
Gökhan Duman kalemiyle yazılan eserler, okurların favorisi olmayı sürdürüyor. Aşağıda 100 söz, alındığı kitapla birlikte yer alıyor.
En Beğenilen Gökhan Duman Sözleri
Göçmen evleri birbirine benziyor. Eşyası az, umudu çok. Geçici bir zaman için kuruluyor evler. Geri dönene kadar idare etsin yeter deniyor. Bu evlerde fazlalığı ya da şatafata yer yok.
📖 Sayfa 162 · 11. Peron, Gökhan Duman
Vedalar hiç kolay olmuyor.
📖 Sayfa 18 · 11. Peron, Gökhan Duman
Bir gün nasıl olduysa TRT'yi denk getirdik. Bir daha bulamayız diye radyonun dügmesini tutkalla yapıştırdık. Sonra da o caldi biz ağladık
📖 Sayfa 61 · 11. Peron, Gökhan Duman
İbrahim daha yola çıkmadan memleketine döneceği günü düşünüyor.
📖 Sayfa 11 · 11. Peron, Gökhan Duman
Ama yine de göçmenler hep bir pencere arıyor. Akıp giden hayata pencerenin ardından bakmak düşüyor nasiplerine
📖 Sayfa 95 · 11. Peron, Gökhan Duman
Bavul bir göçmenin geri dönüş umududur.
📖 Sayfa 42 · 11. Peron, Gökhan Duman
Münih. Yıllar yılı Sirkeci'den kalkan her işçi treninin son durağı işte bu şehir olacak.
📖 Sayfa 28 · 11. Peron, Gökhan Duman
Bavul bir göçmenin geri dönüş umududur. Onu yatağın altına ya da bir depoya koymayız. Hep gözümüzün önünde olur ki umudumuzu canlı tutsun.
📖 Sayfa 42 · 11. Peron, Gökhan Duman
İşte Almanya treni hareket ediyor. Pencereden sarkanlar, sevdiklerine son bir kez bakmak için birbirini ezenler... Kadınlar arkalarından beyaz mendil sallıyor. Sirkeci... Vedaların başkenti.
📖 Sayfa 23 · 11. Peron, Gökhan Duman
Annen öldüğünde anneni değil çocukluğunu gömersin.
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
Dönemeyeceğimi anlayınca memleketten bir fidan ve biraz toprak getirdim. Berlin' de bir parka diktim. Şimdi onun bölgesinde yaşlanıyorum.
📖 Sayfa 131 · 11. Peron, Gökhan Duman
İnsan sadece memleketinden ayrı düşünce kendini gurbette hissetmez. Muhabbet etmeyi çok sevdiğin biriyle artık iki kelime bile edememek de gurbet değil midir?..
11. Peron, Gökhan Duman
Gurbet hayallerin yolunu daha da kısaltıyor
📖 Sayfa 51 · 11. Peron, Gökhan Duman
Herkesi andı, kalanlara da hasretle selam ederim dedi. İşte o kalan bendim.
📖 Sayfa 64 · 11. Peron, Gökhan Duman
Burada en yavaş ilerleyen şeyin zaman olduğunu düşünüyorlar. Oysa parmaklarının arasından kayıp gittiğinin farkında değiller. Sabahları yüzlerine vurmak için avuçlarına doldurdukları suyun dışarı taşması gibi öylece akıp gidiyor zaman.
11. Peron, Gökhan Duman
Burada en yavaş ilerleyen şeyin zaman olduğunu düşünüyorlar. Oysa parmaklarının arasından kayıp gittiğinin farkında değiller.
📖 Sayfa 50 · 11. Peron, Gökhan Duman
Çıplak bedenlere bakarak işçi seçmek insanda nasıl duygular uyandırır?
📖 Sayfa 9 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Ne için yaşıyorum?
11. Peron, Gökhan Duman
Her gün sorarım kendime, ben ne için, kim için yaşıyorum?
Sevdiğim yok. Geleceğim yok. İşim yok.
Yarınım yok. Ben ne için yaşıyorum?
Yoklar için mi?"
“Bazı aileler vardı hani, çok önemsenmezdi. Ama her bayram kapınızı çalar, az oturup giderdi. Biz işte o aileydik.”
11. Peron, Gökhan Duman

Almanya'da ilk döner 2.5 marka satılacak.
📖 Sayfa 44 · 11. Peron, Gökhan Duman
Mektuplar gurbetin yükünü hafifletiyor.
