CANLI

Arap İslam Aklının Oluşumu Kitabından Alıntı Sözler — Muhammed Abid el-Cabiri

Arap İslam Aklının Oluşumu - Muhammed Abid el-Cabiri kitap alıntıları ve sözleri

2000 tarihli Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri'nin en bilinen eserlerinden biridir. Kitabevi baskısıyla 372 sayfadır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.

Yazar:Muhammed Abid el-Cabiri
Çevirmen:İbrahim Akbaba
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Kitabevi
Sayfa Sayısı:372
Dil:Türkçe
ISBN:9789757321491
Okuma Süresi:10 sa. 32 dk.
Türler:Din (İslam)

Arap İslam Aklının Oluşumu'dan En Beğenilen Alıntılar

Aklın ‘’akl’’ olarak adlandırılma nedeni sahibinin, zarar verici şeylere buluşmasına engel olmasıdır.’

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Nuhâ, nehiyyenin çoğulu olup,çirkin şeyden uzaklaştıran (akıl) anlamına gelir’’ denmektedir. Hicâ ise ‘’hatalara karşı uyanık olmak’’ anlamına gelmektedir. Hica kelimesinden gelen ‘ehâci’ de hatalar (egâlit) anlamına gelir. Açıkça görüldüğü üzere buradaki kelimeler, ‘uyanık olmak (:tefattun)’ anlamını taşıyan kelimeler de dahil olmak üzere, epistemolojik yönle değil de salt ahlak-değer boyutuyla (sebeplerle değil, hatalarla) alakalıdır

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Gusdorf’un dediği gibi, Tanrı, insan ve evren tasavvuruna yönelik bir düşünce ortaya koyanlarda biri Herakleitos, diğeri ise Anaxagoras’tır. Felsefe tarihçilerinin kaydettiklerine göre, Herakleitos, ‘’Logos ‘’ yani ‘’Evrensel Akıl ‘’ düşüncesini ilk defa ortaya atan filozoftur.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Batı’nın geldiği akıl biçiminin kaynağı elbetteki ‘’Yunan aklını’’sistemleştiren Aristoteles’tir. O, her toplumun bir mantık kuralı olduğunu ifade ederek, kendi toplumunun geldiği noktayı göz önüne alarak, mantık kuralları çerçevesinde bir düşünüş biçimi bir ‘’akıl’’ ortaya koymuştur. Bu yüzden, ilkel’’ toplumların, ‘’tarım’’ toplumlarının ve ‘’sanayi-ticaret’’ toplumlarının kendilerine özgü bir mantıkları vardır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

...dil, insanın evrene bakışını, onu bütün ve parçalar olarak algılama biçimini belirlemekte, en azından bunun için önemli katkıda bulunmaktadır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Araplarda ise her şey irticali (önceden hazırlıksız) ve anlık sezgilerle olup adeta ilham gibidir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Oryantalistlerden birçoğu, İslâm kültür mirasını ayırmak için "Sünni İslam"-"Şii İslam" derlerse de İslâm kültüründe böyle bir ayrımın"Sünni Akıl"-"Şii Akıl" şeklinde yapılması gerçeğe daha yakın olacaktır.

📖 Sayfa 77 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Tanrı düşüncesi Yunan-Avrupa kültüründe, akıl yasalarıyla tabiat yasaları arasındaki mutabakatı gerekçelendirmek ve dolayısıyla akli bilgiye, doğrunun kriteri olma niteliğini vermek yani yakini kılmak için kullanılmıştır. Diğer bir ifadeyle Grek-Avrupa düşüncesinde Allah fikri, tabiatı keşfetme ve onun gizemlerini çözme işinde insan aklına "yardımcı" olma rolü oynamaktadır. Oysa Arap-İslam kültürü içinde teşekkül ettiği şekliyle "Arap Aklı"nda, insanın Allah'ı keşfetmesi ve hakikatini anlaması için "yardımcı" rolünü üstlenen tabiat olmaktadır.

