
Karen Armstrong'un kaleme aldığı Tanrı Savunusu, hikmetli sözleriyle okurların sıkça başvurduğu bir eserdir. İlk kez 2019'da yayımlanmıştır. Bu sayfada Tanrı Savunusu'dan seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Tanrı Savunusu'dan En Beğenilen Alıntılar
Vahiy, kutsal kitabın her kelimesinin lafzi anlamına göre kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmiyordu ve midraş kutsal kitabın yazarının özgün niyetiyle ilgilenmiyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
"Köktendincilik" dediğimiz şeyin çoğu biçimi esasen siyasi bir söylem, milliyetçiliğin ya da etnisitenin dinsel açıdan ifade edilen bir türü gibi görülmelidir.
📖 Sayfa 414 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
- " (…) Sadece sessizlik, kelimelerin ardında yatan şey için uygundu...
📖 Sayfa 173 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
İnançlı insanlar Tanrı’nın teoride tamamen Aşkın olduğunu bilirler ama bazen “onun” tam olarak kim olduğunu, ne düşündüğünü, neyi sevdiğini ve ne umduğunu biliyormuş gibi görünürler.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Tanrı’nın “ötekiliğini”ehlileştirip çevreye uydurmaya eğilimliyizdir.
En yaratıcı olduğumuz zaman, kişiliğimize tutunmadığımız ve kendimizi vermeye hazır olduğumuz zamandır.
📖 Sayfa 44 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
- " (…) Tanrı’yı düşündüğümüzde düşüncenin ötesindekini düşünüyor; Tanrı’dan bahsettiğimizde kelimelerle sınırlanamayandan bahsediyoruzdur..."
📖 Sayfa 208 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Psikanaliz biliminin kurucusu Sigmund Freud Nietzsche’nin teşhis ettiği mizaç değişimini açıkladı. Dini çok ciddiye alan Yahudi bir ailede büyüse de —belki de bu dini yetiştirme yüzünden—Tanrı Freud için ölüydü.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Psikoloji çalışması neticesinde ateist olmadı; ateist olduğu için psikanalistti.
Albert Camus (1913) faniliğimiz yaşamlarımızı anlamsız kılıyordu, dolayısıyla insan varlığını anlamlandırmaya çalışan tüm felsefeler yanılgıydı.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Bu dünyayı güneşten ayırdığımızda niyetimiz neydi? diye sordu deli adam.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Dünya şimdi nereye gidiyor? Sürekli düşüyor muyuz? Sanki ebedi bir hiçliğe dalar gibi yolumuzu şaşırmadık mı?
1875’te Feuerbach “İdrakin sesi yumuşaktır” diye yazmıştı ve eninde sonunda dini yok etmeyi başaracaktır, ancak uzak uzak bir gelecekte. İnsanların ateizme vaktinden önce zorlamak tehlikeliydi çünkü sağlıksız inkara yol açabilirdi.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Din bir kadın faaliyetiydi, ateizmse din sonrası, sağlıklı eril insanoğlunu temsil ediyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Toplumumuzda rasyonel tartışma genelde agresiftir, çünkü katılımcılar kendileriyle savaşmamakta, bunun yerine karşı tarafın görüşünün geçersizliğini kanıtlamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
📖 Sayfa 105 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Sokratik diyaloglarda 'kazanan' taraf, muhatabı isteksizce ona kendi görüşünü zorla kabul ettirmeye çalışmazdı. Bu ortak (karşılıklı) bir çabaydı. Karşınızdakine bir armağan olarak kendinizi açıklıkla ifade ederdiniz, onun güzelce ifade edilmiş savı da sizi derinden etkilerdi.
Felsefe değerli ve öğretici bir deneydi. Müslüman filozoflar yeni fikirlere açıktı ve putlara tapan Yunanlardan öğrenme konusunda bir çekinceleri yoktu. El-Kindî, "hakikatı tanımaktan ve hangi kaynaktan gelirse gelsin özümsemekten utanmamalıyız, bize önceki nesillerden ve yabancı halklardan gelmiş olsa bile," diye açıklamıştı.
📖 Sayfa 201 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Eğer uzak, harici bir Tanrı fikri bu kadar yabancılaştırıcıysa neden ondan tamamen kurtulmuyorduk? Feuerbach, Tanrının sadece baskıcı bir insan kurgusu olduğunu ileri sürüyordu. İnsanlar kendi insan niteliklerini, sadece kendilerinin bir yansıması olan hayali bir varlığa aksettiriyordu. O halde “ insanın Tanrıya inancı kendine inancından başka bir şey değildi.”