📖 Sayfa 57 · 11. Peron, Gökhan Duman
Geldiklerinden beri ne çok hayal kurdular. Gurbette sığınılacak başka bir liman olmadığından belki de... Hayaller bir yolunu bulup, varacağı yere varıyor nasılsa.
📖 Sayfa 74 · 11. Peron, Gökhan Duman
Göçmenlerin rotasını hep başkaları çiziyor.
📖 Sayfa 119 · 11. Peron, Gökhan Duman
Göçmen evleri birbirine benziyor. Eşyası az, umudu çok.
📖 Sayfa 164 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Birgün nasıl olduysa TRT'yi denk getirdik. Bir daha bulamayız diye radyonun düğmesini tutkalla yapıştırdık. Sonra da o çaldı biz ağladık."
📖 Sayfa 61 · 11. Peron, Gökhan Duman
Heykeller örtülerle kapatılıyor, herkes kendi seccadesini getiriyor ve yüzlerce Türk işçi 3 Şubat 1965 günü Domʼun kuzey yakasında bayram namazını kılıyor. Kölnische Rundschau "Tarihi Bir Gündü" manşeti atıyor. Die Zeit, "Haçlı Seferi'ne gidenlerin uğurlandığı katedralde ezan sesi..." diye başlayıp uzunca bir yazı yayınlıyor.
📖 Sayfa 45 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Peki nerede namaz kılacağız?" [...]
📖 Sayfa 45 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Bu memlekette hiç cami yok, ezan sesi hiç duyulmuyor."
Duvarlar insanları kaç kez böldü? [...]
📖 Sayfa 35 · 11. Peron, Gökhan Duman
Yeryüzüne bunca duvarı kim inşa etti?
"Burası Türkiye'nin Sesi Radyosu, Gaziantep'in İslahiye ilçesinden, Köln'de çalışan İbrahim'e yapılan istek türkü geliyor sırada. Muazzez Türüng seslendiriyor : Öyle bir derde düştüm ki."
📖 Sayfa 82 · 11. Peron, Gökhan Duman
Türk işçiler için Münih Tren İstasyonu'nun 11 numaralı peronunda yeni bir hayat başlıyor.
📖 Sayfa 30 · 11. Peron, Gökhan Duman
Daha önce bildikleri, görüp özendikleri ya da hayal edebildikleri bir hayat değil bu.
Otuz yıl oldu, alıştın mı? diye soruyorlar. Otuz yıldır bir gün olsun cebimde pasaportum olmadan dışarı çıkmadım, diyorum. İşte bu kadar alıştım.
📖 Sayfa 162 · 11. Peron, Gökhan Duman
Geldiklerinden beri ne çok hayal kurdular. Gurbette sığınılacak başka liman olmadığından belki de. Hayaller bir yolunu bulup varacağı yere varıyor nasılsa.
11. Peron, Gökhan Duman
Trenin yönü ne taraftaysa duyguların yönü de o tarafa yöneliyor.
📖 Sayfa 100 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Bu sıkıntı akşamları
📖 Sayfa 133 · 11. Peron, Gökhan Duman
Özlemi, öç alması yurdun
Kararmış, ağarmış
Döneriz bir gün."
Yeryüzüne bunca duvarı kim inşa etti.
📖 Sayfa 35 · 11. Peron, Gökhan Duman
Anadolu'da bavullar hep kolay kapanıyor. Her evin bir kokusu vardır hani, bavullar işte o kokuları da yanlarında taşıyor.
📖 Sayfa 16 · 11. Peron, Gökhan Duman
1961'in sonbaharında Bad Godesberg'te atılan imzalar Almanya'nın 500 binlik işgücü açığını fazlasıyla karşılayacak. Türkler fabrikaları, madenleri, atölyeleri doluduracak, Almanya'nın üzerinde tüten dumanlar Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde de görülecek. [...] Bir zaman gelecek ki Avrupa'nın her yerinde göçmen işçiler dolaşıp duracak. Bandoyla karşılanıp, nasıl uğurlanacağı kara kara düşünülen sekiz milyon göçmen işçi!
📖 Sayfa 37 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Gleis 11"... Tophane'den çıkıp gözünü Münih'te açan her Türk işçisini işte bu tabela karşılayacak.
📖 Sayfa 31 · 11. Peron, Gökhan Duman

Bir hırsız doğarken hırsız değildir.