📖 Sayfa 35 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Akıl ve tabiat (düzeni ve yasalarıyla) tek bir hakikatın iki tezahürüdürler. İnsan düşüncesinin bunlarla ilgili hü­kümlerde hata etmeleri, tamamen varlıklara ve olaylara hükmeden külli zarûreti kavrayamamalarından ileri gelmektedir. Tabiatta tesadüf ve ihtimallere yer yoktur. Aksine tabiatla içiçe olan onu düzenleyen ve geleceğini belirleyen Evrensel Akıl, genel ve kap­samlı bir yasanın ta kendisidir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Araplar, başkalarının ilimlerini ezberleyen, kendilerinden öncekilerin sözlerini rehber edinen bir topluluk değildir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Arap-İslam Aklı’’ dört halifeden sonra Emeviler’in son döneminde başlayıp, Abbasiler’in başlangıcıyla ivme kazanmış, yaklaşık bir buçuk asırlık dönemde oluşmuş akıldır. Bu aklın oluşumu kelâm, fıkıh, nahiv gibi ilimleri kapsayarak oluşmuştur.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Dolayısıyla Yunan-Avrupa kültüründe ahlak bilgi üzerine inşa edilmiştir. Ara düşüncesinde ise, ahlak bilgi ahlak üzerine oturmuştur. Farklı bir söylemle, Yunan-Avrupa kültürü, ahlakı kutsallaştırdığı insan için bir ödev ve sorumluluk olarak görür. Ama Arap kültüründe ise, bilgi bir ahlak üretmek ve bir değer elde etmek üzerine kuruludur.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Lisânü'l-Arab'da şu anlamlar yer alır: "Akıl: engellemek, kaçındırmak, ahmaklığın zıddı. Akıl sahibi(:âkıl), işini toparlayan ve görüşünü sağlamlaştıran."

📖 Sayfa 36 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Nefs, bedenden bağımsız ve ayrık bir "cevher" olarak değer­lendirilmemelidir. Aksine bedenin hareketini başlatıcı ve onun bü­tün parçalarına yayılmış olarak düşünülmelidir. Bu nedenledir ki bu akıl bir tür "latif ilahi ateş" hatta "ilahi nur" olarak görülebilir. O, ev­renin hayatı ve yasasıdır. İnsan nefsi bu "İlahi ateş" yani tabiatta geçerli olan ve ona hükmeden Genel Yasa'nın bir kıvılcımıdır. İnsan nefsi, bu yasayı tanımalı ve onun gerektirdiği şekilde hareket etmeli­dir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Tabiata akıl gözüyle bakan yine aklı görür.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Bir şeyi kendi içinden tanımak, her zaman için dışarı­dan tanımaya çalışmaktan daha avantajlıdır. Özellikle de araştırmacı eleştirel bir bakış açısına sahip olduğunda bu daha büyük önem arz e­der.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Araplar- ve Hintliler- daha ziyade ‘eşyanın ayırıcı özelliklerini belirlemeye, mahiyetlere ve hakikatlere göre hüküm vermeye ve ruhani meseleleri kullanmaya meyillidirler.’ Acemler (Romalılar ve Farisiler) ise daha çok ‘eşyanın tabiatlarını belirlemeye, nitelik ve nicelik yargılarıyla hüküm vermeye ve cismani şeyleri kullanmaya yatkındırlar.’’ Şehristâni aynı kitabın başka bir yerinde aynı yargıyı vurgulamakta ‘fıtrat’ ve ‘tab’ı (yaratılış karakteri) ‘ruhani meseleler’ ; kazanma (:iktisab) ve çalışmayı (:cehd) ise ‘cismani meseleler’ yerine kullanmaktadır.’’

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Âkil, nefsine sahip olan heva ve hevesini kontrol altında tutabilen kimsedir. Bu anlam da şu kullanımdan çıkartılmış: Dilini hapsetti:(İ'tekale lisânehu), yani konuşma dürtüsüne gem vurup konuşmadı.

