
Helene L'Heuillet'in kitapları, okurlar tarafından sıkça alıntılanır. Bu sayfada 1 eserinden seçilen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte listelendi.
En Beğenilen Helene L'Heuillet Sözleri
"Iskalamakta olduğumuz hayatın kendisi."
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Mekanda yolculuk ederken ulaşım aracı ne olursa olsun, zamanın geçtiğini hissetmekten başka ne yapabiliriz ki?
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Vaktim yok" demek, baskı altındaki birinin felaket çığlığından farklı bir ifade yoludur. "Vaktim yok" demek nezakete davettir...
📖 Sayfa 16 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Sevinç yegane ferahlık değildir. Hüzünde de bir “varlığı serbest bırakma” yaklaşımı vardır. Bu böyleyse, nedeni tam olarak bizi ayırıp uzaklaştırmasıdır. Ruhsal genleşme ve açılma, kopup uzaklaşmayla birbirine karışmaz, ama hüznün neden olduğu geri çekilme ve uzaklaşma bir tür yaşanan ve göze alınan genleşme olan sevincin ön bilgileridir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Öznel zamanın kaybı sömürünün ve baskının
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
kaynağını oluşturur.
Çalışma hayatı dildeki çağdaş krize direnç gösteremez: Canlı olanı ölü diye adlandırırız, hayatımızı kazandığımızı zannederken yavaş yavaş ölürüz. "Ölü" denilen zaman aslında yaşayan zamandır. Çalışmanın ne anlama geldiği artık bilinmediğinden, ölümü yaşamdan neyin
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
ayırdığı da bilinmez. Zaman kaybedince işimizi de kaybederiz.
Zaman söz konusu olduğunda hep zararına çalışılır. Gecikme bu çağdaki büyük giderimiz, iyi ayarlanmış zaman ekonomisinin "lanetli
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
kısmıdır".
Zamanın bir armağanı olan varolma acısıyla kendimize erişiriz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Okumak gerçek deneyim paylaşımıdır. Hızlandırılmış hayatta yasaklanan, konuşmaya içkin deneyim paylaşımı yeniden uykuya kavuşmamızı sağlar.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uykusuz insanların çoğu varoluşlarının kayıp zamanının peşine düşmüş kimselerdir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Gecikmede haz alma umudu, zaman dışı gibi görünen o zamanın tadını çıkarma umudu vardır, çünkü tam olarak hayatın zamanıdır bu.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bir gecikme durumunda insanın yanında her zaman bir kitap olmalıdır: Gecikme okumanın bir koşuludur. Gecikme ve uykusuzluk bize okumanın alanını açar. Metro arıza yapmış ne iyi, yeter ki ışıklar açık olsun. Kelimelere yeniden hakkı verildiginde ve bir başkasının sözlerinin akışı, sinir bozucu takıntılı düşüncelerin yerini aldığında uykusuz kalınmış, ne gam! Okumak gerçek deneyim paylaşımıdır. Hızlandırılmış hayatta yasaklanan, konuşmaya içkin deneyim paylaşımı yeniden uykuya kavuşmamızı sağlar.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Artık hiç olmadığı kadar anlık yanıtlar vermek zorundayız ve espri yapmak ya da bir şakayı "yakalamak" gerekiyorsa bu gecikmeksizin olmalı.
