulması yasak olan başkalarının ırz ve namusuna tecavüz etmenin, her türlü kötülüğün ve fuhşun önlenmesine ilişkindir...

📖 Sayfa 108 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Mü'min dünyasını vermekte ahiretini satın almaktadır.

📖 Sayfa 117 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Kuşkusuz peygamberlerle müminler arasındaki bağ, ruhun bir diğer ruhla kurduğu bağdır.

📖 Sayfa 152 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Cahiliyyede kadın değersiz bir yaratıktı. Erkek onun bütün haklarından yararlandığı halde o, hiçbir hakkını kullanamazdı. Mihri elinden alınır ve sırf zarar vermek ve zulmetmek için bekletilirdi (Bakara, 231).
Kocasından haksızlık görür onun tarafından terk edilirdi. Bazen de askıda bırakılırdı (Nisa, 129).
Sırf erkeklerin yiyebildiği, kadınların tamamen yoksun bırakıldığı bazı yiyecekler de mevcuttu (En'am. 140).
Bir erkek rahatlıkla dilediği kadınla herhangi bir sınırlamaya maruz kalmadan evlenebilirdi (Nisa, 3).

📖 Sayfa 158 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Allah sevgisi, ne laftan öteye geçmeyen bir iddia ne de insanın vicdanında kalan bir aşktan ibarettir. Bu sevgi, Allah'ın Resulüne bağlılık, O'nun gösterdiği yolda yürüme, O'nun yaşam biçimini gerçekleştirme ile ortaya konur.
İman da söylenen sözler, coşan duygular, yerine getirilen sembolik ibadetler değildir. İman; ancak Allah'a ve Resulüne bağlılık, Peygamberin getirdiği Allah'ın buyruklarına göre hareket etmedir.

📖 Sayfa 57 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Her cahili düşüncenin etrafına bulaştırdığı birtakım kirleri vardır.

📖 Sayfa 154 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Müslüman olmak isteyenin, O'nu olduğu gibi kabul etmekten ve kendisini teslim etmekten başka çıkar yolu yoktur. Allah katında din, İslâm'dır... Ve yalnız Allah'ın belirlediği şekliyle İslâm'dır. İftiracı ve kuruntu sahiplerinin belirlediği şekliyle değil...

📖 Sayfa 59 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Allah'a ve Allah'ın indirdiği mesaja, Peygamber'e ve O'na indirilen kitaba inandığını ileri süren bir kimse Allah'ın emri, yasası ve sistemi uyarınca yargılanmaya çağrılınca fıtratın yalın mantığına göre bu çağrıyı tam bir gönül coşkunluğu ile kabul etmesi gerekir. Böyle bir adamın bu çağrıya sırt çevirmesi, onu geri çevirmesi, fıtratın yalın mantığına ters düşer. Ayrıca bu çelişkili durum ortada bir münafıklığın var olduğunu açığa vurur, adamın mümin olduğunu ileri süren iddiasının yalan olduğunu kanıtlar.

📖 Sayfa 73 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"Biz bir elçi göndermeden azap edecek değiliz."
(İsra, 15)

📖 Sayfa 51 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"La ilahe illallah", şehadet cümlesinin Arapların idrakinde derin ve pratik bir etkisi vardı. Çünkü onlar dillerini çok iyi biliyorlardı. "La ilahe illallah" cümlesiyle Allah'ın şeriatından başka bir şeyle hükmetmenin bir kalpte veya bir yerde bir arada olmayacağını ya da Allah'la beraber başka ilahların olamayacağını da anlamışlardı.
Onlardan hiçbiri, "La ilahe illallah" şehadet cümlesini, bu gün kendilerini müslüman zannedenler gibi, bu derece basit, işlevsiz ve gülünç bir şekilde anlamıyordu.

📖 Sayfa 176 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Allah katında din, İslam'dır... Ve yalnızca Allah'ın belirlediği şekliyle İslam'dır. İftiracı ve kuruntu sahiplerinin belirlediği şekliyle değil...

📖 Sayfa 59 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Hakkın varlığı tek başına batılı rahatsız etmeğe yeterlidir.

📖 Sayfa 171 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu öyle bir kitap ki herhangi bir eksiği olmadığı gibi benzeri de yoktur. Beşer idrakinin bu tür bir değişimi benimsemesi ve Rabbani yönelişin, Kur'ani kontrolün ve nebevi terbiyenin gölgesinde varlık kitabını okuma aşamasına gelmesi, uzun bir eğitim, yönelme ve intikal devresini gerektirir. Bu varlık kitabını okuma, gaybi, pratik ve sorumluluk gerektiren bir okuma tarzıdır.