📖 Sayfa 114 · 11. Peron, Gökhan Duman
Bir zenci kendi kendine rengini seçmedi.
İnsan yanlışsa yanlış, haklıysa haklı.
İnsanların farkı malı mülkü yoksa 'Hepsi Aynı'.
Hemşerim memleket nere
Yanlışsın bütün dünya memleketimdir. Hemşerim memleket nere
Anlatamadım galiba dünya benim semtimdir.
Nerde doğduğun önemsiz
Bütün dünya dünyamdır.
Nerden geldiğin önemsiz
Bütün dünya dünyamdır.
Sahi hep öyle değil midir? Uzaklara dalan birinin mutlaka yakında olmayan bir hikâyesi vardır…
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
"Hannover'deki Türk işçiler cami olarak kullandıkları vagonda kıbleyi her gün yeniden ayarlıyor. Çünkü vagon iş durumuna göre hep mevki değiştiriyor."
📖 Sayfa 39 · 11. Peron, Gökhan Duman
"İşçi kardeşim, yabancı ilde yapacağın iyi iş de, kötü iş de şahsına yüklenmez, memleketimize ait olur."
📖 Sayfa 147 · 11. Peron, Gökhan Duman
Geçip giden hayatlarına kısa bir bakış atıyorlar. Şimdi hem kendileri hem de gülümseyerek onları selamlayan eski ahbapları farkına varıyor: Onlar artık buraya ait değil.
📖 Sayfa 143 · 11. Peron, Gökhan Duman
Türkiye'de saat şimdi yedidir, memlekette sabah olmuştur. Şu cümleleri kurmadığımız tek bir gün yoktu. Bizim saatimiz hep memleketi gösterirdi.
📖 Sayfa 50 · 11. Peron, Gökhan Duman
Eşim band doldurup yollamış, bütün ev teybin başındayız.
11. Peron, Gökhan Duman
Eşim bantta iyisiniz inşALLAH diyor..
Bütün ev 'iyiyiz iyiyiz' diyor.
Köye kar inmiştir diyor,
Herkes 'indi indi' diyor
En son Anasını, babasını herkesi andı.
Kalanlarada hasretle selam ederim dedi.
İşte o kalan bendim..
Göçmenlik onlara biçilen bir yazgı. İstenildiğinde değiştirilebilen, dönüp terk edilebilen bir hayat olmaktan çok uzak.
📖 Sayfa 131 · 11. Peron, Gökhan Duman
Her tercih ediş bir vazgeçişti.
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
Gurbet yalnızca yabancı bir yerde olmak değildi, istediğinde sevdiklerinin yanına koşamamaktı…
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
"Çağırdığım hayaletlerden şimdi kurtulamıyorum."
📖 Sayfa 180 · 11. Peron, Gökhan Duman
Yarım asırdan fazladır süre gelen Türklerin yaz tatili yolculuğuna verilen isim. En kısası 1500 km., en uzağı 4000 km. olmak üzere Avrupa ülkelerinden Kapıkuleʼye uzanan yol. Uzun yıllar boyunca kendi içerisinde oluşan ritüelleri sebebiyle sıradan bir yolculuktan daha fazlasını ifade eden diaspora kültürü.
📖 Sayfa 204 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Düğünden bir ay sonra gittim gurbete. Ama hasretlik zor geldi, bıraktım. Öyle erken döndüm ki, eşime yazdığım mektup bile benden sonra geldi."
📖 Sayfa 27 · 11. Peron, Gökhan Duman
“Eşimden bant gelmiş, bütün ev teybin başındayız. Eşim bantta ‘iyisiniz inşallah?’ diyor bütün ev ‘iyiyiz iyiyiz’ diyor. ‘Köye kar inmiştir’ diyor, herkes ‘indi indi’ diyor. En son anasını, babasını herkesi andı, ‘Kalanlara da hasretle selam ederim’ dedi. İşte o kalan bendim.”
11. Peron, Gökhan Duman
"Göçmenlik buğulu bir cam hali değil mi?
📖 Sayfa 97 · 11. Peron, Gökhan Duman
Ne dışarısı net olarak görünüyor, ne de içerisi."
Her değişim onlara memleketten uzakta geçen zamanın fazlalığını hatırlatıyor.
📖 Sayfa 140 · 11. Peron, Gökhan Duman
Türkler Avrupaʼnın akord sistemini değiştiriyor.