📖 Sayfa 42 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Her zaman yaşadığımızdan başka bir şeyi yaşarız. “Kafamız başka yerdedir,” geçmişin bulanık anılarına yakalanırız, geleceğimizi tasarlarız, başka birisi olmayı düşleriz. “Yalnızca bir hayatımız var” sloganı hızlandırılmış toplumun sloganıdır. Kayıp zaman toplumu hayatı, biricik ve ister istemez yanıltıcı olan birkaç anın peşinde koşan bir hayata indirgeyerek, kendi değerinden yoksun bırakır.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zaman acı veriyor, acıları geçirdiği söylense bile kolayca kabul görmüyor. Çünkü zaman kaybın deneyimlenmesidir: Bir kaybı yaşamadan onu hissetmek imkansızdır. Gelgelelim hızlandırılmış toplumlarımızda her kayıp katlanılmaz oluyor. Bunun için çağımızda yaşlılığa duyulan tiksintiye bile bakmak yeterli -gençliğin daha değerli kılınması tam anlamıyla kayıp zaman çılgınlığıyla bağlantılıdır. Zamanın yok olduğu bir toplumda, üstelik bütünüyle insana özgü olan matem acısı bile artık yalnızca kaygı ve korku giderici ya da depresyon giderici bir ilaç tedavisiyle "alt edilir".
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Konsantrasyon eksikliğinde her zaman “Hep başka yerde olma isteği’ne benzer bir şey vardır“ der Adam Phillips.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Okumak gerçek deneyim paylaşımıdır.
📖 Sayfa 45 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Sevinçleri acılara göre daha kolay açığa vururuz. Genellikle gizli tuttuğumuz kederdir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
“Kendileriyle uğraşmak zorunda kalmamak için başkalarıyla meşgul olurlar.”
📖 Sayfa 12 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet

Hüzün ve melankoli her zaman şarkılara esin kaynağı olmuştur. Elbette sancılı bir esinlenmedir bu ama insanın kendisini, zamanını yeniden bulmasının, her birimizin zamansallığıyla olan yakın bağına yeniden kavuşmasının getirdiği dinginlikten yoksun değildir.
📖 Sayfa 62 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çağdaş toplum yalnızca öznelliği değil, bitkin düşen Ben'i bile tehlikeye atar. Yorgunluk kamburlaşan, yavaşlayan, gerilen bedenin görünümüne zarar verir, surat çöker ve gözaltlarında halkalar oluşur. Hiçbir dinlenmenin dindirmediği bu yorgunluk, kendisine yönelttiği suçlamalar altında ezilen kişiyi kendisinin düşmanına dönüştürmekten öteye gitmez- daha fazlasını yapamamak, dahası uyumayı, dinlenmeyi bile becerememek.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
İlişki kurma kapasitesi uykuda güçlenir, çünkü güven olmadan, başkalarından, hayatta ilk tanıdıklarımızla kurduğumuz bağlardan bize gelen o güvenlik duygusu olmadan, uyku olmaz. Her zaman annemizin kollarında uyuruz — bu da her zaman başlangıçtaki yalnızlığa geri dönmek anlamına gelir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Kimsenin karşı çıkacağı, söyleşeceği, fikir alışverişinde bulunacağı kimsesi yoktur.
📖 Sayfa 56 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
İnsan sadece kendisine ait olanı yönetebilir. Gecikmeyi göze almak kendi zamansallığını yeniden ele geçirmenin ilk evresidir. Bu zor ve kimi kez alınması imkansız bir risktir. Ama ruhsal açıdan hayatta kalmanın da bedelidir. Gecikme işimizi iyi yaptığımızda dahi ne olursa olsun bizi pusuda bekleyen şey olduğu için en iyisi, asıl olandan vazgeçmemek adına, onu kişisel bir karara dönüştürmeliyiz
📖 Sayfa 30 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Fikrin ortaya çıkış anını kaçırmamak için duyulan yaratma telaşı ile her boş anı bertaraf eden rasyonel zaman kullanımı arasında bir uçurum var. Her yaratıcılık, hatta her iş bilinçaltına özgü bir askıya alma mantığına uyar. İç dünyamız bize kendimizi boşluğa asılı varlıklar olarak keşfettirir, fikirlerimiz ve arzularımız buradan doğar. İnsan özne en büyük mahremiyeti içinde, yani bilinçaltı mantığının mahremiyeti içinde kıstınlırsa yarı delirir. Burn-out (tükenmişlik) sıradan bir depresyon sayılmaz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Dışarı atılma ilk yaşam deneyimidir. Bizler temel olarak gecikmeliyiz, varlığın özünde biraz daha kalmayı isteyen erken dünyaya gelmiş çocuklarız ama zamana doğarız. Her şey, sanki her yeni doğana, doğar doğmaz içinde ona düşen zaman payının bulunduğu bir çanta teslim ediliyormuş gibi gerçekleşir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
İyi yaşamak için hız kesmek gerekir.(…)
📖 Sayfa 13 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Gecikme herkesin erişiminde olan tek yavaşlama biçimidir.