📖 Sayfa 54 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslam ahlâkı sadece, doğruluk, güvenirlilik, adalet, merhamet ve iyilik gibi bireysel üstün niteliklerden ibaret değildir.
İslam ahlakı kusursuz ve insanın her türlü ihtiyacına cevap veren yeterli bir hayat sistemidir.

📖 Sayfa 109 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu dinin öyle belirgin bir gerçeği vardır ki, bu gerçek olmadan ondan söz edilemez. Bu gerçek de, Allah'ın yasasına itaat etmek, Allah'ın Resulüne bağlanmak ve Kur'an'ın hükümlerine teslim olmak gerçeğidir. Bu, İslâm'ın getirdiği şekliyle Tevhid inancından kaynaklanan bir gerçektir.

📖 Sayfa 58 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Siz imanınız sayesinde güçlüsünüz.

📖 Sayfa 98 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Kuşkusuz yüce Allah, âlemlerden müstağnidir. Zayıf insan ise fakir ve muhtaçtır. Ancak yüce Allah, bu zayıf yaratığı kuşatıyor, iyiliğiyle sarıyor ve davetiyle destek oluyor. İşte bu zengin zat, fakire hitap ediyor, onu davet ediyor ve davetini tekrarlıyor.

📖 Sayfa 154 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu sistem insan bilgisizliğinden, insan keyfiliğinden, insan yetersizliğinden ve insan ihtiraslarından arınmış bir sistemdir. Bu sistemde hiçbir ferdi, hiçbir sosyal sınıfı, hiçbir ırkı, hiçbir milleti, hiçbir kuşağı başka bir kuşağa karşı kayırmanın yeri yoktur. Çünkü yüce Allah, herkesin Allah'ıdır. Onun herhangi bir ferdi, herhangi bir sosyal sınıfı, herhangi bir ırkı herhangi bir milleti veya herhangi bir kuşağı diğerlerine karşı kollama, arkalama tutkusuna -haşa ve kellâ- kapılması söz konusu değildir.

📖 Sayfa 65 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslam, en son risalettir. İnsan hayatının kâinat nizamı ile uyum içinde devam etmesi için Allah Teâlâ, İslam şeriatını kıyamete kadar baki kılmıştır.

📖 Sayfa 16 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bu sistemin değeri, dengeli ve uyumlu oluşundan kaynaklanmaktadır. Ruhsal açıdan yükselmek için bedene işkence etmeyi öngörmez. Bedensel arzuları tatmin etmek için de ruhu ihmal etmez. Toplumun ya da devletin çıkarı uğruna bireyin enerjisini, bozulmamış fıtri arzularını sınırlandırmaz. Toplumsal hayatı olumsuz yönden etkileyecek ya da toplumu bir ferdin veya fertlerin arzularını tatmin aracı kılacak şekilde ferdi, azgın ihtirasları, sapık istekleri ile baş başa bırakmaz.

📖 Sayfa 126 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Gerçek mü'min tek ve ezici güce sahip Allah'tan başkasının önünde baş eğmez.

Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"Ey kavmim, Allah'a itaatla (ibadet) kulluk edin. Sizin O'ndan başka itaatla sorumlu olduğunuzu bir ilâhınız yoktur!" (A'raf, 59)

📖 Sayfa 172 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Allah korkusu ve takva, Allah'ın sistemine uyulmasını garantileyen bekçilerdir.

📖 Sayfa 89 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Yahut söz konusu musibeti başlarına indiren doğrudan doğruya yüce Allah'tır. Düşünsünler de doğru yola gelsinler diye kendilerini bir sınavdan geçirmek istemiştir belki.
Adamların başlarına gelen musibetin sebebi ne olursa olsun. Kur'an alaycı bir dille soruyor? O zaman durum nice olur diye! Bu adamlar bu durumda Peygamberimizin yanına gidince ne yaparlar? Okuyoruz:

"Biz Sadece iyilik yapmak, uzlaşma sağlamak istemiştik' diye Allah'ın adı üzerine yemin ederler."

📖 Sayfa 75 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Şüphesiz Allah Teala'nın gönderdiği kitaplara ve hiçbir fark gözetmeksizin gönderdiği peygamberlere iman Allah'a iman etmenin tabibi sonucudur.
"Mü'minlere de Allah'a meleklerine kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. 'Biz peygamberlerin hiçbirini öbürlerinden ayırmayız' (dediler)." Bakara 285

📖 Sayfa 18 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Cahiliye toplumu, çok ilahlı, çok rablı bir esasa dayanır. Dolayısıyla orada kullar, kullara kulluk yapmaktadırlar.