📖 Sayfa 80 · 11. Peron, Gökhan Duman
Göçmen işçiler hem sanayinin hem de gündelik yaşantının en altına serilen ucuz ve suni bir çim görevi görüyor. Üzerine basılmasında hiçbir sakınca olmayan ve arkasından sürekli yenisi biten bir çim...
📖 Sayfa 49 · 11. Peron, Gökhan Duman
1961 yılının yaz aylarında Berlin'in orta yerine büyük tuğlalar yerleştiren Alman inşaat işçileri,
📖 Sayfa 35 · 11. Peron, Gökhan Duman
ördükleri duvarın gölgesinin çok uzaklara düşeceğini biliyor muydu?

Sevkiyatı yöneten müdür kimin nereye gideceğini bir kez daha gözden geçiriyor. Elinde tuttuğu dosyada Anadolu'dan gelen işçilerin yazgısı duruyor.
📖 Sayfa 31 · 11. Peron, Gökhan Duman
Sanki hayatlarında bu tren yolculuğundan öncesi hiç olmamış, bir evleri, aileleri, memleketleri hiç yokmuş gibi.
📖 Sayfa 27 · 11. Peron, Gökhan Duman
Işte bu yaşamak değil. Hep dönmek için yaşıyoruz zaten. Bunları günden saymıyoruz. Buradaki olmuşluğumuzu olmaktan saymıyoruz.
📖 Sayfa 20 · 11. Peron, Gökhan Duman
Gurbette yarenlik edecek birini bulmak ne büyük nimet!
📖 Sayfa 29 · 11. Peron, Gökhan Duman
Alman İrtibat Bürosu, kapısının açık olduğu on iki yıl boyunca 2 milyon 300 bin insanın başvurusunu alacak, bunlardan 605 binin dosyasına "uygun" damgası vurarak Almanya'ya gönderecek.
📖 Sayfa 9 · 11. Peron, Gökhan Duman
İşçi sevkiyatı haftada iki kez yapılıyor.
📖 Sayfa 16 · 11. Peron, Gökhan Duman
Her salı ve cumartesi günü, saat 14:30'da Almanya treninin kalkış düdüğü çalıyor.
"Eşim bant doldurup yollamış, bütün ev teybin başındayız. Eşim bantta iyisiniz inşallah diyor bütün ev 'iyiyiz iyiyiz' diyor, köye kar inmiştir diyor, herkes 'indi indi' diyor. En son anasını, babasını herkesi andı, kalanlara da hasretle selam ederim dedi. İşte o kalan bendim."
11. Peron, Gökhan Duman
"Almanya bir gün kendi başına ayağa kalabilecek mi?" [...] Tüm Almanya aynı şeyi merak ediyor. Fabrikalarda, madenlerde, atölyelerde kim çalışacak?
📖 Sayfa 36 · 11. Peron, Gökhan Duman
"İçine ne kadar gömülürse o kadar az dikkat çekeceğini düşünüyor kendince. Kışları daha çok sevmesi bundan mı ?"
11. Peron, Gökhan Duman
O zamanlar tek firma vardı, o götürüyordu cenazemizi memlekete. Ama hafta sonu kapalıydı. Biz de ne yapalım, inşallah hafta içi ölürüz diyorduk.
11. Peron, Gökhan Duman
Sana ‘aidiyet’ duygusunu hiçbir topluluk veremez, sen kendi içinde aidiyetini kuramadığın sürece.
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
Hepimiz bir yerlerden bir yerlere göç ediyoruz. Bazen mekân olarak, bazen de duygu olarak. Ve hepimiz bir şekilde hayat boyunca içerikleri farklı olan bavullarımızı yanımızda taşıyoruz.
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
Duvarlar insanları kaç kez böldü? İkiye, üçe, dörde, daha fazlasına kaç kez ayırdı? Doğuyla batı, kuzeyle güney arasında görünen ve görünmeyen onca duvar. Yönler, sanki duvarlar kolayca kurulsun diye icat edilmiş. Yeryüzüne bunca duvarı kim inşa etti?
📖 Sayfa 37 · 11. Peron, Gökhan Duman
... Kaybetmeyi ilk kez tadıyor. Yokun varlığını, hiçliği ve sessizliğin anlamını öğreniyor..
📖 Sayfa 188 · 11. Peron, Gökhan Duman
Ancak bir tek şeyi özellikle kanıtlamak isterdi, o da her şeyi kendi gücüyle başarabileceğini.