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Geçmişin teolojik ya da metafiziksel tesellilerine geri gidemezdik, tarihin önlenemez yasaları bizi ileriye, bilim çağına doğru itiyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong

- " (…) Söz, Tanrı’nın mutlak bilinemezliği karşısında çatlar ve dağılır..."
📖 Sayfa 189 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
“O kitap gerçekten zordu.”dediler, başlarını sahte bir serzenişle sallayarak.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Onlara, “Elbette öyleydi!” demek istedim. “ Çünkü Tanrı’yla ilgiliydi.”
Eğer insanlar evrim sürecinin şöyle ya da böyle Tanrı tarafından idare edildiğine inanmak istiyorsa- ve bir çoğu bunu istiyordu- bu artık bir kişisel seçim meselesiydi.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
İnsanoğlu o kadar inşa edilmiş durumdadır ki sürekli ektasis’in, norm “dışına çıkma”nın yollarını arar. Günümüzde bunu dinsel bir ortamda bulamayanlar: müzik,dans, sanat, seks,uyuşturucu ya da spor. Bizi bir anlığına kendi ötemize yükselten bu deneyimleri arayıp bulmaya özen gösteririz.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Din, içgüdüsel, bilinçdışı arzuların doyurulmasıdır.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
İnsan zihninin bir başka özelliği şudur ki insan uzak ya da bilinmez şeylerle ilgili hiçbir fikir edinemediğinde onları aşina olduğu ve el altındaki şeylere göre değerlendirir.
📖 Sayfa 309 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Din ilk bakışta insanların düşündüğü değil yaptığı bir şeydi. Hakikati, pratik eylemle elde ediyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Dinsel sıkıntı aynı zamanda gerçek sıkıntının bir ifadesi ve gerçek sıkıntıya bir itirazdır. Din baskı görmüş yaratığın iç çekişi, kalpsiz dünyanın kalbidir, tıpkı ruhsuz bir durumun ruhu olması gibi. Din halkın afyonudur.
📖 Sayfa 340 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Tanrı bilgiyle ve bilgisizlikle anlaşılır; onunla ilgili anlayış, akıl, fikir, hayal gücü, isim ve pek çok başka şey vardır ama o anlaşılmaz, hakkında hiçbir şey söylenemez, isimlendirilemez. O var olan şeylerden biri değildir, var olan hiçbir şeyin içinde değildir; o, her şeyin içindeki her şey ve hiç bir şeyin içindeki hiçbir şeydir.
📖 Sayfa 188 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Dindar kimseler ritüellerinin ve pratiklerinin nasıl işlediğini açıklamakta zorlanır, tıpkı bir patencinin ince bir bıçağın üstünde buzun yüzeyinde süzülmesini sağlayan fiziksel kuralların tam olarak bilincinde olmayacağı gibi.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Evrimin devlet okullarında öğretilmesi aleyhine kampanya yapıldı çünkü evrim, Yaratılış kitabının ilk bölümündeki yaratılış hikayesiyle çelişiyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Ta başından beri dinsel hayat,hayatın öteki yaratıkları yok etmeye dayalı olduğuna dair trajik olgunun kabulüne dayalıydı.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Güven,bilimin tam ve kesin bilgisinin yanında belirsiz ve zayıf kalıyordu. Doğrulanamayan dinsel gerçek şimdi “beyhude” ve “kırılgan” görünüyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Yaratılış hikayeleri öncelikle tedavi ediciydi.insanlar bildiğimiz dünyayı—her nasılsa—var eden muazzam enerji patlamasından faydalanmak istiyorlardı, bu yüzden kutsal güç esinine ihtiyaç duydukları zamanlarda bir yaratılış miti okurlardı.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Tanrı’ya duyulan arzu evrenin nihai anlamsızlığını taşıyamayan insan tabiatının içsel bir parçasıdır.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Sartre (1905) Açıklanamaz olanı açıklamak için bir Tanrı icat ettik; bu tanrısallaştırılmış bir insanlık.

Kadim dünyada "mucizeler" son derece olağandı, çarpıcı ve önemli olsalar da asla mucize yaratıcısının insanüstü olduğuna işaret ettiği düşünülemezdi. O dönemki bilimin açıklayamadığı pek çok gözle görülmeyen güç vardı, bu yüzden ruhların insan hayatını etkilediğini varsaymak son derece makul görünüyor ve örn. Yunanlar, günlük hayatta doktorlar yerine 'tanrılara' başvuruyordu..