Bizi mutlu edebilecek şey ya ölüdür ya da henüz başa gelmemiştir, başka yerdedir, bu dünyada değildir, ya erişebileceğimizin berisindedir -duyumlaraltı düzeyde- ya da ötesinde, ütopik ya da platonik bir hayalin duyumlarüstü alanındadır. Melankolik kişi için vakit her zaman çok geçtir. Şairin de yine dediği budur: “yaşamayı öğrenmek için vakit artık çok geç.” Şair bir sözcüğün her zaman başka bir sözcüğe gönderme yaptığını bilir, her türlü “erkeni” aldatıcı kılar. Vakit mutluluk getirmez. Hayat gecikmedir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uykunun gelmesine engel olan dildir, daha doğrusu dildeki gecikmedir: İnsanın gece vakti kendisiyle konuşması uykusuzluğun nedenlerindendir, çünkü uykuya geçmekte olan kişi düşünmeye koyulur. Bunun sonucu “akşamın uzamasıdır.”
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hüzün inceliklidir. Hüznün yarattığı uzaklaşma nitekim insanın başını kaldırmasına, düşüncelerini, davranışlarını, ilişkilerini özenle seçmesine vesile olur. Hüzün aşağılanmadan korur.
📖 Sayfa 75 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hüzün acılar gibi zihni karıştırmaz. Melankoli kadar sancılı değildir. Hüzünde ruhsal bir dönüşüm için gerekli koşullar olan dinginlik ve yatışma vardır. Değişmek için sakince kendi içine çekilmelidir. Hüzün bir geri çekilme sanatıdır.
Her yere yetişilir hiçbir yere geç kalınmaz ama...
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Vakit mutluluk getirmez. Hayat gecikmedir.
📖 Sayfa 65 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hayat deneyimimiz hayatımız dediğimiz şeyin olgusal gerçekliğiyle sınırlı değildir. Hayatımız “yaşadıklarımızla” sınırlanmaz. “Yaşanmamış olan” da hayatımızın parçasıdır. Adam Phillips Kaçırdıklarımız: Yaşanmamış Hayata Övgü’de yaşanmayan hayatın “yaşanmış” hayatımız kadar, hatta bazen daha çok bize ait olduğunu açıklar. Uzun bir roman “yaşanılmamış” bir hayattır.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zamanı kaybetmişsek, zamanın zamanını nadiren kullanabiliyorsak bunun nedeni kitlesel kıyımların öznel zamanı da öldürmüş olmasıdır. Gecikme takıntısı, boş zaman aralığı korkusu çağdaş tarihin travmalarının etkileridir. Aynı yerde dönüp duruyoruz. Nedenler ile sonuçlar birbirini besliyor: Zaman kaybolduğunda uygarlık vahşileșiyor, travmadan travmaya koşuluyor yalnızca. Çünkü nesnel zaman travmaya dokundurtmuyor. Çağdaş nesnel zamanın zıvanadan çıkması yakın tarihin ortak travmalarının bir sonucu. Travmanın olduğu yerde bellek olmaz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Her şey erişilmez olur, bir sonraki saat bile.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Uyku bedensel gevşemenin doruğuysa eğer, can sıkıntısı zihinsel gevşemenin doruğudur. Deneyim yumurtası üstünde kuluçkaya yatan bir hayal kuşudur can sıkıntısı."