📖 Sayfa 171 · 11. Peron, Gökhan Duman
Gözlerden uzakta olmak düşer hep paylarına.
📖 Sayfa 117 · 11. Peron, Gökhan Duman
Öyle bir derde düştüm ki.
📖 Sayfa 82 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Gurbet bize dokunmaz, iki yıl çalışıp döneriz diyorduk. Ama o bayram sabahı yok mu, işte onu hesap edemedik."
11. Peron, Gökhan Duman
Göçmen işçiler hem sanayinin hem de gündelik yaşantının en altına serilen ucuz ve suni bir çim görevi görüyor.
📖 Sayfa 50 · 11. Peron, Gökhan Duman

Ayrı düştüm vatanımdan yurdumdan
📖 Sayfa 60 · 11. Peron, Gökhan Duman
Sermayem yok, servetim yok elimden
Bilinmiyor yoksulların dilinden
Almanya'ya mecbur ettin, yoksulluk beni, fakirlik beni
Bir garibim kimse bilmez halimden
Ağlıyorum hasretimden derdimden
Çekmem şu gurbeti gelse elimden
Anamdan babamdan ettin yoksulluk beni, fakirlik beni
"Eşim Almanya'ya gidiyorum dediğinde hiç ses etmedim. Adını ilk defa duyuyordum. Yolculuk trenle üç gün sürüyor dediği o an anladım. Demek benden bu kadar uzağa gidiyordu."
📖 Sayfa 10 · 11. Peron, Gökhan Duman
“Gurbet bize dokunmaz, iki yıl çalışıp döneriz diyorduk. Ama o bayram sabahı yok mu, işte onu hesap edemedik. Koca koca adamlar kuzu gibi meledik.”
11. Peron, Gökhan Duman
"Bizim evde akşam haberleri ayakta izlenirdi. Televizyonu aldığımız yıl Kıbrıs Harekâtı başladı. Babam da haberlerde şimdi bayrak çıkacak, Türkiye'yi gösterecek, ayıp olur diye hepimizi ayağa dikerdi."
📖 Sayfa 162 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Aynı bantta çalıştığım erkek işçi benden daha yüksek ücret alıyor. Ben ücretimin ondan daha yüksek olmasını değil, onunla eşit olmasını istiyorum."
📖 Sayfa 88 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Bir gün nasıl olduysa TRT'yi denk getirdik. Bir daha bulamayız diye radyonun düğmesini tutkalla yapıştırdık. Sonra da o çaldı biz ağladık."
📖 Sayfa 59 · 11. Peron, Gökhan Duman
Almanların Türk çocuklarına koydukları isimlerden biri. Anne babaları tüm gün çalıştığı için evin anahtarını çocuklarının boynuna asıyor, Almanlar onları anahtarlarından tanıyor: "Anahtar çocuklar"
📖 Sayfa 204 · 11. Peron, Gökhan Duman
30 Ekim 1961. Henüz haberleri olmasa da bugün onlar için diğerlerinden farklı bir gün olacak.
📖 Sayfa 7 · 11. Peron, Gökhan Duman
Gurbet yolu böyle. Sanki dikenli tellerin arasından geçiyormuş gibi bir yolculuk bu. En iyisi yine dönüş yolunu düşünmek. Ne zaman gerçekleşeceği, hangi trenin, kaçıncı seferiyle olacağı henüz bilinmeyen o uzak yolculuğu düşlemek.
📖 Sayfa 24 · 11. Peron, Gökhan Duman
Almanya, Türkleri "konuk işçi" olarak davet edecek, gidenler en fazla iki yıl çalışıp memleketlerine geri dönecek ve bu uzun misafirlik boyunca ailelerini yanlarına almayacaklar. Hangisi daha eğreti duruyor? Konukların işçi olarak çalıştırılması mı,
📖 Sayfa 8 · 11. Peron, Gökhan Duman
konuklarını ailesiz davet eden ev sahibi mi?
"Nerde doğduğun önemsiz
📖 Sayfa 144 · 11. Peron, Gökhan Duman
Bütün dünya dünyamdır..."
"Alamanya nasıldır bize bir anlat hele." Hollanda, Belçika, Fransa ya da başka memleket olması ne fark eder. Nasıl olsa gurbete giden herkes Alamanya'ya gider ve hepsinin ortak bir adı vardır: "Almancı."