📖 Sayfa 36 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Belli bir kültür vasıtasıyla düşünmek, belli bir refeerans çer­çevesi aracılığıyla düşünmek demektir. Bu çerçevenin temel gelişmeleri, söz konusu kültürün dinamik ve belirleyicilerinden doğar ki bunların başında da kültürel miras, sosyal çevre ve geleceğe, dünyaya, kainata ve insana ba­kış gelir. Gerçekten de veciz bir sözde ifade edildiği gibi insan, istese de istemese de tarihini sırtında taşır. Aynı şekilde fikir de istese de is­temese de kendisini oluşturan unsurların etkilerini ve içinde oluştuğu me­deniyet gerçeğinin izlerini taşır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

- " (…) Atalarımız bir görüşü zikrettikten sonra "meselede iki görüş vardır... doğrusunu en iyi Allah bilir" gibi sözler söylerdi. Bugün ise atalarımızdaki tevazu yerini, kesin kanı koymak almış ve en doğrusu budur..." denmeye başlanmıştır..."

📖 Sayfa 53 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

- " (…) Günümüzde normal münevverler bir yana, […]
"okuryazar-münevver" hatta araştırmacı ve müelliflerin birçoğu için "hakikat"; okudukları en son kitapta yazılanlar veya dinledikleri son konuşmada söylenenler haline gelmiştir.
Bu durum "çağdaş" "insan aklı" nın faaliyetinde tenkitçi ruhun ne derece eksik olduğunu ve yeni bir fikri tenkidsiz kabul etmeye yatkınlığın ne derecede güçlü bir karakter haline geldiğini göstermektedir..."

📖 Sayfa 53 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Kur’an akla yüklemiş olduğu fonksiyonu, Batının özellikle Modernizm dönemindeki akla yüklemiş olduğu fonksiyonla bir tutmaya ya da karşılaştırmalar yapmaya çalıştık.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Mef’ud, kalbinde acı olan kimsedir.’’

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

- " (…) Bilgiden ahlâka gitmekle, ahlâktan bilgiye gitmek arasında büyük fark vardır..."

📖 Sayfa 37 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

“Arap Aklı’’ kendi oluşumunu bir kültür üzerine oturtarak, bir bilgi sistemi üretir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Karşılaştırma, iki bilinen arasında yapılabilir. Biri bi­linen diğeri bilinmeyen olan iki şeyin karşılaştırılması yapılamaz.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Kültür, her şey unutulduktan sonra geriye kalanlardır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Gusdorf şöyle der: "Her kültürün sistemi; Allah, insan ve evrenle ilgili tasavvuru ve realitede bu üçlüyle kurduğu ilişkiye göre belirle­nir."

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Zira felsefe Batı’da düşünsel alanda büyük dönüşümlerin yaşandığı bir çağda yaşanan bu değişimleri açıklamak üzere ortaya çıkmış bir bilimdir. ‘’

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Evrendeki her şeyi akıl düzenlemiştir. Bütün varlıkların illeti odur.