📖 Sayfa 58 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uyumak için ya da uyumadığımız için kitap okuyorsak bu bir rastlantı değildir. Okumak da bir sohbet değil midir?
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hüznün melankoli gibi “gizli bölmesi” yoktur; bilmezden gelinen bir melankoli varsa da, hüzün olarak yaşanmayan bir hüzün olamaz. Dolayısıyla hüzünde bir gerçeklik ve belki de melankoliden bir çıkış yolu bile var.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet

Bir yaşamda sahip olduklarımızın pek bir önemi yoktur, çünkü söz konusu olan yalnızca belirli bir zaman dilimidir, ölüm tarihimizi bilmediğimiz için genellikle sonu belli değildir.
📖 Sayfa 85 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Öyleyse hayatın değeri sahip olduklarımızdan ziyade bizi ardından koşturan şeyde yatar.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çağımızın kabalığı başkasının zamanını hesaba katmamak ve ötekinin zamansal farklılığına gözünü kapamaktır.
📖 Sayfa 13 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hüzün arzuyu parantez içine alır: Hüzünlü olduğumuzda canımız pek bir şey istemez; libido neredeyse ölü noktadadır. Bununla birlikte, hüzün arzu içerir. Hüzünlü olan kişi arzulamaktan vazgeçmez; sadece arzusuna mola vermiştir.
📖 Sayfa 71 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çalışma zihinsel alanın tamamını kaplıyorsa boş vakit neye yarar...
📖 Sayfa 20 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Performans toplumunun başlıca çıkarımı zaman tasarrufudur: Zaman "kazanılır" ya da -en azından- kaybedilmez. Ya da fazla kaybedilmez. Genel kanı, örneğin, müşteri memnuniyet anketlerinin kısa sürede doldurulması gerektiğidir. "Bir dakikada" her şey hesaplanır, her şey not edilir. İnsanın gücüne gitse yeridir.
📖 Sayfa 18 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çağımızın kabalığı başkasının zamanını hesaba
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
katmamak ve ötekinin zamansal farklılığına gözünü kapamaktır. Oysa gecikme bizi kurtarabilir. Gecikme, zamansallığı bize hem kaotik hem de sevinçli bir biçimde yaşatan çok özel bir ruhsal deneyimdir. Geç kaldığımızda, bunu bilinçli olarak istemesek de kendimizi başkaldırmış olarak görürüz. Herkese karşı, ve kimi kez farkına bile vanlmadan kendi zamanıyla yeniden bağ kurmak amacıyla, baskının zamanı yadsınmış olur.
Hayatımız “yaşadıklarımızla” sınırlanmaz. “Yaşanmamış olan” da hayatımızın parçasıdır.
📖 Sayfa 45 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Vaktim yok". Günde kaç kez söylüyoruz bu cümleyi?
📖 Sayfa 9 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zaman öldürürken neyi öldürdüğümüzün tam olarak farkında mıyız?
📖 Sayfa 22 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Bir gecikme durumunda insanın yanında her zaman bir kitap olmalıdır: Gecikme okumanın bir koşuludur. Gecikme ve uykusuzluk bize okumanın alanını açar. Metro arıza yapmış ne iyi, yeter ki ışıklar açık olsun. Kelimelere yeniden hakkı verildiginde ve bir başkasının sözlerinin akışı, sinir bozucu takıntılı düşüncelerin yerini aldığında uykusuz kalınmış, ne gam! Okumak gerçek deneyim paylaşımıdır. Hızlandırılmış hayatta yasaklanan, konuşmaya içkin deneyim paylaşımı yeniden uykuya kavuşmamızı sağlar."
📖 Sayfa 45 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
-Helene L’Heuillet, Gecikmeye Övgü-Zaman Nereye Gitti? - YKY, syf: 45
Meslek bilinci bugün kahramanlıktan ya da delilikten başka bir şey değil neredeyse, çünkü bir gecikme tercihi.