📖 Sayfa 62 · 11. Peron, Gökhan Duman
Ceketinin iç cebinden bir fotoğraf çıkarıp, kimse görmeden avucunu yerleştiriyor. Karısı Zeliha ve oğlu Hasan'la şehirde çektirdiği, üçünün bir arada olduğu o tek fotoğrafa bakıyor uzun uzun. Her gün kaç kez girip çıkacak ceketinin cebine bir tek kendi biliyor. Kenarları kıvrılacak, ortasından kırık bir çizgi geçecek, belki biraz da rengi solacak. Fotoğraf bile yorulacak; ama neyse ki fotoğrafın çekildiği o gün hatıralarında hep taze kalacak.
📖 Sayfa 14 · 11. Peron, Gökhan Duman
1961 yılında Türkiye ve Almanya arasında yapılan işgücü anlaşması neticesinde 605 bin misafir işçi (Gastarbeiter) resmi mukaveleli olarak çalışmak için Almanya’ya gitmiştir. Yıllar içerisinde ailelerin de gitmesiyle birlikte bir zamanlar Sirkeci Tren Garı’nda başlayan yolculuk, bugün milyonlarca kişiyi ilgilendiren büyük bir göç hikâyesine dönüşmüştür.
Göçmen Bavulu, Gökhan Duman
Duvarlar insanları kaç kez böldü? İkiye, üçe, dörde, daha fazlasına kaç kez ayırdı? Doğuyla batı, kuzeyle Güney arasında görünen ve görünmeyen onca duvar. Yönler, sanki duvarlar kolayca kurulsun diye icat edilmiş.
📖 Sayfa 37 · 11. Peron, Gökhan Duman
Hangisi daha eğreti duruyor? Konukların işçi olarak çalıştırılması mı, konuklarını ailesiz davet eden ev sahibi mi?
📖 Sayfa 10 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Mezarlarımız yabancı ölülerle dolu. Alman ölülerini bile yabancılar gömüyor artık. Almanya göç edenlerin ülkesi mi olacak? Birliğimiz yabancılar yüzünden bozuluyor."
📖 Sayfa 154 · 11. Peron, Gökhan Duman
Göçmenlik bir buğulu cam hâli değil mi? Ne dışarısı net olarak görünüyor ne de içerisi.
📖 Sayfa 97 · 11. Peron, Gökhan Duman
"Eşim Almanya'ya gidiyorum dediğinde hiç ses etmedim. Adını ilk defa duyuyordum. Yolculuk trenle 3 gün sürüyor dediği an anladım. Demek benden bu kadar uzağa gidiyordu."
11. Peron, Gökhan Duman

Ne yapacaklarını bilmeden gidiyorlar.
📖 Sayfa 9 · 11. Peron, Gökhan Duman
Tarihi Dom'da bayram namazı kılınacak. Heykeller örtülerle kapatılıyor, herkes kendi seccadesini getiriyor ve yüzlerce Türk işçi 3 Şubat 1965 günü Dom'un kuzey yakasında bayram namazını kılıyor. Birkaç gün sonra Kölnische Rundschau " tarihi bir gündü" manşeti atıyor. Die Zeit, " Haçlı Seferi'ne gidenlerin uğurlandığı katedralde ezan sesi" diye başlayıp uzunca bir yazı yayınlıyorl. " Türk işçiler Dom'da bayram namazı kıldılar. Giderken de kilisenin yardım kutusuna para atıp öyle gittiler."
11. Peron, Gökhan Duman
Radyo ve televizyonlar gurbetin yükünü biraz olsun hafifletiyor. Kaleme alınacak nice şarkılar, sıladan gurbete doğru tüttürülecek nice türküler var nasıl olsa.
📖 Sayfa 60 · 11. Peron, Gökhan Duman
Ruhi Su, Seha Okuş, Metin Türköz, Neşet Ertaş, Cem Karaca, Özay Gönlüm, Abdullah Papur ve daha niceleri gurbetin kahrını, çilesini, sılaya olan hasreti, özlemi seslendirecek.
Bazı aileler vardı hani, çok önemsenmezdi. Ama her bayram kapını çalar, az oturup giderdi. Biz işte o aileydik...
11. Peron, Gökhan Duman
... bu iki yaşamlı dünyanın hiçbirisine yabancı değil. İkisinin de bir parçası.
📖 Sayfa 189 · 11. Peron, Gökhan Duman