📖 Sayfa 166 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Bir ümmet vesayet altındaki bir çocuk gibi hayatını sürdürüyorsa bunun hayatındaki hatalar, kaymalar ve zararlar ona bir şey kazandırmıyor, demektir.

📖 Sayfa 138 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslam'ın görüşü; insanlar bir şey yaptıklarında, bir şey hakkında hüküm verdiklerinde veya hayatlarını herhangi bir şeye göre düzenlediklerinde, bunun Kitab'a uygun olup olmadığına bakmaktır, Hak veya bâtıllığını buna görev belirlemektir. Sırf insanların birçoğu onayladı diye bir şeyi dinin bir kuralı saymak ya da dinin doğal bir açıklaması saymak yanlış bir tutumdur. Sonraki nesiller de bu yanlışa uymada haklı olamazlar.

📖 Sayfa 36 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"Allah risaletini tevdi edeceği yeri en iyi bilendir." (En'am,124)

📖 Sayfa 21 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslâm, müslümanı çobanı tarafından ne tarafa sürülürse o tarafa giden, çobanının keyfine uyan, boyun eğen bir hayvan sürüsünün üyesi durumuna düşürmüyor. Çünkü sistem bellidir, itaatin sınırları bellidir.

📖 Sayfa 63 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İlahi bir akide olmadan insanlar nasıl olgun olabilirler ki!

📖 Sayfa 162 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"İşte bu resullerden bazısını bazısına üstün kıldık. Allah onlardan kimiyle konuştu, kimini de derecelerle, yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile destekledik." (Bakara 253)

📖 Sayfa 29 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslâm, ırk ve bölgesel farklılıkların potasında eridiği insanlığın birliği ilkesine çağırmak için gelmiştir. Tüm insanlığı tek bir inanç ve tek bir toplumsal düzen etrafında birleştirmek için gelmiştir.

📖 Sayfa 127 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Varlığın kendisi bir mucizedir hem de sürekli bir mucize...

📖 Sayfa 54 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Sırf insanların birçoğu onayladı diye bir şeyi dinin bir kuralı saymak ya da dinin doğal bir açıklaması saymak yanlış bir tutumdur. Sonraki nesiller de bu yanlışa uymada haklı olamazlar.

📖 Sayfa 37 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İnsanlar "Hak" ve "bâtıl"ı tayin etmede hakem olamazlar. "Hak" insanların benimsediği değildir, "din" de insanların uygun gördüğü...

📖 Sayfa 37 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir." demekle Allah'ı gereği gibi değerlendirmediler. "De ki: Musa'nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği kitabı kim indirdi?"

📖 Sayfa 49 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

İslam, Allah Teâlâ'nın insanların arasında meydana gelen uyuşmazlıklarda onunla hükmetmeleri için "HAK" olarak indirdiği kitabı beşer hayatı için bir temel olarak görmektedir. Bundan sonra, hayat, ya bu esasa uygun olarak seyrine devam eder ( ki bu da hakkın ta kendisidir) ya da ondan başka esaslara dayanır ve bu da bâtılın ta kendisidir. Tarihi herhangi bir döneminde bütün insanlar tarafından kabul görse bile, bâtıl bâtıldır. İnsanlar "HAK" ve "BÂTIL"ı tayin etmede hakem olamazlar. "HAK" insanların benimsediği değildir. "Din" de insanların uygun gördüğü...

Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

"Ey müminler, Allah'a itaat ediniz; Peygambere ve sizden olan devlet yetkililerine de itaat ediniz. Eğer gerçekten Allah'a ve ahiret gününe inanmışsanız herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüzde o meselenin çözümünü Allah'a ve Peygamber'e havale ediniz. Bu sizin hesabınıza en hayırlı ve en iyi akıbet vaad eden bir tutumdur"

📖 Sayfa 59 · Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub

Sıkça Sorulan Sorular

Sünnet Bilinci kimin eseridir?

Sünnet Bilinci, Seyyid Kutub tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır. Türkçeye Abdulkadir Coşkun çevirmiştir.

Sünnet Bilinci kaç sayfadır?

Sünnet Bilinci, 184 sayfadır (Ehil Yayınları baskısı).

Sünnet Bilinci'nin en ünlü sözü nedir?

“İnsanlar için çıkarılmış hayırlı ümmet de müslümanlardır..”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Sünnet Bilinci — Seyyid Kutub. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4