📖 Sayfa 19 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
nedir bizi hüzünlü kılan?
📖 Sayfa 78 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Geç kalmak tam bir saplantıya dönüştü. Öyle ki her şey bizi erkenciliğe sürüklüyor.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Her şeyi dönüştüren ve her şeyi yok olmaya mahkûm eden zamanın etkisiyle öylece yok olup gitmiş olan şey insan benliğidir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Yaşamak bizi yaşatan boşluğu taşımaktır, boşluğa karşı tahammülsüzlük de çağdaş insandaki vahim bir maraz.
📖 Sayfa 25 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bugün bütün istekleri öncelenirken çocukların arzu duymalarını sağlamanın ne yararı var? Tıka basa doyurulmuş, kusturasıya, bıktırasıya tatmin edilmiş bir durumda, ruhu bedene kavuşturan gerçek arzuyu bilmeden ancak itkiden itkiye koşabiliyorlar. Arzu zaman ister çünkü zaman içerisinde deneyimlenir, beklenti, gerilim gibi.
📖 Sayfa 28 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çağdaş toplum yalnızca öznelliği değil, bitkin düşen Ben'i bile tehlikeye atar. Yorgunluk kamburlaşan, yavaşlayan, gerilen bedenin görünümüne zarar verir, surat çöker ve gözaltlarında halkalar oluşur. Hiçbir dinlenmenin dindirmediği bu yorgunluk, kendisine yönelttiği suçlamalar altında ezilen kişiyi kendisinin düşmanına dönüştürmekten öteye gitmez - daha fazlasını yapamamak, dahası uyumayı, dinlenmeyi bile becerememek.
📖 Sayfa 57 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"zihninin ürettiği en önemli şeyleri yatağında geçirdiği sabahlara borçluyuz"
📖 Sayfa 24 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet

Yalnız “benim” vaktim değil, artık “bizim” vaktimiz yok.
📖 Sayfa 9 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Yetişkinliklerini 30 ila 45 yaş arasında yaşamalılar. Bunun öncesinde yaşamak ve çalışmak, bir aile kurmak ve terfi etmek için yeterince deneyimleri yok. Sonrasında ise ıskartaya çıkarılmanın ilk işaretleri belirir. Gecikenin vay haline! "Geri kalan" her zaman "anormal" olarak görülür.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Aşırı aktif olmak da nostaljiye karşı bir savunmadır. Nostalji dayanılmaz bir acıdır.
📖 Sayfa 41 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Zamanın geçtiğini hissetmek, kısaca hissetmektir. Rengin, kokunun, ısının duyumu, heyecanlanma kapasitesi zamanın geçişini hissetme yeteneğine bağlıdır.
📖 Sayfa 77 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Duygulanmalarımız zamanlıdır. Zamanı kaybetmiş olan artık hiçbir sey hissedemez. Melankoliğin genellikle artık hiçbir şey hissetmemekten şikâyetçi olmasının nedeni budur.
Zaman duygusunun kaybına genel bir duygu kaybı eşlik eder."
-Helene L’Heuillet, Gecikmeye Övgü-Zaman Nereye Gitti? - YKY, syf: 77
Erkenci olmaya davet edildikçe daha çok geç kalıyoruz.
📖 Sayfa 27 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Kayıp zaman çılgınlığı bir arazla kendini belli eder: Uykusuzluk. Kayıp zaman toplumu bir uykusuzlar toplumudur. Artık uyku nedir bilmiyoruz. Artık uyuyamıyoruz. O kadar eziyet yetmezmiş gibi bize sürekli uykunun nimetleri belletiliyor, sürekli olarak uykusuzluğumuzdan sorumlu tutuluyoruz
📖 Sayfa 38 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uyku politik olduğu içindir ki uykusuz kalan kişi bütün dünyaya öfke duyar.
