
Bediüzzaman Said Nursî'un kaleme aldığı Sünûhat-Tuluât-İşârat, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. Bu sayfada Sünûhat-Tuluât-İşârat'tan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Sünûhat-Tuluât-İşârat'tan En Beğenilen Alıntılar
hakkın küçüğü büyüğü olamaz.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Demek terk-i âdetten neş'et eden maraz öldürür. Rızıksızlık değil.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Demek Arz'ı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak, çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâvâ-yı halk ve iddia-yı icad edemez.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Melekûtiyet ciheti ise, mutlaka şeffafedir. Teşahhusât karışmaz. O cihet vasıtasız Hâlık'a müteveccihtir. Terettüb, teselsül yoktur. İlliyet mâluliyet giremez. İ'vicacatı yoktur. Avaik müdahale edemez. Zerre Şems'e kardeş olur.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Şehid kendini hayy bilir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Kesretin mebdei vahdettir, müntehası da vahdettir. Bu bir düstur-u fıtrattır.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Meselâ: İnsanlarda veli, cumada dakika-i icâbe, ramazanda leyle-i kadir, Esmâ-ül Hüsnâda ism-i âzam, ömürde ecel meçhul kaldıkça, sâir efrad dahi kıymettar kalır, ehemmiyet verilir. Taayyün ettikçe, sâirleri rağbetten düşer.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Meselâ; hakikî bir mîzanın iki gözünde iki Şems, iki yıldız, iki dağ, iki yumurta, iki cevher-i ferd hangisi bulunursa bulunsun, sarfolunacak aynı kuvvetle, hassas terazinin bir kefesi Süreyya'ya, bir kefesi seraya inebilir. İşte muvâzene sırrı.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Zira merâtibin vücudu, ezdadın tedahülüyledir. Meselâ harârette merâtib, bürudetin tahallülüyledir. Hüsündeki derecât, kubhun tedahülüyledir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Âlem-i rüya, âlem-i misalin zılli ve o da âlem-i berzahın zılli olduğundan, desâtirleri mütemasildir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zaafiyeti bahânesine olan müzahref medeniyete lânet. Havf ve zaaf, tesirât-ı hâriciyeyi teşcî eder. Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Kâinatın iki ciheti var, âyinenin iki vechi gibi. Biri mülk, biri melekûtiyet. Mülk ciheti ezdadın cevelangâhıdır. Hüsün-kubuh, hayır-şer, sağîr-kebir gibi umûrun mahall-i tevarüdüdür. Onun için vesait ve esbab vaz'edilmiş, ta dest-i kudret zâhiren umûr-u hasise ile mübaşir olmasın. Azamet, izzet öyle ister. Hakikî te'sir verilmemiş, vahdet öyle ister.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
hiçbir münâsebet-i tabiiye olmadığı halde, mâsiyet bir netice-i seyyieye müncer olur. Bu kadar kesret ve vüs'atle tesâdüf olamaz.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Hayat-ı hakikiye ancak âlem-i âhiretin hayatıdır. Hem o âlem ayn-ı hayattır. Hiçbir zerresi mevat değildir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî

Demek şeriât kitapları, birer şeffaf cam mâhiyetinde olmak lâzım gelirken, mürur-u zamanla mukallidlerin hatası yüzünden paslanıp, hicab olmuşlardır. Evet bu kitaplar, Kur'ân'a tefsir olmak lâzım iken, başlı başına tasnifât hükmüne geçmişlerdir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Öyle zaman olur ki, bir kelime bir orduyu batırır; bir gülle otuz milyonun mahvına sebep olur. Nasılki oldu da... Öyle şerait tahtında olur ki, küçük bir hareket insanı âlâ-yı illiyyîne çıkarır. Öyle hâl olur ki; küçük bir fiil, insanı esfel-i safilîne indirir.
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî
Sıkça Sorulan Sorular
Sünûhat-Tuluât-İşârat kimin eseridir?
Sünûhat-Tuluât-İşârat, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.
Sünûhat-Tuluât-İşârat kaç sayfadır?
Sünûhat-Tuluât-İşârat, 212 sayfadır (Rnk baskısı).
Sünûhat-Tuluât-İşârat'ın en ünlü sözü nedir?
“hakkın küçüğü büyüğü olamaz.”