📖 Sayfa 138 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Evagrius,"Dua ederken içinizde İlah'ın bir imgesini biçimlendirmeyin,"diye öğütlüyordu,"ve zihninizin herhangi bir biçimin etkisine girmesine izin vermeyin."
📖 Sayfa 168 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Din, insanlık durumuna iliştirilmiş bir şey, vicdansız rahiplerce insanlara dayatılmış isteğe bağlı bir ilave değildi. Aşkın olana dair bir his geliştirme arzusu insan karakterinin tamamlayıcı tek özelliği olabilirdi.
📖 Sayfa 34 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Yaşayabileceğimiz en güzel his, gizemli olandır. Tüm gerçek sanatın ve bilimin tohumlarını atan odur. Bu hisse yabancı olan kişinin... ölüden farkı yoktur. Bize kendisini en yüce bilgelik ve en parlak güzellik gibi gösteren, donuk yetilerimizin ancak en ilkel biçimlerini kavrayabileceği idrak edemediğimiz şeyin gerçekten var olduğunu bilmek - bu bilgi, bu his tüm gerçek dindarlığın merkezindedir. Bu açıdan ve sadece bu açıdan samimiyetle dindar olan insanların safındayım.
📖 Sayfa 374 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
(Einstein)
Sanki unutmuş olabilir gibi Tanrı'ya dünyayı onun yarattığını ve bizim sefil günahkârlar olduğumuzu hatırlatırız.
📖 Sayfa 9 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Çağdaş Yunan eğitimi almış bir hıristiyanın kutsal kitabı tamamen lafzi anlamına göre okumasının imkansız olduğuna inanıyordu. Tanrı’nın Aden bahçesinde gerçekten yürüdüğünü nasıl hayal edebilirdi? İsa’nın öğrencilerine verdiği asla ayakkabı giymeme talimatını gerçek anlamda mı anlamalıydı? İbrahim’in karısını firavuna sattığı son derece kuşkulu hikayelerden ne çıkarmalıydık?
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Cevap: bu zor metinlere allegoria, yani bir şeyi başka bir şeyin kisvesinde anlatan edebi biçim gibi yaklaşmalıydık.
Tasavvuf edilemeyen şey gerçek olmuştu: Tanrı sembolünün işaret ettiği her şey —mutlak iyilik, güzellik, düzen, barış,doğruluk, adalet—Avrupa kültüründen yavaşça ama emin adımlarlar siliniyordu.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
"İnsan zihninin aralıksız put imal ettiği fikri, Tanrı düşüncemiz hakkında söylenebilecek en derin şeylerden biridir" diyordu.
📖 Sayfa 392 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Siyasetçiler politikalarını meşrulaştırmak için Tanrı'nın sözlerinden alıntı yapar;öğretmenler sınıfta düzeni korumak için onu kullanır ve teröristler onun adına zulümler yapar.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Adem’in topraktan yaratılışı; dünyanın dört köşesini sulayan ırmak; kutsal ağaçlar ve konuşan hayvan. Bu tipik bir kayıp cennet mitidir.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
İngiliz filozof John Stuart Mill’e inanç yanılgıları “tarihte kaydedilen zararlı yanılsamaların yarısını teşvik etmiştir.” Saflık, rezil bir korkaklık edimiydi; “Bana cehaletin durgunluğunu değil, düşüncenin ve eylemin fırtınasını verin”
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Çok okuyanlar çok şey bildiklerini düşünürlerdi ama okuduklarını zihinlerine silinmez biçimde kaydetmediklerinden aslında hiçbir şey bilmiyorlardı.
📖 Sayfa 100 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
İnsanlar dinin mitleriyle bilimin gerçekleri arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktı. ara çözüm mümkün değildi: Bilinmeyen bir süre boyunca devam edecek mücadelenin ardından biri ya da öteki yenilmek zorundaydı.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Sokrates erdem kavramını analiz etmektense Erdemli bir yaşam sürmek istiyordu. Örneğin ondan adaleti tanımlamasını istediğinde şöyle cevap veriyordu: “ Onu sözle değil Erdem’le gösteriyorum.”
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Kişi ancak kendi adaletli davranmaya başladığında tamamen adil bir varoluş hakkında fikir edinebilir.
Marx’a göre Tanrı’nın ölümü bir projeydi, gelecekte başarılacak bir şeydi; Nietzsche’yi göre çoktan gerçekleşmişti.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong

Engizisyoncular daha sonraki seküler devletlerce tekrarlanacak bir modelle muhalifleri arayıp buldu ve onları "sapkınlıklarını" (heresy) terk etmeye zorladı, heresy sözcüğü "kişinin kendi yoluna gitmesi" demek olan Yunance airesis'ten geliyordu.