📖 Sayfa 22 · Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Fuâd ise yanma, tutuşma anlamına gelen ‘tefe’ud’ kelimesinden türemedir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Arap Aklı’’ Allah, insan ve tabiat düzleminde hareket ederek, bu üç unsuru bir denge halinde tutarak şirke düşmemek için tevhit köprüsünü kurmaya çalışır. Tabiatı Allah’a ulaştıracak bir köprü vazifesi olarak kullanır. Tabiata bakışı, keşfi ve yaklaşımı hep değer odaklıdır. Tabiat ‘’Arap Aklı’’ için yardımcı bir araçtır, amaç değildir. Batı (Grek-Avrupa) düşüncesini şekillendiren ‘’Yunan Aklı’’ise, İnsan, tabiat ve Tanrı düzleminde hareket ederek, tabiatı fetih etme adına, Tanrıyı bir yardımcı araç olarak kullanmıştır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Batı (Grek-Avrupa) düşüncesini şekillendiren ‘’Yunan Aklı’’ nı ‘’Arap Aklı’’ndan ayıran en büyük fark, Pisegoras’ın ortaya koyduğu ‘’tabiatın sayılar üzerine’’ inşa olduğu düşüncesidir. Bu düşünce Galileo’ nun söylediği ‘’Tabiat kitabının ancak matematiğin diliyle okunabileceği’’ söz ile şekillenecek, Kopernik ile felsefeye kavuşacak, Newton ile formülleşip deneye e duyulara hitap edecektir. Kısacası, ‘’biçimlendirilmiş akıl’’ anlayışı Batı’ya hâkim olacaktır. ‘’Arap Aklı ‘’ ise ‘’biçimlendirilmemiş akıl’’ anlayışıyla kendine bir yer edinecektir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Yunan kültürünün akıl yapısı ya da düşünüş şeklini belirlerken Gusdorf’un sözünü hatırlatmak gerekir. ‘’Her kültürün sistemi, kendi içinde oluşturduğu Tanrı, insan ve evrenle ilgili tasavvuruna ve realitede bu üçüyle kurduğu ilişkiye göre belirlenir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Oluşturucu Akıl’’ kendi kaynak, kök ya da gelenekten gelen akıldır.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Oluşturucu akıldan kasıt, düşüncenin araştırma ve inceleme yaparken gerçekleştirdiği, kavramlar bulan ve ilkeler koyan zihni faaliyettir. Başka bir ifadeyle, ‘’insandaki, varlıklar arasındaki ilişkilerden, herkes tarafından aynı kabul edilen külli/tümel ve determinist ilkeleri çıkarsayabilme melekesidir.’

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Siyasi otorite, yaptığı eylemleri toplum nezdinde meşru göstermek açısından, toplumun temel dinamiklerini kendi lehinde kullandığını görürüz.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Gerçekle yüz yüzü gelmek istemeyişimiz, bizlere yanlış denklemler kurmamıza sebep oldu.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Bugünün oluşan akıl yapısı ‘’Tedvin Döneminde’’ oluşmuştur denilebilir. ‘’Beyani Aklı’’ savunanlar geleneksel evrenselci, ‘’Rasyonel Aklı’’ savunanlar tarihselci, ‘’İrrasyonel Aklı’’ savunanlar mistik ve sezgiselci isimlendirmeyle isimlendirilebilir. Evrenselci ve mistik-sezgiselciler ‘’Atıl Aklı’’ temsil ederken, tarihselciler ‘’Aktif Aklı’’ temsil ederler.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Arap-İslam Aklı’’nın oluşum süreci felsefenin bir bilim olarak ortaya çıkması ile yakından ilişkilidir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

‘’Akl’’ kelimesinin çeşitli anlamları ve ona yakın kelimelerin ifade ettikleri anlamlar hep değer ve ahlak üretme anlamlarına gelirler. Dolayısıyla Arapça kelimelerin kullanımdaki sistem ve düzenleme anlamları, tabiata ve tabiat olaylarına değil insan davranışına yönelmektedir.

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri

Sıkça Sorulan Sorular

Arap İslam Aklının Oluşumu kimin eseridir?

Arap İslam Aklının Oluşumu, Muhammed Abid el-Cabiri tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye İbrahim Akbaba çevirmiştir.

Arap İslam Aklının Oluşumu kaç sayfadır?

Arap İslam Aklının Oluşumu, 372 sayfadır (Kitabevi baskısı).

Arap İslam Aklının Oluşumu'nun en ünlü sözü nedir?

“Aklın ‘’akl’’ olarak adlandırılma nedeni sahibinin, zarar verici şeylere buluşmasına engel olmasıdır.’”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Arap İslam Aklının Oluşumu — Muhammed Abid el-Cabiri. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4