📖 Sayfa 49 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bizi mutlu edebilecek şey ya ölüdür ya da henüz başa gelmemiştir, başka yerdedir, bu dünyada değildir, ya erişebileceğimizin berisindedir -duyumlaraltı düzeyde- ya da ötesinde, ütopik ya da platonik bir hayalin duyumlarüstü alanındadır.
📖 Sayfa 65 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"kendimize" zaman ayıramayınca, zamanı gece vakti kullanırız...
📖 Sayfa 40 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Kayıp zaman çılgınlığı bir arazla kendini belli eder: Uykusuzluk. Kayıp zaman toplumu bir uykusuzlar toplumudur. Artık uyku nedir bilmiyoruz. Artık uyuyamıyoruz. O kadar eziyet yetmezmiş gibi bize sürekli uykunun nimetleri belletiliyor, sürekli olarak uykusuzluğumuzdan sorumlu tutuluyoruz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Geç kalmak tam bir saplantıya dönüştü. Öyle ki her şey bizi erkenciliğe sürüklüyor. Günümüzde çocuklar bile çocukluktan çıkmak için acele etmeliler; hızlı gitmeliler - okumayı hızlıca öğrenmeli, hızlıca "temel bilgilere hakim olmalı", oradan oraya hızlı gitmeliler. "Erken gelişen" bir çocuk sahibi olmak bütün ebeveynlerin hayali.
📖 Sayfa 11 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zamanı yakalamak istiyorsak, onu nasıl kaybettiğimizi bilmek gerekiyor..
📖 Sayfa 17 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bir gecikme durumunda insanın yanında her zaman bir kitap olmalıdır: Gecikme okumanın bir koşuludur.
📖 Sayfa 45 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çok geç kalmıştım, en başından beri çok geç.
📖 Sayfa 9 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Aslı Erdoğan, Kabuk Adam
Artık beklemeyi bilmiyoruz. Her gecikme bizi incitiyor.
📖 Sayfa 27 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Oysa ilerleme, tekrarlardan, birikmelerden ve kayıplardan oluşur.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uykusu kaçan dönüp durur, çünkü kendisiyle konuşur. İnsanın gün içinde kendisine söyleyebileceği bütün sözlerin bir ara söylenmesi gerekiyordur. Gündüz konuşulmadığı için geriye gece sohbeti kalır. Uyumak için ya da uyumadığımız için kitap okuyorsak bu bir rastlantı değildir. Okumak da bir sohbet değil midir?
📖 Sayfa 43 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çalışma anlayışının görev duygusu içerisinde körleştiği bu sistemde kişisel zaman düşüncesinin kendisi dahi yok olur. Artık sığınılacak bir ev kalmadığı gibi içsel psişik bir alan da kalmaz.
📖 Sayfa 20 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bir yandan yokluğuna yanarken bir yandan da zamana karşı ölümcül düşünceler besliyoruz: Zaman rahatsız ediyor, onu sevmiyoruz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet

Her hüzün zaman duygusu içerir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
hayatımızı kazandığımızı zannederken yavaş yavaş ölürüz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Yerine getirilmemiş görevler söz konusu olmasaydı yorgun insan huzura kavuşabilirdi.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Acı çekiyorsan bir hata yapmışsın ya da bir kusur işlemişsin demektir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hayatı sever, çocukluğunu sever, sevmeyi sever.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Yanılgıya düşmeyelim: O “kısa âna” varmak için uzun bir çalışma gerekir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hüzün acılar gibi zihni karıştırmaz. Melankoli kadar sancılı değildir. Hüzünde ruhsal bir dönüşüm için gerekli koşullar olan dinginlik ve yatışma vardır. Değişmek için sakince kendi içine çekilmelidir. Hüzün bir geri çekilme sanatıdır.