📖 Sayfa 236 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Din, çetin bir iştir. Kavraması güçtür ve sanat, müzik ya da şiir beğenisi nasıl geliştiriliyorsa din kavrayışı da öyle geliştirilmelidir.
📖 Sayfa 32 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Bir beceri edindiğimizde gerçekten nasıl gerçekleştirdiğimizi tam olarak bilmediğimizi sayısız kas eylemiyle yaşarız. Polanyi, tüm anlama yetisinin böyle olduğunu savundu. Bir dili ya da şiiri içselleştirir; ve onların içinde yaşarız. Bu tür kapmanlar içimizde yeni yetiler geliştirir; tüm eğitimimiz böyle işler; her birimiz kültürel mirası içselleştirdiğimizden büyüyüp dünyayı bu bakış açısından deneyimleyen biri oluruz.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Toplumumuzda rasyonel tartışma genelde agrasiftir çünkü katılımcılar kendileriyle savaşmamakta, bunun yerine karşı tarafın görüşünün geçersizliğini kanıtlamak için elinden geleni yapmaktadır.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Yüce Tanrı, içsel bir çelişkiden mustaripti. Bu kadar ulu bir varlık bile olsa, sadece bir varlık nasıl varlığın kendisinden sorumlu olabilirdi.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Platon günümüzdeki akademisyenler gibi öğrencilerine kendi düşüncelerini dayatmaz ya da sistematik olarak ileri sürmez,diğer bakış açılarının da ifade edildiği diyaloklar esnasında bu düşünceleri şaka yoluyla ve imayla ortaya atardı.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
“Demokrasiye özlem duyarız ama onu asla tam olarak elde edemeyiz; gelecek için sonu gelmez bir umut olarak kalır.”
📖 Sayfa 433 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
“Sahip olmadığınız bilgiye varmak için bilmediğiniz bir yoldan gitmelisiniz.”
📖 Sayfa 262 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Tanrı Freud için ölüydü. Psikoloji çalışması neticesinde ateist olmadı; ateist olduğu için psikanalistti. Freud'a göre Tanrı fikri savunulabilir değildi. 1875'te Feuerbach'ın yazılarını keşfetti, 1840'larda gözden düşmüştü ve üstü kapalı olarak "savaş" mitine inanıyordu: Bu görünüşe göre sonu gelmez çatışmada din yok edilmeliydi
📖 Sayfa 361 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Toplumumuzda rasyonel tartışma genelde agresiftir çünkü katılımcılar kendileriyle savaşmamakta, bunun yerine karşı tarafın görüşünün geçersizliğini kanıtlamak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.
📖 Sayfa 105 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Erkekler ve kadınlar Tanrı’yı ritüelin, duanın ve ahlaki bağın olmadığı, rasyonel ve bilimsel idrakin erişebileceği salt kavramsal bir gerçeğe dönüştürerek onu kendi elleriyle öldürmüşlerdi.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Sanat gibi din de hayatın bitmek bilmeyen ıstırabı ve adaletsizliği karşısında anlam inşa etme girişimidir.
📖 Sayfa 32 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Hümanistler İtalyan şair Francesco Petrarca'nın (1304-74) tasvir ettiği türden duygulandıran bir din istiyordu. Petrarca'ya göre "teoloji aslında şiirdir, Tanrı şiiri", bir şey "kanıtladığından" değil, kalbe dokunduğu için tesirlidir.
📖 Sayfa 243 · Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Dinsel söylem değiştirilemez olmamalıdır; antik öğretiler sürekli revizyona ihtiyaç duyar. Balvi, “Tevrat nedir?” diye soruyordu. “Tevrat, Tevrat’ın tefsiridir.”
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Günümüzde bol miktarda hen dindar hem de seküler saldırgan doğmacılık görüyoruz ama bilmemenin değeri de gitgide daha çok takdir ediliyor.
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong
Sıkça Sorulan Sorular
Tanrı Savunusu kimin eseridir?
Tanrı Savunusu, Karen Armstrong tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2019'da yayımlanmıştır.
Tanrı Savunusu kaç sayfadır?
Tanrı Savunusu, 520 sayfadır (Pegasus Yayınları baskısı).
Tanrı Savunusu'nun en ünlü sözü nedir?
“Vahiy, kutsal kitabın her kelimesinin lafzi anlamına göre kabul edilmesi gerektiği anlamına gelmiyordu ve midraş kutsal kitabın yazarının özgün niyetiyle ilgilenmiyordu.”