📖 Sayfa 75 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zaman acı veriyor, acıları geçirdiği söylense bile kolayca kabul görmüyor ... Çünkü zaman kaybın deneyimlenmesidir: Bir kaybı yaşamadan onu hissetmek imkansızdır. Gelgelelim hızlandırılmış toplumlarımızda her kayıp katlanılmaz oluyor.
📖 Sayfa 63 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Adam Phillips ’de yaşanmayan hayatın “yaşanmış” hayatımız kadar, hatta bazen daha çok bize ait olduğunu açıklar.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
"Hayatın değeri sahip olduklarımızdan ziyade bizi ardından koşturan şeyde yatar."
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
hatta bazen neden acı çektiğimizi bilmemenin acısını çekeriz...
📖 Sayfa 68 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Kimse yokluğunu duyduğu şeyin yararlarını ağır biçimde yoksunluk çekenden daha iyi bilmez.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hiçbir zaman hiçbir şeyi ıskalamamayı, hiçbir şeyi kaçırmamayı, olup biten her şeyden her zaman “gerçek zamanda” haberdar olmayı bizden talep eden çağdaş toplum, insani bir kültürün gerekli gördüğü her şeyin karşısında yer alır.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hiçliğin istilası demek olan melankoliden farklı olarak hüzün zamanla barışmadır. Bu anlamda hoş olabilir, insanın kendisiyle huzur içinde buluşması, kendisine dair bilmediği bir boyuta erişmesi anlamına gelebilir. İnsanın kendine dair bir duygusu yoktur ki aynı zamanda bir zaman duygusu olmasın; hüzün bu nedenden ötürü insanın kendine dair duygusuna bir erişimdir.
📖 Sayfa 71 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çölde tesadüfen mehtapsız bir gecede karanlığa yakalandığımızda gecenin ne olduğunu anlarız.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Gecikme gerçekten de kişinin kendisine ve dünyaya erişimine kapı açan yegâne "süredir", çünkü bu kapı zamanın kendisidir.
📖 Sayfa 84 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Hepimiz (neredeyse hepimiz) başkasının zamanına el koymaya yönelik toplumsal eğilime kapıldık.
📖 Sayfa 12 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Çünkü zamanın önüne geçmeye başladığımızda cehennemi bir yarış bizi bekler. Hızlanmak, gittikçe hızlanmak gerekir..
📖 Sayfa 18 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
İnsan özne en büyük mahremiyeti içinde, yani bilinçaltı mantığının mahremiyeti içinde kıstırılırsa yarı delirir.
📖 Sayfa 21 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet

Her zaman yaşadığımızdan başka bir şeyi yaşarız: “Kafamız başka yerdedir”, geçmişin bulanık anılarına yakalanırız, geleceğimizi tasarlarız, başka birisi olmayı düşleriz.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Bizzat yetenekleri için işe alınan ve el üstünde tutulan becerikli insanlar yavaş yavaş performansın boyunduruğunda gönüllü mahpuslara dönüşüyorlar. Meslek hayatının keşfetme, düşünme, yazma tutkusuyla başlayıp ansiklopedik usanca vardığı üniversitede bu durum açıkça görülür. Zaman baskısına alınan kişi belli bir süre sonunda kendisini "aldatılmış" hisseder. Gücünü sergileyeceği yerde sönüp gitmiştir. Kendisini tam anlamıyla tüketmiştir.
📖 Sayfa 22 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Tutumlu bir toplum acıklı görülür, harcayan bir toplum ise mutlu kabul edilir, oysa ki ruhsal açıdan doğru olan bunun tam tersidir.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Uyku bir düştür.
Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet
Zaman geleneksel olarak her zaman hükümdarların tekelinde olmuştur. Bekletme hakkını kendinde görebilen kişi hükümdardır, bu bazen belirsiz bir süre için, yani bekleyende bekleyişin bitmeyeceği izlenimi uyandırarak gerçekleşir.
📖 Sayfa 12 · Gecikmeye Övgü, Helene L'Heuillet